<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Avukat Mehmet Can Ertürk</title>
	<atom:link href="https://dikelaw.com.tr/author/mehmet-can-erturk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://dikelaw.com.tr/author/mehmet-can-erturk/</link>
	<description>Danışmanlık &#38; Arabuluculuk</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Jan 2026 17:40:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://dikelaw.com.tr/wp-content/uploads/2023/11/cropped-dh5-32x32.png</url>
	<title>Avukat Mehmet Can Ertürk</title>
	<link>https://dikelaw.com.tr/author/mehmet-can-erturk/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ANONİM ŞİRKETLERDE BİLGİ ALMA VE İNCELEME HAKKI İLE ÖZEL DENETİM HAKKI NEDİR ?</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/bilgi-alma-ve-inceleme-hakki/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/bilgi-alma-ve-inceleme-hakki/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Can ERTÜRK]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Mar 2025 12:42:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ticaret & Şirketler Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[ANONİM ŞİRKET]]></category>
		<category><![CDATA[AV MEHMET CAN ERTÜRK]]></category>
		<category><![CDATA[BİLGİ ALMA HAKKI]]></category>
		<category><![CDATA[DENETİM HAKKI]]></category>
		<category><![CDATA[İNCELEME HAKKI]]></category>
		<category><![CDATA[ÖZEL DENETÇİ]]></category>
		<category><![CDATA[ŞİRKETLERDE DENETİM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=2390</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sermaye şirketleri, temeli sermaye ve bu sermayenin yönetiminden alan, sermayeye katılım oranlarına göre ortakların hak sahibi olduğu ancak şirketteki paylarının kişisel olmadığı şirket türü olarak tanımlanabilir. Anonim şirketler ise sermayesi ortak tarafından taahhüt edilmiş ve paylara bölünmüş olan, tüzel kişiliği haiz, borçlarından dolayı kendi mal varlığıyla sorumlu bulunan şirket veya ortaklık&#160; olarak tanımlanabilir. Anonim şirketler [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/bilgi-alma-ve-inceleme-hakki/">ANONİM ŞİRKETLERDE BİLGİ ALMA VE İNCELEME HAKKI İLE ÖZEL DENETİM HAKKI NEDİR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Sermaye şirketleri, temeli sermaye ve bu sermayenin yönetiminden alan, sermayeye katılım oranlarına göre ortakların hak sahibi olduğu ancak şirketteki paylarının kişisel olmadığı şirket türü olarak tanımlanabilir. Anonim şirketler ise sermayesi ortak tarafından taahhüt edilmiş ve paylara bölünmüş olan, tüzel kişiliği haiz, borçlarından dolayı kendi mal varlığıyla sorumlu bulunan şirket veya ortaklık&nbsp; olarak tanımlanabilir. Anonim şirketler de bir sermaye şirketidir. Bilgi alma ve inceleme hakkı ile özel denetim hakkı sadece anonim şirketlerde değil diğer ortaklılarda da önem arz eden bir husustur. Bu yazımızda bir sermaye şirketi olan anonim şirket özelinde  pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkı ile özel denetim hakkı genel olarak ele alınıp açıklanmaya çalışılmıştır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>I -) ANONİM ŞİRKETLERDE BİLGİ ALMA VE İNCELEME HAKKI</strong></h2>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>A-) BİLGİ ALMA HAKKI</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Anonim şirketlerde pay sahibinin genel olarak&nbsp; şirket hakkında, şirketin genel ilerleyişi, mali&nbsp; ve idari durumu gibi hususlar&nbsp; hakkında bilgi alma ve inceleme hakkı bulunmaktadır. İlk olarak bilgi alma hakkına değinecek olursak; Bilgi alma hakkı&nbsp; bizzat <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6102.pdf">Türk Ticaret Kanunu’nun</a> 437. Maddesinden doğmaktadır. Anılan maddeye göre Anonim şirketlerde pay sahipleri, şirket nezdindeki sermayelerinden ve pay oranlarından bağımsız olarak, şirkete yaptıkları yatırımla ilgili olarak doğru kararı verebilmeleri için şirketin ekonomik durumu ve faaliyetleri ile ilgili bilgi sahibi olma hakkına haizdir. Bilgi alma hakkı genel kuruldan önce bilgi alma, genel kurul sırasında bilgi alma ve genel kuruldan sonra bilgi alma şeklinde tasniflendirilebilir. &nbsp;Pay sahipleri şirkete ait finansal tablolar, faaliyet raporları başta olmak üzere denetim raporlarını, kar dağıtım önerilerini genel kurul toplantısından en az 15&nbsp; gün önceden inceleme hakkına sahiptir. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteme hakkına sahiptir.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilgi alma hakkı anonim şirketlerde hesap verebilir ve şeffaf bir işleyişin kurulmasına yardımcı olur. Bu doğrultuda bilgi alma hakkı TTK kapsamında anonim şirketin temel yapısına ilişkin bir hak olarak kabul edilir ve pay sahiplerinin bu hakkı etkin kullanımına hizmet edecek düzenlemelerle korunur. Ancak burada belirtmek isteriz ki bilgi alma hakkı sınırsız bir hak değildir. TTK m. 437/3’e göre, “Bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebilir”. Öğretiye göre genel olarak anonim şirketin rekabet gücünü azaltacak ve açıklanması ya da kullanılması halinde şirkete zarar verecek bilgiler sır olarak kabul edilebilir. Yani böyle bir durumda şirket bilgi vermekten kaçınabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>B-) İNCELEME HAKKI</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Yine pay sahibine tanınan bir diğer hak ise inceleme hakkıdır. Pay sahibi şirket defterlerini ve yazışmalarını inceleme hakkına sahiptir. TTK m. 437/4’e göre, “Şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımlarının incelenebilmesi için, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta kararı gerekir. İzin alındığı takdirde inceleme bir uzman aracılığıyla da yapılabilir”. İnceleme hakkı, pay sahibinin açık talebi üzerine, kendisini veya vekili tarafından bizzat yapılacak inceleme sonucu bilgi sahibi olmasını sağlamaya yönelik, paya bağlı ve kanundan doğan bilgi alma hakkını tamamlayan ve destekleyen nitelikte bir haktır. İnceleme hakkı, genel kurulda kullanılan bilgi alma hakkına bağlı olmayıp, her pay sahibine tanınan bağımsız, bireysel bir haktır. Pay sahibi inceleme hakkı kapsamında, kanun gereği pay sahiplerinin incelemesine hazır tutulan bilanço ve kar-zarar hesabı yanında, işletme defterini, envanter defterini, şirketin tutmakla yükümlü olduğu tüm defterleri, tutulması ihtiyari olan defterleri, dayanak belgeleri, yazışmaları, maaş bordrolarını, makbuzları, elektronik veri saklama ortamları ve cihazlarını, şirketin yönetimi ve genel durumu hakkında fikir sahibi olmaya yarayacak tüm belgeleri talep edebilir</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilgi alma ve inceleme hakkı pay sahibi açısından önemli bir haktır. Bu hak bizzat kanun tarafından korunmuş ve haksız bilgi alma taleplerinin reddi halinde bilgi alma ve inceleme davası açılabileceğini düzenlemiştir. TTK&nbsp; madde 437/5 gereği bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Yine TTK madde 437/6 gereği bilgi alma ve inceleme hakkı, esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz. Ayrıca pay sahibinin TTK madde&nbsp; 438&nbsp; gereği özel denetim isteme hakkı saklıdır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>II-) ANONİM ŞİRKETLERDE ÖZEL DENETİM HAKKI</strong></h2>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>A-) GENEL OLARAK ÖZEL DENETİM HAKKI</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Anonim şirketlerde pay sahibi, bazı koşullar sağlandığında özel denetçi atanarak bir konunun açıklığa kavuşturulmasını talep edebilir. Esasen özel denetim hakkı Türk Ticaret Kanununun 437. Maddesinde düzenlenen bilgi alma ve inceleme hakkının bir uzantısı mahiyetindedir. Nitekim kanunda da art arda ele alınmıştır. Özel denetim, Türk Ticaret Kanununun 438. ve 444. Maddeleri arasında düzenlenmiş olup pay sahibinin haklarını kullanabilmesi açısından gerekli olan belirli olayları aydınlatmak amacıyla, bir ya da daha fazla pay sahibinin istemi üzerine gerçekleştirilen ve periyodik olmayan denetim şeklinde tanımlanabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pay sahibinin özel denetim talebinde bulunabilmesi için bir takım şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Pay sahibinin özel denetim talebinde bulunabilmesinin ön şartı, daha öncesinde bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış olmasıdır. ( TTK m. 438/1) Bu husus özel denetim isteyebilmenin ön şartıdır. Bir de bazı maddi şartlar bulunmaktadır: Özel denetim talebinin maddi şartlarından ilki, pay sahipliğinin pay sahipliğinden doğan hakların özellikle de oy hakkının kullanılabilmesi bakımından gerekli olmasıdır. Yani, pay sahibi özel denetim faaliyeti sonucunda pay sahipliği haklarından birini kullanmayacaksa, özel denetim talebinde bulunamaz. Burada pay sahibinin kötü niyetli olarak hareket etmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Özel denetimin maddi şartlarından bir diğeri ise, özel denetimin “belirli” konuları aydınlatma amacını taşımasıdır. Ayrıca özel denetim talebinin her pay sahibi tarafından genel kurul toplantısı sırasında talep edilmesi gerekmektedir. Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir. ( TTK m. 438/2)</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>B-) ÖZEL DENETÇİ TAYİNİ DAVASI</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde ise, normal anonim şirketlerde sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde sermayenin yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az bir milyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir. ( TTK m. 439) Ancak burada belirtmek gerekir ki denetim talebinin reddedilmesi başlı başına özel denetçi atanması talepli davanın kabul edilmesine sebebiyet vermeyecektir. Davacıların, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde dava kabul edilmelidir. ( TTK m. 439/2) Mahkeme, istemi kabul etmesi halinde bir veya birden fazla denetçinin atanmasına karar verebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>C-) ÖZEL DENETÇİ TAYİNİ DAVASINDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">TTK m. 439 gereği özel denetçi tayini davasında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>D-) ÖZEL DENETÇİNİN GÖREV KAPSAMI VE GÖREV ŞEKLİ</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">TTK m. 441 özel denetçinin görevini ne şekilde yapmasını düzenlemiştir. Anılan maddeye göre Özel denetim, amaca yararlı bir süre içinde ve şirket işleri gereksiz yere aksatılmaksızın yapılmalıdır. Yine aynı maddeye göre kurucular, organlar, vekiller, çalışanlar, kayyımlar ve tasfiye memurları önemli olgular konusunda özel denetçiye bilgi vermekle yükümlüdür. Uyuşmazlık oluşması halinde konu hakkında mahkeme karar verir ve mahkemenin verdiği karar kesindir. Özel denetçinin hazırlamış olduğu rapor mahkeme tarafından şirkete tebliğ edilir ve raporun şirket sırlarını ifşa edip etmediği hususunda şirketten beyanda bulunmasını istenir. Rapor, yönetim kurulunca ilk genel kurulda kurula sunulur. Her pay sahibi, genel kurul toplantısını izleyen bir yıllık süre içinde şirketten raporun ve yönetim kurulunun görüşünün bir suretinin verilmesini isteyebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>E-) ÖZEL DENETİM SÜRECİNİN GİDERLERİ</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">TTK m. 444  denetçi atama ve rapor sürecinin  giderlerini düzenlemiştir. Anılan maddeye göre Mahkeme, özel denetçi atanmasını kabul etmişse, şirketçe ödenmesi gereken avansı ve giderleri belirtir. Özel hâl ve şartların haklı göstermesi hâlinde giderler kısmen veya tamamen istem sahiplerine yükletilebilir. Eğer özel denetçi atama istemi direkt genel kurulda kabul edilmişse bu giderlere şirket katlanır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em><strong>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</strong></em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em><strong><a href="https://dikelaw.com.tr/">Dike Hukuk</a> ile iletişime geçmek için:</strong>&nbsp;<a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></em></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/bilgi-alma-ve-inceleme-hakki/">ANONİM ŞİRKETLERDE BİLGİ ALMA VE İNCELEME HAKKI İLE ÖZEL DENETİM HAKKI NEDİR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/bilgi-alma-ve-inceleme-hakki/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ARAÇ MAHRUMİYET (İKAME ARAÇ/ YATMA BEDELİ) TAZMİNATI  DAVASI</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/arac-mahrumiyet-ikame-arac-yatma-bedeli-tazminati-davasi/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/arac-mahrumiyet-ikame-arac-yatma-bedeli-tazminati-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Can ERTÜRK]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jul 2024 23:20:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sigorta Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[araç mahrumiyet tazminatı]]></category>
		<category><![CDATA[değer kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[hasar]]></category>
		<category><![CDATA[trafik kazası]]></category>
		<category><![CDATA[trafik sigortası]]></category>
		<category><![CDATA[yatma bedeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=1566</guid>

					<description><![CDATA[<p>1-) ARAÇ MAHRUMİYET TAZMİNATI NEDİR ? Meydana gelen bir trafik kazası sonucu aracınız hasar gördüyse aracınızın  tamir edilmesi için  ortalama 1 hafta &#8211; 10 gün  boyunca aracınızı tamircide bırakmanız gerekebilir. Hasar gören bir aracın onarım süresi boyunca kullanılamaması sebebiyle ortaya çıkan zarar araç mahrumiyet tazminatı ya da araçtan yoksun kalma tazminatı olarak tanımlanmaktadır. Kusuru ile [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/arac-mahrumiyet-ikame-arac-yatma-bedeli-tazminati-davasi/">ARAÇ MAHRUMİYET (İKAME ARAÇ/ YATMA BEDELİ) TAZMİNATI  DAVASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading"><strong>1-) ARAÇ MAHRUMİYET TAZMİNATI NEDİR ?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Meydana gelen bir trafik kazası sonucu aracınız hasar gördüyse aracınızın  tamir edilmesi için  ortalama 1 hafta &#8211; 10 gün  boyunca aracınızı tamircide bırakmanız gerekebilir. Hasar gören bir aracın onarım süresi boyunca kullanılamaması sebebiyle ortaya çıkan zarar araç mahrumiyet tazminatı ya da araçtan yoksun kalma tazminatı olarak tanımlanmaktadır. Kusuru ile aracınızın hasar görmesine sebebiyet veren taraf sizin bu zararınızı tazmin etmelidir. Araç Mahrumiyet tazminatı için gerekli şartları ve diğer önemli hususları siz değerli okuyucularımız için aşağıda detaylıca izah etmeye çalıştık.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>2-) ARAÇ MAHRUMİYET TAZMİNATI DAVASI  İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR NELERDİR</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Öncelikle belirtmek gerekir ki meydana gelen kazada en az 2 taraf olmalıdır. Yani tek taraflı olarak gerçekleştirmiş olduğunuz kazalar için bu tazminatı talep etme hakkınız yoktur. Uygulamada ikame araç hizmeti olarak bilinen hizmet ile araç mahrumiyet tazminatı karıştırılmamalıdır. İkame araç hizmeti zorunlu olmayan kasko poliçenizdeki özel şartlara bağlı bir husustur. Eğer kasko poliçenizde ikame araç klozu bulunmakta ise kasko poliçenizi düzenleyen şirket size aracınızın tamir süresince bir ikame araç tahsis edecektir. Bu hizmet yukarıda da değindiğimiz gibi bir tazminat değildir. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Araç mahrumiyet tazminatı ise kusuru ile aracınızın hasar görmesine sebebiyet veren taraftan isteyebileceğiniz bir tazminattır. Aracınız bir kazaya karıştığında karşı taraf kusurlu ise tamir süresince aracınızdan mahrum kaldığınız günler için bu tazminatı isteyebilirsiniz. Örneğin, trafikte seyrederken başka bir araç gelip sizin aracınıza çarptığını varsayalım. Bu durumda aracınızda meydana gelen hasar ve değer kaybı tazminatı ile beraber araç mahrumiyet tazminatını da talep edebilirsiniz. Ancak burada şu hususa değinmekte fayda vardır: araç mahrumiyet tazminatı hasar ve değer kaybı tazminatından farklı olarak sadece kusurlu aracın sürücüsü ve sahibinden (işleten) istenebilir. Yani bu davayı karşı tarafın trafik poliçesini düzenleyen sigorta şirketine karşı açamazsınız çünkü araç mahrumiyet tazminatı trafik poliçelerinin kapsamının dışında kalmaktadır.  Araç mahrumiyet tazminatı isteyebilmeniz için bir diğer  şart ise  kazada %100 kusurlu olmamanızdır. Eğer kazada %100 kusurlu taraf siz iseniz bu tazminatı talep etme hakkınız bulunmamaktadır. <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.2918.pdf">Ayrıca 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu</a>’nun 109. Maddesine göre  bu davanın 2 yıllık bir zamanaşımı süresine tabi olduğunu unutmamak gerekir. Yani, kaza tarihinden itibaren 2 yıl  içerisinde bu davayı açmanız gerekmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yargıtay’a göre araç mahrumiyet bedeli talep edilebilmesi için araç kiralandığına dair herhangi bir belge veya ödeme belgesi sunulması zorunlu değildir. Yargıtay içtihatlarında; oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresi belirlenerek, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde ikame araç için ödemesi gereken bedel kadar karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><a href="https://www.lexpera.com.tr/resmi-gazete/metin/yargitay-4-hukuk-dairesine-ait-karar-32083">YARGITAY 4. HD.  2021/26777 ESAS, 2022/11236 KARAR, 29.09.2022 TARİH</a></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">”Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50’nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacının bu talebini objektif kriter ve delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>YARGITAY 17. HD.  2017/1625 ESAS,  2018/1686 KARAR, 08/03/2018 TARİH</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Davacının ikame araç bedeli talebi mahkemece davacı tarafından araç kiraladığına dair belge sunulmaması nedeni ile ret edilmiş olup bu süre ile ilgili araç kiralandığına dair belge sunulmasa da B.K.42 maddesi (50.md) uyarınca hâkim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan, bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir rapor almak suretiyle davacının mahrumiyet bedeli talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli değildir.&#8221;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>3-) ARAÇ MAHRUMİYET TAZMİNATI NASIL HESAPLANIR</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Araç mahrumiyet bedeli, hasar gören aracın makul onarım süresi ile bu süre zarfında kiralanan alternatif aracın günlük kiralama bedelinin çarpımıyla hesaplanır. Araç mahrumiyeti tazminatı, aracın kullanılamadığı ( fiilen kullanılmadığı gün değil makul onarım süresince. Yani siz  aracınızı  bir tamirciye  götürdünüz  ve tamirci normalde 10 günde tamir edilecek hasarı 30 günde tamir etti. Burada sizin talep edeceğiniz mahrumiyet gün sayısı 30 değil 10 gündür.)  gün sayısı ile aracın günlük kiralama bedeli çarpılarak bulunur. Bu formülü bir örnekle somutlaştırmak gerekirse, araç kazadan sonra 10 gün boyunca bakım ve onarıma girmişse ve aracın günlük ikame bedeli 3000  TL ise (benzer mahiyette bir aracın günlük kiralama bedeli)  30.000 TL’lik araç mahrumiyeti tazminatı ortaya çıkmaktadır. Ancak burada hemen belirtmek gerekir ki, bu tazminattan zarar gören aracın , aracı zarar görmeseydi kullanmaya düzenli devam edeceği örneğin ev-işyeri gibi bir güzergahta zaten araç kullansaydı zorunlu giderleri  olan; yakıt masrafı, araç parçalarında oluşacak eskime/amortisman hususlar bilirkişi tarafından hesaplanarak belirlenecek zarardan indirilir. Örnekte belirtilen 10 gün boyunca eğer araç zarar görmeseydi  her gün ortalama 100 TL zorunlu masraf  yapılacak olduğu da göz önüne alındığında hesaplanan 30.000 TL araç mahrumiyet bedelinden bu 1.000 TL (10*100) düşürülmelidir. Özetle verilen örnekte mahkeme 29.000 TL tutarında bir tazminata hükmetmelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>YARGITAY 17. H.D.  2014/15596 ESAS , 2017/156 KARAR,  17/01/2017 TARİH</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">“ Bu durumda mahkemece, davaya konu kaza sebebiyle araçtaki hasarın giderilmesi için gereken onarım süresi içinde emsal nitelikteki bir aracın (davacı tarafından kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt vs gibi zorunlu giderler indirildikten sonra) araç mahrumiyeti bedelinin tespiti hususunda da rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.”</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>4-) ARAÇ</strong> <strong>ARAÇ MAHRUMİYET TAZMİNATI DAVASINDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME   </strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Araç mahrumiyeti tazminatı davasında birden fazla yetkili mahkeme bulunmaktadır. Bu davalar davalının yerleşim yeri mahkemesi, kazanın meydana geldiği yer mahkemesi veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Görevli mahkeme ise kural olarak, Asliye Hukuk Mahkemesidir. Ancak burada tarafların tacir olması durumuna göre Asliye Ticaret Mahkemesi de görevli olabilmektedir. Bu hususa dikkat edilmelidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>5-)</strong> <strong>ARAÇ MAHRUMİYET TAZMİNATI DAVASINDA  ARABULUCULUK</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Bu dava kural olarak dava şartı arabuluculuğa tabi değildir. Yani Asliye Hukuk Mahkemesinde açmadan önce arabuluculuğa başvurma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak yukarıda da değindiğimiz üzere eğer taraflar tacir ise ve dava da Asliye Ticaret Mahkemesinde açılacak ise burada artık dava şartı arabuluculuk yolunun tüketilmesi gerekmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></p>


<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity" /><p><a href="https://dikelaw.com.tr/arac-mahrumiyet-ikame-arac-yatma-bedeli-tazminati-davasi/">ARAÇ MAHRUMİYET (İKAME ARAÇ/ YATMA BEDELİ) TAZMİNATI  DAVASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/arac-mahrumiyet-ikame-arac-yatma-bedeli-tazminati-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İDARİ YARGIDA DAVA AÇMA SÜRELERİ</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/idari-yargida-dava-acma-sureleri/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/idari-yargida-dava-acma-sureleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Can ERTÜRK]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Mar 2024 12:57:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İdare & Vergi Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[HUKUKTA SÜRELER]]></category>
		<category><![CDATA[İDARE HUKUKU]]></category>
		<category><![CDATA[İDARİ YARGI]]></category>
		<category><![CDATA[İDARİ YARGIDA SÜRELER]]></category>
		<category><![CDATA[SÜRELER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=1437</guid>

					<description><![CDATA[<p>İdari yargıda açılan davaların esasına  girilerek davanın sonuçlanabilmesi için Mahkeme ilk olarak usulü birtakım şartların varlığını arayacaktır. Bu şartların ilki de şüphesiz davanın süresinde açılıp açılmadığı hususudur. </p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/idari-yargida-dava-acma-sureleri/">İDARİ YARGIDA DAVA AÇMA SÜRELERİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">İdari yargıda açılan davaların esasına&nbsp; girilerek davanın sonuçlanabilmesi için Mahkeme ilk olarak usulü birtakım şartların varlığını arayacaktır. Bu usulü şartların en önemlisi şüphesiz davanın süresinde açılıp açılmadığı hususudur. İdari davaların kanunda öngörülen belirli süreler içerisinde açılması gerekmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">I-)<strong> KANUNDA ÖNGÖRÜLEN BELİRLİ SÜRELER NELERDİR?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sorumuzun cevabı için<a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.2577.pdf"> 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun</a> 7. Maddesine bakmamız gerekmektedir. 7. Maddeye göre özel kanunlardaki haller saklı kalmak üzere dava açma süresi Danıştay ve İdare Mahkemelerinde 60 gün, Vergi Mahkemelerinde ise 30 gündür.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Dava açma süresi:</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>“Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>2. Bu süreler;</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği;</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Tarihi izleyen günden başlar.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.”</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kanunun bahsettiği bu süreler tebliğ tarihi ile beraber başlar. Tatil günleri sürelere dahildir. Şu kadarki, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. ( İYUK 8. Madde)</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>P</strong></p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/idari-yargida-dava-acma-sureleri/">İDARİ YARGIDA DAVA AÇMA SÜRELERİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/idari-yargida-dava-acma-sureleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TRAFİK CEZASI NASIL ÖDENİR ?</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/trafik-cezasi-nasil-odenir/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/trafik-cezasi-nasil-odenir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Can ERTÜRK]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Mar 2024 12:43:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İdare & Vergi Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[PARA CEZASI]]></category>
		<category><![CDATA[TRAFİK CEZASI]]></category>
		<category><![CDATA[VERGİ]]></category>
		<category><![CDATA[VERGİ HUKUKU]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=1432</guid>

					<description><![CDATA[<p>Trafik kazalarını önlemek, trafik düzenini hızlı ve güvenli bir şekilde sağlamak için Karayolları Trafik Kanununa göre trafikte uyulması gereken bazı kurallar bulunmaktadır. Bu kurallara uyulmadığında trafik kazaları gibi ciddi sorunlar ile karşılaşılabilmektedir. </p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/trafik-cezasi-nasil-odenir/">TRAFİK CEZASI NASIL ÖDENİR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Trafik kazalarını önlemek, trafik düzenini hızlı ve güvenli bir şekilde sağlamak için Karayolları Trafik Kanununa göre trafikte uyulması gereken bazı kurallar bulunmaktadır. Bu kurallara uyulmadığında trafik kazaları gibi ciddi sorunlar ile karşılaşılabilmektedir. Ayrıca bu trafik kuralları ihlal edildiğinde çeşitli yaptırımlar yani trafik cezaları uygulanmaktadır. Birçok insan trafik cezası nereye ödenir sorusunun cevabını merak etmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">I-) <strong>NASIL ÖDENİR ?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Tarafınıza kesilmiş trafik cezasını ödemek için birçok yöntem vardır. Bu yöntemleri sizler için aşağıda sıraladık:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>A-) MOBİL BANKACILIK İLE ÖDEME</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Vatandaşlar kesilen Trafik cezalarını mobil bankacılık sistemi üzerinden kolaylıkla ödeyebilmektedirler. İzlemeniz gereken adımlar şu şekildedir : öncelikle bankanızın mobil uygulamasına girin,  ardından “ÖDEMELER” sekmesine giderek “TRAFİK CEZASI/HARÇLAR” kısmına girmeniz gerekmektedir. Bu adımları izledikten sonra T.C. kimlik numaranız ile adınıza kesilmiş trafik cezalarını görebilir ve  ödemelerini yapabilirsiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>B-) GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞININ İNTERNET SİTESİ ARACILIĞI İLE ÖDEME</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesini açtıktan sonra e-devlet aracılığı ile giriş yapabilirsiniz. Giriş yaptıktan sonra cezalar bölümünden adınıza kesilmiş trafik cezasını görüntüleyeceksiniz. “ÖDE” sekmesine tıkladıktan sonra kredi kartı bilgilerinizi girmeniz gerekmektedir. Bu adımları takip ettikten sonra ödemenizi başarı ile yapabilirsiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>C-) E-DEVLET ÜZERİNDEN ÖDEME</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.turkiye.gov.tr/">E-devlet </a>üzerinden de trafik cezalarını ödemeniz mümkündür. İlk yapmanız gereken &#8220;<a href="https://www.turkiye.gov.tr/emniyet-arac-plakasina-yazilan-ceza-sorgulama">Araç Plakasına Yazılan Ceza Sorgulama&#8221;</a> sekmesine tıklamaktır. Ardından &#8220;ÖDE&#8221; butonuna tıklayıp diğer adımları takip ederek trafik cezasını kredi kartınız ile ödemeniz mümkündür.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>D-) FİZİKEN VERGİ DAİRESİNE GİDEREK ÖDEMEK</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Trafik  para cezasını vergi dairesine fiziken giderek ödemek de mümkündür. Vergi Dairesine gittikten sonra T.C. kimlik numaranız ve araç plaka bilgisi ile ödeme yapabilirsiniz. Ayrıca anlaşmalı olan bankalar ve PTT kanalıyla da ödeme yapabilirsiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Burada şunu belirtmekte fayda vardır.  Ödeme işlemlerini ceza yazıldıktan sonraki 15 gün içinde yapmanız durumunda %25’lik indirimden faydalanabilirsiniz. Aksi takdirde, 30 günü geçmiş ceza borçlarında her ay için %5 faiz uygulaması olduğunu bilmeniz gerekiyor. Hangi yöntemi kullanarak trafik cezasını ödediğinizin bir önemi bulunmamaktadır, önemli olan 15 günlük yasal süre içerisinde ödemenin yapılmış olmasıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></p>


