MAKEDONYA VATANDAŞLIĞI NASIL KAZANILIR?
I-) Kuzey Makedonya Vatandaşlığının Kazanılmasına İlişkin Genel Esaslar
Kuzey Makedonya vatandaşlığına ilişkin temel kaynak, 1992 tarihli Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Vatandaşlık Kanunu‘dur. Kanun; 8/04, 98/08, 158/11, 55/16 sayılı değişikliklerden sonra, uygulamada asıl belirleyici olan 174/21 ve 67/22 sayılı değişiklik kanunlarıyla köklü biçimde yeniden şekillendirilmiştir. 67/22 sayılı değişiklik kanunu, kural olarak 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren uygulanmaktadır. Dolayısıyla bugün geçerli olan metin, 67/22 ile birleştirilmiş olan metindir.
Kanunun daha ilk maddesinde yer alan iki ilke, sistemin tamamını anlamak bakımından belirleyicidir. Birincisi, vatandaşlığın kişi ile devlet arasında hukukî bir bağ olduğu ve kişilerin etnik kökenini ifade etmediği açıkça hükme bağlanmıştır. İkincisi, kanunun 2. maddesi uyarınca Kuzey Makedonya vatandaşı aynı zamanda başka bir devletin vatandaşı da olabilir; yani çifte vatandaşlık kural olarak serbesttir. Ancak ülke içinde kişi, uluslararası anlaşma aksini öngörmedikçe, yalnızca Kuzey Makedonya vatandaşı olarak kabul edilir. Bu hüküm, özellikle Türk vatandaşları bakımından önem taşır.
Kuzey Makedonya vatandaşlığı, Romanya, Bulgaristan veya Yunanistan vatandaşlığından farklı olarak doğrudan Avrupa Birliği vatandaşlığı sağlamaz. Ülke 2005 yılından bu yana AB adayı ve 2020’den bu yana NATO üyesidir. Müzakerelerde tarama süreci tamamlanmış olmakla birlikte üyelik takvimi belirsizliğini korumaktadır. Buna karşılık Kuzey Makedonya pasaportu Schengen alanına vizesiz erişim sağladığından, vatandaşlık başvuruları uygulamada çoğu zaman serbest dolaşım beklentisi ekseninde gündeme gelmektedir. Bu beklentinin hukuken bir kazanılmış hak doğurmadığı unutulmamalıdır.
“Makedonya vatandaşlığı nasıl kazanılır?” sorusuna tek bir cevap verilmesi hukuken mümkün değildir. Başvurucunun ülkede uzun süredir yasal olarak ikamet eden bir yabancı mı, Kuzey Makedonya vatandaşı ile evli bir kişi mi, ülkeden göç etmiş bir eski vatandaş (иселеник) yahut onun altsoyu mu, mülteci veya vatansız statüsünde bir kişi mi, yoksa özel ulusal menfaat kapsamında değerlendirilecek bir yatırımcı, bilim insanı veya sporcu mu olduğuna göre uygulanacak hüküm, aranan şartlar ve ispat rejimi tümüyle değişmektedir.
II-) Kuzey Makedonya Vatandaşlığını Edinme Türleri
Kanunun 3. maddesi, vatandaşlığın kazanılma yollarını dört başlıkta saymaktadır:
- Soy bağı
- Kuzey Makedonya topraklarında doğum
- Genel yolla vatandaşlığın olağan kazanımı
- Uluslararası anlaşmalar.
A-) Soy Bağı ve Ülkede Doğum Yoluyla Kazanım
Kanunun 4. maddesine göre çocuk; doğum anında her iki ebeveyni de Kuzey Makedonya vatandaşı ise, ebeveynlerden biri vatandaş olup çocuk ülkede doğmuşsa (ebeveynler diğer ebeveynin vatandaşlığının kazanılması konusunda anlaşmadıkça) veya ebeveynlerden biri vatandaş olup diğeri bilinmiyor, vatandaşlığı bilinmiyor ya da vatansız ise ve çocuk yurt dışında doğmuşsa, soy bağı yoluyla vatandaşlık kazanır. Tam evlat edinmede evlat edinenlerden birinin vatandaş olması yeterlidir.
- madde, uygulamada en çok gözden kaçan ve hak kaybına yol açan hükümdür. Yurt dışında doğan ve ebeveynlerinden yalnızca biri Kuzey Makedonya vatandaşı olan çocuk, ancak 18 yaşını doldurmadan önce vatandaş olarak tescil ettirilmişse veya vatandaş olan ebeveyniyle birlikte 18 yaşından önce ülkede daimî ikamete geçmişse soy bağı yoluyla vatandaş olur. Ebeveynleri tarafından tescil ettirilmemiş kişi ise, 23 yaşını doldurmadan önce bizzat başvurmak kaydıyla vatandaşlığı kazanabilir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; 23 yaş sınırı aşıldığında ilgili kişi artık soy bağına değil, naturalizasyon rejimine tâbi olur. Türkiye’de yaşayan Makedonya kökenli aileler bakımından bu hüküm, kuşaklar arası hak kaybının başlıca sebebidir.
Başvuru, doğumun ek tescilinin yapıldığı nüfus siciline veya yurt dışındaki diplomatik-konsolosluk temsilciliğine yapılır. Bu yolla vatandaşlık kazanan çocuk, doğum anından itibaren Kuzey Makedonya vatandaşı sayılır; yani kazanım geçmişe etkilidir.
- madde ise vatansızlığın önlenmesine yöneliktir: ülkede bulunan veya doğan, ebeveynleri bilinmeyen, vatandaşlığı bilinmeyen ya da vatansız olan çocuk vatandaşlığı kazanır. Çocuğun 15 yaşını doldurmasından önce ebeveynlerinin yabancı vatandaş olduğu tespit edilirse vatandaşlık sona erer; ancak bu hâlde dahi çocuğun vatansız kalmaması şarttır.
