<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yabancılar Hukuku arşivleri - Dike Hukuk</title>
	<atom:link href="https://dikelaw.com.tr/etiket/yabancilar-hukuku/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://dikelaw.com.tr/etiket/yabancilar-hukuku/</link>
	<description>Danışmanlık &#38; Arabuluculuk</description>
	<lastBuildDate>Sun, 02 Aug 2026 15:10:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://dikelaw.com.tr/wp-content/uploads/2023/11/cropped-dh5-32x32.png</url>
	<title>Yabancılar Hukuku arşivleri - Dike Hukuk</title>
	<link>https://dikelaw.com.tr/etiket/yabancilar-hukuku/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>MAKEDONYA VATANDAŞLIĞI NASIL KAZANILIR?</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/makedonya-vatandasligi-nasil-kazanilir/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/makedonya-vatandasligi-nasil-kazanilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aytekin AKTAŞ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Aug 2026 15:10:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar & Avrupa Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Arb. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Arb. LL.M. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Balkan göçmenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Makedonya vatandaşlığı şartları]]></category>
		<category><![CDATA[Makedonya vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Makedonya vatandaşlığı başvurusu]]></category>
		<category><![CDATA[Makedonya vatandaşlık kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası özel hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımla vatandaşlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=4294</guid>

					<description><![CDATA[<p>I-) Kuzey Makedonya Vatandaşlığının Kazanılmasına İlişkin Genel Esaslar Kuzey Makedonya vatandaşlığına ilişkin temel kaynak, 1992 tarihli Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Vatandaşlık Kanunu&#8216;dur. Kanun; 8/04, 98/08, 158/11, 55/16 sayılı değişikliklerden sonra, uygulamada asıl belirleyici olan 174/21 ve 67/22 sayılı değişiklik kanunlarıyla köklü biçimde yeniden şekillendirilmiştir. 67/22 sayılı değişiklik kanunu, kural olarak 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren uygulanmaktadır. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/makedonya-vatandasligi-nasil-kazanilir/">MAKEDONYA VATANDAŞLIĞI NASIL KAZANILIR?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>I-) Kuzey Makedonya Vatandaşlığının Kazanılmasına İlişkin Genel Esaslar</h2>
<p>Kuzey Makedonya vatandaşlığına ilişkin temel kaynak, 1992 tarihli <a href="https://mvr.gov.mk/mk-MK/legislativa/zakoni">Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Vatandaşlık Kanunu</a>&#8216;dur. Kanun; 8/04, 98/08, 158/11, 55/16 sayılı değişikliklerden sonra, uygulamada asıl belirleyici olan 174/21 ve 67/22 sayılı değişiklik kanunlarıyla köklü biçimde yeniden şekillendirilmiştir. 67/22 sayılı değişiklik kanunu, kural olarak 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren uygulanmaktadır. Dolayısıyla bugün geçerli olan metin, 67/22 ile birleştirilmiş olan metindir.</p>
<p>Kanunun daha ilk maddesinde yer alan iki ilke, sistemin tamamını anlamak bakımından belirleyicidir. Birincisi, vatandaşlığın kişi ile devlet arasında hukukî bir bağ olduğu ve kişilerin etnik kökenini ifade etmediği açıkça hükme bağlanmıştır. İkincisi, kanunun 2. maddesi uyarınca Kuzey Makedonya vatandaşı aynı zamanda başka bir devletin vatandaşı da olabilir; yani çifte vatandaşlık kural olarak serbesttir. Ancak ülke içinde kişi, uluslararası anlaşma aksini öngörmedikçe, yalnızca Kuzey Makedonya vatandaşı olarak kabul edilir. Bu hüküm, özellikle Türk vatandaşları bakımından önem taşır.</p>
<p>Kuzey Makedonya vatandaşlığı, Romanya, Bulgaristan veya Yunanistan vatandaşlığından farklı olarak doğrudan Avrupa Birliği vatandaşlığı sağlamaz. Ülke 2005 yılından bu yana AB adayı ve 2020&#8217;den bu yana NATO üyesidir. Müzakerelerde tarama süreci tamamlanmış olmakla birlikte üyelik takvimi belirsizliğini korumaktadır. Buna karşılık Kuzey Makedonya pasaportu Schengen alanına vizesiz erişim sağladığından, vatandaşlık başvuruları uygulamada çoğu zaman serbest dolaşım beklentisi ekseninde gündeme gelmektedir. Bu beklentinin hukuken bir kazanılmış hak doğurmadığı unutulmamalıdır.</p>
<p>&#8220;Makedonya vatandaşlığı nasıl kazanılır?&#8221; sorusuna tek bir cevap verilmesi hukuken mümkün değildir. Başvurucunun ülkede uzun süredir yasal olarak ikamet eden bir yabancı mı, Kuzey Makedonya vatandaşı ile evli bir kişi mi, ülkeden göç etmiş bir eski vatandaş (<em>иселеник</em>) yahut onun altsoyu mu, mülteci veya vatansız statüsünde bir kişi mi, yoksa özel ulusal menfaat kapsamında değerlendirilecek bir yatırımcı, bilim insanı veya sporcu mu olduğuna göre uygulanacak hüküm, aranan şartlar ve ispat rejimi tümüyle değişmektedir.</p>
<h2>II-) Kuzey Makedonya Vatandaşlığını Edinme Türleri</h2>
<p>Kanunun 3. maddesi, vatandaşlığın kazanılma yollarını dört başlıkta saymaktadır:</p>
<ul>
<li>Soy bağı</li>
<li>Kuzey Makedonya topraklarında doğum</li>
<li>Genel yolla vatandaşlığın olağan kazanımı</li>
<li>Uluslararası anlaşmalar.</li>
</ul>
<h3>A-) Soy Bağı ve Ülkede Doğum Yoluyla Kazanım</h3>
<p>Kanunun 4. maddesine göre çocuk; doğum anında her iki ebeveyni de Kuzey Makedonya vatandaşı ise, ebeveynlerden biri vatandaş olup çocuk ülkede doğmuşsa (ebeveynler diğer ebeveynin vatandaşlığının kazanılması konusunda anlaşmadıkça) veya ebeveynlerden biri vatandaş olup diğeri bilinmiyor, vatandaşlığı bilinmiyor ya da vatansız ise ve çocuk yurt dışında doğmuşsa, soy bağı yoluyla vatandaşlık kazanır. Tam evlat edinmede evlat edinenlerden birinin vatandaş olması yeterlidir.</p>
<ol start="5">
<li>madde, uygulamada en çok gözden kaçan ve hak kaybına yol açan hükümdür. Yurt dışında doğan ve ebeveynlerinden yalnızca biri Kuzey Makedonya vatandaşı olan çocuk, ancak 18 yaşını doldurmadan önce vatandaş olarak tescil ettirilmişse veya vatandaş olan ebeveyniyle birlikte 18 yaşından önce ülkede daimî ikamete geçmişse soy bağı yoluyla vatandaş olur. Ebeveynleri tarafından tescil ettirilmemiş kişi ise, 23 yaşını doldurmadan önce bizzat başvurmak kaydıyla vatandaşlığı kazanabilir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; 23 yaş sınırı aşıldığında ilgili kişi artık soy bağına değil, naturalizasyon rejimine tâbi olur. Türkiye&#8217;de yaşayan Makedonya kökenli aileler bakımından bu hüküm, kuşaklar arası hak kaybının başlıca sebebidir.</li>
</ol>
<p>Başvuru, doğumun ek tescilinin yapıldığı nüfus siciline veya yurt dışındaki diplomatik-konsolosluk temsilciliğine yapılır. Bu yolla vatandaşlık kazanan çocuk, doğum anından itibaren Kuzey Makedonya vatandaşı sayılır; yani kazanım geçmişe etkilidir.</p>
<ol start="6">
<li>madde ise vatansızlığın önlenmesine yöneliktir: ülkede bulunan veya doğan, ebeveynleri bilinmeyen, vatandaşlığı bilinmeyen ya da vatansız olan çocuk vatandaşlığı kazanır. Çocuğun 15 yaşını doldurmasından önce ebeveynlerinin yabancı vatandaş olduğu tespit edilirse vatandaşlık sona erer; ancak bu hâlde dahi çocuğun vatansız kalmaması şarttır.</li>
</ol>
<h3>B-) Genel Yol Olarak İkamete Dayalı Kazanım <em>(Madde 7)</em></h3>
<p>Kanunun 7. maddesi, yabancılar için genel kazanım rejimini düzenler. Talebini bizzat sunan yabancının aşağıdaki şartların tamamını birlikte taşıması gerekir:</p>
<ol>
<li>18 yaşını doldurmuş olmak,</li>
<li>Başvuru tarihine kadar Kuzey Makedonya topraklarında en az 7 yıl yasal ve kesintisiz ikamet etmiş olmak,</li>
<li>Kanunla belirlenen ölçütler çerçevesinde maddi ve sosyal güvenliği sağlayacak konut ve sürekli gelir kaynağına sahip olmak,</li>
<li>Kuzey Makedonya&#8217;da veya vatandaşı olduğu devlette, resen kovuşturulan ve Kuzey Makedonya mevzuatına göre de cezalandırılan suçlardan en az bir yıl hapis cezasına mahkûm olmamış olmak,</li>
<li>Kuzey Makedonya&#8217;da ve vatandaşı olduğu devlette hakkında ceza yargılaması başlatılmamış olmak,</li>
<li>Makedoncayı çevresiyle anlaşabilecek düzeyde bilmek,</li>
<li>Hakkında Kuzey Makedonya&#8217;da ikamet yasağı tedbiri uygulanmıyor olmak,</li>
<li>Vatandaşlığa alınmasının millî güvenliği veya savunmayı tehlikeye düşürmemesi,</li>
<li>Sadakat yemini etmek,</li>
<li>Önceki vatandaşlığından çıkmış olmak ya da vatandaşlığa kabul edilmesi hâlinde çıkma izninin verileceğini ispat etmek.</li>
</ol>
<p>Bu şartların birkaçı özel açıklama gerektirir.</p>
<p>Dil şartı bakımından Kuzey Makedonya, Romanya&#8217;dan farklı olarak B1 gibi sayısal bir Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve düzeyi öngörmemiştir. Kanun, &#8220;çevresiyle anlaşabilecek düzey&#8221; şeklinde işlevsel bir ölçüt benimsemiş ve bu düzeyin tespitini Hükümet tarafından kurulan özel bir komisyona bırakmıştır. 2021 reformu sırasında resmî dillerden herhangi birinin bilinmesinin yeterli sayılması yönündeki öneri kabul edilmemiş; Makedonca bilgisi şartı korunmuştur. Uygulamada bu, takdire açık ve dosyadan dosyaya farklılaşabilen bir alan yaratmaktadır. Ayrıca kanunda anayasa veya millî marş bilgisi gibi ayrı bir &#8220;vatandaşlık sınavı&#8221; öngörülmemiştir.</p>
<p>Millî güvenlik şartı bakımından, kanun idareye geniş takdir tanımakla birlikte bu takdiri bazı şartlar sınırlamıştır. Bu gerekçeyle verilen ret kararında, kamu yararının korunması gözetilerek kararın dayandığı sebepler belirtilmek zorundadır ve karar, başvurunun sunulmasından itibaren altı ay içinde verilmelidir. Gerekçe zorunluluğu ile azamî karar süresi, yargısal denetimin fiilen işleyebilmesi bakımından belirleyicidir.</p>
<p>Önceki vatandaşlıktan çıkma şartı ise mutlak değildir. Kişi vatansız ise veya kendi ülkesinin hukukuna göre Kuzey Makedonya vatandaşlığını kazanmakla önceki vatandaşlığını kendiliğinden yitirecekse şart gerçekleşmiş sayılır. Bunun ötesinde kanun önemli bir istisna getirmiştir. Yabancı devlet çıkma izni vermiyorsa yahut çıkma için başvurucunun yerine getiremeyeceği koşullar öngörüyorsa ve bu durum kişi ile ailesi bakımından varoluşsal veya güvenlik sorunu doğuruyorsa, yabancı vatandaşlıktan feragat ettiğine dair beyanı yeterli sayılır. Bu hüküm, uygulamada özellikle çıkma prosedürü ağır işleyen ülkelerin vatandaşları bakımından kilit önemdedir.</p>
<h3>C-) Vatansızlar ve Mülteciler İçin Kolaylaştırılmış Rejim<em> (Madde 7-a)</em></h3>
<p>Vatansız kişiler ile mülteci statüsü tanınmış kişiler bakımından, vatansızlığın tespiti veya mülteci statüsünün tanınması tarihinden başvuru tarihine kadar en az 6 yıl yasal ve daimî ikamet aranır. Bu kişiler bakımından ayrıca; ülkede resen kovuşturulan suçlardan en az bir yıl hapis cezasına mahkûm olmamış olmaları ve haklarında ceza yargılaması başlatılmamış olması ile 7. maddedeki yaş, geçim, dil, ikamet yasağı, millî güvenlik ve yemin şartlarını taşımaları gerekir. Buna karşılık önceki vatandaşlıktan çıkma şartı aranmaz; bu, statünün mahiyeti gereğidir.</p>
<h3>D-) Göçmenler  ve Altsoyları İçin Ayrıcalıklı Rejim <em>(Madde 8)</em></h3>
<p>Uygulamada Türkiye&#8217;den yapılan başvurular bakımından en çok kullanılan ve en çok yanlış anlaşılan hüküm budur.</p>
<p>Kanunun 8. maddesine göre, Kuzey Makedonya&#8217;dan göç etmiş kişi (<em>иселеник</em>) ile onun birinci dereceye kadar altsoyu, 7. maddenin 1. fıkrasının 2 (ikamet süresi), 6 (Makedonca bilgisi) ve 10 (önceki vatandaşlıktan çıkma) numaralı bentlerindeki şartları taşımasa dahi naturalizasyon yoluyla vatandaşlık kazanabilir. Yani bu kişilerden ne ülkede yedi yıl ikamet, ne Makedonca bilgisi, ne de Türk vatandaşlığından çıkma istenir.</p>
<p>Kanun, &#8220;göçmen&#8221; kavramını da tanımlamıştır: Kuzey Makedonya vatandaşı olup başka bir ülkeye göç eden kişidir. Cinsiyet, ırk, ten rengi, millî ve sosyal köken, siyasî ve dini inanç, mal varlığı ve sosyal statü bakımından ayrım yapılamaz.</p>
<p>Bu tanım, uygulamanın kilit noktasını oluşturur ve iki tespiti zorunlu kılar:</p>
<p><strong>Birincisi</strong>, hükümden yararlanmanın önkoşulu, ilgilinin veya üstsoyunun daha önce vatandaş olmasıdır. Salt etnik köken, kültürel aidiyet veya &#8220;atalarımız oradan geldi&#8221; beyanı yeterli değildir. Bu yönüyle Kuzey Makedonya rejimi, Romanya hukukundaki kültürel-kimlik temelli istisnaî kazanım yolundan ayrılmaktadır; Bu yönüyle Kuzey Makedonya rejimi, Romanya hukukundaki kültürel-kimlik temelli istisnaî kazanım yolundan ayrılmaktadır; Kuzey Makedonya hukukunda sadece etnik köken veya kültürel aidiyete dayalı bağımsız bir vatandaşlık yolu bulunmamaktadır. Kanunun 11. maddesindeki özel ulusal menfaat yolu ise kültürel aidiyete değil, kişinin istisnaî nitelikteki katkısının devlet için özel bir menfaat oluşturmasına dayanan, takdiri ve müstesna bir rejimdir.</p>
<p><strong>İkincisi</strong>, altsoy bakımından muafiyet birinci derece ile sınırlıdır. 2020 yılında Meclis gündemine gelen ve altsoyun ikinci dereceyi de kapsayacak şekilde genişletilmesini öngören öneri kanunlaşmamıştır. Dolayısıyla göçmenin torunu, bu hükümden doğrudan yararlanamaz. Uygulamada bu sınır, Türkiye&#8217;de yaşayan üçüncü kuşak Makedonya kökenli vatandaşlar bakımından başvurunun önündeki en ciddi engeldir.</p>
<p><strong>İspat rejimi bakımından</strong> ise dosyanın esası, üstsoyun eski vatandaşlığının belgelenmesine bağlıdır. Yugoslavya döneminde Makedonya Sosyalist Cumhuriyeti vatandaşlık sicillerine (<em>книга на државјани</em>) yapılan kayıtların temini, nüfus kayıtlarının kesintisiz biçimde birleştirilmesi ve yabancı makamlarca düzenlenen belgelerin apostil şerhi ile onaylanıp usulüne uygun tercüme edilmesi zorunludur. Uygulamada başvuruların önemli bölümü esastan değil, soy zincirinin belgelendirilememesi sebebiyle sonuçsuz kalmaktadır.</p>
<p>Nihayet 10. madde bir sınırlama getirmektedir: 8. madde kapsamındaki talep, kişinin çıkma yoluyla veya uluslararası anlaşma uyarınca vatandaşlığını kaybetmesinden itibaren <strong>en az üç yıl geçmemişse reddedilir.</strong> Bu hüküm, vatandaşlıktan çıkma ile yeniden kazanım arasında araçsal bir döngü kurulmasını engellemeye yöneliktir.</p>
<h3>E-) Evliliğe Dayalı Kazanım <em>(Madde 9)</em></h3>
<p>Kanunun 9. maddesi iki ayrı ihtimal öngörür.</p>
<p><strong>Birinci ihtimalde</strong>, Kuzey Makedonya vatandaşı ile en az üç yıldır evli olan ve başvuru gününe kadar ülkede en az bir yıl kesintisiz kalmış bulunan yabancı, 7. maddenin 1. fıkrasının 2, 3, 6 ve 10 numaralı bentlerindeki şartları taşımasa dahi vatandaşlık kazanabilir. Yani yedi yıllık ikamet, konut ve gelir, Makedonca bilgisi ve önceki vatandaşlıktan çıkma şartları aranmaz. 2021 reformu, bu yoldaki ikamet süresini üç yıldan bir yıla indirmiştir.</p>
<p><strong>İkinci ihtimal</strong>, uygulamada daha az bilinen ancak diaspora bakımından oldukça işlevsel bir düzenlemedir: Kuzey Makedonya vatandaşı ile en az sekiz yıldır evli olan, yurt dışında yasal ve kesintisiz yaşayan ve Kuzey Makedonya ile sağlam ve etkin bir bağı (<em>цврста и ефективна врска</em>) bulunan yabancı da aynı muafiyetlerden yararlanarak vatandaşlık kazanabilir. Burada ülkede fiilen ikamet hiç aranmaz; buna karşılık &#8220;sağlam ve etkin bağ&#8221; ölçütü, uluslararası hukuktaki etkin bağ (genuine link) doktrininin iç hukuka yansımasıdır ve somut delillerle ispatı gerekir: aile ilişkileri, taşınmaz mülkiyeti, düzenli ziyaretler, dil kullanımı, ekonomik ve kültürel bağlar bu kapsamda değerlendirilir.</p>
<p>Her iki ihtimalde de evliliğin muvazaalı olmaması ve fiilen sürüyor olması esastır; idare, güvenlik incelemesi çerçevesinde bu hususu araştırma yetkisine sahiptir.</p>
<h3>F-) Özel Ulusal Menfaat Kapsamında Kazanım ve Yatırımcı Rejimi <em>(Madde 11)</em></h3>
<p>Kanunun 11. maddesi uyarınca, 7. maddenin 1. fıkrasının yalnızca 1 (yaş) ve 8 (millî güvenlik) numaralı bentlerindeki şartları taşıyan yabancı; bu durum özel bilimsel, ekonomik, kültürel, sportif veya diğer bir ulusal menfaat oluşturuyorsa naturalizasyon yoluyla vatandaşlık kazanabilir. Görüldüğü üzere burada ne ikamet, ne dil, ne gelir, ne de önceki vatandaşlıktan çıkma şartı aranmaktadır. Bu, kanundaki en geniş muafiyet rejimidir.</p>
<p>Ölçütleri belirleme yetkisi Hükümete bırakılmıştır. Hükümet, özel menfaatin varlığına ilişkin ölçütleri <strong>kararname</strong> ile belirler ve somut olayda özel menfaatin bulunup bulunmadığı konusunda görüş verir. İlgili kararname 2005 yılında yürürlüğe girmiş, 2012, 2019 ve 2021 yıllarında değiştirilmiştir. Kamuya açık kaynaklarda yer alan düzenlemeye göre özel ekonomik menfaat, başlıca iki hâlde kabul edilmektedir:</p>
<ul>
<li>Kişi başına en az 400.000 Avro tutarında sermayenin, yeme-içme ve ticaret tesisleri hariç olmak üzere yeni tesislere doğrudan yatırım olarak konulması ve en az bir yıl süreyle en az on tam zamanlı istihdam sağlanması,</li>
<li>Kişi başına en az 200.000 Avro tutarında sermayenin, kararnamede belirlenen nitelikleri taşıyan bir özel yatırım fonuna en az iki yıl süreyle yatırılması.</li>
</ul>
<ol start="11">
<li>maddenin son fıkrasına göre, bu kapsamdaki yabancının eşi de 9. maddedeki şartlar çerçevesinde vatandaşlık kazanabilir.</li>
</ol>
<p>Bununla birlikte bu yolun hukukî niteliği konusunda yanılgıya düşülmemelidir. Söz konusu düzenleme takdirî bir yetkidir. Başvurucunun ölçütleri sağlaması, Hükümetin olumlu görüş vermesini ve İçişleri Bakanlığının vatandaşlığa kabul kararı almasını hukuken zorunlu kılmaz. Nitekim Avrupa Komisyonu&#8217;nun 2024 tarihli ülke raporunda, Kuzey Makedonya&#8217;nın bu kapsamda beş ekonomik vatandaşlık başvurusu aldığı ancak henüz hiçbirini sonuçlandırmadığı tespit edilmiş; Komisyon, başvurucular hakkında kapsamlı geçmiş incelemesi yapılması ve salt yatırıma dayalı sistematik vatandaşlık verilmesinden kaçınılması yönünde uyarıda bulunmuştur. Uygulamada bu yol, fiilen askıya alınmış görünümündedir. Bu tabloda, danışanlara &#8220;Kuzey Makedonya yatırım karşılığı vatandaşlık programı&#8221; adı altında kesin sonuç vaadinde bulunulması, meslekî sorumluluk bakımından son derece riskli bir tutumdur.</p>
<h3>G-) Çocukların Durumu ve Yeniden Kazanım <em>(Madde 12 ve 15)</em></h3>
<p>Ebeveynlerin her ikisi de naturalizasyon yoluyla vatandaşlık kazanmışsa, 18 yaşından küçük çocukları da vatandaşlığı kazanır. Ebeveynlerden yalnızca biri kazanmışsa, çocuğun vatandaşlığı; o ebeveynin talebi ve çocuğun ülkede yaşaması hâlinde ya da her iki ebeveynin birlikte talebi hâlinde (çocuğun nerede yaşadığına bakılmaksızın) kazanılır. Tam evlat edinmede, evlat edinenlerden birinin naturalizasyonu, ülkede birlikte yaşayan küçük evlatlık bakımından da sonuç doğurur. 15 yaşını dolduran çocuğun rızası zorunludur.</p>
<ol start="15">
<li>madde ise özel bir yeniden kazanım hâli düzenler: küçükken çıkma yoluyla vatandaşlığını kaybeden kişi, 25 y<strong>aşına kadar</strong> ülkede en az bir yıl yasal ve kesintisiz ikamet etmesi ve talepte bulunması kaydıyla vatandaşlığı yeniden kazanabilir.</li>
</ol>
<h2>III-) Güncel Mevzuat Değişiklikleri: 174/21 ve 67/22 Reformları</h2>
<p>Kuzey Makedonya vatandaşlık hukukunun bugünkü çehresini belirleyen iki değişiklik, ayrı başlık altında incelenmeyi hak etmektedir.</p>
<h3>A-) 174/21 Sayılı Değişiklik: Liberalleşme ve Vatansızlığın Tasfiyesi</h3>
<p>2021 tarihli değişiklik, esas olarak üç yönde etki doğurmuştur:</p>
<ul>
<li>Genel naturalizasyonda ikamet süresi sekiz yıldan yedi yıla indirilmiştir.</li>
<li>Evliliğe dayalı başvuruda ülkede kalış süresi üç yıldan bir yıla indirilmiştir.</li>
<li>Göçmenler ve altsoyları bakımından Makedonca bilgisi ve önceki vatandaşlıktan çıkma şartlarının aranmaması netleştirilmiştir.</li>
</ul>
<p>Bu değişikliğin en dikkat çekici yönü ise geçiş hükmünde yer almaktadır. Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren üç yıllık süre içinde başvurmak kaydıyla; eski SFRY&#8217;nin diğer cumhuriyetlerinin vatandaşları ile eski SFRY vatandaşlarından 8 Eylül 1991 tarihine kadar (bağımsızlık ilanına kadar) Makedonya topraklarında yaşamış olanların, kanunda tek tek sayılan belgelerden en az birini sunmak suretiyle vatandaşlık kazanabilecekleri öngörülmüştür. Sayılan belgeler arasında doğum belgesi, tamamlanan okul yılına ilişkin belge veya diploma, M1/M2 formuyla belgelenen sigortalılık, çalışma karnesi, dönemin mevzuatına göre ödenmiş çeşitli vergilere ilişkin belgeler, Kamu Gelirler İdaresi kararı, elektrik-ısınma-su-telefon fatura ödemeleri, eski SFRY veya Makedonya pasaportu, kimlik kartı, yabancılar için kimlik belgesi, sağlık karnesi, kamu sağlık kurumlarında görülen tedaviye ilişkin belgeler, tapu ve zilyetlik kayıtları ve banka tasarruf cüzdanı yer almaktadır.</p>
<p>Bu düzenleme, karşılaştırmalı hukuk bakımından oldukça esnek bir kolektif ispat rejimi kurmuştur: tek bir fatura dahi ikametin ispatı için yeterli sayılabilmiştir. Amaç, Yugoslavya&#8217;nın dağılmasından bu yana ülkede fiilen yaşayan ancak vatandaşlığı bulunmayan kişilerin —ki bunların çoğunluğunu Roman toplulukları oluşturmaktadır— statüsünün tasfiyesidir. Ancak bu üç yıllık başvuru süresi dolmuştur; hüküm bugün itibarıyla yeni başvurular bakımından işletilebilir değildir. Nitekim BMMYK, Temmuz 2025&#8217;te Kuzey Makedonya&#8217;nın, Yugoslavya&#8217;nın dağılmasından kaynaklanan bilinen tüm vatansızlık vakalarını çözen bölgedeki ilk ülke olduğunu duyurmuş; son 317 kişinin vatandaşlığa kabul edildiğini ve 2001&#8217;den bu yana yaklaşık 20.000 vatansız kişinin vatandaşlık kazandığını açıklamıştır. Buna karşılık, çoğu ülkede doğmuş ancak doğum tescili yapılmamış olan yüzü aşkın kişinin hâlen vatandaşlıktan yoksun olduğu, bağımsız kaynaklarca bildirilmektedir.</p>
<h3>B-) 67/22 Sayılı Değişiklik: Usulün Disipline Edilmesi ve Dijitalleşme</h3>
