RÜCU DAVALARINDA GERÇEK ZARAR TAVANININ HESAPLANMASI
İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle sigortalıya ya da hak sahiplerine gelir bağlayan Sosyal Güvenlik Kurumu, kazaya kusuruyla sebep olan işverene ve üçüncü kişilere rücu eder. Rücu alacağının tutarı, kanunun açık hükmüyle sigortalının kendisinin talep edebileceği miktarla sınırlıdır. Bu sınır, rücu davasını bir “Kurum alacağının tahsili” davası olmaktan çıkarıp, içinde tam bir tazminat hesabı barındıran bir davaya dönüştürür.
Uygulamada iş mahkemeleri bu hesabı hesap bilirkişisine bırakır. Bilirkişinin görevi iki ayrı hesabı yapmak ve karşılaştırmaktır: Kurumun zararını oluşturan ilk peşin sermaye değerinin denetimi ve sigortalının gerçek zararının bağımsız olarak hesaplanması. Yargıtay, gerçek zarar hesabı yapılmadan veya bu iki tutar karşılaştırılmadan kurulan hükümleri istikrarlı biçimde bozmaktadır.
Çalışma, işverene karşı 5510 sayılı Kanun m. 21/1 uyarınca açılan rücu davalarını esas almakta; üçüncü kişilere karşı m. 21/4 uyarınca açılan davalara yalnızca hesabı farklılaştırdığı ölçüde değinmektedir. Ölüm hâlindeki destekten yoksun kalma hesabı, yöntem bakımından aynı ilkelere tabi olduğundan ayrıca örneklenmemiştir.
I. Hukuki Çerçeve
1. Kanuni dayanak
5510 sayılı Kanun m. 21/1’e göre iş kazası ve meslek hastalığı işverenin kastı veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere” işverene ödettirilir. Hüküm üç unsur içerir: Kurumun zararı (ödemeler ve ilk peşin sermaye değeri), sorumluluğun kusura bağlanması ve sigortalının talep hakkıyla çizilen üst sınır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, maddenin açık hükmü karşısında ilk peşin sermaye değerli gelirin Kurum yararına tazmini mümkün kısmının belirlenebilmesi için gerçek zarar tavan hesabı yapılmasını zorunlu saymaktadır (10. HD, E. 2014/21066, K. 2015/22727, T. 21.12.2015).
2. İç tavan ve dış tavan
Rücu alacağı iki tutarın karşılaştırılmasıyla bulunur:
- İç tavan (Kurum zararı): Kurumun fiilen yaptığı ödemeler (tedavi giderleri, geçici iş göremezlik ödeneği vb.) ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin toplamı.
- Dış tavan (gerçek zarar): Sigortalının veya hak sahiplerinin tazminat hukukunun genel ilkelerine göre hesaplanan maddi zararı. Sürekli iş göremezlikte bedensel zarar, ölümde destekten yoksun kalma zararı esas alınır (TBK m. 54-55).
Daire, gelirlerin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerleri ile yöntemince hesaplanacak gerçek zararın karşılaştırılmasını ve düşük olan tutarın kusur karşılığının hükme esas alınmasını aramaktadır.
3. “İlk” peşin sermaye değeri ve gelir artışları
Rücunun konusu, gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeridir. Sonradan katsayı veya kanun değişikliğiyle gelirde meydana gelen artışlar, ilk peşin sermaye değerinden ayrı bir olgu olarak değerlendirilmektedir (10. HD, E. 2008/7673, K. 2010/16409, T. 27.10.2010). Bilirkişi, Kurumun sunduğu cetvelde artış farklarının ilk peşin sermaye değerine eklenip eklenmediğini ayrıca denetlemelidir.
Daire ayrıca 5510 m. 54 uyarınca gelir ve aylık birleştiğinde indirilmiş gelirin esas alınacağı da vurgulanmıştır: Hak sahibine ayrıca aylık bağlanmışsa, ilk peşin sermaye değeri indirilmiş gelir üzerinden hesaplanmalıdır (10. HD, K. 2015/22727).
4. Halefiyet ve önceki tazminat davası
Kurumun rücu hakkı halefiyet niteliği taşıdığından, sigortalının işverene karşı açtığı ve kesinleşen tazminat davasında belirlenen gerçek zarar tavanı Kurum bakımından da bağlayıcıdır (10. HD, E. 2003/2137, K. 2003/3055, T. 01.04.2003). Bu durumda bilirkişi tavanı yeniden hesaplamaz; kesinleşmiş hükümdeki tavandan, önceki davalarda hüküm altına alınan ve işverence harici olarak ödenen tutarları düşerek Kurumun isteyebileceği bakiyeyi belirler.
5. Üçüncü kişilere rücu (m. 21/4)
Kusurlu üçüncü kişilere rücuda Kurum, yaptığı ödemeler ile ilk peşin sermaye değerinin yarısının toplamını kusurları oranında isteyebilir (Ankara Üniversitesi açık ders notu). Bu kural iç tavanı değiştirir; dış tavan karşılaştırması ise aynen uygulanır. Beşinci bölümde bu farkın sayısal etkisi gösterilmiştir.
II. Gerçek Zarar Hesabının Unsurları
Gerçek zarar, sigortalının kaza tarihindeki bakiye ömrüne göre aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançların, iş göremezlik oranıyla çarpılmış toplamıdır. Yargıtay, net gelir, bakiye ömür, iş görebilirlik çağı, iş göremezlik ve kusur oranları gibi tüm verilerin kuşkuya yer vermeyecek biçimde önce saptanmasını istemektedir (10. HD, K. 2015/22727).
1. Tazminata esas ücret
Esas alınacak ücret, sigortalının kaza tarihindeki giydirilmiş net ücretidir. Bu ücret kaza tarihindeki net asgari ücrete oranlanır; bulunan katsayı aktif dönem boyunca bilinen asgari ücretlere uygulanır (alomaliye.com’da yayımlanan 10. HD kararı). SGK’ya bildirilen prime esas kazanç değil gerçek ücret esastır. Gerçek ücret emsal ücret araştırmasıyla belirlenir ve işverence sağlanan yemek, servis gibi ayni yardımlar ücrete eklenir (10. HD, E. 2020/6894, K. 2020/5738; 2026 tarihli yemek-servis kararı).
2. Bakiye ömür: TRH-2010
Bakiye ömür, PMF-1931 yerine TRH-2010 Türkiye Hayat Tablosu ile belirlenir. Daire bu tercihi, SGK’nın 2012/32 sayılı Genelgesi ile ilk peşin sermaye değerlerinde aynı tabloya geçmesine ve ülkeye özgü güncel veri kullanma gereğine dayandırmaktadır (10. HD, E. 2020/2432, K. 2021/5856, T. 26.4.2021). Tablo cinsiyete göre ayrıdır; örneğin 35 yaşındaki erkek için bakiye ömür 39,67 yıldır (SBM, TRH-2010 tabloları).
3. Dönemler
- Bilinen dönem (kazadan rapor tarihine kadar): Gerçekleşmiş asgari ücretler üzerinden, artırım ve iskonto yapılmadan hesaplanır.
- Bilinmeyen aktif dönem (rapor tarihinden 60 yaşa kadar): Bilinen son ücret esas alınarak yıllık artırım ve iskonto uygulanır.
- Pasif dönem (60 yaştan bakiye ömür sonuna kadar): Net asgari ücret esas alınır. Kararlarda geçen “asgari geçim indirimi dışlanmış asgari ücret” ifadesi, AGİ uygulaması 2022’de sona erdiğinden bugün doğrudan net asgari ücrete karşılık gelir.
Her dönem yıl yıl ayrı hesaplanır; ortalama yöntemine başvurulmaz.
4. Artırım ve iskonto oranı
Daire, önceki %10 artırım ve %10 iskonto uygulamasını bırakarak, enflasyonu dışlayan reel faiz yaklaşımı ve SGK’nın peşin sermaye değeri hesabına paralellik gerekçesiyle %5 oranını benimsemiştir (10. HD, K. 2015/22727).
Bu yöntemin hesap bakımından önemli bir sonucu vardır: Artırım ve iskonto oranları eşit olduğunda (1,05/1,05)ⁿ = 1 olur. Bilinmeyen dönemdeki her yılın bugünkü değeri, bilinen son yıllık kazanca eşit çıkar. Dolayısıyla dış tavan fiilen iskontosuz bir toplamdır. Buna karşılık ilk peşin sermaye değeri, gelecekteki gelirlerin %5 teknik faizle bugüne indirgenmiş değeridir. Bu asimetri, beşinci bölümde görüleceği gibi, karşılaştırmanın çoğu dosyada iç tavan lehine sonuçlanmasının başlıca nedenidir.
5. Kusur ve iş göremezlik oranı
İş göremezlik oranı Kurumca veya Adli Tıp tarafından belirlenen sürekli iş göremezlik derecesidir. Geçici iş göremezlik süresinde kayıp %100 kabul edilir. Kusur oranı ayrı bir kusur bilirkişisi raporuyla belirlenir ve hesap bilirkişisi bu oranı veri olarak alır. Sigortalının kendi kusuru, işverenin sorumlu olduğu oranı azaltır.
III. Uygulamalı Hesap Örneği
Örnek dosyada Kurumun işverenden isteyebileceği tutar 1.387.486,23 TL çıkmaktadır. Bu sonuçta belirleyici olan iç tavandır: Kurum zararı 1,73 milyon TL, sigortalının gerçek zararı ise 7,28 milyon TL’dir. Aşağıda her adım ayrı gösterilmiştir. Dosya varsayımsaldır; asgari ücret tutarları ve TRH-2010 değerleri gerçek verilerdir.
1. Dosya verileri
|
Veri |
Değer |
|---|---|
|
Sigortalı |
Erkek, doğum 01.07.1990 |
|
Kaza tarihi / yaş |
01.07.2025 / 35 |
|
Hesap (rapor) tarihi |
30.09.2026 |
|
Giydirilmiş net ücret (kaza tarihi) |
33.157,01 TL/ay |
|
Net asgari ücret 2025 / 2026 |
22.104,67 TL / 28.075,50 TL |
|
SGK’ya bildirilen kazanç (brüt asgari ücret 2025) |
26.005,50 TL/ay |
|
Geçici iş göremezlik |
01.07.2025–31.12.2025 (184 gün, ayakta) |
|
Sürekli iş göremezlik oranı |
%40 |
|
Kusur |
İşveren %80, sigortalı %20 |
|
Tedavi giderleri (Kurumca ödenen) |
150.000,00 TL |
|
Bakiye ömür (TRH-2010 Erkek, 35 yaş) |
39,67 yıl |
Dosyada işverenin SGK’ya asgari ücret bildirdiği, oysa sigortalının asgari ücretin 1,5 katı ücret aldığı kabul edilmiştir. Bu durum uygulamada sık görülür ve iki tavan arasındaki farkı büyütür.
2. Dış tavan: gerçek zarar
Adım 1 – Ücret katsayısı. 33.157,01 / 22.104,67 = 1,50. 2026 yılı için aylık ücret: 28.075,50 × 1,50 = 42.113,25 TL.
Adım 2 – Dönemlerin sınırları. 60 yaş 01.07.2050’de dolar. Bakiye ömür sonu 74,67 yaş, yani yaklaşık 02.03.2065’tir. Bilinmeyen aktif dönem 23,75 yıl, pasif dönem 39,67 − 25 = 14,67 yıldır.
Adım 3 – Dönem hesapları.
|
Dönem |
Süre |
Aylık / yıllık esas |
Oran |
Zarar (TL) |
|---|---|---|---|---|
|
Bilinen – geçici iş göremezlik (01.07–31.12.2025) |
6 ay |
33.157,01 /ay |
%100 |
198.942,03 |
|
Bilinen – sürekli iş göremezlik (01.01–30.09.2026) |
9 ay |
42.113,25 /ay |
%40 |
151.607,70 |
|
Bilinmeyen aktif (01.10.2026–01.07.2050) |
23,75 yıl |
505.359,00 /yıl |
%40 |
4.800.910,50 |
|
Pasif (01.07.2050–02.03.2065) |
14,67 yıl |
336.906,00 /yıl |
%40 |
1.976.964,41 |
|
Kazanç kaybı toplamı |
|
|
|
7.128.424,64 |
|
Tedavi giderleri |
|
|
|
150.000,00 |
|
Gerçek zarar (GZ) |
|
|
|
7.278.424,64 |
Bilinmeyen dönemde %5 artırım ve %5 iskonto birbirini götürdüğünden her yılın değeri bilinen son yıllık kazanca eşittir: 42.113,25 × 12 × 0,40 = 202.143,60 TL. Pasif dönemde esas, 2026 net asgari ücretidir: 28.075,50 × 12 × 0,40 = 134.762,40 TL.
3. İç tavan: Kurum zararı
Geçici iş göremezlik ödeneği. Günlük kazanç 26.005,50 / 30 = 866,85 TL. Ayakta tedavide ödenek günlük kazancın üçte ikisidir: 577,90 TL × 184 gün = 106.333,60 TL.
Sürekli iş göremezlik geliri. Tam gelir aylık kazancın %70’idir; kısmi gelir bunun iş göremezlik oranıyla çarpımıdır (5510 m. 19): 26.005,50 × 0,70 × 0,40 = 7.281,54 TL/ay (yıllık 87.378,48 TL). Gelir 01.01.2026’da, sigortalı 35,5 yaşındayken başlar.
İlk peşin sermaye değeri. Gerçek dosyada bu değer Kurumun hesap cetvelinden alınır; bilirkişi yalnızca denetler. Denetim için değer TRH-2010 Erkek tablosu ve %5 teknik faizle yeniden üretilmiştir:
35 yaş için ä⁽¹²⁾ = 16,9935, 36 yaş için 16,8369; 35,5 yaş için doğrusal ara değer 16,9152. Buna göre PSD₀ = 87.378,48 × 16,9152 = 1.478.024,19 TL.
|
Kurum zararı kalemi |
Tutar (TL) |
|---|---|
|
Tedavi giderleri |
150.000,00 |
|
Geçici iş göremezlik ödeneği |
106.333,60 |
|
Gelirin ilk peşin sermaye değeri |
1.478.024,19 |
|
İç tavan toplamı |
1.734.357,79 |
4. Karşılaştırma ve sonuç
|
Hesap |
Tutar (TL) |
|---|---|
|
İç tavan (Kurum zararı) |
1.734.357,79 |
|
Dış tavan (gerçek zarar) |
7.278.424,64 |
|
Düşük olan |
1.734.357,79 |
|
İşveren kusuru |
%80 |
|
Rücu alacağı |
1.387.486,23 |
İç tavan dış tavanın yaklaşık dörtte biri kadardır; Kurum zararının tamamı tavan içinde kalır. Kurum, zararının işveren kusuruna isabet eden %80’ini tahsil edebilir. Sigortalının Kurumca karşılanmayan zararı ise kendi tazminat davasının konusudur.
IV. Duyarlılık Analizi
Altı senaryonun hiçbirinde dış tavan bağlayıcı olmamıştır; sonucu en çok değiştiren unsurlar, rücunun dayanağı (m. 21/1 veya m. 21/4) ile SGK’ya bildirilen kazançtır. Senaryolar temel örnekten tek bir veriyi değiştirerek elde edilmiştir.
|
Senaryo |
İç tavan (TL) |
Dış tavan (TL) |
Rücu alacağı (TL) |
|---|---|---|---|
|
1. Temel örnek |
1.734.357,79 |
7.278.424,64 |
1.387.486,23 |
|
2. Üçüncü kişiye rücu (m. 21/4, PSD’nin yarısı) |
995.345,69 |
7.278.424,64 |
796.276,55 |
|
3. Gerçek ücret SGK’ya bildirilmiş (brüt 39.008,25 TL) |
2.526.536,68 |
7.278.424,64 |
2.021.229,34 |
|
4. Hatalı rapor: pasif dönem hesaplanmamış |
1.734.357,79 |
5.301.460,23 |
1.387.486,23 |
|
5. Bilinmeyen dönemde yalnızca %5 iskonto |
1.734.357,79 |
3.706.514,91 |
1.387.486,23 |
|
6. Sigortalı 58 yaşında, asgari ücretli |
1.264.033,62 |
2.795.946,78 |
1.011.226,89 |
Tablodan dört sonuç çıkmaktadır.
Birincisi, eksik bildirim Kurumun aleyhinedir. Senaryo 3’te gerçek ücret bildirilseydi gelir ve ödenek artacak, rücu alacağı 633.743 TL yükselecekti. Gerçek ücretin bildirilmemesi sigortalının tazminat davasında telafi edilir; Kurumun rücu alacağında ise telafi edilmez.
İkincisi, m. 21/4 hesabında yalnızca ilk peşin sermaye değeri yarıya iner; ödemeler tam olarak kalır. Senaryo 2’de iç tavan 1.734.357,79 TL’den 995.345,69 TL’ye düşmüştür, yani %50 değil %42,6 oranında. Raporlarda iç tavanın tamamının yarıya indirilmesi sık rastlanan bir hatadır.
Üçüncüsü, pasif dönemin atlanması (senaryo 4) bu dosyada sonucu değiştirmemiş, ancak dış tavanı %27 düşürmüştür. İç ve dış tavanın birbirine yakın olduğu dosyalarda aynı hata doğrudan hükmü etkiler. Sonucu değiştirmeyen bir hata da raporu denetlenemez kılar ve bozma riskini korur.
Dördüncüsü, yaşlı ve asgari ücretli sigortalıda bile (senaryo 6) dış tavan iç tavanın iki katından fazladır. Bunun nedeni üçüncü bölümde açıklanan asimetridir: Dış tavan %5/%5 yöntemiyle fiilen iskontosuz, ilk peşin sermaye değeri ise %5 teknik faizle indirgenmiştir.
Dış tavanın bağlayıcı olduğu hâller
Yukarıdaki sonuçlar dış tavan hesabının gereksiz olduğu anlamına gelmez. Dış tavan özellikle şu durumlarda iç tavanın altına düşebilir:
- Sigortalının işverene karşı açtığı dava kesinleşmiş ve tavan bu davada daha düşük belirlenmişse (halefiyet).
- İşveren sigortalıya veya hak sahiplerine harici ödeme yapmışsa ve bu ödeme sigortalının talep edebileceği tutarı azaltmışsa.
- Ölüm hâlinde destek payları ve destek süreleri dar ise (örneğin yalnızca yaşlı bir anne veya babanın hak sahibi olduğu dosyalar).
- Gelir, gerçek kazancın üzerinde bir prime esas kazanca dayanıyorsa.
Bu hâllerde karşılaştırma yapılmadan iç tavan üzerinden hüküm kurulması, Kurum lehine kanunun izin vermediği bir tahsil sonucunu doğurur. Yargıtay’ın ısrarla gerçek zarar hesabını araması bu nedenledir.
V. Emsal Kararlar
Örnek ve duyarlılık analizi, mevcut içtihat yöntemiyle dış tavanın çoğu dosyada iç tavanın oldukça üzerinde kaldığını göstermektedir. Bunun başlıca nedeni, dış tavanın %5 artırım ve %5 iskonto ile fiilen iskontosuz, ilk peşin sermaye değerinin ise %5 teknik faizle indirgenmiş olmasıdır. Bu durum hesabı gereksiz kılmaz. Kesinleşmiş tazminat davası, harici ödeme ve dar destek yapısı gibi hâllerde dış tavan bağlayıcı hâle gelir; karşılaştırma yapılmadan kurulan hüküm de bu nedenle bozulur.
Raporun denetlenebilirliği, sonucun doğruluğu kadar önemlidir. Her ara değerin formülüyle gösterildiği, iki tavanın aynı tabloda karşılaştırıldığı bir rapor, hem mahkemenin hem Yargıtay’ın denetimini kolaylaştırır ve itirazları somut zemine taşır.
- Yargıtay 10. HD, E. 2014/21066, K. 2015/22727, T. 21.12.2015
- Yargıtay 10. HD, E. 2020/2432, K. 2021/5856, T. 26.04.2021
- Yargıtay 10. HD, E. 2008/7673, K. 2010/16409, T. 27.10.2010
- Yargıtay 10. HD, E. 2003/2137, K. 2003/3055, T. 01.04.2003
- Yargıtay 10. HD, E. 2020/6894, K. 2020/5738, T. 08.10.2020
- Yargıtay 10. HD, giydirilmiş ücretin asgari ücrete oranlanması (2023)
- Yargıtay 10. HD, yemek ve servis yardımları (2026)
NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.
Dike Hukuk ile iletişime geçmek için: https://wa.me/905337608453





Trackbacks & Pingbacks
[…] Kanunu (“INA”) kapsamında, Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı veya uyruğu olmayan yabancı kişiye tanınan yasal daimi ikamet statüsünü ifade eder. INA § 101(a)(3) uyarınca “yabancı”, […]
Cevap Yaz
Tartışmaya katılmak mı istiyorsun?Katkıda bulunmaktan çekinmeyin!