B-) Genel Yol Olarak İkamete Dayalı Kazanım (Madde 7)
Kanunun 7. maddesi, yabancılar için genel kazanım rejimini düzenler. Talebini bizzat sunan yabancının aşağıdaki şartların tamamını birlikte taşıması gerekir:
- 18 yaşını doldurmuş olmak,
- Başvuru tarihine kadar Kuzey Makedonya topraklarında en az 7 yıl yasal ve kesintisiz ikamet etmiş olmak,
- Kanunla belirlenen ölçütler çerçevesinde maddi ve sosyal güvenliği sağlayacak konut ve sürekli gelir kaynağına sahip olmak,
- Kuzey Makedonya’da veya vatandaşı olduğu devlette, resen kovuşturulan ve Kuzey Makedonya mevzuatına göre de cezalandırılan suçlardan en az bir yıl hapis cezasına mahkûm olmamış olmak,
- Kuzey Makedonya’da ve vatandaşı olduğu devlette hakkında ceza yargılaması başlatılmamış olmak,
- Makedoncayı çevresiyle anlaşabilecek düzeyde bilmek,
- Hakkında Kuzey Makedonya’da ikamet yasağı tedbiri uygulanmıyor olmak,
- Vatandaşlığa alınmasının millî güvenliği veya savunmayı tehlikeye düşürmemesi,
- Sadakat yemini etmek,
- Önceki vatandaşlığından çıkmış olmak ya da vatandaşlığa kabul edilmesi hâlinde çıkma izninin verileceğini ispat etmek.
Bu şartların birkaçı özel açıklama gerektirir.
Dil şartı bakımından Kuzey Makedonya, Romanya’dan farklı olarak B1 gibi sayısal bir Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve düzeyi öngörmemiştir. Kanun, “çevresiyle anlaşabilecek düzey” şeklinde işlevsel bir ölçüt benimsemiş ve bu düzeyin tespitini Hükümet tarafından kurulan özel bir komisyona bırakmıştır. 2021 reformu sırasında resmî dillerden herhangi birinin bilinmesinin yeterli sayılması yönündeki öneri kabul edilmemiş; Makedonca bilgisi şartı korunmuştur. Uygulamada bu, takdire açık ve dosyadan dosyaya farklılaşabilen bir alan yaratmaktadır. Ayrıca kanunda anayasa veya millî marş bilgisi gibi ayrı bir “vatandaşlık sınavı” öngörülmemiştir.
Millî güvenlik şartı bakımından, kanun idareye geniş takdir tanımakla birlikte bu takdiri bazı şartlar sınırlamıştır. Bu gerekçeyle verilen ret kararında, kamu yararının korunması gözetilerek kararın dayandığı sebepler belirtilmek zorundadır ve karar, başvurunun sunulmasından itibaren altı ay içinde verilmelidir. Gerekçe zorunluluğu ile azamî karar süresi, yargısal denetimin fiilen işleyebilmesi bakımından belirleyicidir.
Önceki vatandaşlıktan çıkma şartı ise mutlak değildir. Kişi vatansız ise veya kendi ülkesinin hukukuna göre Kuzey Makedonya vatandaşlığını kazanmakla önceki vatandaşlığını kendiliğinden yitirecekse şart gerçekleşmiş sayılır. Bunun ötesinde kanun önemli bir istisna getirmiştir. Yabancı devlet çıkma izni vermiyorsa yahut çıkma için başvurucunun yerine getiremeyeceği koşullar öngörüyorsa ve bu durum kişi ile ailesi bakımından varoluşsal veya güvenlik sorunu doğuruyorsa, yabancı vatandaşlıktan feragat ettiğine dair beyanı yeterli sayılır. Bu hüküm, uygulamada özellikle çıkma prosedürü ağır işleyen ülkelerin vatandaşları bakımından kilit önemdedir.
C-) Vatansızlar ve Mülteciler İçin Kolaylaştırılmış Rejim (Madde 7-a)
Vatansız kişiler ile mülteci statüsü tanınmış kişiler bakımından, vatansızlığın tespiti veya mülteci statüsünün tanınması tarihinden başvuru tarihine kadar en az 6 yıl yasal ve daimî ikamet aranır. Bu kişiler bakımından ayrıca; ülkede resen kovuşturulan suçlardan en az bir yıl hapis cezasına mahkûm olmamış olmaları ve haklarında ceza yargılaması başlatılmamış olması ile 7. maddedeki yaş, geçim, dil, ikamet yasağı, millî güvenlik ve yemin şartlarını taşımaları gerekir. Buna karşılık önceki vatandaşlıktan çıkma şartı aranmaz; bu, statünün mahiyeti gereğidir.
D-) Göçmenler ve Altsoyları İçin Ayrıcalıklı Rejim (Madde 8)
Uygulamada Türkiye’den yapılan başvurular bakımından en çok kullanılan ve en çok yanlış anlaşılan hüküm budur.
Kanunun 8. maddesine göre, Kuzey Makedonya’dan göç etmiş kişi (иселеник) ile onun birinci dereceye kadar altsoyu, 7. maddenin 1. fıkrasının 2 (ikamet süresi), 6 (Makedonca bilgisi) ve 10 (önceki vatandaşlıktan çıkma) numaralı bentlerindeki şartları taşımasa dahi naturalizasyon yoluyla vatandaşlık kazanabilir. Yani bu kişilerden ne ülkede yedi yıl ikamet, ne Makedonca bilgisi, ne de Türk vatandaşlığından çıkma istenir.
