<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TEDBİR arşivleri - Dike Hukuk</title>
	<atom:link href="https://dikelaw.com.tr/etiket/tedbir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://dikelaw.com.tr/etiket/tedbir/</link>
	<description>Danışmanlık &#38; Arabuluculuk</description>
	<lastBuildDate>Fri, 06 Feb 2026 08:41:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://dikelaw.com.tr/wp-content/uploads/2023/11/cropped-dh5-32x32.png</url>
	<title>TEDBİR arşivleri - Dike Hukuk</title>
	<link>https://dikelaw.com.tr/etiket/tedbir/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>MENFİ TESPİT DAVASI NEDİR?</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/menfi-tespit-davasi-nedir/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/menfi-tespit-davasi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ceren EKİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Jan 2025 13:24:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İcra Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[alacaklı]]></category>
		<category><![CDATA[borç]]></category>
		<category><![CDATA[borçlu]]></category>
		<category><![CDATA[menfitespit]]></category>
		<category><![CDATA[TEDBİR]]></category>
		<category><![CDATA[teminat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=2311</guid>

					<description><![CDATA[<p>I-) MENFİ TESPİT DAVASI Menfi tespit davası, iddia edilen bir borç ilişkisine karşın kişinin borçlu olmadığını kanıtlaması için mahkeme huzurunda bu tespitin yapılması davasıdır. Menfi tespit, bir hak ve hukuki ilişkinin mevcut olmadığının ortaya konulması için açılan bir dava türüdür. Bu dava türü Hukuk Muhakemeleri Kanunu 106. maddesi ve İcra İflas Kanununun 76. maddesinde düzenlenmiştir. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/menfi-tespit-davasi-nedir/">MENFİ TESPİT DAVASI NEDİR?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">I-) MENFİ TESPİT DAVASI</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Menfi tespit davası, iddia edilen bir borç ilişkisine karşın kişinin borçlu olmadığını kanıtlaması için mahkeme huzurunda bu tespitin yapılması davasıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Menfi tespit, bir hak ve hukuki ilişkinin mevcut olmadığının ortaya konulması için açılan bir dava türüdür. Bu dava türü <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6100.pdf">Hukuk Muhakemeleri Kanunu</a> 106. maddesi ve <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/anasayfa/MevzuatFihristDetayIframe?MevzuatTur=1&amp;MevzuatNo=2004&amp;MevzuatTertip=3">İcra İflas Kanununun</a> 76. maddesinde düzenlenmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Borçlu icra takibi başlatılmadan veya başlatıldıktan sonra zamanaşımı süresine tabii olmaksızın bu dava yoluna başvurabilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İcra takibi başlatılmadan önce alacaklı tarafından borçluya  karşı senede ve belgeye dayalı olarak  alacak talebinde bulunması halinde borçlunun, borçlu olmadığını tespit ettirmesi ve borçtan bu dava yolu ile kurtulması mümkündür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak bu dava yoluna başvurulabilmesi için borcun gerçek dışı olması, borcun ileri sürüldüğü belgelerin sahte olması, borcun ödenmiş olmasına karşın alacaklı tarafından kötü niyetli olarak alacak talepte bulunulması gibi olguların var olması aranır. Örneğin kişinin imza atmadığı bir belgeye ilişkin alacak talebinde bulunan alacaklıya karşı, borçlu tarafından icra takibi başlatılmadan önce menfi tespit davası açabilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Borçlu, icra takibinden önce menfi tespit davası açması halinde alacaklının icra takibini durdurması için alacağın %15’i oranında teminat yatırarak açılacak olan icra takibin durdurulmasını sağlayabilir. İhtiyati tedbir talebi ve yatırılan teminat bedeli üzerine mahkemece açılacak olan takibin, menfi tespit davası sonuçlanana kadar durmasına karar verilebilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir diğer menfi tespit davası yolu ise icra takibi başlatıldıktan sonra  açılması halidir. Borçluya tebliğ edilen icra takibine yönelik olarak menfi tespit davası açılması mümkündür. Borca itiraz edildiğinde takip durmuş olduğundan menfi tespit davası açılamamaktadır. Ödeme borcuna itiraz edilmemesi halinde hukuki yarar bulunması ve üzerine menfi tespit davası açılması mümkündür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Menfi tespit davasının açılması ile icra takibi re’sen durdurulmaz ancak sayılı hallerde icra takibi durdurulabilir. Şöyle ki; icra takibine konu borç miktarının tamamının icra dosyasına depo edilmesi ve alacağın %15’i oranında teminat yatırılması halinde icra takibi durmaktadır. Dosya haciz ve satış aşamasında ise dosya borcu ve teminat yatırıldığı halde satış durdurulur ve hacizler kaldırılır. İhtiyati tedbir talebinin bulunmaması halinde açılan icra takibindeki işlemler devam etmekte olup satış ve haciz işlemleri de durdurulmamaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu dava açılmadan önce dikkat edilmesi gereken en önemli husus davayı açan tarafın davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu ispat edilmesidir. HMK 114/h maddesinde düzenlenen ve dava şartı olan hukuki yararın, davayı açan taraf adına bulunmaması üzerine mahkemece davanın usulden reddine karar verilmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">II-) <strong>YETKİLİ VE GÖREVLİ MAHKEME</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Menfi tespit davasında yetkili mahkeme, İcra İflas Kanunu madde 76 gereğince; takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi olabileceği gibi, dava davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Görevli mahkeme ise Asliye Hukuk Mahkemesidir. Ancak alacağın niteliğine göre görevli mahkeme değişkenlik göstermektedir. Dava açılmadan önce bu hususa dikkat edilmesi gerekmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">III-) <strong>AÇILAN DAVA SONUCUNDA</strong></h2>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>A-) DAVANIN KABULÜ </strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Kişi borçlu bulunmadığı bir parayı ödemekten kurtulmaktadır. Alacaklı haksız ve kötü niyetli olması halinde belirtilen borç miktarının %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilir. Ancak tazminata hükmedilmesi için alacaklının haksız ve kötü niyetli olma şartı aranmaktadır. Borçlu adına icra takibi başlatılmış ise icra takibi karar ile durur ve takibin iptaline karar verilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>B-) DAVANIN REDDİ</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Dava alacaklı lehine neticelenmiş olur ve ihtiyati tedbir kararı kaldırılır. Alacaklı tarafından icra takibi başlatılmış ise takip durdurulması kararı kaldırılır ve icra işlemleri kaldığı yerden devam eder. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar icra takibine konu alacağın %20’sinden aşağı olmayacak şekilde karar verilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">IV-) <strong>YÜKSEK MAHKEME KARARLARI</strong></h2>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/bolge-adliye-mahkemesi/gaziantep-bam11-hd-e-2024-1336-k-2024-1573-t-3-12-2024">Gaziantep BAM, 11. HD.  3.12.2024. tarihli   2024/1336 E. 2024/1573 K.</a> sayılı kararında;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8230;&#8230;. <em>Karar sayılı ilamı ile davaya konu edilen&#8230;.. tarihli çek nedeniyle davacının menfi tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur. Mahkemece davaya konu edilen kambiyo senedi vasfındaki çekin keşidecisinin &#8230;.. olduğu, hamiline yazılı olarak düzenlendiği, çekin arkasında &#8230;&#8217;ün cirosunun bulunduğu, davacıya ait herhangi bir cironun bulunmadığı, yine davaya konu edilen çekin dayanak yapılarak başlatılan&#8230;&#8230;. Esas sayılı takip dosyasında takip alacaklısının &#8230;, takip borçlusunun&#8230;.. olduğu, davacının müracaat borçlularından (keşideci, aval, ciranta) olmadığı, aleyhine başlatılan her hangi bir takibin bulunmadığı anlaşıldığından davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle 6102 sayılı TTK&#8217;nın 818/1-k maddesinin yollamasıyla aynı kanunun 724.maddesi dikkate alınarak ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar isabetli görülmüştür.</em></p>
</blockquote>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://legalbank.net/belge/y-17-hd-e-2008-92-k-2008-1756-t-07-04-2008-menfi-tespit-davasinda-hukuki-yarar/643790/%22menfi+tespit%22+%22hukuki+yarar%22">Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 07.04.2008 tarihli 2008/92 E. 2008/1756 K.