<p>1 Ocak 2023&#8217;ten itibaren uygulanan 67/22 sayılı değişiklik, maddî şartlardan çok usulî güvencelere odaklanmıştır:</p>
<p>Resen araştırma yükümlülüğü. Usulü yürüten İçişleri Bakanlığı görevlisi, talebin alınmasından itibaren 30 gün içinde, yaş, ikamet süresi, dil, ikamet yasağı ve millî güvenlik şartlarına ilişkin delil ve verileri resen talep etmekle yükümlü kılınmıştır. Kendisinden bilgi istenen kamu kurumu görevlisi ise bu bilgileri 90 gün içinde göndermek zorundadır. Aynı yükümlülük, vatandaşlıktan çıkma usulünde de öngörülmüştür.</p>
<p>İdarî gecikmenin yaptırıma bağlanması. Kanuna eklenen kabahat hükümleriyle, bu süreleri ihlal eden görevliler hakkında denar karşılığı 15 ila 30 Avro tutarında idarî para cezası öngörülmüş ve kabahat yargılamasının yetkili mahkemece yürütüleceği düzenlenmiştir. Ceza miktarı sembolik olmakla birlikte, düzenlemenin işlevi caydırıcılıktan çok, sürelerin bağlayıcı nitelik kazanmasıdır; bu da idarenin hareketsizliğine karşı açılacak davalarda önemli bir dayanak oluşturur.</p>
<p>Dijitalleşme. Vatandaşlık belgesi, elektronik belge biçiminde düzenlenebilir ve başvurucunun ulusal elektronik hizmetler portalındaki profiline veya nitelikli elektronik kayıtlı posta yoluyla bildirdiği e-posta adresine gönderilebilir hâle gelmiştir. Belgeye karşı 15 gün içinde, elektronik ortamda da yapılabilen bir itiraz yolu öngörülmüş; itirazın bir üst birim yöneticisince 15 gün içinde karara bağlanması hükme bağlanmıştır.</p>
<p>AB üyeliği kaydı. Değişiklik kanununun geçiş hükümlerinde yer alan ve karşılaştırmalı hukukta pek rastlanmayan bir kayda göre, söz konusu kanun Kuzey Makedonya&#8217;nın Avrupa Birliği&#8217;ne katıldığı gün yürürlükten kalkacaktır. Bu hüküm, kanun koyucunun mevcut rejimi katılım sonrası için nihai saymadığını ve AB müktesebatına uyum çerçevesinde yeniden düzenleme yapılacağını daha şimdiden öngördüğünü göstermektedir.</p>
<p>Bu iki değişiklik dışında, İçişleri Bakanlığının yayımladığı yürürlükteki mevzuat listesinde vatandaşlık kanununa ilişkin daha yeni bir değişiklik yer almamaktadır. Dolayısıyla bugün uygulanacak metin, 67/22 ile birleştirilmiş konsolide metindir. Buna karşılık AB katılım süreci, yatırıma dayalı vatandaşlık rejimine yönelik baskı ve anayasa değişikliği tartışmaları dikkate alındığında, orta vadede yeni bir reform ihtimali göz ardı edilmemelidir.</p>
<h2>IV-) Başvuru Süreci</h2>
<p>Başvuru mercii. Kanunun 21. maddesine göre vatandaşlığın kazanılması, kaybı veya tespitine ilişkin talep, kişinin ikametgâhının bulunduğu yer İçişleri Bakanlığı birimine; kişi yurt dışında yaşıyorsa diplomatik-konsolosluk temsilciliğine sunulur. Karar İçişleri Bakanlığı tarafından verilir ve zorunlu bizzat tebliğ kurallarına göre tebliğ edilir. Genel naturalizasyonda talebin bizzat sunulması kanunî şarttır.</p>
<p>Garanti belgesi (гаранција). Kanunun 7-c maddesi, önceki vatandaşlıktan çıkma şartıyla ilgili tipik kısır döngüyü çözmek üzere getirilmiş özgün bir kurumdur. Buna göre, 7. maddenin 1. fıkrasının 1 ilâ 9 numaralı bentlerindeki şartları taşıyan yabancıya, vatandaşlığa kabul edileceğine dair bir garanti belgesi verilir. Böylece kişi, mevcut vatandaşlığından çıkma işlemlerini vatansız kalma riski olmaksızın yürütebilir. Garanti belgesinin tesliminden itibaren iki yıl içinde çıkma belgesi sunulmazsa, talep geri çekilmiş sayılır. Garanti belgesine karşı, tebliğinden itibaren 15 gün içinde İçişleri Bakanlığı bünyesindeki ilgili birime itiraz edilebilir; itiraz, bir üst birim yöneticisi tarafından 15 gün içinde karara bağlanır.</p>
<p>Kazanım anı. Kanunun 13. maddesi uyarınca kişi, vatandaşlığa kabul kararının teslim edildiği tarihte vatandaşlığı kazanır. Bu nokta, Romanya hukukundan önemli bir farklılık oluşturur: Romanya&#8217;da vatandaşlık, kabul kararıyla değil yeminin edildiği tarihte kazanılırken, Kuzey Makedonya&#8217;da yemin bir kabul şartı olarak öngörülmüş, kazanımın anı ise kararın tebliğine bağlanmıştır. Yeminin metni de kanunda düzenlenmiştir: kişi, şerefi üzerine Kuzey Makedonya Cumhuriyeti&#8217;ne sadık kalacağını, Anayasa ve kanunlara saygı göstereceğini ve vatandaşlık yükümlülüklerini yerine getireceğini beyan eder.</p>
<p>Kararın geri alınması. 14. maddeye göre, vatandaşlığa kabul kararı, başvurucunun talebi sunarken yanlış veya gerçeğe aykırı bilgi verdiğinin ya da sahte belge kullandığının tespiti hâlinde geri alınabilir. Geri alma yetkisi, ilgili suç bakımından ceza zamanaşımı süresi ile sınırlandırılmıştır. Ebeveynleriyle birlikte vatandaşlık kazanan küçükler bakımından da karar geri alınır.</p>
<h2>V-) Vatandaşlığın Kaybı</h2>
<p>Kanunun 16. maddesi, vatandaşlığın kaybını yalnızca iki sebebe bağlamıştır: çıkma (feragat) ve uluslararası anlaşmalar. Bu, karşılaştırmalı hukuk bakımından oldukça koruyucu bir tercihtir; zira kanunda genel bir &#8220;vatandaşlığı kaybettirme&#8221; veya idarî yoldan geri alma sebebi yer almamakta, tek istisnayı 14. maddedeki hile hâli oluşturmaktadır.</p>
<p>Çıkma için 17. maddede aranan şartlar şunlardır: 18 yaşını doldurmuş olmak; devlet organlarına karşı tüm mal varlığı ilişkilerini düzenlemiş olmak; ülkede yaşayan kişilere karşı evlilik ilişkisinden ve ana-baba çocuk ilişkisinden doğan mal varlığı ve diğer yasal yükümlülüklerini yerine getirmiş olmak; hakkında iflas veya kurucusu ya da ortağı olduğu ticaret şirketinin sona ermesine ilişkin bir işlem başlatılmadığını belgelemek; hakkında resen kovuşturulan bir suçtan ceza yargılaması yürütülmemesi veya mahkûm olmuşsa cezasını çekmiş olmak; ve yabancı vatandaşlığa sahip olmak ya da bunu kazanacağını ispat etmek. Son şart, vatansızlığın önlenmesi ilkesinin doğrudan yansımasıdır.</p>
<p>Bu şartlar sağlansa dahi yetkili makam; güvenlik ve savunma, karşılıklılık veya yabancı devletle ilgili diğer sebeplerle talebi reddedebilir. Bu halde de, kamu yararının korunması gözetilerek kararın gerekçelendirilmesi zorunludur. Vatandaşlık, çıkma kararının teslimi tarihinde kaybedilir.</p>
<ol start="18">
<li>madde ise bir güvence hükmüdür: çıkma izni verilen kişi ülkede yaşamaya devam etmişse ya da yurt dışına yerleşmekle birlikte kararın tesliminden itibaren bir yıl içinde yabancı vatandaşlık kazanmamışsa, çıkma kararı geri alınır. Böylece fiilen vatansız kalma riski bertaraf edilmiştir. 19. ve 20. maddeler, küçüklerin ve evlatlıkların durumunu; her iki ebeveynin talebi, diğer ebeveynin muvafakati, muvafakat vermemesi hâlinde vesayet makamının çocuğun yararı gözetilerek vereceği onay ve 15 yaşını dolduran çocuğun rızası ölçütleri çerçevesinde ayrıntılı biçimde düzenlemektedir.</li>
</ol>
<h2>VI-) Yargısal Denetim ve Hukukî Koruma</h2>
<p>Kanunun 21. maddesinin son fıkrası uyarınca, İçişleri Bakanlığının vatandaşlığın kazanılması, kaybı veya tespitine ilişkin kararına karşı İdare Mahkemesi nezdinde idari dava açılabilir. Kuzey Makedonya idarî yargı düzeninde, İdare Mahkemesi kararlarına karşı Yüksek İdare Mahkemesi  nezdinde kanun yolu öngörülmüştür.</p>
<p>Yargısal denetimin etkililiği bakımından üç dayanak öne çıkmaktadır:</p>
<p>Gerekçe zorunluluğu. Millî güvenlik gerekçesiyle verilen ret kararlarında ve çıkma talebinin reddinde, kanun açıkça gerekçe gösterilmesini aramaktadır. Gerekçesiz veya soyut ifadelerle yetinen kararlar, denetlenebilirliği ortadan kaldırdığından iptal sebebi oluşturur.</p>
<p>Süre sınırı. Millî güvenlik değerlendirmesinin altı ay içinde karara bağlanması gerekliliği ile resen delil toplama bakımından öngörülen 30 ve 90 günlük süreler, idarenin makul sürede karar verme yükümlülüğünü somutlaştırmaktadır.</p>
<p>Zımnî ret ve idarî sükût. Sürelerin geçirilmesi hâlinde, genel idarî usul hukuku çerçevesinde idarenin hareketsizliğine karşı başvuru yolları işletilebilir. Uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlık türü, esasa ilişkin bir ret değil, dosyanın makul sürede sonuçlandırılmamasıdır.</p>
<p>Ayrıca garanti belgesine ve vatandaşlık mercilerine karşı öngörülen 15 günlük idarî itiraz yolu, dava yoluna gitmeden önce tüketilmesi gereken bir aşama olarak dikkate alınmalıdır.</p>
<h2>VII-) Avrupa Hukuku Kapsamında Değerlendirme</h2>
<p>Vatandaşlığın verilmesi ve kaybı ilk bakışta devletin egemenlik alanına girse de, bu alan Avrupa hukuku bakımından sınırsız değildir. Kuzey Makedonya bakımından üç katman ayrı ayrı değerlendirilmelidir.</p>
<h3>A-) Avrupa Konseyi Standartları</h3>
<p>Kuzey Makedonya, 1997 tarihli Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi&#8217;ni (ETS No. 166) imzalayan ilk devletler arasında yer almış ve onay sürecini 2000&#8217;li yılların başında tamamlamıştır. Sözleşme, iç hukuka doğrudan yansıyan bir dizi asgarî standart öngörür: vatandaşlığa ilişkin kuralların ayrımcılık yasağına uygunluğu, vatansızlığın önlenmesi, başvuruların makul sürede karara bağlanması, kararların yazılı olarak gerekçelendirilmesi ve idarî yahut yargısal denetime açık olması. Kuzey Makedonya hukukundaki gerekçe zorunluluğu, altı aylık karar süresi, resen araştırma yükümlülüğü ve idare mahkemesi yolu, bu standartların iç hukuktaki karşılıkları olarak okunmalıdır. Ülke ayrıca 2020 yılında 1961 tarihli Vatansızlığın Azaltılmasına Dair Sözleşme&#8217;ye taraf olmuştur; bu, 6. ve 17. maddelerdeki vatansızlık önleyici hükümlerin yorumunda belirleyicidir.</p>
<h3>B-) AİHM İçtihadı</h3>
<p>Kuzey Makedonya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;ne taraftır ve AİHM&#8217;e bireysel başvuru yolu açıktır. Sözleşme&#8217;de vatandaşlık hakkı ayrıca güvence altına alınmamış olsa da, Mahkeme içtihadı bu alanı 8. madde (özel hayat) üzerinden denetime açmıştır.</p>
<p>Genovese/Malta kararında Mahkeme, vatandaşlık talebinin reddinin her durumda Sözleşme&#8217;nin kapsamı dışında sayılamayacağını; vatandaşlığın kişinin sosyal kimliği üzerindeki etkisi nedeniyle özel hayat kavramıyla bağlantı kurulabileceğini ve keyfî ya da ayrımcı bir reddin 8. madde ile bağlantılı olarak 14. maddeyi ihlal edebileceğini kabul etmiştir.</p>
<p>Ramadan/Malta ve K2/Birleşik Krallık kararlarında ise, kazanılmış vatandaşlığın geri alınmasının 8. madde bakımından denetlenebilir olduğu; denetimin iki eksende yürütüleceği belirtilmiştir: işlemin keyfî olup olmadığı (hukukî dayanak, usulî güvenceler, makul özen) ve kişi bakımından doğurduğu sonuçların ağırlığı. Ghoumid ve Diğerleri/Fransa ile Usmanov/Rusya kararları bu çizgiyi sürdürmüş; özellikle Usmanov kararında, başvuru formundaki eksik beyan sebebiyle vatandaşlığın otomatik biçimde ve orantılılık incelemesi yapılmaksızın geri alınması 8. maddenin ihlali sayılmıştır. Bu içtihat, Kuzey Makedonya hukukundaki 14. madde uygulaması bakımından doğrudan bağlayıcı bir yorum ölçütü sunar: hile veya sahte belge iddiasına dayanan geri alma işlemlerinde, kişinin ülkedeki bağları, aile hayatı ve vatansız kalma riski münferiden değerlendirilmelidir.</p>
<p>Eski Yugoslavya coğrafyası bakımından ise Kurić ve Diğerleri/Slovenya (Büyük Daire) ve Hoti/Hırvatistan kararları özel önem taşır. Bu kararlarda Mahkeme, devlet ardıllığı sürecinde statüsü belirsiz bırakılan kişilerin uzun süreli hukukî güvencesizlik içinde tutulmasını 8. maddeye aykırı bulmuş; devletlerin bu kişiler bakımından erişilebilir ve etkili bir statü kazanma yolu öngörme yükümlülüğü altında olduğunu vurgulamıştır. Kuzey Makedonya&#8217;nın 174/21 sayılı değişiklikle getirdiği geçiş rejimi ve bunu izleyen vatansızlık tasfiyesi, bu içtihadî çizginin olumlu bir uygulaması olarak değerlendirilebilir.</p>
<h3>C-) AB Hukuku ve Katılım Süreci</h3>
<p>Kuzey Makedonya AB üyesi olmadığından, ABAD&#8217;ın Rottmann, Tjebbes ve JY/Wiener Landesregierung kararlarında geliştirdiği, üye devlet vatandaşlığının kaybının Birlik vatandaşlığını da sona erdirdiği hâllerde orantılılık denetimi yapılmasını gerektiren içtihat, Kuzey Makedonya bakımından doğrudan uygulanabilir değildir. Bununla birlikte bu içtihat, katılım perspektifi çerçevesinde ulusal mevzuatın uyumlaştırılmasında yönlendirici bir işlev görmektedir.</p>
<p>Katılım süreci bakımından asıl belirleyici gelişme, ABAD Büyük Dairesi&#8217;nin 29 Nisan 2025 tarihli Komisyon/Malta (C-181/23) kararıdır. Mahkeme bu kararında, önceden belirlenmiş ödeme veya yatırımlar karşılığında vatandaşlık verilmesini öngören kurumsallaşmış yatırımcı vatandaşlık programının, üye devlet vatandaşlığının ve dolayısıyla Birlik vatandaşlığının ticarileştirilmesi anlamına geldiğini; bunun ABİHA&#8217;nın 20. maddesi ile ABA&#8217;nın 4/3. maddesindeki samimi işbirliği ilkesine aykırı olduğunu tespit etmiştir. Karar, üye devletlerin vatandaşlık ölçütlerini belirlemedeki geniş takdir yetkisini teyit etmekle birlikte, vatandaşlığın dayanışma ve iyi niyet ilişkisini yansıtması gerektiğini ve işlemsel nitelikte bir naturalizasyon usulünün bu niteliği ortadan kaldırdığını vurgulamıştır.</p>
<p>Bu kararın Kuzey Makedonya bakımından sonucu açıktır: 11. madde ve buna dayanan Hükümet kararnamesi çerçevesindeki yatırıma dayalı vatandaşlık rejimi, mevcut hâliyle sürdürülmesi hâlinde katılım sürecinde ciddi bir uyum sorunu oluşturacaktır. Avrupa Komisyonu&#8217;nun ülke raporlarındaki uyarıları, programın fiilen işletilmemesi ve 67/22 sayılı değişiklik kanununun katılımla birlikte yürürlükten kalkacağına dair kayıt birlikte değerlendirildiğinde, orta vadede bu rejimin daraltılması veya tasfiyesi kuvvetle muhtemeldir.</p>
<h2>VIII-) Türk Vatandaşları Bakımından Değerlendirme</h2>
<p>Türkiye&#8217;den yapılan başvurular bakımından birkaç husus özellikle vurgulanmalıdır.</p>
<p>Çifte vatandaşlık sorunu bulunmamaktadır. Kuzey Makedonya hukuku çifte vatandaşlığa izin vermektedir. Türk hukuku bakımından da, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu uyarınca çok vatandaşlık mümkün olup, yabancı bir devlet vatandaşlığını sonradan kazanan Türk vatandaşının bu durumu yetkili makamlara bildirmesi yeterlidir.</p>
<p>Türk vatandaşlığından çıkma şartı, çoğu yolda aranmamaktadır. Önceki vatandaşlıktan çıkma şartı yalnızca genel naturalizasyon (madde 7) bakımından geçerlidir. Göçmen ve altsoyu (madde 8), evlilik (madde 9) ve özel ulusal menfaat (madde 11) yollarında bu şart aranmaz. Genel yoldan başvuran ve çıkma prosedürünü tamamlaması gereken kişiler bakımından ise garanti belgesi kurumu, vatansız kalma riskini bertaraf eden temel güvencedir.</p>
<p>En işlevsel yol, 8. maddedir; ancak kuşak sınırı belirleyicidir. Balkan göçleri sebebiyle Türkiye&#8217;de yaşayan Makedonya kökenli nüfus bakımından 8. madde, ikamet ve dil şartından muafiyet sağladığı için en elverişli yoldur. Buna karşılık muafiyetin birinci derece altsoy ile sınırlı olması ve göçmen tanımının eski vatandaşlık koşuluna bağlanması, üçüncü kuşak başvurucular bakımından bu yolu fiilen kapatmaktadır. Bu nedenle dosya açılmadan önce yapılması gereken ilk iş, üstsoyun eski Makedonya/Yugoslavya vatandaşlık kaydının fiilen temin edilip edilemeyeceğinin araştırılmasıdır.</p>
<p>Belge rejimi ihmal edilmemelidir. Türkiye&#8217;de düzenlenen nüfus kayıt örnekleri, doğum ve evlenme belgeleri ile adli sicil kayıtlarının apostil şerhi taşıması ve yeminli tercüme ile noter onayından geçirilmesi zorunludur. Soy bağına dayalı dosyalarda zincirin kesintisiz kurulması, başvurunun esasını oluşturur.</p>
<p>Süre sınırları hak düşürücüdür. Yurt dışında doğan çocuklar bakımından 18 ve 23 yaş sınırları, çıkma yoluyla kaybeden küçükler bakımından 25 yaş sınırı ve garanti belgesinde iki yıllık süre, kaçırıldığında telafisi olmayan sürelerdir.</p>
<h2>IX-) Sonuç</h2>
<p>Kuzey Makedonya vatandaşlık rejimi, 2021 ve 2022 değişikliklerinin ardından maddî şartlar bakımından liberalleşmiş, usul bakımından ise disipline edilmiş bir görünüm arz etmektedir. Genel naturalizasyonda ikamet süresinin yedi yıla, evlilik yolunda ülkede kalış süresinin bir yıla indirilmesi, göçmenler ve altsoyları için dil ile çıkma şartlarının kaldırılması, vatansızlık vakalarının geçiş hükmüyle tasfiyesi; buna karşılık idareye resen araştırma yükümlülüğü, azamî karar süreleri, gerekçe zorunluluğu ve sürelerin ihlaline bağlanan kabahat yaptırımları getirilmesi, bu iki yönlü eğilimin somut göstergeleridir.</p>
<p>Bununla birlikte sistem, <a href="https://dikelaw.com.tr/romanya-vatandasligi-nasil-kazanilir/">Romanya modeli</a>nden ve benzer modellerden iki temel noktada ayrılmaktadır. Birincisi, kültürel veya etnik aidiyete dayalı bağımsız bir vatandaşlık yolu bulunmamaktadır; soy bağına dayalı başvuru, mutlaka üstsoyun eski vatandaşlığının ispatını gerektirir. İkincisi, altsoy muafiyeti birinci derece ile sınırlıdır ve bu sınır, diaspora başvurularının büyük bölümünü kapsam dışında bırakmaktadır.</p>
<p>Nihayet, 11. madde kapsamındaki yatırıma dayalı kazanım yolunun, Avrupa Komisyonu&#8217;nun uyarıları ve ABAD&#8217;ın Komisyon/Malta kararı ışığında hukukî geleceği belirsizdir. Bu yolun bir hak değil takdirî bir yetki olduğu; ölçütlerin sağlanmasının sonuç garantisi taşımadığı ve fiilî uygulamanın son derece sınırlı kaldığı, danışanlara açıkça aktarılmalıdır.</p>
<p>Bu nedenle başvurunun hangi hukukî sebebe dayandırılacağının belirlenmesi, ispat stratejisinin kurulması, sürelerin takibi ve olumsuz karar hâlinde idarî itiraz ile idarî dava yollarının işletilmesi bakımından, süreç boyunca alanında uzman hukukçularla çalışılması önerilmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>
<p><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için: <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453, </a></em></strong><em> <a href="https://dikelaw.com.tr/">https://dikelaw.com.tr/</a></em></p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/makedonya-vatandasligi-nasil-kazanilir/">MAKEDONYA VATANDAŞLIĞI NASIL KAZANILIR?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/makedonya-vatandasligi-nasil-kazanilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ROMANYA VATANDAŞLIĞI NASIL KAZANILIR?</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/romanya-vatandasligi-nasil-kazanilir/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/romanya-vatandasligi-nasil-kazanilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aytekin AKTAŞ]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 16:17:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar & Avrupa Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[AB vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çifte vatandaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[göç ve vatandaşlık hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[ikametle vatandaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[ROMANYA]]></category>
		<category><![CDATA[ROMANYA HUKUKU]]></category>
		<category><![CDATA[ROMANYA MUHACİRİ]]></category>
		<category><![CDATA[ROMANYA VATANDAŞLIĞI]]></category>
		<category><![CDATA[Romanya vatandaşlığının kazanılması]]></category>
		<category><![CDATA[ROMEN MUHACİR]]></category>
		<category><![CDATA[ROMEN VATANDAŞI]]></category>
		<category><![CDATA[ROMENCE]]></category>
		<category><![CDATA[rumen kültür dernekleri]]></category>
		<category><![CDATA[rumen topluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[soy bağıyla vatandaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşlıkta belge rejimi]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşlıkta yargısal denetim]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden vatandaşlık kazanımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=3988</guid>

					<description><![CDATA[<p>I-) Romanya Vatandaşlığının Kazanılmasına İlişkin Genel Esaslar Romanya vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin temel kaynak, Romanya Vatandaşlık Kanunu No. 21/1991 olup, bu kanun 12 Mart 2025 tarihli 14 sayılı Kanun ile önemli ölçüde değiştirilmiştir. Romanya vatandaşlığı kazanmanın farklı yolları vardır. Güncel sistemde vatandaşlık doğum, evlat edinme ve talep üzerine kazanılabilmektedir.  Talep üzerine vatandaşlık kazanma ihtimalleri şu şekildedir; [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/romanya-vatandasligi-nasil-kazanilir/">ROMANYA VATANDAŞLIĞI NASIL KAZANILIR?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>I-) Romanya Vatandaşlığının Kazanılmasına İlişkin Genel Esaslar</h2>
<p>Romanya vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin temel kaynak, Romanya Vatandaşlık Kanunu No. 21/1991 olup, bu kanun<a href="https://legislatie.just.ro/Public/DetaliiDocument/1464"> 12 Mart 2025 tarihli 14 sayılı Kanun</a> ile önemli ölçüde değiştirilmiştir.</p>
<p>Romanya vatandaşlığı kazanmanın farklı yolları vardır. Güncel sistemde vatandaşlık doğum, evlat edinme ve talep üzerine kazanılabilmektedir.  Talep üzerine vatandaşlık kazanma ihtimalleri şu şekildedir;</p>
<ul>
<li>Genel yoldan vatandaşlığın kazanılması</li>
<li>Kültürel ve kimlik temelli istisnai kazanım</li>
<li>Spor alanında özel kazanım</li>
<li>Eski vatandaşlar için yeniden kazanım</li>
<li>İrade dışı kayıp yaşayanlar ile bunların altsoyları için daha ayrıcalıklı rejimler öngörülmüştür.</li>
</ul>
<p>Bu çalışmada Romanya vatandaşlığının kazanılma şartları, ilgili mevzuat, başvuru detayları ve konuyla ilgili Avrupa Hukuku emsal içtihadı incelenmiştir.</p>
<p data-start="1963" data-end="2822">Romanya vatandaşlığı, salt iç hukuk bakımından değil, aynı zamanda Avrupa Birliği vatandaşlığına erişim sağlaması nedeniyle ulusal sınırları aşan sonuçlar doğurmaktadır. Bu sebeple Romanya vatandaşlığının kazanılması yahut kaybı, yalnızca idarî bir statü değişikliği olarak değil serbest dolaşım, yerleşme, çalışma, aile hayatı ve siyasal katılım gibi geniş bir haklar alanını etkileyen bir kurum olarak değerlendirilmelidir. Nitekim Romanya hukukunda vatandaşlığın temel dayanağı olan<a href="https://legislatie.just.ro/Public/DetaliiDocumentAfis/295342"> Legea cetățeniei române nr. 21/1991, 2025</a> reformuyla birlikte hem maddî şartlar hem de usul yönünden yeniden yapılandırılmıştır. Özellikle dil yeterliliği, belge doğrulama, biyometrik doğrulama, dosya sıralaması, önceliklendirme, yemin ve başvuru belgeleri alanlarında ciddi değişiklikler getirilmiştir.</p>