Kanun, “göçmen” kavramını da tanımlamıştır: Kuzey Makedonya vatandaşı olup başka bir ülkeye göç eden kişidir. Cinsiyet, ırk, ten rengi, millî ve sosyal köken, siyasî ve dini inanç, mal varlığı ve sosyal statü bakımından ayrım yapılamaz.
Bu tanım, uygulamanın kilit noktasını oluşturur ve iki tespiti zorunlu kılar:
Birincisi, hükümden yararlanmanın önkoşulu, ilgilinin veya üstsoyunun daha önce vatandaş olmasıdır. Salt etnik köken, kültürel aidiyet veya “atalarımız oradan geldi” beyanı yeterli değildir. Bu yönüyle Kuzey Makedonya rejimi, Romanya hukukundaki kültürel-kimlik temelli istisnaî kazanım yolundan ayrılmaktadır; Bu yönüyle Kuzey Makedonya rejimi, Romanya hukukundaki kültürel-kimlik temelli istisnaî kazanım yolundan ayrılmaktadır; Kuzey Makedonya hukukunda sadece etnik köken veya kültürel aidiyete dayalı bağımsız bir vatandaşlık yolu bulunmamaktadır. Kanunun 11. maddesindeki özel ulusal menfaat yolu ise kültürel aidiyete değil, kişinin istisnaî nitelikteki katkısının devlet için özel bir menfaat oluşturmasına dayanan, takdiri ve müstesna bir rejimdir.
İkincisi, altsoy bakımından muafiyet birinci derece ile sınırlıdır. 2020 yılında Meclis gündemine gelen ve altsoyun ikinci dereceyi de kapsayacak şekilde genişletilmesini öngören öneri kanunlaşmamıştır. Dolayısıyla göçmenin torunu, bu hükümden doğrudan yararlanamaz. Uygulamada bu sınır, Türkiye’de yaşayan üçüncü kuşak Makedonya kökenli vatandaşlar bakımından başvurunun önündeki en ciddi engeldir.
İspat rejimi bakımından ise dosyanın esası, üstsoyun eski vatandaşlığının belgelenmesine bağlıdır. Yugoslavya döneminde Makedonya Sosyalist Cumhuriyeti vatandaşlık sicillerine (книга на државјани) yapılan kayıtların temini, nüfus kayıtlarının kesintisiz biçimde birleştirilmesi ve yabancı makamlarca düzenlenen belgelerin apostil şerhi ile onaylanıp usulüne uygun tercüme edilmesi zorunludur. Uygulamada başvuruların önemli bölümü esastan değil, soy zincirinin belgelendirilememesi sebebiyle sonuçsuz kalmaktadır.
Nihayet 10. madde bir sınırlama getirmektedir: 8. madde kapsamındaki talep, kişinin çıkma yoluyla veya uluslararası anlaşma uyarınca vatandaşlığını kaybetmesinden itibaren en az üç yıl geçmemişse reddedilir. Bu hüküm, vatandaşlıktan çıkma ile yeniden kazanım arasında araçsal bir döngü kurulmasını engellemeye yöneliktir.
E-) Evliliğe Dayalı Kazanım (Madde 9)
Kanunun 9. maddesi iki ayrı ihtimal öngörür.
Birinci ihtimalde, Kuzey Makedonya vatandaşı ile en az üç yıldır evli olan ve başvuru gününe kadar ülkede en az bir yıl kesintisiz kalmış bulunan yabancı, 7. maddenin 1. fıkrasının 2, 3, 6 ve 10 numaralı bentlerindeki şartları taşımasa dahi vatandaşlık kazanabilir. Yani yedi yıllık ikamet, konut ve gelir, Makedonca bilgisi ve önceki vatandaşlıktan çıkma şartları aranmaz. 2021 reformu, bu yoldaki ikamet süresini üç yıldan bir yıla indirmiştir.
İkinci ihtimal, uygulamada daha az bilinen ancak diaspora bakımından oldukça işlevsel bir düzenlemedir: Kuzey Makedonya vatandaşı ile en az sekiz yıldır evli olan, yurt dışında yasal ve kesintisiz yaşayan ve Kuzey Makedonya ile sağlam ve etkin bir bağı (цврста и ефективна врска) bulunan yabancı da aynı muafiyetlerden yararlanarak vatandaşlık kazanabilir. Burada ülkede fiilen ikamet hiç aranmaz; buna karşılık “sağlam ve etkin bağ” ölçütü, uluslararası hukuktaki etkin bağ (genuine link) doktrininin iç hukuka yansımasıdır ve somut delillerle ispatı gerekir: aile ilişkileri, taşınmaz mülkiyeti, düzenli ziyaretler, dil kullanımı, ekonomik ve kültürel bağlar bu kapsamda değerlendirilir.
Her iki ihtimalde de evliliğin muvazaalı olmaması ve fiilen sürüyor olması esastır; idare, güvenlik incelemesi çerçevesinde bu hususu araştırma yetkisine sahiptir.
F-) Özel Ulusal Menfaat Kapsamında Kazanım ve Yatırımcı Rejimi (Madde 11)
Kanunun 11. maddesi uyarınca, 7. maddenin 1. fıkrasının yalnızca 1 (yaş) ve 8 (millî güvenlik) numaralı bentlerindeki şartları taşıyan yabancı; bu durum özel bilimsel, ekonomik, kültürel, sportif veya diğer bir ulusal menfaat oluşturuyorsa naturalizasyon yoluyla vatandaşlık kazanabilir. Görüldüğü üzere burada ne ikamet, ne dil, ne gelir, ne de önceki vatandaşlıktan çıkma şartı aranmaktadır. Bu, kanundaki en geniş muafiyet rejimidir.
Ölçütleri belirleme yetkisi Hükümete bırakılmıştır. Hükümet, özel menfaatin varlığına ilişkin ölçütleri kararname ile belirler ve somut olayda özel menfaatin bulunup bulunmadığı konusunda görüş verir. İlgili kararname 2005 yılında yürürlüğe girmiş, 2012, 2019 ve 2021 yıllarında değiştirilmiştir. Kamuya açık kaynaklarda yer alan düzenlemeye göre özel ekonomik menfaat, başlıca iki hâlde kabul edilmektedir:
- Kişi başına en az 400.000 Avro tutarında sermayenin, yeme-içme ve ticaret tesisleri hariç olmak üzere yeni tesislere doğrudan yatırım olarak konulması ve en az bir yıl süreyle en az on tam zamanlı istihdam sağlanması,
- Kişi başına en az 200.000 Avro tutarında sermayenin, kararnamede belirlenen nitelikleri taşıyan bir özel yatırım fonuna en az iki yıl süreyle yatırılması.
- maddenin son fıkrasına göre, bu kapsamdaki yabancının eşi de 9. maddedeki şartlar çerçevesinde vatandaşlık kazanabilir.
Bununla birlikte bu yolun hukukî niteliği konusunda yanılgıya düşülmemelidir. Söz konusu düzenleme takdirî bir yetkidir. Başvurucunun ölçütleri sağlaması, Hükümetin olumlu görüş vermesini ve İçişleri Bakanlığının vatandaşlığa kabul kararı almasını hukuken zorunlu kılmaz. Nitekim Avrupa Komisyonu’nun 2024 tarihli ülke raporunda, Kuzey Makedonya’nın bu kapsamda beş ekonomik vatandaşlık başvurusu aldığı ancak henüz hiçbirini sonuçlandırmadığı tespit edilmiş; Komisyon, başvurucular hakkında kapsamlı geçmiş incelemesi yapılması ve salt yatırıma dayalı sistematik vatandaşlık verilmesinden kaçınılması yönünde uyarıda bulunmuştur. Uygulamada bu yol, fiilen askıya alınmış görünümündedir. Bu tabloda, danışanlara “Kuzey Makedonya yatırım karşılığı vatandaşlık programı” adı altında kesin sonuç vaadinde bulunulması, meslekî sorumluluk bakımından son derece riskli bir tutumdur.
G-) Çocukların Durumu ve Yeniden Kazanım (Madde 12 ve 15)
Ebeveynlerin her ikisi de naturalizasyon yoluyla vatandaşlık kazanmışsa, 18 yaşından küçük çocukları da vatandaşlığı kazanır. Ebeveynlerden yalnızca biri kazanmışsa, çocuğun vatandaşlığı; o ebeveynin talebi ve çocuğun ülkede yaşaması hâlinde ya da her iki ebeveynin birlikte talebi hâlinde (çocuğun nerede yaşadığına bakılmaksızın) kazanılır. Tam evlat edinmede, evlat edinenlerden birinin naturalizasyonu, ülkede birlikte yaşayan küçük evlatlık bakımından da sonuç doğurur. 15 yaşını dolduran çocuğun rızası zorunludur.
- madde ise özel bir yeniden kazanım hâli düzenler: küçükken çıkma yoluyla vatandaşlığını kaybeden kişi, 25 yaşına kadar ülkede en az bir yıl yasal ve kesintisiz ikamet etmesi ve talepte bulunması kaydıyla vatandaşlığı yeniden kazanabilir.
III-) Güncel Mevzuat Değişiklikleri: 174/21 ve 67/22 Reformları
Kuzey Makedonya vatandaşlık hukukunun bugünkü çehresini belirleyen iki değişiklik, ayrı başlık altında incelenmeyi hak etmektedir.
A-) 174/21 Sayılı Değişiklik: Liberalleşme ve Vatansızlığın Tasfiyesi
2021 tarihli değişiklik, esas olarak üç yönde etki doğurmuştur:
- Genel naturalizasyonda ikamet süresi sekiz yıldan yedi yıla indirilmiştir.
- Evliliğe dayalı başvuruda ülkede kalış süresi üç yıldan bir yıla indirilmiştir.
- Göçmenler ve altsoyları bakımından Makedonca bilgisi ve önceki vatandaşlıktan çıkma şartlarının aranmaması netleştirilmiştir.
Bu değişikliğin en dikkat çekici yönü ise geçiş hükmünde yer almaktadır. Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren üç yıllık süre içinde başvurmak kaydıyla; eski SFRY’nin diğer cumhuriyetlerinin vatandaşları ile eski SFRY vatandaşlarından 8 Eylül 1991 tarihine kadar (bağımsızlık ilanına kadar) Makedonya topraklarında yaşamış olanların, kanunda tek tek sayılan belgelerden en az birini sunmak suretiyle vatandaşlık kazanabilecekleri öngörülmüştür. Sayılan belgeler arasında doğum belgesi, tamamlanan okul yılına ilişkin belge veya diploma, M1/M2 formuyla belgelenen sigortalılık, çalışma karnesi, dönemin mevzuatına göre ödenmiş çeşitli vergilere ilişkin belgeler, Kamu Gelirler İdaresi kararı, elektrik-ısınma-su-telefon fatura ödemeleri, eski SFRY veya Makedonya pasaportu, kimlik kartı, yabancılar için kimlik belgesi, sağlık karnesi, kamu sağlık kurumlarında görülen tedaviye ilişkin belgeler, tapu ve zilyetlik kayıtları ve banka tasarruf cüzdanı yer almaktadır.
Bu düzenleme, karşılaştırmalı hukuk bakımından oldukça esnek bir kolektif ispat rejimi kurmuştur: tek bir fatura dahi ikametin ispatı için yeterli sayılabilmiştir. Amaç, Yugoslavya’nın dağılmasından bu yana ülkede fiilen yaşayan ancak vatandaşlığı bulunmayan kişilerin —ki bunların çoğunluğunu Roman toplulukları oluşturmaktadır— statüsünün tasfiyesidir. Ancak bu üç yıllık başvuru süresi dolmuştur; hüküm bugün itibarıyla yeni başvurular bakımından işletilebilir değildir. Nitekim BMMYK, Temmuz 2025’te Kuzey Makedonya’nın, Yugoslavya’nın dağılmasından kaynaklanan bilinen tüm vatansızlık vakalarını çözen bölgedeki ilk ülke olduğunu duyurmuş; son 317 kişinin vatandaşlığa kabul edildiğini ve 2001’den bu yana yaklaşık 20.000 vatansız kişinin vatandaşlık kazandığını açıklamıştır. Buna karşılık, çoğu ülkede doğmuş ancak doğum tescili yapılmamış olan yüzü aşkın kişinin hâlen vatandaşlıktan yoksun olduğu, bağımsız kaynaklarca bildirilmektedir.
B-) 67/22 Sayılı Değişiklik: Usulün Disipline Edilmesi ve Dijitalleşme
1 Ocak 2023’ten itibaren uygulanan 67/22 sayılı değişiklik, maddî şartlardan çok usulî güvencelere odaklanmıştır:
Resen araştırma yükümlülüğü. Usulü yürüten İçişleri Bakanlığı görevlisi, talebin alınmasından itibaren 30 gün içinde, yaş, ikamet süresi, dil, ikamet yasağı ve millî güvenlik şartlarına ilişkin delil ve verileri resen talep etmekle yükümlü kılınmıştır. Kendisinden bilgi istenen kamu kurumu görevlisi ise bu bilgileri 90 gün içinde göndermek zorundadır. Aynı yükümlülük, vatandaşlıktan çıkma usulünde de öngörülmüştür.
İdarî gecikmenin yaptırıma bağlanması. Kanuna eklenen kabahat hükümleriyle, bu süreleri ihlal eden görevliler hakkında denar karşılığı 15 ila 30 Avro tutarında idarî para cezası öngörülmüş ve kabahat yargılamasının yetkili mahkemece yürütüleceği düzenlenmiştir. Ceza miktarı sembolik olmakla birlikte, düzenlemenin işlevi caydırıcılıktan çok, sürelerin bağlayıcı nitelik kazanmasıdır; bu da idarenin hareketsizliğine karşı açılacak davalarda önemli bir dayanak oluşturur.
Dijitalleşme. Vatandaşlık belgesi, elektronik belge biçiminde düzenlenebilir ve başvurucunun ulusal elektronik hizmetler portalındaki profiline veya nitelikli elektronik kayıtlı posta yoluyla bildirdiği e-posta adresine gönderilebilir hâle gelmiştir. Belgeye karşı 15 gün içinde, elektronik ortamda da yapılabilen bir itiraz yolu öngörülmüş; itirazın bir üst birim yöneticisince 15 gün içinde karara bağlanması hükme bağlanmıştır.
AB üyeliği kaydı. Değişiklik kanununun geçiş hükümlerinde yer alan ve karşılaştırmalı hukukta pek rastlanmayan bir kayda göre, söz konusu kanun Kuzey Makedonya’nın Avrupa Birliği’ne katıldığı gün yürürlükten kalkacaktır. Bu hüküm, kanun koyucunun mevcut rejimi katılım sonrası için nihai saymadığını ve AB müktesebatına uyum çerçevesinde yeniden düzenleme yapılacağını daha şimdiden öngördüğünü göstermektedir.
Bu iki değişiklik dışında, İçişleri Bakanlığının yayımladığı yürürlükteki mevzuat listesinde vatandaşlık kanununa ilişkin daha yeni bir değişiklik yer almamaktadır. Dolayısıyla bugün uygulanacak metin, 67/22 ile birleştirilmiş konsolide metindir. Buna karşılık AB katılım süreci, yatırıma dayalı vatandaşlık rejimine yönelik baskı ve anayasa değişikliği tartışmaları dikkate alındığında, orta vadede yeni bir reform ihtimali göz ardı edilmemelidir.
IV-) Başvuru Süreci
Başvuru mercii. Kanunun 21. maddesine göre vatandaşlığın kazanılması, kaybı veya tespitine ilişkin talep, kişinin ikametgâhının bulunduğu yer İçişleri Bakanlığı birimine; kişi yurt dışında yaşıyorsa diplomatik-konsolosluk temsilciliğine sunulur. Karar İçişleri Bakanlığı tarafından verilir ve zorunlu bizzat tebliğ kurallarına göre tebliğ edilir. Genel naturalizasyonda talebin bizzat sunulması kanunî şarttır.
Garanti belgesi (гаранција). Kanunun 7-c maddesi, önceki vatandaşlıktan çıkma şartıyla ilgili tipik kısır döngüyü çözmek üzere getirilmiş özgün bir kurumdur. Buna göre, 7. maddenin 1. fıkrasının 1 ilâ 9 numaralı bentlerindeki şartları taşıyan yabancıya, vatandaşlığa kabul edileceğine dair bir garanti belgesi verilir. Böylece kişi, mevcut vatandaşlığından çıkma işlemlerini vatansız kalma riski olmaksızın yürütebilir. Garanti belgesinin tesliminden itibaren iki yıl içinde çıkma belgesi sunulmazsa, talep geri çekilmiş sayılır. Garanti belgesine karşı, tebliğinden itibaren 15 gün içinde İçişleri Bakanlığı bünyesindeki ilgili birime itiraz edilebilir; itiraz, bir üst birim yöneticisi tarafından 15 gün içinde karara bağlanır.
