<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Av. Arb. Aytekin AKTAŞ arşivleri - Dike Hukuk</title>
	<atom:link href="https://dikelaw.com.tr/etiket/av-arb-aytekin-aktas/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://dikelaw.com.tr/etiket/av-arb-aytekin-aktas/</link>
	<description>Danışmanlık &#38; Arabuluculuk</description>
	<lastBuildDate>Sun, 02 Aug 2026 15:10:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://dikelaw.com.tr/wp-content/uploads/2023/11/cropped-dh5-32x32.png</url>
	<title>Av. Arb. Aytekin AKTAŞ arşivleri - Dike Hukuk</title>
	<link>https://dikelaw.com.tr/etiket/av-arb-aytekin-aktas/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>MAKEDONYA VATANDAŞLIĞI NASIL KAZANILIR?</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/makedonya-vatandasligi-nasil-kazanilir/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/makedonya-vatandasligi-nasil-kazanilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aytekin AKTAŞ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Aug 2026 15:10:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar & Avrupa Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Arb. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Arb. LL.M. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Balkan göçmenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Makedonya vatandaşlığı şartları]]></category>
		<category><![CDATA[Makedonya vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Makedonya vatandaşlığı başvurusu]]></category>
		<category><![CDATA[Makedonya vatandaşlık kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası özel hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımla vatandaşlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=4294</guid>

					<description><![CDATA[<p>I-) Kuzey Makedonya Vatandaşlığının Kazanılmasına İlişkin Genel Esaslar Kuzey Makedonya vatandaşlığına ilişkin temel kaynak, 1992 tarihli Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Vatandaşlık Kanunu&#8216;dur. Kanun; 8/04, 98/08, 158/11, 55/16 sayılı değişikliklerden sonra, uygulamada asıl belirleyici olan 174/21 ve 67/22 sayılı değişiklik kanunlarıyla köklü biçimde yeniden şekillendirilmiştir. 67/22 sayılı değişiklik kanunu, kural olarak 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren uygulanmaktadır. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/makedonya-vatandasligi-nasil-kazanilir/">MAKEDONYA VATANDAŞLIĞI NASIL KAZANILIR?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>I-) Kuzey Makedonya Vatandaşlığının Kazanılmasına İlişkin Genel Esaslar</h2>
<p>Kuzey Makedonya vatandaşlığına ilişkin temel kaynak, 1992 tarihli <a href="https://mvr.gov.mk/mk-MK/legislativa/zakoni">Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Vatandaşlık Kanunu</a>&#8216;dur. Kanun; 8/04, 98/08, 158/11, 55/16 sayılı değişikliklerden sonra, uygulamada asıl belirleyici olan 174/21 ve 67/22 sayılı değişiklik kanunlarıyla köklü biçimde yeniden şekillendirilmiştir. 67/22 sayılı değişiklik kanunu, kural olarak 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren uygulanmaktadır. Dolayısıyla bugün geçerli olan metin, 67/22 ile birleştirilmiş olan metindir.</p>
<p>Kanunun daha ilk maddesinde yer alan iki ilke, sistemin tamamını anlamak bakımından belirleyicidir. Birincisi, vatandaşlığın kişi ile devlet arasında hukukî bir bağ olduğu ve kişilerin etnik kökenini ifade etmediği açıkça hükme bağlanmıştır. İkincisi, kanunun 2. maddesi uyarınca Kuzey Makedonya vatandaşı aynı zamanda başka bir devletin vatandaşı da olabilir; yani çifte vatandaşlık kural olarak serbesttir. Ancak ülke içinde kişi, uluslararası anlaşma aksini öngörmedikçe, yalnızca Kuzey Makedonya vatandaşı olarak kabul edilir. Bu hüküm, özellikle Türk vatandaşları bakımından önem taşır.</p>
<p>Kuzey Makedonya vatandaşlığı, Romanya, Bulgaristan veya Yunanistan vatandaşlığından farklı olarak doğrudan Avrupa Birliği vatandaşlığı sağlamaz. Ülke 2005 yılından bu yana AB adayı ve 2020&#8217;den bu yana NATO üyesidir. Müzakerelerde tarama süreci tamamlanmış olmakla birlikte üyelik takvimi belirsizliğini korumaktadır. Buna karşılık Kuzey Makedonya pasaportu Schengen alanına vizesiz erişim sağladığından, vatandaşlık başvuruları uygulamada çoğu zaman serbest dolaşım beklentisi ekseninde gündeme gelmektedir. Bu beklentinin hukuken bir kazanılmış hak doğurmadığı unutulmamalıdır.</p>
<p>&#8220;Makedonya vatandaşlığı nasıl kazanılır?&#8221; sorusuna tek bir cevap verilmesi hukuken mümkün değildir. Başvurucunun ülkede uzun süredir yasal olarak ikamet eden bir yabancı mı, Kuzey Makedonya vatandaşı ile evli bir kişi mi, ülkeden göç etmiş bir eski vatandaş (<em>иселеник</em>) yahut onun altsoyu mu, mülteci veya vatansız statüsünde bir kişi mi, yoksa özel ulusal menfaat kapsamında değerlendirilecek bir yatırımcı, bilim insanı veya sporcu mu olduğuna göre uygulanacak hüküm, aranan şartlar ve ispat rejimi tümüyle değişmektedir.</p>
<h2>II-) Kuzey Makedonya Vatandaşlığını Edinme Türleri</h2>
<p>Kanunun 3. maddesi, vatandaşlığın kazanılma yollarını dört başlıkta saymaktadır:</p>
<ul>
<li>Soy bağı</li>
<li>Kuzey Makedonya topraklarında doğum</li>
<li>Genel yolla vatandaşlığın olağan kazanımı</li>
<li>Uluslararası anlaşmalar.</li>
</ul>
<h3>A-) Soy Bağı ve Ülkede Doğum Yoluyla Kazanım</h3>
<p>Kanunun 4. maddesine göre çocuk; doğum anında her iki ebeveyni de Kuzey Makedonya vatandaşı ise, ebeveynlerden biri vatandaş olup çocuk ülkede doğmuşsa (ebeveynler diğer ebeveynin vatandaşlığının kazanılması konusunda anlaşmadıkça) veya ebeveynlerden biri vatandaş olup diğeri bilinmiyor, vatandaşlığı bilinmiyor ya da vatansız ise ve çocuk yurt dışında doğmuşsa, soy bağı yoluyla vatandaşlık kazanır. Tam evlat edinmede evlat edinenlerden birinin vatandaş olması yeterlidir.</p>
<ol start="5">
<li>madde, uygulamada en çok gözden kaçan ve hak kaybına yol açan hükümdür. Yurt dışında doğan ve ebeveynlerinden yalnızca biri Kuzey Makedonya vatandaşı olan çocuk, ancak 18 yaşını doldurmadan önce vatandaş olarak tescil ettirilmişse veya vatandaş olan ebeveyniyle birlikte 18 yaşından önce ülkede daimî ikamete geçmişse soy bağı yoluyla vatandaş olur. Ebeveynleri tarafından tescil ettirilmemiş kişi ise, 23 yaşını doldurmadan önce bizzat başvurmak kaydıyla vatandaşlığı kazanabilir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; 23 yaş sınırı aşıldığında ilgili kişi artık soy bağına değil, naturalizasyon rejimine tâbi olur. Türkiye&#8217;de yaşayan Makedonya kökenli aileler bakımından bu hüküm, kuşaklar arası hak kaybının başlıca sebebidir.</li>
</ol>
<p>Başvuru, doğumun ek tescilinin yapıldığı nüfus siciline veya yurt dışındaki diplomatik-konsolosluk temsilciliğine yapılır. Bu yolla vatandaşlık kazanan çocuk, doğum anından itibaren Kuzey Makedonya vatandaşı sayılır; yani kazanım geçmişe etkilidir.</p>
<ol start="6">
<li>madde ise vatansızlığın önlenmesine yöneliktir: ülkede bulunan veya doğan, ebeveynleri bilinmeyen, vatandaşlığı bilinmeyen ya da vatansız olan çocuk vatandaşlığı kazanır. Çocuğun 15 yaşını doldurmasından önce ebeveynlerinin yabancı vatandaş olduğu tespit edilirse vatandaşlık sona erer; ancak bu hâlde dahi çocuğun vatansız kalmaması şarttır.</li>
</ol>
<h3>B-) Genel Yol Olarak İkamete Dayalı Kazanım <em>(Madde 7)</em></h3>
<p>Kanunun 7. maddesi, yabancılar için genel kazanım rejimini düzenler. Talebini bizzat sunan yabancının aşağıdaki şartların tamamını birlikte taşıması gerekir:</p>
<ol>
<li>18 yaşını doldurmuş olmak,</li>
<li>Başvuru tarihine kadar Kuzey Makedonya topraklarında en az 7 yıl yasal ve kesintisiz ikamet etmiş olmak,</li>
<li>Kanunla belirlenen ölçütler çerçevesinde maddi ve sosyal güvenliği sağlayacak konut ve sürekli gelir kaynağına sahip olmak,</li>
<li>Kuzey Makedonya&#8217;da veya vatandaşı olduğu devlette, resen kovuşturulan ve Kuzey Makedonya mevzuatına göre de cezalandırılan suçlardan en az bir yıl hapis cezasına mahkûm olmamış olmak,</li>
<li>Kuzey Makedonya&#8217;da ve vatandaşı olduğu devlette hakkında ceza yargılaması başlatılmamış olmak,</li>
<li>Makedoncayı çevresiyle anlaşabilecek düzeyde bilmek,</li>
<li>Hakkında Kuzey Makedonya&#8217;da ikamet yasağı tedbiri uygulanmıyor olmak,</li>
<li>Vatandaşlığa alınmasının millî güvenliği veya savunmayı tehlikeye düşürmemesi,</li>
<li>Sadakat yemini etmek,</li>
<li>Önceki vatandaşlığından çıkmış olmak ya da vatandaşlığa kabul edilmesi hâlinde çıkma izninin verileceğini ispat etmek.</li>
</ol>
<p>Bu şartların birkaçı özel açıklama gerektirir.</p>
<p>Dil şartı bakımından Kuzey Makedonya, Romanya&#8217;dan farklı olarak B1 gibi sayısal bir Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve düzeyi öngörmemiştir. Kanun, &#8220;çevresiyle anlaşabilecek düzey&#8221; şeklinde işlevsel bir ölçüt benimsemiş ve bu düzeyin tespitini Hükümet tarafından kurulan özel bir komisyona bırakmıştır. 2021 reformu sırasında resmî dillerden herhangi birinin bilinmesinin yeterli sayılması yönündeki öneri kabul edilmemiş; Makedonca bilgisi şartı korunmuştur. Uygulamada bu, takdire açık ve dosyadan dosyaya farklılaşabilen bir alan yaratmaktadır. Ayrıca kanunda anayasa veya millî marş bilgisi gibi ayrı bir &#8220;vatandaşlık sınavı&#8221; öngörülmemiştir.</p>
<p>Millî güvenlik şartı bakımından, kanun idareye geniş takdir tanımakla birlikte bu takdiri bazı şartlar sınırlamıştır. Bu gerekçeyle verilen ret kararında, kamu yararının korunması gözetilerek kararın dayandığı sebepler belirtilmek zorundadır ve karar, başvurunun sunulmasından itibaren altı ay içinde verilmelidir. Gerekçe zorunluluğu ile azamî karar süresi, yargısal denetimin fiilen işleyebilmesi bakımından belirleyicidir.</p>
<p>Önceki vatandaşlıktan çıkma şartı ise mutlak değildir. Kişi vatansız ise veya kendi ülkesinin hukukuna göre Kuzey Makedonya vatandaşlığını kazanmakla önceki vatandaşlığını kendiliğinden yitirecekse şart gerçekleşmiş sayılır. Bunun ötesinde kanun önemli bir istisna getirmiştir. Yabancı devlet çıkma izni vermiyorsa yahut çıkma için başvurucunun yerine getiremeyeceği koşullar öngörüyorsa ve bu durum kişi ile ailesi bakımından varoluşsal veya güvenlik sorunu doğuruyorsa, yabancı vatandaşlıktan feragat ettiğine dair beyanı yeterli sayılır. Bu hüküm, uygulamada özellikle çıkma prosedürü ağır işleyen ülkelerin vatandaşları bakımından kilit önemdedir.</p>
<h3>C-) Vatansızlar ve Mülteciler İçin Kolaylaştırılmış Rejim<em> (Madde 7-a)</em></h3>
<p>Vatansız kişiler ile mülteci statüsü tanınmış kişiler bakımından, vatansızlığın tespiti veya mülteci statüsünün tanınması tarihinden başvuru tarihine kadar en az 6 yıl yasal ve daimî ikamet aranır. Bu kişiler bakımından ayrıca; ülkede resen kovuşturulan suçlardan en az bir yıl hapis cezasına mahkûm olmamış olmaları ve haklarında ceza yargılaması başlatılmamış olması ile 7. maddedeki yaş, geçim, dil, ikamet yasağı, millî güvenlik ve yemin şartlarını taşımaları gerekir. Buna karşılık önceki vatandaşlıktan çıkma şartı aranmaz; bu, statünün mahiyeti gereğidir.</p>
<h3>D-) Göçmenler  ve Altsoyları İçin Ayrıcalıklı Rejim <em>(Madde 8)</em></h3>
<p>Uygulamada Türkiye&#8217;den yapılan başvurular bakımından en çok kullanılan ve en çok yanlış anlaşılan hüküm budur.</p>
<p>Kanunun 8. maddesine göre, Kuzey Makedonya&#8217;dan göç etmiş kişi (<em>иселеник</em>) ile onun birinci dereceye kadar altsoyu, 7. maddenin 1. fıkrasının 2 (ikamet süresi), 6 (Makedonca bilgisi) ve 10 (önceki vatandaşlıktan çıkma) numaralı bentlerindeki şartları taşımasa dahi naturalizasyon yoluyla vatandaşlık kazanabilir. Yani bu kişilerden ne ülkede yedi yıl ikamet, ne Makedonca bilgisi, ne de Türk vatandaşlığından çıkma istenir.</p>
<p>Kanun, &#8220;göçmen&#8221; kavramını da tanımlamıştır: Kuzey Makedonya vatandaşı olup başka bir ülkeye göç eden kişidir. Cinsiyet, ırk, ten rengi, millî ve sosyal köken, siyasî ve dini inanç, mal varlığı ve sosyal statü bakımından ayrım yapılamaz.</p>
<p>Bu tanım, uygulamanın kilit noktasını oluşturur ve iki tespiti zorunlu kılar:</p>
<p><strong>Birincisi</strong>, hükümden yararlanmanın önkoşulu, ilgilinin veya üstsoyunun daha önce vatandaş olmasıdır. Salt etnik köken, kültürel aidiyet veya &#8220;atalarımız oradan geldi&#8221; beyanı yeterli değildir. Bu yönüyle Kuzey Makedonya rejimi, Romanya hukukundaki kültürel-kimlik temelli istisnaî kazanım yolundan ayrılmaktadır; Bu yönüyle Kuzey Makedonya rejimi, Romanya hukukundaki kültürel-kimlik temelli istisnaî kazanım yolundan ayrılmaktadır; Kuzey Makedonya hukukunda sadece etnik köken veya kültürel aidiyete dayalı bağımsız bir vatandaşlık yolu bulunmamaktadır. Kanunun 11. maddesindeki özel ulusal menfaat yolu ise kültürel aidiyete değil, kişinin istisnaî nitelikteki katkısının devlet için özel bir menfaat oluşturmasına dayanan, takdiri ve müstesna bir rejimdir.</p>
<p><strong>İkincisi</strong>, altsoy bakımından muafiyet birinci derece ile sınırlıdır. 2020 yılında Meclis gündemine gelen ve altsoyun ikinci dereceyi de kapsayacak şekilde genişletilmesini öngören öneri kanunlaşmamıştır. Dolayısıyla göçmenin torunu, bu hükümden doğrudan yararlanamaz. Uygulamada bu sınır, Türkiye&#8217;de yaşayan üçüncü kuşak Makedonya kökenli vatandaşlar bakımından başvurunun önündeki en ciddi engeldir.</p>
<p><strong>İspat rejimi bakımından</strong> ise dosyanın esası, üstsoyun eski vatandaşlığının belgelenmesine bağlıdır. Yugoslavya döneminde Makedonya Sosyalist Cumhuriyeti vatandaşlık sicillerine (<em>книга на државјани</em>) yapılan kayıtların temini, nüfus kayıtlarının kesintisiz biçimde birleştirilmesi ve yabancı makamlarca düzenlenen belgelerin apostil şerhi ile onaylanıp usulüne uygun tercüme edilmesi zorunludur. Uygulamada başvuruların önemli bölümü esastan değil, soy zincirinin belgelendirilememesi sebebiyle sonuçsuz kalmaktadır.</p>
<p>Nihayet 10. madde bir sınırlama getirmektedir: 8. madde kapsamındaki talep, kişinin çıkma yoluyla veya uluslararası anlaşma uyarınca vatandaşlığını kaybetmesinden itibaren <strong>en az üç yıl geçmemişse reddedilir.</strong> Bu hüküm, vatandaşlıktan çıkma ile yeniden kazanım arasında araçsal bir döngü kurulmasını engellemeye yöneliktir.</p>
<h3>E-) Evliliğe Dayalı Kazanım <em>(Madde 9)</em></h3>
<p>Kanunun 9. maddesi iki ayrı ihtimal öngörür.</p>
<p><strong>Birinci ihtimalde</strong>, Kuzey Makedonya vatandaşı ile en az üç yıldır evli olan ve başvuru gününe kadar ülkede en az bir yıl kesintisiz kalmış bulunan yabancı, 7. maddenin 1. fıkrasının 2, 3, 6 ve 10 numaralı bentlerindeki şartları taşımasa dahi vatandaşlık kazanabilir. Yani yedi yıllık ikamet, konut ve gelir, Makedonca bilgisi ve önceki vatandaşlıktan çıkma şartları aranmaz. 2021 reformu, bu yoldaki ikamet süresini üç yıldan bir yıla indirmiştir.</p>
<p><strong>İkinci ihtimal</strong>, uygulamada daha az bilinen ancak diaspora bakımından oldukça işlevsel bir düzenlemedir: Kuzey Makedonya vatandaşı ile en az sekiz yıldır evli olan, yurt dışında yasal ve kesintisiz yaşayan ve Kuzey Makedonya ile sağlam ve etkin bir bağı (<em>цврста и ефективна врска</em>) bulunan yabancı da aynı muafiyetlerden yararlanarak vatandaşlık kazanabilir. Burada ülkede fiilen ikamet hiç aranmaz; buna karşılık &#8220;sağlam ve etkin bağ&#8221; ölçütü, uluslararası hukuktaki etkin bağ (genuine link) doktrininin iç hukuka yansımasıdır ve somut delillerle ispatı gerekir: aile ilişkileri, taşınmaz mülkiyeti, düzenli ziyaretler, dil kullanımı, ekonomik ve kültürel bağlar bu kapsamda değerlendirilir.</p>
<p>Her iki ihtimalde de evliliğin muvazaalı olmaması ve fiilen sürüyor olması esastır; idare, güvenlik incelemesi çerçevesinde bu hususu araştırma yetkisine sahiptir.</p>
<h3>F-) Özel Ulusal Menfaat Kapsamında Kazanım ve Yatırımcı Rejimi <em>(Madde 11)</em></h3>
<p>Kanunun 11. maddesi uyarınca, 7. maddenin 1. fıkrasının yalnızca 1 (yaş) ve 8 (millî güvenlik) numaralı bentlerindeki şartları taşıyan yabancı; bu durum özel bilimsel, ekonomik, kültürel, sportif veya diğer bir ulusal menfaat oluşturuyorsa naturalizasyon yoluyla vatandaşlık kazanabilir. Görüldüğü üzere burada ne ikamet, ne dil, ne gelir, ne de önceki vatandaşlıktan çıkma şartı aranmaktadır. Bu, kanundaki en geniş muafiyet rejimidir.</p>
<p>Ölçütleri belirleme yetkisi Hükümete bırakılmıştır. Hükümet, özel menfaatin varlığına ilişkin ölçütleri <strong>kararname</strong> ile belirler ve somut olayda özel menfaatin bulunup bulunmadığı konusunda görüş verir. İlgili kararname 2005 yılında yürürlüğe girmiş, 2012, 2019 ve 2021 yıllarında değiştirilmiştir. Kamuya açık kaynaklarda yer alan düzenlemeye göre özel ekonomik menfaat, başlıca iki hâlde kabul edilmektedir:</p>
<ul>
<li>Kişi başına en az 400.000 Avro tutarında sermayenin, yeme-içme ve ticaret tesisleri hariç olmak üzere yeni tesislere doğrudan yatırım olarak konulması ve en az bir yıl süreyle en az on tam zamanlı istihdam sağlanması,</li>
<li>Kişi başına en az 200.000 Avro tutarında sermayenin, kararnamede belirlenen nitelikleri taşıyan bir özel yatırım fonuna en az iki yıl süreyle yatırılması.</li>
</ul>
<ol start="11">
<li>maddenin son fıkrasına göre, bu kapsamdaki yabancının eşi de 9. maddedeki şartlar çerçevesinde vatandaşlık kazanabilir.</li>
</ol>
<p>Bununla birlikte bu yolun hukukî niteliği konusunda yanılgıya düşülmemelidir. Söz konusu düzenleme takdirî bir yetkidir. Başvurucunun ölçütleri sağlaması, Hükümetin olumlu görüş vermesini ve İçişleri Bakanlığının vatandaşlığa kabul kararı almasını hukuken zorunlu kılmaz. Nitekim Avrupa Komisyonu&#8217;nun 2024 tarihli ülke raporunda, Kuzey Makedonya&#8217;nın bu kapsamda beş ekonomik vatandaşlık başvurusu aldığı ancak henüz hiçbirini sonuçlandırmadığı tespit edilmiş; Komisyon, başvurucular hakkında kapsamlı geçmiş incelemesi yapılması ve salt yatırıma dayalı sistematik vatandaşlık verilmesinden kaçınılması yönünde uyarıda bulunmuştur. Uygulamada bu yol, fiilen askıya alınmış görünümündedir. Bu tabloda, danışanlara &#8220;Kuzey Makedonya yatırım karşılığı vatandaşlık programı&#8221; adı altında kesin sonuç vaadinde bulunulması, meslekî sorumluluk bakımından son derece riskli bir tutumdur.</p>
<h3>G-) Çocukların Durumu ve Yeniden Kazanım <em>(Madde 12 ve 15)</em></h3>
<p>Ebeveynlerin her ikisi de naturalizasyon yoluyla vatandaşlık kazanmışsa, 18 yaşından küçük çocukları da vatandaşlığı kazanır. Ebeveynlerden yalnızca biri kazanmışsa, çocuğun vatandaşlığı; o ebeveynin talebi ve çocuğun ülkede yaşaması hâlinde ya da her iki ebeveynin birlikte talebi hâlinde (çocuğun nerede yaşadığına bakılmaksızın) kazanılır. Tam evlat edinmede, evlat edinenlerden birinin naturalizasyonu, ülkede birlikte yaşayan küçük evlatlık bakımından da sonuç doğurur. 15 yaşını dolduran çocuğun rızası zorunludur.</p>
<ol start="15">
<li>madde ise özel bir yeniden kazanım hâli düzenler: küçükken çıkma yoluyla vatandaşlığını kaybeden kişi, 25 y<strong>aşına kadar</strong> ülkede en az bir yıl yasal ve kesintisiz ikamet etmesi ve talepte bulunması kaydıyla vatandaşlığı yeniden kazanabilir.</li>
</ol>
<h2>III-) Güncel Mevzuat Değişiklikleri: 174/21 ve 67/22 Reformları</h2>
<p>Kuzey Makedonya vatandaşlık hukukunun bugünkü çehresini belirleyen iki değişiklik, ayrı başlık altında incelenmeyi hak etmektedir.</p>
<h3>A-) 174/21 Sayılı Değişiklik: Liberalleşme ve Vatansızlığın Tasfiyesi</h3>
<p>2021 tarihli değişiklik, esas olarak üç yönde etki doğurmuştur:</p>
<ul>
<li>Genel naturalizasyonda ikamet süresi sekiz yıldan yedi yıla indirilmiştir.</li>
<li>Evliliğe dayalı başvuruda ülkede kalış süresi üç yıldan bir yıla indirilmiştir.</li>
<li>Göçmenler ve altsoyları bakımından Makedonca bilgisi ve önceki vatandaşlıktan çıkma şartlarının aranmaması netleştirilmiştir.</li>
</ul>
<p>Bu değişikliğin en dikkat çekici yönü ise geçiş hükmünde yer almaktadır. Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren üç yıllık süre içinde başvurmak kaydıyla; eski SFRY&#8217;nin diğer cumhuriyetlerinin vatandaşları ile eski SFRY vatandaşlarından 8 Eylül 1991 tarihine kadar (bağımsızlık ilanına kadar) Makedonya topraklarında yaşamış olanların, kanunda tek tek sayılan belgelerden en az birini sunmak suretiyle vatandaşlık kazanabilecekleri öngörülmüştür. Sayılan belgeler arasında doğum belgesi, tamamlanan okul yılına ilişkin belge veya diploma, M1/M2 formuyla belgelenen sigortalılık, çalışma karnesi, dönemin mevzuatına göre ödenmiş çeşitli vergilere ilişkin belgeler, Kamu Gelirler İdaresi kararı, elektrik-ısınma-su-telefon fatura ödemeleri, eski SFRY veya Makedonya pasaportu, kimlik kartı, yabancılar için kimlik belgesi, sağlık karnesi, kamu sağlık kurumlarında görülen tedaviye ilişkin belgeler, tapu ve zilyetlik kayıtları ve banka tasarruf cüzdanı yer almaktadır.</p>
<p>Bu düzenleme, karşılaştırmalı hukuk bakımından oldukça esnek bir kolektif ispat rejimi kurmuştur: tek bir fatura dahi ikametin ispatı için yeterli sayılabilmiştir. Amaç, Yugoslavya&#8217;nın dağılmasından bu yana ülkede fiilen yaşayan ancak vatandaşlığı bulunmayan kişilerin —ki bunların çoğunluğunu Roman toplulukları oluşturmaktadır— statüsünün tasfiyesidir. Ancak bu üç yıllık başvuru süresi dolmuştur; hüküm bugün itibarıyla yeni başvurular bakımından işletilebilir değildir. Nitekim BMMYK, Temmuz 2025&#8217;te Kuzey Makedonya&#8217;nın, Yugoslavya&#8217;nın dağılmasından kaynaklanan bilinen tüm vatansızlık vakalarını çözen bölgedeki ilk ülke olduğunu duyurmuş; son 317 kişinin vatandaşlığa kabul edildiğini ve 2001&#8217;den bu yana yaklaşık 20.000 vatansız kişinin vatandaşlık kazandığını açıklamıştır. Buna karşılık, çoğu ülkede doğmuş ancak doğum tescili yapılmamış olan yüzü aşkın kişinin hâlen vatandaşlıktan yoksun olduğu, bağımsız kaynaklarca bildirilmektedir.</p>
