ASKERLİKTE SAĞLIK MUAYENESİ VE MUAFİYET

, ,
Askeralma Kanunu

Askerlik sürecine ilişkin kavramlar ve yoklama döneminde yapılan sağlık muayenesi, uygulamada pek çok kişi açısından tereddüt yaratabilmektedir. Bu yazı, askerlik çağının temel dönemlerini kısaca açıklamak ve  sağlık muayenesinde dikkat edilmesi gereken hususları anlaşılır şekilde ortaya koymak amacıyla kaleme alınmıştır.

I-) Askerlik Çağı

 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 72. maddesine göre vatan hizmeti, tüm vatandaşların görevidir. Bu yükümlülük, 7179 sayılı Asker Alma Kanunu’nda belirtilen esaslarda düzenlenmiştir.

Her erkeğin 20 yaşına girdiği yılın Ocak ayının birinci gününden başlayarak 41 yaşına girdiği yılın Ocak ayının birinci gününe kadar geçen süre askerlik çağı olarak tanımlanır. Askerlik çağı, kendi içerisinde  üç döneme ayrılmaktadır.

A-Yoklama Dönemi

Yoklama dönemi, askerlik çağının başlangıcından muvazzaflık hizmetinin başlangıç tarihine kadar geçen süreci kapsamaktadır.  Yoklama işlemi; askerlik yükümlülüğü bulunan kişinin kim olduğu, nerede ikamet ettiği, eğitim ve meslek durumu ile genel sağlık durumuna ilişkin kişiye ait bilgilerin tespit edilmesidir.

! Yoklamasını süresi içinde yaptırmayan kişiler hakkında, başvuruları sırasında veya yetkili mercilerce tespit edilmeleri hâlinde “yoklama kaçağı” olarak işlem yapılır.

B- Muvazzaflık Dönemi

Askerlik hizmetini yerine getirmek üzere silah altına alınan kişi, terhis tarihine kadar muvazzaflık dönemi içindedir.

C- Yedeklik Dönemi

Muvazzaflık döneminin sona ermesinden askerlik çağının sonuna kadar geçen sürede yükümlü, yedeklik döneminde kabul edilir.

Barış zamanında, geçerli bir mazereti olmaksızın askerlik yükümlülüğünün yerine getirilmemesi hukuka aykırıdır. Bu yükümlülüğe aykırı davranan kişiler hakkında idari yaptırımlar uygulanır ve cezai sorumluluk doğar.

 

Sağlık durumu askerliğe elverişli olmayan veya kanunda öngörülen muafiyet şartlarını taşıyan kişiler, askerlik hizmetini yerine getirmekle yükümlü değildir. Bunun yanında, 7179 sayılı Askeralma Kanunu ve Askeralma Yönetmeliği’nde belirtilen koşulların sağlanması hâlinde askerlik hizmetinin ertelenmesi de mümkündür.

Bu duruma örnek olarak, emniyet sınıfında görev yapanlar gösterilebilir. Emniyet hizmeti mensupları göreve başladıkları tarihten itibaren askerlik hizmetini yaklaşık on yıl süreyle erteleme imkânına sahiptir ve on yıl süreyle fiilen görev yapmış olanlar askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılmaktadır.

II-) Yoklama Döneminde Sağlık Muayenesi

Sağlık muayenesi, öncelikle yükümlünün kayıtlı olduğu aile hekimi tarafından; aile hekiminin bulunmaması hâlinde ise müracaat edilen askerlik şubesine en yakın resmî sağlık kuruluşundaki görevli hekim tarafından yapılmaktadır. Muayene sonucunda kişi, askerliğe elverişli, geçici rahatsızlığı bulunan veya askerliğe elverişli olmayan şeklinde sınıflandırılır. Askerliğe elverişli olan yükümlü, tahsil seviyesine göre yedek subay aday adayı, yedek astsubay aday adayı veya er statülerinden birine dahil edilir.

Sağlık muayenesi sonucu verilen Askerliğe elverişli değildir raporu (“çürük raporu” olarak da anılmaktadır) kişiyi askerlik hizmetinden muaf kılar. Geçici rahatsızlığı bulunan kişiler hakkında ise hekim değerlendirmesi doğrultusunda üç yıla kadar erteleme/istirahat niteliğinde rapor düzenlenebilir. Bu raporun geçerli olduğu süre içinde yükümlü yeniden sağlık muayenesine sevk edilmez; ayrıca bu süre zarfında kişi yoklama kaçağı olarak değerlendirilmez.

III-) Sağlık Muayenesinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

A-Sağlık Muayenesinde Doğru ve Eksiksiz Beyanın Önemi

Yoklama döneminde gerçekleştirilen sağlık muayeneleri, 7179 sayılı Askeralma Kanunu, Askeralma Yönetmeliği ve Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği uyarınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yapılmaktadır. Bu süreçte önem arz eden husus; yükümlünün mevcut engel durumunun, geçici rahatsızlıklarının veya henüz tıbben tespit edilmemiş olmakla birlikte yükümlünün bizzat bildiği bir sağlık durumunun eksiksiz ve doğru biçimde tespit edilmesidir.

Muayene öncesinde yükümlülerden sağlık durumlarına ilişkin beyanları alınır. Sağlık durumu itibarıyla askerliğe elverişli olmadığını düşünen veya askerlik hizmetini etkileyebilecek bir rahatsızlığı bulunduğunu bilen yükümlünün, mevcut sağlık rapor ve belgelerini muayeneyi gerçekleştiren hekime sunması önem arz eder. Zira beyan edilmeyen ya da fizikî muayene sırasında tespit edilemeyen rahatsızlıklar bakımından ileri tetkik yoluna gidilmemektedir.

Bu çerçevede, muayene sürecinde “askerliğe elverişli” kararı verilmesi hâlinde, sonradan ileri sürülecek sağlık iddialarının değerlendirilmesi somut olaya göre değişmekle birlikte, uygulamada daha sınırlı imkânlarla gündeme gelebilmektedir. Bu nedenle, askerliğe elverişlilik değerlendirmesine konu olabilecek sağlık durumlarının muayene aşamasında açık ve doğru biçimde beyan edilmesi, varsa ilgili belgelerin zamanında ibrazı yerinde olacaktır.

B- Güncel Mevzuatın Takibi ve Uygulamadaki Değişiklikler

Askerliğe elverişlilik koşullarına ilişkin düzenlemeler ile bunların uygulama esasları, mevzuat değişiklikleri doğrultusunda zaman içerisinde güncellenebilmektedir. Bu nedenle yükümlünün, sahip olduğu sağlık sorununa göre hangi prosedürün işletilmesi gerektiğini ve sürecin doğru yürütülüp yürütülmediğini güncel mevzuat hükümleri çerçevesinde takip etmesi önem arz eder.

Nitekim, 23/09/2025 tarihli mevzuat değişikliği ile dış kaynaktan temin edilecek subay, astsubay, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş/er adayları ile öğrenci adayları bakımından; nevrotik bozukluk ya da geçirilmiş, remisyonda bulunan veya hafif düzeyde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) bulunması hâlinde “sağlam kabul” edilebilmek için aranan şartlar ağırlaştırılmıştır.

C- Sağlık Raporuna İtiraz Etme

Sağlık muayenesi sonucunda düzenlenen ve kesinleşen sağlık raporlarına karşı, yükümlünün itiraz hakkı bulunmaktadır. İtiraz süresi, raporun yükümlüye tebliğ edildiği veya teslim edildiği tarihten itibaren otuz gündür.

IV-) Yurt Dışında Yaşayanlar İçin Sağlık Muayenesi Süreci

Yurt dışında yoklama işlemleri, Türk konsoloslukları aracılığıyla ve yükümlünün bulunduğu ülkenin sağlık mevzuatına uygun şekilde resmî sağlık kuruluşlarında yürütülür. Herhangi bir rahatsızlığı bulunmayanların muayene belgesi, konsolosluk tarafından doğrudan nüfusa kayıtlı olunan askerlik şubesine gönderilir. Askerliğe engel bir sağlık sorunu bulunduğunu beyan edenlerin muayene ve tetkikleri ise yine bulundukları ülkede yapılır; sonuçlar/raporlar Türkçe tercümeleriyle birlikte konsolosluk aracılığıyla Bakanlığa iletilir.

Yurt dışında yoklaması yapılanlardan kural olarak sağlık beyanı alınmaması ve yurt dışı raporlara yönelik itirazların Türkiye’de yetkili sağlık kuruluşlarında sonuçlandırılması, bu süreçte belgelerin eksiksiz hazırlanması, tercümelerin usule uygun yapılması ve gönderim aşamalarının yakından takip edilmesini özellikle önemli kılmaktadır.

Askerî Ceza Kanunu’nun 79. maddesi uyarınca, kendisini  herhangi bir suretle askerliğe yaramayacak hâle getiren ya da kendi rızasıyla bu hâle getirten kişiler bakımından cezai sorumluluk doğabilmektedir; 80. madde uyarınca ise 79. maddede sayılan fiilleri bilerek başkasına yapanlar da aynı şekilde cezalandırılır.

Yükümlünün muvazzaflık dönemi içinde, hizmetle bağlantılı şekilde askerliğe elverişsiz hâle gelmesi hâlinde,  idarenin sorumluluğu söz konusudur.

 

Danıştay 10. Daire Başkanlığı  2018/2826 E.  ,  2022/4217 K.

” İdari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle tam yargı davasının açılabilmesi için; maddi olayın, zarara sebep olan eylemin idariliğinin ve yol açtığı zararın kesin olarak ortaya konulması zorunludur. Söz konusu eylemin idariliği ve doğurduğu zarar bazen eylemin yapılmasıyla veya olayın gerçekleşmesiyle birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra değişik araştırma, inceleme, ceza soruşturma ve kovuşturması veya kesin sağlık kurulu raporları sonucu ortaya çıkabilmektedir. Özellikle askeri görev sırasında meydana gelen kaybolma, ölüm, yaralanma gibi durumlarda, zarara sebebiyet veren olgunun saldırı, kaza, ihmal, dikkatsizlik ve benzeri nedenlerle gerçekleşip gerçekleşmediği yapılan adli veya idari soruşturma sonucu ortaya çıkacaktır. Bu bağlamda, soruşturma ve/veya kovuşturma sırasında ya da sonucunda elde edilen bilgilerin, dava açmaya elverişli olup olmadığının ve takip edilecek usulün belirlenmesinde önemli bir yer tuttuğu açıktır. Bir başka ifadeyle, ölüm veya yaralanma olayının sebebine dair bilgi ve belgeler, idarenin kusur sorumluluğuna dayalı tazminat davası açılıp açılmamasına yönelik iradenin ortaya çıkmasında belirleyici bir etkiye sahiptir.”

Askerlikte Sağlık Muayenesi ve Muafiyet ile ilgili sorularınız için iletişim formunu doldurarak veya telefonla bize ulaşabilirsiniz.

NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır. Dike Hukuk ile iletişime geçmek için: https://wa.me/905337608453

0 yorum var

Cevap Yaz

Tartışmaya katılmak mı istiyorsun?
Katkıda bulunmaktan çekinmeyin!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir