<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sigorta Hukuku arşivleri - Dike Hukuk</title>
	<atom:link href="https://dikelaw.com.tr/kategori/sigorta-hukuku/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://dikelaw.com.tr/kategori/sigorta-hukuku/</link>
	<description>Danışmanlık &#38; Arabuluculuk</description>
	<lastBuildDate>Thu, 23 Jul 2026 12:15:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://dikelaw.com.tr/wp-content/uploads/2023/11/cropped-dh5-32x32.png</url>
	<title>Sigorta Hukuku arşivleri - Dike Hukuk</title>
	<link>https://dikelaw.com.tr/kategori/sigorta-hukuku/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ASİMETRİK TAHKİM ANLAŞMASI</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/asimetrik-tahkim-anlasmasi/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/asimetrik-tahkim-anlasmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cansın KAYA]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2026 11:06:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sigorta Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Ticaret & Şirketler Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar & Avrupa Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[asimetrik tahkim]]></category>
		<category><![CDATA[asimetrik tahkim anlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Cansın KAYA]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarma yardım sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Sigortacılık kanunu m.30]]></category>
		<category><![CDATA[tahkim anlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[tahkim başvurusu]]></category>
		<category><![CDATA[tahkim sözleşmesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=4010</guid>

					<description><![CDATA[<p>I-)TAHKİM ANLAŞMASI NEDİR? A-)GENEL OLARAK Tahkim, kanunun cevaz verdiği konularda olmak koşuluyla, taraflar arasında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların mahkeme yerine hakemler vasıtasıyla kesin ve bağlayıcı olarak çözülmesi konusunda tarafların anlaşarak başvurduğu kurum olarak tanımlanabilir. Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözülmesi amacıyla yapılan sözleşmeye tahkim anlaşması denmektedir. Tahkim yoluna gidilebilmesi için öncelikle bir tahkim anlaşmasının mevcudiyeti gereklidir. B-)ASİMETRİK [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/asimetrik-tahkim-anlasmasi/">ASİMETRİK TAHKİM ANLAŞMASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 style="font-weight: 400;"><strong>I-)TAHKİM ANLAŞMASI NEDİR?</strong></h2>
<h3 style="font-weight: 400;"><strong>A-)GENEL OLARAK</strong></h3>
<p style="font-weight: 400;">Tahkim, kanunun cevaz verdiği konularda olmak koşuluyla, taraflar arasında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların mahkeme yerine hakemler vasıtasıyla kesin ve bağlayıcı olarak çözülmesi konusunda tarafların anlaşarak başvurduğu kurum olarak tanımlanabilir. Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözülmesi amacıyla yapılan sözleşmeye tahkim anlaşması denmektedir. Tahkim yoluna gidilebilmesi için öncelikle bir tahkim anlaşmasının mevcudiyeti gereklidir.</p>
<h3 style="font-weight: 400;"><strong>B-)ASİMETRİK TAHKİM ANLAŞMASI</strong></h3>
<p style="font-weight: 400;">Tahkim anlaşması genel olarak tahkim yoluna başvuruda taraflara eşit yükümlülük yükleyen bir anlaşmadır. Taraflar tahkim anlaşmasını düzenlerken taraflardan birine daha geniş haklar tanıyarak bu eşitliği bozabilmektedir. Bu durumda asimetrik tahkim anlaşması söz konusu olmaktadır.</p>
<h2 style="font-weight: 400;"><strong>II-)ASİMETRİK TAHKİM ANLAŞMALARININ ÇEŞİTLERİ</strong></h2>
<p style="font-weight: 400;">Asimetrik tahkim anlaşmalarının farklı görünüşlerinden bahsedilmektedir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bir örnek olarak taraflardan biri mahkemeye başvurabilirken, diğer taraf mahkemeye başvurunun yanı sıra tahkime de başvurma hakkını haiz olmaktadır. Bu örnekte bir taraf tahkime başvuramazken diğer tarafın mahkeme veya tahkim yolu olmak üzere bir seçim hakkı bulunmaktadır. Bu seçim hakkının farklı bir görünüşü olarak, tarafların bir yetki anlaşması yapıp, uyuşmazlıkların sadece bu mahkemelerde çözüleceğini hüküm altına aldıktan sonra sadece bir tarafın tahkime gidebileceğini hüküm altına alması da söz konusu olabilir. Buradaki fark tarafların yetkili mahkemeyi iki taraf için de sınırlamış olmasına rağmen bir tarafa tahkim yoluna başvurmasına da cevaz vermesidir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bir diğer örnek, anlaşmada taraflardan sadece birine tahkime gitme yükümlülüğünün öngörülmesidir. Burada bir tarafa tahkime başvuru konusunda bir zorunluluk öngörülmezken, diğer taraf uyuşmazlığı sadece tahkim yoluyla çözme zorunluluğu altındadır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Benzer şekilde, taraflardan birine sadece tek bir tahkim merkezine başvurma hakkı verilirken, diğer tarafa sınırsız bir seçim hakkı verilmesi de bu kapsamda hibrit/karma tahkim anlaşması olarak adlandırılmaktadır ve asimetrik tahkim anlaşması olarak görülmektedir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Burada başka bir örnek olarak anlaşmada tarafların ikisine de tahkime gitme yolu öngörülüp, taraflardan birinin istediği zaman bu anlaşmayı değiştirebilme şansının verildiği durumlar sayılmaktadır.</p>
<p style="font-weight: 400;">İnşaat, kira sözleşmelerinde asimetrik tahkim anlaşmaları genellikle taraflardan sadece birinin tahkime başvurma imkanına sahip olduğu şekilde görülürken; finansal sözleşmelerde, özellikle uluslararası türev araçları veya kredi sözleşmeleri söz konusu olduğunda ise mahkeme için yapılan yetki anlaşmasının yanı sıra güçlü tarafın ayrıca tahkime başvurabilmesini sağlayan bir şart olarak ortaya çıkmaktadır. Burada kredi veya para ödüncü gibi finansal anlaşmalar söz konusuyken kredi veren/ödünç veren daha güçlü konumda olduğundan, kendi lehine hak tanımakta, kendi koşullarını kabul ettirebilmektedir. Güçlü taraf borçlunun ülkesinde ya da malvarlığının bulunduğu yerde dava açma ya da tahkime başvurma hakkını tek taraflı olarak sağlayan şartları kabul ettirmektedir. Bu tip durumlarda güçlü taraf sadece belirlediği yerde dava ile karşılaşmak isterken, tahsil kabiliyetini arttırmak için karşı tarafın mallarının bulunduğu yerlerde tahkim veya dava yoluna gitmeyi amaçlamaktadır.</p>
<h2 style="font-weight: 400;"><strong>III-)TÜRK HUKUK SİSTEMİNİN ASİMETRİK TAHKİM ANLAŞMALARINA YAKLAŞIMI</strong></h2>
<p style="font-weight: 400;">Türk Hukuku’nda asimetrik tahkim anlaşmasına dair iki adet örnek bulunmaktadır. Bunlardan biri <a href="https://www.kiyiemniyeti.gov.tr/raporlar">Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü Kurtarma-Yardım Sözleşmesi</a>’ne istinaden yapılan tahkim sözleşmeleri iken, bir diğeri ise <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5684&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5">5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu</a> m. 30/1 uyarınca yapılan tahkim sözleşmeleridir.</p>
<h3 style="font-weight: 400;"><strong>A-)Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü Kurtarma-Yardım Sözleşmesi</strong></h3>
<p style="font-weight: 400;">Kurtarma-Yardım Sözleşmesi’nde 2015 yılında yapılan değişiklikle asimetrik tahkim anlaşması niteliğindeki hüküm kaldırılmıştır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kurtarma-Yardım Sözleşmesi m. 6/4 kaldırılmadan önce “<em>Taraflarca sulh olunmaması halinde, kurtarılan değerlere verilen kurtarma-yardım hizmetinden kaynaklanan kurtarma-yardım alacağının tayinine ilişkin ihtilaf, yasal süresi içerisinde kurtarıcının talebi üzerine İstanbul’da tahkim yolu ile hallolunur.</em> Diğer ihtilaflar genel hükümlere göre İstanbul mahkemelerinde hal ve fasl olunur.” şeklinde düzenlenmişti. Burada tahkime başvuru hakkının sadece söz konusu hizmeti veren Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne verildiğini, bu tahkimin de sadece ilgili alacağın tayinine ilişkin olduğu hüküm altına alınmıştır.</p>
<p style="font-weight: 400;">uluslararası dolaşımda olan bir geminin Çanakkale Boğazı’nda fırtınaya tutulmasından dolayı mahkemeye intikal eden bir anlaşmazlıkta mahkeme, taraflar arasında geçerli bir tahkim şartının bulunduğunu ve bu durumun tahkime konu olması nedeniyle görevsiz olduğunu belirterek davayı görevsizlikten reddetmiştir. Temyiz başvurusu üzerine dosyaya bakan Yargıtay, söz konusu asimetrik tahkim şartını geçersiz kabul etmiştir. Yargıtay burada taraflardan birine tahkime başvuru hakkının verilip de diğer tarafın mahkemeye başvuru hakkı kaldırıldığı için hak arama hürriyetinin ihlal edildiğini belirtmiştir.</p>