Kazanım anı. Kanunun 13. maddesi uyarınca kişi, vatandaşlığa kabul kararının teslim edildiği tarihte vatandaşlığı kazanır. Bu nokta, Romanya hukukundan önemli bir farklılık oluşturur: Romanya’da vatandaşlık, kabul kararıyla değil yeminin edildiği tarihte kazanılırken, Kuzey Makedonya’da yemin bir kabul şartı olarak öngörülmüş, kazanımın anı ise kararın tebliğine bağlanmıştır. Yeminin metni de kanunda düzenlenmiştir: kişi, şerefi üzerine Kuzey Makedonya Cumhuriyeti’ne sadık kalacağını, Anayasa ve kanunlara saygı göstereceğini ve vatandaşlık yükümlülüklerini yerine getireceğini beyan eder.
Kararın geri alınması. 14. maddeye göre, vatandaşlığa kabul kararı, başvurucunun talebi sunarken yanlış veya gerçeğe aykırı bilgi verdiğinin ya da sahte belge kullandığının tespiti hâlinde geri alınabilir. Geri alma yetkisi, ilgili suç bakımından ceza zamanaşımı süresi ile sınırlandırılmıştır. Ebeveynleriyle birlikte vatandaşlık kazanan küçükler bakımından da karar geri alınır.
V-) Vatandaşlığın Kaybı
Kanunun 16. maddesi, vatandaşlığın kaybını yalnızca iki sebebe bağlamıştır: çıkma (feragat) ve uluslararası anlaşmalar. Bu, karşılaştırmalı hukuk bakımından oldukça koruyucu bir tercihtir; zira kanunda genel bir “vatandaşlığı kaybettirme” veya idarî yoldan geri alma sebebi yer almamakta, tek istisnayı 14. maddedeki hile hâli oluşturmaktadır.
Çıkma için 17. maddede aranan şartlar şunlardır: 18 yaşını doldurmuş olmak; devlet organlarına karşı tüm mal varlığı ilişkilerini düzenlemiş olmak; ülkede yaşayan kişilere karşı evlilik ilişkisinden ve ana-baba çocuk ilişkisinden doğan mal varlığı ve diğer yasal yükümlülüklerini yerine getirmiş olmak; hakkında iflas veya kurucusu ya da ortağı olduğu ticaret şirketinin sona ermesine ilişkin bir işlem başlatılmadığını belgelemek; hakkında resen kovuşturulan bir suçtan ceza yargılaması yürütülmemesi veya mahkûm olmuşsa cezasını çekmiş olmak; ve yabancı vatandaşlığa sahip olmak ya da bunu kazanacağını ispat etmek. Son şart, vatansızlığın önlenmesi ilkesinin doğrudan yansımasıdır.
Bu şartlar sağlansa dahi yetkili makam; güvenlik ve savunma, karşılıklılık veya yabancı devletle ilgili diğer sebeplerle talebi reddedebilir. Bu halde de, kamu yararının korunması gözetilerek kararın gerekçelendirilmesi zorunludur. Vatandaşlık, çıkma kararının teslimi tarihinde kaybedilir.
- madde ise bir güvence hükmüdür: çıkma izni verilen kişi ülkede yaşamaya devam etmişse ya da yurt dışına yerleşmekle birlikte kararın tesliminden itibaren bir yıl içinde yabancı vatandaşlık kazanmamışsa, çıkma kararı geri alınır. Böylece fiilen vatansız kalma riski bertaraf edilmiştir. 19. ve 20. maddeler, küçüklerin ve evlatlıkların durumunu; her iki ebeveynin talebi, diğer ebeveynin muvafakati, muvafakat vermemesi hâlinde vesayet makamının çocuğun yararı gözetilerek vereceği onay ve 15 yaşını dolduran çocuğun rızası ölçütleri çerçevesinde ayrıntılı biçimde düzenlemektedir.
VI-) Yargısal Denetim ve Hukukî Koruma
Kanunun 21. maddesinin son fıkrası uyarınca, İçişleri Bakanlığının vatandaşlığın kazanılması, kaybı veya tespitine ilişkin kararına karşı İdare Mahkemesi nezdinde idari dava açılabilir. Kuzey Makedonya idarî yargı düzeninde, İdare Mahkemesi kararlarına karşı Yüksek İdare Mahkemesi nezdinde kanun yolu öngörülmüştür.
Yargısal denetimin etkililiği bakımından üç dayanak öne çıkmaktadır:
Gerekçe zorunluluğu. Millî güvenlik gerekçesiyle verilen ret kararlarında ve çıkma talebinin reddinde, kanun açıkça gerekçe gösterilmesini aramaktadır. Gerekçesiz veya soyut ifadelerle yetinen kararlar, denetlenebilirliği ortadan kaldırdığından iptal sebebi oluşturur.
Süre sınırı. Millî güvenlik değerlendirmesinin altı ay içinde karara bağlanması gerekliliği ile resen delil toplama bakımından öngörülen 30 ve 90 günlük süreler, idarenin makul sürede karar verme yükümlülüğünü somutlaştırmaktadır.
Zımnî ret ve idarî sükût. Sürelerin geçirilmesi hâlinde, genel idarî usul hukuku çerçevesinde idarenin hareketsizliğine karşı başvuru yolları işletilebilir. Uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlık türü, esasa ilişkin bir ret değil, dosyanın makul sürede sonuçlandırılmamasıdır.
Ayrıca garanti belgesine ve vatandaşlık mercilerine karşı öngörülen 15 günlük idarî itiraz yolu, dava yoluna gitmeden önce tüketilmesi gereken bir aşama olarak dikkate alınmalıdır.
VII-) Avrupa Hukuku Kapsamında Değerlendirme
Vatandaşlığın verilmesi ve kaybı ilk bakışta devletin egemenlik alanına girse de, bu alan Avrupa hukuku bakımından sınırsız değildir. Kuzey Makedonya bakımından üç katman ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
A-) Avrupa Konseyi Standartları
Kuzey Makedonya, 1997 tarihli Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi’ni (ETS No. 166) imzalayan ilk devletler arasında yer almış ve onay sürecini 2000’li yılların başında tamamlamıştır. Sözleşme, iç hukuka doğrudan yansıyan bir dizi asgarî standart öngörür: vatandaşlığa ilişkin kuralların ayrımcılık yasağına uygunluğu, vatansızlığın önlenmesi, başvuruların makul sürede karara bağlanması, kararların yazılı olarak gerekçelendirilmesi ve idarî yahut yargısal denetime açık olması. Kuzey Makedonya hukukundaki gerekçe zorunluluğu, altı aylık karar süresi, resen araştırma yükümlülüğü ve idare mahkemesi yolu, bu standartların iç hukuktaki karşılıkları olarak okunmalıdır. Ülke ayrıca 2020 yılında 1961 tarihli Vatansızlığın Azaltılmasına Dair Sözleşme’ye taraf olmuştur; bu, 6. ve 17. maddelerdeki vatansızlık önleyici hükümlerin yorumunda belirleyicidir.
B-) AİHM İçtihadı
Kuzey Makedonya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraftır ve AİHM’e bireysel başvuru yolu açıktır. Sözleşme’de vatandaşlık hakkı ayrıca güvence altına alınmamış olsa da, Mahkeme içtihadı bu alanı 8. madde (özel hayat) üzerinden denetime açmıştır.
Genovese/Malta kararında Mahkeme, vatandaşlık talebinin reddinin her durumda Sözleşme’nin kapsamı dışında sayılamayacağını; vatandaşlığın kişinin sosyal kimliği üzerindeki etkisi nedeniyle özel hayat kavramıyla bağlantı kurulabileceğini ve keyfî ya da ayrımcı bir reddin 8. madde ile bağlantılı olarak 14. maddeyi ihlal edebileceğini kabul etmiştir.
Ramadan/Malta ve K2/Birleşik Krallık kararlarında ise, kazanılmış vatandaşlığın geri alınmasının 8. madde bakımından denetlenebilir olduğu; denetimin iki eksende yürütüleceği belirtilmiştir: işlemin keyfî olup olmadığı (hukukî dayanak, usulî güvenceler, makul özen) ve kişi bakımından doğurduğu sonuçların ağırlığı. Ghoumid ve Diğerleri/Fransa ile Usmanov/Rusya kararları bu çizgiyi sürdürmüş; özellikle Usmanov kararında, başvuru formundaki eksik beyan sebebiyle vatandaşlığın otomatik biçimde ve orantılılık incelemesi yapılmaksızın geri alınması 8. maddenin ihlali sayılmıştır. Bu içtihat, Kuzey Makedonya hukukundaki 14. madde uygulaması bakımından doğrudan bağlayıcı bir yorum ölçütü sunar: hile veya sahte belge iddiasına dayanan geri alma işlemlerinde, kişinin ülkedeki bağları, aile hayatı ve vatansız kalma riski münferiden değerlendirilmelidir.
Eski Yugoslavya coğrafyası bakımından ise Kurić ve Diğerleri/Slovenya (Büyük Daire) ve Hoti/Hırvatistan kararları özel önem taşır. Bu kararlarda Mahkeme, devlet ardıllığı sürecinde statüsü belirsiz bırakılan kişilerin uzun süreli hukukî güvencesizlik içinde tutulmasını 8. maddeye aykırı bulmuş; devletlerin bu kişiler bakımından erişilebilir ve etkili bir statü kazanma yolu öngörme yükümlülüğü altında olduğunu vurgulamıştır. Kuzey Makedonya’nın 174/21 sayılı değişiklikle getirdiği geçiş rejimi ve bunu izleyen vatansızlık tasfiyesi, bu içtihadî çizginin olumlu bir uygulaması olarak değerlendirilebilir.
C-) AB Hukuku ve Katılım Süreci
Kuzey Makedonya AB üyesi olmadığından, ABAD’ın Rottmann, Tjebbes ve JY/Wiener Landesregierung kararlarında geliştirdiği, üye devlet vatandaşlığının kaybının Birlik vatandaşlığını da sona erdirdiği hâllerde orantılılık denetimi yapılmasını gerektiren içtihat, Kuzey Makedonya bakımından doğrudan uygulanabilir değildir. Bununla birlikte bu içtihat, katılım perspektifi çerçevesinde ulusal mevzuatın uyumlaştırılmasında yönlendirici bir işlev görmektedir.
Katılım süreci bakımından asıl belirleyici gelişme, ABAD Büyük Dairesi’nin 29 Nisan 2025 tarihli Komisyon/Malta (C-181/23) kararıdır. Mahkeme bu kararında, önceden belirlenmiş ödeme veya yatırımlar karşılığında vatandaşlık verilmesini öngören kurumsallaşmış yatırımcı vatandaşlık programının, üye devlet vatandaşlığının ve dolayısıyla Birlik vatandaşlığının ticarileştirilmesi anlamına geldiğini; bunun ABİHA’nın 20. maddesi ile ABA’nın 4/3. maddesindeki samimi işbirliği ilkesine aykırı olduğunu tespit etmiştir. Karar, üye devletlerin vatandaşlık ölçütlerini belirlemedeki geniş takdir yetkisini teyit etmekle birlikte, vatandaşlığın dayanışma ve iyi niyet ilişkisini yansıtması gerektiğini ve işlemsel nitelikte bir naturalizasyon usulünün bu niteliği ortadan kaldırdığını vurgulamıştır.