</a> sayılı kararında;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Somut olayda davalının, davacıya gönderdiği 07.08.2006 tarihli yazısında, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca ineğin çarpması suretiyle hasarlanmasına sebebiyet verdiğini açıklayarak sigortalıya ödenen 8.382.00 YTL’nin ferileriyle birlikte, yazının tebliğinden itibaren 10 gün içinde ödenmesini, aksi takdirde aleyhe rücu davası açılacağını bildirmiş, davacı da 19.02.2007 tarihinde iş bu davayı açmıştır. Tespit davası açmak için taraflar arasında bir hukuki ilişkinin olması ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunması şarttır. Davacının açtığı menfi tespit davası, mahkemece, davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı düşüncesi ile reddedilmiştir. Oysa bir davanın korunmaya değer, güncel hukuksal yarar yokluğundan reddedilebilmesi için, borçluyu tehdit edebilecek durumların bulunmaması gerekir. Borçlunun ödemek zorunda olmadığı bir borç ile tehdit edilmesi durumunda hukuksal yararın varlığının kabulü gerekir. Davalı sigorta şirketi, varlığını iddia ettiği alacak nedeniyle eda davası açabileceği gibi, davacı borçlu da borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir. Bu durumda mahkemece, işin esası incelenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir……….. davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 07.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</em></p>
</blockquote>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/menfi-tespit-davasi-nedir/">MENFİ TESPİT DAVASI NEDİR?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/menfi-tespit-davasi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NAFAKANIN KALDIRILMASI DAVASI NEDİR ?</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/nafkanin-kaldirilmasi-davasi-nedir/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/nafkanin-kaldirilmasi-davasi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Can ERTÜRK]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Feb 2024 23:47:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile & Miras Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[BOŞANMA]]></category>
		<category><![CDATA[İŞTİRAK]]></category>
		<category><![CDATA[NAFAKA]]></category>
		<category><![CDATA[NAFAKA DAVASI]]></category>
		<category><![CDATA[NAFAKANIN AZALTILMASI]]></category>
		<category><![CDATA[NAFAKANIN KALDIRILMASI]]></category>
		<category><![CDATA[TEDBİR]]></category>
		<category><![CDATA[YOKSULLUK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=1388</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nafaka, nafaka yükümlüsü ve nafaka alacaklısının sosyal ve ekonomik durumuna  göre belirlenecek olan bir aylıktır. Nafaka yükümlüsü, mahkeme tarafından takdir edilen nafakaya karşı nafakanın kaldırılması adına  dava açma hakkına sahiptir. artırılması davası açabilecektir.</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/nafkanin-kaldirilmasi-davasi-nedir/">NAFAKANIN KALDIRILMASI DAVASI NEDİR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Nafaka, nafaka yükümlüsü ve nafaka alacaklısının sosyal ve ekonomik durumuna  göre belirlenecek olan bir aylıktır. Nafaka yükümlüsü, mahkeme tarafından takdir edilen nafakaya karşı nafakanın kaldırılması adına  dava açma hakkına sahiptir. Dava sonucunda eğer ilgili şartlar sağlanmışsa varsa hakim nafakanın kaldırılmasına karar verecektir.  Duruma göre hakim nafakanın azaltılmasına da karar verebilir. Yine bir başka durum olarak tarafların ekonomik durumlarında oluşan farklılıklara göre nafaka alacaklısı da nafakanın artırılması davası açabilecektir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">I-) <strong>NAFAKA TÜRLERİ </strong>NELERDİR ?</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Nafaka türleri kendi arasında kime ödendiğine veya hangi süre ile ödendiğine göre çeşitli gruplara ayrılabilir. Nafaka türlerini genel olarak 3 başlık altında sınıflandırabiliriz.</p>



<h3 class="wp-block-heading">A-) <strong>Yoksulluk Nafakası</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Boşanma sebebi ile, yoksulluğa düşecek olan eşin diğer eşten geçimini ve devam ettirdiği yaşantısının sürekliliğini sağlama amacıyla isteyebileceği nafaka türüdür. Yani boşanmada kusurlu eşin boşanma sebebi ile diğer eşe ödediği nafaka türüdür.</p>



<h3 class="wp-block-heading">B-) <strong>İştirak Nafakası</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">İştirak nafakası çocukların sahip olduğu nafakadır. Boşanma sonucunda velayetin verilmediği eşin, çocuğunun bakım ve eğitim giderleri için kendi gücü oranında çocuğuna vermiş olduğu nafaka çeşididir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">C-) <strong>Tedbir Nafakası</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Tedbir nafakası geçici bir önlem teşkil etmektedir, boşanma davası sırasında veya boşanma davası öncesinde istenebilen, özellikle eşlerin barınma, geçinme ve çocuklarının bakım ve giderlerini karşılamaları amacıyla bağlanan nafakadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aşağıda anlattığımız hususlar esasen Yoksulluk Nafakasının kaldırılması davasını şartlarını anlatan hususlardır. Tedbir nafakası özelliği sebebi ile geçici bir nafaka olduğu için hüküm ile beraber ya kendiliğinden kalkar ya da Yoksulluk Nafakasına dönüşür. İştirak nafakasının kaldırılması davasının şartları ise başka bir yazımızın konusu  olacaktır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">II<strong>-) NAFAKANIN KALDIRILMASI DAVASININ ŞARTLARI NELERDİR ?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Yoksulluk nafakası; boşanmanın eşlerle ilgili mali sonuçlarından biri olup, <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.4721.pdf">4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK)</a> 175. Maddesinde: “<em>Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.”</em> şeklinde düzenlenmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yoksulluk nafakası talep edebilmenin ilk şartı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşmüş olmaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"> Yargıtayın yerleşik içtihatlarında da kabul edilen görüşe göre yoksulluk nafakası alan eşin yoksulluk durumunun daha sonradan kalkması halinde yoksulluk nafakasının kaldırılması talepli davanın kabul edilmesi gerekir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yoksulluk nafakasının kaldırılması talepli davalarda aranan bir diğer husus ise nafaka borçlusunun maddi durumunun kötüye gitmesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Esasen nafakanın kaldırılması davası TMK’nin 176. Maddesinin 3. Fıkrasında düzenlenmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>“Madde 176- Maddî tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Manevî tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez. İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi  ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar;</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">alacaklı tarafın evlenme  olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em><a href="https://kazanci.com.tr/gunluk/3hd-2015-17419.htm">Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2015/17419 Esas, 2016/2787 Karar,  29.02.2016 Tarih</a></em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>TMK 176/3 maddesine göre; “irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Somut olayda; tarafların … Aile Mahkemesinin … tarihinde tarafların boşanmalarına ve davalı lehine 200 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiş ve karar 03.02.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Yargılama sırasında kolluk marifetiyle yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında davalının .. adlı şahıs ile yaşadığı ve geçimini …’nın sağladığı, davalının nüfus kayıt örneğinde .. adlı çocuğunun … tarafından tanındığı tespit edilmiştir. Öyle ise mahkemece; somut olayda, TMK.’nun 176/3 maddesinde ifadesini bulan “evlilik dışı birlikte yaşama” olgusunun gerçekleştiği gözetilip, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em> Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.”</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Burada görüleceği üzere kanun koyucu tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde nafakanın azaltılabileceğini hüküm altına almıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Alacaklı tarafın evlenme  olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır.  Yukarıda değindiğimiz şartlar var ise nafakanın tamamen kaldırılması  söz konusu olacaktır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">III-) <strong>YETKİLİ MAHKEME HANGİSİDİR ?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">IV-) <strong>GÖREVLİ MAHKEME HANGİSİDİR ?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Nafakanın kaldırılmasına ilişkin davalarda görevli mahkeme aile mahkemeleridir. Aile mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde, aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemeleri görevlidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></p>


<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity" /><p><a href="https://dikelaw.com.tr/nafkanin-kaldirilmasi-davasi-nedir/">NAFAKANIN KALDIRILMASI DAVASI NEDİR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/nafkanin-kaldirilmasi-davasi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
