<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>teminat arşivleri - Dike Hukuk</title>
	<atom:link href="https://dikelaw.com.tr/etiket/teminat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://dikelaw.com.tr/etiket/teminat/</link>
	<description>Danışmanlık &#38; Arabuluculuk</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Mar 2026 11:59:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://dikelaw.com.tr/wp-content/uploads/2023/11/cropped-dh5-32x32.png</url>
	<title>teminat arşivleri - Dike Hukuk</title>
	<link>https://dikelaw.com.tr/etiket/teminat/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İDARİ YARGIDA TEMİNAT</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/idari-yargida-teminat/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/idari-yargida-teminat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Esin Arı Bircan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2025 14:17:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İdare & Vergi Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Esin Arı Bircan]]></category>
		<category><![CDATA[İDARİ YARGIDA TEMİNAT]]></category>
		<category><![CDATA[kamu alacağının tahsili]]></category>
		<category><![CDATA[teminat]]></category>
		<category><![CDATA[VERGİ DAVALARINDA TEMİNAT]]></category>
		<category><![CDATA[vergi tahsil işleminin durdurulması]]></category>
		<category><![CDATA[vergi tahsilinin durdurulması]]></category>
		<category><![CDATA[YÜRÜTMENİN DURDURULMASI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=3601</guid>

					<description><![CDATA[<p>İDARİ YARGIDA TEMİNAT I. Teminat Kavramı İdari yargıda teminatı incelemeye geçmeden önce teminat kavramını ele almak yerinde olacaktır. Teminat, hukukta ‘bir borcun ödenmesi hususunda gösterilen güvence, sigorta işlemi, garanti’ olarak tanımlanmaktadır. Teminat bir borcun zamanında veya kararlaştırılan yerde ve uygun şartlarla, ödenmesini sağlayan, garanti eden, güven vermesini mümkün kılan bir uygulamadır. Vergi hukukunda teminat, kanunda [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/idari-yargida-teminat/">İDARİ YARGIDA TEMİNAT</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>İDARİ YARGIDA TEMİNAT</h1>
<h2>I. Teminat Kavramı</h2>
<p>İdari yargıda teminatı incelemeye geçmeden önce teminat kavramını ele almak yerinde olacaktır. Teminat, hukukta ‘<em>bir borcun ödenmesi hususunda gösterilen güvence, sigorta işlemi, garanti’</em> olarak tanımlanmaktadır. Teminat bir borcun zamanında veya kararlaştırılan yerde ve uygun şartlarla, ödenmesini sağlayan, garanti eden, güven vermesini mümkün kılan bir uygulamadır.</p>
<p>Vergi hukukunda teminat, kanunda sayılan teminat istenilmesini gerektirecek hallerin meydana gelmesi ile yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre alacağı karşılayacak miktarda ve kanunda gösterilen ekonomik değerlerin güvence unsuru olarak verilmesi anlamını taşımaktadır. Vergi icra hukukunda ise teminat, vergi alacaklısı devletin alacağını tahsil etme aşamasında ortaya çıkan risklere karşı vergi mükellefinden istenen bir karşılık, bir güvence olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6183&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=3">6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun</a>un 9 ila 12. Maddeleri arasında kamu alacağının tahsilinin tehlikeye düşmesini önlemek amacıyla teminat isteme hükümleri düzenlenmiştir. Buna göre vergi zıyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile kaçakçılık koşulu mevcut ise muhakkak teminat istenmesi zorunluluğu düzenlenmiştir.</p>
<p>Teminat istenirken borçluya tanınacak süre bakımından 6183 Sayılı Kanunda bir düzenleme bulunmamakla birlikte Kanunun 8. Maddesinde yapılan atıf uyarınca bu halde VUK 14. Maddesi dikkate alınarak borçluya en az 15 günlük süre verilmesi gerektiği gözetilmektedir.</p>
<p><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2577&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5">2577 Sayılı İYUK</a> m. 31’in atfı ile idari yargılamada teminat hususunda İYUK’ ta hüküm bulunmayan hallerde 6100 Sayılı Hukuku Muhakemeleri Kanuna(HMK) atıf yapılmıştır. HMK m.84&#8217;e göre:</p>
<p><strong><u>Teminat gösterilecek hâller MADDE 84</u></strong><u>&#8211;</u><u> (1) Aşağıdaki hâllerde davalı tarafın muhtemel yargılama giderlerini karşılayacak uygun bir teminat gösterilir: </u></p>
<p><u></u><u></u>a) Türkiye’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşının dava açması, davacı yanında davaya müdahil olarak katılması veya takip yapması.</p>
<p>b) Davacının daha önceden iflasına karar verilmiş, hakkında konkordato veya uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırma işlemlerinin başlatılmış bulunması; borç ödemeden aciz belgesinin varlığı gibi sebeplerle, ödeme güçlüğü içinde bulunduğunun belgelenmesi.</p>
<p>(2) Davanın görülmesi sırasında teminatı gerektiren durum ve koşulların ortaya çıkması hâlinde de mahkeme teminat gösterilmesine karar verir.</p>
<p>(3) Mecburi dava ve takip arkadaşlığında teminat gösterme yükümlülüğü, bu yükümlülüğün tüm davacılar bakımından mevcut olması hâlinde doğar.</p>
<p><strong><u>Teminat gerektirmeyen hâller MADDE 85-</u></strong>(1) Aşağıda sayılan hâllerde teminat istenemez:</p>
<p>a) Davacının adli yardımdan yararlanması.</p>
<p>b) Davacının, yurt içinde istenen teminatı karşılamaya yeterli taşınmaz malının veya ayni teminatla güvence altına alınmış bir alacağının bulunması.</p>
<p>c) Davanın, sırf küçüğün menfaatlerini korumaya yönelik olarak açılmış olması.</p>
<p>ç) İlama bağlı alacak için ilamlı icra takibi yapılmış olması.</p>
<p>HMK m.86&#8242; uyarınca;  yargılama giderlerini karşılayacak teminata, mahkemece kendiliğinden karar verilir. Hâkim, teminat kararı vermeden önce tarafları veya müdahale talebinde bulunan kişiyi dinleyebilir. Ayrıca HMK m. 87/2 uyarınca; teminatı gerektiren durum ve koşullarda değişiklik olması hâlinde, hâkim teminatın azaltılması, artırılması, değiştirilmesi ya da kaldırılmasına talep üzerine veya re&#8217;sen karar verebilir.</p>
<p>Hâkim tarafından belirlenen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava usulden reddedilir. Müdahale talebinde bulunan kişi, kesin süre içinde istenen teminatı vermezse, müdahale talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilir.</p>
<p>İdari yargıda teminat gösterilmesini gerektiren sebep ortadan kalktığı takdirde, ilgilinin talebi üzerine mahkeme, teminatın iadesine karar verir.</p>
<p>İdari yargıda teminat müessesesi yürütmenin durdurulması kararları noktasında önem arz etmektedir.</p>
<h2><span style="font-size: 24px;"><strong>II. İdari Yargılamada Teminatın Yürütmenin Durdurulması Kararlarına Etkisi</strong></span></h2>
<p>Yürütmenin durdurulması kararı; Anayasa m. 125 ve İYUK 27. Maddesinde düzenlenmiştir. İdari işlemin yürütülmesini (sonuç doğurmasının) açılan idari davasının sonuna kadar durduran ve dava konusu idari işlemin tüm hukuki sonuçlarını geçici olarak durduran, tedbir mahiyetinde bir ara karardır. Yürütmenin durdurulması kararı iptal davası ile birlikte talep edilir ve İYUK m. 27/1 uyarınca, Danıştay’da veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. Tek başına yürütmenin durdurulması talepli bir dava açılamaz.</p>
<p>İdari işlemlerdeki kanunilik karinesinin geçici olarak askıya alınması şeklinde de tanımlanabilecek olan yürütme durdurma kararları; idari işlemin iptal edilmesi anlamına gelmemekle birlikte yargılama boyunca işlemin hukuka uygun olduğuna ilişkin karinenin ve aynı zamanda işlemin uygulanmasının durdurulması anlamına geldiği ifade edilmektedir.</p>
<p>Uygulamada genel olarak akçeli işlerde teminat aranmakta, bunun yanında kamu görevlisi, emekli, öğrenci gibi dava taraflarından teminat alınmamaktadır. Ayrıca teminat bedelini kimi zaman idare mahkemeleri kararında belirtirken kimi zaman da bu işi idareye bırakmaktadır. Taraflar aralarında ihtilaf oluştuğu taktirde ise yürütmenin durdurulması kararını veren daire ya da mahkemece bu ihtilaf giderilmektedir.</p>
<h3><span style="font-size: 20px;"><strong> A. Yürütmenin Durdurulmasının Şartları</strong></span></h3>
<p>Yürütmenin durdurulmasının usule, esasa ve teminata ilişkin şartları mevcuttur.</p>
<h4><span style="font-size: 18px;"><strong>1.Usule İlişkin Şartlar</strong></span></h4>
<p>Usule ilişkin şartlar başlıca, açılmış bir davanın bulunması, davacının yürütmenin durdurulmasını istemesi, yürütmenin durdurulması kararı için belirlenen harcın yatırılmış olması, yürütmenin durdurulması istemli dosyanın öncelikle incelenmesi ve yürütmenin durdurulması kararının gerekçeli olmasıdır.</p>
<h4><span style="font-size: 18px;"><strong>2.Teminat Şartı</strong></span></h4>
<p>İYUK m. 27/6 uyarınca, yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığı verilir. Ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Söz konusu hususlar, idari yargılamadaki yürütmeyi durdurma rejimindeki genel kuralı teşkil eder. Taraflar arasında idari yar teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kişilerden teminat alınmaz.</p>
<h4><span style="font-size: 18px;"><strong>3.Esasa İlişkin Şartlar</strong></span></h4>
<p>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesince, idarî işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idarî işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebileceği düzenlenmiştir.</p>
<h2><span style="font-size: 20px;"><strong>III. Vergi Uyuşmazlıkları Özelinde Teminatın Etki Alanları</strong></span></h2>
<p>Vergi uyuşmazlıklarında, davanın açılması halinde mahkeme tarafından ek bir karar verilmesine gerek olmadan vergi tahsil işlemleri durur. Bunun üç istisnası vardır(İYUK m.27/8):</p>
<h3><strong>A. İhtirazi Kayıtla Verilen Beyannameler Üzerine Yapılan İşlemlere Karşı Dava Açılması</strong></h3>
<p>VUK m. 378/2 uyarınca yükümlüler beyan ettikleri matrah ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamazlar. Bu kural karşısında, yükümlü beyanıyla ilgili bazı noktalarda veya tümünde tereddütlü ise <a href="https://dikelaw.com.tr/idari-yargida-dava-acma-sureleri/">dava hakkı</a>nı saklı tutabilmek için beyannamesine buna ilişkin ihtirazi kayıt koyabilir. Bu metodla yükümlü bir yandan beyanname ibra etmemenin sonuçlarından korunmuş diğer yandan ise VUK’a aykırı hareket etmeden dava hakkını korumuş olmaktadır. Bu halde tarh edilen vergiye karşı dava açılması halinde tahsilat işlemi durmaz, Buna karşılık davacı yürütmenin durdurulmasını talep edebilmektedir. Mahkeme şartları gerçekleşmiş ise yürütmenin durmasına karar vermektedir.</p>
<h3><strong>B. Tahsilat İşleminden Doğan Davalar</strong></h3>
<p>6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun uyarınca yapılan tahsilat işlemlerine, özellikle ödeme emrine, ihtiyati haciz ihtiyati tahakkuk ve haciz işlemlerine karşı açılan davalarda, salt davanın açılması yürütmeyi durdurmaz. Açılan davada yürütmenin durması için talepte bulunulması ve yürütmenin durdurulması için gerekli şartların sağlanması ve teminat alınması gerekir(İYUK madde 27/4, 6)</p>
<p>Yürütmenin durdurulması kararları bu davalarda teminat karşılığı verilir, ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. (İYUK madde 27/6)</p>
<h3><strong>C. Dava Dosyanın İşlemden Kaldırılması</strong></h3>
<p>Herhangi bir sebeple posta harcı veya ücreti verilmeden İYUK m.6/4,5 uyarınca mahkemece verilen sürede eksiklik giderilmez ise dosya işlemden kaldırılır ve varsa yürütmenin durdurulması kararı hükümsüz hale gelir Bu aşamadan sonra tahsil süreci devam eder ve durdurulabilmesi için mahkemenin yürütmenin durdurulması kararı vermesi gerekir.</p>