<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity" /><p><a href="https://dikelaw.com.tr/trafik-cezasi-nasil-odenir/">TRAFİK CEZASI NASIL ÖDENİR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/trafik-cezasi-nasil-odenir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MERSİS NUMARASI NASIL SORGULANIR ?</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/mersis-numarasi-nasil-sorgulanir/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/mersis-numarasi-nasil-sorgulanir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Can ERTÜRK]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Mar 2024 12:21:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ticaret & Şirketler Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[MERSİS]]></category>
		<category><![CDATA[MERSİS NO]]></category>
		<category><![CDATA[MERSİS SORGULAMA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=1429</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) ticari işletmelerin ve şirketlerin ticaret sicil kayıtlarının elektronik ortamda tutulması amacıyla Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile TOBB tarafından oluşturulan bir sistemdir. Bu sisteme göre her ticari işletmenin 16 haneden oluşan bir MERSİS numarası vardır. Bu numaralar belirli bir düzen çerçevesinde oluşturmuştur</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/mersis-numarasi-nasil-sorgulanir/">MERSİS NUMARASI NASIL SORGULANIR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">I-) <strong>MERSİS NUMARASI NEDİR ?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) ticari işletmelerin ve şirketlerin ticaret sicil kayıtlarının elektronik ortamda tutulması amacıyla Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile TOBB tarafından oluşturulan bir sistemdir. Bu sisteme göre her ticari işletmenin 16 haneden oluşan bir MERSİS numarası vardır. Bu numaralar belirli bir düzen çerçevesinde oluşturmuştur. Şirketin vasfına göre MERSİS numarasının yapısında birtakım farklılıklar olabilir. Örneğin Bir şahıs şirketinin MERSİS numarası TC kimlik numarası ile başlayıp 000, 017,019 şeklinde sonlandırırken limited ya da anonim şirketlerde ise MERSİS numarası 0 ile başlıyor ve şirketin vergi numarasıyla devam ediyor, 000, 15, 16, 17 gibi rakamlarla da sonlandırılıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">II-) <strong>MERSİS NUMARASI NASIL SORGULANIR ?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Bir şirketin ticari ünvanı, vergi numarası, ticaret sicil numarası gibi bilgilerinden en az birini biliyorsanız MERSİS numarasını öğrenmeniz mümkündür.Böyle bir durumda MERSİS numarasının sorgulanması için öncelikle Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın <a href="https://mersis.ticaret.gov.tr/">https://mersis.ticaret.gov.tr/</a> adresli internet sitesine giriş yapılması gerekmektedir. Bu sisteme kayıt yaptırarak sistemdeki kullanıcı adınız ve şifrenizle ya da e-devlet bilgilerinizle sisteme giriş yapabilirsiniz. Sisteme giriş yaptıktan sonra sayfanın üst kısmında yer alan “SORGULA” kısmından şirketin elinizde olan bilgilerinden bir tanesini girerek sorgulama yaptırabilir ve MERSİS numarasına ulaşabilirsiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çıkan sonuç ekranında sadece ilgili şirketin MERSİS numarasına değil aynı zamanda ticari temsilcileri, ticari temsilcilerinin temsil süresi gibi pek çok bilgiye ulaşmanız mümkündür.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/mersis-numarasi-nasil-sorgulanir/">MERSİS NUMARASI NASIL SORGULANIR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/mersis-numarasi-nasil-sorgulanir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BORÇLU ÖDEME EMRİNE İTİRAZ ETTİĞİNDE NE YAPILMALI?</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/borclu-odeme-emrine-itiraz-ettiginde-ne-yapilmali/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/borclu-odeme-emrine-itiraz-ettiginde-ne-yapilmali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Can ERTÜRK]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Mar 2024 11:59:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İcra Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[İCRA]]></category>
		<category><![CDATA[İTİRAZIN İPTALİ]]></category>
		<category><![CDATA[İTİRAZIN KALDIRILMASI]]></category>
		<category><![CDATA[ÖDEME EMRİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÖDEME EMRİNE İTİRAZ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=1426</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ödeme emri borçluya tebliğ edildikten sonra borçlu 3 yol izleyebilir. Borçlu; borcu ödeyebilir, borcu ödemeyip itiraz da etmeyip takibin kesinleşmesini zımnen kabul  edebilir veya ödeme emrine itiraz edebilir. Bu yazımızda ödeme emrine itiraz durumunda alacaklının izleyebileceği yollara değinmek istiyoruz.</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/borclu-odeme-emrine-itiraz-ettiginde-ne-yapilmali/">BORÇLU ÖDEME EMRİNE İTİRAZ ETTİĞİNDE NE YAPILMALI?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Ödeme emri borçluya tebliğ edildikten sonra borçlu 3 yol izleyebilir. Borçlu; borcu ödeyebilir, borcu ödemeyip itiraz da etmeyip takibin kesinleşmesini zımnen kabul edebilir veya ödeme emrine itiraz edebilir. Bu yazımızda ödeme emrine itiraz durumunda alacaklının izleyebileceği yolları inceleyeceğiz. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Ödeme emrine itirazın süresi ve şekli <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.3.2004.pdf">İcra İflas Kanunu’nun</a> 62. maddesinde düzenlenmiştir:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapıldığı takdirde bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir; alınmayan masraftan memur şahsen sorumludur. Takibe itiraz edildiği, 59 uncu maddeye göre alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir.”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Alacaklının ilk olarak yapması gereken şey itirazın 7 günlük kanuni süre içerisinde yapılıp yapılmadığını kontrol etmektir. Eğer süresinde yapılmayan bir itiraz var ise bu itiraz geçersiz sayılacaktır. Ödeme emri kesinleşecektir. Ancak eğer itiraz süresinde yapılmış ise takip durur ve  takibin devamını sağlamak için alacaklının aşağıda açıkladığımız işlemlerden birini yapması gerekmektedir.  Alacaklının burada izleyebileceği iki yol bulunmaktadır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>I-) İTİRAZIN KALDIRILAMASI YOLU</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Alacaklı duran takibin devam etmesi için itirazın kaldırılması yoluna başvurabilir. İtirazın kaldırılması bir dava değildir. Hukuki bir yoldur. Duruşmasız olarak görülen işlerdendir. İcra takibinin başlatıldığı yer İcra Hukuk Mahkemesinde görülür. Davaya göre daha hızlı bir yoldur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak bu yola başvurabilmek için birtakım şartlar gerekmektedir. İlk şart süre şartıdır. Bu yola başvurmak itirazdan ( tebliğ tarihi )  itibaren 6 aylık bir süreye tabidir. Diğer bir şart olarak bu yola başvurmak için alacaklının elinde bir takım belgeler bulunmalıdır.   Bu belgeler  İİK 68. maddede sayılmıştır. Bu belgeler kanun hükmünde;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>İmzası ikrar edilmiş adi senet</strong></li>



<li><strong>İmzası noterlikçe onaylı senet</strong></li>



<li><strong>Resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri belgeler</strong></li>



<li><strong>Kredi kurumları ile ilgili belgeler</strong></li>



<li><strong>Borçlunun resmi daireler veya memurlar huzurunda borç ikrarında bulunması</strong></li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Olarak sayılmıştır. </p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>II-) İTİRAZIN İPTALİ DAVASI  YOLU</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yol daha uzun bir yoldur. Elinde İİK m. 68&nbsp; anlamında belge olamayan alacaklılar bu yola başvurabilir. Genel dava hükümlerine göre görülen bir davadır. İtirazdan ( tebliğ tarihi) itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır. Duruşmalı olarak görülür. Her türlü delil kullanılabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İtirazın iptali davasında görevli ve yetkili mahkeme <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6100.pdf">HMK </a>hükümlerine göre tespit edilir. Uyuşmazlığın esasına bakacak olan mahkeme hangi mahkeme ise itirazın iptaline de o mahkeme bakar. Örneğin kira alacağı ile ilgili başlatılan bir icra takibine itiraz edilmesi durumunda itirazın iptali davası Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmalıdır veya uyuşmazlık ticari bir iş ile alakalı ile dava Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/borclu-odeme-emrine-itiraz-ettiginde-ne-yapilmali/">BORÇLU ÖDEME EMRİNE İTİRAZ ETTİĞİNDE NE YAPILMALI?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/borclu-odeme-emrine-itiraz-ettiginde-ne-yapilmali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ARAÇ DEĞER KAYBI  TAZMİNATI</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/arac-deger-kaybi-tazminati/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/arac-deger-kaybi-tazminati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Can ERTÜRK]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Mar 2024 11:08:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sigorta Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[ARAÇ KAZASI]]></category>
		<category><![CDATA[DEĞER KAYBI TAZMİNATI]]></category>
		<category><![CDATA[hasar]]></category>
		<category><![CDATA[sigorta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=1421</guid>

					<description><![CDATA[<p>Araç değer kaybı , meydana gelen bir kaza sonrası hasarlı parçaların onarılması sonrasında  aracın ikinci el piyasa fiyatına göre değer kaybetmesidir. Kazanın ardından tamir edilen aracın onarımı her ne kadar kusursuz olsa dahi, arabanın satış fiyatı kaza öncesindeki piyasa fiyatına nazaran daha düşük olacaktır. </p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/arac-deger-kaybi-tazminati/">ARAÇ DEĞER KAYBI  TAZMİNATI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">I-) <strong>DEĞER KAYBI TAZMİNATI &nbsp;NEDİR?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Araç değer kaybı, meydana gelen bir kaza sonrası hasarlı parçaların onarılması sonrasında  aracın ikinci el piyasa fiyatına göre değer kaybetmesidir. Kazanın ardından tamir edilen aracın onarımı her ne kadar kusursuz olsa dahi arabanın satış fiyatı kaza öncesindeki piyasa fiyatına nazaran daha düşük olacaktır. Çünkü ikinci el araç satın almak isteyen vatandaşlar daha önce kaza yapmış ve hasarlı olarak kaydı gözüken araçlara rağbet göstermemektedir. Bu sebeple kaza yapmış olan araç sahibi dolaylı da olsa bir zarara uğramaktadır. Değer kaybı tazminatı bu zararı gideren bir tazminattır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">II-) <strong>DEĞER KAYBI TAZMİNATI İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR NELERDİR? &nbsp;</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Değer kaybı tazminatını  alabilmeniz için aşağıdaki şartı sağlamanız gerekir: </p>



<p class="wp-block-paragraph">Hak sahibinin; kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu veya daha ağır kusurlu olan taraf  olmaması gerekmektedir. Yani diğer tarafın daha kusurlu olması gerekir. Böyle bir durumda kusursuz olan taraf ya da daha az kusurlu olan taraf değer kaybı tazminatına hak kazanır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>III-) DEĞER KAYBI TAMİNATI &nbsp;NASIL ALINIR?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Değer kaybı tazminatı,&nbsp; kusurlu olan tarafın trafik sigortası ( Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortaları ) poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden, kaza anında karşı aracı kullanan kişiden veya karşı aracın malikinden istenebilir çünkü <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.2918.pdf">2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na</a> göre bu kişiler zarardan müteselsilen sorumludur. Burada hak sahibine bir seçimlik hak tanınmıştır. Hak sahibi bu 3 taraftan herhangi birine ya da hepsine birden talebini yöneltebilir. Ancak uygulamada kusurlu tarafın trafik sigortası var ise hak sahibi sigorta şirketine başvurarak en hızlı şekilde alacağını tahsil etmektedir çünkü araç sürücüsü veya sahibine dava açmak daha uzun ve meşakkatli bir yoldur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hak sahibi&nbsp; taraf, kusurlu olan tarafın&nbsp; trafik sigortasına yazılı olarak başvurarak aracında oluşan değer kaybını talep eder. Bu talebin olumlu sonuçlanabilmesi için başvurunuzda birtakım belgeleri eksiksiz olarak sigorta şirketine iletmeniz gerekmektedir. Başvuru dilekçesi ile beraber sigorta şirketine iletmeniz gereken&nbsp; belgeleri şu şekilde sıralayabiliriz:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>A-)</strong> Resmi Trafik kazası tespit tutanağı&nbsp; veya taraflar arasında tutulmuş kaza tespit tutanağı</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>B-)</strong> Ehliyet ve Ruhsat Fotoğrafları</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>C-)</strong> &nbsp;Hasar Fotoğrafları</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>D-)</strong> Ödemenin yapılması istenen banka hesabının bilgileri</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>E-)</strong> Varsa eksper raporu</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu belgeler ile beraber sigorta şirketine başvurduğunuz takdirde sigorta şirketi 15 gün içerisinde ödeme yapmalıdır. Sigorta şirketinin eksik ya da hiç ödeme yapmaması durumunda artık yapılması gereken Sigorta Tahkim Kuruluna gitmek veya dava açmaktır. Sigorta Tahkim Kuruluna gitmek daha hızlı ve pratik bir yoldur. Uygulamada hak sahibi genellikle dava açmak yerine tahkim komisyonuna gitmeyi tercih etmektedir. Çünkü davalar ortalama 2 yılda sonuçlanırken tahkim yolu ise 6-8 ay sürmektedir.  Sigorta Tahkim Kuruluna nasıl gidileceği ve dikkat edilmesi gereken hususlar için sitemizdeki diğer makalelerimize göz atabilirsiniz.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>IV-) DEĞER KAYBI TAZMİNTINDA &nbsp;ZAMANAŞIMI SÜRESİ NEDİR?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Değer kaybı taleplerinde zamanaşımı 2 yıldır. Yani son 2 yıl içinde geçirdiğiniz trafik kazaları sebebi ile değer kaybı talebinde bulunabilirsiniz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">V-) <strong>HAK SAHİBİ KAZADA KUSURSUZ OLMASINA RAĞMEN DEĞER KAYBI TAZMİNATI ÇIKMAMA İHTİMALİ VAR MI?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer bir kazada kusursuz veya az kusurlu iseniz çoğunlukla değer kaybı tazminatına hak kazanırsınız ancak kazaya karışan aracınızın daha önce karıştığı çok sayıda kaza varsa, aracınız çok eski ve kilometresi çok yüksek ise değer kaybı tazminatına hak kazanamayabilirsiniz. Bu sebeple aracınızın değer kaybı tazminatına  hak kazanıp kazanmadığını tespit etmek için Sigorta Hukuku alanında uzman Dike Hukuk ekibi ile iletişime geçebilirsiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/arac-deger-kaybi-tazminati/">ARAÇ DEĞER KAYBI  TAZMİNATI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/arac-deger-kaybi-tazminati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>REDDİ MİRAS NEDİR VE NASIL YAPILIR ?</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/reddi-miras-nedir-ve-nasil-yapilir/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/reddi-miras-nedir-ve-nasil-yapilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Can ERTÜRK]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Mar 2024 21:36:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile & Miras Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[MİRAS]]></category>
		<category><![CDATA[MİRAS NASIL REDDEDİLİR]]></category>
		<category><![CDATA[REDDİ MİRAS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=1418</guid>