<p data-start="2824" data-end="3367">Bu bağlamda Romanya vatandaşlığı nasıl alınır sorusuna kısa bir yanıt vermek hukuken mümkün değildir. Başvurucunun, Romanya’da uzun süre yaşayan bir yabancı mı, bir Romanya vatandaşıyla evli kişi mi, eski Romanya vatandaşı mı, eski vatandaşın altsoyu mu, yoksa Romanya kültürüne veya sporuna özel katkı sağlayan kişi mi olduğuna göre uygulanacak kurallar, şartlar ve ispat rejimi değişmektedir. Bu nedenle konu, uygulamada en sık karıştırılan başvuru yolları ayrıştırılarak incelenmelidir.</p>
<h2 data-section-id="1lkrip" data-start="3369" data-end="3437">II-) Romanya Vatandaşlığı Edinme Türleri</h2>
<p data-start="3439" data-end="4057">Romanya hukukuna göre vatandaşlık doğum, evlat edinme ve talep üzerine kazanım yollarıyla elde edilir. Kanunun 4. maddesi, bu üç temel kazanım yolunu açıkça saymaktadır. Aynı hükümde ayrıca yabancılar ve vatansız kişiler bakımından, talep üzerine vatandaşlık kazanımının kendiliğinden doğan bir hak olarak değil, yasal koşullar gerçekleştiğinde yetkili makam kararıyla elde edilen bir statü olduğunu göstermektedir. Başka bir ifadeyle Romanya hukuku, vatandaşlığın verilmesini otomatik bir hakka değil, kanunî koşulların ispatına ve idari değerlendirmeye bağlamaktadır.</p>
<p data-start="4059" data-end="4615">Bu çerçevede maddî hukuk bakımından esas kaynak Legea nr. 21/1991&#8217;dir. Usul ve kurumsal uygulama bakımından ise Ulusal Vatandaşlık Kurumu (Autoritatea Națională pentru Cetățenie – ANC) tarafından yürütülen süreç esastır. 2025 reformu sonrasında başvuruya eklenecek belgelerin listesi ayrıca ANC Başkanı’nın 85 sayılı 11 Nisan 2025 tarihli Emri ile güncellenmiştir. Bu da göstermektedir ki uygulamada yalnızca kanun maddesini bilmek yetmemektedir. İkincil düzenlemeler ve güncel belge listesi de ayrıca dikkate alınmalıdır.</p>
<h3 data-section-id="1x4o5lb" data-start="4617" data-end="4679">A-) Genel Yol Olarak İkamete Dayalı Vatandaşlık Kazanımı</h3>
<p data-start="4681" data-end="5336">Romanya Vatandaşlık Kanunu’nun 8. maddesi, yabancılar ve vatansız kişiler için genel naturalizasyon rejimini düzenlemektedir. Buna göre başvurucunun, başvuru tarihinde Romanya’da uzun dönem oturum hakkı veya daimî ikamet hakkı sahibi olması ve ülkede en az 8 yıl yasal olarak yaşamış bulunması gerekir. Başvurucu bir Romanya vatandaşı ile evli ise ve onunla birlikte yaşıyorsa bu süre evlilik tarihinden itibaren en az 5 yıl olarak uygulanır. Bu düzenleme, evliliğin tek başına vatandaşlık sağlamadığını ve ancak genel bekleme süresini kısaltan bir hukukî sebep olduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır.</p>
<p data-start="5338" data-end="6071">Aynı maddede, süre şartının yanında başvurucunun;</p>
<ul>
<li data-start="5338" data-end="6071">Romanya devletine sadakat göstermesi,</li>
<li data-start="5338" data-end="6071">Hukuk düzenine ve millî güvenliğe karşı faaliyet yürütmemiş olması,</li>
<li data-start="5338" data-end="6071">18 yaşını doldurmuş olması,</li>
<li data-start="5338" data-end="6071">Romanya’da yeterli ve yasal geçim araçlarına sahip bulunması,</li>
<li data-start="5338" data-end="6071">İyi hâlli olması ve vatandaşlığa liyakati ortadan kaldıracak bir suçtan mahkûm olmamış olması,</li>
<li data-start="5338" data-end="6071">Romence bilmesi,</li>
<li data-start="5338" data-end="6071">Temel düzeyde Romanya kültür ve medeniyet bilgisine sahip olması,</li>
<li data-start="5338" data-end="6071">Romanya Anayasası ile millî marşı bilmesi şartlarını da öngörmektedir.</li>
</ul>
<p data-start="5338" data-end="6071">Dolayısıyla uygulamada sadece ikamet süresinin dolmuş olması yeterli değildir; vatandaşlık incelemesi aynı zamanda güvenlik, uyum ve kamu düzeni ekseninde çok katmanlı bir denetimdir.</p>
<p data-start="6073" data-end="6838">2025 reformunun en önemli yeniliklerinden biri, 8 yıllık sürenin bazı başvurucular bakımından 3 yıla kadar azaltılabilmesidir. Kanunun 8/2. fıkrasına göre, başvurucu ekonomik hayata aktif katılımını, önemli eğitimsel başarılarını veya kültürel alan, insan hakları, sosyal katılım ya da gönüllülük alanındaki özel katkılarını ortaya koyabiliyorsa ve ayrıca AB/AEA/İsviçre vatandaşıysa ya da Romanya’da doğmuş olup ebeveynlerinden en az biri doğum tarihinde Romanya’da yasal olarak bulunuyorsa, 8 yıllık süre, hukuki sınırlar çerçevesinde en çok 3 yıl indirilebilir ve dolayısıyla  sürenin 5 yıl olarak belirlenebilmesi mümkündür. Benzer şekilde, 8/3. fıkra uyarınca mülteci statüsü sahibi olup Romanya toplumuna güçlü şekilde bağlılığı olduğunu ispatlayan kişiler bakımından da aynı oranlı indirim mümkündür.</p>
<p data-start="6840" data-end="7262">Kanun burada ayrıca önemli bir ölçüt getirmektedir. Vatandaşlık başvurusu bakımından yalnızca başvurucunun kâğıt üzerinde geçerli bir ikamet iznine sahip olması yeterli değildir. Başvurucunun fiilen Romanya’da yaşamış olması da aranır. Bu nedenle, bir takvim yılı içinde 6 aydan uzun süre Romanya dışında kalan kişinin, o yıla ilişkin ikamet süresi vatandaşlık başvurusunda dikkate alınmaz. Başka bir ifadeyle, yasal ikamet statüsünün devam etmesi tek başına yeterli olmayıp, başvurucunun ülkedeki fiilî bulunma süresi de ayrıca değerlendirilir.</p>
<h3 data-section-id="o1drv4" data-start="7264" data-end="7352">B-) İstisnai Yollar</h3>
<p>İkamete dayalı vatandaşlık kazanımı, Romanya vatandaşlığına erişimde temel ve en yaygın yol olmakla birlikte, mevzuat kapsamında bazı kişiler bakımından daha avantajlı ve hızlandırılmış usuller de öngörülmüştür. Bu kapsamda, belirli şartları sağlayan yabancıların, klasik ikamet süresine tabi olmaksızın veya daha hafif şartlarla Romanya vatandaşlığını kazanmaları mümkündür.</p>
<h4 data-section-id="o1drv4" data-start="7264" data-end="7352">1-) Kültürel ve Kimlik Temelli Vatandaşlık Kazanımı</h4>
<p data-start="7354" data-end="7904">Kanundaki madde 8’e eklenmiş yeni hüküm, klasik ikamet temelli vatandaşlığın kazanılması rejiminden ayrılan özel bir rejim öngörmektedir. Buna göre vatansız kişi veya yabancı, başvurudan önce en az 3 yıl boyunca düzenli faaliyetlerle Romanya kültürünün, medeniyetinin ve manevî değerlerinin korunması ve tanıtılmasına önemli katkı sunmuşsa, ülkede yerleşim kurma zorunluluğu olmaksızın da vatandaşlığa başvurabilir. Burada belirleyici unsur, salt kültürel yakınlık iddiası değildir. Kanunun saydığı türden somut faaliyetlerle ispatlanan özel katkıdır.</p>
<p data-start="7906" data-end="8532">Maddede katkının ispat yolları da örneklenmiştir. Romanya’nın yurt dışındaki imajını güçlendiren faaliyetler, yurt dışındaki Rumenlerin haklarını destekleyen çalışmalar, yurt dışındaki Rumen dernek ve oluşumlarını destekleyen faaliyetler, Romence dil ve kültürünün öğretimi yahut bu dilde yayıncılık yapılması ve yurt dışındaki Rumen toplulukların etnik, kültürel, dilsel ve dinî kimliğinin korunmasına dönük faaliyetler bunlar arasındadır. Bu yönüyle 8. madde, etnik ve kültürel bağın soy bağı kadar güçlü olduğu durumlarda kullanılan, ancak ispat eşiği yüksek bir özel başvuru yoludur.</p>
<h4 data-section-id="17qs67q" data-start="8534" data-end="8577">2-) Spor Alanında Özel Vatandaşlığa Alınma Usulü</h4>
<p data-start="8579" data-end="9160">Kanundaki madde 8’e eklenmiş diğer bir yeni fıkra uyarınca vatandaşlık, Romanya’nın uluslararası görünürlüğüne üstün sportif performans yoluyla önemli katkı sağlayabilecek yabancı veya vatansız kişilere de verilebilir. Ancak burada da tam serbestlik yoktur. Kanun, başvurucunun Romanya’yı millî takımlarda temsil edecek durumda olmasını ve ayrıca en azından sadakat, reşitlik ve iyi hâl şartlarını taşımasını aramaktadır. Bu hüküm, istisnaî ve hedefe yönelik bir vatandaşlık yoludur. Genel yoldan vatandaşlığın kazanılması rejiminin yerine geçen geniş bir kolaylık değildir.</p>
<h4 data-section-id="1uvf6pa" data-start="9162" data-end="9215">3-) Eski Vatandaşlar İçin Yeniden Kazanım Rejimi</h4>
<p data-start="9217" data-end="9970">Romanya vatandaşlığını daha önce kaybetmiş kişiler ve bunların ikinci dereceye kadar altsoyları için düzenlenen temel hüküm, kanunun 10. maddesidir. Bu hükme göre, eski vatandaşlara ve bunların çocukları ile torunlarına, yabancı vatandaşlığı koruma imkânı saklı kalmak üzere, Romanya’da yahut yurt dışında ikamet kurularak yeniden vatandaşlık verilebilir.</p>
<p data-start="9217" data-end="9970">Ancak bu yol, uygulamada bazen yanlış biçimde tamamen şartsız iade gibi algılanmaktadır. Oysa madde açık biçimde, başvurucunun madde 8/1’deki b-e bentlerindeki şartları taşımasını ve ayrıca Romence bildiğini göstermesini aramaktadır. Yani sadakat, kamu düzeni, yaş, geçim ve iyi hâl şartları burada da önemini korumaktadır.</p>
<p data-start="9972" data-end="10639">Buradaki en önemli yenilik, 2025 reformuyla Romence dil bilgisinin madde 10&#8217;a binaen yapılan başvurularında da açık ve belgeli bir koşula dönüştürülmüş olmasıdır. Önceki yıllarda uygulamada daha esnek görülen bu alan, artık kanunî metin düzeyinde daha belirgin ve sıkı hale getirilmiştir. Bununla birlikte kanun, gerçekten eski Romanya vatandaşı olan kişiler bakımından bir istisna da tanımaktadır. Zira ilgili kanunun 15/5  maddesi uyarınca, daha önce Romanya vatandaşı olanlar, madde 10 veya 11 kapsamında başvurduklarında ayrıca dil yeterliliği belgesi sunmak zorunda değildir. Bu istisna, altsoylar ile eski asıl vatandaş arasında önemli bir fark yaratmaktadır.</p>
<h4 data-section-id="1b44p7d" data-start="10641" data-end="10719">4-) İrade Dışı Kayıp Yaşayanlar ve Altsoyu İçin Ayrıcalıklı Rejim</h4>
<p data-start="10721" data-end="11385">Romanya vatandaşlığı bakımından uygulamada en çok kullanılan ve en çok yanlış anlaşılan hükümlerden biri 11. maddedir. Bu hüküm Romanya vatandaşı olup vatandaşlığını kendi kusuru olmadan kaybedenler veya vatandaşlığı iradeleri dışında geri alınanlar ile bunların üçüncü dereceye kadar altsoylarına vatandaşlığın yeniden verilmesini düzenler. Kanun, bu kişiler bakımından vatandaşlığın yabancı vatandaşlık korunarak ve Romanya’da yerleşim kurma zorunluluğu olmadan da elde edilebileceğini kabul eder. Özellikle eski Romanya topraklarında doğmuş soy bağına dayalı başvuruların hukukî zemini çoğu kez bu maddedir.</p>
<p data-start="11387" data-end="12113">Ne var ki 11. madde de mutlak değildir. Başvurucu yine madde 8/1’deki b, c ve e bentlerindeki şartları, yani sadakat, reşitlik ve iyi hâli sağlamalıdır. Ayrıca Romence bilgisini kanunda öngörülen biçimde ispat etmelidir. Burada dikkat çekici husus, 10. maddeden farklı olarak 11. maddede geçim şartının değil, daha dar şartlar öngörülmesidir. Bu da kanun koyucunun, tarihî ve soy bağına dayalı yeniden bağ kurma taleplerini, genel yoldan kazanıma göre daha elverişli bir rejime bağladığını göstermektedir. Ancak yine de bu rejim, belge temelli ve sıkı bir soy ispatı gerektirdiğinden, başvurunun esası çoğu zaman nüfus ve medeni hâl kayıtlarının güvenilirliğine bağlıdır.</p>
<p data-start="12115" data-end="12489">Dış temsilciliklerin resmî açıklamalarında da 11. madde kapsamındaki yeniden kazanımın, vatandaşlığını kusuru olmaksızın kaybeden kişiler ile bunların üçüncü dereceye kadar altsoyu için geçerli olduğu açık biçimde belirtilmektedir. İstanbul ve <a href="https://izmir.mae.ro/node/434">İzmir’deki Romanya dış temsilciliklerinin bilgilendirme metinleri</a> de bu doğrultudadır.</p>
<h2 data-section-id="u8ftjw" data-start="12491" data-end="12570">III-) Dil Yeterliliği, Belgelendirme Rejimi ve İspat Standardı</h2>
<p data-start="12572" data-end="13270">2025 reformunun en belirgin sonucu, özellikle madde 10 ve 11 kapsamındaki dosyalarda Romence dil şartının belgeye bağlanması olmuştur.</p>
<p data-start="12572" data-end="13270">Kanunun 15/4. maddesine göre Romence bilgisi Romanya’daki akredite yükseköğretim kurumlarının hazırlık sınıfı programlarından, Romence Dil Enstitüsü’nden, Romanya Kültür Enstitüsü’nden veya yurt dışındaki Rumen kültür kurumlarından alınan ve en az B1 düzeyini gösteren sertifika ile yahut en az 3 yıl Romence eğitim görüldüğünü gösteren resmî öğrenim belgeleriyle kanıtlanabilir. Bu düzenleme, özellikle soy bağına dayalı dosyalarda aile geçmişi nedeniyle dil bilindiği varsayımı anlayışını sona erdirmiştir.</p>
<p data-start="13272" data-end="13795">Bununla birlikte kanun iki önemli istisna tanımaktadır. Birincisi, eski Romanya vatandaşları ikincisi ise başvuru tarihinde 65 yaşını doldurmuş olanlar bakımından, madde 10 ve 11 başvurularında ayrıca dil yeterlilik belgesi aranmaz. Ancak bu istisnanın altsoyların tamamını kapsamadığına dikkat edilmelidir. Altsoyun, sırf eski vatandaşın torunu veya torununun çocuğu olması sebebiyle bu muafiyetten yararlanması mümkün değildir. Muafiyet sınırlarına dikkat edilmelidir.</p>
<p data-start="13797" data-end="14542">Belge rejimi de aynı ölçüde önemlidir. Kanunun 16. maddesine göre yabancı makamlarca düzenlenen yahut onaylanan belgeler, kural olarak apostil veya süper tasdik işleminden geçmek zorundadır. Ayrıca başvurucunun medeni hâli ile üstsoy ve altsoyun medeni hâline ilişkin kayıtların, kural olarak başvurudan en çok iki yıl önce düzenlenmiş resmî örneklerle ispatı istenir. Komisyon, belgelerin aslını ibraz ettirebilir. Belge veya kayıtların gerçekliği konusunda kuşku oluşursa ayrıca doğrulama araştırması yapılabilir ve teyit alınamayan hâllerde talebin reddi dahi gündeme gelebilir. Bu yönüyle uygulamada en doğru yaklaşım, soy bağının hukuken kesintisiz ve usulüne uygun belgelerle kurulmasıdır.</p>
<h2 data-section-id="16927o9" data-start="14544" data-end="14599">IV-) Başvuru Süreci ve İdarî İnceleme</h2>
<p data-start="14601" data-end="15222">Başvuru usulü bakımından kanun;</p>
<ul>
<li data-start="14601" data-end="15222">Başvurunun Romence hazırlanmasını,</li>
<li data-start="14601" data-end="15222">Vatandaşlık Komisyonu’na hitaben yapılmasını,</li>
<li data-start="14601" data-end="15222">Kişisel olarak sunulmasını öngörmektedir.</li>
</ul>
<p data-start="14601" data-end="15222">2025 reformundan sonra dosya tamamlama, görüşme, belge doğrulama ve iletişim usulleri daha ayrıntılı hale getirilmiştir. Kanun uyarınca eksik belge tespit edilirse başvurucuya bunları tamamlama imkânı verilmektedir. Süresinde tamamlanmayan başvurular desteklenmemiş başvuru gibi değerlendirilerek reddedilebilir. Genel vatandaşlık başvurularında dil, anayasa ve milli marş bilgisinin ayrıca mülakatla incelenmesi mümkündür.</p>
<p data-start="15224" data-end="15789">Başvurunun kabulü hâlinde Ulusal Vatandaşlık Kurumu başkanı, komisyon raporunun kendisine ulaşmasından itibaren 15 gün içinde kabul kararını verir.  Red hâlinde de yine karar Ulusal Vatandaşlık Kurumu başkanı tarafından tesis edilir. Kanunun 20. maddesine göre vatandaşlık kararın verilmesiyle değil, Romanya’ya sadakat yemininin edildiği tarihte kazanılmaktadır. Yemin için kanunen bir yıllık süre öngörülmüştür. Bu nokta son derece önemlidir çünkü başvurusu kabul edilmiş olmak, yemin edilmeden önce vatandaşlığın kesin olarak kazanıldığı anlamına gelmez.</p>
<h2 data-section-id="1ka9vjs" data-start="16177" data-end="16217">V-) Yargısal Denetim ve Hukukî Koruma</h2>
<p data-start="16219" data-end="16788">Romanya vatandaşlığı başvurusunun reddi, yargısal denetime kapalı değildir. Kanunun 19/4. maddesine göre, vatandaşlık verilmesi veya yeniden kazanım talebinin reddine ilişkin Ulusal Vatandaşlık Kurumu başkanı kararı, 15 gün içinde Bükreş Mahkemesi’nin idarî yargıda dava konusu yapılabilir. Bu karar aleyhine ayrıca Bükreş İstinaf Mahkemesi nezdinde kanun yolu mümkündür. Bu düzenleme, vatandaşlık işlemlerinin tamamen idarî takdire bırakılmadığını ve hukuk devleti ilkesi gereği yargısal denetime tâbi olduğunu göstermektedir.</p>
<p data-start="13797" data-end="14542">Ayrıca kanunun 37. maddesinde, vatandaşlık kanununun uygulanmasından doğan ve 19/4 kapsamı dışında kalan diğer idarî işlemler ile haksız ret ve idari susma benzeri uyuşmazlıkların da genel idari yargı denetimine açık olduğunu ortaya koymaktadır.</p>
<p data-start="13797" data-end="14542">Uygulamada, özellikle başvurunun makul süre içinde sonuçlandırılmaması, sunulan belgelerin doğrulanmasına ilişkin idarî sürecin tamamlanmaması veya öncelikli inceleme taleplerinin reddi gibi uyuşmazlıklarda anılan hüküm özel bir önem taşımaktadır.</p>
<h2 data-section-id="12nnv6x" data-start="17219" data-end="17261">VI-) Avrupa Hukuku Kapsamında Değerlendirme</h2>
<p data-start="17263" data-end="17959">Vatandaşlığın verilmesi ve geri alınması ilk bakışta devletin egemenlik alanına girse de, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve AB hukuku bakımından bu alan sınırsız değildir.</p>
<p data-start="17263" data-end="17959"><a href="https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=CELEX%3A62008CJ0135"> ABAD’ın Rottmann kararında,</a> bir üye devlet vatandaşlığının hile ile elde edilmesi sebebiyle geri alınmasının AB hukukuna kategorik olarak aykırı olmadığı ancak böyle bir işlemin orantılılık ilkesine uygun olması gerektiği vurgulanmıştır. Bu içtihat, Romanya bakımından özellikle sahte belge, gerçeğe aykırı soy iddiası veya yanıltıcı beyana dayalı dosyalarda geri alma ve iptal yetkisinin var olduğunu fakat bunun keyfi değil, ölçülü kullanılması gerektiğini göstermektedir.</p>
<p data-start="17961" data-end="18591"><a href="https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=CELEX:62017CJ0221">ABAD’ın Tjebbes kararında</a> ise bir üye devlet vatandaşlığının kanun gereği kaybı sonucunda AB vatandaşlığının da ortadan kalkması durumunda, ulusal kuralların kişisel sonuçlar bakımından bireysel ve orantılı incelemeye elverişli olması gerektiği kabul edilmiştir. Aynı yaklaşım daha sonraki kararlarda da sürdürülmüştür. Bu yaklaşım, Romanya vatandaşlığının kaybı veya geri alınması alanında da “salt formel şart eksikliği” ile yetinilmeyip işlemin kişinin aile hayatı, özel hayatı ve AB vatandaşlığı statüsü üzerindeki sonuçlarının değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.</p>
<p data-start="18593" data-end="19262"><a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#{%22itemid%22:[%22001-106785%22]}">AİHM’in Genovese/Malta </a>kararında vatandaşlık talebinin reddinin her durumda Sözleşme kapsamı dışında sayılamayacağı ve vatandaşlığın reddinin bireyin özel hayatı üzerinde etkili olması halinde AİHS m. 8 ile bağlantı kurulabileceği kabul edilmiştir. Keza <a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#{%22itemid%22:[%22001-164194%22]}">Ramadan/Malta kararında</a> da kazanılmış vatandaşlığın kaybının özel hayat üzerinde ağır sonuçlar doğurabileceği vurgulanmıştır. Bu içtihatlar, Romanya vatandaşlığına ilişkin uyuşmazlıklarda özellikle soy bağı, kimlik, aile aidiyeti ve vatandaşlık statüsünün özel hayatla yakın bağlantısı bulunduğu durumlarda insan hakları eksenli denetimin önemini artırmaktadır.</p>
<p data-start="19264" data-end="19778">Emsal kararlar göstermektedir ki; Romanya, vatandaşlığın kazanılması bakımından şartları belirleme yetkisine sahiptir ancak bu yetki ayrımcılık yasağı, özel hayatın korunması, orantılılık, gerekçelendirme ve etkili yargısal denetim ilkeleriyle sınırlıdır. Özellikle 2025 sonrası sıkılaşan dil ve belge rejimi uygulanırken, idarenin maddî gerçeği araştırma yükümlülüğü ile başvurucunun temel hakları arasında adil denge kurulması gerekir.</p>
<p data-start="20374" data-end="21092">2025 reformu sonrası sistemin genel eğilimi, bir yandan süreci dijitalleştirmek ve hızlandırmaktır. Diğer yandan dil yeterliliği, belge güvenilirliği, biyometrik doğrulama ve güvenlik incelemesi yoluyla vatandaşlık rejimini sıkılaştırmaktır.</p>
<p data-start="20374" data-end="21092">Romanya vatandaşlığı başvurusunda başvurucunun kişisel yeterliliklerine ve Romanya ile ilişkisine göre hangi gerekçeyle vatandaşlığı talep edileceği konusunda ve başvuru sürecinin takibinde uzman hukukçularla çalışılması önerilmektedir.</p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</strong></em></p>
<p><em><strong>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için: <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453, </a></strong></em><em> <a href="https://dikelaw.com.tr/">https://dikelaw.com.tr/</a></em></p>
<h2></h2>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/romanya-vatandasligi-nasil-kazanilir/">ROMANYA VATANDAŞLIĞI NASIL KAZANILIR?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/romanya-vatandasligi-nasil-kazanilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YABANCI TÜRLERİ NELERDİR?</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/yabanci-turleri-nelerdir/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/yabanci-turleri-nelerdir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aytekin AKTAŞ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Dec 2023 11:01:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar & Avrupa Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[1990 tarihli AB Dublin Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[göçmenler]]></category>
		<category><![CDATA[mülteciler]]></category>
		<category><![CDATA[Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair 1951 tarihli Cenevre Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[özel statülü yabancılar]]></category>
		<category><![CDATA[şartlı mülteciler]]></category>
		<category><![CDATA[Vatansız Kişilerin Statüsüne İlişkin Sözleşme]]></category>
		<category><![CDATA[vatansızlar]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı türleri]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı türleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı tüzel kişiler]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=1105</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yabancılar Hukuku hakkındaki yazımızda yabancılar hukukunun genel hatları ortaya konulmuştu. Bu yazımızda da yabancı türlerinin neler olduğunu ortaya koymaya çalışacağız. </p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/yabanci-turleri-nelerdir/">YABANCI TÜRLERİ NELERDİR?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://dikelaw.com.tr/yabancilar-hukuku-nedir/">Yabancılar Hukuku hakkındaki yazımızda</a> yabancılar hukukunun genel hatları ortaya konulmuştu. Bu yazımızda da yabancı türlerinin neler olduğunu ortaya koymaya çalışacağız.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>I-) YABANCI DEVLET VATANDAŞLARI</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Vatandaşlık bağı ile bağlı olunan ülkenin sınırlarından çıkarak bir başka ülkenin sınırlarından içeri giren kişi, bu ülke devleti bakımından yabancı sayılır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birden fazla ülkeye vatandaşlık bağı ile bağlı bulunan kimseler, vatandaşı oldukları ülkeler nazarında yabancı olarak kabul edilmeyeceklerdir. Örneğin hem Türk hem de Alman vatandaşlığına sahip bir kişi Türkiye’de iken, bir başka ülkeye de vatandaşlık bağı ile bağlı olduğu için yabancı sayılmayacaktır ve Türk vatandaşlığı esas alınacaktır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>II-)  VATANSIZLAR</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Hiçbir devletle vatandaşlık bağı bulunmayan kişilerin vatansız olarak kabul edileceğine ilişkin olarak karşılaştırmalı hukukta yahut Türk hukukunda bir tartışma bulunmamaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Vatansızlar için Almancada ‘heimatlos’, Fransızcada ‘apatride’ ve İngilizcede ‘statelessperson’ ifadeleri kullanılmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle dünya savaşlarından sonra pek çok kişinin vatansız kalmasından sonra karşı karşıya kalınan bu durumla mücadele etmek amaçlı 1954 yılında New York’da BM bünyesinde imzalanmış olan ‘<a href="https://www.nvi.gov.tr/kurumlar/nvi.gov.tr/mevzuat/nufusmevzuat/milletlerarasi/DigerSozlesmeler/Vatansiz_kisilerin_statusune_iliskin_sozlesme.pdf">Vatansız Kişilerin Statüsüne İlişkin Sözleşme</a>’ ile 1973 tarihinde imzalanmış olan ‘<a href="https://www.nvi.gov.tr/kurumlar/nvi.gov.tr/mevzuat/nufusmevzuat/milletlerarasi/DigerSozlesmeler/Vatansizligin_azaltilmasina_dair_sozlesme.pdf">Vatansızlık Hallerinin Sayısının Azaltılmasına İlişkin BM Sözleşmesi</a>’ gibi Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler mevcuttur. Bu sözleşmelerle amaçlanan, hiçbir devletin hukuki korumasından faydalanamayan vatansız kimselere, asgari olarak bir kısım temel hakları tanımaktır. 1954 tarihli sözleşmede, vatansız kişilerin yabancılarla eş değerde tutulacağı kabul edilmiştir. Temel hak ve özgürlüklerde ise ilke olarak vatandaşlarla eşittirler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’de kişilerin vatansız olduğunun tespiti Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nce yapılarak bu kimselere valiliklerce vatansız kişi kimlik belgesi düzenlenir. Bu belgede yabancı kimlik numarası da bulunmaktadır. Ayrıca bu belge iki yıllık geçerliliğe sahip ikamet izni yerine geçmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Vatansızlar, yabancıların bir kısım haklardan faydalanabilmeleri için aranan karşılıklılık şartından muaftırlar. Vatansızlar Uluslararası İşgücü Kanunu’nda belirtildiği üzere istisnai çalışma izni ile Türkiye’de çalışabilir ve de uluslararası seyahatlerini yabancılara mahsus damgalı pasaport ile gerçekleştirebilirler. Vatansızlar kamu düzeni için tehlike oluşturacak eylemlerin içinde olmadıkları müddetçe sınır dışı edilemezler. Vatansız kişinin herhangi bir ülke vatandaşlığını kazanmasıyla birlikte vatansızlık statüsü de sona erecektir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>III-) MÜLTECİLER VE ŞARTLI MÜLTECİLER</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.multeci.org.tr/wp-content/uploads/2016/12/1951-Cenevre-Sozlesmesi-1.pdf">Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair 1951 tarihli Cenevre Sözleşmesi</a>nde mülteci tanımı “ırk, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi düşünceleri yüzünden, zulme uğrayacaklarından haklı sebeplerle korktuğu için vatandaşı olduğu ülkenin dışında bulunan ve bu ülkenin korunmasından yararlanamayan, ya da söz konusu korku nedeniyle, yararlanmak istemeyen yahut tabiiyeti yoksa ve bu tür olaylar sonucu önceden yaşadığı ikamet ülkesinin dışında bulunan, oraya dönemeyen veya söz konusu korku nedeniyle dönmek istemeyen her şahıs” şeklinde yapılmıştır. Türkiye de bu sözleşmeye taraftır. Mültecilik statüsünden faydalanılması için sözleşmede belirtilen unsurların birlikte bulunması aranır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">1951 tarihli Cenevre Sözleşmesinin ilk halinde, sözleşme tarihinden sonra ve Avrupa dışında meydana gelen olaylardan doğan durumlar sözleşme kapsamına dahil değilken, 1967 tarihli ek protokol ile birlikte yer ve zaman yönünden bulunan bu kısıtlamalar kaldırıldı. Ancak Türkiye ek protokolün coğrafi sınırlandırmayı kaldıran maddesine çekince koymuştur ve sadece Avrupa’dan gelen başvurucuların mülteci pozisyonuna sahip olduğunu kabul etmeye devam etmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa ülkeleri dışındaki ülkelerden gelen ve mülteci statüsü verilmesi için gerekli olan şartları taşıyanlar ise Türkiye tarından şartlı mülteci olarak kabul edilmektedir. Şartlı mültecilerin üçüncü bir ülkeye yerleştirilmelerine kadar Türkiye’de kalmalarına izin verilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">1990 tarihli AB Dublin Sözleşmesi’ne baktığımızda ise ayrıca bir sığınmacı tanımı “sığınmak için başvurmuş ancak başvurusu kesin karara bağlanmamış yabancı” şeklinde yapılmıştır. Türk hukukunda ise şartlı mültecilerin daha sonradan mülteci olabileceklerine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Bu noktada uluslararası hukuk ile Türk hukuku arasındaki terminoloji farkına dikkat etmek gerekecektir. Türk hukukunda ‘sığınmacı’ kavramı bulunmamaktadır. Aynı hükümlere tabi olmasa da bu kavramın yerine geçen statü Türk hukukunda şartlı mültecilik statüsüdür.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>IV-) GÖÇMENLER</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Yaşadığı ülkeyi ekonomik, siyasi, sosyal ya da kültürel sebeplerle terk ederek başka bir ülkeye yerleşmek maksadıyla giden kişilere göçmen/muhacir denir. Göç tanımı yapılırken gözetilmiş olan temel unsurlar mecburi ve zorlayıcı bir sebepten ziyade daha çok yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik ekonomik sebeplerin varlığı ile göç edilen ülkeye yerleşmek maksadıyla gidiliyor oluşudur. Göç içe, dışa ve transit göç olarak sınıflandırılabilir. Buna göre bir ülkeden dışarıya yapılan göçler dışa göç; içeriye yapılan göçler içe göç; başka bir ülkeye göçmek maksadıyla geçici olarak üçüncü bir ülkeden geçmek de transit göç denilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türk hukukunda ise göçmen tanımı 5543 sayılı İskan Kanunu’nda “ Türk soyundan ve Türk kültürüne bağlı olup, yerleşmek amacıyla tek başına veya toplu halde Türkiye’ye gelip bu Kanun gereğince kabul olunanlardır” şeklinde yapılmıştır. Görüldüğü üzere ülkemizde uluslararası hukuktan çok farklı bir göçmen tanımı benimsenmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kanunda göçmenlerin devletten iskân yardımı beklememeleri halinde bu tip göçmenlere ‘serbest göçmen’; devlet tarafından kendilerine taşınmaz mal tahsis edilenlere ‘iskânlı göçmen’; aile olarak gelenlere ‘münferit göçmen’; toplu aileler halinde gelenlere ise ‘toplu göçmen’ denilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türk soyundan olmayanlar, Türk kültürüne bağlı olmayanlar, sınır dışı edilmiş olanlar ve ülkeye gelmesinde güvenlik bakımından sakınca görülenler göçmen olarak kabul edilmemektedirler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aynı kanunda Türk soyundan olmanın ve Türk kültürüne bağlı bulunmanın tespitinin Bakanlar Kurulu tarafından yapılabileceği belirtilmekteydi ancak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte bu tespitler Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile yapılabilir hale gelmiştir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>V-) ÖZEL STATÜLÜ YABANCILAR</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Devletlerarası ikili anlaşmalarla, milletlerarası teamül gereği, milletlerarası anlaşmalarla yahut iç hukuk kurallarınca bazı kimselere özel/ayrıcalıklı yabancı statüsü verilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Örneğin devlet başkanları, dış işleri bakanları, yabancı devlet diplomatları, konsolosluk temsilcilikleri, NATO ve BM gibi milletlerarası kuruluş temsilcileri uluslararası anlaşmalar ile teamüller gereği özel statülü yabancı olarak kabul görürler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa Birliği mensubu olan ülkeler ise birliğe mensup diğer ülke vatandaşlarını ‘Birlik Yurttaşlığı’ adı altında özel bir statüde değerlendirirler. Birlik yurttaşlarının diğer yabancılara kıyasla oldukça geniş hakları bulunur. Amerika Birleşik Devletleri ise Green Card adı verilen uygulama ile birlikte özel statülü bir çalışma ve ikamet izni statüsüne sahiptir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türk iç hukukunda da örnekleri vardır. Doğumla Türk vatandaşlığını kazandıktan sonra yetkili makamlardan aldığı vatandaşlıktan çıkma izni ile başka bir ülkenin vatandaşlığına geçmiş olan kişiler ile onların üçüncü dereceye kadar olan altsoyları da özel statülü yabancı konumunda olurlar. Bu kimseler Türk Vatandaşlık Kanunu’nda öngörülen haklardan Türk vatandaşları gibi yararlanmaya belirlenen sınırlar dahilinde devam edebileceklerdir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunların yanında KKTC vatandaşı olanlar ile Türk vatandaşı ile evli bulunan yabancılar da özel statülü yabacılar arasında sayılabilirler.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>VI-) TÜZEL KİŞİLER</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Tüzel kişiler şirketler, dernekler ve vakıflar olmak üzere üç temel başlığa ayrılmaktadır. Hukukumuzda tüzel kişilerin tabiiyetini tespit ederken kuruluş yeri ve merkez yeri gözetilir. Karşılaştırmalı hukukta bu esasların yanında şirketler bakımından sermaye ülkesi ve kontrol sistemi gibi farklı esaslar da görülmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkemiz hukukuna göre merkezi Türkiye’de olamayan şirketler yabancı şirket kabul edilir. Bununla birlikte merkezi Türkiye’de olsa dahi yabancı ortağı bulunan şirketler hakkında bazı kısıtlamalar içeren mevzuat hükümlerine rastlanmaktadır. Ancak kendi alanlarında makul sebeplere sahip olan bu kısıtlamalar, Türkiye merkezli bir şirketin yabancı kabul edilmesini gerektirecek ölçüde değildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’de kurulmuş olan dernek ve vakıflar ise Medeni Kanun gereği Türk tabiiyetinde kabul edileceklerdir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özet olarak kuruluş işlemlerini Türkiye dışında tamamlamış olan idare merkezleri yurtdışında olan tüzel kişilerin hukukumuza göre yabancı tüzel kişiler olduğunu söylemek yerinde olacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></p>


<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity" /><p><a href="https://dikelaw.com.tr/yabanci-turleri-nelerdir/">YABANCI TÜRLERİ NELERDİR?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/yabanci-turleri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YABANCILAR HUKUKU NEDİR?</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/yabancilar-hukuku-nedir/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/yabancilar-hukuku-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aytekin AKTAŞ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Nov 2023 12:56:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar & Avrupa Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[türk vatandaşlığı kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Vatandaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı kavramı]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar hukuku nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[yabancılık statüsü]]></category>
		<category><![CDATA[YUUK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=1079</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yabancı kavramı bir ülkede bulunan yabancı statüsündeki kimselerin hak ve yükümlülüklerini ortaya koyması açısından önem arz eder.</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/yabancilar-hukuku-nedir/">YABANCILAR HUKUKU NEDİR?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1> </h1>
<p>&#8216;Yabancı&#8217; kavramı bir ülkede bulunan yabancı statüsündeki kimselerin hak ve yükümlülüklerini ortaya koyması açısından önem arz eder. Bu önem ülkelerin hukuk sistemlerinin vatandaşlara ve yabancılara ilişkin ayrı düzenlemelere sahip olmasından kaynaklanır. Çalışma, yabancı kavramının unsurlarını ve sınırlarını belirlemenin yanında yabancı türlerini de ortaya koyarak yabancılar hukukunun konusunu belirlemek amaçlarını ihtiva eder.</p>
<h2>I-) YABANCILIK STATÜSÜ</h2>
<p>Tarihsel süreç boyunca insanlar iş, eğitim, savaş, seyahat ve başkaca sebeplerle tabii bulundukları idarelerin sınırları dışına çıkmak durumunda kalmışlardır. Günümüz dünyasında ise bireylerin vatandaşları oldukları devletin sınırlarının dışına çıkma oranları oldukça artmış ve de uluslararası seyahatler oldukça yoğunlaşmıştır.</p>
<p>Vatandaşlık bağının bulunmadığı ve hatta vatandaşlık bağının bulunduğu iddiasına da sahip olunamayacağı bir ülkede bulunan birey, bulunduğu ülkede o ülkenin kendi vatandaşlarının statüsünden daha az elverişli olan ‘yabancı’ statüsüne sahip olur. Gerçek kişilerin yanı sıra tüzel kişiler için de yabancılık hususu söz konusu olmaktadır.</p>
<p>Her ne kadar modern uluslararası hukukun gereği olarak kişiler vatandaş- yabancı farkı gözetilmeksizin insan hak ve özgürlüklerinin evrensel koruması altında bulunsalar da, sırf yabancılara uygulanan hükümler uluslararası ve bölgesel anlaşmaların öngördüğü ve de ulusal mevzuatlarda düzenlendiği şekilde kendilerine hukuk sistemlerinde yer bulur. ‘Yabancı’ kimselerle ilgili olan yasal hükümlerle ulusal ve uluslararası hukukun pek çok alanında karşılaşılmaktadır. Bu noktadan hareketle ‘yabancı’ kavramının ne olduğu; bu kavramın altında hangi türlerin sayılabileceği ve bu kapsamda yabancılar hukukunun konularının neler olabileceğini ortaya koymaya çalışacağız.</p>
<h2>II-) YABANCI KAVRAMI</h2>
<p>Türk Dil Kurumu’nun ‘yabancı’ kelimesi için ilk sıradan sunmuş olduğu anlam karşılığı “Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan kimse, bigâne, ecnebi’ dir.</p>
<p>Devletler Hukuku Enstitüsünün 1892 tarihli Cenevre toplantısında ise yabancı tanımlaması, “bir devletin ülkesinde bulunan ve o devletin vatandaşlığını henüz iddiaya hakkı olmayan kimse” şeklinde yapılmaktadır. Bu tanımlama ülkemiz doktrinince de kabul görmüştür. Ancak Rona Aybay ve Bülent Çiçekli bu tanımlamayı hem yabancı kişinin vatandaşlık iddiasına hakkı olmaması yönünden hem de tanım gereği mecburi gözüken bizzat bahse konu ülke sınırları içerisinde bulunma unsuru yönünden eleştirmektedirler. Aybay ve Çiçekli’ye göre vatandaşlık nesnel bir gerçeklik olduğundan iddia olunmasının mevzubahsi yerinde değildir. Diğer yandan da devletlerin kendi sınırları dışında da askeri, diplomatik ya da ticari egemenlik alanlarının olabileceğinden hareketle, bu hallerde muhatap olunacak yabancı kimselerin tanımlamanın dışında kaldığına dikkat çekmektedirler.</p>
<p>Ergün Ergül ise ‘vatandaşlığın iddia edilemeyeceği’ hususunun yerleşmiş bir çeviri yanlışına bağlamaktadır. Ergül’ün tespitine göre 1892 tarihli Cenevre toplantısında yapılan tanımlamada ‘uyrukluğunu iddia hakkı olmayan’ yerine aslında ‘halen vatandaşlık hakkı olmayan’ ifadesi orijinal metinde yer alan ifadedir. Bu husustaki eleştirileri kaynağın gereğince irdelenmemesine bağlayan Ergül, bir yabancının fiziksel olarak bir devletin sınırları içerisinde bulunmadan da yabancılara ilişkin bazı haklara sahip olabileceği yönündeki eleştirileri yerinde görür.</p>
<p>BM Genel Kurulunun ‘Yaşadıkları Ülkenin Uyruğu Olmayan Bireylerin İnsan Hakları Bildirisi’nde yabancı tanımı “bulunduğu ülkenin uyruğu olmayan kişi” şeklinde yapılırken; Uluslararası Göç Örgütü’nün yayınlamış olduğu Göç Terimleri Sözlüğünde yabancı, “belirli bir devlet açısından o devletin uyruğunda olmayan kişi” şeklinde tanımlanmıştır.</p>
<p>6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile 5901 sayılı Türk Vatandaşlık Kanunu yabancıları “ Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişi” şeklinde tanımlamaktadır.(YUUK m.3/1-ü; TVK m. 3/1-d)</p>
<p>Osman Fazıl Berki ise uluslararası kabul gören tanıma paralel olarak yabancıları, “bir devletin ülkesinde bulunan ve o devletin tabiiyetini iddiaya hakkı olmayan şahıslara Ecnebi-Yabancı adı verilir” şeklinde tanımlar.</p>
<p>Vatandaşlık kavramının hukuki kökeni Roma hukukuna dayanır. Vatandaş (civis) bir kişinin hukuki düzene bağlanma şeklini ortaya koyan bir statüdür. Bu kıstas ‘devlete aidiyet’ düşüncesinden doğmuş olup günümüz hukukçularının da çalışmalarının kaynağını oluşturur. Vatandaşlık kavramı hukuki açıdan bireyin devletle münasebetini belirleyen ve bireyin devlete karşı sahip olduğu hak ve borçları ortaya koyan bir statüye tekabül eder.</p>
<p>5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’na göre Türk vatandaşlığı şu şekillerde kazanılabilir: “<em>Türk vatandaşlığı, doğumla veya sonradan kazanılır. Doğumla kazanılan Türk vatandaşlığı, soy bağı veya doğum yeri esasına göre kendiliğinden kazanılır. Doğumla kazanılan vatandaşlık doğum anından itibaren hüküm ifade eder. Türkiye içinde veya dışında Türk vatandaşı ana veya babadan evlilik birliği içinde doğan çocuk Türk vatandaşıdır. Türk vatandaşı ana ve yabancı babadan evlilik birliği dışında doğan çocuk Türk vatandaşıdır. Türk vatandaşı baba ve yabancı anadan evlilik birliği dışında doğan çocuk ise soy bağı kurulmasını sağlayan usul ve esasların yerine getirilmesi halinde Türk vatandaşlığını kazanır. Türkiye’de doğan ve yabancı ana ve babasından dolayı doğumla herhangi bir ülkenin vatandaşlığını kazanamayan çocuk, doğumdan itibaren Türk vatandaşıdır. Türkiye’de bulunmuş çocuk aksi sabit olmadıkça Türkiye’de doğmuş sayılır. Sonradan kazanılan Türk vatandaşlığı, yetkili makam kararı veya evlat edinilme ya da seçme hakkının kullanılması ile gerçekleşir</em>.”</p>
<p>Görüldüğü üzere yabancı kavramı hem karşılaştırmalı hukukta hem de Türk hukukunda vatandaşlık unsuru üzerinden yapılmaktadır. Vatandaşlık statüsü ancak gerçek kişiler için söz konusu olabileceğinden bu tanımlamanın tüzel kişileri kapsamadığını söylemek durumunda kalırız. Bilindiği üzere günümüzde farklı ülkelerde merkezleri bulunan ve farklı devlet hukuklarına tabii pek çok şirket, menşei olunan devletlerin dışında da faaliyet yürütmektedirler. Bu ve benzeri durumları da kapsayacak bir tanımlama ülkemiz için “Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile tabiiyet bağı bulunmayan kişi ve şeyler yabancıdır” şeklinde yapılabilir.</p>
<p>Çağdaş hukuk sistemlerinde yabancılık unsurunun tespiti vatandaşlık yahut tabiilik temeline dayanmaktadır ancak bazı hukuk sistemlerinde vatandaşlıktan daha başka kriterlerin de uygulanmış olduğu bilinmektedir. Örneğin Osmanlı İmparatorluğunda tabiiyet tespitinde din esasının gözetildiği görülmektedir. Bu sistemde günümüz hukuk anlayışıyla tam bir paralellik olmasa da bugünkü anlamıyla dört dereceli bir yabancılar tasnifi görüldüğünden bahsedilebilir. En yüksek korumadan faydalanan sınıf, devletin vatandaşı olmayan Müslümanlardan oluşur. Müslümanlar Osmanlı ülkesinde eşit haklara sahiptiler. Bu grubu Kitabiler veya Zımmiler olarak isimlendirilen, tam himayeye hak kazanmış olan ve ülkede sürekli yaşama iznine sahip olan gayrimüslimler izler. Üçüncü derece statüsü olarak ise İslam ülkelerinde izin alarak oturma hakkını alan yabancılar olarak Müstemenleri görmekteyiz. Son grup ise Harbi olarak anılan ve harp halinde yabancı devlet vatandaşlarını işaret eden statüyü görüyoruz. Bu kişiler de izin alarak İslam ülkesine girebilirlerdi.</p>
<p>Devletlerin vatandaşları olmayan kimseleri belirtmek için kullandıkları ifadelerin birbirlerinden farklı olabildiğini de görmekteyiz. Örneğin Alman hukukunda yabancılar için ‘misafir işçiler’ anlamına gelen ifadelerin yer aldığını biliyoruz. Hollanda hukuk sisteminde ise ‘etnik azınlıklar’, ‘yabancı işçiler’, ‘ikinci kuşak göçmenler’ gibi farklı anlamlara gelen ifadeler kullanılmıştır. Türk hukukunda ise genel tanım olarak ‘yabancı’ ifadesi tercih edilmiştir. Ülkeler arası bu ifade farklılıklarının sebebi olarak her bir ülkenin yaşadığı tarihsel süreçler ile birbirinden farklı yerel dinamikleri göstermek yerinde olacaktır.</p>

<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></p>


<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity" /><p><a href="https://dikelaw.com.tr/yabancilar-hukuku-nedir/">YABANCILAR HUKUKU NEDİR?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/yabancilar-hukuku-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
