YABANCI BOŞANMA KARARLARINDA TANIMA VE TENFİZ

, ,

Yurt dışında boşanan Türk vatandaşlarının en sık karşılaştığı sorun, yabancı mahkemeden alınan boşanma kararının Türkiye’de kendiliğinden geçerli olmamasıdır. Yabancı mahkemede boşanmış olsalar da, karar Türkiye’de tanınıp nüfus kütüğüne işlenmedikçe eşler Türk nüfus kayıtlarında evli görünmeye devam eder. Bu durum yeniden evlenme, miras, mal paylaşımı ve nafaka gibi pek çok konuda ciddi sorunlara yol açar. Bu nedenle yabancı boşanma kararının tanınması ve tenfizi, yurt dışında boşanan her Türk vatandaşının tamamlaması gereken bir işlemdir.

Yabancı boşanma kararının Türkiye’de hüküm ifade etmesi iki yolla sağlanabilir;

  • Nüfus müdürlüğü veya dış temsilcilik nezdinde idari yoldan tanıma
  • Aile mahkemesinde açılacak tanıma veya tenfiz davası.

I. GENEL OLARAK TANIMA VE TENFİZİN FARKI

Tanıma, yabancı mahkeme kararının Türkiye’de kesin hüküm veya kesin delil etkisi doğurmasının sağlanmasıdır. Tanınan boşanma kararıyla evliliğin sona erdiği Türkiye’de de kabul edilir ve karar nüfus kütüğüne işlenir. Tanımanın etkisi, Türk mahkemesinin tanıma kararından değil, yabancı kararın kesinleştiği andan itibaren doğar (MÖHUK m. 59).

Tenfiz ise tanımayı da kapsayan ve yabancı kararın Türkiye’de icra edilebilir hale gelmesini sağlayan usuldür. Yabancı mahkeme kararları, verildiği ülkede kesinleşmiş olsa bile Türkiye’de ancak yetkili Türk mahkemesinin tenfiz kararıyla icra edilebilir (MÖHUK m. 50/1). Tenfiz edilen yabancı karar, Türk mahkemelerinden verilmiş bir ilam gibi icra olunur (MÖHUK m. 57/1).

Ayrım, yabancı kararın içeriğine göre yapılır. Karar yalnızca boşanmaya hükmediyorsa tanıma yeterlidir. Kararda nafaka, tazminat, yargılama gideri veya velayet gibi yerine getirilmesi gereken, yani icrai nitelikte hükümler varsa ve bu hükümlerin Türkiye’de icrası isteniyorsa tenfiz yoluna gidilmelidir. Tanıma ve tenfiz aynı davada birlikte de istenebilir. Örneğin boşanma hükmünün tanınması, nafaka hükmünün ise tenfizi talep edilebilir.

II. İDARİ YOLDAN TANIMA: NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜNE BAŞVURU

Yabancı boşanma kararlarının tanınması için her zaman dava açılması gerekmez. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 27/A maddesi ve 07.02.2018 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Yabancı Ülke Adlî veya İdarî Makamlarınca Verilen Kararların Nüfus Kütüğüne Tescili Hakkında Yönetmelik ile, belirli koşullarda boşanma kararının mahkemeye gidilmeden idari yoldan tanınması imkanı getirilmiştir.

1. Kapsam ve Şartlar

İdari tanıma; yabancı ülke adli veya idari makamlarının verdiği boşanma, evliliğin iptali, butlanı veya evliliğin mevcut olmadığının tespitine ilişkin kararlar için uygulanır. Başvurunun kabulü için şu koşulların bulunması gerekir:

  • Karar, verildiği devletin kanunlarına göre yetkili bir makam tarafından verilmiş ve usulen kesinleşmiş olmalıdır.
  • Karar Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamalıdır.
  • Taraflar bizzat veya özel yetkili vekilleri aracılığıyla birlikte başvurmalıdır. Başvurular ayrı ayrı yapılırsa, iki başvuru arasındaki süre doksan günü geçmemelidir. 7226 sayılı Kanunla yapılan değişiklik uyarınca, taraflardan biri ölmüş veya yabancıysa, Türk vatandaşı olan taraf tek başına başvurabilir.
  • Aynı karar hakkında Türkiye’de tanıma veya tenfiz davası açılmamış ya da açılmışsa reddedilmemiş olmalıdır.