<h3>B-) 67/22 Sayılı Değişiklik: Usulün Disipline Edilmesi ve Dijitalleşme</h3>
<p>1 Ocak 2023&#8217;ten itibaren uygulanan 67/22 sayılı değişiklik, maddî şartlardan çok usulî güvencelere odaklanmıştır:</p>
<p>Resen araştırma yükümlülüğü. Usulü yürüten İçişleri Bakanlığı görevlisi, talebin alınmasından itibaren 30 gün içinde, yaş, ikamet süresi, dil, ikamet yasağı ve millî güvenlik şartlarına ilişkin delil ve verileri resen talep etmekle yükümlü kılınmıştır. Kendisinden bilgi istenen kamu kurumu görevlisi ise bu bilgileri 90 gün içinde göndermek zorundadır. Aynı yükümlülük, vatandaşlıktan çıkma usulünde de öngörülmüştür.</p>
<p>İdarî gecikmenin yaptırıma bağlanması. Kanuna eklenen kabahat hükümleriyle, bu süreleri ihlal eden görevliler hakkında denar karşılığı 15 ila 30 Avro tutarında idarî para cezası öngörülmüş ve kabahat yargılamasının yetkili mahkemece yürütüleceği düzenlenmiştir. Ceza miktarı sembolik olmakla birlikte, düzenlemenin işlevi caydırıcılıktan çok, sürelerin bağlayıcı nitelik kazanmasıdır; bu da idarenin hareketsizliğine karşı açılacak davalarda önemli bir dayanak oluşturur.</p>
<p>Dijitalleşme. Vatandaşlık belgesi, elektronik belge biçiminde düzenlenebilir ve başvurucunun ulusal elektronik hizmetler portalındaki profiline veya nitelikli elektronik kayıtlı posta yoluyla bildirdiği e-posta adresine gönderilebilir hâle gelmiştir. Belgeye karşı 15 gün içinde, elektronik ortamda da yapılabilen bir itiraz yolu öngörülmüş; itirazın bir üst birim yöneticisince 15 gün içinde karara bağlanması hükme bağlanmıştır.</p>
<p>AB üyeliği kaydı. Değişiklik kanununun geçiş hükümlerinde yer alan ve karşılaştırmalı hukukta pek rastlanmayan bir kayda göre, söz konusu kanun Kuzey Makedonya&#8217;nın Avrupa Birliği&#8217;ne katıldığı gün yürürlükten kalkacaktır. Bu hüküm, kanun koyucunun mevcut rejimi katılım sonrası için nihai saymadığını ve AB müktesebatına uyum çerçevesinde yeniden düzenleme yapılacağını daha şimdiden öngördüğünü göstermektedir.</p>
<p>Bu iki değişiklik dışında, İçişleri Bakanlığının yayımladığı yürürlükteki mevzuat listesinde vatandaşlık kanununa ilişkin daha yeni bir değişiklik yer almamaktadır. Dolayısıyla bugün uygulanacak metin, 67/22 ile birleştirilmiş konsolide metindir. Buna karşılık AB katılım süreci, yatırıma dayalı vatandaşlık rejimine yönelik baskı ve anayasa değişikliği tartışmaları dikkate alındığında, orta vadede yeni bir reform ihtimali göz ardı edilmemelidir.</p>
<h2>IV-) Başvuru Süreci</h2>
<p>Başvuru mercii. Kanunun 21. maddesine göre vatandaşlığın kazanılması, kaybı veya tespitine ilişkin talep, kişinin ikametgâhının bulunduğu yer İçişleri Bakanlığı birimine; kişi yurt dışında yaşıyorsa diplomatik-konsolosluk temsilciliğine sunulur. Karar İçişleri Bakanlığı tarafından verilir ve zorunlu bizzat tebliğ kurallarına göre tebliğ edilir. Genel naturalizasyonda talebin bizzat sunulması kanunî şarttır.</p>
<p>Garanti belgesi (гаранција). Kanunun 7-c maddesi, önceki vatandaşlıktan çıkma şartıyla ilgili tipik kısır döngüyü çözmek üzere getirilmiş özgün bir kurumdur. Buna göre, 7. maddenin 1. fıkrasının 1 ilâ 9 numaralı bentlerindeki şartları taşıyan yabancıya, vatandaşlığa kabul edileceğine dair bir garanti belgesi verilir. Böylece kişi, mevcut vatandaşlığından çıkma işlemlerini vatansız kalma riski olmaksızın yürütebilir. Garanti belgesinin tesliminden itibaren iki yıl içinde çıkma belgesi sunulmazsa, talep geri çekilmiş sayılır. Garanti belgesine karşı, tebliğinden itibaren 15 gün içinde İçişleri Bakanlığı bünyesindeki ilgili birime itiraz edilebilir; itiraz, bir üst birim yöneticisi tarafından 15 gün içinde karara bağlanır.</p>
<p>Kazanım anı. Kanunun 13. maddesi uyarınca kişi, vatandaşlığa kabul kararının teslim edildiği tarihte vatandaşlığı kazanır. Bu nokta, Romanya hukukundan önemli bir farklılık oluşturur: Romanya&#8217;da vatandaşlık, kabul kararıyla değil yeminin edildiği tarihte kazanılırken, Kuzey Makedonya&#8217;da yemin bir kabul şartı olarak öngörülmüş, kazanımın anı ise kararın tebliğine bağlanmıştır. Yeminin metni de kanunda düzenlenmiştir: kişi, şerefi üzerine Kuzey Makedonya Cumhuriyeti&#8217;ne sadık kalacağını, Anayasa ve kanunlara saygı göstereceğini ve vatandaşlık yükümlülüklerini yerine getireceğini beyan eder.</p>
<p>Kararın geri alınması. 14. maddeye göre, vatandaşlığa kabul kararı, başvurucunun talebi sunarken yanlış veya gerçeğe aykırı bilgi verdiğinin ya da sahte belge kullandığının tespiti hâlinde geri alınabilir. Geri alma yetkisi, ilgili suç bakımından ceza zamanaşımı süresi ile sınırlandırılmıştır. Ebeveynleriyle birlikte vatandaşlık kazanan küçükler bakımından da karar geri alınır.</p>
<h2>V-) Vatandaşlığın Kaybı</h2>
<p>Kanunun 16. maddesi, vatandaşlığın kaybını yalnızca iki sebebe bağlamıştır: çıkma (feragat) ve uluslararası anlaşmalar. Bu, karşılaştırmalı hukuk bakımından oldukça koruyucu bir tercihtir; zira kanunda genel bir &#8220;vatandaşlığı kaybettirme&#8221; veya idarî yoldan geri alma sebebi yer almamakta, tek istisnayı 14. maddedeki hile hâli oluşturmaktadır.</p>
<p>Çıkma için 17. maddede aranan şartlar şunlardır: 18 yaşını doldurmuş olmak; devlet organlarına karşı tüm mal varlığı ilişkilerini düzenlemiş olmak; ülkede yaşayan kişilere karşı evlilik ilişkisinden ve ana-baba çocuk ilişkisinden doğan mal varlığı ve diğer yasal yükümlülüklerini yerine getirmiş olmak; hakkında iflas veya kurucusu ya da ortağı olduğu ticaret şirketinin sona ermesine ilişkin bir işlem başlatılmadığını belgelemek; hakkında resen kovuşturulan bir suçtan ceza yargılaması yürütülmemesi veya mahkûm olmuşsa cezasını çekmiş olmak; ve yabancı vatandaşlığa sahip olmak ya da bunu kazanacağını ispat etmek. Son şart, vatansızlığın önlenmesi ilkesinin doğrudan yansımasıdır.</p>
<p>Bu şartlar sağlansa dahi yetkili makam; güvenlik ve savunma, karşılıklılık veya yabancı devletle ilgili diğer sebeplerle talebi reddedebilir. Bu halde de, kamu yararının korunması gözetilerek kararın gerekçelendirilmesi zorunludur. Vatandaşlık, çıkma kararının teslimi tarihinde kaybedilir.</p>
<ol start="18">
<li>madde ise bir güvence hükmüdür: çıkma izni verilen kişi ülkede yaşamaya devam etmişse ya da yurt dışına yerleşmekle birlikte kararın tesliminden itibaren bir yıl içinde yabancı vatandaşlık kazanmamışsa, çıkma kararı geri alınır. Böylece fiilen vatansız kalma riski bertaraf edilmiştir. 19. ve 20. maddeler, küçüklerin ve evlatlıkların durumunu; her iki ebeveynin talebi, diğer ebeveynin muvafakati, muvafakat vermemesi hâlinde vesayet makamının çocuğun yararı gözetilerek vereceği onay ve 15 yaşını dolduran çocuğun rızası ölçütleri çerçevesinde ayrıntılı biçimde düzenlemektedir.</li>
</ol>
<h2>VI-) Yargısal Denetim ve Hukukî Koruma</h2>
<p>Kanunun 21. maddesinin son fıkrası uyarınca, İçişleri Bakanlığının vatandaşlığın kazanılması, kaybı veya tespitine ilişkin kararına karşı İdare Mahkemesi nezdinde idari dava açılabilir. Kuzey Makedonya idarî yargı düzeninde, İdare Mahkemesi kararlarına karşı Yüksek İdare Mahkemesi  nezdinde kanun yolu öngörülmüştür.</p>
<p>Yargısal denetimin etkililiği bakımından üç dayanak öne çıkmaktadır:</p>
<p>Gerekçe zorunluluğu. Millî güvenlik gerekçesiyle verilen ret kararlarında ve çıkma talebinin reddinde, kanun açıkça gerekçe gösterilmesini aramaktadır. Gerekçesiz veya soyut ifadelerle yetinen kararlar, denetlenebilirliği ortadan kaldırdığından iptal sebebi oluşturur.</p>
<p>Süre sınırı. Millî güvenlik değerlendirmesinin altı ay içinde karara bağlanması gerekliliği ile resen delil toplama bakımından öngörülen 30 ve 90 günlük süreler, idarenin makul sürede karar verme yükümlülüğünü somutlaştırmaktadır.</p>
<p>Zımnî ret ve idarî sükût. Sürelerin geçirilmesi hâlinde, genel idarî usul hukuku çerçevesinde idarenin hareketsizliğine karşı başvuru yolları işletilebilir. Uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlık türü, esasa ilişkin bir ret değil, dosyanın makul sürede sonuçlandırılmamasıdır.</p>
<p>Ayrıca garanti belgesine ve vatandaşlık mercilerine karşı öngörülen 15 günlük idarî itiraz yolu, dava yoluna gitmeden önce tüketilmesi gereken bir aşama olarak dikkate alınmalıdır.</p>
<h2>VII-) Avrupa Hukuku Kapsamında Değerlendirme</h2>
<p>Vatandaşlığın verilmesi ve kaybı ilk bakışta devletin egemenlik alanına girse de, bu alan Avrupa hukuku bakımından sınırsız değildir. Kuzey Makedonya bakımından üç katman ayrı ayrı değerlendirilmelidir.</p>
<h3>A-) Avrupa Konseyi Standartları</h3>
<p>Kuzey Makedonya, 1997 tarihli Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi&#8217;ni (ETS No. 166) imzalayan ilk devletler arasında yer almış ve onay sürecini 2000&#8217;li yılların başında tamamlamıştır. Sözleşme, iç hukuka doğrudan yansıyan bir dizi asgarî standart öngörür: vatandaşlığa ilişkin kuralların ayrımcılık yasağına uygunluğu, vatansızlığın önlenmesi, başvuruların makul sürede karara bağlanması, kararların yazılı olarak gerekçelendirilmesi ve idarî yahut yargısal denetime açık olması. Kuzey Makedonya hukukundaki gerekçe zorunluluğu, altı aylık karar süresi, resen araştırma yükümlülüğü ve idare mahkemesi yolu, bu standartların iç hukuktaki karşılıkları olarak okunmalıdır. Ülke ayrıca 2020 yılında 1961 tarihli Vatansızlığın Azaltılmasına Dair Sözleşme&#8217;ye taraf olmuştur; bu, 6. ve 17. maddelerdeki vatansızlık önleyici hükümlerin yorumunda belirleyicidir.</p>
<h3>B-) AİHM İçtihadı</h3>
<p>Kuzey Makedonya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;ne taraftır ve AİHM&#8217;e bireysel başvuru yolu açıktır. Sözleşme&#8217;de vatandaşlık hakkı ayrıca güvence altına alınmamış olsa da, Mahkeme içtihadı bu alanı 8. madde (özel hayat) üzerinden denetime açmıştır.</p>
<p>Genovese/Malta kararında Mahkeme, vatandaşlık talebinin reddinin her durumda Sözleşme&#8217;nin kapsamı dışında sayılamayacağını; vatandaşlığın kişinin sosyal kimliği üzerindeki etkisi nedeniyle özel hayat kavramıyla bağlantı kurulabileceğini ve keyfî ya da ayrımcı bir reddin 8. madde ile bağlantılı olarak 14. maddeyi ihlal edebileceğini kabul etmiştir.</p>
<p>Ramadan/Malta ve K2/Birleşik Krallık kararlarında ise, kazanılmış vatandaşlığın geri alınmasının 8. madde bakımından denetlenebilir olduğu; denetimin iki eksende yürütüleceği belirtilmiştir: işlemin keyfî olup olmadığı (hukukî dayanak, usulî güvenceler, makul özen) ve kişi bakımından doğurduğu sonuçların ağırlığı. Ghoumid ve Diğerleri/Fransa ile Usmanov/Rusya kararları bu çizgiyi sürdürmüş; özellikle Usmanov kararında, başvuru formundaki eksik beyan sebebiyle vatandaşlığın otomatik biçimde ve orantılılık incelemesi yapılmaksızın geri alınması 8. maddenin ihlali sayılmıştır. Bu içtihat, Kuzey Makedonya hukukundaki 14. madde uygulaması bakımından doğrudan bağlayıcı bir yorum ölçütü sunar: hile veya sahte belge iddiasına dayanan geri alma işlemlerinde, kişinin ülkedeki bağları, aile hayatı ve vatansız kalma riski münferiden değerlendirilmelidir.</p>
<p>Eski Yugoslavya coğrafyası bakımından ise Kurić ve Diğerleri/Slovenya (Büyük Daire) ve Hoti/Hırvatistan kararları özel önem taşır. Bu kararlarda Mahkeme, devlet ardıllığı sürecinde statüsü belirsiz bırakılan kişilerin uzun süreli hukukî güvencesizlik içinde tutulmasını 8. maddeye aykırı bulmuş; devletlerin bu kişiler bakımından erişilebilir ve etkili bir statü kazanma yolu öngörme yükümlülüğü altında olduğunu vurgulamıştır. Kuzey Makedonya&#8217;nın 174/21 sayılı değişiklikle getirdiği geçiş rejimi ve bunu izleyen vatansızlık tasfiyesi, bu içtihadî çizginin olumlu bir uygulaması olarak değerlendirilebilir.</p>
<h3>C-) AB Hukuku ve Katılım Süreci</h3>
<p>Kuzey Makedonya AB üyesi olmadığından, ABAD&#8217;ın Rottmann, Tjebbes ve JY/Wiener Landesregierung kararlarında geliştirdiği, üye devlet vatandaşlığının kaybının Birlik vatandaşlığını da sona erdirdiği hâllerde orantılılık denetimi yapılmasını gerektiren içtihat, Kuzey Makedonya bakımından doğrudan uygulanabilir değildir. Bununla birlikte bu içtihat, katılım perspektifi çerçevesinde ulusal mevzuatın uyumlaştırılmasında yönlendirici bir işlev görmektedir.</p>
<p>Katılım süreci bakımından asıl belirleyici gelişme, ABAD Büyük Dairesi&#8217;nin 29 Nisan 2025 tarihli Komisyon/Malta (C-181/23) kararıdır. Mahkeme bu kararında, önceden belirlenmiş ödeme veya yatırımlar karşılığında vatandaşlık verilmesini öngören kurumsallaşmış yatırımcı vatandaşlık programının, üye devlet vatandaşlığının ve dolayısıyla Birlik vatandaşlığının ticarileştirilmesi anlamına geldiğini; bunun ABİHA&#8217;nın 20. maddesi ile ABA&#8217;nın 4/3. maddesindeki samimi işbirliği ilkesine aykırı olduğunu tespit etmiştir. Karar, üye devletlerin vatandaşlık ölçütlerini belirlemedeki geniş takdir yetkisini teyit etmekle birlikte, vatandaşlığın dayanışma ve iyi niyet ilişkisini yansıtması gerektiğini ve işlemsel nitelikte bir naturalizasyon usulünün bu niteliği ortadan kaldırdığını vurgulamıştır.</p>
<p>Bu kararın Kuzey Makedonya bakımından sonucu açıktır: 11. madde ve buna dayanan Hükümet kararnamesi çerçevesindeki yatırıma dayalı vatandaşlık rejimi, mevcut hâliyle sürdürülmesi hâlinde katılım sürecinde ciddi bir uyum sorunu oluşturacaktır. Avrupa Komisyonu&#8217;nun ülke raporlarındaki uyarıları, programın fiilen işletilmemesi ve 67/22 sayılı değişiklik kanununun katılımla birlikte yürürlükten kalkacağına dair kayıt birlikte değerlendirildiğinde, orta vadede bu rejimin daraltılması veya tasfiyesi kuvvetle muhtemeldir.</p>
<h2>VIII-) Türk Vatandaşları Bakımından Değerlendirme</h2>
<p>Türkiye&#8217;den yapılan başvurular bakımından birkaç husus özellikle vurgulanmalıdır.</p>
<p>Çifte vatandaşlık sorunu bulunmamaktadır. Kuzey Makedonya hukuku çifte vatandaşlığa izin vermektedir. Türk hukuku bakımından da, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu uyarınca çok vatandaşlık mümkün olup, yabancı bir devlet vatandaşlığını sonradan kazanan Türk vatandaşının bu durumu yetkili makamlara bildirmesi yeterlidir.</p>
<p>Türk vatandaşlığından çıkma şartı, çoğu yolda aranmamaktadır. Önceki vatandaşlıktan çıkma şartı yalnızca genel naturalizasyon (madde 7) bakımından geçerlidir. Göçmen ve altsoyu (madde 8), evlilik (madde 9) ve özel ulusal menfaat (madde 11) yollarında bu şart aranmaz. Genel yoldan başvuran ve çıkma prosedürünü tamamlaması gereken kişiler bakımından ise garanti belgesi kurumu, vatansız kalma riskini bertaraf eden temel güvencedir.</p>
<p>En işlevsel yol, 8. maddedir; ancak kuşak sınırı belirleyicidir. Balkan göçleri sebebiyle Türkiye&#8217;de yaşayan Makedonya kökenli nüfus bakımından 8. madde, ikamet ve dil şartından muafiyet sağladığı için en elverişli yoldur. Buna karşılık muafiyetin birinci derece altsoy ile sınırlı olması ve göçmen tanımının eski vatandaşlık koşuluna bağlanması, üçüncü kuşak başvurucular bakımından bu yolu fiilen kapatmaktadır. Bu nedenle dosya açılmadan önce yapılması gereken ilk iş, üstsoyun eski Makedonya/Yugoslavya vatandaşlık kaydının fiilen temin edilip edilemeyeceğinin araştırılmasıdır.</p>
<p>Belge rejimi ihmal edilmemelidir. Türkiye&#8217;de düzenlenen nüfus kayıt örnekleri, doğum ve evlenme belgeleri ile adli sicil kayıtlarının apostil şerhi taşıması ve yeminli tercüme ile noter onayından geçirilmesi zorunludur. Soy bağına dayalı dosyalarda zincirin kesintisiz kurulması, başvurunun esasını oluşturur.</p>
<p>Süre sınırları hak düşürücüdür. Yurt dışında doğan çocuklar bakımından 18 ve 23 yaş sınırları, çıkma yoluyla kaybeden küçükler bakımından 25 yaş sınırı ve garanti belgesinde iki yıllık süre, kaçırıldığında telafisi olmayan sürelerdir.</p>
<h2>IX-) Sonuç</h2>
<p>Kuzey Makedonya vatandaşlık rejimi, 2021 ve 2022 değişikliklerinin ardından maddî şartlar bakımından liberalleşmiş, usul bakımından ise disipline edilmiş bir görünüm arz etmektedir. Genel naturalizasyonda ikamet süresinin yedi yıla, evlilik yolunda ülkede kalış süresinin bir yıla indirilmesi, göçmenler ve altsoyları için dil ile çıkma şartlarının kaldırılması, vatansızlık vakalarının geçiş hükmüyle tasfiyesi; buna karşılık idareye resen araştırma yükümlülüğü, azamî karar süreleri, gerekçe zorunluluğu ve sürelerin ihlaline bağlanan kabahat yaptırımları getirilmesi, bu iki yönlü eğilimin somut göstergeleridir.</p>
<p>Bununla birlikte sistem, <a href="https://dikelaw.com.tr/romanya-vatandasligi-nasil-kazanilir/">Romanya modeli</a>nden ve benzer modellerden iki temel noktada ayrılmaktadır. Birincisi, kültürel veya etnik aidiyete dayalı bağımsız bir vatandaşlık yolu bulunmamaktadır; soy bağına dayalı başvuru, mutlaka üstsoyun eski vatandaşlığının ispatını gerektirir. İkincisi, altsoy muafiyeti birinci derece ile sınırlıdır ve bu sınır, diaspora başvurularının büyük bölümünü kapsam dışında bırakmaktadır.</p>
<p>Nihayet, 11. madde kapsamındaki yatırıma dayalı kazanım yolunun, Avrupa Komisyonu&#8217;nun uyarıları ve ABAD&#8217;ın Komisyon/Malta kararı ışığında hukukî geleceği belirsizdir. Bu yolun bir hak değil takdirî bir yetki olduğu; ölçütlerin sağlanmasının sonuç garantisi taşımadığı ve fiilî uygulamanın son derece sınırlı kaldığı, danışanlara açıkça aktarılmalıdır.</p>
<p>Bu nedenle başvurunun hangi hukukî sebebe dayandırılacağının belirlenmesi, ispat stratejisinin kurulması, sürelerin takibi ve olumsuz karar hâlinde idarî itiraz ile idarî dava yollarının işletilmesi bakımından, süreç boyunca alanında uzman hukukçularla çalışılması önerilmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>
<p><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için: <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453, </a></em></strong><em> <a href="https://dikelaw.com.tr/">https://dikelaw.com.tr/</a></em></p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/makedonya-vatandasligi-nasil-kazanilir/">MAKEDONYA VATANDAŞLIĞI NASIL KAZANILIR?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/makedonya-vatandasligi-nasil-kazanilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BULGARİSTAN VATANDAŞLIĞI NASIL KAZANILIR ?</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/bulgaristan-vatandasligi-nasil-kazanilir/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/bulgaristan-vatandasligi-nasil-kazanilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aytekin AKTAŞ]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 10:12:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar & Avrupa Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Arb. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[bulgar göçmenleri]]></category>
		<category><![CDATA[bulgar kökenine dayalı vatandaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[bulgar muhaciri]]></category>
		<category><![CDATA[bulgar türkü]]></category>
		<category><![CDATA[Bulgar vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bulgaristan çifte vatandaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[Bulgaristan göçmenleri]]></category>
		<category><![CDATA[bulgaristan kolaylaştırılmış vatandaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[bulgaristan muhacirleri]]></category>
		<category><![CDATA[bulgaristan vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bulgaristan vatandaşlığı nasıl kazanılır?]]></category>
		<category><![CDATA[bulgaristan vatandaşlığının geri kazanılması]]></category>
		<category><![CDATA[Bulgaristan vatandaşlık kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[bulgaristan vatandaşlık şartları]]></category>
		<category><![CDATA[çifte vatandaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[Vatandaşlık başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[Vatandaşlık şartları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=4074</guid>

					<description><![CDATA[<p>I-) Bulgaristan Vatandaşlığının Kazanılmasına İlişkin Genel Esaslar Bulgaristan vatandaşlığı nasıl kazanılır sorusu, özellikle soy bağına dayalı başvurular bakımından farklı hukuki yollar içermektedir. Bulgaristan vatandaşlığının kazanılması, kaybı ve yeniden kazanılması esasen Bulgaristan Anayasası ile Bulgaristan Vatandaşlık Kanunu tarafından düzenlenmektedir. Anayasa’nın 25. maddesi, bir yandan en az bir ebeveyni Bulgar vatandaşı olan kişilerin vatandaşlığını anayasal düzeyde güvence [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/bulgaristan-vatandasligi-nasil-kazanilir/">BULGARİSTAN VATANDAŞLIĞI NASIL KAZANILIR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 data-section-id="1g2szcg" data-start="422" data-end="491">I-) Bulgaristan Vatandaşlığının Kazanılmasına İlişkin Genel Esaslar</h2>
<p data-start="493" data-end="1091">Bulgaristan vatandaşlığı nasıl kazanılır sorusu, özellikle soy bağına dayalı başvurular bakımından farklı hukuki yollar içermektedir. Bulgaristan vatandaşlığının kazanılması, kaybı ve yeniden kazanılması esasen <a href="https://www.parliament.bg/en/const?utm">Bulgaristan Anayasası </a>ile <a href="https://justice.government.bg/home/normdoc/2134446592?">Bulgaristan Vatandaşlık Kanunu</a> tarafından düzenlenmektedir. Anayasa’nın 25. maddesi, bir yandan en az bir ebeveyni Bulgar vatandaşı olan kişilerin vatandaşlığını anayasal düzeyde güvence altına almaktadır, diğer yandan ise Bulgar kökenli kişilerin kolaylaştırılmış usulle vatandaşlık edinebileceğini açıkça kabul etmektedir. Aynı anayasal hüküm, vatandaşlığın edinilmesi, korunması ve kaybına ilişkin ayrıntıların kanunla belirleneceğini de ortaya koyar.</p>
<p data-start="1093" data-end="1734">Bulgaristan vatandaşlığı, yalnızca bir ulusal hukuk statüsü değil, aynı zamanda Avrupa Birliği vatandaşlığına giriş kapısı niteliği taşıyan çok katmanlı bir hukukî kurumdur. Bulgar vatandaşlığının kazanılması, başvurucuya AB hukuk düzeni içinde serbest dolaşım, yerleşme, çalışma ve belirli siyasal haklardan yararlanma imkânı da sağlar. Bu sebeple vatandaşlık süreci; kişisel statü, aile ilişkileri, göç hukuku ve Avrupa hukuku bakımından birlikte değerlendirilmesi gereken bir alan olarak ele alınmalıdır.</p>
<p data-start="1736" data-end="2403">Uygulamada Bulgaristan vatandaşlığının nasıl alındığı sorusuna tek cümlelik cevap vermek mümkün değildir. Çünkü Bulgar hukukunda vatandaşlığın kazanılması;</p>
<ul>
<li data-start="1736" data-end="2403">Doğum,</li>
<li data-start="1736" data-end="2403">Evlat edinme,</li>
<li data-start="1736" data-end="2403">Genel yolla kazanım,</li>
<li data-start="1736" data-end="2403">Bulgar kökenine dayalı kolaylaştırılmış kazanım,</li>
<li data-start="1736" data-end="2403">İstisnaî vatandaşlığa alınma ve eski vatandaşlığın yeniden kazanılması gibi farklı hukukî yollara ayrılmıştır.</li>
</ul>
<p data-start="1736" data-end="2403">Her bir yolun maddî şartları, belge rejimi, ispat standardı ve idari inceleme yoğunluğu birbirinden farklıdır. Özellikle Türkiye’den yapılan başvurularda en sık hata, Bulgar kökenine dayalı başvuru ile genel kazanım rejiminin birbirine karıştırılmasıdır.</p>
<p data-start="2405" data-end="2902">Nitekim son yıllardaki mevzuat değişiklikleri, Bulgar vatandaşlık rejimini iki yönde yeniden şekillendirmiştir. Bir taraftan Bulgar kökenine dayalı dosyalarda soy bağının resmî belgelerle daha sıkı ispat edilmesi öngörülmüştür. Diğer taraftan ise eskiden mevcut olan yatırım bağlantılı bazı kolaylaştırılmış yollar kaldırılmıştır. Özellikle 2021 ve 2022 değişiklikleri sonrasında soy bağı ve resmî belge güvenilirliğinin üzerinde daha çok durulmaya başlanmıştır.</p>
<h2 data-section-id="12kh33g" data-start="2909" data-end="2963">II-) Bulgaristan Vatandaşlığının Kazanılma Yolları</h2>
<h3 data-section-id="vw4mtp" data-start="2965" data-end="3009">A-) Doğum ve Kan Bağı Yoluyla Vatandaşlık</h3>
<p data-start="3011" data-end="3588">Bulgar hukukunda vatandaşlığın ilk ve en güçlü kaynağı, doğumla kazanımdır. Vatandaşlık Kanunu’na göre, en az bir ebeveyni Bulgar vatandaşı olan kişi Bulgar vatandaşı sayılır. Ayrıca Bulgaristan topraklarında doğan ve doğumla başka bir vatandaşlık kazanamayan kişi de Bulgar vatandaşı olur. Ebeveynleri bilinmeyen ve Bulgaristan’da bulunmuş çocuk bakımından da çocuk, Bulgaristan’da doğmuş kabul edilmektedir. Bu hükümler, vatandaşlığın yalnızca idari kararla değil, bazı hallerde doğrudan kanundan doğan bir statü olduğunu göstermektedir.</p>
<p data-start="3590" data-end="4275">Bu nedenle uygulamada ilk yapılması gereken ayrım, kişinin gerçekten vatandaşlığa başvuracak kişi mi olduğu, yoksa aslında zaten Bulgar vatandaşlığını taşıdığı halde bu statünün tespiti mi gerektiğidir. Özellikle aile geçmişinde Bulgar doğum kayıtları, Bulgar pasaportu, eski Bulgar nüfus kaydı veya ebeveyn üzerinden doğrudan vatandaşlık ihtimali bulunan dosyalarda, başvuru yolunun yanlış seçilmesi gereksiz zaman ve masraf yaratmaktadır. Bu yönüyle bazı dosyalarda mesele vatandaşlığın kazanılması değil, mevcut vatandaşlığın varlığının ispatı olabilir. Anayasa ile kanun birlikte okunduğunda, bu ayrımın son derece önemli olduğu görülür.</p>
<h3 data-section-id="1iivm0u" data-start="4277" data-end="4311">B-) Genel Yolla Kazanım Rejimi</h3>
<p data-start="4313" data-end="4975">Bulgaristan’da genel yoldan vatandaşlık kazanımı, Vatandaşlık Kanunu’nun 12. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre Bulgar vatandaşı olmayan bir kişi, başvuru tarihinde kanunda öngörülen koşulları taşıyorsa genel yol ile vatandaşlık kazanabilir.</p>
<p data-start="4313" data-end="4975">Bu koşulların başlıcaları;</p>
<ul>
<li data-start="4313" data-end="4975">Ergin olmak,</li>
<li data-start="4313" data-end="4975">Bulgaristan’da en az beş yıldır daimî veya uzun süreli oturum izni sahibi bulunmak,</li>
<li data-start="4313" data-end="4975">Kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamak ve hakkında böyle bir kovuşturma bulunmamak,</li>
<li data-start="4313" data-end="4975">Kendisini Bulgaristan’da geçindirebilecek gelir veya mesleğe sahip olmak, Bulgarca bilmek ve kural olarak önceki vatandaşlığından çıkmış veya çıkacak olmak şeklindedir.</li>
</ul>
<p data-start="4977" data-end="5466">Bu hüküm, Bulgar hukukunda vatandaşlığın sadece süre dolunca kendiliğinden doğan bir hak olmadığını açık biçimde ortaya koyar. Beş yıllık oturum süresi tek başına yeterli değildir. başvurucu aynı zamanda kamu düzeni, dil, ekonomik yeterlilik ve sadakat unsurlarından da denetlenir. Dolayısıyla yabancı kişi açısından Bulgaristan’da uzun süre yaşamış olmak, kendiliğinden vatandaşlık sonucunu doğurmaz yalnızca başvuru için gerekli ön koşullardan birini sağlar.</p>
<p data-start="5468" data-end="5977">Aynı maddede dikkat çeken bir nokta da çifte vatandaşlık meselesidir. Kanun, kural olarak önceki vatandaşlıktan çıkmayı arasa da Bulgar vatandaşının eşi olanlar, AB/AEA/İsviçre vatandaşları ve karşılıklılık anlaşması bulunan devletlerin vatandaşları için bu şartı kaldırmaktadır. Bu ayrım, Bulgar hukukunda çifte vatandaşlığın tüm başvurucular bakımından aynı şekilde ele alınmadığını, başvuru sebebine ve başvurucunun statüsüne göre farklılaştırıldığını göstermektedir.</p>
<h3 data-section-id="2976tv" data-start="5979" data-end="6020">C-) Kolaylaştırılmış Vatandaşlık Kazanım Halleri</h3>
<p data-start="195" data-end="346">Bulgaristan Vatandaşlık Kanunu’nun 13. maddesi, genel kazanım yoluna kıyasla daha kısa ikamet süresi öngören özel halleri düzenlemektedir.</p>
<p data-start="348" data-end="458">Bu kapsamda, başvurucunun öncelikle 12. maddede yer alan genel şartları taşıması gerekir. Buna göre başvurucu:</p>
<ul data-start="460" data-end="731">
<li data-section-id="1qh01qt" data-start="460" data-end="491">18 yaşını doldurmuş olmalı,</li>
<li data-section-id="oame0x" data-start="492" data-end="537">Kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olmalı,</li>
<li data-section-id="1qqezv6" data-start="538" data-end="610">Bulgaristan’da geçimini sağlayabilecek ekonomik imkâna sahip olmalı,</li>
<li data-section-id="u9t9xd" data-start="611" data-end="651">Bulgarca dil bilgisine sahip olmalı,</li>
<li data-section-id="u6wotm" data-start="652" data-end="731">Kural olarak önceki vatandaşlığından çıkmış veya çıkacak durumda olmalıdır.</li>
</ul>
<p data-start="733" data-end="767">Bunun yanında başvurucunun ayrıca:</p>
<ul data-start="769" data-end="871">
<li data-section-id="1tj1pwu" data-start="769" data-end="871">Bulgaristan’da en az 3 yıl süreyle daimî veya uzun süreli oturum hakkına sahip olması gerekir.</li>
</ul>
<p data-start="873" data-end="1037">Yukarıdaki genel koşullara ek olarak, aşağıdaki özel durumlardan en az birinin bulunması halinde, kişi kısaltılmış süreyle vatandaşlık başvurusunda bulunabilir;</p>
<ul data-start="1039" data-end="1248">
<li data-section-id="xf51kn" data-start="1039" data-end="1133">En az 3 yıldır Bulgar vatandaşı ile geçerli ve devam eden bir evlilik içinde bulunmak,</li>
<li data-section-id="1a6xwrl" data-start="1134" data-end="1166">Bulgaristan’da doğmuş olmak,</li>
<li data-section-id="gu3ho5" data-start="1167" data-end="1248">Daimî veya uzun süreli oturum iznini reşit olmadan önce elde etmiş olmak.</li>
</ul>
<p data-start="1250" data-end="1564">Bu düzenleme, uygulamada sıkça karşılaşılan Bulgar vatandaşı ile evlenince doğrudan vatandaşlık kazanıldığı yönündeki yanlış kanaati açıkça ortadan kaldırmaktadır. Zira evlilik, Bulgar hukukunda bağımsız bir vatandaşlık kazanım sebebi olmayıp, yalnızca genel kazanım süresini kısaltan bir hukukî faktördür.</p>
<p data-start="1566" data-end="1606">Bu nedenle evlilik temelli başvurularda:</p>
<ul data-start="1608" data-end="1765">
<li data-section-id="2dvdmp" data-start="1608" data-end="1695">Evliliğin yalnızca şeklen değil, hukuken geçerli ve fiilen devam ediyor olması ve</li>
<li data-section-id="1vet8n6" data-start="1696" data-end="1765">Başvurucunun oturum statüsünü kesintisiz şekilde sürdürmüş olması ayrıca önem arz etmektedir.</li>
</ul>
<p data-start="1796" data-end="1929">Öte yandan Bulgar vatandaşlık hukukunda, belirli kırılgan statü grupları bakımından da özel düzenlemeler öngörülmüştür. Bu çerçevede:</p>
<ul data-start="1931" data-end="2228">
<li data-section-id="laavpc" data-start="1931" data-end="2033">Mülteci veya sığınma statüsü sahipleri, bu statüyü en az 3 yıl önce kazanmış olmaları halinde,</li>
<li data-section-id="1c0kc1r" data-start="2034" data-end="2122">İnsani statü sahipleri, bu statüyü en az 5 yıl önce elde etmiş olmaları halinde,</li>
<li data-section-id="lwltww" data-start="2123" data-end="2228">Vatansız kişiler, Bulgaristan’da en az 3 yıl daimî veya uzun süreli ikamet etmiş olmaları halinde</li>
</ul>
<p data-start="2230" data-end="2288">belirli şartlarla vatandaşlık başvurusunda bulunabilirler.</p>
<p data-start="2290" data-end="2573">Her ne kadar bu başvuru yolları Türkiye uygulamasında daha sınırlı bir yer tutsa da, bu düzenlemeler Bulgar vatandaşlık sisteminin tek tip bir model üzerine kurulmadığını; aksine başvurucunun hukuki statüsüne göre farklılaşan bir yapı benimsediğini göstermektedir.</p>
<h3 data-section-id="cj8k66" data-start="7745" data-end="7803">D-) Bulgar Kökenine Dayalı Kolaylaştırılmış Vatandaşlık</h3>
<p data-start="7805" data-end="8392">Bulgaristan vatandaşlığı bakımından Türkiye’de en çok gündeme gelen yol, Bulgar kökenine dayalı kolaylaştırılmış kazanım rejimidir. Kanunun 15. maddesine göre Bulgar vatandaşı olmayan bir kişi, Bulgar kökenli ise 12. maddenin 2, 4, 5 ve 6. bentlerindeki şartlar aranmaksızın vatandaşlık kazanabilir. Başka bir ifadeyle bu rejimde kural olarak uzun süreli ikamet, geçim kaynağı, Bulgarca bilgisi ve önceki vatandaşlıktan çıkma şartları aranmaz fakat başvurucu yine de genel kazanım yolu içerisinde kalır ve dosya idari denetime tabidir.</p>
<p data-start="8394" data-end="8954">Bu nokta uygulamadaki en önemli hususlardan biridir çünkü Bulgar kökenli olmak yalnızca bir kimlik beyanı değildir. Kanun koyucu bu hususun resmî belgelerle kanıtlanmasını zorunlu kılmıştır.</p>
<p data-start="8394" data-end="8954">Bulgaristan Vatandaşlık Kanunu&#8217;nun 15. maddesinin 2. fıkrasına göre başvurucu, en az üçüncü dereceye kadar bir üstsoyuyla arasındaki aile bağını ve bu üstsoyun Bulgar kökenini gösteren Bulgar veya yabancı makamlarca düzenlenmiş resmî belgeleri başvurusuna eklemek zorundadır. Belgelerde hem üstsoyun adı hem de başvurucuyla akrabalık ilişkisi açık biçimde görünmelidir.</p>
<p data-start="409" data-end="749">Bulgar kökenine dayalı başvurularda uygulamada önem taşıyan ancak kanun metninde açık şekilde düzenlenmeyen bir diğer husus, üstsoyun Bulgaristan ile olan bağının tarihsel dönemi ile ilgilidir. Özellikle 1948 yılı öncesi ve sonrası kayıtlar bakımından Bulgar makamlarının değerlendirme yaklaşımında farklılıklar gözlemlenebilmektedir.</p>
<p data-start="751" data-end="1201">1948 öncesi döneme ait kayıtlar bakımından, Osmanlı sonrası nüfus hareketleri, Balkan göçleri ve kayıt sistemlerinin parçalı ve çoğu zaman standardize edilmemiş yapısı nedeniyle belge zincirinin kurulması teknik olarak daha güçtür. Bu döneme ait kayıtlar çoğu zaman yerel, dağınık veya farklı idari sistemlere ait olduğundan, başvurucuların üstsoy ile bağlantıyı kesintisiz ve resmi belgelerle ortaya koyması uygulamada ciddi zorluklar yaratmaktadır.</p>
<p data-start="1203" data-end="1565">Buna karşılık 1948 sonrası dönemde Bulgaristan’daki nüfus ve vatandaşlık kayıt sisteminin daha merkezi hale gelmiş olması sebebiyle, Bulgar makamları bu tarihten sonraki kayıtlar bakımından daha net, doğrulanabilir ve kesintisiz bir belge zinciri beklentisi içerisindedir. Bu durum, değerlendirme standardının  farklılaşmasına yol açmaktadır.</p>
<p data-start="1567" data-end="2030">Uygulama pratikleri ve dosya tecrübelerimiz, özellikle yalnızca 1948 öncesi üstsoya dayanan başvuruların, resmi kayıt zincirinin yeterli açıklıkta kurulamaması halinde daha sık ek belge talepleri ile karşılaştığını ve bazı durumlarda başvurunun ilerletilmesinde zorluk yaşandığını göstermektedir. Hatta bazı vakalarda, 1948 öncesi döneme dayanan soy bağlantısının tek başına yeterli görülmediği yönünde değerlendirmelerle karşılaşıldığı ifade edilmelidir.</p>
<p data-start="2032" data-end="2456">Bununla birlikte önemle vurgulanmalıdır ki, bu yaklaşım kanunda açık bir ret sebebi olarak düzenlenmiş değildir. Bulgar Vatandaşlık Kanunu bakımından belirleyici olan husus, başvurucunun Bulgar kökenini resmî ve denetlenebilir belgelerle ortaya koyabilmesidir. Ancak uygulamada, 1948 sonrası kayıtlarla desteklenemeyen dosyaların daha sıkı bir incelemeye tabi tutulduğu ve ispat standardının fiilen yükseldiği görülmektedir.</p>
<p data-start="2458" data-end="2742">Bu nedenle başvurunun dayandığı üstsoyun Bulgaristan ile bağının hangi döneme ait olduğunun doğru tespiti, mümkünse 1948 sonrası kayıtlarla desteklenmesi ve belge zincirinin kesintisiz şekilde kurulması, başvuru stratejisinin en kritik unsurlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p data-start="8956" data-end="9737">Aile içinde Bulgar kökenine dair güçlü bir anlatı, tarihsel göç hikayesi veya mahalle bilgisi bulunabilir fakat vatandaşlık hukukunda belirleyici olan bunların nüfus, doğum, evlilik, isim değişikliği, göç ve benzeri resmî belgelerle doğrulanabilmesidir.</p>
<p data-start="8956" data-end="9737">Özellikle isimlerin Türkçeleştirilmesi, soyadlarının değişmesi, eski Osmanlı veya Bulgar yer adlarının bugünkü kayıtlarla uyuşmaması ve aile hattındaki kadınların soyadı değişiklikleri, dosyaların en zayıf halkalarını oluşturur. Kanunun öngördüğü üçüncü dereceye kadar üstsoy standardı, belge zincirinin kopuk olmamasını fiilen zorunlu hale getirmektedir.</p>
<p data-start="9739" data-end="10472">2021 reformu sonrasında bu alan daha da sıkılaşmıştır. Başvuru, 15/2’de öngörülen belgeler olmadan yapılırsa süreç sona erdirilebilir. Ayrıca Adalet Bakanı, belgelerdeki olgu ve kayıtların açıklığa kavuşturulması için ek belge isteyebilir veya Bulgaristan Dışındaki Bulgarlar Devlet Ajansı bünyesindeki danışma kurulundan kişinin Bulgar kökenli olup olmadığına ilişkin görüş alabilir. Bu kurul, başvurucunun Bulgarca kullanımı, kendisini Bulgar kökenli olarak tanımlaması, Bulgar topluluğunun parçası olup olmadığı, tarihsel olarak Bulgar devleti sınırlarıyla bağlantı ve geleneksel Bulgar isim sistemi taşıyan üstsoy bulunup bulunmadığı gibi unsurları da dikkate alır.</p>
<p data-start="10474" data-end="11103">Buradan çıkan sonuç şudur;</p>
<p data-start="10474" data-end="11103">Bulgar kökenine dayalı vatandaşlık, teorik olarak kolaylaştırılmış bir yol olsa da, pratikte en yoğun ispat hukuku problemi doğuran başvuru biçimidir. Bu nedenle bu kategori, en kolay yol olarak görülmemelidir. Aksine çoğu zaman en çok belgelendirme yükümlülüğü gerektiren yol olarak görülmelidir. Özellikle Türkiye’den başvuran kişiler bakımından nüfus kayıtları, eski doğum kayıtları, aile nüfus tablosu, isim denklikleri ve tarihsel yerleşim bilgileri gibi belge ve bilgilerin dosyada bulunması şarttır.</p>
<h3 data-section-id="wzxzer" data-start="11105" data-end="11140">E-) İstisnaî Yolla Vatandaşlığa Alınma</h3>
<p data-start="82" data-end="238">Bulgaristan Vatandaşlık Kanunu’nun 16. maddesi, genel kazanım rejiminden tamamen ayrılan istisnaî bir vatandaşlık kazanım yolunu düzenlemektedir.</p>
<p data-start="240" data-end="379">Bu hüküm uyarınca;</p>
<ul data-start="381" data-end="614">
<li data-section-id="x6zw70" data-start="381" data-end="433">Bulgaristan’ın devlet menfaatinin bulunması,</li>
<li data-section-id="or9wsu" data-start="434" data-end="614">Başvurucunun Bulgaristan’a:
<ul data-start="468" data-end="614">
<li data-section-id="jhoaej" data-start="468" data-end="485">ekonomik,</li>
<li data-section-id="4wlth9" data-start="488" data-end="505">bilimsel,</li>
<li data-section-id="1nzncd0" data-start="508" data-end="527">teknolojik,</li>
<li data-section-id="3k2f8r" data-start="530" data-end="551">kültürel veya</li>
<li data-section-id="1o8goev" data-start="554" data-end="614">sportif alanlarda özel ve somut katkı sağlaması.</li>
</ul>
</li>
</ul>
<p>Durumlardan birinin varlığı halinde, 12. maddede öngörülen genel şartlar aranmaksızın vatandaşlık verilebilir.</p>
<p data-start="616" data-end="676">Bu şekilde vatandaşlığın kazanılması yolunda dikkat edilmesi gereken unsurlar vardır. İstisnaî ve sınırlı bir mekanizma olduğu, vatandaşlık verilmesinin başvurucunun talebine göre değil devletin takdirine ve menfaat değerlendirmesine bağlı olduğu, sürecin sıradan başvuru dosyaları gibi işlememekte olduğu ve genellikle kurumsal öneri ve üst düzey değerlendirme gerektirdiği unutulmamalıdır.</p>
<p>Vatandaşlığa alınma önerisinin gerekçeli olması, başvurucunun hangi somut katkıyı sağladığının açıkça ortaya konulması ve bu katkının Bulgaristan açısından neden önemli olduğunun açıklanması zorunludur.</p>
<p data-start="1590" data-end="1613">Sonuç olarak 16. madde geniş bir idari takdir alanı içeren, başvurucunun talebinden çok devletin menfaatine dayanan, olağan vatandaşlık rejiminin yerine geçmeyen bir istisnaî vatandaşlığa alınma mekanizmasıdır. Bu nedenle bu yol, ancak ölçülebilir ve devlet nezdinde anlamlı bir katkı söz konusu olduğunda hukuken anlamlı hale gelmektedir.</p>
<h3 data-section-id="cyrmbk" data-start="12205" data-end="12250">F-) Eski Vatandaşlığın Yeniden Kazanılması</h3>
<p data-start="12252" data-end="12985">Bulgar vatandaşlığını kaybetmiş veya bundan çıkarılmış kişiler bakımından yeniden kazanım rejimi, kanunun 26 ve 27. maddelerinde düzenlenmiştir.</p>
<p data-start="12252" data-end="12985">26. maddeye göre vatandaşlıktan çıkarılmış kişinin vatandaşlığı talebi üzerine;</p>
<ul>
<li data-start="12252" data-end="12985">Yaşadığı ülkede veya Bulgaristan’da kasıtlı suçtan mahkûm olmamışsa,</li>
<li data-start="12252" data-end="12985">Kamu düzeni, kamu ahlakı, kamu sağlığı veya millî güvenlik bakımından tehdit oluşturmuyorsa</li>
<li data-start="12252" data-end="12985">Kural olarak başvurudan en az üç yıl önce Bulgaristan’da daimî veya uzun süreli ikamet hakkı elde etmişse yeniden verilebilir.</li>
</ul>
<p data-start="12252" data-end="12985">Bununla birlikte Bulgar kökenli kişiler için aynı maddenin ikinci fıkrası daha elverişli bir rejim öngörmekte ve yalnızca suç işlememiş olma ve kamu tehdidi oluşturmama şartlarını aramaktadır.</p>
<p data-start="12987" data-end="13598">Burada dikkat edilmesi gereken husus, yeniden kazanımın kendiliğinden iade anlamına gelmemesidir. Eski vatandaş veya vatandaşlıktan çıkarılmış kişi dahi, belirli güvenlik ve kamu düzeni denetiminden geçer. Ayrıca kaybın niteliği, önceki vatandaşlığın hangi hukuki sebeple sona erdiği ve başvurucunun mevcut statüsü önem taşır. Uygulamada eski vatandaşlığa ilişkin karar, pasaport, nüfus kaydı veya çıkma belgesi mevcut değilse, yeniden kazanım rejimi de teknik açıdan güçleşebilir. Bu sebeple kaybın tarihi, hukuki sebebi ve belgeleri dosyada açık biçimde ortaya konmalıdır.</p>
<h2 data-section-id="18x0dun" data-start="13605" data-end="13670">III-) Belge Rejimi, İspat Standardı ve Hukuki Boyut</h2>
<p data-start="13672" data-end="14233">Bulgar vatandaşlığı dosyalarında sonucun çoğu zaman kanun maddesinden ziyade belgelerin niteliği ile belirlendiği söylenebilir. Özellikle Bulgar kökenine dayalı başvurularda, ispatın merkezinde kesintisiz soy zinciri bulunur. Kanun, başvurucunun üçüncü dereceye kadar bir üstsoyu ile bağını gösteren resmî belgeler aradığından, aile hikâyesi ile idarî kayıtlar arasındaki boşlukların kapatılması gerekir. Bu yönüyle vatandaşlık başvurusu bir ispat dosyasıdır.</p>
<p data-start="1798" data-end="2181">Uygulamada edinilen tecrübeler göstermektedir ki, özellikle Türkiye’den yapılan başvurularda, nüfus kayıtlarının tek başına yeterli olduğu yönündeki yaygın kanaat hatalıdır. Somut dosyalarda aynı aile hattına ilişkin farklı kurum kayıtları arasında isim, tarih ve yer bilgisi bakımından uyumsuzluklar bulunabilmekte ve bu durum başvurunun güvenilirliğini zedeleyebilmektedir.</p>
<p data-start="2183" data-end="2623">Nitekim bazı başvurularda, üstsoya ilişkin Bulgar doğum kayıtlarının bulunmasına rağmen, Türkiye’deki nüfus kayıtları ile bu belgeler arasında doğrudan bağlantı kurulamaması nedeniyle ek belge talepleri ile karşılaşıldığı görülmektedir. Bu çerçevede uygulamada belgeler arası ilişkiyi kuran açıklayıcı bir soy ağacı ve destekleyici kayıt stratejisinin oluşturulması dosyanın kabulü açısından kritik önem arz etmektedir.</p>
<p data-start="14235" data-end="14935">Pratikte en sık karşılaşılan sorunlar şunlardır:</p>
<ul>
<li data-start="14235" data-end="14935">Eski Bulgar isimlerinin Türk nüfus kayıtlarında farklı geçmesi,</li>
<li data-start="14235" data-end="14935">Kadın üstsoyların evlilik nedeniyle soyadı değiştirmesi,</li>
<li data-start="14235" data-end="14935">Doğum ve evlilik tarihlerindeki tutarsızlıklar,</li>
<li data-start="14235" data-end="14935">Yerleşim yerlerinin tarihsel isimlerinin bugünkü resmi kayıtlarda farklı görünmesi,</li>
<li data-start="14235" data-end="14935">Aile hattındaki bazı kişilerin kayıtlarının eksik olması.</li>
</ul>
<p data-start="14235" data-end="14935">Bu sorunların her biri tek başına başvuruyu etkileyecek nitelikte görülmese de, dosya bütününü zayıflatabilmektedir. Bulgar makamları açısından mesele, kişinin muhtemel Bulgar kökenli olması yönünden değerlendirilmez. Başvurunun idari işlem tesis etmeye elverişli kesinlikte kanıtlanması aranmaktadır.</p>
<p data-start="14937" data-end="15473">Bu yüzden uygulamada en doğru yöntem başvuru hazırlanmadan önce soy hattının tablo halinde çıkarılması, her kuşak için doğum, evlilik, ölüm, isim değişikliği ve göç verilerinin ayrı ayrı doğrulanması ve son olarak kanundaki başvuru sebebine göre dosyanın kurulmasıdır.</p>
<p data-start="14937" data-end="15473">Başvurucuların çoğu önce hangi maddeye dayanacağını sormaktadır. Oysa çoğu dosyada doğru yöntem önce hangi belgelerle hangi soy hattının kurulabildiğini tespit etmektir. Vatandaşlık talebinin dayanağı olan mevzuat maddesi, çoğu zaman belgeler netleştikten sonra doğru biçimde seçilebilir.</p>
<h2 data-section-id="4vhtew" data-start="15480" data-end="15535">IV-) Başvuru, Usul Kuralları ve İdarî İnceleme Süreçleri</h2>
<p data-start="15537" data-end="16033">Bulgar vatandaşlığı başvuruları şahsen yapılır. Kanunun 29. maddesine göre vatandaşlığın genel yolla kazanılması, yeniden kazanılması ve vatandaşlıktan çıkma işlemleri için ilgili kişinin şahsen Adalet Bakanlığı’na veya Bulgaristan’ın diplomatik ya da konsüler temsilciliğine yaptığı başvuru üzerine yürütülür. Dış temsilcilik, başvuru hakkında gerekçeli görüş de sunar. Küçükler bakımından başvuru ebeveyn veya yasal temsilciler tarafından yapılır.</p>
<p data-start="16035" data-end="16655">Kanunun 32. maddesi, başvuru ve eklerinin Bulgarca hazırlanmasını zorunlu kılar. Başvuru sırasında mülakat yapılır. Özellikle yabancı ülkede düzenlenmiş belgelerden oluşan dosyalarda, başvurucuya yalnızca evrak teslim eden kişi gibi değil, dosyanın maddi içeriğini bilen taraf olarak da yaklaşılır. Bu nedenle dosyadaki aile hattını, hangi üstsoya dayanıldığını ve belgeler arasındaki ilişkiyi açıklayamayacak başvurucuların süreci fiilen zorlaşabilir.</p>
<p data-start="16035" data-end="16655">Kanun metni mülakatı teknik bir usul işlemi gibi düzenlese de, uygulamada başvurucunun güvenilirliğinin teyidi işlevi görmektedir.</p>
<p data-start="16657" data-end="17190">2021 sonrası sistemde Adalet Bakanlığı’nın ek belge isteme yetkisi daha görünür hale gelmiştir. Özellikle 15. madde kapsamındaki Bulgar kökeni dosyalarında, belgelerin açıklığa kavuşturulması için ek evrak istenebilir ve eksik belge hiç sunulmamışsa işlem sonlandırılabilir. Ancak buna güvenerek dosyaların eksik veya özensiz sunulmaması gerekir.  Çünkü bazı eksiklikler, usul eksikliğinden öte, başvuru sebebinin kanıtlanamaması sonucunu doğurur.</p>
<p data-start="17192" data-end="17857">Karar süreci de çok katmanlıdır. Vatandaşlık Konseyi, İçişleri Bakanlığı ve Devlet Ulusal Güvenlik Ajansı’nın yazılı görüşleri ışığında başvuruları değerlendirir. Ardından Adalet Bakanı, uygun gördüğü dosyalar bakımından Cumhurbaşkanı’na kararname çıkarılması için teklifte bulunur. Vatandaşlık, genel kazanım, yeniden kazanım, çıkarma veya iptal işlemleri nihayetinde Cumhurbaşkanı kararnamesi ile gerçekleşir ve kararname düzenlendiği gün yürürlüğe girer. Bu yapı, Bulgar vatandaşlığı işlemlerinin sadece bakanlık içi idari işlem değil, devletin en üst organlarını da içeren karma nitelikli bir süreç olduğunu göstermektedir.</p>
<p data-start="17859" data-end="18438">Kanunda süreler de ayrıca düzenlenmiştir. Adalet Bakanı’nın vatandaşlık başvuruları için kural olarak on iki ay içinde, Bulgar kökenli kişilerin başvuruları için dokuz ay içinde, vatandaşlığın yeniden kazanılması başvuruları için ise altı ay içinde teklifte bulunması öngörülmektedir. Bununla birlikte ek belge talebi veya inceleme nedeniyle bu sürelerin durması mümkündür. Bu nedenle kanuni süre, uygulamada kesin sonuçlanma süresi gibi anlaşılmamalıdır. Yine de idarenin sınırsız biçimde bekletebileceği anlamına da gelmez.</p>
<h2 data-section-id="avr554" data-start="124" data-end="170">V-) Başvurularda Ret, İptal, Geri Alma ve Yargısal Koruma Hususları</h2>
<p data-start="172" data-end="586">Bulgaristan vatandaşlığına ilişkin işlemler, her ne kadar idarenin geniş takdir yetkisi çerçevesinde yürütülse de, bu alan mutlak ve denetimsiz bir serbesti alanı değildir. Vatandaşlık başvurularının reddi, kazanılmış vatandaşlığın iptali veya geri alınması ve idarenin eylemsizliği gibi durumlar, hem ulusal hukuk hem de Avrupa hukuku bakımından belirli sınırlar ve denetim mekanizmaları içinde değerlendirilir.</p>
<h3 data-section-id="4dpngz" data-start="588" data-end="611">A-) Başvurunun Reddi</h3>
<p data-start="613" data-end="1444">Vatandaşlık başvurusu, kanunda öngörülen şartların sağlanmaması veya başvurucunun durumunun vatandaşlığa elverişli görülmemesi halinde reddedilebilir. Uygulamada ret sebepleri çoğunlukla;</p>
<ul>
<li data-start="613" data-end="1444">Kanuni şartların eksikliği,</li>
<li data-start="613" data-end="1444">Sabıka kaydı veya devam eden ceza soruşturması,</li>
<li data-start="613" data-end="1444">Kamu düzeni ya da millî güvenlik bakımından sakınca bulunması,</li>
<li data-start="613" data-end="1444">Bulgar kökenine dayalı başvurularda soy bağının yeterince ispat edilememesi şeklinde ortaya çıkmaktadır.</li>
</ul>
<p data-start="613" data-end="1444">Bunun yanında sunulan belgelerde çelişki veya güvenilirlik sorunu bulunması da ret gerekçesi olabilmektedir. Bu noktada önemle vurgulanmalıdır ki vatandaşlık başvurusu, mutlak bir hakka dayalı talep değildir. Kanuni şartların sağlanması halinde idarenin değerlendirmesine tabi bir statü talebidir. Dolayısıyla şartların mevcut olması dahi tek başına vatandaşlığın verileceği anlamına gelmez.</p>
<h3 data-section-id="wlax06" data-start="1446" data-end="1498">B-) Vatandaşlığın İptali (Sonradan Geri Alınması)</h3>
<p data-start="1500" data-end="2413">Bulgar vatandaşlık hukukunda dikkat çeken en önemli mekanizmalardan biri, kazanılmış vatandaşlığın sonradan iptal edilebilmesidir. Kanun uyarınca vatandaşlık;</p>
<ul>
<li data-start="1500" data-end="2413">Sahte belge kullanılması,</li>
<li data-start="1500" data-end="2413">Gerçeğe aykırı beyanda bulunulması,</li>
<li data-start="1500" data-end="2413">Vatandaşlığın verilmesini engelleyecek bilgilerin gizlenmesi gibi hallerde geri alınabilir.</li>
</ul>
<p data-start="1500" data-end="2413">Bu durum, özellikle Bulgar kökenine dayalı başvurular bakımından ayrı bir önem taşır. Zira bu başvuruların temelini oluşturan soy bağı ve belge zinciri, işlemin hukuki dayanağını doğrudan etkiler. Bu nedenle vatandaşlık kazanılmış olsa dahi bu statü mutlak ve dokunulmaz değildir. Kanun, iptal yetkisini kural olarak belirli bir süre ile sınırlandırmış olmakla birlikte, özellikle güvenlik boyutu taşıyan hallerde daha geniş bir değerlendirme alanı bırakmaktadır. Bu bağlamda uygulamada yalnızca başvurunun kabul edilmesini değil, dosyanın ileride de hukuken sürdürülebilir olması esas alınmalıdır.</p>
<h3 data-section-id="q04syo" data-start="2415" data-end="2464">C-) Vatandaşlıktan Yoksun Bırakma ve Geri Alma</h3>
<p data-start="2466" data-end="3044">Vatandaşlıktan yoksun bırakma ve geri alma mekanizmaları, Bulgar hukukunda sınırlı ve istisnai durumlar için öngörülmüştür. Özellikle devlete karşı ağır sadakat ihlalleri, terör faaliyetleri veya benzeri ciddi güvenlik tehditleri söz konusu olduğunda, vatandaşlık statüsüne müdahale gündeme gelebilir. Bununla birlikte bu tür işlemler keyfî biçimde tesis edilemez ve mutlaka kanuni dayanağa veya somut gerekçeye dayanmalıdır. Bu durum, vatandaşlık statüsünün devlet açısından stratejik önemini korurken, birey açısından da hukuk devleti güvencelerinin devam ettiğini göstermektedir.</p>
<h3 data-section-id="12p0fj7" data-start="3046" data-end="3089">D-) Yargısal Koruma ve İdarenin Denetimi</h3>
<p data-start="3091" data-end="3758">Bulgaristan vatandaşlık hukukunda idari işlemler tamamen yargı denetimi dışında bırakılmış değildir. Özellikle başvurunun makul süre içinde sonuçlandırılmaması veya idarenin işlem yapmaktan kaçınması durumlarında yargısal başvuru imkânı bulunmaktadır. Kanun uyarınca, Adalet Bakanı’nın süresi içinde işlem tesis etmemesi halinde başvurucu Sofya İdare Mahkemesi nezdinde dava açabilir. Ancak burada yargı organının rolü, vatandaşlık verilmesine doğrudan karar vermek değildir. İdarenin süreci hukuka uygun şekilde yürütüp yürütmediğini denetlemektir. Bu yönüyle yargısal koruma, esas incelemeden ziyade usul ve idari sürecin işleyişine ilişkin bir denetim mekanizmasıdır.</p>
<h2 data-section-id="1y31lyq" data-start="23202" data-end="23270">VI-) Uygulamada En Sık Yapılan Hatalar</h2>
<ul>
<li data-start="23272" data-end="23768">Bulgaristan vatandaşlığı dosyalarında en sık yapılan hata, önce hukuki kategorinin belirlenmesi yerine sonuca geçmeye çalışmaktır. Başvurucu çoğu zaman Bulgaristan vatandaşlığı almak istediğini belirtir ancak avukatın ilk görevi hangi yolla sorusuna belge ve statü üzerinden cevap aramaktır. Başvurucu gerçekten Bulgar kökenine mi dayanacaktır, yoksa genel kazanım yolu daha mı güvenlidir, yoksa aslında zaten doğumla vatandaş mıdır? Bu ayrım yapılmadan dosya kurulması, hatalı hukuki sebep seçimine yol açar.</li>
<li data-start="23770" data-end="24355">İkinci büyük hata, soy bağının yalnızca nüfus kayıt örneği ile ispat edilebileceğinin sanılmasıdır. Oysa bazı dosyalarda doğum kaydı, evlenme kaydı, isim denklik belgesi, göç kaydı, eski Bulgar idari kayıtları ve yerleşim tarihi birlikte bulunmalı ve sunulmalıdır. Tek belgeyle sonuca gitmeye çalışmak, özellikle Vatandaşlık Kanunu 15. madde kapsamındaki dosyalarda zayıf bir stratejidir. Kanun, üçüncü dereceye kadar üstsoy bağlantısının resmi belgelerle kurulmasını aramaktadır.</li>
<li data-start="24357" data-end="24868">Üçüncü hata ise, başvurunun usulî boyutunun küçümsenmesidir. Başvurunun şahsen yapılması, belgelerin Bulgarca sunulması, mülakat, ek belge isteme riski, dış temsilciliğin görüşü ve güvenlik incelemeleri süreç üzerinde doğrudan etkilidir. Dosyanın maddi temeli ne kadar güçlü olursa olsun, usul zafiyeti ciddi gecikme ya da işlem sonlandırılması doğurabilir. Bulgar vatandaşlık rejimi, özellikle köken dosyalarında şekil ile esas arasındaki çizgiyi keskin tutmaktadır.</li>
</ul>
<p data-start="2871" data-end="3309">Bununla birlikte uygulamada, bazı başvuruların değerlendirilmesinde idarenin yazılı mevzuat dışında kalan belirli pratik ölçütleri de dikkate alabildiği yönünde gözlemler bulunmaktadır. Özellikle başvurucunun Bulgar topluluğu ile kültürel bağ kurup kurmadığı, aile içinde Bulgar kimliğinin korunup korunmadığı veya dil kullanımına ilişkin unsurların bazı dosyalarda dolaylı değerlendirme kriteri olarak öne çıkabildiği ifade edilmektedir.</p>
<p data-start="3311" data-end="3640">Bu hususlar kanunda açık bir şart olarak düzenlenmemiş olmakla birlikte, özellikle Bulgar kökenine dayalı başvurularda dosyanın  inandırıcılığı bakımından etkili olabildiği görülmektedir. Ancak bu değerlendirmelerin her dosyada aynı şekilde uygulanmadığı ve kesin bir kriter oluşturmadığı da göz önünde bulundurulmalıdır.</p>
<h2 data-section-id="i8wkm" data-start="24875" data-end="24882">VII-) Sonuç ve Değerlendirme</h2>
<p data-start="24884" data-end="25443">Bulgaristan vatandaşlığı, yüzeysel bakıldığında özellikle soy bağı bulunan kişiler bakımından ulaşılması kolay bir statü gibi görünmektedir. Oysa mevzuat dikkatle incelendiğinde, sistemin asıl merkezinin ispat ve güvenilirlik olduğu görülmektedir. Genel yolla kazanım rejiminde ikamet, geçim ve dil önemlidir. Bulgar kökenine dayalı rejimde ise resmî belge zinciri ve üstsoy bağlantısı belirleyicidir. İstisnaî kazanım ve yeniden kazanım başlıkları da kendi içinde özel denge noktaları taşımaktadır.</p>
<p data-start="25445" data-end="25857">Bu nedenle Bulgaristan vatandaşlığı başvurusu, standart bir form doldurma işi değildir. Kişisel statü hukuku, göç hukuku, idare hukuku ve Avrupa hukuku kesişiminde yer alan teknik bir hukuk çalışmasıdır. Özellikle Türkiye’den yapılan başvurularda aile geçmişi ile resmî kayıtların çakıştırılması, doğru kanun maddesine dayanılması ve dosyanın ileride iptal riskine açık olmayacak biçimde kurulması hayati önemdedir.</p>
<p data-start="25445" data-end="25857">Özellikle Bulgar kökenine dayalı başvurularda, hukuki başarı büyük ölçüde doğru kanun maddesinin seçilmesinden ziyade, doğru belge zincirinin kurulmasına ve bu zincirin idare nezdinde ikna edici şekilde sunulmasına bağlıdır.</p>
<p data-start="25859" data-end="26172">Sonuç olarak, Bulgaristan vatandaşlığına ilişkin başarılı bir dosya, bu başvurunun hukuken ispatlanabilir, usulen savunulabilir ve idari incelemeye uygun hale getirilmesine bağlıdır. Vatandaşlık hukukunda belirleyici olan şey iddia değil, kanıtlanmış aidiyettir.</p>
<p data-start="20374" data-end="21092">Bulgaristan vatandaşlığı başvurusunda başvurucunun kişisel yeterliliklerine ve Bulgaristan ile ilişkisine göre hangi gerekçeyle vatandaşlığı talep edileceği konusunda ve başvuru sürecinin takibinde uzman hukukçularla çalışılması önerilmektedir.</p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</strong></em></p>
<p><em><strong>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için: <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453, </a></strong></em><em> <a href="https://dikelaw.com.tr/">https://dikelaw.com.tr/</a></em></p>
<p data-start="2405" data-end="2902">
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/bulgaristan-vatandasligi-nasil-kazanilir/">BULGARİSTAN VATANDAŞLIĞI NASIL KAZANILIR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/bulgaristan-vatandasligi-nasil-kazanilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YABANCI PARA BORCU İLE İCRA TAKİBİ NASIL YAPILIR ?</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/yabanci-para-borcu-ile-icra-takibi-nasil-yapilir/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/yabanci-para-borcu-ile-icra-takibi-nasil-yapilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aytekin AKTAŞ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 11:01:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İcra Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar & Avrupa Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Arb. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Arb. LL.M. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[BORÇLAR KANUNU]]></category>
		<category><![CDATA[Dinar]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[Euro]]></category>
		<category><![CDATA[Frank]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek olmayan yabancı para borcu]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek yabancı para borcu]]></category>
		<category><![CDATA[İcra iflas kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[icra takibi]]></category>
		<category><![CDATA[Leva]]></category>
		<category><![CDATA[Manat]]></category>
		<category><![CDATA[Riyal]]></category>
		<category><![CDATA[Ruble]]></category>
		<category><![CDATA[Sterlin]]></category>
		<category><![CDATA[YABANCI PARALARLA İCRA TAKİBİ]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı para]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı para alacağı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=3833</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yabancı para borcu kaynaklı alacakların tahsili ve icra takibi küreselleşme ve ticaretin etkisiyle hukuki düzende önemli bir konu olarak yerini almıştır. Uygulamada sıkça karşılaşılan bir konu olmasına  rağmen teknik yönleri bulunan ve bu yönlere dikkat edilmediği takdirde hukuki sorunlara yol açan bir konudur. Bu nedenle alacaklıların takip sürecinde dikkat etmesi gereken kurallar bulunmaktadır. Türkiye&#8217;de yabancı [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/yabanci-para-borcu-ile-icra-takibi-nasil-yapilir/">YABANCI PARA BORCU İLE İCRA TAKİBİ NASIL YAPILIR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Yabancı para borcu kaynaklı alacakların tahsili ve icra takibi küreselleşme ve ticaretin etkisiyle hukuki düzende önemli bir konu olarak yerini almıştır. Uygulamada sıkça karşılaşılan bir konu olmasına  rağmen teknik yönleri bulunan ve bu yönlere dikkat edilmediği takdirde hukuki sorunlara yol açan bir konudur. Bu nedenle alacaklıların takip sürecinde dikkat etmesi gereken kurallar bulunmaktadır. Türkiye&#8217;de yabancı para alacaklarının icra takibi mevzuatta özel hükümlere tabidir.</p>
<p style="text-align: left;">Bu yazıda, yabancı para borcuyla icra takibinin nasıl yapılacağı, hangi hükümlerin uygulanacağı ve uygulama sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar ele alınacaktır.</p>
<h2 style="text-align: left;">I. Yabancı Para Borcu Nedir ?</h2>
<p style="text-align: left;">Yabancı para borcu, borcun konusu olan para biriminin borcun ifa edileceği yerin resmi para birimi olmadığı borçlardır. Ödenecek para birimiyle milli para biriminin farklılık gösterdiği anlamına gelir. Türkiye&#8217; de Dolar, Euro, Frank, Sterlin, Ruble, Leva, Dinar, Riyal, Manat vb. yabancı para birimleriyle borcun ödenmesi bu kapsamdadır.</p>
<p style="text-align: left;">Yabancı para borçları gerçek ve gerçek olmayan yabancı para borçları olarak ikiye ayrılmaktadır. Gerçek para borcunda borcun ifasının yabancı para borcuyla yapılması zorunludur. Gerçek olmayan para borcunda ise sözleşmede yabancı para olarak ödenmesine karar verilmiş olsa da ödemenin TL karşılığında yapılacağı anlamına gelir.</p>
<p style="text-align: left;">Yabancı para borcunun hukuki niteliğiyle ilgili ayrıntılı bilgi almak için sitemizde yer alan <em>&#8220;<a href="https://dikelaw.com.tr/yabanci-para-borcu-nedir/">Yabancı Para Borcu Nedir?</a>&#8221;  </em>başlıklı makalemize  bakabilirsiniz.</p>
<h2 style="text-align: left;">II. Hangi Mevzuat Uygulanır ?</h2>
<p style="text-align: left;">&#8211; <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.3.2004.pdf">İcra İflas Kanunu</a> m.58 vd.</p>
<p style="text-align: left;">&#8211; Türk Borçlar Kanunu</p>
<p style="text-align: left;"><strong><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6098.pdf">Türk Borçlar Kanunu</a>&#8216;nun 99.maddesine göre</strong> konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir. Ancak yine <strong>Türk Borçlar Kanunun 26.maddesine dayanarak</strong> sözleşme serbestisi doğrultusunda borcu yabancı para olarak belirleyebilirler. Yabancı para olarak kararlaştırılan borçların ifası ve icrası bazı özel hükümlere tabidir.</p>
<h2 style="text-align: left;">III. Yabancı Para Borcu İle İcra Takibinde Yapılması Gerekenler</h2>
<p style="text-align: left;">İcra takibi ilamsız ve ilamlı icra takibi olarak ikiye ayrılır. İİK.m.42 vd. anlatılan ilamsız icra takibi türleri mahkeme kararı olmadan yapılırken, İİK.m.32 vd. anlatılan ilamlı icra takibi mahkeme kararına dayanarak yapılan takiptir. Ayrıca ilam olmadığı halde ilam niteliği taşıyan belgelerde de ilamlı icra takibi yapılabilir. İcra takibi belirlenirken ilam veya ilam niteliğinde belgenin var olup olmadığına göre icra takibi belirlenir.</p>
<h3 style="text-align: left;">A. İlamsız İcra Takibi</h3>
<p style="text-align: left;">Öncelikle ilamsız icra takibi başlatmak için neler yapılması gerektiği ardından söz konusu borcun yabancı para borcu olmasından kaynaklı ilamsız icrada neler yapılacağı üzerinde duracağız.</p>
<p style="text-align: left;">İlamsız icra takibi, alacaklının icra müdürlüğüne başvurarak borçlu aleyhine icra süresi başlatmasıdır. Alacaklı takip talebi hazırlar, bu talep yetkili icra dairesine sunulur ( günümüzde bu işlem UYAP sisteminden de yapılabilmektedir ). Daha sonra ödeme emri hazırlanır ve borçlunun adresine tebliğ edilir. Ödeme emrinde borcun miktarı, sebebi, 7 gün içinde ödenmesi veya bu süre içerisinde itiraz edilmesi gerektiği bildirilir. Aksi halde takip kesinleşir ve süreç devam eder.</p>
<p style="text-align: left;">İlamsız icra takibi yabancı para alacaklarında en çok kullanılan icra takibidir. Alacağın yabancı para olmasından kaynaklı dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır:</p>
<ul>
<li style="text-align: left;">İcra takibine konu olan alacak için takip talebinde bulunulurken yabancı para cinsi açık bir şekilde belirtilmelidir. ( Örneğin : 10.000-USD alacak .</li>
<li style="text-align: left;">Takip talebine Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası&#8217;nın <a href="https://www.tcmb.gov.tr/kurlar/kurlar_tr.html">takip günündeki ilgili döviz kuru</a>na göre Türk lirası karşılığı eklenmelidir. Uygulamada efektif satış kuru referans alınmaktadır.</li>
<li style="text-align: left;">TCMB&#8217;nin günlük döviz kurları her gün saat 15:30&#8217;da açıklanmaktadır. Dolayısıyla takip tarihinde bu saatten sonraki kurlar baz alınmalıdır.</li>
<li style="text-align: left;">Kur hesabının hangi tarihe göre yapıldığı açıkça belirtilmelidir.</li>
<li style="text-align: left;">Yasal süre içerisinde ödeme emri hazırlanır ve borçluya tebliğ edilir. Yedi günlük yasal süre içerisinde borçlunun itiraz etme hakkı bulunur . İtiraz durumunda alacaklının itirazının iptali veya kaldırılması için ayrıca hukuki yollara başvurması gerekir.</li>
</ul>
<h3 style="text-align: left;">B. İlamlı İcra Takibi</h3>
<p style="text-align: left;">İlamlı icra takibinde alacaklı kesinleşmiş mahkeme kararını veya ilam niteliğindeki belgeyi ekleyerek başvuruda bulunur. İcra müdürlüğü, alacaklının başvurusu üzerine borçluya yönelik icra emri düzenler. Bu belge, borçlunun mahkeme kararında belirtilen yükümlülüğü belirli süre içerisinde yerine getirmesini talep eder. İcra emrinin usule uygun yapılmasından sonra yedi gün içinde karar yerine getirilmelidir. Yerine getirilmediği takdirde alacaklının haciz talebi hakkı doğmaktadır. Borçlu ilamsız icrada olduğu gibi itiraz etme hakkına sahip değildir. Yalnızca usul hatalarına ve şekli hatalara itiraz edebilmektedir.</p>
<p style="text-align: left;">İlamlı icra takibinde alacağın yabancı para olması durumunda dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Bunlar şu şekildedir:</p>
<ul>
<li style="text-align: left;">Öncelikle yabancı para borcunun olduğuna dair bir mahkeme kararı veya ilam niteliğinde belge bulunması gerekmektedir.</li>
<li style="text-align: left;">İlamda yer alan para birimine dikkat edilmelidir. Açık bir şekilde belirtilmelidir.</li>
<li style="text-align: left;">Mahkeme kararında Türk Lirası veya yabancı para ile ödenmesi açık bir şekilde belirtilmelidir.</li>
<li style="text-align: left;">Yasal süre içerisinde icra emri düzenlenip borçluya usulüne uygun tebliğ edilmektedir. Borçlu icra emrini tebliğ aldıktan sonra itiraz etme hakkına sahip değildir. Borcun varlığı mahkeme kararıyla sabit olduğundan yalnızca usuli bir problem durumunda itiraz edilebilmektedir. Borçlu hukuken verilen süre içerisinde ödeme yapmadığı takdirde alacaklı haciz talebinde bulunabilmektedir.</li>
</ul>
<h2 style="text-align: left;">IV. Yabancı Para Borcuyla İcra Takibinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar</h2>
<ul>
<li>Alacak yabancı para olarak açıkça belirtilmelidir.</li>
<li>Alacağın Türk Lirası karşılığı net bir şekilde belirtilmelidir.</li>
<li>Kur hesabı yapılırken tarih belirli ve net olmalıdır.</li>
<li>Günlük döviz kurlarında Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası&#8217;nın resmi web sitesi baz alınmalıdır.</li>
<li>Talep edilen feriler ayrı ayrı gösterilmelidir .</li>
<li>Yapılacak faiz türü belirtilmelidir.</li>
<li>Faiz kural olarak yabancı para üzerine yapılır fakat taraflar sözleşme serbestisine dayanarak faiz oranını kendileri belirleyebilir. Kendileri belirlemediği takdirde yasal faiz hükümleri geçerlidir.</li>
<li>Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi durumunda, alacaklının bu borcu vade veya fiili ödeme günündeki Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir.</li>
</ul>
<p>Bu hususlara kesinlikle dikkat edilmelidir. Bu alanda deneyimli bir avukatla çalışılması oldukça büyük önem arz etmektedir. Faiz türünde yapılan bir hata, yanlış kur tarihine göre işlem yapma, takip talebinde eksik veya yanlış bilgilerin olması, borçlunun iyi niyetle olmayan itirazları sebebiyle sürecin uzamasına veya hak kayıplarına neden olabilmektedir.</p>
<h2>V. Yabancı Para Borcuyla İlgili Emsal İçtihat</h2>
<p>Yabancı para borcuyla icra takibi teknik bilgiler gerektirmektedir. Takip yapılırken doğru takip yolunu seçmek ve  hata yapmamak için özen göstermek gerekir. Aksi takdirde hak kaybına yol açabilir. Bu nedenle yabancı paralarla ilgili icra takibi hakkında bilgi almak isterseniz alanında uzman avukatlarımıza ulaşabilirsiniz.</p>
<h3><strong>A. Ödeme Emrinde Yabancı Paranı Türk Lirası Karşılığı Gösterilmelidir</strong></h3>
<blockquote>
<h3></h3>
<p><em><strong>Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E. 2005/54 K. 2005/3689 T. 25.02.2005</strong></em></p>
<p><em>&#8221; </em><em>İİK.nun 58/3. maddesi gereğince alacaklı yabancı para alacağının TL. karşılığını (HED.) takip talepnamesinde ve buna bağlı olarak ödeme emrinde (İİK.nun 60/1.mad.) göstermek zorundadır. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında resen gözönünde tutulmalıdır. (HGK.nun 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E.-99/301 K. sayılı kararı) somut olayda gözlendiği gibi takip talepnamesinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının ve faizinin TL. karşılığı gösterilmediğinden Mahkemece resen takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir. (HGK.nun 6 Ekim 2004 tarih ve 2004/1-433 E. sayılı kararında da benimsendiği üzere kamu düzenine aykırılıkta aleyhe bozma ilkesi irdelenemeyeceğinden mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.</em></p>
<p><em>SONUÇ: Tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, 25.02.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi. &#8221;</em></p></blockquote>
<h3></h3>
<h3>B. Yabancı Para Borcunun Döviz veya TL Cinsen Ödenmesi Seçimlik Hakkı</h3>
<blockquote><p>Yabancı Para Borcunun Döviz veya TL Cinsen Ödenmesi Seçimlik Hakkı</p>
<p><strong>Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E. 2002/7107 K. 2002/7480 T. 26.11.2002</strong></p>
<p><em>&#8221; DAVA: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.</em></p>
<p><em>1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere ve özellikle mahkemece, Dairemizin 25.4.2000 günlü bozma kararına uyulmakla yetkiye yönelik temyiz itirazının kesinleşmiş bulunmasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.</em></p>
<p><em>2- BK.nun 83. maddesinin 3678 S. Kanun ile eklenen fıkra hükmüne göre yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi durumunda, alacaklının bu borcu vade veya fiili ödeme günündeki Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Mahkemece, bu yön ve takip talebindeki istem gözetilerek, yabancı paranın fiili ödeme günündeki Türk parası karşılığının tahsiline olanak sağlayacak biçimde itirazın iptal edilmesine karar verilmesi gerekirken, yabancı paranın aynen tahsiline olanak sağlayacak biçimde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, kredi sözleşmesinin döviz kredisiyle ilgili 19. maddesi hükmüne göre araştırma yapılmadan talep edilen senelik %25 oranında faize hükmedilmesi de isabetli değildir.</em></p>
<p><em>SONUÇ: Yukarda 1 s. bentte açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 s. bentte açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 26.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. &#8221;</em></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<div class="entry-content">
<p style="text-align: left;"><em><strong>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</strong></em></p>
<p><em><strong>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için: <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453, </a></strong></em><em> <a href="https://dikelaw.com.tr/">https://dikelaw.com.tr/</a></em></p>
<p>&nbsp;</p>
</div>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/yabanci-para-borcu-ile-icra-takibi-nasil-yapilir/">YABANCI PARA BORCU İLE İCRA TAKİBİ NASIL YAPILIR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/yabanci-para-borcu-ile-icra-takibi-nasil-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>A/T 6 : ALMANYA&#8217;DA UZUN SÜRELİ SAĞLIK SİGORTASI</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/a-t-6-almanyada-uzun-sureli-saglik-sigortasi/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/a-t-6-almanyada-uzun-sureli-saglik-sigortasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aytekin AKTAŞ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2026 14:07:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sigorta Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar & Avrupa Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[4/a 4/b 4/c Sigortalılık]]></category>
		<category><![CDATA[A]]></category>
		<category><![CDATA[A/T 6 Başvuru Süreci]]></category>
		<category><![CDATA[A/T 6 Formüleri]]></category>
		<category><![CDATA[A/T 6 Kapsamı]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Sağlık Yardımları]]></category>
		<category><![CDATA[AT 6]]></category>
		<category><![CDATA[AT 6 NASIL ALINIR]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Arb. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Çifte Sigortalılığın Önlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[SGK Yurt Dışı Sağlık İşlemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye–Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Sosyal Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Saplık Sigortası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=3633</guid>

					<description><![CDATA[<p>A/T 6 belgesi, 6 aydan uzun süreyle Almanya'ya çalışmaya giden Türkiye'deki sigortalı işçilerin faydalanabildiği protokoldür.</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/a-t-6-almanyada-uzun-sureli-saglik-sigortasi/">A/T 6 : ALMANYA&#8217;DA UZUN SÜRELİ SAĞLIK SİGORTASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>I-) A/T 6’nın Hukuki Niteliği ve Uygulama Çerçevesi</strong></h2>
<p>A/T 6 belgesi, A/T 11 belgesinden farklı olarak, 6 aydan uzun süreli geçici görevlendirmelerle Almanya&#8217;ya çalışmaya giden Türkiye&#8217;deki sigortalı işçilerin faydalanabildiği protokoldür. Aynı şekilde Almanya&#8217;da sigortalı işçi de Türkiye&#8217;de sağlık sigortasından faydalanabilmektedir. <a href="https://dikelaw.com.tr/a-t-11-almanya-turkiye-kisa-sureli-saglik-guvencesi/">A/T 11 Formüleri hakkındaki yazımız</a>ı okuyarak iki düzenleme arasındaki farkları görebilirsiniz.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti arasında 30.04.1964 tarihinde imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesi, sigortalıların geçici olarak diğer akit devlette bulundukları süre boyunca sosyal güvenlik haklarının korunmasını amaçlayan koordinasyon hükümleri içermektedir. Bu sözleşme kapsamında öngörülen formülerler, kişilerin yurt dışındaki faaliyetlerinin süresi ve niteliğine göre farklı hukuki sonuçlar doğurmakta; sigortalılık statüsünün hangi ülkede devam edeceği ve sağlık yardımlarının hangi koşullarda sağlanacağı hususlarını düzenlemektedir.</p>
<p>Bu çerçevede A/T 6 Formüleri, Türkiye’deki sigortalılık ilişkisi devam etmekle birlikte Almanya’ya altı aydan uzun süreli ancak geçici görevle gönderilen sigortalılar bakımından uygulanan özel bir sosyal güvenlik belgesidir. A/T 6’nın temel işlevi, sigortalının Almanya’daki geçici bulunumu sırasında Alman sosyal güvenlik sistemine tabi olmaksızın, Türkiye’deki sigortalılık statüsünün korunmasını ve sağlık yardımlarına ikili sözleşme hükümleri çerçevesinde erişimini sağlamaktır.</p>
<p>A/T 6, yalnızca Almanya bakımından uygulanan bir belge olmayıp; Türkiye’nin ikili sosyal güvenlik sözleşmesi imzaladığı diğer ülkeler bakımından benzer işlev gören ancak ülkeye özgü isim, kapsam ve koşullara sahip muadil belgeler bulunmaktadır. Bu nedenle A/T 6’nın diğer ülkelerde birebir aynı sonuçları doğurduğu yönündeki değerlendirmeler hukuken isabetli değildir. Her ülke bakımından uygulanacak belge türü ve kapsam, ilgili sözleşme hükümleri ve SGK’nın idari düzenlemeleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.</p>
<h3><strong>A-) A/T 6 Formülerinin Kapsamı</strong></h3>
<p>A/T 6 Formüleri, uygulamada sıklıkla yalnızca acil sağlık hizmetleriyle sınırlı bir belge olarak algılansa da, bu yaklaşım hukuki gerçekliği yansıtmamaktadır. A/T 6 kapsamında sağlanan sağlık yardımları, yalnızca ani ve hayati tehlike içeren durumlarla sınırlı olmayıp; sigortalının Almanya’daki geçici kalış süresi boyunca ortaya çıkan ve ertelenmesi sağlık açısından sakıncalı olan tıbben gerekli sağlık hizmetlerini de kapsamaktadır.</p>
<p>Bu çerçevede ayakta ve yatarak tedaviler, hekim muayeneleri, gerekli tıbbi tetkikler, tedavinin doğal uzantısı olan ilaç giderleri ve tıbbi gereklilik hâlinde hastane yatışları sözleşme hükümleri doğrultusunda karşılanabilmektedir. Buna karşılık, önceden planlanmış, isteğe bağlı veya Almanya’da özel olarak tercih edilen tedaviler A/T 6 kapsamına dâhil değildir. Belgenin sağladığı koruma, geçici kalış süresi ve tıbbi gereklilik ölçütü ile sınırlı tutulmuştur.</p>
<h3><strong>B-) Kimler A/T 6 Formülerinden Yararlanabilir?</strong></h3>
<p>A/T 6 Formüleri, Türkiye’deki sosyal güvenlik sistemine tabi sigortalıların Almanya’ya geçici görev kapsamında gönderilmeleri hâlinde uygulanmaktadır. Bu kapsamda temel yararlanıcı grubu, Türkiye’de bir işverene bağlı olarak 4/a kapsamında sigortalı çalışmakta iken işvereni tarafından Almanya’ya altı aydan uzun süreli geçici görevle gönderilen çalışanlar oluşturmaktadır. Bu kişiler bakımından sigortalılık ilişkisi Türkiye’de devam etmekte; prim ödeme yükümlülüğü SGK’ya karşı sürdürülmektedir.</p>
<p>A/T 6, ayrıca 4/c kapsamında sigortalı kamu görevlileri için de uygulanabilmektedir. Kamu kurumları tarafından Almanya’ya geçici görevle gönderilen personel, görevlendirmenin geçici nitelik taşıması ve kamu görevlisi statüsünün korunması kaydıyla bu kapsamda değerlendirilir.</p>
<p>Bunun yanında, sigortalının bakmakla yükümlü olduğu eş ve çocukları da, bu statülerinin Türkiye’de devam etmesi şartıyla, A/T 6 kapsamında sağlık yardımlarından yararlanabilmektedir. Ancak bakmakla yükümlü olunan kişi statüsünün sona ermiş olması hâlinde aile bireyleri açısından A/T 6 uygulanması mümkün değildir.</p>
<p>Almanya’da doğrudan Alman işverene bağlı olarak çalışmaya başlayanlar, kalıcı istihdam veya yerleşme amacıyla Almanya’ya gidenler ile 4/b kapsamında kendi adına ve hesabına çalışan Bağ-Kur’lular bakımından ise A/T 6 uygulaması söz konusu değildir. Bu kişiler açısından sağlık güvencesi, Alman mevzuatı çerçevesinde yapılacak yerel sigorta düzenlemeleriyle sağlanmaktadır.</p>
<h3><strong>C-) Süre Sınırları</strong></h3>
<p>Bu belge süresiz bir belge olmayıp, geçici görevlendirmenin süresine bağlı olarak düzenlenmektedir. İlk düzenleme aşamasında A/T 6, kural olarak en fazla 24 ay süreyle verilmektedir. Ancak bu süre otomatik olmayıp, fiilî görevlendirme süresi esas alınarak belirlenmektedir.</p>
<p>Geçici görevlendirmenin devam etmesi hâlinde belgenin süresi uzatılabilmektedir. Uzatma taleplerinin, mevcut sürenin sona ermesinden önce SGK’ya yapılması gerekmektedir. Uygulamada uzatmalar dâhil olmak üzere A/T 6’nın toplamda en fazla 5 yıla kadar uygulanabilmesi mümkündür. Bu sürenin aşılması hâlinde, görevlendirmenin geçici niteliğini yitirdiği kabul edilmekte ve sigortalının Alman sosyal güvenlik sistemine tabi olması gündeme gelmektedir.</p>
<h2><strong>II-) Başvuru Süreci</strong></h2>
<p>A/T 6 Formülerine ilişkin başvuru süreci, görevlendirmenin fiilen başlamasından önce Türkiye’de Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde yürütülmesi gereken idari işlemlerle başlamakta; Almanya’da belgenin yetkili kuruma ibraz edilmesiyle tamamlanmaktadır. Sürecin doğru ve zamanında yürütülmemesi, sağlık yardımlarından yararlanılamaması ve geriye dönük borçlandırma risklerini beraberinde getirebilmektedir.</p>
<ul>
<li>Türkiye aşamasında başvuru, sigortalının kendisi tarafından değil; kural olarak işveren veya ilgili kamu kurumu tarafından yapılmaktadır. Başvuru, sigortalının bağlı bulunduğu SGK Sosyal Güvenlik Merkezi’ne yöneltilir. Başvuru sırasında, görevlendirmenin geçici nitelikte olduğunu açıkça ortaya koyan belgelerin sunulması zorunludur. Bu kapsamda uygulamada <a href="https://www.sgk.gov.tr/Content/Post/ae180cac-8b02-465d-b637-99f2ca238213/Yurt-Disi-Saglik-Islemleri-2024-11-08-02-49-54">talep edilen başlıca belgeler</a> şunlardır:
<ul>
<li>İşveren veya kurum tarafından düzenlenmiş görevlendirme yazısı,</li>
<li>Görevlendirmenin süresini ve Almanya’daki faaliyet konusunu gösterir belgeler,</li>
<li>Sigortalının SGK hizmet dökümü,</li>
<li>Kimlik bilgileri ve varsa bakmakla yükümlü olunan eş ve çocuklara ilişkin nüfus kayıt örnekleri.</li>
</ul>
</li>
<li>SGK tarafından yapılan inceleme sonucunda, şartların sağlandığının tespiti hâlinde A/T 6 Formüleri düzenlenir. Uygulamada SGK, A/T 6 belgesini birden fazla nüsha hâlinde düzenlemekte; bunlardan biri sigortalıya verilmekte, biri SGK arşivinde muhafaza edilmekte, bir nüsha ise gerektiğinde Alman makamlarına ibraz edilmek üzere kullanılmaktadır. Sigortalıya teslim edilen belge, Almanya’daki işlemler bakımından asli ve zorunlu belgedir.</li>
<li>Sigortalı, Almanya’ya giriş yaptıktan sonra belgesini gecikmeksizin yetkili bir Alman kamu sağlık sigortası kurumuna (Krankenkasse) ibraz etmekle yükümlüdür. Mevzuatta kesin bir gün sayısı öngörülmemekle birlikte, uygulamada belgenin Almanya’ya girişten sonra en kısa sürede, tercihen ilk birkaç hafta içinde ibraz edilmesi büyük önem taşımaktadır. Belgenin geç ibraz edilmesi hâlinde, ilgili Krankenkasse sigortalıyı geçici olarak sigortasız kabul edebilmekte veya sunulan sağlık hizmetleri için sonradan ücret talep edebilmektedir.</li>
<li>A/T 6’nın Krankenkasse’ye ibraz edilmesiyle birlikte sigortalı, geçici kalış süresi boyunca sözleşme kapsamında öngörülen sağlık yardımlarından yararlanabilir hâle gelir. Sağlık hizmeti alınırken, sigortalının A/T 6 kapsamında kayıtlı olduğunun ilgili sağlık kuruluşu tarafından görülmesi gerekmektedir. Bu nedenle kayıt işleminin tamamlanması, fiilî sağlık hizmeti ihtiyacından önce yapılmalıdır.</li>
</ul>
<p>Belgenin süresinin dolmasına yakın, görevlendirmenin devam etmesi hâlinde uzatma başvurusu yine Türkiye’de SGK’ya yapılmalıdır. Uzatma işlemleri tamamlanmadan Almanya’da kalışın sürdürülmesi, belgenin geçerliliğini ortadan kaldırabileceği gibi, Alman sosyal güvenlik mevzuatına tabiiyet sonucunu da doğurabilecektir.</p>
<h2><strong>III-) Uygulamada Karşılaşılan Riskler ve Olası Hak Kayıpları</strong></h2>
<p>A/T 6 uygulamasında en sık karşılaşılan sorunların başında, belgenin sağladığı korumanın tam kapsamlı Alman kamu sağlık sigortasıyla karıştırılması gelmektedir. Kapsam dışı hizmetler nedeniyle yüksek sağlık giderleriyle karşılaşılması uygulamada yaygındır.</p>
<p>Bunun yanında, belge süresinin aşılması, uzatma işlemlerinin zamanında yapılmaması, Almanya’daki fiilî faaliyetin görevlendirme kapsamı dışına çıkması veya belgenin Alman kurumlarına zamanında ibraz edilmemesi ciddi hak kayıplarına yol açabilmektedir. Ayrıca Türkiye’deki sigortalılık statüsünde meydana gelen değişikliklerin bildirilmemesi, geriye dönük prim ve sağlık gideri taleplerine neden olabilmektedir.</p>
<p>Bu nedenle A/T 6 Formülerinin, yalnızca alınması değil; süresi, kapsamı ve fiilî durumla uyumu bakımından da dikkatle yönetilmesi gerekmektedir.</p>
<p><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>
<p><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong><em> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></em></p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/a-t-6-almanyada-uzun-sureli-saglik-sigortasi/">A/T 6 : ALMANYA&#8217;DA UZUN SÜRELİ SAĞLIK SİGORTASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/a-t-6-almanyada-uzun-sureli-saglik-sigortasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>A/T 11 : ALMANYA-TÜRKİYE KISA SÜRELİ SAĞLIK SİGORTASI</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/a-t-11-almanya-turkiye-kisa-sureli-saglik-guvencesi/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/a-t-11-almanya-turkiye-kisa-sureli-saglik-guvencesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aytekin AKTAŞ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 23:21:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Sigorta Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar & Avrupa Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[A/T 11 Formüleri]]></category>
		<category><![CDATA[A/T 11 sağlık güvencesi]]></category>
		<category><![CDATA[Acil sağlık hizmetleri Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya eğitim sağlık sigortası]]></category>
		<category><![CDATA[AT 11]]></category>
		<category><![CDATA[AT 11 NASIL ALINIR]]></category>
		<category><![CDATA[AT 11 SİGORTASI]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Arb. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Bakmakla yükümlü olunan kişi statüsü]]></category>
		<category><![CDATA[dikehukuk]]></category>
		<category><![CDATA[dikelaw]]></category>
		<category><![CDATA[Krankenkasse tescili]]></category>
		<category><![CDATA[M10 Bildirimi]]></category>
		<category><![CDATA[SGK yurtdışı sağlık yardımı]]></category>
		<category><![CDATA[Tıbben zorunlu tedavi kapsamı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye–Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=3627</guid>

					<description><![CDATA[<p>A/T 11 Formüleri, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından verilen ve ilgili kişinin Almanya’da bulunduğu süre içinde ortaya çıkabilecek acil ve tıbben zorunlu sağlık giderlerinin, Türkiye–Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi hükümleri doğrultusunda karşılanacağını gösteren bir sağlık yardımı belgesidir.</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/a-t-11-almanya-turkiye-kisa-sureli-saglik-guvencesi/">A/T 11 : ALMANYA-TÜRKİYE KISA SÜRELİ SAĞLIK SİGORTASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>I-) A/T 11 ’in Hukuki Dayanağı ve Ekonomik Önemi</strong></h2>
<p>A/T 11 Formüleri Almanya-Türkiye arasındaki ikili anlaşmaya dayanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti arasında 30.04.1964 tarihinde imzalanan Sosyal Güvenlik <a href="https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/KANUNLAR_KARARLAR/kanuntbmmc048/kanuntbmmc048/kanuntbmmc04800569.pdf">Sözleşmesi,</a> sosyal güvenlik hukukunun temel prensiplerinden biri olan mülkilik ilkesine, yalnızca sözleşmede öngörülen hâllerle sınırlı olmak üzere istisna getirmektedir. Bu sözleşme uyarınca, Türkiye’de sosyal güvenlik sistemine tâbi bulunan bazı kişilerin, Almanya’da bulundukları süre boyunca sözleşmede belirlenen koşullar dâhilinde sağlık yardımlarından yararlanabilmeleri mümkün hâle gelmiştir.</p>
<p>Bu çerçevede düzenlenen A/T 11 Formüleri, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından verilen ve ilgili kişinin Almanya’da bulunduğu süre içinde ortaya çıkabilecek acil ve tıbben zorunlu sağlık giderlerinin, Türkiye–Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi hükümleri doğrultusunda karşılanacağını gösteren bir sağlık yardımı belgesidir. A/T 11, Alman sosyal güvenlik sistemi içerisinde bağımsız veya tam kapsamlı bir sağlık sigortası statüsü yaratmamakta; yalnızca sözleşmede açıkça öngörülen sağlık yardımları bakımından geçerlilik taşımaktadır. Bu yönüyle belge, ikame bir sigorta değil, sözleşmeye dayalı sınırlı bir sağlık güvencesi aracıdır.</p>
<p>Türkiye’nin uluslararası sosyal güvenlik ilişkileri Almanya ile sınırlı olmayıp; Hollanda (N/TUR), Avusturya (A/TR), Fransa (SE), Belçika (BE/TR) gibi birçok ülke ile sağlık yardımlarını da kapsayan ikili sosyal güvenlik sözleşmeleri mevcuttur. Ancak bu sözleşmelerin her biri, kapsam ve yararlanıcı gruplar bakımından farklı hükümler içermektedir. Bu nedenle Almanya bakımından uygulanan A/T 11 formülerinin, diğer ülkeler açısından birebir geçerli olduğu yönündeki değerlendirme hukuken isabetli değildir. Her bir ülke bakımından geçerli olan formülerin kapsamı, ilgili ikili sözleşme hükümleri çerçevesinde ayrıca ele alınmalıdır.</p>
<p>A/T 11 belgesi, özellikle Almanya’da öğrenim gören öğrenciler açısından önemli bir ekonomik avantaj sağlayabilmektedir. Almanya’da yasal öğrenci kamu sağlık sigortası primlerinin aylık yaklaşık 125–150 Euro seviyesinde olduğu dikkate alındığında, A/T 11 belgesinin hukuken geçerli olduğu hâllerde zorunlu Alman kamu sağlık sigortasına geçiş yapılmaksızın sağlık güvencesinin sürdürülmesi, yıllık bazda kayda değer bir maliyet avantajı yaratmaktadır. Bununla birlikte, bu avantajın mutlak ve sınırsız olmadığı; yalnızca A/T 11 belgesinin geçerli kabul edildiği kişi grupları ve sürelerle sınırlı olduğu özellikle vurgulanmalıdır.</p>
<h2><strong>II-) Kimler A/T 11 ’den Yararlanabilir?</strong></h2>
<p>A/T 11 belgesinden yararlanma hakkı, kişinin Türkiye’deki sosyal güvenlik statüsüne bağlıdır. Bu belge, herkese açık bir sağlık sigortası olmayıp; yalnızca Türkiye’de sosyal güvenlik sistemi kapsamında sağlık yardımı hakkı bulunan kişiler için, Almanya’da bulunulan süreyle sınırlı olarak SGK tarafından düzenlenmektedir.</p>
<h3><strong style="font-size: 20px;">A-) Bakmakla Yükümlü Olunan Kişiler</strong></h3>
<p>Türkiye’de genel sağlık sigortası kapsamında bulunan bir sigortalının bakmakla yükümlü olduğu aile bireyleri, A/T 11 belgesinden yararlanabilen temel gruplardan biridir. Öğrenim amacıyla Almanya’da bulunan öğrenciler, uygulamada bu grubun önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.</p>
<p>Bununla birlikte, öğrenciler açısından A/T 11 belgesi otomatik bir hak niteliği taşımamaktadır. Belgenin düzenlenebilmesi için, öğrencinin SGK nezdinde bakmakla yükümlü olunan kişi statüsünün fiilen devam ediyor olması gerekmektedir. Bu kapsamda uygulamada dikkate alınan başlıca hususlar şunlardır:</p>
<p>Erkek öğrenciler bakımından, <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5510-20120101.pdf">5510 sayılı Kanun</a> ve SGK uygulamaları gereği 25 yaş sınırı genel kural olarak esas alınmakta; öğrencinin 25 yaşını doldurmamış olması ve öğreniminin devam etmesi aranmaktadır.</p>
<p>Kız çocukları yönünden mevzuatta yaş sınırı bakımından daha esnek düzenlemeler bulunmakla birlikte, uluslararası sağlık yardımlarına ilişkin uygulamada SGK tarafından çoğunlukla 25 yaş sınırının esas alındığı görülmektedir. Bu nedenle her somut olayda SGK’nın güncel uygulamasının dikkate alınması gerekmektedir.</p>
<p>Öğrencinin Türkiye’de kendi adına genel sağlık sigortalısı olmaması, başka bir ifadeyle ayrı bir GSS yükümlülüğünün doğmamış olması önem taşır. Bakmakla yükümlü olunan kişi statüsü sona ermiş veya askıya alınmış olan öğrenciler adına A/T 11 belgesi düzenlenmesi mümkün değildir.</p>
<p>Bu nedenle Almanya’da öğrenim gören her öğrencinin A/T 11 belgesi alabileceği yönündeki yaygın kanaat doğru değildir; her başvuru, kişinin SGK kayıtları esas alınarak ayrıca değerlendirilir.</p>
<h3><strong>B-) Emekliler ile Dul ve Yetim Aylığı Alanlar</strong></h3>
<p>Türkiye’den emekli aylığı, dul aylığı veya yetim aylığı alan kişiler de A/T 11 belgesinden yararlanabilen gruplar arasında yer almaktadır. Bu kişiler bakımından belge, çoğunlukla kısa süreli ve geçici Almanya ziyaretleri için düzenlenmektedir.</p>
<h3><strong>C-) Geçici Görevle Almanya’ya Gönderilen Sigortalılar</strong></h3>
<p>Türkiye’de bir işverene bağlı olarak sigortalı çalışmakta iken, işvereni tarafından Almanya’ya geçici görevle gönderilen sigortalılar, görevlendirme süresinin altı ayı aşmaması hâlinde bu düzenlemeden yararlanabilmektedir. Bu kapsamda, sigortalının kendisiyle birlikte bakmakla yükümlü olduğu aile bireyleri adına da belge düzenlenmesi mümkündür. Görevlendirme süresinin altı ayı aşması hâlinde ise A/T 11 değil, A/T 6 formülerinin uygulanması gündeme gelmektedir.</p>
<h2><strong>III-) A/T 11 Belgesinden Yararlanamayacak Kimseler</strong></h2>
<p>Mevcut mevzuat ve SGK’nın idari uygulamaları çerçevesinde, Türkiye’de aktif olarak çalışan ve Almanya’ya kısa süreli dahi olsa çalışma ilişkisi kapsamında giden 4/a kapsamındaki sigortalılar ile 4/b kapsamında kendi adına prim ödeyen Bağ-Kur’lular bakımından A/T 11 belgesi düzenleneceğine ilişkin açık bir idari düzenleme bulunmamaktadır. Ayrıca, Genel Sağlık Sigortası kapsamında olmakla birlikte primleri devlet tarafından karşılanan 60/c kapsamındaki kişiler de A/T 11 belgesinden yararlanamamaktadır. Bu kişi grupları açısından, Almanya’da sağlık güvencesi, Alman mevzuatı uyarınca yapılacak yerel sağlık sigortası düzenlemeleri aracılığıyla sağlanmaktadır.</p>
<h2><strong>IV-) A/T 11 Belgesi İçin Başvuru Aşamaları </strong></h2>
<p>A/T 11 belgesinden yararlanabilmek için sürecin yalnızca Almanya ayağı değil, Türkiye’de SGK nezdinde yürütülen başvuru aşaması da önem taşır. Uygulamada en sık başvuruda bulunan grup öğrenciler olmakla birlikte, belgenin düzenlenme koşulları ve SGK tarafından talep edilen belgeler kişinin sosyal güvenlik statüsüne göre değişebilmektedir.</p>
<ul>
<li>Öğrenim amacıyla Almanya’ya gidecek ve Türkiye’de bakmakla yükümlü olunan kişi statüsü devam eden öğrenciler, ikamet ettikleri yerdeki SGK Sosyal Güvenlik Merkezine şahsen başvurarak A/T 11 belgesi talep ederler.</li>
<li>Bu başvuru sırasında genellikle Almanya’daki eğitim kurumundan alınmış kabul veya kayıt belgesi, kimlik bilgileri ve gidiş amacını gösteren belgeler istenmekte; öğrencinin bakmakla yükümlü olunan kişi statüsü ile genel sağlık sigortası durumu SGK tarafından sistem üzerinden kontrol edilmektedir.</li>
<li>Başvurunun eksiksiz yapılması hâlinde A/T 11 belgesi çoğu durumda kısa süre içinde düzenlenmekle birlikte, işlem süresi SGK birimlerinin uygulamalarına ve başvurunun niteliğine göre değişebilmektedir.</li>
<li>SGK tarafından düzenlenen belgede, Almanya’da başvurulması gereken yetkili Alman kamu sağlık sigortası kurumu açıkça belirtilir ve kişi Almanya’ya vardığında bu kuruma başvurarak belgenin sisteme kaydedilmesini sağlar.</li>
<li>Öğrenciler bakımından bu işlem, üniversiteye zorunlu kamu sağlık sigortasından muafiyeti gösteren M10 bildiriminin iletilmesi açısından önem taşır.</li>
<li>Bununla birlikte, emekliler, aylık alanlar veya geçici görevle Almanya’ya gönderilen sigortalılar açısından talep edilen belgeler ve izlenecek yol farklılık gösterebilmekte; özellikle görevlendirme süresinin altı ayı aşması hâlinde A/T 11 yerine A/T 6 belgesi gündeme gelmektedir.</li>
</ul>
<p>A/T 11 uygulaması, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri ve SGK’nın güncel idari uygulamalarına dayandığından, her somut olayda farklı değerlendirmeler yapılabilmekte; bu nedenle sınırda kalan veya uzun süreli kalış içeren durumlarda başvuru öncesinde SGK’dan bilgi alınması ya da uluslararası sosyal güvenlik alanında uzman bir hukukçudan destek alınması yerinde olacaktır.</p>
<h2><strong>V-) Uygulamada Karşılaşılan Riskler ve Olası Hak Kayıpları</strong></h2>
<ul>
<li>A/T 11 belgesinin uygulamadaki geçerliliğini en fazla etkileyen hususların başında, öğrencinin Almanya’da çalışma faaliyetine başlaması gelmektedir. Türkiye’de bakmakla yükümlü olunan kişi statüsüne dayalı olarak düzenlenen A/T 11 belgesi, bu statünün devamına bağlıdır. Almanya’da sigortalılık doğuran bir işte çalışmaya başlanması hâlinde, öğrenci Türkiye’deki bakmakla yükümlü olunan kişi statüsünü kaybeder ve bu durum belgenin hukuken geçersiz hâle gelmesine yol açar.</li>
<li>Uygulamada özellikle minijob (kısa süreli/ part-time işler) sınırının aşılması önem taşımaktadır. Almanya’da düşük gelirli ve sınırlı süreli işler bakımından öngörülen minijob rejimi, belirli koşullar altında sigorta yükümlülüğünü doğurmayabilmekle birlikte; bu sınırın aşılması veya çalışmanın niteliği gereği zorunlu sigortalılık kapsamına girmesi hâlinde, kişi Almanya sosyal güvenlik sistemine tâbi olur. Bu durumda belgenin artık kullanılamaz ve ilgili kişinin Almanya kamu sağlık sigortasına (gesetzliche Krankenversicherung) veya şartları varsa özel sağlık sigortasına geçmesi gerekir. Statü değişikliğinin ilgili kurumlara bildirilmemesi hâlinde, hem Almanya’da hem Türkiye’de idari ve mali yaptırımlarla karşılaşılması mümkündür.</li>
<li>Bir diğer önemli risk alanı, belgenin geçerlilik süresinin sona ermesine rağmen yenileme başvurusunun yapılmamasıdır. Uygulamada A/T 11 belgeleri çoğunlukla altı aylık süreler için düzenlenmektedir. Sürenin bitiminde uzatma talebinde bulunulmaması hâlinde, kişi fiilen sigortasız duruma düşmekte ve bu dönemde alınan sağlık hizmetlerinin bedeli kendisine doğrudan fatura edilmektedir. Almanya’da sağlık hizmetlerinin yüksek maliyetli olduğu dikkate alındığında, bu durum ciddi ekonomik sonuçlar doğurabilmektedir.</li>
<li>Ayrıca öğrenim süresinin uzaması, çalışma izni alınması, Almanya’daki kalış amacının değişmesi veya Türkiye’deki sosyal güvenlik statüsünde meydana gelen değişiklikler de belgenin geçerliliğini doğrudan etkilemektedir. Yanlış veya eksik beyan, geç bildirim ya da belgenin kapsamının hatalı yorumlanması; geriye dönük sağlık giderleri, üniversite kayıt süreçlerinde sorunlar ve bazı durumlarda Almanya’daki oturum işlemlerinin olumsuz etkilenmesi gibi sonuçlara yol açabilmektedir.</li>
</ul>
<p>Sayılan sebeplerle  A/T 11 sürecinin, başvuru aşamasından kullanım süresinin sonuna kadar dikkatle takip edilmesi gerekmektedir. Özellikle başvuru öncesinde kişinin Türkiye’deki sosyal güvenlik statüsünün doğru analiz edilmesi, belge sürelerinin takibi ve <a href="https://dikelaw.com.tr/almanya-sirket-turleri-ve-tesvikler/">Almanya’da olası çalışma planlarını</a>n hukuki çerçevede değerlendirilmesi, uygulamada en sık karşılaşılan hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.</p>
<p><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>
<p><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong><em> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></em></p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/a-t-11-almanya-turkiye-kisa-sureli-saglik-guvencesi/">A/T 11 : ALMANYA-TÜRKİYE KISA SÜRELİ SAĞLIK SİGORTASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/a-t-11-almanya-turkiye-kisa-sureli-saglik-guvencesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TOPLAYICILIK MEVZUATINDAKİ DEĞİŞİKLİKLER</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/toplayicilik-mevzuatindaki-degisiklikler/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/toplayicilik-mevzuatindaki-degisiklikler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aytekin AKTAŞ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Dec 2025 07:04:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Enerji Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ticaret & Şirketler Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[4054 sayılı Kanun]]></category>
		<category><![CDATA[6446 sayılı kanun]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Arb. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Olcay Yonca KAZANASMAZ]]></category>
		<category><![CDATA[bağlantı anlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[depolama]]></category>
		<category><![CDATA[Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği]]></category>
		<category><![CDATA[Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği]]></category>
		<category><![CDATA[Elektrik Piyasası Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Elektrik Piyasası Toplayıcılık Faaliyetleri Yönetmeliği]]></category>
		<category><![CDATA[enerji hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[enerji toplayacılığı]]></category>
		<category><![CDATA[enerjipiyasasıdüzenlemekurumu]]></category>
		<category><![CDATA[EPC]]></category>
		<category><![CDATA[EPİAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[EPK]]></category>
		<category><![CDATA[PPA]]></category>
		<category><![CDATA[toplayıcılık yönetmeliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=3502</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplayıcılık Mevzuatındaki Değişiklikler I. Enerji Piyasalarında Toplayıcılık Faaliyetleri Nedir? Toplayıcılık Yönetmeliği&#8217;ne konu olan enerji toplayıcılığı, birden fazla üretim, tüketim veya depolama biriminin tek bir portföy altında birleştirilerek piyasa faaliyetlerine katılımını sağlayan yeni bir piyasa mekanizmasıdır. Bu mekanizmaya dair detaylı bilgiler için Elektrik Piyasalarında Toplayıcılık Faaliyeti yazımızı okuyabilirsiniz. Bu faaliyet sayesinde, küçük ölçekli üreticiler (örneğin lisanssız [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/toplayicilik-mevzuatindaki-degisiklikler/">TOPLAYICILIK MEVZUATINDAKİ DEĞİŞİKLİKLER</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 data-start="279" data-end="340">Toplayıcılık Mevzuatındaki Değişiklikler</h2>
<h3 data-start="342" data-end="392"><strong data-start="346" data-end="392">I. Enerji Piyasalarında Toplayıcılık Faaliyetleri Nedir?</strong></h3>
<p data-start="426" data-end="806">Toplayıcılık Yönetmeliği&#8217;ne konu olan enerji toplayıcılığı, birden fazla üretim, tüketim veya depolama biriminin tek bir portföy altında birleştirilerek piyasa faaliyetlerine katılımını sağlayan yeni bir piyasa mekanizmasıdır. Bu mekanizmaya dair detaylı bilgiler için <a href="https://dikelaw.com.tr/elektrik-piyasalarinda-toplayicilik-faaliyeti/">Elektrik Piyasalarında Toplayıcılık Faaliyeti</a> yazımızı okuyabilirsiniz.</p>
<p data-start="426" data-end="806">Bu faaliyet sayesinde, küçük ölçekli üreticiler (örneğin lisanssız GES sahipleri) veya esnek tüketim noktaları, topluca hareket ederek sistem dengelemesine ve fiyat istikrarına katkı sunar.</p>
<blockquote data-start="808" data-end="1048">
<p data-start="810" data-end="1048">Dayanak: 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu (EPK) m.3, m.5 ve m.7 hükümleri;<br data-start="896" data-end="899" />EPDK tarafından 20 Temmuz 2024 tarihli Elektrik Piyasası Toplayıcılık Faaliyetleri Yönetmeliği (Resmî Gazete, 32688 sayılı) ile düzenlenmiştir.</p>
</blockquote>
<h4 data-start="1050" data-end="1102"><strong data-start="1055" data-end="1102">1.1. Avrupa Birliği’nde Toplayıcılık Modeli</strong></h4>
<p>6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, Avrupa enerji piyasaları ile uyumlu bir çerçeve oluşturulması hedefiyle hazırlanmıştır. Bu doğrultuda, Avrupa enerji piyasalarında da Türkiye’deki düzenlemelere paralel şekilde, dikey bütünleşmiş yapıların ayrıştırılması ve piyasanın küçük ölçekli aktörlerin katılımına açılmasını sağlayacak düzenleyici adımlar atılmıştır.</p>
<p data-start="1103" data-end="1292">AB’nin 2019/944 sayılı Elektrik Direktifi (<a href="https://www.entsoe.eu/cep/">EU Clean Energy Package</a>) toplayıcıyı, piyasada rekabeti ve esnekliği artıran bağımsız bir piyasa aktörü olarak tanımlar.<br data-start="1270" data-end="1273" />Bu çerçevede AB’de:</p>
<ul>
<li>Piyasalara Serbest Giriş Hakkı</li>
</ul>
<p>Direktif, toplayıcıların diğer piyasa aktörlerinin onayına gerek duymadan elektrik piyasalarına giriş yapabilmesini güvence altına almıştır.</p>
<ul>
<li>Aktif Müşterilerin ve Enerji Topluluklarının Toplayıcı Aracılığıyla Piyasaya Katılımı</li>
</ul>
<p>Aktif müşterilerin ve enerji topluluklarının, doğrudan veya bir toplayıcı üzerinden elektrik piyasalarına katılma hakkı düzenlenmiştir.</p>
<ul>
<li>Veri Paylaşımında Şeffaf ve Ayrımcı Olmayan Kurallar</li>
</ul>
<p>Toplayıcılarla diğer piyasa işletmecileri arasındaki veri paylaşımının şeffaf, ayrımcı olmayan ve kişisel/ticari verileri koruyan usullere tabi olması zorunlu kılınmıştır.</p>
<ul>
<li>Dengeleme</li>
</ul>
<p>Toplayıcılık faaliyeti yürüten piyasa katılımcıları, sistemde neden oldukları dengesizliklerden sorumlu tutulmuştur.</p>
<ul>
<li>Tüketicilerin Korunması</li>
</ul>
<p>Bağımsız toplayıcılarla sözleşme yapan son tüketicilerin tedarikçileri tarafından haksız ceza, ek ücret veya sözleşmesel kısıtlara tabi tutulması yasaklanmıştır.</p>
<ul>
<li>Uyuşmazlık Çözüm Mekanizması</li>
</ul>
<p>Toplayıcılarla diğer piyasa katılımcıları arasında ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümü için düzenleyici bir mekanizma oluşturulacağı düzenlenmiştir.</p>
<p>Bu kapsamda, üretim, iletim ve tedarik faaliyetlerinin sahiplik esasına göre ayrıştırılması benimsenmiş; ayrıca piyasanın belirlenen hedeflere göre düzenlenmesi için Avrupa Birliği Enerji Düzenleyicileri İşbirliği Ajansı (ACER) ile Avrupa Elektrik İletim Sistemi Operatörleri Ağı (ENTSO-E) kurulmuştur. Bu kapsamda Türkiye, Avrupa elektrik piyasalarıyla teknik ve düzenleyici uyumu güçlendirmek amacıyla ENTSO-E ile uzun dönemli enterkonneksiyon anlaşması imzalamıştır.</p>
<p data-start="1467" data-end="1609">Türkiye’deki yeni yönetmelik, bu modelden esinlenerek, tüketici katılımını ve dağıtık üretim entegrasyonunu hukuki bir zemine oturtmuştur.</p>
<h4 data-start="1611" data-end="1665"><strong data-start="1616" data-end="1665">1.2. Türkiye’de Toplayıcılığın Gelişim Süreci</strong></h4>
<p data-start="1666" data-end="1832">Enerji toplayıcılığı kavramı, Türkiye elektrik piyasasında ilk kez Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından 2024 yılında resmen tanımlandı.<br data-start="1819" data-end="1822" />Bu adım;</p>
<ul data-start="1833" data-end="2023">
<li data-start="1833" data-end="1895">
<p data-start="1835" data-end="1895">Yenilenebilir enerji kaynaklarının sisteme entegrasyonunu,</p>
</li>
<li data-start="1896" data-end="1947">
<p data-start="1898" data-end="1947">Depolama ve talep tarafı yönetiminin artmasını,</p>
</li>
<li data-start="1948" data-end="2023">
<p data-start="1950" data-end="2023">Verimlilik ve arz güvenliği hedeflerinin güçlenmesini<br data-start="2003" data-end="2006" />amaçlamaktadır.</p>
</li>
</ul>
<hr data-start="2025" data-end="2028" />
<h3 data-start="2030" data-end="2071"><strong data-start="2034" data-end="2071">II. Mevzuattaki Yenilikler</strong></h3>
<h4 data-start="2073" data-end="2116"><strong data-start="2078" data-end="2116">2.1. Elektrik Piyasası Toplayıcılık Faaliyetleri Yönetmeliği</strong></h4>
<p data-start="2117" data-end="2257">20 Temmuz 2024 tarihli <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2024/12/20241217-27.htm">Elektrik Piyasası Toplayıcılık Faaliyetleri Yönetmeliği</a>, elektrik piyasasında faaliyet gösterecek toplayıcıların:</p>
<ul data-start="2258" data-end="2369">
<li data-start="2258" data-end="2273">
<p data-start="2260" data-end="2273">Lisans,</p>
</li>
<li data-start="2274" data-end="2300">
<p data-start="2276" data-end="2300">Kayıt ve bildirim,</p>
</li>
<li data-start="2301" data-end="2320">
<p data-start="2303" data-end="2320">Sorumluluk,</p>
</li>
<li data-start="2321" data-end="2369">
<p data-start="2323" data-end="2369">Veri paylaşımı<br data-start="2341" data-end="2344" />esaslarını belirlemiştir.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="2371" data-end="2540">Yönetmeliğin amacı, EPK m.5/1-a ve Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nde tanımlanan piyasa işleyişini destekleyen yeni bir katılım modelinin oluşturulmasıdır.</p>
<h5 data-start="2542" data-end="2588"><strong data-start="2547" data-end="2588">2.1.1 Önceki Mevzuat ile Karşılaştırma</strong></h5>
<div class="_tableContainer_1rjym_1">
<div class="group _tableWrapper_1rjym_13 flex w-fit flex-col-reverse" tabindex="-1">
<table class="w-fit min-w-(--thread-content-width)" data-start="2590" data-end="3279">
<thead data-start="2590" data-end="2642">
<tr data-start="2590" data-end="2642">
<th data-start="2590" data-end="2597" data-col-size="sm">Konu</th>
<th data-start="2597" data-end="2616" data-col-size="sm">Önceki Düzenleme</th>
<th data-start="2616" data-end="2642" data-col-size="md">Yeni Yönetmelik (2024)</th>
</tr>
</thead>
<tbody data-start="2697" data-end="3279">
<tr data-start="2697" data-end="2796">
<td data-start="2697" data-end="2709" data-col-size="sm">Tanım</td>
<td data-col-size="sm" data-start="2709" data-end="2746">Toplayıcı kavramı tanımlı değildi.</td>
<td data-col-size="md" data-start="2746" data-end="2796">“Toplayıcı” kavramı ilk kez m.4’te tanımlandı.</td>
</tr>
<tr data-start="2797" data-end="2910">
<td data-start="2797" data-end="2819" data-col-size="sm">Lisans ve Yetki</td>
<td data-col-size="sm" data-start="2819" data-end="2861">Belirli bir lisans türü öngörülmemişti.</td>
<td data-col-size="md" data-start="2861" data-end="2910">EPDK’dan izin ve kayıt zorunluluğu getirildi.</td>
</tr>
<tr data-start="2911" data-end="3025">
<td data-start="2911" data-end="2935" data-col-size="sm">Tüketici Katılımı</td>
<td data-col-size="sm" data-start="2935" data-end="2972">Serbest tüketici limitine tabiydi.</td>
<td data-col-size="md" data-start="2972" data-end="3025">Her ölçekten tüketici esneklik hizmeti sunabilir.</td>
</tr>
<tr data-start="3026" data-end="3172">
<td data-start="3026" data-end="3047" data-col-size="sm">Veri Paylaşımı</td>
<td data-col-size="sm" data-start="3047" data-end="3083">Dağıtım şirketleriyle sınırlıydı.</td>
<td data-col-size="md" data-start="3083" data-end="3172">Piyasa işletmecisi EPİAŞ ile gerçek zamanlı veri paylaşımı zorunlu hale geldi (m.10).</td>
</tr>
<tr data-start="3173" data-end="3279">
<td data-start="3173" data-end="3190" data-col-size="sm">Sorumluluk</td>
<td data-col-size="sm" data-start="3190" data-end="3210">Üretici bazlıydı.</td>
<td data-col-size="md" data-start="3210" data-end="3279">Üretim, tüketim ve depolamayı kapsayan üçlü yapı getirildi.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
</div>
<h5 data-start="3281" data-end="3327"><strong data-start="3286" data-end="3327">2.1.2. Uygulama Süreci ve Yükümlülükler</strong></h5>
<p data-start="3328" data-end="3348">Yönetmelik uyarınca:</p>
<ul data-start="3349" data-end="3638">
<li data-start="3349" data-end="3453">
<p data-start="3351" data-end="3453">Toplayıcılar, EPİAŞ’a kayıt olmak ve portföy yönetim sistemlerini kurmakla yükümlüdür (m.8).</p>
</li>
<li data-start="3454" data-end="3540">
<p data-start="3456" data-end="3540">Portföy dahilindeki katılımcılardan veri toplama ve dengeleme işlemlerini yürütür.</p>
</li>
<li data-start="3541" data-end="3638">
<p data-start="3543" data-end="3638">Bilgi güvenliği, katılımcı sözleşmeleri ve ölçüm doğruluğu hususlarında sorumluluk taşır.</p>
</li>
</ul>
<blockquote data-start="3640" data-end="3815">
<p data-start="3642" data-end="3815">İlgili Düzenleme: Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği (DUY) toplayıcıların uzlaştırma sistemine dâhil olma esaslarını belirlemektedir.</p>
</blockquote>
<h4 data-start="3642" data-end="3815"><strong>2.2. Toplayıcıların Dengeleme Güç Piyasasına Katılma Amacıyla Topluluk  Oluşturma Kriterleri</strong></h4>
<p>19.11.2025 tarihli  “Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile DUY  22. Maddesinin 4 fıkrasında yapılan değişiklik kapsamında, <i><strong>“Toplayıcıların Dengeleme Güç Piyasasına Katılma Amacıyla Topluluk  Oluşturma Kriterleri”</strong></i>  genel esasları şekilde belirlenmiştir:</p>
<ul>
<li>Toplayıcılar, lisanslı üretim, lisanssız üretim ve tüketim tesisleri için TEİAŞ tarafından belirlenen dengeleme bölgesi bazında topluluk oluşturabilecektir.</li>
<li>Lisanslı Üretim, Lisanssız Üretim ve Tüketim tesisleri dengeleme bölgesi bazında oluşturulan topluluklara ayrı ayrı katılacaktır.</li>
<li>DGP’ye katılan UEVÇB’ler, dengeleme bölgesi bazında oluşturulan topluluk içerisinde yer alamayacaktır.</li>
<li>Dengeleme bölgesi bazında oluşturulacak topluluklar, dağıtım ve iletim gerilim seviyesine bağlı olarak ayrı ayrı oluşturulacaktır.</li>
<li>Toplayıcıların, dengeleme bölgesi bazında oluşturulacak topluluk altında yer alacak kullanıcılar ile toplayıcılık hizmet anlaşmasını imzalamış olmaları gerekmektedir.</li>
<li>Toplayıcıların, dengeleme bölgesi bazında oluşturulacak olan topluluk UEVÇB’sinin izlenebilirliğini ve TEİAŞ tarafından belirlenen platforma veri aktarımını sağlamaları gerekmektedir.</li>
<li>Dengeleme bölgesi bazında oluşturulacak toplulukların 15 dakika içerisinde en az 10 MW yük alma ve/veya yük atma özelliğine sahip olması gerekmektedir.</li>
<li>Dengeleme bölgesi bazında oluşturulacak topluluk UEVÇB’sinin devreye girme, devreden çıkma, yüklenme, yük düşme gibi performans özelliklerini gösteren teknik parametreler başvuru esnasında TEİAŞ’a sunulacaktır.</li>
<li>Sistem İşletmecisi tarafından uygun görülen topluluk UEVÇB’leri için DGP’ye teklif sunulması zorunludur.</li>
</ul>
<p><em>Lisanslı Üretimlerin Dengeleme Bölgesi Bazında Topluluk Oluşturma Kriterleri, Lisanssız Üretimlerin Dengeleme Bölgesi Bazında Topluluk Oluşturma Kriterleri ve Tüketim Tesislerinin Dengeleme Bölgesi Bazında Topluluk Oluşturma Kriterleri</em> başlıkları ile topluluk oluşturma başvuru yoluna ilişkin bilgilere <a href="https://www.teias.gov.tr/duyurular/toplayicilarin-dgpye-katilma-amaciyla-topluluk-olusturma-kriterleri">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<h4><strong>2.3. Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik</strong></h4>
<p>25.11.2025 tarihli ve 33088 Resmi Gazete sayılı yönetmelik ile <span class="GramE">12/5/2019</span> tarihli ve 30772 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği&#8217;nde bir takım değişikliklere gidilmiştir.</p>
<p>Yönetmeliğin 4., 7., 10., 14., 15.,16.,17.19.,26.,28., 30. ve 37. maddelerinde kısmi değişiklikler yapılmış ve geçici madde 11 ve 12 eklenmiştir.</p>
<p>Toplayıcılık faaliyetiyle ilgili değişiklik ise şu şekildedir:</p>
<p>&#8220;<em>MADDE 1<b>&#8211; </b><span class="GramE">12/5/2019</span> tarihli ve 30772 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (t) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı fıkranın (ü) bendinde yer alan “üretim lisansı sahibi tüzel kişilerin bizzat” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya toplayıcı aracılığıyla” ibaresi eklenmiş, aynı bentte yer alan “bölgelerinde bulundukları görevli tedarik şirketleri” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya toplayıcı” ibaresi eklenmiştir.</em>&#8221;</p>
<hr data-start="3817" data-end="3820" />
<h3 data-start="3822" data-end="3894"><strong data-start="3826" data-end="3894">III. Yeni Mevzuatın Enerji Piyasasına Etkileri</strong></h3>
<h4 data-start="3896" data-end="3937"><strong data-start="3901" data-end="3937">3.1. Piyasa Esnekliği ve Rekabet</strong></h4>
<p data-start="3938" data-end="4058">Yeni düzenleme ile birlikte, elektrik piyasasında çok aktörlü bir yapı hedeflenmektedir.<br data-start="4030" data-end="4033" />Toplayıcılık mekanizması:</p>
<ul data-start="4059" data-end="4296">
<li data-start="4059" data-end="4146">
<p data-start="4061" data-end="4146">EPİAŞ bünyesindeki Gün Öncesi ve Dengeleme Piyasaları’nda likiditeyi artıracak,</p>
</li>
<li data-start="4147" data-end="4218">
<p data-start="4149" data-end="4218">Küçük üreticilerin ticari olarak piyasaya girmesini sağlayacak,</p>
</li>
<li data-start="4219" data-end="4296">
<p data-start="4221" data-end="4296">Talep tarafı katılımını teşvik ederek arz güvenliğini güçlendirecektir.</p>
</li>
</ul>
<h4 data-start="4426" data-end="4490"><strong data-start="4431" data-end="4490">3.2. PPA (Power Purchase Agreement) Süreçlerine Etkiler</strong></h4>
<p data-start="4491" data-end="4595">Toplayıcılık faaliyeti, PPA sözleşmelerinin taraf ve kapsam yapısını önemli ölçüde değiştirebilir.</p>
<ul>
<li data-start="4596" data-end="4713">
<p data-start="4598" data-end="4713">Artık küçük ölçekli üreticiler doğrudan değil, toplayıcı portföyü üzerinden enerji satışı gerçekleştirebilir.</p>
</li>
<li data-start="4714" data-end="4859">
<p data-start="4716" data-end="4859">Bu, sözleşme ilişkisini basitleştirirken; ölçüm doğruluğu, portföy dengesizliği ve tahsilat konularında yeni sorumluluk alanları yaratır.</p>
</li>
<li>Farklı alıcıların fiyat, hacim, teslim noktası, proje yeri ve süre gibi sözleşmeye dayalı beklentilerinin yaratacağı iş yükü ve riskler, toplayıcı ve tüketici arasındaki sözleşmelerde ihtilafa yol açabilir.</li>
<li>Proje operasyonu ve iletim bedelleri, kısıtlamalar ve tıkanıklık risklerine ilişkin yükümlülüklerin açıkça düzenlenmemesi hâlinde ise beklenmedik finansal sorumluluklar ortaya çıkabilmektedir</li>
<li data-start="4860" data-end="5016">
<p data-start="4862" data-end="5016">Örneğin bir sanayi kuruluşu, 5 ayrı çatı GES üreticisiyle tek tek değil, bunları yöneten bir toplayıcı şirketle sanal PPA (Virtual PPA) imzalayabilir.</p>
</li>
<li data-start="4860" data-end="5016">Bu nedenle, düzenlenecek VPPA ve PPA sözleşmelerinde toplayıcılık faaliyetinin doğası gereği barındırdığı riskler dikkate alınarak sözleşme hükümlerinin özenle kaleme alınması, söz konusu risklerin asgari seviyeye indirilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.</li>
</ul>
<h4 data-start="5184" data-end="5235"><strong data-start="5189" data-end="5235">3.3. EPC ve Bağlantı Anlaşmalarına Etkiler</strong></h4>
<p data-start="5236" data-end="5308">EPC (Engineering, Procurement and Construction) sözleşmeleri bakımından:</p>
<ul data-start="5309" data-end="5520">
<li data-start="5309" data-end="5412">
<p data-start="5311" data-end="5412">Teslim sonrası işletme döneminde toplayıcı portföyüne dâhil olma olasılığı dikkate alınmalıdır.</p>
</li>
<li data-start="5413" data-end="5520">
<p data-start="5415" data-end="5520">Bu durum, proje fizibilitelerini, geri ödeme sürelerini ve garanti koşullarını etkileyebilir.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="5522" data-end="5557">Bağlantı anlaşmaları açısından ise:</p>
<ul data-start="5558" data-end="5782">
<li data-start="5558" data-end="5671">
<p data-start="5560" data-end="5671">Dağıtım sistemine veri aktarımı ve portföy dengeleme bildirimleri teknik bir yükümlülük haline gelir.</p>
</li>
<li data-start="5672" data-end="5782">
<p data-start="5674" data-end="5782">Bu nedenle dağıtım lisansı sahiplerinin, toplayıcılarla veri paylaşımı protokolleri hazırlaması gerekir.</p>
</li>
</ul>
<blockquote data-start="5784" data-end="5977">
<p data-start="5786" data-end="5977">İlgili Düzenleme: Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği, sisteme bağlanan her bir üretim tesisinin ölçüm ve veri sorumluluklarını düzenler.</p>
</blockquote>
<h4 data-start="5979" data-end="6015"><strong data-start="5984" data-end="6015">3.4. Yeni Hukuki İhtiyaçlar</strong></h4>
<p data-start="6016" data-end="6099">Yönetmelik sonrası dönemde enerji hukukçularının gündeminde olacak başlıca alanlar şu şekilde sıralanabilir:</p>
<ul data-start="6100" data-end="6495">
<li data-start="6100" data-end="6201">
<p data-start="6102" data-end="6201">Toplayıcılık katılım sözleşmeleri (üretici-toplayıcı-tedarikçi üçgeninde yeni sözleşme tipi),</p>
</li>
<li data-start="6202" data-end="6285">
<p data-start="6204" data-end="6285">Veri paylaşımı ve KVKK uyumu (kişisel ve ticari verilerin korunması, m.10),</p>
</li>
<li data-start="6286" data-end="6328">
<p data-start="6288" data-end="6328">Portföy dengesizliği tazminatları,</p>
</li>
<li data-start="6329" data-end="6433">
<p data-start="6331" data-end="6433">Rekabet hukuku denetimleri (4054 sayılı Kanun çerçevesinde piyasa hâkimiyeti değerlendirmeleri),</p>
</li>
<li data-start="6434" data-end="6495">
<p data-start="6436" data-end="6495">Tüketici hukukuna ilişkin bilgilendirme yükümlülükleri.</p>
</li>
</ul>
<h4 data-start="6702" data-end="6729"><strong data-start="6707" data-end="6729">3.5. Sonuç </strong></h4>
<p data-start="7358" data-end="7596">Toplayıcılık Yönetmeliği, Türkiye’nin enerji piyasasında tüketici katılımını ve dağıtık üretimi merkezine alan yeni bir dönemin kapısını aralamaktadır.<br data-start="7513" data-end="7516" />Bu yeni model, kısa vadede teknik ve sözleşmeler açısından uyum gerektirse de uzun vadede:</p>
<ul data-start="7597" data-end="7759">
<li data-start="7597" data-end="7636">
<p data-start="7599" data-end="7636">PPA piyasasının olgunlaşmasına,</p>
</li>
<li data-start="7637" data-end="7697">
<p data-start="7639" data-end="7697">Depolama ve talep yönetimi modellerinin gelişmesine  ve</p>
</li>
<li data-start="7698" data-end="7759">
<p data-start="7700" data-end="7759">Rekabet ve şeffaflığın artmasına katkı sağlayacaktır.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="7761" data-end="7941">Enerji piyasası aktörleri ve hukuk danışmanları, bu dönüşüme sözleşme stratejilerini, veri paylaşım süreçlerini ve lisans yükümlülüklerini yeniden düzenleyerek hazırlanmalıdır.</p>
<p data-start="7761" data-end="7941"><em>Bu makale Av. Olcay Yolca KAZANASMAZ&#8217;ın katkılarıyla hazırlanmıştır. </em></p>
<p><b><i>Toplayıcılık Yönetmeliği ve Enerji Piyasasına Etkileri ile ilgili sorularınız için iletişim formunu doldurarak veya telefonla bize ulaşabilirsiniz.</i></b></p>
<p><b><i>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır. </i></b><b><i>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</i></b><b> </b><a href="https://wa.me/905337608453"><b>https://wa.me/905337608453</b></a></p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/toplayicilik-mevzuatindaki-degisiklikler/">TOPLAYICILIK MEVZUATINDAKİ DEĞİŞİKLİKLER</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/toplayicilik-mevzuatindaki-degisiklikler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ELEKTRİK PİYASASI BAĞLANTI VE SİSTEM KULLANIMI</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/elektrik-piyasasi-baglanti-sistem-kullanimi/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/elektrik-piyasasi-baglanti-sistem-kullanimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aytekin AKTAŞ]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 May 2025 11:56:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Enerji Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ticaret & Şirketler Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[6446 sayılı kanun]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Arb. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Bağlantı Anlaşması Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[dağıtım şirketi]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik bağlantı hattı]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik piyasası]]></category>
		<category><![CDATA[Elektrik Piyasası Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[enerji danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[enerji hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[enerji mevzuatı]]></category>
		<category><![CDATA[enerji yatırımı]]></category>
		<category><![CDATA[enerjipiyasasıdüzenlemekurumu]]></category>
		<category><![CDATA[EPDK başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[GES]]></category>
		<category><![CDATA[GES mevzuatı]]></category>
		<category><![CDATA[güneş enerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[lisanssız elektrik üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[lisanssız GES]]></category>
		<category><![CDATA[şebeke bağlantısı]]></category>
		<category><![CDATA[sistem bağlantı görüşü]]></category>
		<category><![CDATA[TeBağlantı Ve Sistem Kullanım Yönetmeliği]]></category>
		<category><![CDATA[yenilenebilir enerji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=2699</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu makalede, 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği ve Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği çerçevesinde lisanssız üretim tesislerinin bağlantı süreci detaylı bir şekilde açıklanacaktır.</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/elektrik-piyasasi-baglanti-sistem-kullanimi/">ELEKTRİK PİYASASI BAĞLANTI VE SİSTEM KULLANIMI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlanmasıyla birlikte, lisanssız elektrik üretimi Türkiye&#8217;de büyük bir ivme kazanmıştır. Türkiye’de yenilenebilir enerji yatırımlarının hız kazanmasıyla birlikte, lisanssız elektrik üretimi rejimi son yıllarda önemli mevzuat değişikliklerine konu olmuştur. Özellikle 2024 ve 2025 yıllarında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından yapılan düzenlemeler, lisanssız üretim tesislerinin <strong data-start="937" data-end="996">başvuru, devir, bağlantı ve sistem kullanım süreçlerini</strong> doğrudan etkilemiştir. Elektrik piyasasında iletim ve dağıtım sistemlerine bağlantı ile bu sistemlerin kullanımı, piyasanın serbestleşmesi sürecinin temel unsurlarından biri haline gelmiştir.</p>
<p>Bu makalede hukuki ve teknik boyutlar ele alınırken <a href="https://mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6446.pdf">6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu</a>,<a href="https://mevzuat.gov.tr/File/GeneratePdf?mevzuatNo=19357&amp;mevzuatTur=KurumVeKurulusYonetmeligi&amp;mevzuatTertip=5"> Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği</a> ve<a href="https://mevzuat.gov.tr/File/GeneratePdf?mevzuatNo=31502&amp;mevzuatTur=KurumVeKurulusYonetmeligi&amp;mevzuatTertip=5"> Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği</a> çerçevesinde lisanssız üretim tesislerinin bağlantı süreci detaylı bir şekilde ele alınacaktır..</p>
<h2><strong> I. </strong><strong style="font-size: 28px; letter-spacing: 0px;">Sistem Bağlantı Görüşü Başvurusu ve Değerlendirme Süreci</strong></h2>
<p data-start="336" data-end="614">Lisanssız elektrik üretim tesislerinin dağıtım sistemine bağlanabilmesi için, ilgili dağıtım bölgesindeki dağıtım şirketinden <strong data-start="462" data-end="495">olumlu sistem bağlantı görüşü</strong> alınması zorunludur. Bu görüş, tesisin şebekeye teknik ve işletme açısından uygunluğunu gösteren temel idari işlemdir.</p>
<p data-start="616" data-end="773">Dağıtım şirketlerine yapılacak başvurularda başvuru sahibinden, yürürlükteki mevzuat ve EPDK uygulamaları çerçevesinde aşağıdaki belgeler talep edilmektedir:</p>
<p data-start="616" data-end="773"><strong>1. Başvuru İçin Gerekli Belgeler:</strong></p>
<ul>
<li>Tapu kaydı ve kullanım hakkını gösterir belge,</li>
<li>Onaylı elektrik projesi,</li>
<li>Yapı ruhsatı veya yapı kullanma izin belgesi,</li>
<li>Olağanüstü hal veya genel hayata etkililik kararı alınan bölgelerde ilgili idarece verilen izinler,</li>
<li>Ruhsat gerektirmeyen kullanım yerleri için ilgili mercilerden alınacak izin belgesi,</li>
<li>İlgili mevzuatın zorunlu kıldığı diğer teknik ve idari belgeler.</li>
</ul>
<p>Başvuru sonrasında dağıtım şirketi, başvuruyu teknik uygunluk ve şebeke işletme güvenliği açısından değerlendirir. Bu değerlendirmede dikkate alınan teknik uygunluk unsurları şunlardır:</p>
<p><strong>2. Teknik Değerlendirme Kriterleri:</strong></p>
<ul>
<li>Bağlantı yapılacak noktanın kapasite ve teknik yeterliliği,</li>
<li>Elektrik Şebeke Yönetmeliği ve ilgili mevzuat hükümlerine uygunuk,</li>
<li>Gerilim düşümü sınırları,</li>
<li>Harmonik etkiler ve şebeke kalitesi,</li>
<li>Elektromanyetik uyumluluk,</li>
<li>Fliker seviyesi,</li>
<li>Şebekeye bağlantının sistemin kalite ve işletme güvenliğine etkisi,</li>
<li>Güneş ve rüzgar enerjisine dayalı tesisler bakımından daha uygun alternatif bağlantı noktalarının bulunup bulunmadığı</li>
</ul>
<p>Bu değerlendirmeler sonucunda dağıtım şirketi olumlu veya olumsuz sistem <strong>bağlantı görüşü </strong>verir. Bu görüşü yazılı olarak başvuru sahibine bildirir. Bağlantı görüşünün geçerlilik süresi mevzuat gereği <strong>en az 90 gün</strong> olarak belirlenmektedir.</p>
<p>Bağlantı görüşünün olumsuz olabileceği haller, mevzuatta sınırlı sayıda düzenlenmiştir. Buna göre dağıtım şirketleri yalnızca aşağıdaki gerekçelere dayanarak olumsuz görüş verebilir:</p>
<ul>
<li data-start="2358" data-end="2421">
<p data-start="2360" data-end="2421">Şebekenin bağlantı noktasında teknik yetersizlik bulunması,</p>
</li>
<li data-start="2422" data-end="2489">
<p data-start="2424" data-end="2489">Tesis projesinin mevzuat ve teknik standartlara uygun olmaması,</p>
</li>
<li data-start="2490" data-end="2561">
<p data-start="2492" data-end="2561">Talep edilen bağlantının kamu hizmeti yükümlülüklerini engellemesi,</p>
</li>
<li data-start="2562" data-end="2663">
<p data-start="2564" data-end="2663">Gerilim düşümü, harmonik ve fliker gibi kalite parametrelerinin sınır değerlerin dışında kalması,</p>
</li>
<li data-start="2664" data-end="2747">
<p data-start="2666" data-end="2747">Tesisin sistemin elektrik kalitesini ve işletme güvenliğini olumsuz etkilemesi,</p>
</li>
<li data-start="2748" data-end="2862">
<p data-start="2750" data-end="2862">Güneş veya rüzgâr enerjisine dayalı tesisler bakımından daha uygun alternatif bağlantı noktalarının bulunması.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="2864" data-end="3031">Bu nedenler dışında bağlantı görüşünün olumsuz verilmesi mümkün değildir. Ayrıca, verilen olumsuz görüşlerin <strong data-start="2973" data-end="3031">somut ve teknik gerekçelere dayandırılması zorunludur.</strong></p>
<p data-start="3033" data-end="3354">Dağıtım şirketi tarafından verilen olumlu veya olumsuz bağlantı görüşü, başvuru üzerine <strong data-start="3121" data-end="3164">Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)</strong> tarafından incelenebilmektedir. EPDK tarafından olumsuz görüşün yerinde bulunmaması halinde, dağıtım şirketi başvuru sahibi ile bağlantı sürecine ilişkin işlemleri tesis etmekle yükümlüdür.</p>
<h2><strong>II. Lisanssız Elektrik Üretiminde </strong><strong>Sistem Bağlantı Hattı</strong></h2>
<p data-start="3428" data-end="3620">Dağıtım şirketinden olumlu sistem bağlantı görüşü alınmasının ardından, üretim tesisinin şebekeye fiziksel olarak bağlanabilmesi için <strong data-start="3562" data-end="3605">sistem bağlantı hattının tesis edilmesi</strong> gerekmektedir.</p>
<p data-start="3622" data-end="3799">Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği’nin 10/B maddesi uyarınca, lisanssız üretim tesisleri bakımından sistem bağlantı hattına ilişkin esaslar şu şekildedir:</p>
<ul>
<li data-start="3801" data-end="3911">
<p data-start="3803" data-end="3911">Lisanssız üretim tesisleri için bağlantı hattı uzunluğu bakımından herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır.</p>
</li>
<li data-start="3912" data-end="4009">
<p data-start="3914" data-end="4009">Sistem bağlantı hattı, kullanıcı tarafından veya dağıtım şirketi tarafından tesis edilebilir.</p>
</li>
<li data-start="4010" data-end="4146">
<p data-start="4012" data-end="4146">Bağlantı hattının dağıtım şirketi tarafından yapılması halinde, <strong data-start="4076" data-end="4144">bağlantıya ilişkin tüm bedeller kullanıcı tarafından karşılanır.</strong></p>
</li>
<li data-start="4147" data-end="4279">
<p data-start="4149" data-end="4279">Bağlantı hattının güzergâhındaki taşınmaz temini, izinlerin alınması, kazı bedelleri ve diğer idari giderler kullanıcıya aittir.</p>
</li>
<li data-start="4280" data-end="4402">
<p data-start="4282" data-end="4402">Kullanıcının bağlantı hattını kendisinin tesis etmesi durumunda, dağıtım şirketi ile tesis yapım sözleşmesi imzalanır.</p>
</li>
<li data-start="4403" data-end="4544">
<p data-start="4405" data-end="4544">Bağlantı hattı, enerjilendirme tarihinden itibaren <strong data-start="4456" data-end="4471">5 yıl sonra</strong> herhangi bir bedel ödenmeksizin dağıtım şirketine devredilmiş sayılır.</p>
</li>
<li data-start="4545" data-end="4635">
<p data-start="4547" data-end="4635">Hat katılım bedeli mekanizması yoluyla bu hatta üçüncü kişilerin bağlanması mümkündür.</p>
</li>
<li data-start="4636" data-end="4718">
<p data-start="4638" data-end="4718">Hattın işletme ve bakımı, enerjilendirme ile birlikte dağıtım şirketine geçer.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="4720" data-end="4925">Bu düzenlemeler kapsamında, sistem bağlantı hattı süreci yatırımcı bakımından hem mali hem de idari yükümlülükler doğurmakta olup, sürecin hukuki ve teknik açıdan doğru planlanması büyük önem taşımaktadır.</p>
<h2><strong>III. Lisanssız Elektik Üretiminde Bağlantı ve Sistem Kullanım Anlaşmaları     </strong></h2>
<p>Dağıtım şirketi tarafından bağlantı görüşü olumlu sonuçlanan tesisler bakımından, üretim tesisinin şebekeye bağlanabilmesi ve enerji verebilmesi için <strong data-start="5161" data-end="5183">bağlantı anlaşması</strong> ve <strong data-start="5187" data-end="5216">sistem kullanım anlaşması</strong> imzalanması zorunludur.</p>
<h3><strong>1. Bağlantı Anlaşması:</strong></h3>
<ul>
<li data-start="5269" data-end="5360">
<p data-start="5271" data-end="5360">Bağlantı anlaşmaları, EPDK tarafından onaylanmış tip sözleşmeler esas alınarak yapılır.</p>
</li>
<li data-start="5361" data-end="5494">
<p data-start="5363" data-end="5494">Anlaşmada bağlantı gerilim seviyesi, tarafların teknik ve idari yükümlülükleri ile gerekli tesislere ilişkin hususlar düzenlenir.</p>
</li>
<li data-start="5495" data-end="5587">
<p data-start="5497" data-end="5587">Ön lisans sahibi kişiler, lisans almadan önce bağlantı anlaşması yapma hakkına sahiptir.</p>
</li>
<li data-start="5588" data-end="5678">
<p data-start="5590" data-end="5678">Dağıtım şirketi, bağlantı anlaşmasını mevzuat gereği en fazla <strong data-start="5652" data-end="5669">5 yıl süreyle</strong> yapar.</p>
</li>
</ul>
<h3><strong>2. Sistem Kullanım Anlaşması:</strong></h3>
<ul data-start="5714" data-end="6000">
<li data-start="5714" data-end="5829">
<p data-start="5716" data-end="5829">Sistem kullanım anlaşması, tesisin fiilen şebekeye elektrik verebilmesi için imzalanan zorunlu bir sözleşmedir.</p>
</li>
<li data-start="5830" data-end="5890">
<p data-start="5832" data-end="5890">Bu anlaşma, tesisin geçici kabulünden önce yapılmalıdır.</p>
</li>
<li data-start="5891" data-end="6000">
<p data-start="5893" data-end="6000">Anlaşmada sistem işletme kuralları ile bu kurallara aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar düzenlenir.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="6002" data-end="6363">Her iki sözleşmenin de mevzuatta öngörülen usul ve sürelere uygun şekilde imzalanmaması halinde, bağlantı ve enerjilendirme süreci olumsuz sonuçlanabilmektedir. Bu nedenle lisanssız elektrik üretim süreçlerinde <strong data-start="6213" data-end="6260">hukuki ve teknik uyumun birlikte sağlanması</strong>, yatırım sürecinin gecikmeden ilerlemesi ve idari risklerin önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir.</p>
<p><em><strong>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır. </strong></em></p>
<p><em><strong>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için: <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></strong></em></p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/elektrik-piyasasi-baglanti-sistem-kullanimi/">ELEKTRİK PİYASASI BAĞLANTI VE SİSTEM KULLANIMI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/elektrik-piyasasi-baglanti-sistem-kullanimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>LİSANSSIZ ELEKTRİK ÜRETİMİ</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/lisanssiz-elektrik-uretimi/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/lisanssiz-elektrik-uretimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aytekin AKTAŞ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 18:23:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Enerji Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ticaret & Şirketler Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[6446 sayılı kanun]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Arb. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[başvuru süreci elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[çed muafiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik mahsuplaşma]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik piyasası]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik piyasası düzenleme kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik vergilendirmesi]]></category>
		<category><![CDATA[enerji danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[enerji hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[enerji proje başvurusu]]></category>
		<category><![CDATA[enerji üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[güneş enerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Iırmak Dene]]></category>
		<category><![CDATA[hukuki destek enerji]]></category>
		<category><![CDATA[kdv elektrik satışı]]></category>
		<category><![CDATA[lisanssiz üretim yönetmeliği]]></category>
		<category><![CDATA[lisanssız elektrik üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[rüzgar enerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[şebeke bağlantısı]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir enerji]]></category>
		<category><![CDATA[teiaş başvurusu]]></category>
		<category><![CDATA[tüketim kadar üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yenilenebilir enerji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=2527</guid>

					<description><![CDATA[<p>Enerji ihtiyacının artması ve sürdürülebilir kaynakların kullanımına yönelik teşvikler, elektrik üretim sektöründe değişiklikleri beraberinde getirmiştir. Elektrik üretimi, piyasa düzenlemeleri kapsamında lisans alma zorunluluğuna tabi tutulmuştur. Belirli koşulları sağlayan gerçek ve tüzel kişilere, lisanssız üretim yapma hakkı tanınmıştır. Bu uygulama, özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanarak üretim yapmak isteyen yatırımcılar için büyük bir fırsat sunmaktadır. Lisanssız elektrik [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/lisanssiz-elektrik-uretimi/">LİSANSSIZ ELEKTRİK ÜRETİMİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Enerji ihtiyacının artması ve sürdürülebilir kaynakların kullanımına yönelik teşvikler, elektrik üretim sektöründe değişiklikleri beraberinde getirmiştir. Elektrik üretimi, piyasa düzenlemeleri kapsamında lisans alma zorunluluğuna tabi tutulmuştur. Belirli koşulları sağlayan gerçek ve tüzel kişilere, lisanssız üretim yapma hakkı tanınmıştır. Bu uygulama, özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanarak üretim yapmak isteyen yatırımcılar için büyük bir fırsat sunmaktadır. Lisanssız elektrik üretimi, enerji arz güvenliğini sağlarken aynı zamanda küçük ölçekli üreticilerin pazara katılımını kolaylaştırmaktadır.</p>
<p>Elektrik piyasasının temel mevzuatını oluşturan 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, tüm piyasa faaliyetlerinde lisans alma zorunluluğunu öngörmektedir. Ancak, belirli şartları sağlayan gerçek ve tüzel kişilere, kendi elektrik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla lisans almadan elektrik üretme hakkı tanınmıştır. Lisanssız elektrik üretimi, özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisleri bakımından teşvik edilmiştir. Lisanssız elektrik üretimi, enerji arz güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda önemli bir hukuki statüye sahiptir. Bu makalede, lisanssız elektrik üretimi sürecine ilişkin başvuru şartları, gerekli belgeler, başvurunun nereye yapılacağı ve sonuçlanma süresi incelenecektir.</p>
<h2><strong>I. Lisanssız Elektrik Üretimi Nedir?</strong></h2>
<p>Lisanssız elektrik üretimi, <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6446&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5">6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu&#8217;nun</a> 14. maddesi kapsamında belirlenmiş ve <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=31502&amp;MevzuatTur=7&amp;MevzuatTertip=5">Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik</a> ile detaylandırılmış bir uygulamadır. Bu sistem kapsamında, gerçek veya tüzel kişiler, kendi tüketimlerini karşılamak amacıyla belirli kapasite sınırları dahilinde lisans almadan elektrik üretebilirler.</p>
<p>Mevzuata uygun şekilde kurulan tesislerde üretilen fazla enerji, ilgili mevzuatta belirlenen çerçevede sisteme aktarılabilir.  Üretilen fazla enerji, belirlenen piyasa fiyatları üzerinden değerlendirilir. Lisanssız elektrik üretimi, özellikle güneş ve rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir kaynakların kullanımını artırarak, enerji sektöründe dışa bağımlılığı azaltmak ve sürdürülebilir enerji politikalarına katkı sağlamak amacıyla teşvik edilmektedir.</p>
<h2><strong>II. Başvuru İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?</strong></h2>
<p>Lisanssız elektrik üretimi başvurusu yapacak gerçek veya tüzel kişilerin aşağıdaki belgeleri tamamlamaları gerekir:</p>
<ul>
<li>Başvuru Dilekçesi: İlgili şebeke işletmecisine hitaben yazılmış dilekçe.</li>
<li>Kimlik Belgesi veya Şirket Belgeleri: Gerçek kişiler için kimlik fotokopisi, tüzel kişiler için ticaret sicil gazetesi, faaliyet belgesi ve imza sirküleri.</li>
<li>Teknik Proje ve Bağlantı Şeması: Üretim tesisine ilişkin teknik bilgileri içeren dokümanlar.</li>
<li>Mülkiyet veya Kullanım Hakkı Belgesi: Üretim tesisinin kurulacağı taşınmazın mülkiyetine veya kullanım hakkına ilişkin belge.</li>
<li>Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Belgesi: Gerekli görülen projeler için ÇED raporu veya ÇED muafiyet yazısı.</li>
<li>Şebeke Bağlantı Değerlendirme Raporu: Şebeke işletmecisi tarafından belirlenen bağlantı kriterlerine uygunluk raporu.</li>
</ul>
<p>Eksik veya yanlış evrak içeren başvurular, tamamlanması için başvuru sahibine 10 iş günü süre verilerek geri çevrilir. Bu sürede eksikliklerin giderilmemesi halinde başvuru reddedilir.</p>
<p data-start="858" data-end="1049">Evraklar tam ise teknik değerlendirme aşamasına geçer. Bu aşamada bağlantı kapasitesini ve şebeke uygunluğunu inceler. Uygun bulunan projeler için bağlantı anlaşmasına çağrı mektubu düzenler.</p>
<p data-start="1051" data-end="1395">Ayrıca 10.12.2025 tarihli düzenleme ile özellikle yüzer güneş enerji santrallerinde su yüzeylerinin kiralanmasına ve kullanım hakkı belgelerine ilişkin idari süreçler ayrı bir uyum başlığı hâline gelmiştir. Bu nedenle yatırımcıların enerji mevzuatı yanında su kullanımına ilişkin izin ve kira prosedürlerini de eş zamanlı yürütmesi gerekir.</p>
<p>Lisanssız elektrik üretim tesisleri, belirli yasal düzenlemeler çerçevesinde bireysel veya kurumsal yatırımcılar tarafından kurulabilen ve belirlenen kapasite sınırları içinde faaliyet gösterebilen enerji üretim sistemleridir. Bu süreç hidrolik ve hidrolik olmayan tesisler olarak ikiye ayrılmaktadır. Hidrolik olmayan tesislerde ise 25 kW altı ve üstü olmak üzere iki farklı prosedür uygulanmaktadır.</p>
<h3><strong>1. Hidrolik Kaynaklara Dayalı Lisanssız Elektrik Üretim Süreci</strong></h3>
<p>Hidrolik enerji kaynaklarına dayalı tesislerde yatırım süreci çok sayıda yasal ve teknik değerlendirme aşamasından oluşmaktadır.</p>
<h4><strong>A. Başvuru Aşaması</strong></h4>
<ul>
<li>Yatırım kararının alınmasının ardından başvuru, ilgili Şebeke İşletmecisine elektronik ortamda yapılır.</li>
<li>Başvuru su kaynağı gerektiriyorsa, tesisin kurulacağı yerin İl Özel İdaresine veya Valiliğe (Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı) ayrıca başvuruda bulunulur.</li>
<li>İl Özel İdaresi, su rejimi uygunluğu değerlendirmesi için başvuruyu DSİ Bölge Müdürlüğüne gönderir.</li>
<li>DSİ Bölge Müdürlüğü, değerlendirme sonucunu İl Özel İdaresine bildirir.</li>
</ul>
<h4><strong>B. Teknik ve Evrak Değerlendirmesi</strong></h4>
<ul>
<li>Başvuru, takip eden ayın 20. gününe kadar evrak ve teknik açıdan incelenir.</li>
<li>Eksik veya hatalı evrak tespit edilirse, yatırımcıya 3 işgünü içinde bildirilir ve düzeltilmesi beklenir.</li>
<li>Teknik açıdan olumlu bulunan projeler, bağlantı anlaşmasına çağrı mektubu aşamasına geçer.</li>
</ul>
<h4><strong>C. Proje Onay ve İnşaat</strong></h4>
<ul>
<li>Hidrolik tesisler için su kullanım hakkı anlaşması, proje onayı ile birlikte Şebeke İşletmecisine sunulmalıdır.</li>
<li>Proje Bakanlık veya yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından onaylanmalıdır.</li>
</ul>
<h4><strong>D. Kabul ve Ticari Faaliyete Geçiş</strong></h4>
<ul>
<li>Bağlantı sözleşmesi imzalanan tesislerin kabul süreci başlar.</li>
<li>Teknik denetimlerden geçen tesisler için sistem kullanım anlaşması 1 ay içinde yapılmalıdır.</li>
<li>Kabul edilen tesis ticari faaliyete başlayarak şebekeye elektrik verir.</li>
</ul>
<h3><strong>2. </strong><strong>Hidrolik Olmayan Kaynaklara Dayalı Lisanssız Elektrik Üretim Süreci</strong></h3>
<h4><strong style="font-size: 16px;">A. 25 kW Altı Lisanssız Elektrik Üretim Tesisleri</strong></h4>
<ul>
<li>25 kW altı tesisler genellikle bireysel yatırımcılar ve küçük işletmeler tarafından kurulur. Bu nedenle mevzuat, bu grupta daha sade bir başvuru süreci öngörür.</li>
<li>Başvuru Şebeke İşletmecisine yapılır.</li>
<li>Evraklar incelenerek eksiklik tespit edilirse düzeltilmesi için yatırımcıya bildirilir.</li>
<li>Teknik değerlendirme yapılır ve bağlantı anlaşmasına çağrı mektubu hazırlanır.</li>
<li>Tesisin kurulumu tamamlandıktan sonra teknik kontroller ve kabul işlemleri yapılır.</li>
<li>Kabul sonrası sistem kullanım anlaşması imzalanır ve tesis şebekeye enerji vermeye başlar.</li>
<li>Ayrıca <a href="https://www.epdk.gov.tr/"><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu</span></span>,</a> 25 kW’a kadar olan tesisler için uygulama usul ve esaslarını duyurur.</li>
</ul>
<h4><strong>B. 25 kW Üstü Lisanssız Elektrik Üretim Tesisleri</strong></h4>
<ul>
<li>25 kW üstü tesisler daha yüksek kurulu güce sahip olduğundan daha ayrıntılı teknik incelemeye tabi tutulur.</li>
<li>Başvuru TEİAŞ veya ilgili Şebeke İşletmecisine yapılır.</li>
<li>Teknik değerlendirme yapılır ve uygun projeler için EİGM tarafından 30 gün içinde rapor hazırlanır.</li>
<li>Teknik değerlendirmesi olumlu olan projeler bağlantı anlaşmasına çağrı mektubu alır.</li>
<li>Rüzgar enerjisi projeleri için ek olarak TÜBİTAK teknik etkileşim izni gereklidir.</li>
<li>Proje onayı alındıktan sonra tesis kurulumu tamamlanarak kabul sürecine girilir.</li>
<li>Bağlantı sözleşmesi ve sistem kullanım anlaşması imzalanarak tesis şebekeye elektrik vermeye başlar.</li>
<li>Ancak 12.05.2019 sonrası başvurularda üretim tüketimle sınırlıdır; bu nedenle yatırımcı kapasite planlamasını dikkatle yapmalıdır.</li>
</ul>
<p>Lisanssız elektrik üretimi, enerji piyasasında esneklik sağlayan ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını teşvik eden  bir hukuki düzenlemedir. Ancak, başvuru sürecinin teknik ve hukuki kriterlere uygun şekilde yürütülmesi gerekir. Başvuruların eksiksiz ve hatasız yapılması, sürecin hızlanmasını sağlarken, eksik veya hatalı başvurular ise sürecin uzamasına ve başvurunun reddedilmesine yol açabilmektedir. Bu nedenle, başvuru sahiplerinin ilgili mevzuatı dikkatle inceleyerek, sürece dair yükümlülüklerini yerine getirmeleri önem taşımaktadır.</p>
<h2><strong>III. İhtiyaç Fazlası Elektrik Üretimi </strong></h2>
<p>Lisanssız elektrik üretimi uygulamasında, üretim ve tüketim dengesine ilişkin önemli düzenlemeler yapılmıştır. Özellikle <strong>12 Mayıs 2019 tarihinden sonra yapılan başvurular</strong> açısından “ihtiyaç fazlası üretim” konusu sınırlandırılmıştır.</p>
<h3><strong>1. Tüketim Fazlası Elektrik Üretimi</strong></h3>
<p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yayımlanan ve 2022 tarihli en güncel haliyle yürürlükte olan <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=31502&amp;MevzuatTur=7&amp;MevzuatTertip=5"><strong>Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği</strong></a>&#8216;nin 5. maddesi uyarınca:</p>
<ul>
<li><strong>12.05.2019 tarihinden önce</strong> bağlantı anlaşmasına çağrı mektubu almış üreticiler, ihtiyaç fazlası elektriği satma imkânına sahipti.</li>
<li>Ancak <strong>12.05.2019 sonrası başvurularda</strong>, ihtiyaç fazlası üretimin sisteme verilmesi hâlinde bu enerji <strong>bedelsiz olarak YEKDEM (Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması)</strong> kapsamında değerlendirilmektedir.</li>
<li>Bu durum, üreticilerin tüketimden fazla üretim yapmaları hâlinde bu kısmı <strong>satamayacakları</strong> anlamına gelmektedir.</li>
<li>Bununla birlikte 2025 sonunda yapılan değişiklikler depolamalı üretim, toplayıcılık ve portföy kurallarını düzenleyen mevzuat hükümlerindeki değişiklikler 01.01.2026’da yürürlüğe girdi. Bu nedenle mahsuplaşma ve uzlaştırma kurgusunu yeni çerçeveye göre planlamak gerekir.</li>
</ul>
<p data-start="930" data-end="1260">Öte yandan Danıştay, lisanssız üretimin amacını tüketim ihtiyacını karşılamak olarak tanımlar. Nitekim <a href="https://karararama.danistay.gov.tr/getDokuman?id=1064160400&amp;arananKelime=">Danıştay 13. Daire (2022/4116 E., 2023/5636 K.)</a>  , idarenin takdir yetkisini kanun sınırları içinde kullanması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu nedenle ihtiyaç fazlası rejimini hem teknik hem hukuki açıdan birlikte değerlendirmek gerekir.</p>
<p>Lisanssız üretimde ihtiyaç fazlası rejimi düzenlenirken idarenin takdir alanı olsa bile kanunla tanınmış çekirdek hakkı yönetmelikle daraltan düzenlemeler yargısal denetimde kırılgan hâle gelebilmektedir.</p>
<h3><strong>2. Vergisel Yükümlülükler</strong></h3>
<p>İhtiyaç fazlası üretimin satışı mümkün olan durumlarda; örneğin eski başvurulara dayalı üretimler için, bu gelirler üzerinden birtakım <a href="https://dikelaw.com.tr/vergi-ihbarinda-ikramiye/">vergi</a>sel yükümlülükler doğmaktadır:</p>
<ul>
<li><strong>Katma Değer Vergisi (KDV):</strong> Elektrik satışı, KDV’ye tabidir. Bu oran genel itibarıyla %20 olup, görevli tedarik şirketi tarafından faturalama sürecine dahil edilir.</li>
<li><strong>Gelir Vergisi / Kurumlar Vergisi:</strong>
<ul>
<li>Gerçek kişiler için: Elde edilen gelir <strong>ticari kazanç</strong> sayılarak <strong>Gelir Vergisi</strong> beyanına tabidir.</li>
<li>Tüzel kişiler için: Satış gelirleri, <strong>Kurumlar Vergisi</strong> matrahına dahil edilir.</li>
</ul>
</li>
</ul>
<p>Bununla birlikte, yalnızca <strong>mahsuplaşma</strong> yapılan ve sistemden bir gelir elde edilmeyen durumlarda vergi doğmaz.</p>
<p>Yeni başvurucular için lisanssız üretimde fazla üretim satışı artık mümkün değildir. Fazla üretim, bedelsiz şekilde sisteme aktarılır. Ancak tüketim kadar üretimin mahsuplaştırılması mümkündür. Satış yapılabilen durumlarda ise hem KDV hem de gelir/kurumlar vergisi yükümlülükleri söz konusu olur. Uygulamanın hukuki ve mali boyutları dikkate alındığında, her bir proje özelinde detaylı değerlendirme yapılması önem arz etmektedir.</p>
<h2>IV. 2025–2026 Mevzuat Değişiklikleri</h2>
<p data-start="5404" data-end="5482">2025 ve 2026 yıllarında elektrik piyasasında önemli değişiklikler yapılmıştır:</p>
<ul data-start="5484" data-end="6016">
<li data-start="5484" data-end="5521">
<p data-start="5486" data-end="5521">Yüzer GES tanımı güncellenmiştir.</p>
</li>
<li data-start="5522" data-end="5601">
<p data-start="5524" data-end="5601">Satış, devir ve kiralama işlemlerinde kurul onayı süresi netleştirilmiştir.</p>
</li>
<li data-start="5602" data-end="5720">
<p data-start="5604" data-end="5720">Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği kapsamında toplayıcılık faaliyeti ve depolamalı üretim yeniden düzenlenmiştir.</p>
</li>
<li data-start="5721" data-end="5801">
<p data-start="5723" data-end="5801">01.01.2026 itibarıyla serbest tüketici limiti 500 kWh olarak belirlenmiştir.</p>
</li>
<li data-start="5802" data-end="5873">
<p data-start="5804" data-end="5873">Biyokütle tesislerinde yardımcı kaynak tanımı mevzuata eklenmiştir.</p>
</li>
<li data-start="5874" data-end="6016">
<p data-start="5876" data-end="6016">01.03.2026 itibarıyla akıllı sayaç sistemlerine kademeli geçiş başlatılmıştır ve 2028’e kadar %100 uzaktan izlenebilir sayaç hedeflenmiştir.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="7761" data-end="7941"><em>Bu makale Hasan Irmak DENE&#8217;nin katkılarıyla hazırlanmıştır. </em></p>
<p><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>
<p><strong><em><a href="https://dikelaw.com.tr/">Dike Hukuk</a> ile iletişime geçmek için:</em></strong><em> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></em></p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/lisanssiz-elektrik-uretimi/">LİSANSSIZ ELEKTRİK ÜRETİMİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/lisanssiz-elektrik-uretimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