<h2><span style="font-size: 20px;"><strong>IV. Kararların İstinafı ve Temyiz Edilmesi</strong></span></h2>
<p>İdari yargılama hukuku sonunda verilen karara karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurulması kural olarak nihai kararın yürütülmesini durdurmamaktadır. Bu kararların teminat karşılığında yürütülmesinin durdurulması mümkün olabilmektedir.</p>
<p><strong>İYUK madde 52 uyarınca: </strong>“1.Temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması, hakim, mahkeme veya Danıştay kararlarının yürütülmesini durdurmaz. Ancak, bu kararların <strong>teminat </strong>karşılığında yürütülmesinin durdurulmasına temyiz istemini incelemeye yetkili Danıştay dava dairesi, kurulu veya istinaf başvurusunu incelemeye yetkili bölge idare mahkemesince karar verilebilir.</p>
<ol start="2">
<li>İptal davalarında teminat istenmeyebilir.</li>
<li>İdareden ve adli yardımdan yararlananlardan teminat alınmaz.”</li>
</ol>
<p>Davanın reddine ilişkin kararların temyizi halinde, dava konusu işlem hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi kanunda öngörülen koşulun varlığına bağlıdır. Ayrıca kararın bozulması halinde yürütme kendiliğinden durmaktadır.</p>
<p><strong>Son Olarak:</strong></p>
<p>22.01.2022 tarihli Resmi Gazete’ de yayımlanan 7351 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin 4. fıkrasına eklenen hüküm ile vergi kanunları uyarınca iadesi talep edilen vergilere ilişkin olarak açılan davalarda, dava konusu edilen tutarın %50’si oranında teminat alınmadan yürütmenin durdurulması kararı verilememesi yönünde düzenlenme yapılmış idi. Bu kanun maddesinin, Anayasal ve hatta AİHS düzleminde korunan hukuk devleti ilkesi ile ölçülülük ilkeleri açısından tartışmalı olduğu; bu nedenle de mülkiyet hakkı ve adil yargılanma hakları açısından tereddütler oluşturduğuna yönelik görüşler artmış, nitekim AYM tarafından iptal kararı ile 27. Maddenin 4. Fıkrasından çıkarılmıştır.</p>
<p>Anayasa Mahkemesinin 01/06/2022 tarih, <strong>E: 2022/14, K: 2022/70</strong> sayılı kararı ile vergi iade talebine ilişkin davalarda teminat alınmadan yürütmenin durdurulması kararı verilemeyeceğini öngören kuralın iptaline karar verilmiştir. Böylece vergi iade talebine ilişkin idari yargıda teminat alınmaksızın da yürütmenin durdurulması kararı verilebilmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b><i>İdari Yargılamada Teminat konusunda sorularınız için iletişim formunu doldurarak veya telefonla bize ulaşabilirsiniz.</i></b></p>
<p><b><i>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır. </i></b><b><i>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</i></b><b> </b><a href="https://wa.me/905337608453"><b>https://wa.me/905337608453</b></a></p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/idari-yargida-teminat/">İDARİ YARGIDA TEMİNAT</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/idari-yargida-teminat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YANGIN SİGORTASI NEDİR ?</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/yangin-sigortasi/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/yangin-sigortasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cansu ERÇİN]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 May 2025 14:44:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sigorta Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Cansu ERÇİN]]></category>
		<category><![CDATA[ek sözleşme]]></category>
		<category><![CDATA[teminat]]></category>
		<category><![CDATA[yangın sigortası]]></category>
		<category><![CDATA[yangın sigortasına konu mallar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=2576</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yangın sigortası Türkiye’de zorunlu bir sigorta türü olmayıp örneğin konut kredisi için konut sigortası dışında bazı bankalar yangın sigortasını da yaptırmayı zorunlu kılmaktadır. İsteğe bağlı olarak da yapılsa zorunlu da kılınsa, yangın sigortası hakkında dikkat etmeniz gereken birçok husus mevcuttur. Yangın Sigortası Genel Şartları, Türkiye Sigorta Birliği tarafından yayımlanmıştır. Bu şartlar 01.01.1993 tarihinde yürürlüğe girmiştir. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/yangin-sigortasi/">YANGIN SİGORTASI NEDİR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yangın sigortası Türkiye’de zorunlu bir sigorta türü olmayıp örneğin konut kredisi için konut sigortası dışında bazı bankalar yangın sigortasını da yaptırmayı zorunlu kılmaktadır. İsteğe bağlı olarak da yapılsa zorunlu da kılınsa, yangın sigortası hakkında dikkat etmeniz gereken birçok husus mevcuttur. <a href="http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://www.tsb.org.tr/content/Legislations/Yang%C4%B1n_Sigortas%C4%B1_Genel_Sartlar%C4%B1.pdf">Yangın Sigortası Genel Şartları</a>, Türkiye Sigorta Birliği tarafından yayımlanmıştır. Bu şartlar 01.01.1993 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yangın sigortasının kapsamı, tanımı, hak ve yükümlülükleri, hasar tespit süreci ve bundan doğan tazminatların açıklamaları yer almaktadır.</p>
<h2><strong>I-) Yangın Sigortasının Kapsamı</strong></h2>
<p>Yangın Sigortası Genel Şartlarına göre ; yangın sigortası ile yangın, yıldırım ve infilak (patlama) durumunun sigorta ile teminat altına alınabilmesidir. Buna göre sadece yangın ile oluşan zararlardan ziyade; duman, buhar ve hararet sebebiyle görülen maddi zararın da sigorta kapsamında olduğu belirtilmiştir. Buradaki amaç yukarıda belirtilen teminatlar kapsamındaki hallerin gerçekleşmesinde zarar gören kişinin maddi olarak korunarak zararını en aza indirmektir.</p>
<h3>Yangın Sigortasına Konu Olan Mallar</h3>
<p>Yangın sigortalarında, sigorta sözleşmesinin konusunu her türlü taşınır ve taşınmaz mallar oluşturabilir.</p>
<ol>
<li><strong>Taşınmaz mallara ;</strong> ev, işyeri, okul, hastane, ofis vb. gibi yangın riski olabilecek yerler örnek verilebilir. Ancak dikkat edilmesi gereken husus, bir taşınmazın yangına karşı sigorta edilmesi halinde (sözleşmede aksine hüküm kurulmadıysa) taşınmazı tamamlayan şeyler ile istinat duvarı, temeller, garaj, yürüyen merdivenler, asansör gibi taşınmazı tamamlayan yapıların da sigorta bedeli kapsamında olduğudur. Taşınmaz dışında bulunan bahçe, bahçede bulunan heykeller, teras, havuz gibi yapılar ise ancak sigorta poliçesinde belirtilmesi durumunda sigortaya dahildir.</li>
<li><strong>Taşınır mallarda ise;</strong> araba, motor, ev eşyaları, tekne, gemi, depo veyahut dükkan içinde bulunan malları örnek gösterebiliriz. Taşınır malların yangın sigortasındaki dikkat edilmesi gereken husus ise ; sigortalanan şeylerin hepsi için tek bir sigorta bedeli ödenecekse poliçede belirtilmese dahi ikame veya yeni satın alım dolayısıyla sonradan girmiş bulunsa da sigorta kapsamı içindedir. Örneğin bir geminin sigortalanması sonrası eklentilerinde değişiklik ya da ekleme olsa dahi sigorta kapsamında olacaktır.</li>
</ol>
<p>Son olarak, aksine sözleşme bulunmaması halinde sigorta ettirene ve kendisiyle birlikte oturan aile bireyleri, birlikte yaşadığı kişiler ve çalışanlarına ait şeyler de sigorta kapsamı içinde olacaktır. Dikkat edilmesi gereken bir husus da,  yangının sigorta ettirilen eşyada çıkmasının bir önemi yoktur. Sigorta ettirilen eşya dışında çıkan bir yangın sebebiyle sigorta ettirilen mal zarar görmüş ise sigorta kapsamında sayılmaktadır.</p>
<h2>II-) Yangın Sigortasında Ek Sözleşme İle Teminat Altına Alınabilen Riskler</h2>
<p>Yangın sigortasında ek sözleşme ile yangın dışı zararlar da teminat kapsamına alınabilmektedir. Bunlar :</p>
<ul>
<li>Grev, kargaşalık , halk hareketleri, terör</li>
<li>Deprem ve yanardağ püskürmesi,</li>
<li>Sel ve su baskını, yer kayması, fırtına,</li>
<li>Uçak ve araç çarpması,</li>
<li>Kötü niyetli hareketler (kundaklama), enkaz kaldırma masrafları…</li>
</ul>
<h2>III-) Yangın Sigortasında Teminat Dışında Kalan Haller</h2>
<p>Bazı durumlar sigorta kapsamı dışında kalmaktadır ve sigorta şirketleri tarafından yangın ödemesi yapılmamaktadır. Buna örnek olarak şunlar sayılabilir:</p>
<ul>
<li>Sigorta yaptıran yangının çıkmasına kasten sebep olmuşsa veyahut yangın çıkmasına yardım etmiş ise,</li>
<li>Sigorta yaptıran yangında hasarın artmasına neden olması ve bunun ispatı,</li>
<li>Sigortalı alet veya makinenin basınca bağlı olarak oluşan deformasyonu,</li>
<li>Sigorta ettirilen elektrikli aletlerde kendi aksamlarından kaynaklı sorunlar,</li>
<li>Devlet tarafından sigortalı şeyler üzerinde yapılacak tasarruflar sebebiyle oluşan bütün zararlar,</li>
<li>Herhangi bir nükleer yakıtın sebep olduğu yangınlar,</li>
<li>Sigorta ettirilen elektrikli aletin yangın çıkarmaksızın; çalıştığı esnada cereyan sebebi ile kısa devre, voltaj iniş ve çıkışları nedeniyle uğradığı zararlar,</li>
<li>Yangın sigortasına ek olarak sözleşme ile yangın dışı teminat altına alınmayan hallerin hepsi…</li>
</ul>
<p><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>
<p><strong style="font-style: inherit;"><em><a href="https://dikelaw.com.tr/">Dike Hukuk</a> ile iletişime geçmek için:</em></strong><em><a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></em></p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/yangin-sigortasi/">YANGIN SİGORTASI NEDİR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/yangin-sigortasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MENFİ TESPİT DAVASI NEDİR?</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/menfi-tespit-davasi-nedir/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/menfi-tespit-davasi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ceren EKİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Jan 2025 13:24:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İcra Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[alacaklı]]></category>
		<category><![CDATA[borç]]></category>
		<category><![CDATA[borçlu]]></category>
		<category><![CDATA[menfitespit]]></category>
		<category><![CDATA[TEDBİR]]></category>
		<category><![CDATA[teminat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=2311</guid>

					<description><![CDATA[<p>I-) MENFİ TESPİT DAVASI Menfi tespit davası, iddia edilen bir borç ilişkisine karşın kişinin borçlu olmadığını kanıtlaması için mahkeme huzurunda bu tespitin yapılması davasıdır. Menfi tespit, bir hak ve hukuki ilişkinin mevcut olmadığının ortaya konulması için açılan bir dava türüdür. Bu dava türü Hukuk Muhakemeleri Kanunu 106. maddesi ve İcra İflas Kanununun 76. maddesinde düzenlenmiştir. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/menfi-tespit-davasi-nedir/">MENFİ TESPİT DAVASI NEDİR?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">I-) MENFİ TESPİT DAVASI</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Menfi tespit davası, iddia edilen bir borç ilişkisine karşın kişinin borçlu olmadığını kanıtlaması için mahkeme huzurunda bu tespitin yapılması davasıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Menfi tespit, bir hak ve hukuki ilişkinin mevcut olmadığının ortaya konulması için açılan bir dava türüdür. Bu dava türü <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6100.pdf">Hukuk Muhakemeleri Kanunu</a> 106. maddesi ve <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/anasayfa/MevzuatFihristDetayIframe?MevzuatTur=1&amp;MevzuatNo=2004&amp;MevzuatTertip=3">İcra İflas Kanununun</a> 76. maddesinde düzenlenmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Borçlu icra takibi başlatılmadan veya başlatıldıktan sonra zamanaşımı süresine tabii olmaksızın bu dava yoluna başvurabilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İcra takibi başlatılmadan önce alacaklı tarafından borçluya  karşı senede ve belgeye dayalı olarak  alacak talebinde bulunması halinde borçlunun, borçlu olmadığını tespit ettirmesi ve borçtan bu dava yolu ile kurtulması mümkündür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak bu dava yoluna başvurulabilmesi için borcun gerçek dışı olması, borcun ileri sürüldüğü belgelerin sahte olması, borcun ödenmiş olmasına karşın alacaklı tarafından kötü niyetli olarak alacak talepte bulunulması gibi olguların var olması aranır. Örneğin kişinin imza atmadığı bir belgeye ilişkin alacak talebinde bulunan alacaklıya karşı, borçlu tarafından icra takibi başlatılmadan önce menfi tespit davası açabilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Borçlu, icra takibinden önce menfi tespit davası açması halinde alacaklının icra takibini durdurması için alacağın %15’i oranında teminat yatırarak açılacak olan icra takibin durdurulmasını sağlayabilir. İhtiyati tedbir talebi ve yatırılan teminat bedeli üzerine mahkemece açılacak olan takibin, menfi tespit davası sonuçlanana kadar durmasına karar verilebilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir diğer menfi tespit davası yolu ise icra takibi başlatıldıktan sonra  açılması halidir. Borçluya tebliğ edilen icra takibine yönelik olarak menfi tespit davası açılması mümkündür. Borca itiraz edildiğinde takip durmuş olduğundan menfi tespit davası açılamamaktadır. Ödeme borcuna itiraz edilmemesi halinde hukuki yarar bulunması ve üzerine menfi tespit davası açılması mümkündür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Menfi tespit davasının açılması ile icra takibi re’sen durdurulmaz ancak sayılı hallerde icra takibi durdurulabilir. Şöyle ki; icra takibine konu borç miktarının tamamının icra dosyasına depo edilmesi ve alacağın %15’i oranında teminat yatırılması halinde icra takibi durmaktadır. Dosya haciz ve satış aşamasında ise dosya borcu ve teminat yatırıldığı halde satış durdurulur ve hacizler kaldırılır. İhtiyati tedbir talebinin bulunmaması halinde açılan icra takibindeki işlemler devam etmekte olup satış ve haciz işlemleri de durdurulmamaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu dava açılmadan önce dikkat edilmesi gereken en önemli husus davayı açan tarafın davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu ispat edilmesidir. HMK 114/h maddesinde düzenlenen ve dava şartı olan hukuki yararın, davayı açan taraf adına bulunmaması üzerine mahkemece davanın usulden reddine karar verilmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">II-) <strong>YETKİLİ VE GÖREVLİ MAHKEME</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Menfi tespit davasında yetkili mahkeme, İcra İflas Kanunu madde 76 gereğince; takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi olabileceği gibi, dava davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Görevli mahkeme ise Asliye Hukuk Mahkemesidir. Ancak alacağın niteliğine göre görevli mahkeme değişkenlik göstermektedir. Dava açılmadan önce bu hususa dikkat edilmesi gerekmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">III-) <strong>AÇILAN DAVA SONUCUNDA</strong></h2>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>A-) DAVANIN KABULÜ </strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Kişi borçlu bulunmadığı bir parayı ödemekten kurtulmaktadır. Alacaklı haksız ve kötü niyetli olması halinde belirtilen borç miktarının %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilir. Ancak tazminata hükmedilmesi için alacaklının haksız ve kötü niyetli olma şartı aranmaktadır. Borçlu adına icra takibi başlatılmış ise icra takibi karar ile durur ve takibin iptaline karar verilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>B-) DAVANIN REDDİ</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Dava alacaklı lehine neticelenmiş olur ve ihtiyati tedbir kararı kaldırılır. Alacaklı tarafından icra takibi başlatılmış ise takip durdurulması kararı kaldırılır ve icra işlemleri kaldığı yerden devam eder. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar icra takibine konu alacağın %20’sinden aşağı olmayacak şekilde karar verilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">IV-) <strong>YÜKSEK MAHKEME KARARLARI</strong></h2>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/bolge-adliye-mahkemesi/gaziantep-bam11-hd-e-2024-1336-k-2024-1573-t-3-12-2024">Gaziantep BAM, 11. HD.  3.12.2024. tarihli   2024/1336 E. 2024/1573 K.</a> sayılı kararında;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8230;&#8230;. <em>Karar sayılı ilamı ile davaya konu edilen&#8230;.. tarihli çek nedeniyle davacının menfi tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur. Mahkemece davaya konu edilen kambiyo senedi vasfındaki çekin keşidecisinin &#8230;.. olduğu, hamiline yazılı olarak düzenlendiği, çekin arkasında &#8230;&#8217;ün cirosunun bulunduğu, davacıya ait herhangi bir cironun bulunmadığı, yine davaya konu edilen çekin dayanak yapılarak başlatılan&#8230;&#8230;. Esas sayılı takip dosyasında takip alacaklısının &#8230;, takip borçlusunun&#8230;.. olduğu, davacının müracaat borçlularından (keşideci, aval, ciranta) olmadığı, aleyhine başlatılan her hangi bir takibin bulunmadığı anlaşıldığından davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle 6102 sayılı TTK&#8217;nın 818/1-k maddesinin yollamasıyla aynı kanunun 724.maddesi dikkate alınarak ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar isabetli görülmüştür.</em></p>
</blockquote>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://legalbank.net/belge/y-17-hd-e-2008-92-k-2008-1756-t-07-04-2008-menfi-tespit-davasinda-hukuki-yarar/643790/%22menfi+tespit%22+%22hukuki+yarar%22">Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 07.04.2008 tarihli 2008/92 E. 2008/1756 K.</a> sayılı kararında;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Somut olayda davalının, davacıya gönderdiği 07.08.2006 tarihli yazısında, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca ineğin çarpması suretiyle hasarlanmasına sebebiyet verdiğini açıklayarak sigortalıya ödenen 8.382.00 YTL’nin ferileriyle birlikte, yazının tebliğinden itibaren 10 gün içinde ödenmesini, aksi takdirde aleyhe rücu davası açılacağını bildirmiş, davacı da 19.02.2007 tarihinde iş bu davayı açmıştır. Tespit davası açmak için taraflar arasında bir hukuki ilişkinin olması ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunması şarttır. Davacının açtığı menfi tespit davası, mahkemece, davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı düşüncesi ile reddedilmiştir. Oysa bir davanın korunmaya değer, güncel hukuksal yarar yokluğundan reddedilebilmesi için, borçluyu tehdit edebilecek durumların bulunmaması gerekir. Borçlunun ödemek zorunda olmadığı bir borç ile tehdit edilmesi durumunda hukuksal yararın varlığının kabulü gerekir. Davalı sigorta şirketi, varlığını iddia ettiği alacak nedeniyle eda davası açabileceği gibi, davacı borçlu da borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir. Bu durumda mahkemece, işin esası incelenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir……….. davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 07.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</em></p>
</blockquote>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/menfi-tespit-davasi-nedir/">MENFİ TESPİT DAVASI NEDİR?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/menfi-tespit-davasi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