Bu kararın Kuzey Makedonya bakımından sonucu açıktır: 11. madde ve buna dayanan Hükümet kararnamesi çerçevesindeki yatırıma dayalı vatandaşlık rejimi, mevcut hâliyle sürdürülmesi hâlinde katılım sürecinde ciddi bir uyum sorunu oluşturacaktır. Avrupa Komisyonu’nun ülke raporlarındaki uyarıları, programın fiilen işletilmemesi ve 67/22 sayılı değişiklik kanununun katılımla birlikte yürürlükten kalkacağına dair kayıt birlikte değerlendirildiğinde, orta vadede bu rejimin daraltılması veya tasfiyesi kuvvetle muhtemeldir.
VIII-) Türk Vatandaşları Bakımından Değerlendirme
Türkiye’den yapılan başvurular bakımından birkaç husus özellikle vurgulanmalıdır.
Çifte vatandaşlık sorunu bulunmamaktadır. Kuzey Makedonya hukuku çifte vatandaşlığa izin vermektedir. Türk hukuku bakımından da, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu uyarınca çok vatandaşlık mümkün olup, yabancı bir devlet vatandaşlığını sonradan kazanan Türk vatandaşının bu durumu yetkili makamlara bildirmesi yeterlidir.
Türk vatandaşlığından çıkma şartı, çoğu yolda aranmamaktadır. Önceki vatandaşlıktan çıkma şartı yalnızca genel naturalizasyon (madde 7) bakımından geçerlidir. Göçmen ve altsoyu (madde 8), evlilik (madde 9) ve özel ulusal menfaat (madde 11) yollarında bu şart aranmaz. Genel yoldan başvuran ve çıkma prosedürünü tamamlaması gereken kişiler bakımından ise garanti belgesi kurumu, vatansız kalma riskini bertaraf eden temel güvencedir.
En işlevsel yol, 8. maddedir; ancak kuşak sınırı belirleyicidir. Balkan göçleri sebebiyle Türkiye’de yaşayan Makedonya kökenli nüfus bakımından 8. madde, ikamet ve dil şartından muafiyet sağladığı için en elverişli yoldur. Buna karşılık muafiyetin birinci derece altsoy ile sınırlı olması ve göçmen tanımının eski vatandaşlık koşuluna bağlanması, üçüncü kuşak başvurucular bakımından bu yolu fiilen kapatmaktadır. Bu nedenle dosya açılmadan önce yapılması gereken ilk iş, üstsoyun eski Makedonya/Yugoslavya vatandaşlık kaydının fiilen temin edilip edilemeyeceğinin araştırılmasıdır.
Belge rejimi ihmal edilmemelidir. Türkiye’de düzenlenen nüfus kayıt örnekleri, doğum ve evlenme belgeleri ile adli sicil kayıtlarının apostil şerhi taşıması ve yeminli tercüme ile noter onayından geçirilmesi zorunludur. Soy bağına dayalı dosyalarda zincirin kesintisiz kurulması, başvurunun esasını oluşturur.
Süre sınırları hak düşürücüdür. Yurt dışında doğan çocuklar bakımından 18 ve 23 yaş sınırları, çıkma yoluyla kaybeden küçükler bakımından 25 yaş sınırı ve garanti belgesinde iki yıllık süre, kaçırıldığında telafisi olmayan sürelerdir.
IX-) Sonuç
Kuzey Makedonya vatandaşlık rejimi, 2021 ve 2022 değişikliklerinin ardından maddî şartlar bakımından liberalleşmiş, usul bakımından ise disipline edilmiş bir görünüm arz etmektedir. Genel naturalizasyonda ikamet süresinin yedi yıla, evlilik yolunda ülkede kalış süresinin bir yıla indirilmesi, göçmenler ve altsoyları için dil ile çıkma şartlarının kaldırılması, vatansızlık vakalarının geçiş hükmüyle tasfiyesi; buna karşılık idareye resen araştırma yükümlülüğü, azamî karar süreleri, gerekçe zorunluluğu ve sürelerin ihlaline bağlanan kabahat yaptırımları getirilmesi, bu iki yönlü eğilimin somut göstergeleridir.
Bununla birlikte sistem, Romanya modelinden ve benzer modellerden iki temel noktada ayrılmaktadır. Birincisi, kültürel veya etnik aidiyete dayalı bağımsız bir vatandaşlık yolu bulunmamaktadır; soy bağına dayalı başvuru, mutlaka üstsoyun eski vatandaşlığının ispatını gerektirir. İkincisi, altsoy muafiyeti birinci derece ile sınırlıdır ve bu sınır, diaspora başvurularının büyük bölümünü kapsam dışında bırakmaktadır.
Nihayet, 11. madde kapsamındaki yatırıma dayalı kazanım yolunun, Avrupa Komisyonu’nun uyarıları ve ABAD’ın Komisyon/Malta kararı ışığında hukukî geleceği belirsizdir. Bu yolun bir hak değil takdirî bir yetki olduğu; ölçütlerin sağlanmasının sonuç garantisi taşımadığı ve fiilî uygulamanın son derece sınırlı kaldığı, danışanlara açıkça aktarılmalıdır.
Bu nedenle başvurunun hangi hukukî sebebe dayandırılacağının belirlenmesi, ispat stratejisinin kurulması, sürelerin takibi ve olumsuz karar hâlinde idarî itiraz ile idarî dava yollarının işletilmesi bakımından, süreç boyunca alanında uzman hukukçularla çalışılması önerilmektedir.
NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.
Dike Hukuk ile iletişime geçmek için: https://wa.me/905337608453, https://dikelaw.com.tr/





Cevap Yaz
Tartışmaya katılmak mı istiyorsun?Katkıda bulunmaktan çekinmeyin!