2. Başvuru Yeri ve Belgeler

Yurt dışında yaşayanlar kararın verildiği ülkedeki Türk dış temsilciliğine, Türkiye’de yaşayanlar ise taraflardan birinin yerleşim yerindeki il nüfus müdürlüğüne başvurabilir. Başvuruya başvuru formu, kararın onaylı aslı ve Türkçe tercümesi, kararda kesinleşme şerhi yoksa kesinleşmeyi gösteren onaylı belge ile tarafların kimlik veya pasaport örnekleri eklenir. Vekil aracılığıyla başvurulacaksa fotoğraflı özel vekâletname gerekir. Belgelerde eksiklik varsa tamamlanması için doksan gün süre verilir.

3. İdari Tanımanın Sınırları

İdari tanıma yalnızca boşanmanın, yani kişi halindeki değişikliğin nüfus kütüğüne işlenmesini sağlar. Velayet, iştirak ve yoksulluk nafakası, tazminat, çocukla kişisel ilişki ve mal rejimine ilişkin fer’i hükümler idari yolla işlenmez. Bunlar için mahkemede tanıma veya tenfiz davası açılması zorunludur. Eşlerden biri başvuruya katılmıyorsa veya taraflar arasında çekişme varsa, idari yol işletilemez. Başvurunun reddi, mahkemeye başvurma hakkını ortadan kaldırmaz.

III. YABANCI ÜLKE KARARI MAHKEMEDE NASIL TANINIR VEYA TENFİZ EDİLİR?

İdari yolun kullanılamadığı veya fer’i hükümlerin de tanınması ya da tenfizi gerektiği durumlarda, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) m. 50 ile 59 hükümleri uyarınca dava açılır.

A. Tenfiz Şartları

MÖHUK m. 54 uyarınca tenfiz kararı verilebilmesi için şu şartların bulunması gerekir:

  • Karşılıklılık bulunmalıdır. Türkiye ile kararın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma, o devlette Türk mahkemelerinden verilen ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmü veya fiili bir uygulama bulunmalıdır.
  • Karar, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemiş olmalıdır. Ayrıca davalının itirazı üzerine, kararın dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilip verilmediği de incelenir.
  • Karar Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamalıdır.
  • Kararın verildiği ülke kanunlarına göre usulen davetiye tebliğ edilmemiş, o mahkemede temsil edilmemiş veya bu kanunlara aykırı biçimde gıyabında karar verilmiş kişinin, tenfize itiraz etmesi hâlinde, savunma hakkının ihlal edilmemiş olması gerekir.

Kararın verildiği ülke kanunlarına göre kesinleşmiş olması da ayrı bir şarttır (MÖHUK m. 50/1). Kesinleşme, karar üzerindeki şerhle veya ayrı bir resmi belgeyle ispat edilir.

B. Tanıma Şartları ve Karşılıklılık İstisnası

Tanıma için de MÖHUK m. 54’teki şartlar aranır ancak bu şartlardan karşılıklılık şartı tanımada aranmaz (MÖHUK m. 58/1). Bu nedenle Türkiye ile arasında karşılıklılık bulunmayan bir ülkeden alınan boşanma kararı da, diğer şartları taşıyorsa Türkiye’de tanınabilir. Uygulamada en çok yapılan hatalardan biri, karşılıklılık şartının tanıma davası bakımından da aranacağının düşünülmesidir. Yalnızca nafaka gibi icrai hükümlerin tenfizi isteniyorsa karşılıklılığın varlığı ayrıca incelenir.

C. Kamu Düzeni ve Savunma Hakkı Değerlendirmesi

Kamu düzenine aykırılık dar yorumlanır. Yabancı kararın Türk hukukundan farklı bir boşanma sebebine dayanması veya Türk hukukunda bilinmeyen bir usulle verilmiş olması tek başına kamu düzenine aykırılık oluşturmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 23.01.2025 tarihli, 2024/10660 E., 2025/696 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, kamu düzenine aykırılık ölçütü yalnızca bir kanun hükmüne aykırılık olarak değil, Türk hukukunun temel değerleri ile temel hak ve özgürlükler bakımından değerlendirilir. Tanıma veya tenfiz davasında yabancı kararın esası yeniden incelenemez; Türk hâkimi, yabancı mahkemenin vakıaları ve delilleri değerlendirmesini denetleyemez.

Savunma hakkı ise yalnızca davalının itirazı üzerine incelenir. Yabancı yargılamada davalıya usulüne uygun tebligat yapılmamış ve davalı yargılamaya hiç katılmamışsa, tanıma davasında bu hususa itiraz edilmesi davanın reddine yol açabilir. Bu nedenle yabancı mahkeme kararında davalının yargılamaya nasıl çağrıldığı ve katılıp katılmadığı, dava açılmadan önce incelenmelidir.