					<description><![CDATA[<p>Reddi miras, çoğu zaman borca batık ( pasifi aktifinden fazla olan ) tereke ( Murisin bıraktığı malvarlığının tamamı) sebebi ile tercih edilen bir yoldur. Reddi miras; mirasçının mirası reddedip terekenin mallarından herhangi bir şey almamasını, borçlarından da sorumlu tutulmamasını sağlar.</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/reddi-miras-nedir-ve-nasil-yapilir/">REDDİ MİRAS NEDİR VE NASIL YAPILIR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading"><strong>I-) REDDİ MİRAS NEDİR?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Reddi miras, çoğu zaman borca batık <em>( pasifi aktifinden fazla olan )</em> tereke <em>( murisin bıraktığı malvarlığının tamamı)</em> sebebi ile tercih edilen bir yoldur. Reddi miras, mirasçının mirası reddedip terekenin mallarından herhangi bir şey almamasını, borçlarından da sorumlu tutulmamasını sağlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tabi ki de reddi mirasın manevi sebepleri de olabilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mirası reddetme hakkı <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.4721.pdf">4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu&#8217;nun (TMK) </a>605. maddesi ile düzenlenmiştir. Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Reddi miras halinde miras intikal etmeye devam eder; mirası reddeden sadece kendi adına reddetmiş sayılır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Burada değindiğimiz husus mirasın gerçek reddidir. Miras bırakanın ölümüyle birlikte borçlarını ödemekten aciz durumda olduğu açıkça belli veyahut miras bırakanın borçlarını ödemeden aczinin resmen tespit edilmiş olması durumlarında karşımıza mirasın hükmen reddi durumu çıkmaktadır. Hükmen ret durumunda  mirasçıların hiçbir şey yapmasına gerek kalmadan mirasçıların mirası reddettiği kabul edilir ve ona göre işlem yapılır. Çünkü tereke borca batıktır, bu sebeple böyle bir durumda miras reddedilmiş sayılır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>II-) REDDİ MİRAS NASIL YAPILIR?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Reddi miras TMK m. 609/4 gereği, mirasın açıldığı yer (murisin yerleşim yeri) Sulh Hukuk Mahkemesine sözlü veya yazılı beyan şeklinde yapılır. Burada en önemli husus şudur; reddi miras işlemi noterden yapılmaz. Mutlaka yetkili ve görevli mahkemeye başvurulmalıdır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>III-) REDDİ MİRAS YAPMA SÜRESİ NEDİR ?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"> Reddi miras talebinde bulunmanın  süresi ölümün öğrenildiği tarihten itibaren kural olarak 3 aydır. Bu süre hak düşürücü bir süredir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>IV-) REDDİ MİRAS İÇİN GEREKLİ BELGELER</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Reddi miras yapabilmek için sulh hukuk mahkemesinden veya noterden alınan veraset ilamı belgesinin aslı ile  imzalı reddi miras dilekçesi gerekir. Bu belgelerin murisin yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesine sunulması gerekmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></p>


<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity" />


<p class="wp-block-paragraph"><strong>I</strong></p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/reddi-miras-nedir-ve-nasil-yapilir/">REDDİ MİRAS NEDİR VE NASIL YAPILIR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/reddi-miras-nedir-ve-nasil-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İŞSİZLİK MAAŞI ALABİLMEK İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/issizlik-maasi-alabilmek-icin-gerekli-sartlar/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/issizlik-maasi-alabilmek-icin-gerekli-sartlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Can ERTÜRK]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Mar 2024 20:53:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[İŞ HUKUKU]]></category>
		<category><![CDATA[İŞÇİ AVUKATI]]></category>
		<category><![CDATA[İŞKUR]]></category>
		<category><![CDATA[İŞSİZLİK MAAŞI]]></category>
		<category><![CDATA[İŞSİZLİK MAAŞI NASIL ALINIR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=1414</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bazı şartları sağladığı takdirde işsiz kalan vatandaşlar işsizlik maaşı alabilmektedir. Bu maaşı İŞKUR ödemektedir. Peki işsizlik maaşı için vatandaşlar hangi şartları sağlamalıdır ? Bu yazımızda bu sorunun cevabını sizlerle paylaştık.</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/issizlik-maasi-alabilmek-icin-gerekli-sartlar/">İŞSİZLİK MAAŞI ALABİLMEK İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Bazı şartları sağladığı takdirde işsiz kalan vatandaşlar işsizlik maaşı alabilmektedir. Bu maaşı İŞKUR ödemektedir. Peki işsizlik maaşı için vatandaşlar hangi şartları sağlamalıdır ? Bu yazımızda bu sorunun cevabını sizlerle paylaştık.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>I-) İŞSİZLİK MAAŞI (ÖDENEĞİ) NEDİR ?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">İşsizlik maaşı, sigortalı işsizlere yasada belirtilen şartları taşımaları halinde işsiz kaldıkları dönem için belirli süre ve miktarda yapılan ödemedir. İşsiz kalan kimseye verilen bu maaş daha sonra devlet tarafından geri istenmemektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>II-) İŞSİZLİK MAAŞI ALABİLMEK İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR NELERDİR ?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>A-)</strong> İlk olarak iş sözleşmesinin fesih edilmesi gerekiyor. Yani <a href="https://www.turkiye.gov.tr/">e-devlette</a> halen işçi olarak kaydınız duruyor ise işsizlik maaşına başvuru yapamıyorsunuz. İşçi kendi isteği ve kusuru ile işten ayrılmışsa işsizlik maaşı alamaz. Ancak eğer işçi bakımından haklı fesih durumu varsa kendisi işten ayrılsa bile işsizlik maaşı alabilir. Çıkışı verilen işçiler çıkış tarihinden itibaren 1 ay içinde başvuru yapmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>B-)</strong> Hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olmak, yani son 4 aydır sigortalı olarak çalışılmış olmak gerekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>C-)</strong> Hizmet akdinin feshinden önceki son üç yıl içinde en az 600 gün süre ile işsizlik sigortası primi ödemiş olmak da gerekiyor. Eğer son 3 yılda 600 gün sigortalı olarak çalıştıysanız  genellikle priminiz ödenmiş oluyor zaten işverence.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şartları sağlayıp sağlamadığınızı İŞKUR’a müracaat ederek öğrenebilirsiniz. Eğer şartları sağlıyor iseniz yatırılan priminize göre 6 ay ile 8 ay arasında işsizlik maaşı alabilirsiniz. Mevcut dönemde işsizlik maaşı son dört aydaki maaşınızın ortalamasının  %40’ı oranında uygulanıyor. Yani asgari ücret alan bir işçi 6-8 ay boyunca her ay yaklaşık olarak 5 bin liralık bir işsizlik ödeneği alır. <em>( Bu miktar yaklaşık olarak hesaplanmıştır. İşsizlik maaşınız bu miktarın altında veya üstünde olabilir. )</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Başvuru için fiziken İŞKUR’a gidebilir veya online olarak <a href="https://www.turkiye.gov.tr/">e-devlet </a>üzerinden başvuru yapabilirsiniz. İşsizlik maaşı alanların Genel Sağlık Sigortası Primleri İŞKUR tarafından ödenir. Yani devletin sunduğu sağlık hizmetinden herhangi bir ücret ödemeden tıpkı sigortalı olarak çalışıyormuş gibi yararlanmaya devam edersiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></p>


<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity" /><p><a href="https://dikelaw.com.tr/issizlik-maasi-alabilmek-icin-gerekli-sartlar/">İŞSİZLİK MAAŞI ALABİLMEK İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/issizlik-maasi-alabilmek-icin-gerekli-sartlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YABANCI ÜLKEDEN ALINAN BOŞANMA KARARLARININ TÜRKİYEDE TANINMASI VE TENFİZİ</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/tanima-ve-tenfiz/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/tanima-ve-tenfiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Can ERTÜRK]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Mar 2024 20:41:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile & Miras Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar & Avrupa Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[BOŞANMA]]></category>
		<category><![CDATA[MÖHUK]]></category>
		<category><![CDATA[TANIMA]]></category>
		<category><![CDATA[TANIMA DAVASI]]></category>
		<category><![CDATA[TENFİZ]]></category>
		<category><![CDATA[TENFİZ DAVASI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=1409</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tanıma; yabancı ülkeden alınmış mahkeme ilamının, ülkemizdeki bir mahkemenin verdiği  tanınma kararı ile artık ülkemizde  ilam niteliğinde olması şeklinde tanımlanabilir. Yani ilgili karar tanımdan sonra ülkemizde de kesin hüküm haline gelir. Tenfiz ise tanımayı da kapsayan bir usuldür.</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/tanima-ve-tenfiz/">YABANCI ÜLKEDEN ALINAN BOŞANMA KARARLARININ TÜRKİYEDE TANINMASI VE TENFİZİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading"><strong>I-) GENEL OLARAK TANIMA VE TENFİZİN FARKI</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Tanıma; yabancı ülkeden alınmış mahkeme ilamının, ülkemizdeki bir mahkemenin verdiği  tanıma kararı ile artık ülkemizde  ilam niteliğinde olması şeklinde tanımlanabilir. Yani ilgili karar tanımadan sonra ülkemizde de kesin hüküm haline gelir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tenfiz ise tanımayı da kapsayan bir usuldür. Yabancı mahkeme ilamının tenfiz edilen ülkede tanınarak icra edilebilir hale gelmesi olarak tanımlanabilir. Örneğin yabancı ülke ilamında nafakaya ilişkin bir hüküm de varsa artık tanıma değil tenfiz usulü işletilmelidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>II-) YABANCI ÜLKE KARARI ÜLKEMİZDE NASIL TANINIR VEYA TENFİZ EDİLİR ? </strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">İlk olarak yapmanız gereken yabancı mahkemenin verdiği boşanma kararı için tanıma/tenfiz  davası açmaktır. Bu davanın şartları aşağıdaki gibidir:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>A-)</strong> Kararın verildiği ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet ilkesi ) bulunmalıdır</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>B-)</strong>  Karar, kamu düzenine açıkça aykırı olmamalıdır</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>C-)</strong> Karar, davalının savunma haklarına riayet edilerek verilmiş olmalıdır. Yani yabancı mahkeme kararını verdiği yargılama sırasında her iki tarafı da yeterince dinlemiş olmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ç-)</strong> Karar, Türkiye mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmiş olmamalıdır</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>D-)</strong> Tanıma ve tenfiz davaları duruşmalı olarak görülen davalardandır yani  dosya üzerinden karar verilemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>E-)</strong>  Davacının yerleşim yeri Türkiye’de değilse teminat göstermesi gerekir.  Teminatın miktarını hakim tayin eder. Uluslararası sözleşmelerde ülkeler arasında aksi kararlaştırılabilir.  </p>



<p class="wp-block-paragraph">Burada şu hususa dikkat edilmelidir: Eğer tanıtmak istediğiniz mahkeme kararı icrai bir hüküm içeriyorsa ( nafaka ödenmesini kararlaştıran, tazminat ödenmesini kararlaştıran vs.) tanıma davası yerine tenfiz davası açmanız gerekmektedir. Her iki davanın da yukarıdaki şartları sağlaması gerekmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>III-) YETKİLİ VE GÖREVLİ MAHKEME</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5718.pdf">5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun&#8217;a</a> göre Yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Karine olarak nüfusa kayıtlı olunan yer yerleşim yeri kabul edilmektedir.  Davalının Türkiye’de ikametgahı yoksa fiilen ikamet ettiği yer mahkemesi, bu dahi yoksa Ankara, İstanbul, İzmir mahkemeleri yetkilidir. Dava bu üç yerden istenilen birinde açılabilir.  Görevli Mahkeme Aile Mahkemesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tanıma ve tenfiz davası basit yargılama  usulüne  tabidir. Adli tatilde görülebilen işlerden sayılır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></p>


<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity" /><p><a href="https://dikelaw.com.tr/tanima-ve-tenfiz/">YABANCI ÜLKEDEN ALINAN BOŞANMA KARARLARININ TÜRKİYEDE TANINMASI VE TENFİZİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/tanima-ve-tenfiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TECAVÜZÜN REF’İ DAVASI</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/tecavuzun-refi-davasi/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/tecavuzun-refi-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Can ERTÜRK]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Mar 2024 20:09:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[FİKRİ HAK]]></category>
		<category><![CDATA[FİKRİ MÜLKİYET]]></category>
		<category><![CDATA[SANAT ESERİ]]></category>
		<category><![CDATA[SINAİ HAK]]></category>
		<category><![CDATA[TECAVÜZÜN REFİ DAVASI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=1403</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fikri Mülkiyet  hukuk bağlamında tecavüz kavramı, eser sahibinin hukuka aykırı bir eylem ile haklarının ihlal edilmesi, haklarına el uzatılması şeklinde ifade edilmiştir. Yani  bir eser sahibinin rızası olmadan ilgili eser çoğaltılır, yayınlanır, satılır vs. ise eser sahibinin fikri mülkiyet hukuku bakımından birtakım hakları ortaya çıkacaktır.  Bu haklardan bir tanesi de tecavüzün ref-i davası açmaktır.</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/tecavuzun-refi-davasi/">TECAVÜZÜN REF’İ DAVASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading"><strong>I-) FİKRİ MÜLKİYET HUKUKU ÇERÇEVESİNDE TECAVÜZ KAVRAMI</strong></h2>



<p class="has-text-align-left wp-block-paragraph">Fikri Mülkiyet  hukuk bağlamında tecavüz kavramı, eser sahibinin hukuka aykırı bir eylem ile haklarının ihlal edilmesi, haklarına el uzatılması şeklinde ifade edilmiştir. Yani  bir eser sahibinin rızası olmadan ilgili eser çoğaltılır, yayınlanır, satılır vs. ise eser sahibinin fikri mülkiyet hukuku bakımından birtakım hakları ortaya çıkacaktır.  Bu haklardan bir tanesi de tecavüzün ref-i davası açmaktır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>II-) TECAVÜZÜN REF’İ DAVASI</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Eser sahibinin fikri haklarına karşı başlamış olan ve olumsuz  sonuçlarını doğurmuş bulunan bir tecavüzün varlığı halinde gerçekleşen bu tecavüzün doğurduğu sonuçların giderilmesi, ortadan kaldırılması amacı ile  açılan <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.3.5846.pdf">Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK)</a> m. 68 de düzenlenmiş olan bir dava türüdür. Yani fikri haklara karşı  devam etmekte olan bir saldırıya karşı tecavüzün önlenmesi amacı ile başvurabildiğimiz bir dava çeşididir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu davanın açılabilmesi için davalının kusuru şart değildir. Bu husus kanun koyucu tarafından FSEK m. 66’da düzenlenmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">FSEK m. 68 fikri hakkı tecavüze uğrayan davacıya birtakım seçimlik haklar sunmuştur. İlgili maddeye göre davacı aşağıdaki seçimlik haklara sahiptir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">*** Hak sahibi , İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa  çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını isteyebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">*** Hak sahibi, üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında çoğaltılan eserlerin kendisine verilmesini isteyebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">****Hak sahibi, hakkını ihlal eden ile aralarında sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Üç kat fazlasını isteme hakkı doktrinde sıkça tartışılan bir husustur.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>II</strong>I-) <strong>GÖREVLİ MAHKEME</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Görevli mahkeme Fıkri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesidir</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>IV</strong>-) <strong>YETKİLİ MAHKEME</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Genel yetki kuralı olan davalının yerleşim yeri mahkemesi kuralı burada da geçerlidir ancak FSEK m. 66 gereği  eser sahibi, ikamet ettiği yerde de tecavüzün ref&#8217;i  davası açabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></p>


<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity" /><p><a href="https://dikelaw.com.tr/tecavuzun-refi-davasi/">TECAVÜZÜN REF’İ DAVASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/tecavuzun-refi-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ERİŞİMİN ENGELLENMESİ İLE  İÇERİĞİN YAYINDAN ÇIKARTILMASI ARASINDAKİ FARK  NEDİR ?</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/erisimin-engellenmesi-ile-icerigin-yayindan-cikartilmasi-arasindaki-fark-nedir/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/erisimin-engellenmesi-ile-icerigin-yayindan-cikartilmasi-arasindaki-fark-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Can ERTÜRK]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Mar 2024 21:50:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[BİLİŞİM HUKUKU]]></category>
		<category><![CDATA[ERİŞİM ENGELLEME]]></category>
		<category><![CDATA[HUKUKA AYKIRI HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[İÇERİĞİN ENGELLENMESİ]]></category>
		<category><![CDATA[İÇERİĞİN YAYINDAN ÇIAKRTILMASI]]></category>
		<category><![CDATA[İZİNSİZ FOTOĞRAF]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=1399</guid>

					<description><![CDATA[<p>nternet ortamında her gün milyonlarca içerik paylaşılmaktadır. Bu içerikler bazen birinin kişilik hakkına saldırı barındırıyor olabilmektedir. Bazen ise direkt olarak bir kişinin kişilik hakkına saldırı barındırmıyor ancak genel ahlaka ve kamu düzenine açıkça aykırı olabilmektedir</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/erisimin-engellenmesi-ile-icerigin-yayindan-cikartilmasi-arasindaki-fark-nedir/">ERİŞİMİN ENGELLENMESİ İLE  İÇERİĞİN YAYINDAN ÇIKARTILMASI ARASINDAKİ FARK  NEDİR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading"><strong>I-) ERİŞİMİN ENGELLENMESİ VE İÇERİĞİN YAYINDAN ÇIKARTILMASI KARARLARI NEDEN VERİLİR ?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">İnternet ortamında her gün milyonlarca içerik paylaşılmaktadır. Bu içerikler bazen birinin kişilik hakkına saldırı barındırıyor olabilmektedir. Bazen ise direkt olarak bir kişinin kişilik hakkına saldırı barındırmıyor ancak genel ahlaka ve kamu düzenine açıkça aykırı olabilmektedir.&nbsp; Yani içerisinde hukuka aykırılık bulunan internet içeriğinin erişime engellenmesine veya yayından çıkartılmasına karar verilebilmektedir. Bu yazımızda kamu düzenine açıkça aykırı olan içeriklerden ziyade özel olarak bir kişinin kişilik haklarına saldırı içeren bir internet içeriğinin ( haber, video, fotoğraf, sosyal medya paylaşımı vs.) mahkeme kararı ile nasıl ve hangi şartlarda erişime engellendiğinin, bahse konu içeriğin hangi şartlarda yayından çıkartıldığının, her iki&nbsp; yöntem arasındaki farkların neler olduğunun üzerinde duracağız.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>II-) İÇERİĞİN ERİŞİME ENGELLENMESİNİN&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; VE İÇERİĞİN YAYINDAN ÇIKARTILMASININ FARKI NEDİR ?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Kavramsal olarak erişimin engellenmesi; yayın içeriğinin belirli yöntemler kullanılarak internet kullanıcılarına ulaşmasını engelleyen ve yayın içeriğinin &nbsp;&nbsp;görüntülenememesini sağlayan bir yöntemdir. Yani içerik esasen içerik sağlayıcısının kotasında durmakta iken bu kararın sonucu olarak kullanıcı ilgili içeriğe erişememektedir. İçeriğin yayından çıkarılması ise içerik veya yer sağlayıcılar tarafından içeriğin yayından kaldırılmasıdır. Yani ilgili içeriğin içerik sağlayıcısının kotasından da çıkartılarak tamamen engellenmesidir.&nbsp; Her iki yöntem de içeriğe erişilmesini engellemek ve hukuka aykırılığı sonlandırma amacına hizmet etmektedir. Uygulamada çoğu zaman bu iki karar birbiri ile karıştırılmakta ve yanlış anlaşılmaktadır. Öncelikle her iki kararın benzerliklerini belirtmekte fayda vardır: Her iki karar da Sulh Ceza Hakimliklerinden talep edilmektedir. Yetkili Sulh Ceza Hakimliği ise internet sitesinin Türkiye’de bilinen bir merkez adresi varsa bu adresteki Sulh Ceza Hakimliği ile mağdurun yerleşim yerindeki Sulh Ceza Hakimliğidir. Her iki kararın da şartları birbirlerine benzemekte ve her iki kararın ifası için Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen kararın birer örneği, gereği yapılmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu‘na gönderilmektedir. Bu kararı hakimlik re’sen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu‘na göndermektedir. Erişimin engellenmesi veya içeriğin çıkartılması kararının gereği, derhal ve en geç kararın bildirilmesi anından itibaren “dört saat” içinde kurum (BTK) tarafından yerine getirilmektedir. Her iki kararın da verilebilmesi için ilgili içeriğin bir kişinin özel hayatına saldırı içeriyor olması gerekmektedir. Yine her iki karar da <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5651&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5">5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da </a>düzenlenmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her iki karar arasında en önemli fark şudur: Erişiminin engellenmesi kararı sadece “HTPP” protokolü kullanılarak internette yayınlanan içeriklere uygulanabilmektedir. Bununla birlikte; verinin doğru hedefe bütünlüğü bozulmadan, üçüncü kişiler tarafından ele geçirilmeden ulaşılmasını sağlayan “HPTTS” protokolü kullanan internet sitelerinin URL adreslerine ise erişim sağlayıcılar tarafından kullanılan sistemlerin teknik yetersizliği sebebi ile erişimin engellenmesi tedbiri uygulanamamaktadır. Tam olarak burada ise devreye içeriğin yayından çıkartılması yöntemi girmektedir. “HTPPS” protokolünü kullanan sitelerde yayınlanan içeriklere İçerik veya yer sağlayıcılar tarafından içeriğin sunulduğu sunuculardan çıkartılması sağlanarak hukuka aykırı eylem sona erdirilmektedir. Özetle; “HTPP” uzantılı URL adreslerindeki hukuka aykırılık “ERİŞİMİN ENGLLENMESİ” ile “HTPPS” uzantılı URL adreslerindeki hukuka aykırılık ise direkt olarak “İÇERİĞİN YAYINDAN ÇIKARTILMASI” ile giderilmektedir. “HTPP” uzantılı içerik için illaki erişimin engellenmesi kararı alınması zorunlu değildir bu tür içerikler için direkt olarak içeriğin yayından çıkartılması kararı da alınabilmektedir. Uygulamada genellikle “HTPP” ve “HTPPS” protokolünü kullanan sitelerin paylaştığı hukuka aykırı içeriğin erişime engellenmesi için Sulh Ceza Hakimliklerince BTK’ye müzekkere yazılmakta, BTK ise erişimin engellenmesi kararını  sadece “HTPP” protokolünü kullanan sitelere karşı uygulayabilmektedir. Bu sebeple hukuka aykırı internet içeriğinin erişime engellenmesi talep edilirken ilgili sitenin hangi protokolü kullandığına dikkat edilmeli ve gerekirse hem erişimin engellenmesi hem de içeriğin yayından çıkartılması talep edilmelidir. Bilişim hukuku kapsamında çalışmalar yürüten deneyimli ekibi ile hukuki danışmanlık hizmeti sunan Dike Hukuk bürosu ile iletişime geçerek kişilik hakkınıza zarar vermekte olan içeriğin erişime engellenmesini veya içeriğin yayından çıkartılmasını talep edebilirsiniz. </p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/erisimin-engellenmesi-ile-icerigin-yayindan-cikartilmasi-arasindaki-fark-nedir/">ERİŞİMİN ENGELLENMESİ İLE  İÇERİĞİN YAYINDAN ÇIKARTILMASI ARASINDAKİ FARK  NEDİR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/erisimin-engellenmesi-ile-icerigin-yayindan-cikartilmasi-arasindaki-fark-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NAFAKANIN KALDIRILMASI DAVASI NEDİR ?</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/nafkanin-kaldirilmasi-davasi-nedir/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/nafkanin-kaldirilmasi-davasi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Can ERTÜRK]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Feb 2024 23:47:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile & Miras Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[BOŞANMA]]></category>
		<category><![CDATA[İŞTİRAK]]></category>
		<category><![CDATA[NAFAKA]]></category>
		<category><![CDATA[NAFAKA DAVASI]]></category>
		<category><![CDATA[NAFAKANIN AZALTILMASI]]></category>
		<category><![CDATA[NAFAKANIN KALDIRILMASI]]></category>
		<category><![CDATA[TEDBİR]]></category>
		<category><![CDATA[YOKSULLUK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=1388</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nafaka, nafaka yükümlüsü ve nafaka alacaklısının sosyal ve ekonomik durumuna  göre belirlenecek olan bir aylıktır. Nafaka yükümlüsü, mahkeme tarafından takdir edilen nafakaya karşı nafakanın kaldırılması adına  dava açma hakkına sahiptir. artırılması davası açabilecektir.</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/nafkanin-kaldirilmasi-davasi-nedir/">NAFAKANIN KALDIRILMASI DAVASI NEDİR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Nafaka, nafaka yükümlüsü ve nafaka alacaklısının sosyal ve ekonomik durumuna  göre belirlenecek olan bir aylıktır. Nafaka yükümlüsü, mahkeme tarafından takdir edilen nafakaya karşı nafakanın kaldırılması adına  dava açma hakkına sahiptir. Dava sonucunda eğer ilgili şartlar sağlanmışsa varsa hakim nafakanın kaldırılmasına karar verecektir.  Duruma göre hakim nafakanın azaltılmasına da karar verebilir. Yine bir başka durum olarak tarafların ekonomik durumlarında oluşan farklılıklara göre nafaka alacaklısı da nafakanın artırılması davası açabilecektir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">I-) <strong>NAFAKA TÜRLERİ </strong>NELERDİR ?</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Nafaka türleri kendi arasında kime ödendiğine veya hangi süre ile ödendiğine göre çeşitli gruplara ayrılabilir. Nafaka türlerini genel olarak 3 başlık altında sınıflandırabiliriz.</p>



<h3 class="wp-block-heading">A-) <strong>Yoksulluk Nafakası</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Boşanma sebebi ile, yoksulluğa düşecek olan eşin diğer eşten geçimini ve devam ettirdiği yaşantısının sürekliliğini sağlama amacıyla isteyebileceği nafaka türüdür. Yani boşanmada kusurlu eşin boşanma sebebi ile diğer eşe ödediği nafaka türüdür.</p>



<h3 class="wp-block-heading">B-) <strong>İştirak Nafakası</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">İştirak nafakası çocukların sahip olduğu nafakadır. Boşanma sonucunda velayetin verilmediği eşin, çocuğunun bakım ve eğitim giderleri için kendi gücü oranında çocuğuna vermiş olduğu nafaka çeşididir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">C-) <strong>Tedbir Nafakası</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Tedbir nafakası geçici bir önlem teşkil etmektedir, boşanma davası sırasında veya boşanma davası öncesinde istenebilen, özellikle eşlerin barınma, geçinme ve çocuklarının bakım ve giderlerini karşılamaları amacıyla bağlanan nafakadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aşağıda anlattığımız hususlar esasen Yoksulluk Nafakasının kaldırılması davasını şartlarını anlatan hususlardır. Tedbir nafakası özelliği sebebi ile geçici bir nafaka olduğu için hüküm ile beraber ya kendiliğinden kalkar ya da Yoksulluk Nafakasına dönüşür. İştirak nafakasının kaldırılması davasının şartları ise başka bir yazımızın konusu  olacaktır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">II<strong>-) NAFAKANIN KALDIRILMASI DAVASININ ŞARTLARI NELERDİR ?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Yoksulluk nafakası; boşanmanın eşlerle ilgili mali sonuçlarından biri olup, <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.4721.pdf">4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK)</a> 175. Maddesinde: “<em>Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.”</em> şeklinde düzenlenmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yoksulluk nafakası talep edebilmenin ilk şartı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşmüş olmaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"> Yargıtayın yerleşik içtihatlarında da kabul edilen görüşe göre yoksulluk nafakası alan eşin yoksulluk durumunun daha sonradan kalkması halinde yoksulluk nafakasının kaldırılması talepli davanın kabul edilmesi gerekir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yoksulluk nafakasının kaldırılması talepli davalarda aranan bir diğer husus ise nafaka borçlusunun maddi durumunun kötüye gitmesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Esasen nafakanın kaldırılması davası TMK’nin 176. Maddesinin 3. Fıkrasında düzenlenmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>“Madde 176- Maddî tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Manevî tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez. İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi  ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar;</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">alacaklı tarafın evlenme  olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em><a href="https://kazanci.com.tr/gunluk/3hd-2015-17419.htm">Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2015/17419 Esas, 2016/2787 Karar,  29.02.2016 Tarih</a></em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>TMK 176/3 maddesine göre; “irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Somut olayda; tarafların … Aile Mahkemesinin … tarihinde tarafların boşanmalarına ve davalı lehine 200 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiş ve karar 03.02.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Yargılama sırasında kolluk marifetiyle yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında davalının .. adlı şahıs ile yaşadığı ve geçimini …’nın sağladığı, davalının nüfus kayıt örneğinde .. adlı çocuğunun … tarafından tanındığı tespit edilmiştir. Öyle ise mahkemece; somut olayda, TMK.’nun 176/3 maddesinde ifadesini bulan “evlilik dışı birlikte yaşama” olgusunun gerçekleştiği gözetilip, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em> Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.”</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Burada görüleceği üzere kanun koyucu tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde nafakanın azaltılabileceğini hüküm altına almıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Alacaklı tarafın evlenme  olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır.  Yukarıda değindiğimiz şartlar var ise nafakanın tamamen kaldırılması  söz konusu olacaktır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">III-) <strong>YETKİLİ MAHKEME HANGİSİDİR ?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">IV-) <strong>GÖREVLİ MAHKEME HANGİSİDİR ?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Nafakanın kaldırılmasına ilişkin davalarda görevli mahkeme aile mahkemeleridir. Aile mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde, aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemeleri görevlidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></p>


<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity" /><p><a href="https://dikelaw.com.tr/nafkanin-kaldirilmasi-davasi-nedir/">NAFAKANIN KALDIRILMASI DAVASI NEDİR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/nafkanin-kaldirilmasi-davasi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SAHTE SOSYAL MEDYA HESAPLARINA KARŞI ÇÖZÜMLER NELERDİR ?</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/sahte-sosyal-medya-hesaplarina-karsi-cozumler-nelerdir/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/sahte-sosyal-medya-hesaplarina-karsi-cozumler-nelerdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Can ERTÜRK]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Feb 2024 22:58:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[FACEBOOK]]></category>
		<category><![CDATA[FAKE SOSYAL MEDYA HESABI]]></category>
		<category><![CDATA[FOTOĞRAFLARIM KULLANILIYOR]]></category>
		<category><![CDATA[İNSTAGRAM]]></category>
		<category><![CDATA[İNSTAGRAM HESABIM KOPYALANDI]]></category>
		<category><![CDATA[SAHTE İNTAGRAM HESABI NASIL KAPATILIR]]></category>
		<category><![CDATA[TWİTER]]></category>
		<category><![CDATA[TWİTER HESABIM ÇALINDI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=1380</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çağımızın buluşu internet yanında birçok sorunu da beraber getirdi. Bu sorunlardan bir tanesi de sahte ( fake ) sosyal medya hesapları. Vatandaşlarımız sosyal medya hesaplarında gezinirken kendi ismi ve kendi fotoğrafları ile açılmış sosyal medya hesapları ile karşılaşabilmektedirler. Peki burada ne yapılabilir ?</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/sahte-sosyal-medya-hesaplarina-karsi-cozumler-nelerdir/">SAHTE SOSYAL MEDYA HESAPLARINA KARŞI ÇÖZÜMLER NELERDİR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Çağımızın buluşu internet yanında birçok sorunu da beraber getirdi. Bu sorunlardan bir tanesi de sahte ( fake ) sosyal medya hesapları. Vatandaşlarımız sosyal medya hesaplarında gezinirken kendi ismi ve kendi fotoğrafları ile açılmış sosyal medya hesapları ile karşılaşabilmektedirler. Peki burada ne yapılabilir ? Yazımızda bu sorunun cevabını arayacağız.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>I-) UYGULAMA ÜZERİNDEN GEREKLİ AKSİYONLARIN ALINMASI</strong></h2>



<p class="has-text-align-left wp-block-paragraph">İlk olarak yapmanız gereken sahte hesabı&nbsp; ilgili uygulamanın destek birimine şikayet etmektir. Bu yol bazen işe yarayabilmektedir. Örneğin twitter (yeni adıyla X) veya instagramda adınıza açılmış sahte hesabı kapatabilmeniz için kendi hesabınızdan kimlik doğrulamanızı yapmanız gerekir. Bu işlemi yaptıktan sonra destek birimi devreye girecek ve eğer hesabın sahte olduğu anlaşılırsa sahte hesap kapatılacaktır. Tabi bu süreçte kimlik bilgilerinizi ve kimliğinizin görselini destek ekibi ile paylaşmanız gerekecektir. Destek ekibi genellikle bir kaç gün içinde size dönüş sağlayacaktır. Ancak bu yol her zaman işe&nbsp; yaramamaktadır&nbsp; çünkü&nbsp; bazen&nbsp;&nbsp; yoğunluktan dolayı destek ekibi&nbsp; gerekli özeni göstermemekte bazen de hesabı çalınan/kopyalanan kişi ilgili hesabın gerçek sahibinin kendisi&nbsp; olduğunu veya ilgili hesapta kullanılan fotoğrafların kendi izni dışında kullanıldığını&nbsp; destek ekibine yeterli verilerle ispatlayamadığı için başvuru sonuçsuz kalmaktadır. Böyle bir durumda aşağıdaki yollar denenebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>II-) SUÇ DUYURUSUNUN YAPILMASI</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Sahte sosyal medya hesapları çoğu zaman insanların fotoğraflarını ve diğer kişisel bilgilerini izinsiz olarak alıp suç işlemektedir. Bahsi geçen suç <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5237&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5">TCK</a>’nin 134. Maddesinde düzenlenen&nbsp; Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçudur. Yine bir diğer suç olan TCK’nin 136. Maddesinde düzenlenen&nbsp; Kişisel Verileri Ele Geçirme veya Yayma Suçunun da şartları oluştuğu takdirde işlenebilmektedir. Siber suçlar ile ilgili&nbsp; şikayetinizi ilgili&nbsp; Emniyet Müdürlüğüne &nbsp;veya direkt olarak&nbsp; savcılığa yapabilirsiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer sahte kullanıcı aynı zamanda sizi tehdit edip hakaretlerde bulunmuşsa o zaman tehdit ve hakaret suçlarından da suç duyurusunda bulunmanız gerekmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>III-) HUKUKİ TAZMİNAT BOYUTU</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Böyle bir durumda ceza soruşturması sonrasında şüpheli tespit edilirse,&nbsp; şüpheli hakkında <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6098.pdf">6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu&#8217;nun</a>  56. ve diğer maddeleri gereği manevi tazminat davası açabilirsiniz. Yine eğer şartları mevcut ise maddi tazminat davasını da açabilirsiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/sahte-sosyal-medya-hesaplarina-karsi-cozumler-nelerdir/">SAHTE SOSYAL MEDYA HESAPLARINA KARŞI ÇÖZÜMLER NELERDİR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/sahte-sosyal-medya-hesaplarina-karsi-cozumler-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ADLİ PARA CEZASI NEREYE VE NASIL ÖDENİR?</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/adli-para-cezasi-nereye-ve-nasil-odenir/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/adli-para-cezasi-nereye-ve-nasil-odenir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Can ERTÜRK]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Feb 2024 22:48:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[ADLİ PARA CEZASI]]></category>
		<category><![CDATA[PARA CEZASI]]></category>
		<category><![CDATA[PARA CEZASI HAPİSE DÖNÜŞÜR MÜ ? PARA CEZASIUNI ÖDEMEZSEM NE OLUR ? PARA CEZASI NEREYE ÖDENİR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=1340</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hukuk sistemimizde para cezaları temelde ikiye ayrılmaktadır. Bu ayrıma göre para cezaları adli para cezası ve idari para cezası olmak üzere sınıflandırılmaktadır. Adli para cezası, idari para cezasından farklı olarak ödenmediğinde hapis cezasına çevrilebilmektedir. Bu sebeple adli para cezalarının ödenmesi hususu önem arz etmektedir.</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/adli-para-cezasi-nereye-ve-nasil-odenir/">ADLİ PARA CEZASI NEREYE VE NASIL ÖDENİR?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex"></figure>



<h1 class="wp-block-heading"></h1>



<h2 class="wp-block-heading">I-) <strong>Adli Para Cezası Nedir?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Hukuk sistemimizde para cezaları temelde ikiye ayrılmaktadır. Bu ayrıma göre para cezaları adli para cezası ve idari para cezası olmak üzere sınıflandırılmaktadır. Adli para cezası, idari para cezasından farklı olarak ödenmediğinde hapis cezasına çevrilebilmektedir. Bu sebeple adli para cezalarının ödenmesi hususu önem arz etmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Adli para cezası bir yaptırım türüdür. Suç oluşturan eylemin işlenmesi halinde yaptırım olarak sanığa adli para cezası verilebilir. Ödenecek olan &nbsp;miktar, suç nedeniyle mağdur olan kişiye değil, devlet hazinesine ödenmektedir. Mahkeme direkt olarak doğrudan doğruya para cezasına hükmedebileceği gibi şartları oluştuğu takdirde hapis cezasını da para cezasına çevirebilmektedir. Bu yazımızın konusu olan adli para cezasının nereye ve nasıl ödeneceği sorusunun cevabı bakımından verilen adli para cezasının doğrudan mı verildiği yoksa hapis cezasından mı çevrildiği konusunun hiçbir önemi yoktur. Her iki durumda da adli para cezası aynı usule göre ödenecektir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">II-) <strong>Adli Para Cezasının Miktarı Nasıl Belirlenir?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5237&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5">Türk Ceza Kanunu’nda</a>  her suçun bir cezası ve bu cezaların da alt ve üst sınırları bulunur. Adli para cezalarında da bu durum geçerlidir. Bir suç işlenmiş&nbsp; ise&nbsp; karşılığında kanun maddesinde yazan sınırlar dahilinde alt ve üst sınırlar belirlenir. Eğer herhangi bir sınır yoksa kural olarak&nbsp; 5 ila 730 gün arasında alt ve üst sınır belirlenir. Adli para cezasının günlük miktarı ise 20 TL ila 100 TL arasında değişiklik göstermektedir. Miktar, suçun derecesi, kişinin sosyal ve ekonomik durumu göz önünde bulundurularak, bizzat mahkeme tarafından belirlenir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">III-) <strong>Adli para cezası nereye ve nasıl ödenir ?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Adli para cezasına hükmeden mahkeme maddi durumunuza göre verdiği para cezasının tek seferde veya taksitle ödenmesini kararlaştırabilir. Karar kesinleştikten sonra, kararı veren mahkeme, hükmedilen adli para cezasının tahsili için aynı adliyedeki İnfaz Savcılığı’na bir yazı yazar. İnfaz Savcılığı, mahkemenin kendisine gönderdiği yazının muhteviyatına göre, hükmedilen adli para cezasının taksitle veya peşin ödenmesi için ilgilisine “Adli Para Cezası Ödeme Emri” gönderir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnfaz Savcılığı’nın göndereceği Para Cezası Ödeme Emri adresinize tebliğ edilir.&nbsp; &nbsp;Ödeme emrinin size tebliğinden itibaren hükmedilen adli para cezasını 30 gün içerisinde ödemeniz gerekir. Bu ödeme emrini aldığınızda Adliyede bulunan Cumhuriyet Savcılığı İnfaz Bürosu’na başvurmanız ve&nbsp; infaz kaleminden ilgili Vergi Dairesi’ne hitaben yazılmış bir yazı almanız gereklidir. İnfaz Bürosu’nun verdiği yazıyla Vergi Dairesi’ne ödeme yapıldıktan sonra yapılan ödemeye dair dekont temin edilerek Cumhuriyet Savcılığı İnfaz Bürosu’na teslim edilmelidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">IV-) <strong>Adli Para Cezası Ödenmezse Sonuçları Ne Olur ?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Mahkeme tarafından uygun görülen adli para cezası ödenmezse cezası hapis cezası olarak değiştirilir. Adli para cezasının bir kısmı ödenir, bir kısmı ödenmezse, ödenmeyen kısım hapis cezasına çevrilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em><a href="https://karararama.yargitay.gov.tr/">“8. Ceza Dairesi 2011/9823 E., 2011/13423 K.</a></em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Hapisten Çevrilen Para Cezası Ödenmezse Önceki Cezasına Çevrilir</em></strong><em></em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Ceza Genel Kurulunun 07.12.2010 gün, 2010/236 esas, 2010/254 sayılı kararında da belirtildiği üzere, adli para cezasının TCK’nin &nbsp;50. maddesine göre belirlendiği hallerde, suç tarihi ne olursa olsun, ödenmeyen adli para cezasının aynı usulle yani mahkemece bir gün karşılığı takdir olunan miktar üzerinden hapis cezasına çevrilmesi gerektiğinden…”</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu şekilde kişi cezasının karşılığını ödemiş olur. Bunun haricinde de &nbsp;kişinin kamu yararına çalışması uygun görülebilir. Hükümlü ceza miktarına göre belirlenen gün sayısınca kamu yararına mahkemenin gösterdiği bir yer ve işte çalışma da yapabilir</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/adli-para-cezasi-nereye-ve-nasil-odenir/">ADLİ PARA CEZASI NEREYE VE NASIL ÖDENİR?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/adli-para-cezasi-nereye-ve-nasil-odenir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