<h3 style="font-weight: 400;"><strong>B-)5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30/1 uyarınca yapılan tahkim sözleşmesi</strong></h3>
<p style="font-weight: 400;">Sigortacılık Kanunu m. 30/1 “<em>Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Birlik nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulur.</em> Sigortacılık yapan kuruluşlardan, sigorta tahkim sistemine üye olmak isteyenler, durumu yazılı olarak Komisyona bildirmek zorundadır. Sigorta tahkim sistemine üye olan kuruluşlarla uyuşmazlığa düşen kişi, uyuşmazlık konusu sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usûlünden faydalanabilir. (Ek cümle : 3/4/2013-6456/45 md.) İlgili mevzuat ile zorunlu tutulan sigortalardan kaynaklanan bu fıkra kapsamındaki uyuşmazlıklar için ilgili kuruluş sigorta tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahipleri bu bölüm hükümlerine göre tahkim usulünden faydalanabilir&#8230;” şeklindeki kısmıyla asimetrik tahkim anlaşmasına dair hüküm içermektedir. Burada bir kısım ihtilaflar yönünden tahkim imkânı sadece bir tarafa özgü olarak getirilmiştir.</p>
<h2 style="font-weight: 400;"><strong>IV-)ASİMETRİK TAHKİM ANLAŞMALARININ GEÇERLİLİĞİ</strong></h2>
<p style="font-weight: 400;">Asimetrik tahkim anlaşmalarının geçerliliği hususunda yeknesaklık söz konusu değildir. Eskiden mahkemelerin yaklaşımı bu tip tek taraflı tahkim anlaşmalarının geçersiz olduğu yönündeyken, son yıllardaki kararlara bakıldığında bu anlayışın değiştiği ve bu tip anlaşmaların geçerli olduğu yönünde kararlar verildiği görülmektedir.</p>
<p>Doktrinde de farklı görüşler bulunmaktadır:</p>
<ul>
<li>Bir görüşe göre, tarafların işçi, tüketici gibi zayıf taraf olmadığı sürece ve yargı yollarına başvurmadan feragat söz konusu olmadıkça taraflardan sadece birinin tahkime başvurmasını öngören anlaşmaların sözleşme serbestisi anlayışı içerisinde değerlendirilip geçerli kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.</li>
</ul>
<ul>
<li>Başka bir görüşe göre, zayıf tarafların söz konusu olduğu sözleşmelerde her zaman asimetrik tahkim anlaşmasının geçersiz olduğu baştan kabul edilmemeli, gerekli incelemeler sonucunda zayıf tarafın lehine olarak tek taraflı bir tahkim başvuru imkânı sağlandıysa burada artık güçlü tarafın bir dayatması söz konusu olmayacağından ilgili asimetrik tahkim anlaşması geçerli sayılmalıdır.</li>
</ul>
<ul>
<li>Başka bir görüşe göre ise asimetrik tahkim anlaşmaları taraflardan birine üstünlük tanıması, iki tarafı kapsayıcı olmaması, eşitsizlik yaratması sebebiyle geçersiz sayılmalıdır.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p data-start="13957" data-end="14089">NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</p>
<p data-start="13957" data-end="14089"><a href="https://dikelaw.com.tr/iletisim/">Dike Hukuk</a> ile iletişime geçmek için: https://wa.me/905337608453</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/asimetrik-tahkim-anlasmasi/">ASİMETRİK TAHKİM ANLAŞMASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/asimetrik-tahkim-anlasmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>A/T 6 : ALMANYA&#8217;DA UZUN SÜRELİ SAĞLIK SİGORTASI</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/a-t-6-almanyada-uzun-sureli-saglik-sigortasi/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/a-t-6-almanyada-uzun-sureli-saglik-sigortasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aytekin AKTAŞ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2026 14:07:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sigorta Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar & Avrupa Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[4/a 4/b 4/c Sigortalılık]]></category>
		<category><![CDATA[A]]></category>
		<category><![CDATA[A/T 6 Başvuru Süreci]]></category>
		<category><![CDATA[A/T 6 Formüleri]]></category>
		<category><![CDATA[A/T 6 Kapsamı]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Sağlık Yardımları]]></category>
		<category><![CDATA[AT 6]]></category>
		<category><![CDATA[AT 6 NASIL ALINIR]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Arb. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Çifte Sigortalılığın Önlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[SGK Yurt Dışı Sağlık İşlemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye–Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Sosyal Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Saplık Sigortası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=3633</guid>

					<description><![CDATA[<p>A/T 6 belgesi, 6 aydan uzun süreyle Almanya'ya çalışmaya giden Türkiye'deki sigortalı işçilerin faydalanabildiği protokoldür.</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/a-t-6-almanyada-uzun-sureli-saglik-sigortasi/">A/T 6 : ALMANYA&#8217;DA UZUN SÜRELİ SAĞLIK SİGORTASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>I-) A/T 6’nın Hukuki Niteliği ve Uygulama Çerçevesi</strong></h2>
<p>A/T 6 belgesi, A/T 11 belgesinden farklı olarak, 6 aydan uzun süreli geçici görevlendirmelerle Almanya&#8217;ya çalışmaya giden Türkiye&#8217;deki sigortalı işçilerin faydalanabildiği protokoldür. Aynı şekilde Almanya&#8217;da sigortalı işçi de Türkiye&#8217;de sağlık sigortasından faydalanabilmektedir. <a href="https://dikelaw.com.tr/a-t-11-almanya-turkiye-kisa-sureli-saglik-guvencesi/">A/T 11 Formüleri hakkındaki yazımız</a>ı okuyarak iki düzenleme arasındaki farkları görebilirsiniz.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti arasında 30.04.1964 tarihinde imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesi, sigortalıların geçici olarak diğer akit devlette bulundukları süre boyunca sosyal güvenlik haklarının korunmasını amaçlayan koordinasyon hükümleri içermektedir. Bu sözleşme kapsamında öngörülen formülerler, kişilerin yurt dışındaki faaliyetlerinin süresi ve niteliğine göre farklı hukuki sonuçlar doğurmakta; sigortalılık statüsünün hangi ülkede devam edeceği ve sağlık yardımlarının hangi koşullarda sağlanacağı hususlarını düzenlemektedir.</p>
<p>Bu çerçevede A/T 6 Formüleri, Türkiye’deki sigortalılık ilişkisi devam etmekle birlikte Almanya’ya altı aydan uzun süreli ancak geçici görevle gönderilen sigortalılar bakımından uygulanan özel bir sosyal güvenlik belgesidir. A/T 6’nın temel işlevi, sigortalının Almanya’daki geçici bulunumu sırasında Alman sosyal güvenlik sistemine tabi olmaksızın, Türkiye’deki sigortalılık statüsünün korunmasını ve sağlık yardımlarına ikili sözleşme hükümleri çerçevesinde erişimini sağlamaktır.</p>
<p>A/T 6, yalnızca Almanya bakımından uygulanan bir belge olmayıp; Türkiye’nin ikili sosyal güvenlik sözleşmesi imzaladığı diğer ülkeler bakımından benzer işlev gören ancak ülkeye özgü isim, kapsam ve koşullara sahip muadil belgeler bulunmaktadır. Bu nedenle A/T 6’nın diğer ülkelerde birebir aynı sonuçları doğurduğu yönündeki değerlendirmeler hukuken isabetli değildir. Her ülke bakımından uygulanacak belge türü ve kapsam, ilgili sözleşme hükümleri ve SGK’nın idari düzenlemeleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.</p>
<h3><strong>A-) A/T 6 Formülerinin Kapsamı</strong></h3>
<p>A/T 6 Formüleri, uygulamada sıklıkla yalnızca acil sağlık hizmetleriyle sınırlı bir belge olarak algılansa da, bu yaklaşım hukuki gerçekliği yansıtmamaktadır. A/T 6 kapsamında sağlanan sağlık yardımları, yalnızca ani ve hayati tehlike içeren durumlarla sınırlı olmayıp; sigortalının Almanya’daki geçici kalış süresi boyunca ortaya çıkan ve ertelenmesi sağlık açısından sakıncalı olan tıbben gerekli sağlık hizmetlerini de kapsamaktadır.</p>
<p>Bu çerçevede ayakta ve yatarak tedaviler, hekim muayeneleri, gerekli tıbbi tetkikler, tedavinin doğal uzantısı olan ilaç giderleri ve tıbbi gereklilik hâlinde hastane yatışları sözleşme hükümleri doğrultusunda karşılanabilmektedir. Buna karşılık, önceden planlanmış, isteğe bağlı veya Almanya’da özel olarak tercih edilen tedaviler A/T 6 kapsamına dâhil değildir. Belgenin sağladığı koruma, geçici kalış süresi ve tıbbi gereklilik ölçütü ile sınırlı tutulmuştur.</p>
<h3><strong>B-) Kimler A/T 6 Formülerinden Yararlanabilir?</strong></h3>
<p>A/T 6 Formüleri, Türkiye’deki sosyal güvenlik sistemine tabi sigortalıların Almanya’ya geçici görev kapsamında gönderilmeleri hâlinde uygulanmaktadır. Bu kapsamda temel yararlanıcı grubu, Türkiye’de bir işverene bağlı olarak 4/a kapsamında sigortalı çalışmakta iken işvereni tarafından Almanya’ya altı aydan uzun süreli geçici görevle gönderilen çalışanlar oluşturmaktadır. Bu kişiler bakımından sigortalılık ilişkisi Türkiye’de devam etmekte; prim ödeme yükümlülüğü SGK’ya karşı sürdürülmektedir.</p>
<p>A/T 6, ayrıca 4/c kapsamında sigortalı kamu görevlileri için de uygulanabilmektedir. Kamu kurumları tarafından Almanya’ya geçici görevle gönderilen personel, görevlendirmenin geçici nitelik taşıması ve kamu görevlisi statüsünün korunması kaydıyla bu kapsamda değerlendirilir.</p>
<p>Bunun yanında, sigortalının bakmakla yükümlü olduğu eş ve çocukları da, bu statülerinin Türkiye’de devam etmesi şartıyla, A/T 6 kapsamında sağlık yardımlarından yararlanabilmektedir. Ancak bakmakla yükümlü olunan kişi statüsünün sona ermiş olması hâlinde aile bireyleri açısından A/T 6 uygulanması mümkün değildir.</p>
<p>Almanya’da doğrudan Alman işverene bağlı olarak çalışmaya başlayanlar, kalıcı istihdam veya yerleşme amacıyla Almanya’ya gidenler ile 4/b kapsamında kendi adına ve hesabına çalışan Bağ-Kur’lular bakımından ise A/T 6 uygulaması söz konusu değildir. Bu kişiler açısından sağlık güvencesi, Alman mevzuatı çerçevesinde yapılacak yerel sigorta düzenlemeleriyle sağlanmaktadır.</p>
<h3><strong>C-) Süre Sınırları</strong></h3>
<p>Bu belge süresiz bir belge olmayıp, geçici görevlendirmenin süresine bağlı olarak düzenlenmektedir. İlk düzenleme aşamasında A/T 6, kural olarak en fazla 24 ay süreyle verilmektedir. Ancak bu süre otomatik olmayıp, fiilî görevlendirme süresi esas alınarak belirlenmektedir.</p>
<p>Geçici görevlendirmenin devam etmesi hâlinde belgenin süresi uzatılabilmektedir. Uzatma taleplerinin, mevcut sürenin sona ermesinden önce SGK’ya yapılması gerekmektedir. Uygulamada uzatmalar dâhil olmak üzere A/T 6’nın toplamda en fazla 5 yıla kadar uygulanabilmesi mümkündür. Bu sürenin aşılması hâlinde, görevlendirmenin geçici niteliğini yitirdiği kabul edilmekte ve sigortalının Alman sosyal güvenlik sistemine tabi olması gündeme gelmektedir.</p>
<h2><strong>II-) Başvuru Süreci</strong></h2>
<p>A/T 6 Formülerine ilişkin başvuru süreci, görevlendirmenin fiilen başlamasından önce Türkiye’de Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde yürütülmesi gereken idari işlemlerle başlamakta; Almanya’da belgenin yetkili kuruma ibraz edilmesiyle tamamlanmaktadır. Sürecin doğru ve zamanında yürütülmemesi, sağlık yardımlarından yararlanılamaması ve geriye dönük borçlandırma risklerini beraberinde getirebilmektedir.</p>
<ul>
<li>Türkiye aşamasında başvuru, sigortalının kendisi tarafından değil; kural olarak işveren veya ilgili kamu kurumu tarafından yapılmaktadır. Başvuru, sigortalının bağlı bulunduğu SGK Sosyal Güvenlik Merkezi’ne yöneltilir. Başvuru sırasında, görevlendirmenin geçici nitelikte olduğunu açıkça ortaya koyan belgelerin sunulması zorunludur. Bu kapsamda uygulamada <a href="https://www.sgk.gov.tr/Content/Post/ae180cac-8b02-465d-b637-99f2ca238213/Yurt-Disi-Saglik-Islemleri-2024-11-08-02-49-54">talep edilen başlıca belgeler</a> şunlardır:
<ul>
<li>İşveren veya kurum tarafından düzenlenmiş görevlendirme yazısı,</li>
<li>Görevlendirmenin süresini ve Almanya’daki faaliyet konusunu gösterir belgeler,</li>
<li>Sigortalının SGK hizmet dökümü,</li>
<li>Kimlik bilgileri ve varsa bakmakla yükümlü olunan eş ve çocuklara ilişkin nüfus kayıt örnekleri.</li>
</ul>
</li>
<li>SGK tarafından yapılan inceleme sonucunda, şartların sağlandığının tespiti hâlinde A/T 6 Formüleri düzenlenir. Uygulamada SGK, A/T 6 belgesini birden fazla nüsha hâlinde düzenlemekte; bunlardan biri sigortalıya verilmekte, biri SGK arşivinde muhafaza edilmekte, bir nüsha ise gerektiğinde Alman makamlarına ibraz edilmek üzere kullanılmaktadır. Sigortalıya teslim edilen belge, Almanya’daki işlemler bakımından asli ve zorunlu belgedir.</li>
<li>Sigortalı, Almanya’ya giriş yaptıktan sonra belgesini gecikmeksizin yetkili bir Alman kamu sağlık sigortası kurumuna (Krankenkasse) ibraz etmekle yükümlüdür. Mevzuatta kesin bir gün sayısı öngörülmemekle birlikte, uygulamada belgenin Almanya’ya girişten sonra en kısa sürede, tercihen ilk birkaç hafta içinde ibraz edilmesi büyük önem taşımaktadır. Belgenin geç ibraz edilmesi hâlinde, ilgili Krankenkasse sigortalıyı geçici olarak sigortasız kabul edebilmekte veya sunulan sağlık hizmetleri için sonradan ücret talep edebilmektedir.</li>
<li>A/T 6’nın Krankenkasse’ye ibraz edilmesiyle birlikte sigortalı, geçici kalış süresi boyunca sözleşme kapsamında öngörülen sağlık yardımlarından yararlanabilir hâle gelir. Sağlık hizmeti alınırken, sigortalının A/T 6 kapsamında kayıtlı olduğunun ilgili sağlık kuruluşu tarafından görülmesi gerekmektedir. Bu nedenle kayıt işleminin tamamlanması, fiilî sağlık hizmeti ihtiyacından önce yapılmalıdır.</li>
</ul>
<p>Belgenin süresinin dolmasına yakın, görevlendirmenin devam etmesi hâlinde uzatma başvurusu yine Türkiye’de SGK’ya yapılmalıdır. Uzatma işlemleri tamamlanmadan Almanya’da kalışın sürdürülmesi, belgenin geçerliliğini ortadan kaldırabileceği gibi, Alman sosyal güvenlik mevzuatına tabiiyet sonucunu da doğurabilecektir.</p>
<h2><strong>III-) Uygulamada Karşılaşılan Riskler ve Olası Hak Kayıpları</strong></h2>
<p>A/T 6 uygulamasında en sık karşılaşılan sorunların başında, belgenin sağladığı korumanın tam kapsamlı Alman kamu sağlık sigortasıyla karıştırılması gelmektedir. Kapsam dışı hizmetler nedeniyle yüksek sağlık giderleriyle karşılaşılması uygulamada yaygındır.</p>
<p>Bunun yanında, belge süresinin aşılması, uzatma işlemlerinin zamanında yapılmaması, Almanya’daki fiilî faaliyetin görevlendirme kapsamı dışına çıkması veya belgenin Alman kurumlarına zamanında ibraz edilmemesi ciddi hak kayıplarına yol açabilmektedir. Ayrıca Türkiye’deki sigortalılık statüsünde meydana gelen değişikliklerin bildirilmemesi, geriye dönük prim ve sağlık gideri taleplerine neden olabilmektedir.</p>
<p>Bu nedenle A/T 6 Formülerinin, yalnızca alınması değil; süresi, kapsamı ve fiilî durumla uyumu bakımından da dikkatle yönetilmesi gerekmektedir.</p>
<p><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>
<p><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong><em> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></em></p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/a-t-6-almanyada-uzun-sureli-saglik-sigortasi/">A/T 6 : ALMANYA&#8217;DA UZUN SÜRELİ SAĞLIK SİGORTASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/a-t-6-almanyada-uzun-sureli-saglik-sigortasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YANGIN SİGORTASINDA TAZMİNAT</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/yangin-sigortasinda-tazminat/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/yangin-sigortasinda-tazminat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cansu ERÇİN]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 17:58:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sigorta Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Cansu ERÇİN]]></category>
		<category><![CDATA[riziko]]></category>
		<category><![CDATA[sigorta hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[sigortacılık kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[tahkim]]></category>
		<category><![CDATA[tazminat]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<category><![CDATA[yangın sigortası]]></category>
		<category><![CDATA[yangın sigortası genel şartları]]></category>
		<category><![CDATA[yangın sigortasında tazminat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=3741</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yangın riski, işletmelerin finansal sürekliliğini doğrudan etkilediğinden, yangın sigortasında tazminat sistemi doğru anlaşılmalıdır. Yangın sigortasında tazminat, sigorta sözleşmesinin temel amacını oluşturan edimin karşılığıdır. Rizikonun gerçekleşmesi halinde sigorta şirketinin hangi şartlar altında, ne ölçüde ve ne zaman ödeme yapmakla yükümlü olduğu, hem poliçe hükümleri hem de Türk Ticaret Kanunu , Sigortacılık Kanunu ve Yangın Sigortası Genel [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/yangin-sigortasinda-tazminat/">YANGIN SİGORTASINDA TAZMİNAT</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yangın riski, işletmelerin finansal sürekliliğini doğrudan etkilediğinden, yangın sigortasında tazminat sistemi doğru anlaşılmalıdır. Yangın sigortasında tazminat, sigorta sözleşmesinin temel amacını oluşturan edimin karşılığıdır. Rizikonun gerçekleşmesi halinde sigorta şirketinin hangi şartlar altında, ne ölçüde ve ne zaman ödeme yapmakla yükümlü olduğu, hem poliçe hükümleri hem de<a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6102&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5"> Türk Ticaret Kanunu</a> , <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5684&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5">Sigortacılık Kanunu </a>ve <a href="https://www.tsb.org.tr/content/Legislations/Yang%C4%B1n_Sigortas%C4%B1_Genel_Sartlar%C4%B1.pdf">Yangın Sigortası Genel Şartları</a> çerçevesinde belirlenmektedir. Uygulamada en sık yaşanan uyuşmazlıklar da tazminatın kapsamı, hesaplanması ve ödenme süreci üzerinde yoğunlaşmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>I-) Tazminat Hakkının Doğması İçin Gerekli Şartlar</strong></p>
<p>Yangın sigortasında tazminat talep edilebilmesi için öncelikle rizikonun, sigorta sözleşmesinin yürürlükte olduğu süre içinde gerçekleşmiş olması gerekir. Bunun yanında meydana gelen yangının, poliçede teminat altına alınmış bir nedene dayanması zorunludur. Yangın ile meydana gelen zarar arasında uygun bir illiyet bağının bulunması da tazminat sorumluluğunun doğması açısından temel şartlardan biridir.</p>
<p>Sigortalının kastı veya ağır ihmali sonucu çıkan yangınlar kural olarak teminat dışında bırakılmaktadır. Ek olarak da teminat dışında kalan halleri <a href="https://dikelaw.com.tr/yangin-sigortasi/">“Yangın sigortası nedir?”</a> makalemizden öğrenebilirsiniz. Bu noktada yangının çıkış sebebine ilişkin değerlendirme, genellikle bilirkişi incelemesi ve eksper raporlarıyla yapılmaktadır. Sigorta şirketi, yangının teminat dışı bir sebepten kaynaklandığını ileri sürüyorsa, bu iddiasını ispat yükü altındadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>II-) Sigortalının Hasar Sonrası Yükümlülükleri</strong></p>
<p>Rizikonun gerçekleşmesinden sonra sigortalının yerine getirmesi gereken birtakım yükümlülükler bulunmaktadır. Bunların başında hasarın, öğrenildiği tarihten itibaren en geç beş gün içinde sigorta şirketine bildirilmesi gelir. Bildirimde yangının tarihi, yeri ve tahmini zarar miktarının belirtilmesi gerekir.</p>
<p>Sigortalı, zararın artmasını önlemek amacıyla gerekli koruma ve kurtarma önlemlerini almakla yükümlüdür. Ayrıca sigorta şirketinin veya yetkilendirdiği kişilerin hasar yerinde inceleme yapmasına izin verilmesi, talep edilen bilgi ve belgelerin eksiksiz sunulması gerekmektedir. Haklı bir neden olmaksızın hasarlı yerde değişiklik yapılması, tazminat hakkını olumsuz etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>III-) Tazminatın Belirlenmesi ve Hesaplanması</strong></p>
<p>Yangın tazminatının belirlenmesinde esas alınan temel ölçüt, zarara uğrayan malın yangın öncesindeki gerçek değeridir. Amaç, sigortalının zarar nedeniyle malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermektir; sigortalının zenginleşmesi söz konusu değildir. Bu nedenle tazminat, poliçede belirtilen sigorta bedeli ile fiili zarar miktarından hangisi düşükse onunla sınırlı olarak ödenir.</p>
<p>Hasar miktarı konusunda taraflar anlaşamazsa, zarar tespiti hakem veya bilirkişiler aracılığıyla yapılır. Bu raporlar, tazminatın belirlenmesinde önemli delil niteliği taşır. Hakem veya bilirkişi raporunun, genel şartlarda öngörülen süreler içinde düzenlenmemesi halinde taraflar zararlarını her türlü delille ispat edebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>IV-) Birden Fazla Sigorta ve Tazminatın Paylaştırılması</strong></p>
<blockquote><p>Yangın Sigortası Genel Şartları B-6 maddesinde <em>‘Tazminatın Ödenmesi’</em> için sigortacının sorumluluğu açıklaması bulunmaktadır.<em>&#8220;6.2- Sigortalı şeyler üzerinde birden çok sigorta varsa tazminat miktarının yasa ve bu poliçe hükümlerine göre saptanmasından sonra sigortacı payına düşen kısmı öder.&#8221; </em></p></blockquote>
<p>Sigorta sözleşmeleri arasında özel nitelik ve yükümlülük koşulları karşılıklı olarak dikkate alınır. Sigortalı mal üzerinde birden fazla yangın sigortası bulunması halinde ilgili kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere, sigorta şirketleri tazminatı kendi paylarına düşen oranlarda öder. Bu durumda sigortalı, zararının tamamını yalnızca bir sigortacıdan talep edemez; ödeme, poliçeler arasındaki oranlama dikkate alınarak gerçekleştirilir. Yangın sigortası ile nakliyat sigortasının aynı anda teminat sağlaması durumunda ise, yangın sigortacısının sorumluluğu kural olarak nakliyat sigortacısından sonra başlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>V-) Zamanaşımı Süresi</strong></p>
<p>Yangın sigortasından doğan tazminat talepleri, rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre içinde talepte bulunulmaması veya dava açılmaması halinde, sigortalının tazminat hakkı sona erer. Zamanaşımı süresi, uygulamada sıkça gözden kaçırılan ve hak kaybına yol açan önemli bir husustur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>VI-) Tazminatın Geç Ödenmesi ve Hukuki Sonuçları</strong></p>
<p>Sigorta şirketinin, gerekli belgelerin sunulmasına ve hasarın tespit edilmesine rağmen tazminatı makul sürede ödememesi halinde temerrüt söz konusu olur. Bu durumda sigortalı, yalnızca tazminat bedelini değil, aynı zamanda gecikme faizini ve koşulları varsa munzam zararı da talep edebilir. Yargı kararlarında, sigorta şirketinin haksız gecikmesinin sigortalı aleyhine sonuç doğurmaması gerektiği vurgulanmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>VII-) Tazminat Uyuşmazlıklarında Başvuru Yolları</strong></p>
<p>Sigorta şirketi ile tazminat konusunda uzlaşma sağlanamaması halinde sigortalı,  dava açabileceği gibi <a href="https://www.sigortatahkim.org/">Sigorta Tahkim Komisyonu’</a>na da başvurabilir. Tahkim yolu, daha kısa sürede sonuç alınması bakımından uygulamada sıkça tercih edilmektedir. Tahkim kararları, belirli parasal sınırlar dahilinde kesin nitelik taşımakta ve ilamlı icra yoluyla yerine getirilebilmektedir.</p>
<blockquote><p>Yangın sigortasında tazminat, yalnızca bir ödeme meselesi değil; sözleşmeye bağlılık, ispat yükü, kusur değerlendirmesi ve zarar hesabı gibi birçok hukuki unsurun birlikte değerlendirilmesini gerektiren bir süreçtir. Sigortalının yükümlülüklerini zamanında ve eksiksiz yerine getirmesi, sigorta şirketinin ise teminat kapsamındaki zararı gecikmeksizin karşılaması, sistemin sağlıklı işlemesi açısından büyük önem taşımaktadır. Uygulamada yaşanan uyuşmazlıklar dikkate alındığında, tazminat rejiminin doğru anlaşılması, hem sigortalılar hem de sigortacılar açısından hak kayıplarının önlenmesinde belirleyici rol oynamaktadır. Bu sebeple alanında uzman avukatlarımızdan süreçle ilgili yardım alabilirsiniz.</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>
<p><strong><em><a href="https://dikelaw.com.tr/">Dike Hukuk</a> ile iletişime geçmek için:</em></strong><em><a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/yangin-sigortasinda-tazminat/">YANGIN SİGORTASINDA TAZMİNAT</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/yangin-sigortasinda-tazminat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>A/T 11 : ALMANYA-TÜRKİYE KISA SÜRELİ SAĞLIK SİGORTASI</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/a-t-11-almanya-turkiye-kisa-sureli-saglik-guvencesi/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/a-t-11-almanya-turkiye-kisa-sureli-saglik-guvencesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aytekin AKTAŞ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 23:21:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Sigorta Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar & Avrupa Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[A/T 11 Formüleri]]></category>
		<category><![CDATA[A/T 11 sağlık güvencesi]]></category>
		<category><![CDATA[Acil sağlık hizmetleri Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya eğitim sağlık sigortası]]></category>
		<category><![CDATA[AT 11]]></category>
		<category><![CDATA[AT 11 NASIL ALINIR]]></category>
		<category><![CDATA[AT 11 SİGORTASI]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Arb. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Bakmakla yükümlü olunan kişi statüsü]]></category>
		<category><![CDATA[dikehukuk]]></category>
		<category><![CDATA[dikelaw]]></category>
		<category><![CDATA[Krankenkasse tescili]]></category>
		<category><![CDATA[M10 Bildirimi]]></category>
		<category><![CDATA[SGK yurtdışı sağlık yardımı]]></category>
		<category><![CDATA[Tıbben zorunlu tedavi kapsamı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye–Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=3627</guid>

					<description><![CDATA[<p>A/T 11 Formüleri, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından verilen ve ilgili kişinin Almanya’da bulunduğu süre içinde ortaya çıkabilecek acil ve tıbben zorunlu sağlık giderlerinin, Türkiye–Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi hükümleri doğrultusunda karşılanacağını gösteren bir sağlık yardımı belgesidir.</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/a-t-11-almanya-turkiye-kisa-sureli-saglik-guvencesi/">A/T 11 : ALMANYA-TÜRKİYE KISA SÜRELİ SAĞLIK SİGORTASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>I-) A/T 11 ’in Hukuki Dayanağı ve Ekonomik Önemi</strong></h2>
<p>A/T 11 Formüleri Almanya-Türkiye arasındaki ikili anlaşmaya dayanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti arasında 30.04.1964 tarihinde imzalanan Sosyal Güvenlik <a href="https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/KANUNLAR_KARARLAR/kanuntbmmc048/kanuntbmmc048/kanuntbmmc04800569.pdf">Sözleşmesi,</a> sosyal güvenlik hukukunun temel prensiplerinden biri olan mülkilik ilkesine, yalnızca sözleşmede öngörülen hâllerle sınırlı olmak üzere istisna getirmektedir. Bu sözleşme uyarınca, Türkiye’de sosyal güvenlik sistemine tâbi bulunan bazı kişilerin, Almanya’da bulundukları süre boyunca sözleşmede belirlenen koşullar dâhilinde sağlık yardımlarından yararlanabilmeleri mümkün hâle gelmiştir.</p>
<p>Bu çerçevede düzenlenen A/T 11 Formüleri, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından verilen ve ilgili kişinin Almanya’da bulunduğu süre içinde ortaya çıkabilecek acil ve tıbben zorunlu sağlık giderlerinin, Türkiye–Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi hükümleri doğrultusunda karşılanacağını gösteren bir sağlık yardımı belgesidir. A/T 11, Alman sosyal güvenlik sistemi içerisinde bağımsız veya tam kapsamlı bir sağlık sigortası statüsü yaratmamakta; yalnızca sözleşmede açıkça öngörülen sağlık yardımları bakımından geçerlilik taşımaktadır. Bu yönüyle belge, ikame bir sigorta değil, sözleşmeye dayalı sınırlı bir sağlık güvencesi aracıdır.</p>
<p>Türkiye’nin uluslararası sosyal güvenlik ilişkileri Almanya ile sınırlı olmayıp; Hollanda (N/TUR), Avusturya (A/TR), Fransa (SE), Belçika (BE/TR) gibi birçok ülke ile sağlık yardımlarını da kapsayan ikili sosyal güvenlik sözleşmeleri mevcuttur. Ancak bu sözleşmelerin her biri, kapsam ve yararlanıcı gruplar bakımından farklı hükümler içermektedir. Bu nedenle Almanya bakımından uygulanan A/T 11 formülerinin, diğer ülkeler açısından birebir geçerli olduğu yönündeki değerlendirme hukuken isabetli değildir. Her bir ülke bakımından geçerli olan formülerin kapsamı, ilgili ikili sözleşme hükümleri çerçevesinde ayrıca ele alınmalıdır.</p>
<p>A/T 11 belgesi, özellikle Almanya’da öğrenim gören öğrenciler açısından önemli bir ekonomik avantaj sağlayabilmektedir. Almanya’da yasal öğrenci kamu sağlık sigortası primlerinin aylık yaklaşık 125–150 Euro seviyesinde olduğu dikkate alındığında, A/T 11 belgesinin hukuken geçerli olduğu hâllerde zorunlu Alman kamu sağlık sigortasına geçiş yapılmaksızın sağlık güvencesinin sürdürülmesi, yıllık bazda kayda değer bir maliyet avantajı yaratmaktadır. Bununla birlikte, bu avantajın mutlak ve sınırsız olmadığı; yalnızca A/T 11 belgesinin geçerli kabul edildiği kişi grupları ve sürelerle sınırlı olduğu özellikle vurgulanmalıdır.</p>
<h2><strong>II-) Kimler A/T 11 ’den Yararlanabilir?</strong></h2>
<p>A/T 11 belgesinden yararlanma hakkı, kişinin Türkiye’deki sosyal güvenlik statüsüne bağlıdır. Bu belge, herkese açık bir sağlık sigortası olmayıp; yalnızca Türkiye’de sosyal güvenlik sistemi kapsamında sağlık yardımı hakkı bulunan kişiler için, Almanya’da bulunulan süreyle sınırlı olarak SGK tarafından düzenlenmektedir.</p>
<h3><strong style="font-size: 20px;">A-) Bakmakla Yükümlü Olunan Kişiler</strong></h3>
<p>Türkiye’de genel sağlık sigortası kapsamında bulunan bir sigortalının bakmakla yükümlü olduğu aile bireyleri, A/T 11 belgesinden yararlanabilen temel gruplardan biridir. Öğrenim amacıyla Almanya’da bulunan öğrenciler, uygulamada bu grubun önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.</p>
<p>Bununla birlikte, öğrenciler açısından A/T 11 belgesi otomatik bir hak niteliği taşımamaktadır. Belgenin düzenlenebilmesi için, öğrencinin SGK nezdinde bakmakla yükümlü olunan kişi statüsünün fiilen devam ediyor olması gerekmektedir. Bu kapsamda uygulamada dikkate alınan başlıca hususlar şunlardır:</p>
<p>Erkek öğrenciler bakımından, <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5510-20120101.pdf">5510 sayılı Kanun</a> ve SGK uygulamaları gereği 25 yaş sınırı genel kural olarak esas alınmakta; öğrencinin 25 yaşını doldurmamış olması ve öğreniminin devam etmesi aranmaktadır.</p>
<p>Kız çocukları yönünden mevzuatta yaş sınırı bakımından daha esnek düzenlemeler bulunmakla birlikte, uluslararası sağlık yardımlarına ilişkin uygulamada SGK tarafından çoğunlukla 25 yaş sınırının esas alındığı görülmektedir. Bu nedenle her somut olayda SGK’nın güncel uygulamasının dikkate alınması gerekmektedir.</p>
<p>Öğrencinin Türkiye’de kendi adına genel sağlık sigortalısı olmaması, başka bir ifadeyle ayrı bir GSS yükümlülüğünün doğmamış olması önem taşır. Bakmakla yükümlü olunan kişi statüsü sona ermiş veya askıya alınmış olan öğrenciler adına A/T 11 belgesi düzenlenmesi mümkün değildir.</p>
<p>Bu nedenle Almanya’da öğrenim gören her öğrencinin A/T 11 belgesi alabileceği yönündeki yaygın kanaat doğru değildir; her başvuru, kişinin SGK kayıtları esas alınarak ayrıca değerlendirilir.</p>
<h3><strong>B-) Emekliler ile Dul ve Yetim Aylığı Alanlar</strong></h3>
<p>Türkiye’den emekli aylığı, dul aylığı veya yetim aylığı alan kişiler de A/T 11 belgesinden yararlanabilen gruplar arasında yer almaktadır. Bu kişiler bakımından belge, çoğunlukla kısa süreli ve geçici Almanya ziyaretleri için düzenlenmektedir.</p>
<h3><strong>C-) Geçici Görevle Almanya’ya Gönderilen Sigortalılar</strong></h3>
<p>Türkiye’de bir işverene bağlı olarak sigortalı çalışmakta iken, işvereni tarafından Almanya’ya geçici görevle gönderilen sigortalılar, görevlendirme süresinin altı ayı aşmaması hâlinde bu düzenlemeden yararlanabilmektedir. Bu kapsamda, sigortalının kendisiyle birlikte bakmakla yükümlü olduğu aile bireyleri adına da belge düzenlenmesi mümkündür. Görevlendirme süresinin altı ayı aşması hâlinde ise A/T 11 değil, A/T 6 formülerinin uygulanması gündeme gelmektedir.</p>
<h2><strong>III-) A/T 11 Belgesinden Yararlanamayacak Kimseler</strong></h2>
<p>Mevcut mevzuat ve SGK’nın idari uygulamaları çerçevesinde, Türkiye’de aktif olarak çalışan ve Almanya’ya kısa süreli dahi olsa çalışma ilişkisi kapsamında giden 4/a kapsamındaki sigortalılar ile 4/b kapsamında kendi adına prim ödeyen Bağ-Kur’lular bakımından A/T 11 belgesi düzenleneceğine ilişkin açık bir idari düzenleme bulunmamaktadır. Ayrıca, Genel Sağlık Sigortası kapsamında olmakla birlikte primleri devlet tarafından karşılanan 60/c kapsamındaki kişiler de A/T 11 belgesinden yararlanamamaktadır. Bu kişi grupları açısından, Almanya’da sağlık güvencesi, Alman mevzuatı uyarınca yapılacak yerel sağlık sigortası düzenlemeleri aracılığıyla sağlanmaktadır.</p>
<h2><strong>IV-) A/T 11 Belgesi İçin Başvuru Aşamaları </strong></h2>
<p>A/T 11 belgesinden yararlanabilmek için sürecin yalnızca Almanya ayağı değil, Türkiye’de SGK nezdinde yürütülen başvuru aşaması da önem taşır. Uygulamada en sık başvuruda bulunan grup öğrenciler olmakla birlikte, belgenin düzenlenme koşulları ve SGK tarafından talep edilen belgeler kişinin sosyal güvenlik statüsüne göre değişebilmektedir.</p>
<ul>
<li>Öğrenim amacıyla Almanya’ya gidecek ve Türkiye’de bakmakla yükümlü olunan kişi statüsü devam eden öğrenciler, ikamet ettikleri yerdeki SGK Sosyal Güvenlik Merkezine şahsen başvurarak A/T 11 belgesi talep ederler.</li>
<li>Bu başvuru sırasında genellikle Almanya’daki eğitim kurumundan alınmış kabul veya kayıt belgesi, kimlik bilgileri ve gidiş amacını gösteren belgeler istenmekte; öğrencinin bakmakla yükümlü olunan kişi statüsü ile genel sağlık sigortası durumu SGK tarafından sistem üzerinden kontrol edilmektedir.</li>
<li>Başvurunun eksiksiz yapılması hâlinde A/T 11 belgesi çoğu durumda kısa süre içinde düzenlenmekle birlikte, işlem süresi SGK birimlerinin uygulamalarına ve başvurunun niteliğine göre değişebilmektedir.</li>
<li>SGK tarafından düzenlenen belgede, Almanya’da başvurulması gereken yetkili Alman kamu sağlık sigortası kurumu açıkça belirtilir ve kişi Almanya’ya vardığında bu kuruma başvurarak belgenin sisteme kaydedilmesini sağlar.</li>
<li>Öğrenciler bakımından bu işlem, üniversiteye zorunlu kamu sağlık sigortasından muafiyeti gösteren M10 bildiriminin iletilmesi açısından önem taşır.</li>
<li>Bununla birlikte, emekliler, aylık alanlar veya geçici görevle Almanya’ya gönderilen sigortalılar açısından talep edilen belgeler ve izlenecek yol farklılık gösterebilmekte; özellikle görevlendirme süresinin altı ayı aşması hâlinde A/T 11 yerine A/T 6 belgesi gündeme gelmektedir.</li>
</ul>
<p>A/T 11 uygulaması, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri ve SGK’nın güncel idari uygulamalarına dayandığından, her somut olayda farklı değerlendirmeler yapılabilmekte; bu nedenle sınırda kalan veya uzun süreli kalış içeren durumlarda başvuru öncesinde SGK’dan bilgi alınması ya da uluslararası sosyal güvenlik alanında uzman bir hukukçudan destek alınması yerinde olacaktır.</p>
<h2><strong>V-) Uygulamada Karşılaşılan Riskler ve Olası Hak Kayıpları</strong></h2>
<ul>
<li>A/T 11 belgesinin uygulamadaki geçerliliğini en fazla etkileyen hususların başında, öğrencinin Almanya’da çalışma faaliyetine başlaması gelmektedir. Türkiye’de bakmakla yükümlü olunan kişi statüsüne dayalı olarak düzenlenen A/T 11 belgesi, bu statünün devamına bağlıdır. Almanya’da sigortalılık doğuran bir işte çalışmaya başlanması hâlinde, öğrenci Türkiye’deki bakmakla yükümlü olunan kişi statüsünü kaybeder ve bu durum belgenin hukuken geçersiz hâle gelmesine yol açar.</li>
<li>Uygulamada özellikle minijob (kısa süreli/ part-time işler) sınırının aşılması önem taşımaktadır. Almanya’da düşük gelirli ve sınırlı süreli işler bakımından öngörülen minijob rejimi, belirli koşullar altında sigorta yükümlülüğünü doğurmayabilmekle birlikte; bu sınırın aşılması veya çalışmanın niteliği gereği zorunlu sigortalılık kapsamına girmesi hâlinde, kişi Almanya sosyal güvenlik sistemine tâbi olur. Bu durumda belgenin artık kullanılamaz ve ilgili kişinin Almanya kamu sağlık sigortasına (gesetzliche Krankenversicherung) veya şartları varsa özel sağlık sigortasına geçmesi gerekir. Statü değişikliğinin ilgili kurumlara bildirilmemesi hâlinde, hem Almanya’da hem Türkiye’de idari ve mali yaptırımlarla karşılaşılması mümkündür.</li>
<li>Bir diğer önemli risk alanı, belgenin geçerlilik süresinin sona ermesine rağmen yenileme başvurusunun yapılmamasıdır. Uygulamada A/T 11 belgeleri çoğunlukla altı aylık süreler için düzenlenmektedir. Sürenin bitiminde uzatma talebinde bulunulmaması hâlinde, kişi fiilen sigortasız duruma düşmekte ve bu dönemde alınan sağlık hizmetlerinin bedeli kendisine doğrudan fatura edilmektedir. Almanya’da sağlık hizmetlerinin yüksek maliyetli olduğu dikkate alındığında, bu durum ciddi ekonomik sonuçlar doğurabilmektedir.</li>
<li>Ayrıca öğrenim süresinin uzaması, çalışma izni alınması, Almanya’daki kalış amacının değişmesi veya Türkiye’deki sosyal güvenlik statüsünde meydana gelen değişiklikler de belgenin geçerliliğini doğrudan etkilemektedir. Yanlış veya eksik beyan, geç bildirim ya da belgenin kapsamının hatalı yorumlanması; geriye dönük sağlık giderleri, üniversite kayıt süreçlerinde sorunlar ve bazı durumlarda Almanya’daki oturum işlemlerinin olumsuz etkilenmesi gibi sonuçlara yol açabilmektedir.</li>
</ul>
<p>Sayılan sebeplerle  A/T 11 sürecinin, başvuru aşamasından kullanım süresinin sonuna kadar dikkatle takip edilmesi gerekmektedir. Özellikle başvuru öncesinde kişinin Türkiye’deki sosyal güvenlik statüsünün doğru analiz edilmesi, belge sürelerinin takibi ve <a href="https://dikelaw.com.tr/almanya-sirket-turleri-ve-tesvikler/">Almanya’da olası çalışma planlarını</a>n hukuki çerçevede değerlendirilmesi, uygulamada en sık karşılaşılan hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.</p>
<p><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>
<p><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong><em> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></em></p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/a-t-11-almanya-turkiye-kisa-sureli-saglik-guvencesi/">A/T 11 : ALMANYA-TÜRKİYE KISA SÜRELİ SAĞLIK SİGORTASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/a-t-11-almanya-turkiye-kisa-sureli-saglik-guvencesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YANGIN SİGORTASI NEDİR ?</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/yangin-sigortasi/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/yangin-sigortasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cansu ERÇİN]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 May 2025 14:44:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sigorta Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Cansu ERÇİN]]></category>
		<category><![CDATA[ek sözleşme]]></category>
		<category><![CDATA[teminat]]></category>
		<category><![CDATA[yangın sigortası]]></category>
		<category><![CDATA[yangın sigortasına konu mallar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=2576</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yangın sigortası Türkiye’de zorunlu bir sigorta türü olmayıp örneğin konut kredisi için konut sigortası dışında bazı bankalar yangın sigortasını da yaptırmayı zorunlu kılmaktadır. İsteğe bağlı olarak da yapılsa zorunlu da kılınsa, yangın sigortası hakkında dikkat etmeniz gereken birçok husus mevcuttur. Yangın Sigortası Genel Şartları, Türkiye Sigorta Birliği tarafından yayımlanmıştır. Bu şartlar 01.01.1993 tarihinde yürürlüğe girmiştir. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/yangin-sigortasi/">YANGIN SİGORTASI NEDİR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yangın sigortası Türkiye’de zorunlu bir sigorta türü olmayıp örneğin konut kredisi için konut sigortası dışında bazı bankalar yangın sigortasını da yaptırmayı zorunlu kılmaktadır. İsteğe bağlı olarak da yapılsa zorunlu da kılınsa, yangın sigortası hakkında dikkat etmeniz gereken birçok husus mevcuttur. <a href="http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://www.tsb.org.tr/content/Legislations/Yang%C4%B1n_Sigortas%C4%B1_Genel_Sartlar%C4%B1.pdf">Yangın Sigortası Genel Şartları</a>, Türkiye Sigorta Birliği tarafından yayımlanmıştır. Bu şartlar 01.01.1993 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yangın sigortasının kapsamı, tanımı, hak ve yükümlülükleri, hasar tespit süreci ve bundan doğan tazminatların açıklamaları yer almaktadır.</p>
<h2><strong>I-) Yangın Sigortasının Kapsamı</strong></h2>
<p>Yangın Sigortası Genel Şartlarına göre ; yangın sigortası ile yangın, yıldırım ve infilak (patlama) durumunun sigorta ile teminat altına alınabilmesidir. Buna göre sadece yangın ile oluşan zararlardan ziyade; duman, buhar ve hararet sebebiyle görülen maddi zararın da sigorta kapsamında olduğu belirtilmiştir. Buradaki amaç yukarıda belirtilen teminatlar kapsamındaki hallerin gerçekleşmesinde zarar gören kişinin maddi olarak korunarak zararını en aza indirmektir.</p>
<h3>Yangın Sigortasına Konu Olan Mallar</h3>
<p>Yangın sigortalarında, sigorta sözleşmesinin konusunu her türlü taşınır ve taşınmaz mallar oluşturabilir.</p>
<ol>
<li><strong>Taşınmaz mallara ;</strong> ev, işyeri, okul, hastane, ofis vb. gibi yangın riski olabilecek yerler örnek verilebilir. Ancak dikkat edilmesi gereken husus, bir taşınmazın yangına karşı sigorta edilmesi halinde (sözleşmede aksine hüküm kurulmadıysa) taşınmazı tamamlayan şeyler ile istinat duvarı, temeller, garaj, yürüyen merdivenler, asansör gibi taşınmazı tamamlayan yapıların da sigorta bedeli kapsamında olduğudur. Taşınmaz dışında bulunan bahçe, bahçede bulunan heykeller, teras, havuz gibi yapılar ise ancak sigorta poliçesinde belirtilmesi durumunda sigortaya dahildir.</li>
<li><strong>Taşınır mallarda ise;</strong> araba, motor, ev eşyaları, tekne, gemi, depo veyahut dükkan içinde bulunan malları örnek gösterebiliriz. Taşınır malların yangın sigortasındaki dikkat edilmesi gereken husus ise ; sigortalanan şeylerin hepsi için tek bir sigorta bedeli ödenecekse poliçede belirtilmese dahi ikame veya yeni satın alım dolayısıyla sonradan girmiş bulunsa da sigorta kapsamı içindedir. Örneğin bir geminin sigortalanması sonrası eklentilerinde değişiklik ya da ekleme olsa dahi sigorta kapsamında olacaktır.</li>
</ol>
<p>Son olarak, aksine sözleşme bulunmaması halinde sigorta ettirene ve kendisiyle birlikte oturan aile bireyleri, birlikte yaşadığı kişiler ve çalışanlarına ait şeyler de sigorta kapsamı içinde olacaktır. Dikkat edilmesi gereken bir husus da,  yangının sigorta ettirilen eşyada çıkmasının bir önemi yoktur. Sigorta ettirilen eşya dışında çıkan bir yangın sebebiyle sigorta ettirilen mal zarar görmüş ise sigorta kapsamında sayılmaktadır.</p>
<h2>II-) Yangın Sigortasında Ek Sözleşme İle Teminat Altına Alınabilen Riskler</h2>
<p>Yangın sigortasında ek sözleşme ile yangın dışı zararlar da teminat kapsamına alınabilmektedir. Bunlar :</p>
<ul>
<li>Grev, kargaşalık , halk hareketleri, terör</li>
<li>Deprem ve yanardağ püskürmesi,</li>
<li>Sel ve su baskını, yer kayması, fırtına,</li>
<li>Uçak ve araç çarpması,</li>
<li>Kötü niyetli hareketler (kundaklama), enkaz kaldırma masrafları…</li>
</ul>
<h2>III-) Yangın Sigortasında Teminat Dışında Kalan Haller</h2>
<p>Bazı durumlar sigorta kapsamı dışında kalmaktadır ve sigorta şirketleri tarafından yangın ödemesi yapılmamaktadır. Buna örnek olarak şunlar sayılabilir:</p>
<ul>
<li>Sigorta yaptıran yangının çıkmasına kasten sebep olmuşsa veyahut yangın çıkmasına yardım etmiş ise,</li>
<li>Sigorta yaptıran yangında hasarın artmasına neden olması ve bunun ispatı,</li>
<li>Sigortalı alet veya makinenin basınca bağlı olarak oluşan deformasyonu,</li>
<li>Sigorta ettirilen elektrikli aletlerde kendi aksamlarından kaynaklı sorunlar,</li>
<li>Devlet tarafından sigortalı şeyler üzerinde yapılacak tasarruflar sebebiyle oluşan bütün zararlar,</li>
<li>Herhangi bir nükleer yakıtın sebep olduğu yangınlar,</li>
<li>Sigorta ettirilen elektrikli aletin yangın çıkarmaksızın; çalıştığı esnada cereyan sebebi ile kısa devre, voltaj iniş ve çıkışları nedeniyle uğradığı zararlar,</li>
<li>Yangın sigortasına ek olarak sözleşme ile yangın dışı teminat altına alınmayan hallerin hepsi…</li>
</ul>
<p><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>
<p><strong style="font-style: inherit;"><em><a href="https://dikelaw.com.tr/">Dike Hukuk</a> ile iletişime geçmek için:</em></strong><em><a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></em></p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/yangin-sigortasi/">YANGIN SİGORTASI NEDİR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/yangin-sigortasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ARAÇ MAHRUMİYET (İKAME ARAÇ/ YATMA BEDELİ) TAZMİNATI  DAVASI</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/arac-mahrumiyet-ikame-arac-yatma-bedeli-tazminati-davasi/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/arac-mahrumiyet-ikame-arac-yatma-bedeli-tazminati-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Can ERTÜRK]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jul 2024 23:20:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sigorta Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[araç mahrumiyet tazminatı]]></category>
		<category><![CDATA[değer kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[hasar]]></category>
		<category><![CDATA[trafik kazası]]></category>
		<category><![CDATA[trafik sigortası]]></category>
		<category><![CDATA[yatma bedeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=1566</guid>

					<description><![CDATA[<p>1-) ARAÇ MAHRUMİYET TAZMİNATI NEDİR ? Meydana gelen bir trafik kazası sonucu aracınız hasar gördüyse aracınızın  tamir edilmesi için  ortalama 1 hafta &#8211; 10 gün  boyunca aracınızı tamircide bırakmanız gerekebilir. Hasar gören bir aracın onarım süresi boyunca kullanılamaması sebebiyle ortaya çıkan zarar araç mahrumiyet tazminatı ya da araçtan yoksun kalma tazminatı olarak tanımlanmaktadır. Kusuru ile [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/arac-mahrumiyet-ikame-arac-yatma-bedeli-tazminati-davasi/">ARAÇ MAHRUMİYET (İKAME ARAÇ/ YATMA BEDELİ) TAZMİNATI  DAVASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading"><strong>1-) ARAÇ MAHRUMİYET TAZMİNATI NEDİR ?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Meydana gelen bir trafik kazası sonucu aracınız hasar gördüyse aracınızın  tamir edilmesi için  ortalama 1 hafta &#8211; 10 gün  boyunca aracınızı tamircide bırakmanız gerekebilir. Hasar gören bir aracın onarım süresi boyunca kullanılamaması sebebiyle ortaya çıkan zarar araç mahrumiyet tazminatı ya da araçtan yoksun kalma tazminatı olarak tanımlanmaktadır. Kusuru ile aracınızın hasar görmesine sebebiyet veren taraf sizin bu zararınızı tazmin etmelidir. Araç Mahrumiyet tazminatı için gerekli şartları ve diğer önemli hususları siz değerli okuyucularımız için aşağıda detaylıca izah etmeye çalıştık.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>2-) ARAÇ MAHRUMİYET TAZMİNATI DAVASI  İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR NELERDİR</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Öncelikle belirtmek gerekir ki meydana gelen kazada en az 2 taraf olmalıdır. Yani tek taraflı olarak gerçekleştirmiş olduğunuz kazalar için bu tazminatı talep etme hakkınız yoktur. Uygulamada ikame araç hizmeti olarak bilinen hizmet ile araç mahrumiyet tazminatı karıştırılmamalıdır. İkame araç hizmeti zorunlu olmayan kasko poliçenizdeki özel şartlara bağlı bir husustur. Eğer kasko poliçenizde ikame araç klozu bulunmakta ise kasko poliçenizi düzenleyen şirket size aracınızın tamir süresince bir ikame araç tahsis edecektir. Bu hizmet yukarıda da değindiğimiz gibi bir tazminat değildir. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Araç mahrumiyet tazminatı ise kusuru ile aracınızın hasar görmesine sebebiyet veren taraftan isteyebileceğiniz bir tazminattır. Aracınız bir kazaya karıştığında karşı taraf kusurlu ise tamir süresince aracınızdan mahrum kaldığınız günler için bu tazminatı isteyebilirsiniz. Örneğin, trafikte seyrederken başka bir araç gelip sizin aracınıza çarptığını varsayalım. Bu durumda aracınızda meydana gelen hasar ve değer kaybı tazminatı ile beraber araç mahrumiyet tazminatını da talep edebilirsiniz. Ancak burada şu hususa değinmekte fayda vardır: araç mahrumiyet tazminatı hasar ve değer kaybı tazminatından farklı olarak sadece kusurlu aracın sürücüsü ve sahibinden (işleten) istenebilir. Yani bu davayı karşı tarafın trafik poliçesini düzenleyen sigorta şirketine karşı açamazsınız çünkü araç mahrumiyet tazminatı trafik poliçelerinin kapsamının dışında kalmaktadır.  Araç mahrumiyet tazminatı isteyebilmeniz için bir diğer  şart ise  kazada %100 kusurlu olmamanızdır. Eğer kazada %100 kusurlu taraf siz iseniz bu tazminatı talep etme hakkınız bulunmamaktadır. <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.2918.pdf">Ayrıca 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu</a>’nun 109. Maddesine göre  bu davanın 2 yıllık bir zamanaşımı süresine tabi olduğunu unutmamak gerekir. Yani, kaza tarihinden itibaren 2 yıl  içerisinde bu davayı açmanız gerekmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yargıtay’a göre araç mahrumiyet bedeli talep edilebilmesi için araç kiralandığına dair herhangi bir belge veya ödeme belgesi sunulması zorunlu değildir. Yargıtay içtihatlarında; oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresi belirlenerek, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde ikame araç için ödemesi gereken bedel kadar karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><a href="https://www.lexpera.com.tr/resmi-gazete/metin/yargitay-4-hukuk-dairesine-ait-karar-32083">YARGITAY 4. HD.  2021/26777 ESAS, 2022/11236 KARAR, 29.09.2022 TARİH</a></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">”Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50’nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacının bu talebini objektif kriter ve delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>YARGITAY 17. HD.  2017/1625 ESAS,  2018/1686 KARAR, 08/03/2018 TARİH</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Davacının ikame araç bedeli talebi mahkemece davacı tarafından araç kiraladığına dair belge sunulmaması nedeni ile ret edilmiş olup bu süre ile ilgili araç kiralandığına dair belge sunulmasa da B.K.42 maddesi (50.md) uyarınca hâkim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan, bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir rapor almak suretiyle davacının mahrumiyet bedeli talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli değildir.&#8221;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>3-) ARAÇ MAHRUMİYET TAZMİNATI NASIL HESAPLANIR</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Araç mahrumiyet bedeli, hasar gören aracın makul onarım süresi ile bu süre zarfında kiralanan alternatif aracın günlük kiralama bedelinin çarpımıyla hesaplanır. Araç mahrumiyeti tazminatı, aracın kullanılamadığı ( fiilen kullanılmadığı gün değil makul onarım süresince. Yani siz  aracınızı  bir tamirciye  götürdünüz  ve tamirci normalde 10 günde tamir edilecek hasarı 30 günde tamir etti. Burada sizin talep edeceğiniz mahrumiyet gün sayısı 30 değil 10 gündür.)  gün sayısı ile aracın günlük kiralama bedeli çarpılarak bulunur. Bu formülü bir örnekle somutlaştırmak gerekirse, araç kazadan sonra 10 gün boyunca bakım ve onarıma girmişse ve aracın günlük ikame bedeli 3000  TL ise (benzer mahiyette bir aracın günlük kiralama bedeli)  30.000 TL’lik araç mahrumiyeti tazminatı ortaya çıkmaktadır. Ancak burada hemen belirtmek gerekir ki, bu tazminattan zarar gören aracın , aracı zarar görmeseydi kullanmaya düzenli devam edeceği örneğin ev-işyeri gibi bir güzergahta zaten araç kullansaydı zorunlu giderleri  olan; yakıt masrafı, araç parçalarında oluşacak eskime/amortisman hususlar bilirkişi tarafından hesaplanarak belirlenecek zarardan indirilir. Örnekte belirtilen 10 gün boyunca eğer araç zarar görmeseydi  her gün ortalama 100 TL zorunlu masraf  yapılacak olduğu da göz önüne alındığında hesaplanan 30.000 TL araç mahrumiyet bedelinden bu 1.000 TL (10*100) düşürülmelidir. Özetle verilen örnekte mahkeme 29.000 TL tutarında bir tazminata hükmetmelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>YARGITAY 17. H.D.  2014/15596 ESAS , 2017/156 KARAR,  17/01/2017 TARİH</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">“ Bu durumda mahkemece, davaya konu kaza sebebiyle araçtaki hasarın giderilmesi için gereken onarım süresi içinde emsal nitelikteki bir aracın (davacı tarafından kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt vs gibi zorunlu giderler indirildikten sonra) araç mahrumiyeti bedelinin tespiti hususunda da rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.”</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>4-) ARAÇ</strong> <strong>ARAÇ MAHRUMİYET TAZMİNATI DAVASINDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME   </strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Araç mahrumiyeti tazminatı davasında birden fazla yetkili mahkeme bulunmaktadır. Bu davalar davalının yerleşim yeri mahkemesi, kazanın meydana geldiği yer mahkemesi veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Görevli mahkeme ise kural olarak, Asliye Hukuk Mahkemesidir. Ancak burada tarafların tacir olması durumuna göre Asliye Ticaret Mahkemesi de görevli olabilmektedir. Bu hususa dikkat edilmelidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>5-)</strong> <strong>ARAÇ MAHRUMİYET TAZMİNATI DAVASINDA  ARABULUCULUK</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Bu dava kural olarak dava şartı arabuluculuğa tabi değildir. Yani Asliye Hukuk Mahkemesinde açmadan önce arabuluculuğa başvurma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak yukarıda da değindiğimiz üzere eğer taraflar tacir ise ve dava da Asliye Ticaret Mahkemesinde açılacak ise burada artık dava şartı arabuluculuk yolunun tüketilmesi gerekmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></p>


<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity" /><p><a href="https://dikelaw.com.tr/arac-mahrumiyet-ikame-arac-yatma-bedeli-tazminati-davasi/">ARAÇ MAHRUMİYET (İKAME ARAÇ/ YATMA BEDELİ) TAZMİNATI  DAVASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/arac-mahrumiyet-ikame-arac-yatma-bedeli-tazminati-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ARAÇ DEĞER KAYBI  TAZMİNATI</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/arac-deger-kaybi-tazminati/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/arac-deger-kaybi-tazminati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Can ERTÜRK]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Mar 2024 11:08:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sigorta Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[ARAÇ KAZASI]]></category>
		<category><![CDATA[DEĞER KAYBI TAZMİNATI]]></category>
		<category><![CDATA[hasar]]></category>
		<category><![CDATA[sigorta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=1421</guid>

					<description><![CDATA[<p>Araç değer kaybı , meydana gelen bir kaza sonrası hasarlı parçaların onarılması sonrasında  aracın ikinci el piyasa fiyatına göre değer kaybetmesidir. Kazanın ardından tamir edilen aracın onarımı her ne kadar kusursuz olsa dahi, arabanın satış fiyatı kaza öncesindeki piyasa fiyatına nazaran daha düşük olacaktır. </p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/arac-deger-kaybi-tazminati/">ARAÇ DEĞER KAYBI  TAZMİNATI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">I-) <strong>DEĞER KAYBI TAZMİNATI &nbsp;NEDİR?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Araç değer kaybı, meydana gelen bir kaza sonrası hasarlı parçaların onarılması sonrasında  aracın ikinci el piyasa fiyatına göre değer kaybetmesidir. Kazanın ardından tamir edilen aracın onarımı her ne kadar kusursuz olsa dahi arabanın satış fiyatı kaza öncesindeki piyasa fiyatına nazaran daha düşük olacaktır. Çünkü ikinci el araç satın almak isteyen vatandaşlar daha önce kaza yapmış ve hasarlı olarak kaydı gözüken araçlara rağbet göstermemektedir. Bu sebeple kaza yapmış olan araç sahibi dolaylı da olsa bir zarara uğramaktadır. Değer kaybı tazminatı bu zararı gideren bir tazminattır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">II-) <strong>DEĞER KAYBI TAZMİNATI İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR NELERDİR? &nbsp;</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Değer kaybı tazminatını  alabilmeniz için aşağıdaki şartı sağlamanız gerekir: </p>



<p class="wp-block-paragraph">Hak sahibinin; kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu veya daha ağır kusurlu olan taraf  olmaması gerekmektedir. Yani diğer tarafın daha kusurlu olması gerekir. Böyle bir durumda kusursuz olan taraf ya da daha az kusurlu olan taraf değer kaybı tazminatına hak kazanır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>III-) DEĞER KAYBI TAMİNATI &nbsp;NASIL ALINIR?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Değer kaybı tazminatı,&nbsp; kusurlu olan tarafın trafik sigortası ( Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortaları ) poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden, kaza anında karşı aracı kullanan kişiden veya karşı aracın malikinden istenebilir çünkü <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.2918.pdf">2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na</a> göre bu kişiler zarardan müteselsilen sorumludur. Burada hak sahibine bir seçimlik hak tanınmıştır. Hak sahibi bu 3 taraftan herhangi birine ya da hepsine birden talebini yöneltebilir. Ancak uygulamada kusurlu tarafın trafik sigortası var ise hak sahibi sigorta şirketine başvurarak en hızlı şekilde alacağını tahsil etmektedir çünkü araç sürücüsü veya sahibine dava açmak daha uzun ve meşakkatli bir yoldur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hak sahibi&nbsp; taraf, kusurlu olan tarafın&nbsp; trafik sigortasına yazılı olarak başvurarak aracında oluşan değer kaybını talep eder. Bu talebin olumlu sonuçlanabilmesi için başvurunuzda birtakım belgeleri eksiksiz olarak sigorta şirketine iletmeniz gerekmektedir. Başvuru dilekçesi ile beraber sigorta şirketine iletmeniz gereken&nbsp; belgeleri şu şekilde sıralayabiliriz:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>A-)</strong> Resmi Trafik kazası tespit tutanağı&nbsp; veya taraflar arasında tutulmuş kaza tespit tutanağı</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>B-)</strong> Ehliyet ve Ruhsat Fotoğrafları</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>C-)</strong> &nbsp;Hasar Fotoğrafları</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>D-)</strong> Ödemenin yapılması istenen banka hesabının bilgileri</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>E-)</strong> Varsa eksper raporu</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu belgeler ile beraber sigorta şirketine başvurduğunuz takdirde sigorta şirketi 15 gün içerisinde ödeme yapmalıdır. Sigorta şirketinin eksik ya da hiç ödeme yapmaması durumunda artık yapılması gereken Sigorta Tahkim Kuruluna gitmek veya dava açmaktır. Sigorta Tahkim Kuruluna gitmek daha hızlı ve pratik bir yoldur. Uygulamada hak sahibi genellikle dava açmak yerine tahkim komisyonuna gitmeyi tercih etmektedir. Çünkü davalar ortalama 2 yılda sonuçlanırken tahkim yolu ise 6-8 ay sürmektedir.  Sigorta Tahkim Kuruluna nasıl gidileceği ve dikkat edilmesi gereken hususlar için sitemizdeki diğer makalelerimize göz atabilirsiniz.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>IV-) DEĞER KAYBI TAZMİNTINDA &nbsp;ZAMANAŞIMI SÜRESİ NEDİR?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Değer kaybı taleplerinde zamanaşımı 2 yıldır. Yani son 2 yıl içinde geçirdiğiniz trafik kazaları sebebi ile değer kaybı talebinde bulunabilirsiniz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">V-) <strong>HAK SAHİBİ KAZADA KUSURSUZ OLMASINA RAĞMEN DEĞER KAYBI TAZMİNATI ÇIKMAMA İHTİMALİ VAR MI?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer bir kazada kusursuz veya az kusurlu iseniz çoğunlukla değer kaybı tazminatına hak kazanırsınız ancak kazaya karışan aracınızın daha önce karıştığı çok sayıda kaza varsa, aracınız çok eski ve kilometresi çok yüksek ise değer kaybı tazminatına hak kazanamayabilirsiniz. Bu sebeple aracınızın değer kaybı tazminatına  hak kazanıp kazanmadığını tespit etmek için Sigorta Hukuku alanında uzman Dike Hukuk ekibi ile iletişime geçebilirsiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/arac-deger-kaybi-tazminati/">ARAÇ DEĞER KAYBI  TAZMİNATI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/arac-deger-kaybi-tazminati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