D. Hukuki Yarar

Tanıma davasının görülebilmesi için davacının hukuki yararının bulunması gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yukarıda anılan 2024/10660 E., 2025/696 K. sayılı kararında, tarafların daha önce bir Türk mahkemesinde de boşandığı ve bu kararın kesinleşerek nüfusa işlendiği bir olayda, yabancı boşanma kararının tanınmasında hukuki yarar kalmadığını ve davanın usulden reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Türk hukukuna göre devam eden bir evlilik bulunmuyorsa, yabancı boşanma kararının tanınması istenemez.

E. Dava Dilekçesi ve Gerekli Belgeler

Dava dilekçesinde tarafların ve varsa vekillerinin kimlik ve adres bilgileri, kararı veren yabancı mahkeme, kararın tarihi ve numarası ile hükmün özeti yer almalıdır; kısmi tanıma veya tenfiz isteniyorsa hangi kısmın istendiği belirtilmelidir (MÖHUK m. 52). Dilekçeye, yabancı kararın o ülke makamlarınca usulen onaylanmış aslı veya onaylı örneği ile kesinleştiğini gösteren onaylı belge ve bunların onaylı Türkçe tercümeleri eklenir (MÖHUK m. 53).

Kararın verildiği ülke, 1961 tarihli Lahey Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi’ne tarafsa, belgelere apostil şerhi alınması yeterlidir. Taraf değilse, belgelerin o ülkedeki Türk dış temsilciliği tarafından onaylanması gerekir. Tercümelerin yeminli tercüman tarafından yapılıp noterden onaylanması uygulamada aranmaktadır.

F. Yargılama Usulü

Dava dilekçesi duruşma günüyle birlikte karşı tarafa tebliğ edilir ve dava basit yargılama usulüne göre görülür (MÖHUK m. 55). Tanıma ve tenfiz davaları duruşmalı olarak görülür; dosya üzerinden karar verilemez. Karşı taraf yalnızca tanıma veya tenfiz şartlarının bulunmadığını, kararın kısmen veya tamamen yerine getirildiğini ya da yerine getirilmesine engel bir sebebin sonradan doğduğunu ileri sürerek itiraz edebilir.

Mahkeme kararın tamamen veya kısmen tanınmasına ya da tenfizine veya talebin reddine karar verir (MÖHUK m. 56). Tanıma veya tenfiz kararına karşı genel hükümler uyarınca kanun yoluna başvurulabilir ve kanun yolu başvurusu kararın yerine getirilmesini durdurur (MÖHUK m. 57/2). Karar kesinleştikten sonra nüfus müdürlüğüne bildirilir ve boşanma nüfus kütüğüne işlenir.

Adli tatil bakımından, tanıma ve tenfiz davaları HMK m. 103’te açıkça sayılan işler arasında yer almaz. Bununla birlikte, nafaka ve velayete ilişkin hükümlerin tenfizi talepleri HMK m. 103/1-b kapsamında değerlendirilebilir; diğer durumlarda da taraf, mahkemeden davanın ivedi görülmesine karar verilmesini isteyebilir.

G. Teminat

MÖHUK m. 48 uyarınca Türk mahkemesinde dava açan veya davaya katılan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama giderleri ile karşı tarafın zararını karşılamak üzere teminat göstermekle yükümlüdür. Teminatın miktarını mahkeme belirler. Mahkeme, karşılıklılık esasına göre davacıyı teminattan muaf tutabilir. Ayrıca Türkiye’nin taraf olduğu 1954 tarihli Lahey Hukuk Usulüne Dair Sözleşme ve ikili adli yardım anlaşmaları kapsamında, birçok ülke vatandaşı teminattan muaftır. Teminat yükümlülüğü yabancılık esasına bağlıdır. Türk vatandaşları, yurt dışında yaşasalar dahi teminat göstermek zorunda değildir.

IV. YETKİLİ VE GÖREVLİ MAHKEME

A. Görevli Mahkeme

MÖHUK m. 51 uyarınca tenfiz davalarında görevli mahkeme asliye mahkemesidir. Boşanma, velayet ve nafaka gibi aile hukukuna ilişkin yabancı kararların tanınması ve tenfizi davaları, 4787 sayılı Kanun uyarınca aile mahkemelerinde görülür. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi bakar.

B. Yetkili Mahkeme

MÖHUK m. 51 uyarınca yetkili mahkeme sırasıyla şöyle belirlenir:

  • Kendisine karşı tanıma veya tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesi,
  • Türkiye’de yerleşim yeri yoksa sakin olduğu yer mahkemesi,
  • Türkiye’de yerleşim yeri veya sakin olduğu yer de yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri.

Yerleşim yeri, adrese dayalı nüfus kayıt sisteminde kayıtlı adrese göre belirlenir. Nüfusa kayıtlı olunan yer ile yerleşim yeri aynı kavramlar değildir; davalının nüfus kütüğünün bulunduğu il, tek başına yetki belirlemez. Her iki tarafın da yurt dışında yaşadığı durumlarda dava, Ankara, İstanbul veya İzmir aile mahkemelerinden birinde açılabilir.

V. TANIMA KARARININ DİĞER HUKUKİ SONUÇLARA ETKİSİ

Yabancı boşanma kararının tanınması, mal rejiminin tasfiyesi ve diğer mali talepler bakımından da önem taşır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07.12.2021 tarihli, 2018/8-471 E., 2021/1586 K. sayılı kararında, yabancı mahkemenin boşanma kararına dayanan mal rejimi tasfiyesi alacak davalarında zamanaşımının, boşanma kararının Türk mahkemesince verilen tanıma veya tenfiz kararının kesinleşmesiyle başlayacağı kabul edilmiştir. Bu nedenle yurt dışında boşanan eşlerin, Türkiye’deki mallar bakımından mal paylaşımı davası açmadan önce boşanma kararını tanıtmaları gerekir.

Tanınmayan bir boşanma kararıyla Türkiye’de yeniden evlenme işlemi yapılamaz. Ayrıca tanıma yapılmadığı sürece, eşlerden birinin ölümü hâlinde diğer eş Türk nüfus kayıtlarına göre sağ kalan eş olarak görüneceğinden, mirasçılık belgesi ve miras paylaşımında da sorunlar ortaya çıkar.

VI. UYGULAMADA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

Yabancı karar kesinleşme şerhi taşımıyorsa, kesinleşme belgesi kararın verildiği ülkedeki mahkemeden ayrıca alınmalıdır. Kesinleşmemiş bir kararın tanınması mümkün değildir.

Taraflar anlaşıyorsa ve kararda yalnızca boşanma hükmü bulunuyorsa, idari tanıma yolu dava yoluna göre çok daha hızlı ve masrafsızdır. Ancak kararda velayet veya nafaka hükmü varsa ve bu hükümlerin Türkiye’de de etkili olması isteniyorsa, idari tanıma yeterli olmaz.

Yurt dışında yaşayan taraflar Türkiye’ye gelmeden davayı vekil aracılığıyla takip edebilir. Bunun için yurt dışındaki Türk dış temsilciliğinden veya apostilli bir yabancı noter vekâletnamesiyle, tanıma ve tenfiz davası açma yetkisini içeren bir vekâletname düzenlenmelidir.

VII. SONUÇ

Yabancı mahkemeden alınan boşanma kararı, Türkiye’de kendiliğinden hüküm doğurmaz. Taraflar anlaşıyorsa ve yalnızca boşanmanın nüfusa işlenmesi isteniyorsa idari tanıma yolu tercih edilebilir. Velayet, nafaka, tazminat veya mal rejimine ilişkin hükümler de söz konusuysa ya da eşlerden biri işbirliği yapmıyorsa, aile mahkemesinde tanıma veya tenfiz davası açılması gerekir. Tanımada karşılıklılık şartının aranmaması, tenfizde ise bu şartın ayrıca incelenmesi, davanın türünün doğru belirlenmesini önemli kılar. Belgelerin eksiksiz hazırlanması ve davalının yabancı yargılamaya usulüne uygun katılıp katılmadığının önceden incelenmesi, sürecin hızlı sonuçlanmasını sağlar.

Bu husustaki diğer makalelelerimize buradan ulaşabilirsiniz.

Yargıtay kararlarının tam metinlerine Yargıtay Karar Arama sisteminden esas ve karar numaralarıyla ulaşılabilir.

NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.

Dike Hukuk ile iletişime geçmek için: https://wa.me/905337608453

 

0 yorum var

Trackbacks & Pingbacks

  1. […] o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Aynı Kanun’un 58. maddesi ise tanımayı düzenlemekte; yabancı mahkeme ilamının kesin […]

Cevap Yaz

Tartışmaya katılmak mı istiyorsun?
Katkıda bulunmaktan çekinmeyin!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir