<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dike Hukuk</title>
	<atom:link href="https://dikelaw.com.tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://dikelaw.com.tr/ana-sayfa/</link>
	<description>Danışmanlık &#38; Arabuluculuk</description>
	<lastBuildDate>Tue, 11 Aug 2026 16:18:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://dikelaw.com.tr/wp-content/uploads/2023/11/cropped-dh5-32x32.png</url>
	<title>Dike Hukuk</title>
	<link>https://dikelaw.com.tr/ana-sayfa/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>12. YARGI PAKETİ KAPSAMINDA IBAN DOLANDIRICILIĞI</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/iban-dolandiriciliginda-ceza-indirimi/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/iban-dolandiriciliginda-ceza-indirimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Olcay Yonca Kazanasmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2026 16:18:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[12. yargı paketi]]></category>
		<category><![CDATA[7589 sayılı Kanun]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Olcay Yonca KAZANASMAZ]]></category>
		<category><![CDATA[ceza hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Dolandırıcılık Suçu]]></category>
		<category><![CDATA[Etkin Pişmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Iban dolandırıcılığı]]></category>
		<category><![CDATA[iban mağdurları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=4370</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kamuoyunda “IBAN dolandırıcılığı” olarak adlandırılan durum; kişilerin banka hesaplarını yalnızca para transferi yapılacağı düşüncesiyle üçüncü kişilerin kullanımına bırakmaları ve söz konusu hesapların suç teşkil eden eylemlerde kullanılması sonucunda, hesap sahiplerinin dolandırıcılık soruşturmalarında şüpheli konumuna gelmesine yol açan yaygın bir sorun hâline gelmiştir. TCK m. 157’ye göre dolandırıcılık; hileli davranışlarla bir kimsenin aldatılması ve onun veya [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/iban-dolandiriciliginda-ceza-indirimi/">12. YARGI PAKETİ KAPSAMINDA IBAN DOLANDIRICILIĞI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 16px;">Kamuoyunda “IBAN dolandırıcılığı” olarak adlandırılan durum; kişilerin banka hesaplarını yalnızca para transferi yapılacağı düşüncesiyle üçüncü kişilerin kullanımına bırakmaları ve söz konusu hesapların suç teşkil eden eylemlerde kullanılması sonucunda, hesap sahiplerinin dolandırıcılık soruşturmalarında <a href="https://dikelaw.com.tr/kamu-davasi/">şüpheli</a> konumuna gelmesine yol açan yaygın bir sorun hâline gelmiştir.</span></p>
<p><span style="font-size: 16px;">TCK m. 157’ye göre dolandırıcılık; hileli davranışlarla bir kimsenin aldatılması ve onun veya başkasının zararına haksız yarar sağlanmasıdır. Suçtan elde edilen paranın kullandırılan hesaba aktarılması, bu hesaptan çekilmesi veya başka hesaplara gönderilmesi, hesap sahibinin suça iştirak ettiği iddiasını gündeme getirir.<a href="https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y4/KanunMetni/b074aa2a-c1eb-4bd5-b5d9-4b61a9ac3924.htm"> 7589 sayılı Kanun değişikliği</a> ile TCK m. 158’e eklenen dördüncü fıkra uyarınca, haksız menfaat sağlama amacıyla hareket eden kişinin suça katkısının yalnızca hesap veya ödeme aracını kullandırmakla sınırlı kalması hâlinde verilecek ceza yarı oranında indirilmesi yönünde düzenleme yapılmıştır.</span></p>
<h2><strong>Yeni Düzenlemenin Kapsamı</strong></h2>
<p>7589 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle TCK m. 158’e aşağıdaki fıkra eklenmiştir:</p>
<blockquote><p><em>“Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakın, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.”</em></p></blockquote>
<p>Yeni hüküm hem TCK m. 157’deki basit dolandırıcılık ile m. 158’deki nitelikli dolandırıcılık bakımından uygulanacaktır. Kapsama banka hesaplarının yanı sıra kredi ve banka kartları, aracı kurum hesapları, elektronik ödeme hesapları ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesaplar da dâhildir.</p>
<h3><strong>İndirim Hükmünün Uygulanma Şartları</strong></h3>
<p>Cezanın yarı oranında indirilebilmesi için öncelikle kişinin dolandırıcılık suçuna kasten iştirak ettiğinin sabit olması gerekir. Bunun yanında iştirak teşkil eden katkının, hesap veya ödeme aracını yahut bunların kullanılmasını sağlayan bilgi ve araçları başkasına vermekle sınırlı kalması gerekmektedir. Mağdurun zararının giderilmesi hâlinde, koşulları mevcutsa TCK m. 168’de düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri ayrıca uygulanabilir.</p>
<h3><strong>Devam Eden Dosyalarda Uygulama</strong></h3>
<p>Düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiş olup; derdest olan  tüm soruşturma ve kovuşturma dosyalarında, kişinin suça konu olan fiillerinin TCK m. 158/4 kapsamında kalıp kalmadığı doğrudan değerlendirme kapsamına alınacaktır.</p>
<p>Değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce hüküm verilmiş ve dosya bölge adliye mahkemesinde kanun yolu incelemesinde bulunuyorsa, yeni hükmün uygulanabileceği sanık bakımından karar bozularak dosya ilk derece mahkemesine gönderilecektir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar da gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemesine gönderilecektir.</p>
<h2><strong>Kesinleşmiş Dosyalarda Etkin Pişmanlık Uygulaması</strong></h2>
<p>Etkin pişmanlık, dolandırıcılık suçu tamamlandıktan sonra mağdurun uğradığı zararın giderilmesini cezada indirim yapılmasını sağlayan bir düzenlemedir. TCK m. 168/2 uyarınca bu imkândan, kural olarak, kovuşturma başladıktan sonra, ancak hüküm verilmeden önce yararlanılabilir ve ceza yarısına kadar indirilebilir. Hüküm kesinleştikten sonra yapılan ödeme ise normal şartlarda etkin pişmanlık indirimi sağlamamaktadır.</p>
<p>7589 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesinin yedinci fıkrası, bu kurala sınırlı ve istisnai bir düzenleme getirmiştir. Buna göre;</p>
<ul>
<li>Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce TCK m. 157 veya 158 uyarınca hakkında hüküm verilmiş olması,</li>
<li>Dosyanın infaz aşamasında bulunması,</li>
<li>Önceki hükümde TCK m. 168’in uygulanmamış olması,</li>
<li>Hükümlünün fiilinin yeni TCK m. 158/4 kapsamında, yani suça katkısının hesap veya ödeme aracı kullandırmakla sınırlı kalması,</li>
</ul>
<p>şartlarını taşıyan hükümlü, mahkemece yapılacak ihtarın tebliğinden itibaren altı ay içinde mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderirse TCK m. 168/2’deki etkin pişmanlık indiriminden yararlanabilir. Ödeme taahhüdü veya kısmi tazmin yeterli olmayıp hükme konu zararın tamamının giderilmesi zorunludur.</p>
<p>Altı aylık sürenin tanınması infazı kendiliğinden durdurmamaktadır. Mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilmeyecektir. Zararın tamamen karşılanmasının ardından, lehe düzenlemelerin uygulanması ve yeni cezanın belirlenmesi mahkemeden talep edilebilir.</p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;"><strong><em><a href="https://dikelaw.com.tr/">Dike Hukuk</a> ile iletişime geçmek için:</em></strong><em> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></em></span></p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/iban-dolandiriciliginda-ceza-indirimi/">12. YARGI PAKETİ KAPSAMINDA IBAN DOLANDIRICILIĞI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/iban-dolandiriciliginda-ceza-indirimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>12. YARGI PAKETİ ILE MİRASÇILAR BAKIMINDAN ORTAKLIK</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/12-yargi-paketi-ortakligin-giderilmesi/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/12-yargi-paketi-ortakligin-giderilmesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Olcay Yonca Kazanasmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2026 16:15:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile & Miras Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Gayrimenkul & Kira Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[12. yargı paketi]]></category>
		<category><![CDATA[7589 sayılı Kanun]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Olcay Yonca KAZANASMAZ]]></category>
		<category><![CDATA[Miras Ortaklığı]]></category>
		<category><![CDATA[mirasçılar arası satış]]></category>
		<category><![CDATA[Ortaklığın Giderilmesi Davası]]></category>
		<category><![CDATA[ortaklığın giderilmesi davasında satış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=4380</guid>

					<description><![CDATA[<p>Miras yoluyla birden fazla kişiye kalan ev, arsa veya tarla, mirasçılar arasında anlaşma sağlanamadığında önemli sorunlara yol açmaktadır. Taşınmazın kim tarafından kullanılacağı, kiraya verilip verilemeyeceği, bakım ve vergi giderlerinin nasıl karşılanacağı ya da satılıp satılmayacağı konularındaki uyuşmazlıklar, çoğu zaman ortaklar arasında hukuki yollara başvurulmasına yol açmaktadır. Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen 7589 sayılı Kanunda [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/12-yargi-paketi-ortakligin-giderilmesi/">12. YARGI PAKETİ ILE MİRASÇILAR BAKIMINDAN ORTAKLIK</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Miras yoluyla birden fazla kişiye kalan ev, arsa veya tarla, mirasçılar arasında anlaşma sağlanamadığında önemli sorunlara yol açmaktadır. Taşınmazın kim tarafından kullanılacağı, kiraya verilip verilemeyeceği, bakım ve vergi giderlerinin nasıl karşılanacağı ya da satılıp satılmayacağı konularındaki uyuşmazlıklar, çoğu zaman ortaklar arasında hukuki yollara başvurulmasına yol açmaktadır.</p>
<p>Kamuoyunda “<a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/07/20260731-1.htm">12. Yargı Paketi</a>” olarak bilinen 7589 sayılı Kanunda getirilen <a href="https://dikelaw.com.tr/12-yargi-paketi-ile-faizde-yapilan-degisiklik/">yeni düzenlemeler</a> ile, belirli şartların mevcut olması hâlinde ilk açık artırmanın yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılması kabul edilmiştir.</p>
<h2><b>Mirasçılar Bakımından Ortaklık</b></h2>
<p class="isselectedend" style="text-align: justify;">Miras ortaklığında yönetim ve tasarruf işlemlerinin kural olarak mirasçıların birlikte hareket etmesini gerektirmesi; taşınmazın kullanılması, kiraya verilmesi, gelirlerinin paylaşılması, bakım ve vergi giderlerinin karşılanması gibi hususlarda uyuşmazlıklara yol açabilmektedir. Taşınmazın mirasçılardan biri tarafından münhasıran kullanılması da kendisine bağımsız bir mülkiyet hakkı kazandırmaz; diğer mirasçıların kullanımının engellenmesi hâlinde müdahalenin önlenmesi ve şartları varsa ecrimisil talepleri gündeme gelebilir.<b></b></p>
<p class="isselectedend" style="text-align: justify;">Mirasçılar, ortaklık konusu malın paylaşılması ya da satılması konusunda anlaşamadıkları takdirde <a href="https://dikelaw.com.tr/ortakligin-giderilmesi-davalari-elbirligi-mulkiyeti-ve-payli-mulkiyet/">ortaklığın giderilmesi davasına</a> başvurabilirler. Ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi hâlinde taşınmaz açık artırma yoluyla satılarak elde edilen bedel hak sahipleri arasında payları oranında dağıtılır. 12. Yargı Paketi ile miras yoluyla edinilen ve üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlarda, malik mirasçıların üçüncü kişi alıcılara karşı korunması amacıyla ilk açık artırmanın yalnızca mirasçılar arasında yapılması öngörülmüştür.</p>
<h2><strong>Yeni Düzenlemeye Göre Satış ve İhaleye Katılma Usulü</strong></h2>
<h3><strong>Teminat</strong></h3>
<p>Satış talep eden alacaklı, artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai sonuna kadar icra dairesine başvurursa alacağının karşıladığı miktar ölçüsünde teminattan muaf tutulur. Hazine ise bütün açık artırmalarda teminat göstermekten muaftır. Ortaklığın giderilmesi satışlarında pay sahiplerine daha önce tanınan teminat muafiyeti kaldırılmıştır. Dolayısıyla paylı veya elbirliği mülkiyetindeki hak sahipleri de artırmaya katılabilmek için teminat göstermek zorundadır.</p>
<h3><strong>Teklif alt sınırı</strong></h3>
<p>İlk artırmanın yalnızca malik mirasçılar arasında yapıldığı hâllerde teklifin;</p>
<ul>
<li>Taşınmazın muhammen kıymetinin yüzde yüzü ile varsa rüçhanlı alacakların toplamından yüksek olan miktarı ve</li>
<li>Bu miktara eklenecek paraya çevirme ve paylaştırma giderlerini</li>
</ul>
<p>aşması gerekir. İlk artırmada alıcı çıkmazsa ikinci artırma herkese açık yapılır. İkinci artırmada muhammen kıymetin yüzde ellisi ile rüçhanlı alacakların toplamından yüksek olan miktar ve satış giderleri esas alınır. Kanuni şartların gerçekleşmesi hâlinde taşınmaz en yüksek teklifi verene ihale edilir.</p>
<h3><strong>İhale bedelinin ödenmemesi</strong></h3>
<p>En yüksek teklifi veren kişi ihale bedelini süresinde yatırmazsa teminatı iade edilmez. Ortaklığın giderilmesi satışlarında teminattan satış masrafları düşüldükten sonra kalan tutar paydaşlara payları oranında dağıtılır. Bedeli yatırmayan kişi paydaş ise teminatın tamamı diğer pay sahiplerine payları oranında ödenir. Ayrıca ihale bedelini yatırmayan kişiye teklif ettiği bedelin yüzde beşi oranında idari para cezası uygulanır.</p>
<p>İcra satışlarında bedeli yatırmayan kişi satış talep eden alacaklı ise ayrıca muhammen bedelin yüzde onu kendi alacağından mahsup edilir ve ilgili satışın masrafları borçluya yüklenmeyerek alacaklı üzerinde bırakılır.</p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;"><strong><em><a href="https://dikelaw.com.tr/">Dike Hukuk</a> ile iletişime geçmek için:</em></strong><em> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></em></span></p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/12-yargi-paketi-ortakligin-giderilmesi/">12. YARGI PAKETİ ILE MİRASÇILAR BAKIMINDAN ORTAKLIK</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/12-yargi-paketi-ortakligin-giderilmesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>12. YARGI PAKETİ DEĞİŞİKLİKLERİ</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/12-yargi-paketi-degisiklikleri/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/12-yargi-paketi-degisiklikleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Esin Arı Bircan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Aug 2026 14:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İcra Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[İdare & Vergi Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[12. yargı paketi]]></category>
		<category><![CDATA[12. yargı paketi değişiklikleri]]></category>
		<category><![CDATA[7589 sayılı Kanun]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Esin Arı Bircan]]></category>
		<category><![CDATA[belirsiz alacak davası]]></category>
		<category><![CDATA[destekten yoksun kalmada faiz başlangıcı]]></category>
		<category><![CDATA[faiz değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[iban düzenlemesi]]></category>
		<category><![CDATA[iban kullandırma suçu]]></category>
		<category><![CDATA[iban mağdurları]]></category>
		<category><![CDATA[kısmi davada talep artırma]]></category>
		<category><![CDATA[ortaklığın giderilmesi davasında satış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=4362</guid>

					<description><![CDATA[<p>7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (12. Yargı Paketi) ile çeşitli alanlarda değişiklikler yapılmıştır. Yapılan değişiklikleri bu yazımızda özet olarak sunmaktayız. Değişiklikler hakkında ayrıntılı bilgi için yazımızda yer alan linklere tıklayarak daha ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz. 12. Yargı paketi ile yasalaşan değişikliler özetle şu şekildedir: I. Ceza Yargılaması [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/12-yargi-paketi-degisiklikleri/">12. YARGI PAKETİ DEĞİŞİKLİKLERİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://dikelaw.com.tr/12-yargi-paketi-ile-faizde-yapilan-degisiklik/">7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun</a> (12. Yargı Paketi) ile çeşitli alanlarda değişiklikler yapılmıştır. Yapılan değişiklikleri bu yazımızda özet olarak sunmaktayız. Değişiklikler hakkında ayrıntılı bilgi için yazımızda yer alan linklere tıklayarak daha ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz. 12. Yargı paketi ile yasalaşan değişikliler özetle şu şekildedir:</p>
<h2><strong>I. Ceza Yargılaması ve İnfaz Değişiklikleri (CMK &amp; TCK)</strong></h2>
<ul>
<li><strong>HAGB Kararlarına İstinaf ve Temyiz:</strong> Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararlarına karşı eski itiraz usulü kaldırıldı; Bölge Adliye Mahkemelerine (BAM) <strong>istinaf</strong>, kanuni şartları varsa Yargıtay&#8217;a temyiz kanun yolu açıldı.</li>
<li><strong>Kaçak Sanıklar Hakkında Düzenleme:</strong> Kaçak sanık hakkında güvenlik tedbirine karar verilmesi halinde savunma hakkının kullanılması amacıyla kaçak sanığa ve müdafiye yargılamanın yenilenmesini talep edebilme hakkı tanınmaktadır.</li>
<li><strong>Yargıtay C. Başsavcılığı İtiraz Yetkisi:</strong> Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının Ceza Genel Kuruluna itiraz yetkisinin kapsamı genişletildi ve başsavcılığa dosya tesliminden itibaren <strong>3 aylık hak düşürücü süre </strong>getirildi.</li>
<li><strong>IBAN/ Hesap Kullanımı Cezai İndirimi</strong>: Suçta kullanılan IBAN, banka kartı veya kripto varlık hesaplarında, fiilin yalnızca &#8220;hesap kullandırmaktan&#8221; ibaret kaldığı durumlarda fail hakkında cezada yarı oranında indirim öngörüldü.</li>
<li>İşkence, eziyet ve kötü muamele suçlarında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı” verilemeyeceği yasalaştırılmıştır.</li>
</ul>
<h2><strong style="font-size: 28px; letter-spacing: 0px;">II. Hukuk Yargılaması ve İcra-İflas (HMK, İİK &amp; TMK)</strong></h2>
<ul>
<li><strong>Belirsiz Alacak Davası (HMK m.107) Kaldırıldı:</strong> Belirsiz alacak davası uygulaması kaldırıldı. Öte yandan kısmi davada tahkikat bitinceye kadar iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talep artırımı yapılabileceği düzenlendi.</li>
<li><strong>Duruşma Araları (3 Ay Sınırı):</strong> Yazılı yargılama usulüne tabi davalarda kural olarak iki duruşma arasının istisnai haller haricinde en fazla 3 ay olabileceği düzenlenmektedir.</li>
<li><strong>SEGBİS ve e-Duruşma:</strong> Uzaktan ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmalara katılma (SEGBİS/e-Duruşma) usul ve esasları genişletildi ve yeniden düzenlendi.</li>
<li><strong> Elektronik Satış ve İcra Satışları</strong>: İcra ve ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) satışlarında elektronik satış portalı, teminat yatırma, ihale bedelinin ödenmesi ve paydaşlara satış süreçlerinde önemli değişiklikler yapıldı.</li>
</ul>
<p>&#8211; Tüm maliklere miras yoluyla intikal eden ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlar yönünden ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin açık artırmalarda satışa konu malın kıymetinin yüzde yüzü üzerinden yapılacak ilk artırmaya yalnızca malik olan mirasçıların katılması esası kabul edilmektedir.</p>
<p>&#8211; Ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde pay sahiplerine de teminat yatırma zorunluluğu getirilmektedir.</p>
<p>&#8211; İhale alıcısının en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmaması hâlinde alınan teminatın iade edilmeyip, öncelikle satış masraflarından mahsup edileceği kalan kısmın hak sahiplerine dağıtılacağı hüküm altına alınmaktadır.</p>
<p>-İhale alıcısının süresi içinde ihale bedelini yatırmayarak, yapılan ihalenin iptaline neden olması karşılığında teklif ettiği bedelin %5&#8217;i oranında idari para cezası verileceği düzenlenmektedir.</p>
<p>-Vesayet altındaki kişilere ait taşınır ve taşınmaz malların satışının UYAP e-satış portalı üzerinden yapılması sağlanmaktadır</p>
<ul>
<li><a href="https://dikelaw.com.tr/12-yargi-paketi-ile-faizde-yapilan-degisiklik/"><strong>Destekten Yoksun Kalma Tazminatı:</strong></a> Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları zararların hesap yöntemi ve hesaplanacak miktara işleyecek faizin başlama ve uygulama zaman aralığı yeniden belirlenmektedir. Ayrıca ifa amacıyla yapılan peşin ödemeler, toplam alacaktan oransal olarak mahsup edilecektir.</li>
</ul>
<h2><strong style="font-size: 28px; letter-spacing: 0px;">III. Kanun Yolları, İdari Yargı ve Diğer Kurumsal Değişiklikler</strong></h2>
<ul>
<li><span style="font-size: 16px;"><strong>İstinaf ve Temyiz Parasal Sınırları:</strong> Adli yargıda istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabul edilerek yeniden esas hakkında verilen kararların, miktar veya değeri itibarıyla ilk derece mahkemesi parasal sınırının üzerinde olması halinde, bu kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilmesi sağlanmaktadır.</span>;</li>
<li><strong>Vekâlet Ücreti ve Yargılama Gideri Kısıtlaması:</strong> BAM kararı ile ilk derece kararı arasındaki farkın sadece vekalet ücreti veya yargılama giderinden ibaret olduğu uyuşmazlıklarda Danıştay ve Yargıtay&#8217;a temyiz yolu kapatıldı.</li>
<li><strong><a href="https://dikelaw.com.tr/12-yargi-paketi-ile-faizde-yapilan-degisiklik/">Kanuni Faiz Oranı: </a></strong>Kanuni faiz oranının yüzde 24 yerine Merkez Bankasının belirlemiş olduğu kısa vadeli reeskont kredi oranının yüzde 80’i (2026 yılı için reeskont oranı yüzde 38,75; reeskont oranının %80’i yüzde 31) üzerinden belirlenmesine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.</li>
<li><strong>Diğer Alanlar: </strong>Hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvuran hâkim ve Cumhuriyet savcılarına uyarma cezası verilebilmesi düzenlenmektedir.</li>
</ul>
<p>&#8211; İdare mahkemelerinde tek hâkim tarafından karara bağlanacak dava türleri artırılmaktadır. Böylece 486.000-TL parasal sınırı aşmayan uyuşmazlıklarda tek hakimle yargılama yapılacağı düzenlendi.</p>
<p>-Noterlik işlemleri, Adli Tıp Kurumu yapısı, hâkim-savcı yardımcılığı sistemi, bilirkişilik mekanizmasına dair kapsamlı düzenlemeler yürürlüğe girdi.</p>
<p><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;"><strong><em><a href="https://dikelaw.com.tr/">Dike Hukuk</a> ile iletişime geçmek için:</em></strong><em> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></em></span></p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/12-yargi-paketi-degisiklikleri/">12. YARGI PAKETİ DEĞİŞİKLİKLERİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/12-yargi-paketi-degisiklikleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YÜZER GÜNEŞ SANTRALLERİNİN HUKUKİ İNCELEMESİ</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/yuzer-gunes-santrallerinin-hukuki-incelemesi/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/yuzer-gunes-santrallerinin-hukuki-incelemesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aytekin AKTAŞ]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Aug 2026 14:11:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Enerji Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ticaret & Şirketler Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[#EPDK]]></category>
		<category><![CDATA[Attorney at Law / Mediator]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Arb. LL.M. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[çevresel etki]]></category>
		<category><![CDATA[devlet su işleri]]></category>
		<category><![CDATA[dsi]]></category>
		<category><![CDATA[enerji hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[floating]]></category>
		<category><![CDATA[GES]]></category>
		<category><![CDATA[güneş enerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[kıyı hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[renewable energy]]></category>
		<category><![CDATA[sözleşme]]></category>
		<category><![CDATA[su yüzeyi]]></category>
		<category><![CDATA[TMK]]></category>
		<category><![CDATA[yenilenebilir enerji]]></category>
		<category><![CDATA[yüzer GES]]></category>
		<category><![CDATA[yüzer güneş]]></category>
		<category><![CDATA[yüzer güneş santrali]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=3929</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yenilenebilir enerji yatırımları her geçen gün çeşitlenmekte ve gelişmektedir. Yüzer güneş santralleri de, yenilenebilir enerji üretiminde klasik kara tipi güneş enerjisi yatırımlarının yanında alternatif bir çözüm olarak giderek önem kazanmaktadır. Baraj, gölet ve diğer su yüzeyleri üzerine kurulan bu sistemler; hem enerji verimliliği hem de mevcut alanların etkin kullanımı bakımından önemli avantajlar sunmaktadır. Türkiye’deki baraj [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/yuzer-gunes-santrallerinin-hukuki-incelemesi/">YÜZER GÜNEŞ SANTRALLERİNİN HUKUKİ İNCELEMESİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: georgia, palatino;">Yenilenebilir enerji yatırımları her geçen gün çeşitlenmekte ve gelişmektedir. Yüzer güneş santralleri de, yenilenebilir enerji üretiminde klasik kara tipi güneş enerjisi yatırımlarının yanında alternatif bir çözüm olarak giderek önem kazanmaktadır. Baraj, gölet ve diğer su yüzeyleri üzerine kurulan bu sistemler; hem enerji verimliliği hem de mevcut alanların etkin kullanımı bakımından önemli avantajlar sunmaktadır. Türkiye’deki baraj ve göl yüzeylerinin, Yüzer GES&#8217;ler bakımında çok büyük kurulu güç potansiyeli bulunmaktadır. </span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;">Bununla birlikte; su alanlarının hukuki statüsü, kamu malı niteliği, enerji mevzuatı kapsamındaki izin ve lisans prosedürleri bu alternatif modelin yalnızca teknik değil aynı zamanda kapsamlı bir hukuki zeminde değerlendirmesini zorunlu kılmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;">Bu çerçevede yüzer güneş santrallerinin hukuki boyutlandırılması; enerji mevzuatı, idari izin süreçleri ve çevre hukuku ekseni etrafında analiz yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu çalışma, söz konusu yatırım modelinin Türk hukuk sistemi içerisindeki yerini ana hatlarıyla ortaya koymayı amaçlamaktadır.</span></p>
<h2><span style="font-family: georgia, palatino;">I- Yüzer Güneş Santrali Nedir?</span></h2>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;">Yüzer güneş santralleri, güneş panellerinin baraj, gölet ve rezervuar ( kıyı ve sahil şeritleri hariç olmak üzere; denizler, baraj gölleri, suni göller ve tabii göller ve önlisans veya lisans sahibi tüzel kişiler tarafından rezervuarlı veya regülatörlü hidroelektrik üretim tesislerinin santral sahaları ) gibi su yüzeyleri üzerine kurulan yüzer platformlar aracılığıyla konumlandırılması suretiyle elektrik enerjisi üreten sistemlerdir. Bu modelde paneller, su yüzeyine sabitlenen taşıyıcı yapılar üzerinde yer alır. Üretilen enerji ise iletim hatları aracılığıyla karaya aktarılarak şebekeye bağlanmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;">Arazi ihtiyacını azaltmaları, mevcut su alanlarının değerlendirilmesi ve suyun soğutucu etkisi sayesinde verimliliğe katkı sağlamaktadır. Bu nedenle son yıllarda dikkat çekmektedir. Bu santraller hukuki açıdan da özellikli bir yatırım modelidir.</span></p>
<h2><span style="font-family: georgia, palatino;">II- Yüzer Güneş Santrallerinin Avantajları Nelerdir?</span></h2>
<ul>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;">Arazi ihtiyacını azaltır. Su yüzeyi kullanıldığı için kara alanını işgal etmez.-Tarım alanlarını korur.</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;">Su yüzeyinin doğal soğutucu etkisiyle paneller aşırı ısınmaz. Bu nedenle verimlilik artar.</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;">Su yüzeylerinin kısmen gölgelenmesinden dolayı buharlaşmayı ve suda alg oluşumunu  azaltma potansiyeli vardır. Güneş enerjisi ve hidroelektrik enerji üretimi entegrasyonu sayesinde baraj göllerindeki buharlaşma kayıpları azaltılabilir.</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;">Mevcut hidroelektrik santrallerle birlikte çalışabilir. </span></li>
<li>( birlikte çalışması hedeflenmiştir. Hidroelektrik baraj rezervuarlarında mevsimsel üretim dengesizliğinin GES ile tamamlanması sağlanabilir.)</li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;">Doğaya verilen zarar azalır. Arazi tahribatını, ağaç kesimini minimum düzeye indirir.</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;">Baraj gölünde mevcut HES ile aynı altyapı paylaşılarak, şebeke entegrasyonu kolaylaştırıp bağlantı maliyetini düşürebilir. Birçok göl ve baraj enerji alt yapısına yakın olduğu için bağlantı maliyetlerini düşürür.</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;">Kurulumu hızlı ve modüler yapıdadır. </span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;">Tüm bu yönleriyle yüzer GES’ler, yenilenebilir enerji yatırımları içinde stratejik bir alternatif olarak değerlendirilmektedir.</span></p>
<h2><span style="font-family: georgia, palatino;">III- Türkiye&#8217;de Yüzer Güneş Santrallerinin Tabi Olduğu Mevzuat</span></h2>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;">Türkiye&#8217;de yüzer güneş santralleri yalnızca bir düzenlemeye tabi değildir. Enerji, su ve çevre hukukunu ilgilendiren kapsamlı bir mevzuata tabidir. Bu mevzuatlar şu şekildedir:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;"><a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/12/20251210-4.htm">Yüzer Güneş Enerji Santralleri Kurulmasında Su Yüzeyi Kullanımına ve Kiralanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik</a></span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;"><a href="https://mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6446.pdf">6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu:</a> Lisanslı ve lisanssız üretim ayrımına tabidir. Projeye göre değişkenlik gösterir.</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;"><a href="https://mevzuat.gov.tr/anasayfa/MevzuatFihristDetayIframe?MevzuatTur=7&amp;MevzuatNo=8376&amp;MevzuatTertip=5">Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Yönetmeliği</a></span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;"><a href="https://mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5346.pdf">5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kanunu (YEKDEM)</a></span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;">İdare Hukuku : Devlet Su İşleri (DSİ) izin ve tahsis süreci : Su yüzeyleri kamu malı sayıldığı için enerji üretimi amacı ile kullanımı idarenin iznine bağlıdır. Kullanım süresi, yüzeyin kiralanması, kurumsal izinler gibi durumlar genel idari çerçevede belirlenir. Kamuya ait alanlarda yatırım yapılması, idari sözleşme ve izin mekanizmalarını gündeme getirir.</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;"><a href="https://gaski.gov.tr/wp-content/uploads/2020/09/26_2872.pdf">2872 sayılı Çevre Kanunu</a></span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;"><a href="https://mevzuat.gov.tr/anasayfa/MevzuatFihristDetayIframe?MevzuatTur=7&amp;MevzuatNo=39647&amp;MevzuatTertip=5">Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği:</a> Projenin yapılacağı alan ve proje kapasitesine göre ÇED süreci işleyebilir. Suyun kalitesi ve ekosisteme olan etkilerden dolayı bu yönetmeliğe başvurulur.</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;"><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=3621&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5">3621 sayılı Kıyı Kanunu</a> m.6</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;"><a href="https://mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2709&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5"> <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Türkiye Cumhuriyeti Anayasası</span></span></a> m. 168</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;"><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.4721.pdf"> <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Türk Medeni Kanunu</span></span></a> m. 715</span></li>
</ul>
<h2><span style="font-family: georgia, palatino;">IV- Su Yüzeylerinin Hukuki Statüsü</span></h2>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;">Su yüzeyleri; denizler, göller, akarsular ve kıyı alanları bakımından Türk hukukunda kamu malı niteliğinde olup devletin hükmü altındadır.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;">Yüzer güneş enerjisi santrallerinin (Floating PV) hukuki açıdan en kritik boyutu, tesisin kurulacağı su yüzeyinin statüsüdür. Türk hukukunda su yüzeyleri kural olarak devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kamu mallarıdır. Bu çerçevede <strong data-start="313" data-end="361"><a href="https://mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2709&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5"><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Türkiye Cumhuriyeti Anayasası</span></span></a> m. 168</strong> ve <strong data-start="365" data-end="413"><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.4721.pdf"><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Türk Medeni Kanunu</span></span> </a>m. 715</strong> uyarınca denizler, göller ve akarsular özel mülkiyete konu edilemez; ancak idari tasarrufla kullanım hakkı tanınabilir.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;">Baraj ve birçok iç su kaynağının idaresi <a href="https://www.dsi.gov.tr/"><strong data-start="578" data-end="625"><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü</span></span> (DSİ)</strong></a> tarafından yürütüldüğünden, yatırımcıların temel muhatabı DSİ’dir. Bu nedenle yüzer GES projelerinde süreç, mülkiyet devri değil, idari tahsis ve kullanım izni esasına dayanır. </span>Kıyı Kanunu kapsamındaki alanlar, taşkın kontrol barajları, 0,5 km²’den küçük rezervuarlar ve korunan alanlarda (tabiat parkı, yaban hayatı sahası vb.) yüzer GES kurulamaz.</p>
<h3><span style="font-family: georgia, palatino;">A- İdari Tahsis ve Kullanım İzni</span></h3>
<p data-start="842" data-end="949"><span style="font-family: georgia, palatino;">Yatırımcı öncelikle ilgili su alanı için DSİ’den idari tahsis veya kullanım izni almak zorundadır. Bu izin:</span></p>
<ul data-start="951" data-end="1107">
<li data-section-id="1bwixw3" data-start="951" data-end="1014">
<p data-start="953" data-end="1014"><span style="font-family: georgia, palatino;">Su yüzeyinin belirli bir kısmının proje amacıyla kullanımına,</span></p>
</li>
<li data-section-id="1l9xqgq" data-start="1015" data-end="1065">
<p data-start="1017" data-end="1065"><span style="font-family: georgia, palatino;">Belirli bir süreyle ve belirli teknik şartlarla,</span></p>
</li>
<li data-section-id="um9sj8" data-start="1066" data-end="1107">
<p data-start="1068" data-end="1107"><span style="font-family: georgia, palatino;">Kamu yararı ve su güvenliği gözetilerek</span></p>
</li>
</ul>
<p data-start="1109" data-end="1242"><span style="font-family: georgia, palatino;">verilir. Bu aşamada teknik uygunluk, su kotu değişimleri, baraj işletme güvenliği, taşkın rejimi ve çevresel etkiler değerlendirilir. </span>Buna istinaden yatırımcının, idari izin başvurusunu tamamlamadan önce; hazırlamış olduğu başvuru dosyası ve fizibilite raporu ile ÇED raporu da alması gerekebilir. 5 Mart 2026 tarihli  33187 sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile yüzer GES projeleri için özel eşik değerler getirilmiştir. Buna göre proje alanı 2 hektar ve üzerinde olan yüzer GES’ler Ek-1 kapsamına alınmış; bu projeler bakımından ÇED raporu hazırlanması ve yatırıma başlanmadan önce “ÇED Olumlu” kararı alınması zorunlu hâle gelmiştir.</p>
<h3 data-start="1109" data-end="1242"><span style="font-family: georgia, palatino;">B- DSİ ile Sözleşme İlişkisi</span></h3>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;">İdari izin sonrasında yatırımcı ile DSİ arasında bir kullanım/tahsis sözleşmesi imzalanır. Bu sözleşme klasik özel hukuk kira sözleşmesi niteliğinde olmayıp, kamu gücü unsuru barındıran idari sözleşme karakteri taşır. Dolayısıyla sözleşme hükümleri yatırımcı açısından yüksek önem arz eder. Özellikle şu hususlar dikkatle düzenlenmelidir:</span></p>
<ul>
<li>
<h4><span style="font-family: georgia, palatino;"><strong>1- Süre ve Sürenin Sona Ermesi</strong></span></h4>
</li>
</ul>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;"> Tahsis süresi açıkça belirlenmeli; sürenin sonunda kullanımın kendiliğinden sona erip ermeyeceği ve uzatma şartları netleştirilmelidir. İdarenin kamu yararı gerekçesiyle tek taraflı fesih yetkisi varsa, kapsamı ve şartları açıkça düzenlenmelidir. Kamu malı niteliği nedeniyle bu müdahale yetkisi yatırım açısından önemli bir risk unsurudur.</span></p>
<ul>
<li>
<h4><span style="font-family: georgia, palatino;"><strong>2- Tesisin Kaldırılması</strong></span></h4>
</li>
</ul>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;">Sözleşmede süre sonunda tesisin tamamen kaldırılması yükümlülüğü açıkça düzenlenmelidir. Söküm masraflarının kime ait olacağı, su alanının eski hâline getirilmesi sorumluluğu ve buna ilişkin teminat mekanizmaları net olmalıdır. </span></p>
<ul>
<li>
<h4><span style="font-family: georgia, palatino;"><strong>3- Sorumluluk Rejimi </strong></span></h4>
</li>
</ul>
<div class="flex flex-col text-sm pb-25">
<article class="text-token-text-primary w-full focus:outline-none [--shadow-height:45px] has-data-writing-block:pointer-events-none has-data-writing-block:-mt-(--shadow-height) has-data-writing-block:pt-(--shadow-height) [&amp;:has([data-writing-block])&gt;*]:pointer-events-auto scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]" dir="auto" tabindex="-1" data-turn-id="request-WEB:4cceab2b-22e4-43bf-801e-03fe6a97c653-10" data-testid="conversation-turn-22" data-scroll-anchor="true" data-turn="assistant">
<div class="text-base my-auto mx-auto pb-10 [--thread-content-margin:--spacing(4)] @w-sm/main:[--thread-content-margin:--spacing(6)] @w-lg/main:[--thread-content-margin:--spacing(16)] px-(--thread-content-margin)">
<div class="[--thread-content-max-width:40rem] @w-lg/main:[--thread-content-max-width:48rem] mx-auto max-w-(--thread-content-max-width) flex-1 group/turn-messages focus-visible:outline-hidden relative flex w-full min-w-0 flex-col agent-turn" tabindex="-1">
<div class="flex max-w-full flex-col grow">
<div class="min-h-8 text-message relative flex w-full flex-col items-end gap-2 text-start break-words whitespace-normal [.text-message+&amp;]:mt-1" dir="auto" data-message-author-role="assistant" data-message-id="5845cded-98db-4d63-9398-235fec781b25" data-message-model-slug="gpt-5-2">
<div class="flex w-full flex-col gap-1 empty:hidden first:pt-[1px]">
<div class="markdown prose dark:prose-invert w-full wrap-break-word dark markdown-new-styling">
<p data-start="28" data-end="167"><span style="font-family: georgia, palatino;">Sözleşmede çevresel zararlar, su rejimine etkiler, üçüncü kişilere verilebilecek zararlar ve mücbir sebep halleri açıkça düzenlenmelidir.</span></p>
<p data-start="169" data-end="314" data-is-last-node="" data-is-only-node=""><span style="font-family: georgia, palatino;">Yüzer sistemler su kotu değişimi ve doğal risklere açık olduğundan, tarafların sorumluluk sınırları net ve öngörülebilir biçimde belirlenmelidir.</span></p>
<h3 data-start="169" data-end="314"><span style="font-family: georgia, palatino;">C. Kamu Malı Niteliğinin Sonuçları</span></h3>
<div class="flex flex-col text-sm pb-25">
<article class="text-token-text-primary w-full focus:outline-none [--shadow-height:45px] has-data-writing-block:pointer-events-none has-data-writing-block:-mt-(--shadow-height) has-data-writing-block:pt-(--shadow-height) [&amp;:has([data-writing-block])&gt;*]:pointer-events-auto scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]" dir="auto" tabindex="-1" data-turn-id="request-WEB:4cceab2b-22e4-43bf-801e-03fe6a97c653-11" data-testid="conversation-turn-24" data-scroll-anchor="true" data-turn="assistant">
<div class="text-base my-auto mx-auto pb-10 [--thread-content-margin:--spacing(4)] @w-sm/main:[--thread-content-margin:--spacing(6)] @w-lg/main:[--thread-content-margin:--spacing(16)] px-(--thread-content-margin)">
<div class="[--thread-content-max-width:40rem] @w-lg/main:[--thread-content-max-width:48rem] mx-auto max-w-(--thread-content-max-width) flex-1 group/turn-messages focus-visible:outline-hidden relative flex w-full min-w-0 flex-col agent-turn" tabindex="-1">
<div class="flex max-w-full flex-col grow">
<div class="min-h-8 text-message relative flex w-full flex-col items-end gap-2 text-start break-words whitespace-normal [.text-message+&amp;]:mt-1" dir="auto" data-message-author-role="assistant" data-message-id="befa8d21-d463-4efa-a400-9798a609ab11" data-message-model-slug="gpt-5-2">
<div class="flex w-full flex-col gap-1 empty:hidden first:pt-[1px]">
<div class="markdown prose dark:prose-invert w-full wrap-break-word dark markdown-new-styling">
<p data-start="0" data-end="205"><span style="font-family: georgia, palatino;">Su yüzeyleri üzerinde yatırım, mülkiyet hakkına değil; sınırlı ve süreli bir kullanım hakkına dayanır. Bu durum projenin teminat yapısını, finansman modelini ve devir-temlik işlemlerini doğrudan etkiler.</span></p>
<p data-start="207" data-end="318" data-is-last-node="" data-is-only-node=""><span style="font-family: georgia, palatino;">Kullanım hakkı mutlak bir ayni hak niteliğinde olmayıp, idarenin kamu yararı gerekçesiyle müdahalesine açıktır.</span></p>
<h2 data-start="207" data-end="318"><span style="font-family: georgia, palatino;">V- Önemli Hususlar</span></h2>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;">Yüzer güneş santrali projelerinde başarı yalnızca teknik yeterliliğe değil; su alanının kamusal niteliği ve DSİ ile kurulan sözleşme ilişkisinin hukuki güvenliğine bağlıdır. Bu nedenle sözleşme hükümlerinin açık, dengeli ve öngörülebilir biçimde kurgulanması, yatırımın sürdürülebilirliği ve finansal güvenliği açısından hayati önem taşır. Bu durumların tümü göz önünde bulundurularak yüzer güneş santralleri yatırımlarında uzman hukukçularla çalışmak güvenilir olacaktır. Yenilenebilir enerji dünyasındaki en güncel alanlardan birisi olan yüzer enerji santralleri geleceğin enerji fırsatları arasında gösterilmektedir. </span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;"><strong><em><a href="https://dikelaw.com.tr/">Dike Hukuk</a> ile iletişime geçmek için:</em></strong><em> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></em></span></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="z-0 flex min-h-[46px] justify-start"></div>
<div class="mt-3 w-full empty:hidden">
<div class="text-center"></div>
</div>
</div>
</div>
</article>
</div>
<div class="pointer-events-none h-px w-px absolute bottom-0" aria-hidden="true" data-edge="true"></div>
<p data-start="169" data-end="314" data-is-last-node="" data-is-only-node="">
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="z-0 flex min-h-[46px] justify-start"></div>
<div class="mt-3 w-full empty:hidden">
<div class="text-center"></div>
</div>
</div>
</div>
</article>
</div>
<div class="pointer-events-none h-px w-px absolute bottom-0" aria-hidden="true" data-edge="true"></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/yuzer-gunes-santrallerinin-hukuki-incelemesi/">YÜZER GÜNEŞ SANTRALLERİNİN HUKUKİ İNCELEMESİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/yuzer-gunes-santrallerinin-hukuki-incelemesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>12. YARGI PAKETİ İLE FAİZDE YAPILAN DEĞİŞİKLİK</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/12-yargi-paketi-ile-faizde-yapilan-degisiklik/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/12-yargi-paketi-ile-faizde-yapilan-degisiklik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cansın KAYA]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:37:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İcra Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Nicht kategorisiert]]></category>
		<category><![CDATA[Sigorta Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[12. yargı paketi]]></category>
		<category><![CDATA[adî faizde değişiklik]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Cansın KAYA]]></category>
		<category><![CDATA[destekten yoksun kalmada faiz başlangıcı]]></category>
		<category><![CDATA[faiz]]></category>
		<category><![CDATA[faiz değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[iş gücü kaybında faiz]]></category>
		<category><![CDATA[oransal mahsup]]></category>
		<category><![CDATA[yasal faizde değişiklik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=4340</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (12. Yargı Paketi) ile 3095 sayılı Kanun&#8217;un 1. maddesinde yapılan değişiklikle sabit kanuni faiz sistemi kaldırılmış ve değişken/dinamik bir hesaplama yöntemine geçilmiştir. Aynı Kanun&#8217;un 18. maddesinde yapılan değişiklikle Türk Borçlar Kanunun 55. maddesine eklenen kısımla iş gücü kaybı tazminatlarında hesaplama [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/12-yargi-paketi-ile-faizde-yapilan-degisiklik/">12. YARGI PAKETİ İLE FAİZDE YAPILAN DEĞİŞİKLİK</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p style="font-weight: 400;">7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (12. Yargı Paketi) ile 3095 sayılı Kanun&#8217;un 1. maddesinde yapılan değişiklikle sabit kanuni faiz sistemi kaldırılmış ve değişken/dinamik bir hesaplama yöntemine geçilmiştir. Aynı Kanun&#8217;un 18. maddesinde yapılan değişiklikle Türk Borçlar Kanunun 55. maddesine eklenen kısımla iş gücü kaybı tazminatlarında hesaplama yöntemi değiştirildi. Bu değişikliklere göre;</p>
<h2 style="font-weight: 400;"><strong>A-Kanuni(Adî) Faiz Hesaplama Formülü</strong></h2>
<p style="font-weight: 400;">Kanuni faiz oranı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) ilan ettiği kısa vadeli reeskont oranına endekslenmiştir:</p>
<h3 style="font-weight: 400;"><strong>I-Güncellenme ve Uygulama Esasları</strong></h3>
<ol>
<li><strong>Yıllık Belirleme: </strong>Her yılın genel kanuni faiz oranı, TCMB&#8217;nin <strong>bir önceki yılın 31 Aralık günü</strong> geçerli olan kısa vadeli kredi reeskont oranının %80&#8217;i olarak belirlenir.</li>
<li><strong>Yıl İçi Ara Güncelleme (30 Haziran Kuralı):</strong>Eğer 30 Haziran tarihindeki TCMB kısa vadeli kredi reeskont oranı, bir önceki 31 Aralık oranından <strong>en az 5 puan</strong> farklılık gösterirse; yılın ikinci yarısında (1 Temmuz – 31 Aralık) geçerli olacak faiz oranı 30 Haziran&#8217;daki yeni reeskont oranının %80&#8217;i olarak güncellenir.</li>
</ol>
<h3 style="font-weight: 400;"><strong>II-Mevcut Dönem İçin Örnek Hesaplama (2026)</strong></h3>
<ul style="font-weight: 400;">
<li><strong>TCMB Reeskont Oranı (31 Aralık 2025): </strong>%38,75</li>
<li><strong>Hesaplama:</strong> 38,75X0,80=%31</li>
</ul>
<p style="font-weight: 400;">Bu formüle göre, 31 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe giren <strong>yeni genel kanuni faiz oranı yıllık</strong><strong> </strong> olarak uygulanmaktadır.</p>
<p class="yoast-text-mark">Önemli Ayrım: Taraflar arasında ticari bir iş veya sözleşmesel/özel mevzuata tabi farklı bir temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa bu genel kanuni faiz oranı esas alınır. Ticari işlerde TCMB avans faiz oranı gibi özel rejimler kendi mevzuat kuralları dahlinde geçerliliğini korumaktadır.</p>
<table style="font-weight: 400; height: 221px;" width="1058">
<tbody>
<tr>
<td width="302"><strong>Kanun Maddesinin Eski Hali</strong></td>
<td width="302"><strong>Kanun Maddesinin Yeni Hali</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="302"><strong>Madde 1 –</strong> Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde miktar sözleşme ile kararlaştırılmamışsa bu ödeme yıllık yüzde dokuz oranı üzerinden yapılır. Cumhurbaşkanı, bu oranı aylık olarak belirlemeye, yüzde onuna kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmaya yetkilidir.</td>
<td width="302">MADDE 1- 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılır. Söz konusu reeskont oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranından beş puan veya daha çok farklı ise, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h2>B-<strong> İş Gücü Kaybı Tazminatlarında Faiz Başlangıcı ve Hesaplanması</strong></h2>
<p>Kanunla, Türk Borçlar Kanunu&#8217;nda yapılan değişikliğe göre, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar nedeniyle, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilecek.</p>
<p>Kanun ayrıca, tahkikat başlayıncaya kadar yapılan ödemelerin nominal değil oransal mahsup edilmesini de kabul etmiştir.</p>
<p>Örneğin zarar 1.000.000 TL, yapılan ödeme 300.000 TL ise zararın %30’u karşılanmış sayılacaktır. Karar tarihinde toplam zarar 2.000.000 TL olarak hesaplanırsa, mahsup edilecek tutar 300.000 TL değil, 600.000 TL olacak; hükmedilecek tazminat 1.400.000 TL olacaktır.</p>
<table style="height: 418px;" width="1055">
<tbody>
<tr>
<td width="461"><strong>Kanun Maddesinin Eski Hali</strong></td>
<td width="461"><strong>Kanun Maddesine Eklenen Metin</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="461"><strong>MADDE 55- </strong>Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.</p>
<p>Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır.</p>
<p>&nbsp;</td>
<td width="461"><strong>MADDE 18- </strong>11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 55 inci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.</p>
<p>“Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar nedeniyle, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten; zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.</p>
<p>Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplara bağlı tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir.”</p>
<p>&nbsp;</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>
<p><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için: <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453, </a></em></strong><em> <a href="https://dikelaw.com.tr/">https://dikelaw.com.tr/</a></em></p>
<p style="font-weight: 400;">
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/12-yargi-paketi-ile-faizde-yapilan-degisiklik/">12. YARGI PAKETİ İLE FAİZDE YAPILAN DEĞİŞİKLİK</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/12-yargi-paketi-ile-faizde-yapilan-degisiklik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MAKEDONYA VATANDAŞLIĞI NASIL KAZANILIR?</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/makedonya-vatandasligi-nasil-kazanilir/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/makedonya-vatandasligi-nasil-kazanilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aytekin AKTAŞ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Aug 2026 15:10:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar & Avrupa Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Arb. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Arb. LL.M. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Balkan göçmenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Makedonya vatandaşlığı şartları]]></category>
		<category><![CDATA[Makedonya vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Makedonya vatandaşlığı başvurusu]]></category>
		<category><![CDATA[Makedonya vatandaşlık kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası özel hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımla vatandaşlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=4294</guid>

					<description><![CDATA[<p>I-) Kuzey Makedonya Vatandaşlığının Kazanılmasına İlişkin Genel Esaslar Kuzey Makedonya vatandaşlığına ilişkin temel kaynak, 1992 tarihli Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Vatandaşlık Kanunu&#8216;dur. Kanun; 8/04, 98/08, 158/11, 55/16 sayılı değişikliklerden sonra, uygulamada asıl belirleyici olan 174/21 ve 67/22 sayılı değişiklik kanunlarıyla köklü biçimde yeniden şekillendirilmiştir. 67/22 sayılı değişiklik kanunu, kural olarak 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren uygulanmaktadır. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/makedonya-vatandasligi-nasil-kazanilir/">MAKEDONYA VATANDAŞLIĞI NASIL KAZANILIR?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>I-) Kuzey Makedonya Vatandaşlığının Kazanılmasına İlişkin Genel Esaslar</h2>
<p>Kuzey Makedonya vatandaşlığına ilişkin temel kaynak, 1992 tarihli <a href="https://mvr.gov.mk/mk-MK/legislativa/zakoni">Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Vatandaşlık Kanunu</a>&#8216;dur. Kanun; 8/04, 98/08, 158/11, 55/16 sayılı değişikliklerden sonra, uygulamada asıl belirleyici olan 174/21 ve 67/22 sayılı değişiklik kanunlarıyla köklü biçimde yeniden şekillendirilmiştir. 67/22 sayılı değişiklik kanunu, kural olarak 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren uygulanmaktadır. Dolayısıyla bugün geçerli olan metin, 67/22 ile birleştirilmiş olan metindir.</p>
<p>Kanunun daha ilk maddesinde yer alan iki ilke, sistemin tamamını anlamak bakımından belirleyicidir. Birincisi, vatandaşlığın kişi ile devlet arasında hukukî bir bağ olduğu ve kişilerin etnik kökenini ifade etmediği açıkça hükme bağlanmıştır. İkincisi, kanunun 2. maddesi uyarınca Kuzey Makedonya vatandaşı aynı zamanda başka bir devletin vatandaşı da olabilir; yani çifte vatandaşlık kural olarak serbesttir. Ancak ülke içinde kişi, uluslararası anlaşma aksini öngörmedikçe, yalnızca Kuzey Makedonya vatandaşı olarak kabul edilir. Bu hüküm, özellikle Türk vatandaşları bakımından önem taşır.</p>
<p>Kuzey Makedonya vatandaşlığı, Romanya, Bulgaristan veya Yunanistan vatandaşlığından farklı olarak doğrudan Avrupa Birliği vatandaşlığı sağlamaz. Ülke 2005 yılından bu yana AB adayı ve 2020&#8217;den bu yana NATO üyesidir. Müzakerelerde tarama süreci tamamlanmış olmakla birlikte üyelik takvimi belirsizliğini korumaktadır. Buna karşılık Kuzey Makedonya pasaportu Schengen alanına vizesiz erişim sağladığından, vatandaşlık başvuruları uygulamada çoğu zaman serbest dolaşım beklentisi ekseninde gündeme gelmektedir. Bu beklentinin hukuken bir kazanılmış hak doğurmadığı unutulmamalıdır.</p>
<p>&#8220;Makedonya vatandaşlığı nasıl kazanılır?&#8221; sorusuna tek bir cevap verilmesi hukuken mümkün değildir. Başvurucunun ülkede uzun süredir yasal olarak ikamet eden bir yabancı mı, Kuzey Makedonya vatandaşı ile evli bir kişi mi, ülkeden göç etmiş bir eski vatandaş (<em>иселеник</em>) yahut onun altsoyu mu, mülteci veya vatansız statüsünde bir kişi mi, yoksa özel ulusal menfaat kapsamında değerlendirilecek bir yatırımcı, bilim insanı veya sporcu mu olduğuna göre uygulanacak hüküm, aranan şartlar ve ispat rejimi tümüyle değişmektedir.</p>
<h2>II-) Kuzey Makedonya Vatandaşlığını Edinme Türleri</h2>
<p>Kanunun 3. maddesi, vatandaşlığın kazanılma yollarını dört başlıkta saymaktadır:</p>
<ul>
<li>Soy bağı</li>
<li>Kuzey Makedonya topraklarında doğum</li>
<li>Genel yolla vatandaşlığın olağan kazanımı</li>
<li>Uluslararası anlaşmalar.</li>
</ul>
<h3>A-) Soy Bağı ve Ülkede Doğum Yoluyla Kazanım</h3>
<p>Kanunun 4. maddesine göre çocuk; doğum anında her iki ebeveyni de Kuzey Makedonya vatandaşı ise, ebeveynlerden biri vatandaş olup çocuk ülkede doğmuşsa (ebeveynler diğer ebeveynin vatandaşlığının kazanılması konusunda anlaşmadıkça) veya ebeveynlerden biri vatandaş olup diğeri bilinmiyor, vatandaşlığı bilinmiyor ya da vatansız ise ve çocuk yurt dışında doğmuşsa, soy bağı yoluyla vatandaşlık kazanır. Tam evlat edinmede evlat edinenlerden birinin vatandaş olması yeterlidir.</p>
<ol start="5">
<li>madde, uygulamada en çok gözden kaçan ve hak kaybına yol açan hükümdür. Yurt dışında doğan ve ebeveynlerinden yalnızca biri Kuzey Makedonya vatandaşı olan çocuk, ancak 18 yaşını doldurmadan önce vatandaş olarak tescil ettirilmişse veya vatandaş olan ebeveyniyle birlikte 18 yaşından önce ülkede daimî ikamete geçmişse soy bağı yoluyla vatandaş olur. Ebeveynleri tarafından tescil ettirilmemiş kişi ise, 23 yaşını doldurmadan önce bizzat başvurmak kaydıyla vatandaşlığı kazanabilir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; 23 yaş sınırı aşıldığında ilgili kişi artık soy bağına değil, naturalizasyon rejimine tâbi olur. Türkiye&#8217;de yaşayan Makedonya kökenli aileler bakımından bu hüküm, kuşaklar arası hak kaybının başlıca sebebidir.</li>
</ol>
<p>Başvuru, doğumun ek tescilinin yapıldığı nüfus siciline veya yurt dışındaki diplomatik-konsolosluk temsilciliğine yapılır. Bu yolla vatandaşlık kazanan çocuk, doğum anından itibaren Kuzey Makedonya vatandaşı sayılır; yani kazanım geçmişe etkilidir.</p>
<ol start="6">
<li>madde ise vatansızlığın önlenmesine yöneliktir: ülkede bulunan veya doğan, ebeveynleri bilinmeyen, vatandaşlığı bilinmeyen ya da vatansız olan çocuk vatandaşlığı kazanır. Çocuğun 15 yaşını doldurmasından önce ebeveynlerinin yabancı vatandaş olduğu tespit edilirse vatandaşlık sona erer; ancak bu hâlde dahi çocuğun vatansız kalmaması şarttır.</li>
</ol>
<h3>B-) Genel Yol Olarak İkamete Dayalı Kazanım <em>(Madde 7)</em></h3>
<p>Kanunun 7. maddesi, yabancılar için genel kazanım rejimini düzenler. Talebini bizzat sunan yabancının aşağıdaki şartların tamamını birlikte taşıması gerekir:</p>
<ol>
<li>18 yaşını doldurmuş olmak,</li>
<li>Başvuru tarihine kadar Kuzey Makedonya topraklarında en az 7 yıl yasal ve kesintisiz ikamet etmiş olmak,</li>
<li>Kanunla belirlenen ölçütler çerçevesinde maddi ve sosyal güvenliği sağlayacak konut ve sürekli gelir kaynağına sahip olmak,</li>
<li>Kuzey Makedonya&#8217;da veya vatandaşı olduğu devlette, resen kovuşturulan ve Kuzey Makedonya mevzuatına göre de cezalandırılan suçlardan en az bir yıl hapis cezasına mahkûm olmamış olmak,</li>
<li>Kuzey Makedonya&#8217;da ve vatandaşı olduğu devlette hakkında ceza yargılaması başlatılmamış olmak,</li>
<li>Makedoncayı çevresiyle anlaşabilecek düzeyde bilmek,</li>
<li>Hakkında Kuzey Makedonya&#8217;da ikamet yasağı tedbiri uygulanmıyor olmak,</li>
<li>Vatandaşlığa alınmasının millî güvenliği veya savunmayı tehlikeye düşürmemesi,</li>
<li>Sadakat yemini etmek,</li>
<li>Önceki vatandaşlığından çıkmış olmak ya da vatandaşlığa kabul edilmesi hâlinde çıkma izninin verileceğini ispat etmek.</li>
</ol>
<p>Bu şartların birkaçı özel açıklama gerektirir.</p>
<p>Dil şartı bakımından Kuzey Makedonya, Romanya&#8217;dan farklı olarak B1 gibi sayısal bir Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve düzeyi öngörmemiştir. Kanun, &#8220;çevresiyle anlaşabilecek düzey&#8221; şeklinde işlevsel bir ölçüt benimsemiş ve bu düzeyin tespitini Hükümet tarafından kurulan özel bir komisyona bırakmıştır. 2021 reformu sırasında resmî dillerden herhangi birinin bilinmesinin yeterli sayılması yönündeki öneri kabul edilmemiş; Makedonca bilgisi şartı korunmuştur. Uygulamada bu, takdire açık ve dosyadan dosyaya farklılaşabilen bir alan yaratmaktadır. Ayrıca kanunda anayasa veya millî marş bilgisi gibi ayrı bir &#8220;vatandaşlık sınavı&#8221; öngörülmemiştir.</p>
<p>Millî güvenlik şartı bakımından, kanun idareye geniş takdir tanımakla birlikte bu takdiri bazı şartlar sınırlamıştır. Bu gerekçeyle verilen ret kararında, kamu yararının korunması gözetilerek kararın dayandığı sebepler belirtilmek zorundadır ve karar, başvurunun sunulmasından itibaren altı ay içinde verilmelidir. Gerekçe zorunluluğu ile azamî karar süresi, yargısal denetimin fiilen işleyebilmesi bakımından belirleyicidir.</p>
<p>Önceki vatandaşlıktan çıkma şartı ise mutlak değildir. Kişi vatansız ise veya kendi ülkesinin hukukuna göre Kuzey Makedonya vatandaşlığını kazanmakla önceki vatandaşlığını kendiliğinden yitirecekse şart gerçekleşmiş sayılır. Bunun ötesinde kanun önemli bir istisna getirmiştir. Yabancı devlet çıkma izni vermiyorsa yahut çıkma için başvurucunun yerine getiremeyeceği koşullar öngörüyorsa ve bu durum kişi ile ailesi bakımından varoluşsal veya güvenlik sorunu doğuruyorsa, yabancı vatandaşlıktan feragat ettiğine dair beyanı yeterli sayılır. Bu hüküm, uygulamada özellikle çıkma prosedürü ağır işleyen ülkelerin vatandaşları bakımından kilit önemdedir.</p>
<h3>C-) Vatansızlar ve Mülteciler İçin Kolaylaştırılmış Rejim<em> (Madde 7-a)</em></h3>
<p>Vatansız kişiler ile mülteci statüsü tanınmış kişiler bakımından, vatansızlığın tespiti veya mülteci statüsünün tanınması tarihinden başvuru tarihine kadar en az 6 yıl yasal ve daimî ikamet aranır. Bu kişiler bakımından ayrıca; ülkede resen kovuşturulan suçlardan en az bir yıl hapis cezasına mahkûm olmamış olmaları ve haklarında ceza yargılaması başlatılmamış olması ile 7. maddedeki yaş, geçim, dil, ikamet yasağı, millî güvenlik ve yemin şartlarını taşımaları gerekir. Buna karşılık önceki vatandaşlıktan çıkma şartı aranmaz; bu, statünün mahiyeti gereğidir.</p>
<h3>D-) Göçmenler  ve Altsoyları İçin Ayrıcalıklı Rejim <em>(Madde 8)</em></h3>
<p>Uygulamada Türkiye&#8217;den yapılan başvurular bakımından en çok kullanılan ve en çok yanlış anlaşılan hüküm budur.</p>
<p>Kanunun 8. maddesine göre, Kuzey Makedonya&#8217;dan göç etmiş kişi (<em>иселеник</em>) ile onun birinci dereceye kadar altsoyu, 7. maddenin 1. fıkrasının 2 (ikamet süresi), 6 (Makedonca bilgisi) ve 10 (önceki vatandaşlıktan çıkma) numaralı bentlerindeki şartları taşımasa dahi naturalizasyon yoluyla vatandaşlık kazanabilir. Yani bu kişilerden ne ülkede yedi yıl ikamet, ne Makedonca bilgisi, ne de Türk vatandaşlığından çıkma istenir.</p>
<p>Kanun, &#8220;göçmen&#8221; kavramını da tanımlamıştır: Kuzey Makedonya vatandaşı olup başka bir ülkeye göç eden kişidir. Cinsiyet, ırk, ten rengi, millî ve sosyal köken, siyasî ve dini inanç, mal varlığı ve sosyal statü bakımından ayrım yapılamaz.</p>
<p>Bu tanım, uygulamanın kilit noktasını oluşturur ve iki tespiti zorunlu kılar:</p>
<p><strong>Birincisi</strong>, hükümden yararlanmanın önkoşulu, ilgilinin veya üstsoyunun daha önce vatandaş olmasıdır. Salt etnik köken, kültürel aidiyet veya &#8220;atalarımız oradan geldi&#8221; beyanı yeterli değildir. Bu yönüyle Kuzey Makedonya rejimi, Romanya hukukundaki kültürel-kimlik temelli istisnaî kazanım yolundan ayrılmaktadır; Bu yönüyle Kuzey Makedonya rejimi, Romanya hukukundaki kültürel-kimlik temelli istisnaî kazanım yolundan ayrılmaktadır; Kuzey Makedonya hukukunda sadece etnik köken veya kültürel aidiyete dayalı bağımsız bir vatandaşlık yolu bulunmamaktadır. Kanunun 11. maddesindeki özel ulusal menfaat yolu ise kültürel aidiyete değil, kişinin istisnaî nitelikteki katkısının devlet için özel bir menfaat oluşturmasına dayanan, takdiri ve müstesna bir rejimdir.</p>
<p><strong>İkincisi</strong>, altsoy bakımından muafiyet birinci derece ile sınırlıdır. 2020 yılında Meclis gündemine gelen ve altsoyun ikinci dereceyi de kapsayacak şekilde genişletilmesini öngören öneri kanunlaşmamıştır. Dolayısıyla göçmenin torunu, bu hükümden doğrudan yararlanamaz. Uygulamada bu sınır, Türkiye&#8217;de yaşayan üçüncü kuşak Makedonya kökenli vatandaşlar bakımından başvurunun önündeki en ciddi engeldir.</p>
<p><strong>İspat rejimi bakımından</strong> ise dosyanın esası, üstsoyun eski vatandaşlığının belgelenmesine bağlıdır. Yugoslavya döneminde Makedonya Sosyalist Cumhuriyeti vatandaşlık sicillerine (<em>книга на државјани</em>) yapılan kayıtların temini, nüfus kayıtlarının kesintisiz biçimde birleştirilmesi ve yabancı makamlarca düzenlenen belgelerin apostil şerhi ile onaylanıp usulüne uygun tercüme edilmesi zorunludur. Uygulamada başvuruların önemli bölümü esastan değil, soy zincirinin belgelendirilememesi sebebiyle sonuçsuz kalmaktadır.</p>
<p>Nihayet 10. madde bir sınırlama getirmektedir: 8. madde kapsamındaki talep, kişinin çıkma yoluyla veya uluslararası anlaşma uyarınca vatandaşlığını kaybetmesinden itibaren <strong>en az üç yıl geçmemişse reddedilir.</strong> Bu hüküm, vatandaşlıktan çıkma ile yeniden kazanım arasında araçsal bir döngü kurulmasını engellemeye yöneliktir.</p>
<h3>E-) Evliliğe Dayalı Kazanım <em>(Madde 9)</em></h3>
<p>Kanunun 9. maddesi iki ayrı ihtimal öngörür.</p>
<p><strong>Birinci ihtimalde</strong>, Kuzey Makedonya vatandaşı ile en az üç yıldır evli olan ve başvuru gününe kadar ülkede en az bir yıl kesintisiz kalmış bulunan yabancı, 7. maddenin 1. fıkrasının 2, 3, 6 ve 10 numaralı bentlerindeki şartları taşımasa dahi vatandaşlık kazanabilir. Yani yedi yıllık ikamet, konut ve gelir, Makedonca bilgisi ve önceki vatandaşlıktan çıkma şartları aranmaz. 2021 reformu, bu yoldaki ikamet süresini üç yıldan bir yıla indirmiştir.</p>
<p><strong>İkinci ihtimal</strong>, uygulamada daha az bilinen ancak diaspora bakımından oldukça işlevsel bir düzenlemedir: Kuzey Makedonya vatandaşı ile en az sekiz yıldır evli olan, yurt dışında yasal ve kesintisiz yaşayan ve Kuzey Makedonya ile sağlam ve etkin bir bağı (<em>цврста и ефективна врска</em>) bulunan yabancı da aynı muafiyetlerden yararlanarak vatandaşlık kazanabilir. Burada ülkede fiilen ikamet hiç aranmaz; buna karşılık &#8220;sağlam ve etkin bağ&#8221; ölçütü, uluslararası hukuktaki etkin bağ (genuine link) doktrininin iç hukuka yansımasıdır ve somut delillerle ispatı gerekir: aile ilişkileri, taşınmaz mülkiyeti, düzenli ziyaretler, dil kullanımı, ekonomik ve kültürel bağlar bu kapsamda değerlendirilir.</p>
<p>Her iki ihtimalde de evliliğin muvazaalı olmaması ve fiilen sürüyor olması esastır; idare, güvenlik incelemesi çerçevesinde bu hususu araştırma yetkisine sahiptir.</p>
<h3>F-) Özel Ulusal Menfaat Kapsamında Kazanım ve Yatırımcı Rejimi <em>(Madde 11)</em></h3>
<p>Kanunun 11. maddesi uyarınca, 7. maddenin 1. fıkrasının yalnızca 1 (yaş) ve 8 (millî güvenlik) numaralı bentlerindeki şartları taşıyan yabancı; bu durum özel bilimsel, ekonomik, kültürel, sportif veya diğer bir ulusal menfaat oluşturuyorsa naturalizasyon yoluyla vatandaşlık kazanabilir. Görüldüğü üzere burada ne ikamet, ne dil, ne gelir, ne de önceki vatandaşlıktan çıkma şartı aranmaktadır. Bu, kanundaki en geniş muafiyet rejimidir.</p>
<p>Ölçütleri belirleme yetkisi Hükümete bırakılmıştır. Hükümet, özel menfaatin varlığına ilişkin ölçütleri <strong>kararname</strong> ile belirler ve somut olayda özel menfaatin bulunup bulunmadığı konusunda görüş verir. İlgili kararname 2005 yılında yürürlüğe girmiş, 2012, 2019 ve 2021 yıllarında değiştirilmiştir. Kamuya açık kaynaklarda yer alan düzenlemeye göre özel ekonomik menfaat, başlıca iki hâlde kabul edilmektedir:</p>
<ul>
<li>Kişi başına en az 400.000 Avro tutarında sermayenin, yeme-içme ve ticaret tesisleri hariç olmak üzere yeni tesislere doğrudan yatırım olarak konulması ve en az bir yıl süreyle en az on tam zamanlı istihdam sağlanması,</li>
<li>Kişi başına en az 200.000 Avro tutarında sermayenin, kararnamede belirlenen nitelikleri taşıyan bir özel yatırım fonuna en az iki yıl süreyle yatırılması.</li>
</ul>
<ol start="11">
<li>maddenin son fıkrasına göre, bu kapsamdaki yabancının eşi de 9. maddedeki şartlar çerçevesinde vatandaşlık kazanabilir.</li>
</ol>
<p>Bununla birlikte bu yolun hukukî niteliği konusunda yanılgıya düşülmemelidir. Söz konusu düzenleme takdirî bir yetkidir. Başvurucunun ölçütleri sağlaması, Hükümetin olumlu görüş vermesini ve İçişleri Bakanlığının vatandaşlığa kabul kararı almasını hukuken zorunlu kılmaz. Nitekim Avrupa Komisyonu&#8217;nun 2024 tarihli ülke raporunda, Kuzey Makedonya&#8217;nın bu kapsamda beş ekonomik vatandaşlık başvurusu aldığı ancak henüz hiçbirini sonuçlandırmadığı tespit edilmiş; Komisyon, başvurucular hakkında kapsamlı geçmiş incelemesi yapılması ve salt yatırıma dayalı sistematik vatandaşlık verilmesinden kaçınılması yönünde uyarıda bulunmuştur. Uygulamada bu yol, fiilen askıya alınmış görünümündedir. Bu tabloda, danışanlara &#8220;Kuzey Makedonya yatırım karşılığı vatandaşlık programı&#8221; adı altında kesin sonuç vaadinde bulunulması, meslekî sorumluluk bakımından son derece riskli bir tutumdur.</p>
<h3>G-) Çocukların Durumu ve Yeniden Kazanım <em>(Madde 12 ve 15)</em></h3>
<p>Ebeveynlerin her ikisi de naturalizasyon yoluyla vatandaşlık kazanmışsa, 18 yaşından küçük çocukları da vatandaşlığı kazanır. Ebeveynlerden yalnızca biri kazanmışsa, çocuğun vatandaşlığı; o ebeveynin talebi ve çocuğun ülkede yaşaması hâlinde ya da her iki ebeveynin birlikte talebi hâlinde (çocuğun nerede yaşadığına bakılmaksızın) kazanılır. Tam evlat edinmede, evlat edinenlerden birinin naturalizasyonu, ülkede birlikte yaşayan küçük evlatlık bakımından da sonuç doğurur. 15 yaşını dolduran çocuğun rızası zorunludur.</p>
<ol start="15">
<li>madde ise özel bir yeniden kazanım hâli düzenler: küçükken çıkma yoluyla vatandaşlığını kaybeden kişi, 25 y<strong>aşına kadar</strong> ülkede en az bir yıl yasal ve kesintisiz ikamet etmesi ve talepte bulunması kaydıyla vatandaşlığı yeniden kazanabilir.</li>
</ol>
<h2>III-) Güncel Mevzuat Değişiklikleri: 174/21 ve 67/22 Reformları</h2>
<p>Kuzey Makedonya vatandaşlık hukukunun bugünkü çehresini belirleyen iki değişiklik, ayrı başlık altında incelenmeyi hak etmektedir.</p>
<h3>A-) 174/21 Sayılı Değişiklik: Liberalleşme ve Vatansızlığın Tasfiyesi</h3>
<p>2021 tarihli değişiklik, esas olarak üç yönde etki doğurmuştur:</p>
<ul>
<li>Genel naturalizasyonda ikamet süresi sekiz yıldan yedi yıla indirilmiştir.</li>
<li>Evliliğe dayalı başvuruda ülkede kalış süresi üç yıldan bir yıla indirilmiştir.</li>
<li>Göçmenler ve altsoyları bakımından Makedonca bilgisi ve önceki vatandaşlıktan çıkma şartlarının aranmaması netleştirilmiştir.</li>
</ul>
<p>Bu değişikliğin en dikkat çekici yönü ise geçiş hükmünde yer almaktadır. Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren üç yıllık süre içinde başvurmak kaydıyla; eski SFRY&#8217;nin diğer cumhuriyetlerinin vatandaşları ile eski SFRY vatandaşlarından 8 Eylül 1991 tarihine kadar (bağımsızlık ilanına kadar) Makedonya topraklarında yaşamış olanların, kanunda tek tek sayılan belgelerden en az birini sunmak suretiyle vatandaşlık kazanabilecekleri öngörülmüştür. Sayılan belgeler arasında doğum belgesi, tamamlanan okul yılına ilişkin belge veya diploma, M1/M2 formuyla belgelenen sigortalılık, çalışma karnesi, dönemin mevzuatına göre ödenmiş çeşitli vergilere ilişkin belgeler, Kamu Gelirler İdaresi kararı, elektrik-ısınma-su-telefon fatura ödemeleri, eski SFRY veya Makedonya pasaportu, kimlik kartı, yabancılar için kimlik belgesi, sağlık karnesi, kamu sağlık kurumlarında görülen tedaviye ilişkin belgeler, tapu ve zilyetlik kayıtları ve banka tasarruf cüzdanı yer almaktadır.</p>
<p>Bu düzenleme, karşılaştırmalı hukuk bakımından oldukça esnek bir kolektif ispat rejimi kurmuştur: tek bir fatura dahi ikametin ispatı için yeterli sayılabilmiştir. Amaç, Yugoslavya&#8217;nın dağılmasından bu yana ülkede fiilen yaşayan ancak vatandaşlığı bulunmayan kişilerin —ki bunların çoğunluğunu Roman toplulukları oluşturmaktadır— statüsünün tasfiyesidir. Ancak bu üç yıllık başvuru süresi dolmuştur; hüküm bugün itibarıyla yeni başvurular bakımından işletilebilir değildir. Nitekim BMMYK, Temmuz 2025&#8217;te Kuzey Makedonya&#8217;nın, Yugoslavya&#8217;nın dağılmasından kaynaklanan bilinen tüm vatansızlık vakalarını çözen bölgedeki ilk ülke olduğunu duyurmuş; son 317 kişinin vatandaşlığa kabul edildiğini ve 2001&#8217;den bu yana yaklaşık 20.000 vatansız kişinin vatandaşlık kazandığını açıklamıştır. Buna karşılık, çoğu ülkede doğmuş ancak doğum tescili yapılmamış olan yüzü aşkın kişinin hâlen vatandaşlıktan yoksun olduğu, bağımsız kaynaklarca bildirilmektedir.</p>
<h3>B-) 67/22 Sayılı Değişiklik: Usulün Disipline Edilmesi ve Dijitalleşme</h3>
<p>1 Ocak 2023&#8217;ten itibaren uygulanan 67/22 sayılı değişiklik, maddî şartlardan çok usulî güvencelere odaklanmıştır:</p>
<p>Resen araştırma yükümlülüğü. Usulü yürüten İçişleri Bakanlığı görevlisi, talebin alınmasından itibaren 30 gün içinde, yaş, ikamet süresi, dil, ikamet yasağı ve millî güvenlik şartlarına ilişkin delil ve verileri resen talep etmekle yükümlü kılınmıştır. Kendisinden bilgi istenen kamu kurumu görevlisi ise bu bilgileri 90 gün içinde göndermek zorundadır. Aynı yükümlülük, vatandaşlıktan çıkma usulünde de öngörülmüştür.</p>
<p>İdarî gecikmenin yaptırıma bağlanması. Kanuna eklenen kabahat hükümleriyle, bu süreleri ihlal eden görevliler hakkında denar karşılığı 15 ila 30 Avro tutarında idarî para cezası öngörülmüş ve kabahat yargılamasının yetkili mahkemece yürütüleceği düzenlenmiştir. Ceza miktarı sembolik olmakla birlikte, düzenlemenin işlevi caydırıcılıktan çok, sürelerin bağlayıcı nitelik kazanmasıdır; bu da idarenin hareketsizliğine karşı açılacak davalarda önemli bir dayanak oluşturur.</p>
<p>Dijitalleşme. Vatandaşlık belgesi, elektronik belge biçiminde düzenlenebilir ve başvurucunun ulusal elektronik hizmetler portalındaki profiline veya nitelikli elektronik kayıtlı posta yoluyla bildirdiği e-posta adresine gönderilebilir hâle gelmiştir. Belgeye karşı 15 gün içinde, elektronik ortamda da yapılabilen bir itiraz yolu öngörülmüş; itirazın bir üst birim yöneticisince 15 gün içinde karara bağlanması hükme bağlanmıştır.</p>
<p>AB üyeliği kaydı. Değişiklik kanununun geçiş hükümlerinde yer alan ve karşılaştırmalı hukukta pek rastlanmayan bir kayda göre, söz konusu kanun Kuzey Makedonya&#8217;nın Avrupa Birliği&#8217;ne katıldığı gün yürürlükten kalkacaktır. Bu hüküm, kanun koyucunun mevcut rejimi katılım sonrası için nihai saymadığını ve AB müktesebatına uyum çerçevesinde yeniden düzenleme yapılacağını daha şimdiden öngördüğünü göstermektedir.</p>
<p>Bu iki değişiklik dışında, İçişleri Bakanlığının yayımladığı yürürlükteki mevzuat listesinde vatandaşlık kanununa ilişkin daha yeni bir değişiklik yer almamaktadır. Dolayısıyla bugün uygulanacak metin, 67/22 ile birleştirilmiş konsolide metindir. Buna karşılık AB katılım süreci, yatırıma dayalı vatandaşlık rejimine yönelik baskı ve anayasa değişikliği tartışmaları dikkate alındığında, orta vadede yeni bir reform ihtimali göz ardı edilmemelidir.</p>
<h2>IV-) Başvuru Süreci</h2>
<p>Başvuru mercii. Kanunun 21. maddesine göre vatandaşlığın kazanılması, kaybı veya tespitine ilişkin talep, kişinin ikametgâhının bulunduğu yer İçişleri Bakanlığı birimine; kişi yurt dışında yaşıyorsa diplomatik-konsolosluk temsilciliğine sunulur. Karar İçişleri Bakanlığı tarafından verilir ve zorunlu bizzat tebliğ kurallarına göre tebliğ edilir. Genel naturalizasyonda talebin bizzat sunulması kanunî şarttır.</p>
<p>Garanti belgesi (гаранција). Kanunun 7-c maddesi, önceki vatandaşlıktan çıkma şartıyla ilgili tipik kısır döngüyü çözmek üzere getirilmiş özgün bir kurumdur. Buna göre, 7. maddenin 1. fıkrasının 1 ilâ 9 numaralı bentlerindeki şartları taşıyan yabancıya, vatandaşlığa kabul edileceğine dair bir garanti belgesi verilir. Böylece kişi, mevcut vatandaşlığından çıkma işlemlerini vatansız kalma riski olmaksızın yürütebilir. Garanti belgesinin tesliminden itibaren iki yıl içinde çıkma belgesi sunulmazsa, talep geri çekilmiş sayılır. Garanti belgesine karşı, tebliğinden itibaren 15 gün içinde İçişleri Bakanlığı bünyesindeki ilgili birime itiraz edilebilir; itiraz, bir üst birim yöneticisi tarafından 15 gün içinde karara bağlanır.</p>
<p>Kazanım anı. Kanunun 13. maddesi uyarınca kişi, vatandaşlığa kabul kararının teslim edildiği tarihte vatandaşlığı kazanır. Bu nokta, Romanya hukukundan önemli bir farklılık oluşturur: Romanya&#8217;da vatandaşlık, kabul kararıyla değil yeminin edildiği tarihte kazanılırken, Kuzey Makedonya&#8217;da yemin bir kabul şartı olarak öngörülmüş, kazanımın anı ise kararın tebliğine bağlanmıştır. Yeminin metni de kanunda düzenlenmiştir: kişi, şerefi üzerine Kuzey Makedonya Cumhuriyeti&#8217;ne sadık kalacağını, Anayasa ve kanunlara saygı göstereceğini ve vatandaşlık yükümlülüklerini yerine getireceğini beyan eder.</p>
<p>Kararın geri alınması. 14. maddeye göre, vatandaşlığa kabul kararı, başvurucunun talebi sunarken yanlış veya gerçeğe aykırı bilgi verdiğinin ya da sahte belge kullandığının tespiti hâlinde geri alınabilir. Geri alma yetkisi, ilgili suç bakımından ceza zamanaşımı süresi ile sınırlandırılmıştır. Ebeveynleriyle birlikte vatandaşlık kazanan küçükler bakımından da karar geri alınır.</p>
<h2>V-) Vatandaşlığın Kaybı</h2>
<p>Kanunun 16. maddesi, vatandaşlığın kaybını yalnızca iki sebebe bağlamıştır: çıkma (feragat) ve uluslararası anlaşmalar. Bu, karşılaştırmalı hukuk bakımından oldukça koruyucu bir tercihtir; zira kanunda genel bir &#8220;vatandaşlığı kaybettirme&#8221; veya idarî yoldan geri alma sebebi yer almamakta, tek istisnayı 14. maddedeki hile hâli oluşturmaktadır.</p>
<p>Çıkma için 17. maddede aranan şartlar şunlardır: 18 yaşını doldurmuş olmak; devlet organlarına karşı tüm mal varlığı ilişkilerini düzenlemiş olmak; ülkede yaşayan kişilere karşı evlilik ilişkisinden ve ana-baba çocuk ilişkisinden doğan mal varlığı ve diğer yasal yükümlülüklerini yerine getirmiş olmak; hakkında iflas veya kurucusu ya da ortağı olduğu ticaret şirketinin sona ermesine ilişkin bir işlem başlatılmadığını belgelemek; hakkında resen kovuşturulan bir suçtan ceza yargılaması yürütülmemesi veya mahkûm olmuşsa cezasını çekmiş olmak; ve yabancı vatandaşlığa sahip olmak ya da bunu kazanacağını ispat etmek. Son şart, vatansızlığın önlenmesi ilkesinin doğrudan yansımasıdır.</p>
<p>Bu şartlar sağlansa dahi yetkili makam; güvenlik ve savunma, karşılıklılık veya yabancı devletle ilgili diğer sebeplerle talebi reddedebilir. Bu halde de, kamu yararının korunması gözetilerek kararın gerekçelendirilmesi zorunludur. Vatandaşlık, çıkma kararının teslimi tarihinde kaybedilir.</p>
<ol start="18">
<li>madde ise bir güvence hükmüdür: çıkma izni verilen kişi ülkede yaşamaya devam etmişse ya da yurt dışına yerleşmekle birlikte kararın tesliminden itibaren bir yıl içinde yabancı vatandaşlık kazanmamışsa, çıkma kararı geri alınır. Böylece fiilen vatansız kalma riski bertaraf edilmiştir. 19. ve 20. maddeler, küçüklerin ve evlatlıkların durumunu; her iki ebeveynin talebi, diğer ebeveynin muvafakati, muvafakat vermemesi hâlinde vesayet makamının çocuğun yararı gözetilerek vereceği onay ve 15 yaşını dolduran çocuğun rızası ölçütleri çerçevesinde ayrıntılı biçimde düzenlemektedir.</li>
</ol>
<h2>VI-) Yargısal Denetim ve Hukukî Koruma</h2>
<p>Kanunun 21. maddesinin son fıkrası uyarınca, İçişleri Bakanlığının vatandaşlığın kazanılması, kaybı veya tespitine ilişkin kararına karşı İdare Mahkemesi nezdinde idari dava açılabilir. Kuzey Makedonya idarî yargı düzeninde, İdare Mahkemesi kararlarına karşı Yüksek İdare Mahkemesi  nezdinde kanun yolu öngörülmüştür.</p>
<p>Yargısal denetimin etkililiği bakımından üç dayanak öne çıkmaktadır:</p>
<p>Gerekçe zorunluluğu. Millî güvenlik gerekçesiyle verilen ret kararlarında ve çıkma talebinin reddinde, kanun açıkça gerekçe gösterilmesini aramaktadır. Gerekçesiz veya soyut ifadelerle yetinen kararlar, denetlenebilirliği ortadan kaldırdığından iptal sebebi oluşturur.</p>
<p>Süre sınırı. Millî güvenlik değerlendirmesinin altı ay içinde karara bağlanması gerekliliği ile resen delil toplama bakımından öngörülen 30 ve 90 günlük süreler, idarenin makul sürede karar verme yükümlülüğünü somutlaştırmaktadır.</p>
<p>Zımnî ret ve idarî sükût. Sürelerin geçirilmesi hâlinde, genel idarî usul hukuku çerçevesinde idarenin hareketsizliğine karşı başvuru yolları işletilebilir. Uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlık türü, esasa ilişkin bir ret değil, dosyanın makul sürede sonuçlandırılmamasıdır.</p>
<p>Ayrıca garanti belgesine ve vatandaşlık mercilerine karşı öngörülen 15 günlük idarî itiraz yolu, dava yoluna gitmeden önce tüketilmesi gereken bir aşama olarak dikkate alınmalıdır.</p>
<h2>VII-) Avrupa Hukuku Kapsamında Değerlendirme</h2>
<p>Vatandaşlığın verilmesi ve kaybı ilk bakışta devletin egemenlik alanına girse de, bu alan Avrupa hukuku bakımından sınırsız değildir. Kuzey Makedonya bakımından üç katman ayrı ayrı değerlendirilmelidir.</p>
<h3>A-) Avrupa Konseyi Standartları</h3>
<p>Kuzey Makedonya, 1997 tarihli Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi&#8217;ni (ETS No. 166) imzalayan ilk devletler arasında yer almış ve onay sürecini 2000&#8217;li yılların başında tamamlamıştır. Sözleşme, iç hukuka doğrudan yansıyan bir dizi asgarî standart öngörür: vatandaşlığa ilişkin kuralların ayrımcılık yasağına uygunluğu, vatansızlığın önlenmesi, başvuruların makul sürede karara bağlanması, kararların yazılı olarak gerekçelendirilmesi ve idarî yahut yargısal denetime açık olması. Kuzey Makedonya hukukundaki gerekçe zorunluluğu, altı aylık karar süresi, resen araştırma yükümlülüğü ve idare mahkemesi yolu, bu standartların iç hukuktaki karşılıkları olarak okunmalıdır. Ülke ayrıca 2020 yılında 1961 tarihli Vatansızlığın Azaltılmasına Dair Sözleşme&#8217;ye taraf olmuştur; bu, 6. ve 17. maddelerdeki vatansızlık önleyici hükümlerin yorumunda belirleyicidir.</p>
<h3>B-) AİHM İçtihadı</h3>
<p>Kuzey Makedonya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;ne taraftır ve AİHM&#8217;e bireysel başvuru yolu açıktır. Sözleşme&#8217;de vatandaşlık hakkı ayrıca güvence altına alınmamış olsa da, Mahkeme içtihadı bu alanı 8. madde (özel hayat) üzerinden denetime açmıştır.</p>
<p>Genovese/Malta kararında Mahkeme, vatandaşlık talebinin reddinin her durumda Sözleşme&#8217;nin kapsamı dışında sayılamayacağını; vatandaşlığın kişinin sosyal kimliği üzerindeki etkisi nedeniyle özel hayat kavramıyla bağlantı kurulabileceğini ve keyfî ya da ayrımcı bir reddin 8. madde ile bağlantılı olarak 14. maddeyi ihlal edebileceğini kabul etmiştir.</p>
<p>Ramadan/Malta ve K2/Birleşik Krallık kararlarında ise, kazanılmış vatandaşlığın geri alınmasının 8. madde bakımından denetlenebilir olduğu; denetimin iki eksende yürütüleceği belirtilmiştir: işlemin keyfî olup olmadığı (hukukî dayanak, usulî güvenceler, makul özen) ve kişi bakımından doğurduğu sonuçların ağırlığı. Ghoumid ve Diğerleri/Fransa ile Usmanov/Rusya kararları bu çizgiyi sürdürmüş; özellikle Usmanov kararında, başvuru formundaki eksik beyan sebebiyle vatandaşlığın otomatik biçimde ve orantılılık incelemesi yapılmaksızın geri alınması 8. maddenin ihlali sayılmıştır. Bu içtihat, Kuzey Makedonya hukukundaki 14. madde uygulaması bakımından doğrudan bağlayıcı bir yorum ölçütü sunar: hile veya sahte belge iddiasına dayanan geri alma işlemlerinde, kişinin ülkedeki bağları, aile hayatı ve vatansız kalma riski münferiden değerlendirilmelidir.</p>
<p>Eski Yugoslavya coğrafyası bakımından ise Kurić ve Diğerleri/Slovenya (Büyük Daire) ve Hoti/Hırvatistan kararları özel önem taşır. Bu kararlarda Mahkeme, devlet ardıllığı sürecinde statüsü belirsiz bırakılan kişilerin uzun süreli hukukî güvencesizlik içinde tutulmasını 8. maddeye aykırı bulmuş; devletlerin bu kişiler bakımından erişilebilir ve etkili bir statü kazanma yolu öngörme yükümlülüğü altında olduğunu vurgulamıştır. Kuzey Makedonya&#8217;nın 174/21 sayılı değişiklikle getirdiği geçiş rejimi ve bunu izleyen vatansızlık tasfiyesi, bu içtihadî çizginin olumlu bir uygulaması olarak değerlendirilebilir.</p>
<h3>C-) AB Hukuku ve Katılım Süreci</h3>
<p>Kuzey Makedonya AB üyesi olmadığından, ABAD&#8217;ın Rottmann, Tjebbes ve JY/Wiener Landesregierung kararlarında geliştirdiği, üye devlet vatandaşlığının kaybının Birlik vatandaşlığını da sona erdirdiği hâllerde orantılılık denetimi yapılmasını gerektiren içtihat, Kuzey Makedonya bakımından doğrudan uygulanabilir değildir. Bununla birlikte bu içtihat, katılım perspektifi çerçevesinde ulusal mevzuatın uyumlaştırılmasında yönlendirici bir işlev görmektedir.</p>
<p>Katılım süreci bakımından asıl belirleyici gelişme, ABAD Büyük Dairesi&#8217;nin 29 Nisan 2025 tarihli Komisyon/Malta (C-181/23) kararıdır. Mahkeme bu kararında, önceden belirlenmiş ödeme veya yatırımlar karşılığında vatandaşlık verilmesini öngören kurumsallaşmış yatırımcı vatandaşlık programının, üye devlet vatandaşlığının ve dolayısıyla Birlik vatandaşlığının ticarileştirilmesi anlamına geldiğini; bunun ABİHA&#8217;nın 20. maddesi ile ABA&#8217;nın 4/3. maddesindeki samimi işbirliği ilkesine aykırı olduğunu tespit etmiştir. Karar, üye devletlerin vatandaşlık ölçütlerini belirlemedeki geniş takdir yetkisini teyit etmekle birlikte, vatandaşlığın dayanışma ve iyi niyet ilişkisini yansıtması gerektiğini ve işlemsel nitelikte bir naturalizasyon usulünün bu niteliği ortadan kaldırdığını vurgulamıştır.</p>
<p>Bu kararın Kuzey Makedonya bakımından sonucu açıktır: 11. madde ve buna dayanan Hükümet kararnamesi çerçevesindeki yatırıma dayalı vatandaşlık rejimi, mevcut hâliyle sürdürülmesi hâlinde katılım sürecinde ciddi bir uyum sorunu oluşturacaktır. Avrupa Komisyonu&#8217;nun ülke raporlarındaki uyarıları, programın fiilen işletilmemesi ve 67/22 sayılı değişiklik kanununun katılımla birlikte yürürlükten kalkacağına dair kayıt birlikte değerlendirildiğinde, orta vadede bu rejimin daraltılması veya tasfiyesi kuvvetle muhtemeldir.</p>
<h2>VIII-) Türk Vatandaşları Bakımından Değerlendirme</h2>
<p>Türkiye&#8217;den yapılan başvurular bakımından birkaç husus özellikle vurgulanmalıdır.</p>
<p>Çifte vatandaşlık sorunu bulunmamaktadır. Kuzey Makedonya hukuku çifte vatandaşlığa izin vermektedir. Türk hukuku bakımından da, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu uyarınca çok vatandaşlık mümkün olup, yabancı bir devlet vatandaşlığını sonradan kazanan Türk vatandaşının bu durumu yetkili makamlara bildirmesi yeterlidir.</p>
<p>Türk vatandaşlığından çıkma şartı, çoğu yolda aranmamaktadır. Önceki vatandaşlıktan çıkma şartı yalnızca genel naturalizasyon (madde 7) bakımından geçerlidir. Göçmen ve altsoyu (madde 8), evlilik (madde 9) ve özel ulusal menfaat (madde 11) yollarında bu şart aranmaz. Genel yoldan başvuran ve çıkma prosedürünü tamamlaması gereken kişiler bakımından ise garanti belgesi kurumu, vatansız kalma riskini bertaraf eden temel güvencedir.</p>
<p>En işlevsel yol, 8. maddedir; ancak kuşak sınırı belirleyicidir. Balkan göçleri sebebiyle Türkiye&#8217;de yaşayan Makedonya kökenli nüfus bakımından 8. madde, ikamet ve dil şartından muafiyet sağladığı için en elverişli yoldur. Buna karşılık muafiyetin birinci derece altsoy ile sınırlı olması ve göçmen tanımının eski vatandaşlık koşuluna bağlanması, üçüncü kuşak başvurucular bakımından bu yolu fiilen kapatmaktadır. Bu nedenle dosya açılmadan önce yapılması gereken ilk iş, üstsoyun eski Makedonya/Yugoslavya vatandaşlık kaydının fiilen temin edilip edilemeyeceğinin araştırılmasıdır.</p>
<p>Belge rejimi ihmal edilmemelidir. Türkiye&#8217;de düzenlenen nüfus kayıt örnekleri, doğum ve evlenme belgeleri ile adli sicil kayıtlarının apostil şerhi taşıması ve yeminli tercüme ile noter onayından geçirilmesi zorunludur. Soy bağına dayalı dosyalarda zincirin kesintisiz kurulması, başvurunun esasını oluşturur.</p>
<p>Süre sınırları hak düşürücüdür. Yurt dışında doğan çocuklar bakımından 18 ve 23 yaş sınırları, çıkma yoluyla kaybeden küçükler bakımından 25 yaş sınırı ve garanti belgesinde iki yıllık süre, kaçırıldığında telafisi olmayan sürelerdir.</p>
<h2>IX-) Sonuç</h2>
<p>Kuzey Makedonya vatandaşlık rejimi, 2021 ve 2022 değişikliklerinin ardından maddî şartlar bakımından liberalleşmiş, usul bakımından ise disipline edilmiş bir görünüm arz etmektedir. Genel naturalizasyonda ikamet süresinin yedi yıla, evlilik yolunda ülkede kalış süresinin bir yıla indirilmesi, göçmenler ve altsoyları için dil ile çıkma şartlarının kaldırılması, vatansızlık vakalarının geçiş hükmüyle tasfiyesi; buna karşılık idareye resen araştırma yükümlülüğü, azamî karar süreleri, gerekçe zorunluluğu ve sürelerin ihlaline bağlanan kabahat yaptırımları getirilmesi, bu iki yönlü eğilimin somut göstergeleridir.</p>
<p>Bununla birlikte sistem, <a href="https://dikelaw.com.tr/romanya-vatandasligi-nasil-kazanilir/">Romanya modeli</a>nden ve benzer modellerden iki temel noktada ayrılmaktadır. Birincisi, kültürel veya etnik aidiyete dayalı bağımsız bir vatandaşlık yolu bulunmamaktadır; soy bağına dayalı başvuru, mutlaka üstsoyun eski vatandaşlığının ispatını gerektirir. İkincisi, altsoy muafiyeti birinci derece ile sınırlıdır ve bu sınır, diaspora başvurularının büyük bölümünü kapsam dışında bırakmaktadır.</p>
<p>Nihayet, 11. madde kapsamındaki yatırıma dayalı kazanım yolunun, Avrupa Komisyonu&#8217;nun uyarıları ve ABAD&#8217;ın Komisyon/Malta kararı ışığında hukukî geleceği belirsizdir. Bu yolun bir hak değil takdirî bir yetki olduğu; ölçütlerin sağlanmasının sonuç garantisi taşımadığı ve fiilî uygulamanın son derece sınırlı kaldığı, danışanlara açıkça aktarılmalıdır.</p>
<p>Bu nedenle başvurunun hangi hukukî sebebe dayandırılacağının belirlenmesi, ispat stratejisinin kurulması, sürelerin takibi ve olumsuz karar hâlinde idarî itiraz ile idarî dava yollarının işletilmesi bakımından, süreç boyunca alanında uzman hukukçularla çalışılması önerilmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>
<p><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için: <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453, </a></em></strong><em> <a href="https://dikelaw.com.tr/">https://dikelaw.com.tr/</a></em></p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/makedonya-vatandasligi-nasil-kazanilir/">MAKEDONYA VATANDAŞLIĞI NASIL KAZANILIR?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/makedonya-vatandasligi-nasil-kazanilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÇOCUK SAHİBİ OLMAMA SEBEBİYLE BOŞANMA</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/cocuk-sahibi-olmama-sebebiyle-bosanma/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/cocuk-sahibi-olmama-sebebiyle-bosanma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cansın KAYA]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2026 11:51:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile & Miras Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Cansın KAYA]]></category>
		<category><![CDATA[BOŞANMA]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk istememek]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sahibi olmak]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sahibi olmama sebebiyle boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sahibi Olmaya Engel Sağlık Probleminin Bulunması]]></category>
		<category><![CDATA[keyfi red]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sebep Olmaksızın Çocuk Sahibi Olmaktan Kaçınmak]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=4215</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuk sahibi olmama sebebiyle boşanma, boşanmanın özel gerekçelerinden birisi olarak karşımıza çıkabilmektedir. Evlilik birliği, tarafların ortak bir hayat kurma ve geleceği paylaşma iradesiyle kurulur. Ancak bazen tercihler çatışabilir. Evli çiftlerden birinin çocuk sahibi olmak istememesi durumu da Türk aile hukukunda hassas ve üzerinde çokça durulan ve bazı hallerde boşanma sebebi kabul edilen konulardan biridir. Bu [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/cocuk-sahibi-olmama-sebebiyle-bosanma/">ÇOCUK SAHİBİ OLMAMA SEBEBİYLE BOŞANMA</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;">Çocuk sahibi olmama sebebiyle boşanma, boşanmanın özel gerekçelerinden birisi olarak karşımıza çıkabilmektedir. Evlilik birliği, tarafların ortak bir hayat kurma ve geleceği paylaşma iradesiyle kurulur. Ancak bazen tercihler çatışabilir. Evli çiftlerden birinin çocuk sahibi olmak istememesi durumu da Türk aile hukukunda hassas ve üzerinde çokça durulan ve bazı hallerde boşanma sebebi kabul edilen konulardan biridir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bu makalede, kısaca boşanma sebeplerini ve çocuk meselesinin bu süreçteki hukuki yerini Yargıtay kararları ışığında inceleyeceğiz.</p>
<h2 style="font-weight: 400;"><strong>I-) Türk Hukukunda Temel Boşanma Sebepleri</strong></h2>
<p style="font-weight: 400;"><a href="https://mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.4721.pdf">Türk Medeni Kanunu (TMK)</a>, boşanma sebeplerini iki ana başlıkta toplar: Özel boşanma sebepleri (zina, hayata kast, suç işleme vb.) ve genel boşanma sebebi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Pratikte en sık karşılaşılan durum, TMK m. 166’da düzenlenen &#8220;Evlilik birliğinin temelinden sarsılması&#8221; yani halk arasındaki adıyla &#8220;şiddetli geçimsizliktir&#8221;. Bir evliliğin devam etmesi taraflardan beklenemeyecek derecede çekilmez hale gelmişse, boşanma davası açılabilir. Çocuk sahibi olma konusundaki uyuşmazlıklar da genellikle bu madde kapsamında değerlendirilir.</p>
<h2 style="font-weight: 400;"><strong>II-) Çocuk Sahibi Olunmasının Boşanmaya Etkisi</strong></h2>
<p style="font-weight: 400;">Hukuk sistemimizde çocuk sahibi olmak bir zorunluluk değilse de evlilik birliğinin doğal amaçlarından biri olarak kabul edilmektedir. Ancak farklı durumların ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir.</p>
<h3 style="font-weight: 400;"><strong>A-) Çocuk İstememek (Keyfi Red)</strong></h3>
<p style="font-weight: 400;">Eşlerden birinin, haklı bir sebep (sağlık riski, ağır maddi imkansızlık vb.) olmaksızın çocuk sahibi olmaktan kaçınması, Yargıtay tarafından &#8220;evlilik yükümlülüklerini ihlal&#8221; ve bir kusur olarak görülmektedir. Eğer taraflardan biri evlenirken çocuk istemediğini açıkça belirtmemişse ve sonradan bu konuda direnç gösteriyorsa, Yargıtay bu durumum evlilik birliğini temelinden sarstığını kabul etmektedir.</p>
<h3 style="font-weight: 400;"><strong>B-) Biyolojik Olarak Çocuk Sahibi Olamama (Kısırlık)</strong></h3>
<p style="font-weight: 400;">Burada çok önemli bir ayrım vardır: Çocuk sahibi olamama tek başına bir boşanma sebebi değildir. Bir eşin biyolojik olarak çocuk sahibi olamaması, onun kusurlu olduğu anlamına gelmez. Ancak çocuk sahibi olabilmek için tıbbi tedavinin gerekmesi halinde eşin bundan kaçınması, diğer eşin ise tedaviye destek vermemesi gibi haller boşanma davasında kusur olarak kabul edilir. Ayrıca bu durumun yarattığı psikolojik baskı, eşlerin birbirine karşı kırıcı tutumları veya tedavi sürecindeki ilgisizlik boşanma davasına konu olabilir.</p>
<h2 style="font-weight: 400;"><strong>III-) İlgili Mahkeme Kararları</strong></h2>
<h3 style="font-weight: 400;"><strong>A-) Sağlık Sorunu Nedeniyle Çocuk Sahibi Olmayan Eşe Destek Verilmemesi</strong></h3>
<h4 style="font-weight: 400;">Y.2. HD., 04.07.2012, 2012/35 E.</h4>
<p style="font-weight: 400;">“Mahkemece taraflar “eşit kusurlu” kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş, bunun dayanağı olarak da, davalının eşini eve almadığı, davacının da davalının çocuk sahibi olabilmesi için gerekli tedaviyi kabul etmediği gösterilmiştir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davalının geçirdiği bir ameliyat sonrası doğal yolla çocuk sahibi olma ihtimalinin azaldığı, bunun üzerine üremeye yardımcı tedavi yöntemlerinin (tüm bebek) önerildiği, davacının bunu kabul etmeyerek evden ayrıldığı ve “yeniden evleneceğini” söyleyerek, eşinin evden gitmesini istediği, davalının da, kapıyı açmayarak kocasını eve almadığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davacının daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Baskın kusuru ile boşanmaya yol açan taraf da, koşulları varsa kusuru az olan diğer tarafa tazminat ödemekle sorumlu tutulmalıdır. Hal böyleyken, tarafların “eşit kusurlu” kabul edilmeleri ve buna bağlı olarak davalının tazminat taleplerinin reddedilmesi doğru görülmemiştir.”</p>
<h3 style="font-weight: 400;"><strong>B-) Çocuk Sahibi Olmaya Engel Sağlık Probleminin Bulunması</strong></h3>
<h4 style="font-weight: 400;">Y.2. HD., 18.02.1991, 1990/10764 E.</h4>
<p style="font-weight: 400;">“Diğer taraftan, boşanma nedeni olarak kabul edilen söz konusu göz hastalığının koşullarının gerçekleşmesi halinde ileride doğacak çocuklar açısından kalıtsal özellik taşıması, daha açık bir ifade ile böyle bir ihtimalin varlığı dahi evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı biçiminde nitelendirilemez. Böyle bir ihtimal, olsa olsa eşleri çocuk sahibi olup olmama konusunda bazı karar ve önlemlere götürebilir. Yargıtayımızın birçok kararında da açıkça dile getirildiği üzere &#8220;kısırlık&#8221; olgusu dahi tek başına bir boşanma nedeni değildir. Eşlerden birinin kendi iradesi dışında maruz kaldığı bir rahatsızlık sebebiyle ya hiç ya da sağlıklı çocuklara sahip olmaması bir çeşit &#8220;semavi afet&#8221;tir. Eşlerin birlikte göğüslemeleri gereken böyle bir durumda sağlıklı eşin boşanmayı istemesi meşru, haklı, adil ve iyiniyetli bir düşünce olarak kabul edilemez.”</p>
<h3 style="font-weight: 400;"><strong>C-) Sebep Olmaksızın Çocuk Sahibi Olmaktan Kaçınmak</strong></h3>
<h4 style="font-weight: 400;">Y.2.HD., 2020/6540 E. 2021/1661 K.</h4>
<p style="font-weight: 400;">“Erkeğin kesinleşen kusurlu davranışları yanında “Kadından ortak çocuk istemediği” anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebep olan olaylarda davacı erkeğin davalı kadına oranla “Daha ağır” kusurlu olduğunun kabulü gerekirken, tarafların eşit kusurlu olduklarının kabul edilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.” (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2020/6540 Esas 2021/1661 Karar)</p>
<h4 style="font-weight: 400;">Y.2.HD 2019/4035 E.  2019/11741 K.  02.12.2019 T.</h4>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;&#8230;Ayrıca davacı-karşı davalı erkeğin makul bir sebep olmaksızın çocuk istemeyerek kusurlu olduğu sabittir. O halde, güven sarsıcı davranışta bulunan ve kıskanç olan davalı-karşı davacı kadın ile şans oyunları oynayan, aile bütçesini iyi yönetemeyen ve çocuk istemeyen davacı-karşı davalı erkek boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurludur.&#8221; şeklinde hüküm kurmuştur.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;">Y.2. HD., 09.12.2013, 2013/16247 E.</h4>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;&#8230;Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere; boşanmaya sebep olan olaylarda çocuk sahibi olmak istemeyen, eşi hakkında kadınlığını kullanmadığını söyleyen ve birlikte yaşamaktan kaçınan davacı koca tam kusurludur. Davacının bu kusurlu eylemleri aynı zamanda davalı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Durum böyleyken, mahkemece davalı kadının manevi tazminat talebinin yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.</p>
<h4 style="font-weight: 400;">Y.2. HD. 25.11.2013 T. E:14267, K:27556</h4>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;&#8230;Toplanan delillerden, davalı-karşı davacı kocanın bağımsız ev açmadığı, kız kardeşlerinin evliliğe müdahalesine sessiz kaldığı, çocuk sahibi olmayı istemediği, buna karşılık davacı-karşı davalı kadının da çıkan tartışmalarda küfürlü konuştuğu, geçimsizliğe neden olan olaylarda her iki tarafın da kusurlu bulunduğu ancak mahkemenin de kabulünde olduğu üzere kusurun ağırlığının davalı-karşı davacı kocada olduğu anlaşılmaktadır.&#8221;</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong style="font-style: inherit;"><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için: <a style="font-style: inherit; font-weight: inherit;" href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453, </a></em></strong><em style="font-weight: inherit;"> <a style="font-style: inherit; font-weight: inherit;" href="https://dikelaw.com.tr/">https://dikelaw.com.tr/</a></em></p>
<p style="font-weight: 400;">
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/cocuk-sahibi-olmama-sebebiyle-bosanma/">ÇOCUK SAHİBİ OLMAMA SEBEBİYLE BOŞANMA</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/cocuk-sahibi-olmama-sebebiyle-bosanma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PARA ALACAKLARINA İLİŞKİN KARARLARIN ABD’DE TANINMASI VE TENFİZİ</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/mahkeme-kararlarinin-taninmasi-ve-tenfizi/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/mahkeme-kararlarinin-taninmasi-ve-tenfizi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Olcay Yonca Kazanasmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2026 11:20:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar & Avrupa Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[ABD para alacakları]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikan Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Olcay Yonca KAZANASMAZ]]></category>
		<category><![CDATA[Common Law]]></category>
		<category><![CDATA[Hilton v. Guyot 159 US 113 (1895)]]></category>
		<category><![CDATA[Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun]]></category>
		<category><![CDATA[New York Civil Practice Law and Rules (CPLR)]]></category>
		<category><![CDATA[Örfi Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[TANIMA]]></category>
		<category><![CDATA[TENFİZ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=4032</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk mahkemelerince verilen kararların fiilen uygulanabilirliği, borçlunun mal varlığının Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde bulunduğu hâllerde güçlükler doğurabilmektedir. Bu durum; uluslararası ticari sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda olduğu kadar, taraflardan birinin ABD&#8217;de yerleşik olduğu aile hukuku davalarında da sıklıkla karşılaşılan bir sorundur. Bu yazı, para alacaklarına ilişkin yargı kararlarının Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde tanınması ve tenfizine ilişkin hukuki süreçleri konu [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/mahkeme-kararlarinin-taninmasi-ve-tenfizi/">PARA ALACAKLARINA İLİŞKİN KARARLARIN ABD’DE TANINMASI VE TENFİZİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk mahkemelerince verilen kararların fiilen uygulanabilirliği, borçlunun mal varlığının Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde bulunduğu hâllerde güçlükler doğurabilmektedir. Bu durum; uluslararası ticari sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda olduğu kadar, taraflardan birinin ABD&#8217;de yerleşik olduğu aile hukuku davalarında da sıklıkla karşılaşılan bir sorundur. Bu yazı, para alacaklarına ilişkin yargı kararlarının Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde tanınması ve tenfizine ilişkin hukuki süreçleri konu almaktadır.</p>
<h2>I-) Tanıma ve Tenfiz</h2>
<p>5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun&#8217;un 50. maddesi uyarınca yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye&#8217;de icra olunabilmesi, y<a href="https://dikelaw.com.tr/tanima-ve-tenfiz/">etkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır</a>. Aynı Kanun&#8217;un 58. maddesi ise tanımayı düzenlemekte; yabancı mahkeme ilamının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi, söz konusu ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespit edilmesi koşuluna bağlanmaktadır. Bu düzenleme, uluslararası hukukla uyumlu biçimde yabancı mahkeme kararlarının ülkemizde icra edilebilir kılınmasına imkân tanımaktadır.</p>
<h2><strong>II-) ABD’de Yargı Kararlarının Tanınması ve Tenfizi</strong></h2>
<p>MÖHUK&#8217;un 1. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümlerini saklı tutarken, Amerika Birleşik Devletleri, yabancı mahkeme kararlarının tanınmasını veya tenfizini düzenleyen herhangi bir uluslararası sözleşmeye taraf değildir. İki ülke arasında karşılıklılık esasına dayalı bir antlaşma mekanizmasının bulunmaması nedeniyle Türk mahkeme kararlarının ABD&#8217;de tanınması,  Amerikan hukukuna göre belirlenmektedir.</p>
<p>ABD&#8217;nin eyalet bazlı yapısı ve örfi hukuk geleneği, Türk hukuk sistemiyle köklü farklılıklar barındırmakta; bu nedenle Türkiye&#8217;de verilen bir kararın ABD&#8217;deki varlıklara karşı doğrudan icraya konulması mümkün değildir. Amerika&#8217;da tanıma ve tenfizi düzenleyen bir federal yasa bulunmamakta olup bu konuda eyalet hukukunun incelenmesi gerekmektedir. Bu alanda, para alacaklarına ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınması için eyalet mevzuatını bütünleştirmek amacıyla 1962 yılında Uniform Foreign-Country Money Judgments Recognition Act hazırlamış ve  ilgili yasa 2005 yılında güncellemiştir.</p>
<p>2005 tarihli kanun 29 eyalet ile Washington&#8217;da, 1962 tarihli kanun ise 9 eyalet ve ABD Virjin Adaları&#8217;nda yürürlüktedir. Geriye kalan 12 eyalette ise konu, ABD Yüksek Mahkemesi&#8217;nin <a href="https://supreme.justia.com/cases/federal/us/159/113/">Hilton v. Guyot, 159 US 113 (1895)</a> kararında ortaya konulan  ilkeleri çerçevesinde sürdürülmektedir. Söz konusu karar, tüm tanıma ve tenfiz mevzuatının temel kaynağı niteliğini korumaktadır.</p>
<p>Yabancı bir mahkeme kararı, ABD’de <a href="https://www.courts.wa.gov/content/petitions/1037597%20Petition%20for%20Review.pdf">yetkili bir mahkeme tarafından tanınmadıkça  icra kabiliyeti kazanmaz</a>; yukarıda belirtilen yasa ise para alacaklarına ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir. İşbu yazıda, tanımaya ilişkin hükümler ilgili mevzuatın yürürlükte olduğu New York eyalet hukuku ve <a href="https://www.nysenate.gov/legislation/laws/CVP/A53">New York Civil Practice Law and Rules (CPLR)</a> Article 53 hükümleri çerçevesinde incelenecektir.</p>
<p>Bu kapsamda, CPLR § 5303 yabancı mahkeme kararlarının tanınmasının yasal dayanağını oluşturmakta, CPLR § 5304 ise yabancı mahkeme kararlarının tanınabilmesi için aranan şartları ve tanımayı engelleyen halleri, zorunlu ve takdire bağlı kategoriler halinde düzenlemektedir. Bu doğrultuda, aşağıda § 5304 kapsamında öngörülen şartlar yer almaktadır.</p>
<h3><strong>A-) ABD’de Yargı Kararlarının Tanınması ve Tenfizi için Zorunlu Şartlar</strong></h3>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>Yabancı bir mahkeme kararının ABD’de tanınabilmesi için öncelikle kararın nihai, kesin ve icra edilebilir nitelikte olmalıdır. Tanınması talep edilen yerel mahkeme kararında istinaf ve temyiz yolları açık ise, bu sürecin sonuna kadar beklenilmesi ve bu süreçte tarafların bu yollara başvurmamış olması gerekmektedir.</li>
<li>Yabancı mahkeme kararının tanınabilmesi için, kararı veren mahkemenin davanın tarafları ve ilgili hukuki uyuşmazlık konusu bakımından yetkili olması gerekmektedir.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p>İlgili değerlendirme, kararı veren yabancı mahkemenin yetkisine ilişkin olup, New York’ta tanınması talep edilen kararın eyalet ile bağlantı içinde olması şartı aranmamaktadır. Bununla birlikte, tanınan mahkeme kararının icrası, icra talebinde bulunulan eyalet mahkemesinin yargı yetkisine bağlıdır.</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>Yabancı mahkeme kararının, tarafsız mahkemeler veya hukuka uygun yargılama usullerini sağlayan bir yargı sistemi kapsamında verilmiş olması gerekmektedir. Bu kapsamda, bir kararın adil yargılanma ilkeleriyle uyumlu bir sistem içinde verilip verilmediğinin değerlendirilmesinde, mahkeme, ilgili yargı sisteminin temel adalet ve hakkaniyet ilkelerini sağlayıp sağlamadığını inceleyecektir.</li>
</ul>
<h3></h3>
<h3><strong>B-) ABD’de Yargı Kararlarının Tanınması ve Tenfizi için Mahkeme Takdirine Bağlı Şartlar</strong></h3>
<p>New York Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Kuralları,  CPLR § 5304(b) uyarınca, bir eyalet mahkemesi, aşağıda sayılan hallerin varlığı halinde yabancı bir mahkeme kararının tanınmasından imtina edebilmektedir:</p>
<ul>
<li>Davalının, yabancı mahkemede yürütülen yargılamadan savunma hakkını etkin şekilde kullanmasına imkân tanıyacak süre ve usulde haberdar edilmemiş olması</li>
<li>Kararın, aleyhine hüküm kurulan tarafın iddia ve savunmalarını ileri sürmesini engelleyen bir hile (hileli davranış) sonucu elde edilmiş olması,</li>
<li>Kararın veya dayandığı hukuki sebebin, New York ya da Amerika Birleşik Devletleri’nin kamu düzenine açıkça aykırı olması,</li>
<li>Kararın, daha önce verilmiş kesin ve bağlayıcı bir mahkeme kararıyla çelişmesi,</li>
<li>Uyuşmazlığın, taraflar arasındaki geçerli bir anlaşma uyarınca başka bir merci önünde görülmesi gerekirken yabancı mahkeme önüne götürülmüş olması</li>
<li>Yargı yetkisinin yalnızca şahsi tebligata dayanması halinde, yabancı mahkemenin uyuşmazlığın görülmesi bakımından elverişsiz olması</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p>Bu düzenleme, ABD hukukunda uygulanan klasik forum non conveniens doktriniyle birebir örtüşmemekle birlikte, tanıma talebini inceleyen mahkemeye, yabancı mahkemenin forum non conveniens ilkesi uygulansaydı davayı ciddi bir elverişsizlik nedeniyle reddedip reddetmesi gerekip gerekmediğini dolaylı olarak değerlendirme imkânı tanımaktadır.</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>Kararın, hükmü veren mahkemenin tarafsızlığı, bağımsızlığı veya yargılamanın dürüstlüğü yeterli ölçüde şüphe uyandıran koşullar altında verilmiş olması,</li>
<li>Karara esas teşkil eden yargılama sürecinin, somut olay bakımından adil yargılanma ilkeleri ile bağdaşmaması,</li>
<li>Uyuşmazlığın, Amerika Birleşik Devletleri dışında verilmiş bir hakaret kararına dayanması halinde, söz konusu kararın tanınabilmesi, yabancı mahkemece uygulanan hukukun, somut olay bakımından ifade ve basın özgürlüğü yönünden ABD ve New York Anayasalarının sağladığı korumaya eşdeğer bir hukuki koruma sağlamaması</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>Anılan hükümler, New York Civil Practice Law and Rules (CPLR) uyarınca, para alacaklarına ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasını düzenlemektedir. Bu kapsamda, vergiye ilişkin kararlar, idari para cezası niteliğindeki hükümler ile boşanma, nafaka, veya genel olarak aile hukukuna ilişkin olarak verilen kararlar, para alacağına hükmedilmiş olsa dahi, söz konusu düzenlemenin uygulama alanı dışında kalmaktadır. Bu nitelikteki kararların tanınması ise içtihatlar çerçevesinde değerlendirilecektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</p>
<p>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için: https://wa.me/905337608453</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/mahkeme-kararlarinin-taninmasi-ve-tenfizi/">PARA ALACAKLARINA İLİŞKİN KARARLARIN ABD’DE TANINMASI VE TENFİZİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/mahkeme-kararlarinin-taninmasi-ve-tenfizi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ASİMETRİK TAHKİM ANLAŞMASI</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/asimetrik-tahkim-anlasmasi/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/asimetrik-tahkim-anlasmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cansın KAYA]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2026 11:06:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sigorta Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Ticaret & Şirketler Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar & Avrupa Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[asimetrik tahkim]]></category>
		<category><![CDATA[asimetrik tahkim anlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Cansın KAYA]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarma yardım sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Sigortacılık kanunu m.30]]></category>
		<category><![CDATA[tahkim anlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[tahkim başvurusu]]></category>
		<category><![CDATA[tahkim sözleşmesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=4010</guid>

					<description><![CDATA[<p>I-)TAHKİM ANLAŞMASI NEDİR? A-)GENEL OLARAK Tahkim, kanunun cevaz verdiği konularda olmak koşuluyla, taraflar arasında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların mahkeme yerine hakemler vasıtasıyla kesin ve bağlayıcı olarak çözülmesi konusunda tarafların anlaşarak başvurduğu kurum olarak tanımlanabilir. Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözülmesi amacıyla yapılan sözleşmeye tahkim anlaşması denmektedir. Tahkim yoluna gidilebilmesi için öncelikle bir tahkim anlaşmasının mevcudiyeti gereklidir. B-)ASİMETRİK [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/asimetrik-tahkim-anlasmasi/">ASİMETRİK TAHKİM ANLAŞMASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 style="font-weight: 400;"><strong>I-)TAHKİM ANLAŞMASI NEDİR?</strong></h2>
<h3 style="font-weight: 400;"><strong>A-)GENEL OLARAK</strong></h3>
<p style="font-weight: 400;">Tahkim, kanunun cevaz verdiği konularda olmak koşuluyla, taraflar arasında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların mahkeme yerine hakemler vasıtasıyla kesin ve bağlayıcı olarak çözülmesi konusunda tarafların anlaşarak başvurduğu kurum olarak tanımlanabilir. Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözülmesi amacıyla yapılan sözleşmeye tahkim anlaşması denmektedir. Tahkim yoluna gidilebilmesi için öncelikle bir tahkim anlaşmasının mevcudiyeti gereklidir.</p>
<h3 style="font-weight: 400;"><strong>B-)ASİMETRİK TAHKİM ANLAŞMASI</strong></h3>
<p style="font-weight: 400;">Tahkim anlaşması genel olarak tahkim yoluna başvuruda taraflara eşit yükümlülük yükleyen bir anlaşmadır. Taraflar tahkim anlaşmasını düzenlerken taraflardan birine daha geniş haklar tanıyarak bu eşitliği bozabilmektedir. Bu durumda asimetrik tahkim anlaşması söz konusu olmaktadır.</p>
<h2 style="font-weight: 400;"><strong>II-)ASİMETRİK TAHKİM ANLAŞMALARININ ÇEŞİTLERİ</strong></h2>
<p style="font-weight: 400;">Asimetrik tahkim anlaşmalarının farklı görünüşlerinden bahsedilmektedir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bir örnek olarak taraflardan biri mahkemeye başvurabilirken, diğer taraf mahkemeye başvurunun yanı sıra tahkime de başvurma hakkını haiz olmaktadır. Bu örnekte bir taraf tahkime başvuramazken diğer tarafın mahkeme veya tahkim yolu olmak üzere bir seçim hakkı bulunmaktadır. Bu seçim hakkının farklı bir görünüşü olarak, tarafların bir yetki anlaşması yapıp, uyuşmazlıkların sadece bu mahkemelerde çözüleceğini hüküm altına aldıktan sonra sadece bir tarafın tahkime gidebileceğini hüküm altına alması da söz konusu olabilir. Buradaki fark tarafların yetkili mahkemeyi iki taraf için de sınırlamış olmasına rağmen bir tarafa tahkim yoluna başvurmasına da cevaz vermesidir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bir diğer örnek, anlaşmada taraflardan sadece birine tahkime gitme yükümlülüğünün öngörülmesidir. Burada bir tarafa tahkime başvuru konusunda bir zorunluluk öngörülmezken, diğer taraf uyuşmazlığı sadece tahkim yoluyla çözme zorunluluğu altındadır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Benzer şekilde, taraflardan birine sadece tek bir tahkim merkezine başvurma hakkı verilirken, diğer tarafa sınırsız bir seçim hakkı verilmesi de bu kapsamda hibrit/karma tahkim anlaşması olarak adlandırılmaktadır ve asimetrik tahkim anlaşması olarak görülmektedir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Burada başka bir örnek olarak anlaşmada tarafların ikisine de tahkime gitme yolu öngörülüp, taraflardan birinin istediği zaman bu anlaşmayı değiştirebilme şansının verildiği durumlar sayılmaktadır.</p>
<p style="font-weight: 400;">İnşaat, kira sözleşmelerinde asimetrik tahkim anlaşmaları genellikle taraflardan sadece birinin tahkime başvurma imkanına sahip olduğu şekilde görülürken; finansal sözleşmelerde, özellikle uluslararası türev araçları veya kredi sözleşmeleri söz konusu olduğunda ise mahkeme için yapılan yetki anlaşmasının yanı sıra güçlü tarafın ayrıca tahkime başvurabilmesini sağlayan bir şart olarak ortaya çıkmaktadır. Burada kredi veya para ödüncü gibi finansal anlaşmalar söz konusuyken kredi veren/ödünç veren daha güçlü konumda olduğundan, kendi lehine hak tanımakta, kendi koşullarını kabul ettirebilmektedir. Güçlü taraf borçlunun ülkesinde ya da malvarlığının bulunduğu yerde dava açma ya da tahkime başvurma hakkını tek taraflı olarak sağlayan şartları kabul ettirmektedir. Bu tip durumlarda güçlü taraf sadece belirlediği yerde dava ile karşılaşmak isterken, tahsil kabiliyetini arttırmak için karşı tarafın mallarının bulunduğu yerlerde tahkim veya dava yoluna gitmeyi amaçlamaktadır.</p>
<h2 style="font-weight: 400;"><strong>III-)TÜRK HUKUK SİSTEMİNİN ASİMETRİK TAHKİM ANLAŞMALARINA YAKLAŞIMI</strong></h2>
<p style="font-weight: 400;">Türk Hukuku’nda asimetrik tahkim anlaşmasına dair iki adet örnek bulunmaktadır. Bunlardan biri <a href="https://www.kiyiemniyeti.gov.tr/raporlar">Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü Kurtarma-Yardım Sözleşmesi</a>’ne istinaden yapılan tahkim sözleşmeleri iken, bir diğeri ise <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5684&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5">5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu</a> m. 30/1 uyarınca yapılan tahkim sözleşmeleridir.</p>
<h3 style="font-weight: 400;"><strong>A-)Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü Kurtarma-Yardım Sözleşmesi</strong></h3>
<p style="font-weight: 400;">Kurtarma-Yardım Sözleşmesi’nde 2015 yılında yapılan değişiklikle asimetrik tahkim anlaşması niteliğindeki hüküm kaldırılmıştır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kurtarma-Yardım Sözleşmesi m. 6/4 kaldırılmadan önce “<em>Taraflarca sulh olunmaması halinde, kurtarılan değerlere verilen kurtarma-yardım hizmetinden kaynaklanan kurtarma-yardım alacağının tayinine ilişkin ihtilaf, yasal süresi içerisinde kurtarıcının talebi üzerine İstanbul’da tahkim yolu ile hallolunur.</em> Diğer ihtilaflar genel hükümlere göre İstanbul mahkemelerinde hal ve fasl olunur.” şeklinde düzenlenmişti. Burada tahkime başvuru hakkının sadece söz konusu hizmeti veren Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne verildiğini, bu tahkimin de sadece ilgili alacağın tayinine ilişkin olduğu hüküm altına alınmıştır.</p>
<p style="font-weight: 400;">uluslararası dolaşımda olan bir geminin Çanakkale Boğazı’nda fırtınaya tutulmasından dolayı mahkemeye intikal eden bir anlaşmazlıkta mahkeme, taraflar arasında geçerli bir tahkim şartının bulunduğunu ve bu durumun tahkime konu olması nedeniyle görevsiz olduğunu belirterek davayı görevsizlikten reddetmiştir. Temyiz başvurusu üzerine dosyaya bakan Yargıtay, söz konusu asimetrik tahkim şartını geçersiz kabul etmiştir. Yargıtay burada taraflardan birine tahkime başvuru hakkının verilip de diğer tarafın mahkemeye başvuru hakkı kaldırıldığı için hak arama hürriyetinin ihlal edildiğini belirtmiştir.</p>
<h3 style="font-weight: 400;"><strong>B-)5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30/1 uyarınca yapılan tahkim sözleşmesi</strong></h3>
<p style="font-weight: 400;">Sigortacılık Kanunu m. 30/1 “<em>Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Birlik nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulur.</em> Sigortacılık yapan kuruluşlardan, sigorta tahkim sistemine üye olmak isteyenler, durumu yazılı olarak Komisyona bildirmek zorundadır. Sigorta tahkim sistemine üye olan kuruluşlarla uyuşmazlığa düşen kişi, uyuşmazlık konusu sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usûlünden faydalanabilir. (Ek cümle : 3/4/2013-6456/45 md.) İlgili mevzuat ile zorunlu tutulan sigortalardan kaynaklanan bu fıkra kapsamındaki uyuşmazlıklar için ilgili kuruluş sigorta tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahipleri bu bölüm hükümlerine göre tahkim usulünden faydalanabilir&#8230;” şeklindeki kısmıyla asimetrik tahkim anlaşmasına dair hüküm içermektedir. Burada bir kısım ihtilaflar yönünden tahkim imkânı sadece bir tarafa özgü olarak getirilmiştir.</p>
<h2 style="font-weight: 400;"><strong>IV-)ASİMETRİK TAHKİM ANLAŞMALARININ GEÇERLİLİĞİ</strong></h2>
<p style="font-weight: 400;">Asimetrik tahkim anlaşmalarının geçerliliği hususunda yeknesaklık söz konusu değildir. Eskiden mahkemelerin yaklaşımı bu tip tek taraflı tahkim anlaşmalarının geçersiz olduğu yönündeyken, son yıllardaki kararlara bakıldığında bu anlayışın değiştiği ve bu tip anlaşmaların geçerli olduğu yönünde kararlar verildiği görülmektedir.</p>
<p>Doktrinde de farklı görüşler bulunmaktadır:</p>
<ul>
<li>Bir görüşe göre, tarafların işçi, tüketici gibi zayıf taraf olmadığı sürece ve yargı yollarına başvurmadan feragat söz konusu olmadıkça taraflardan sadece birinin tahkime başvurmasını öngören anlaşmaların sözleşme serbestisi anlayışı içerisinde değerlendirilip geçerli kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.</li>
</ul>
<ul>
<li>Başka bir görüşe göre, zayıf tarafların söz konusu olduğu sözleşmelerde her zaman asimetrik tahkim anlaşmasının geçersiz olduğu baştan kabul edilmemeli, gerekli incelemeler sonucunda zayıf tarafın lehine olarak tek taraflı bir tahkim başvuru imkânı sağlandıysa burada artık güçlü tarafın bir dayatması söz konusu olmayacağından ilgili asimetrik tahkim anlaşması geçerli sayılmalıdır.</li>
</ul>
<ul>
<li>Başka bir görüşe göre ise asimetrik tahkim anlaşmaları taraflardan birine üstünlük tanıması, iki tarafı kapsayıcı olmaması, eşitsizlik yaratması sebebiyle geçersiz sayılmalıdır.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p data-start="13957" data-end="14089">NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</p>
<p data-start="13957" data-end="14089"><a href="https://dikelaw.com.tr/iletisim/">Dike Hukuk</a> ile iletişime geçmek için: https://wa.me/905337608453</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/asimetrik-tahkim-anlasmasi/">ASİMETRİK TAHKİM ANLAŞMASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/asimetrik-tahkim-anlasmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD YEŞİL KART BAŞVURULARI: 2026 SONRASI DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/abd-yesil-kart-basvurulari/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/abd-yesil-kart-basvurulari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Olcay Yonca Kazanasmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2026 08:51:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar & Avrupa Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikan Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Olcay Yonca KAZANASMAZ]]></category>
		<category><![CDATA[göçmenlik hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Göçmenlik ve Vatandaşlık Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[greencard]]></category>
		<category><![CDATA[greencard nasıl alınır?]]></category>
		<category><![CDATA[I-485 Başvurusu]]></category>
		<category><![CDATA[Kalıcı Oturum İzni Başvurusu]]></category>
		<category><![CDATA[konsolosluk işlemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Statü Değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Kart]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil kart başvuru]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=4236</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeşil Kart Nedir? Yeşil Kart, Amerika Birleşik Devletleri Göçmenlik ve Vatandaşlık Kanunu (“INA”) kapsamında, Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı veya uyruğu olmayan yabancı kişiye tanınan yasal daimi ikamet statüsünü ifade eder. INA § 101(a)(3) uyarınca “yabancı”, Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı veya uyruğu olmayan kişidir. INA § 101(a)(20) ise yasal daimi ikamet statüsünü, yabancı kişinin Amerika Birleşik [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/abd-yesil-kart-basvurulari/">ABD YEŞİL KART BAŞVURULARI: 2026 SONRASI DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Yeşil Kart Nedir?</h2>
<p>Yeşil Kart, <a href="https://www.govinfo.gov/content/pkg/COMPS-1376/pdf/COMPS-1376.pdf">Amerika Birleşik Devletleri Göçmenlik ve Vatandaşlık Kanunu (“INA”)</a> kapsamında, Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı veya uyruğu olmayan <a href="https://dikelaw.com.tr/yabanci-turleri-nelerdir/">yabancı kişiye</a> tanınan yasal daimi ikamet statüsünü ifade eder. INA § 101(a)(3) uyarınca “yabancı”, Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı veya uyruğu olmayan kişidir.</p>
<p>INA § 101(a)(20) ise yasal daimi ikamet statüsünü, yabancı kişinin Amerika Birleşik Devletleri’nde süresiz olarak ikamet etmesine hukuken izin verilmesi şeklinde tanımlamaktadır. Bu kapsamda Yeşil Kart, yabancı kişiye Amerika Birleşik Devletleri’nde daimi ikamet etme ve çalışma hakkı sağlayan göçmenlik statüsüdür. Bu statünün kazanılmasıyla yabancı kişi, Amerika Birleşik Devletleri’nde daimi ikamet etme ve çalışma hakkına sahip olur.</p>
<h3>Yeşil Kart Başvurusu Hangi Usullerle Yapılır?</h3>
<p>Yeşil Kart alma süreci, başvuru sahibinin Amerika Birleşik Devletleri sınırları içinde veya dışında bulunmasına bağlı olarak iki ayrı usulle yürütülmektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan yabancılar bakımından yasal daimi ikamet statüsüne geçiş, gerekli kanuni şartların sağlanması hâlinde INA § 245 kapsamında yapılan statü değişikliği başvurusuyla mümkündür.</p>
<p>Bu çerçevede, başvuru sahibinin Amerika Birleşik Devletleri içinde bulunması halinde sürecin USCIS nezdinde statü değişikliği başvurusu yoluyla; Amerika Birleşik Devletleri dışında bulunması halinde ise ilgili Amerikan konsolosluğu nezdinde göçmen vize başvurusu yoluyla yürütüleceği hususu  önem taşımaktadır. Anılan ayrım, salt prosedürel bir farklılık olmayıp, başvurunun tabi olacağı makamı, değerlendirme yöntemini ve idari takdir alanını doğrudan etkileyen temel bir hukuki ayrımdır.</p>
<h3>2026  Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler</h3>
<p>Mayıs 2026 itibarıyla Amerika Birleşik Devletleri’nde yasal daimi ikamet statüsü elde etmek isteyen yabancı kişiler bakımından özellikle dikkat edilmesi gereken iki temel gelişme söz konusudur. Bu gelişmelerin dayanağını, USCIS tarafından 21 Mayıs 2026 tarihinde yayımlanan PM-602-0199 sayılı “Adjustment of Status is a Matter of Discretion and Administrative Grace” başlıklı memorandum oluşturmaktadır.</p>
<p>Mayıs 2026 tarihli PM-602-0199 sayılı USCIS politika memorandumu, Form I-485 başvurularını hukuken ortadan kaldırmamakla birlikte, Amerika Birleşik Devletleri içinde statü değişikliği yoluyla yasal daimi ikamet statüsü elde etmek isteyen kişiler bakımından değerlendirme standardını fiilen ağırlaştırmıştır. Memorandumun temel etkisi, INA § 245 kapsamında zaten mevcut olan idari takdir yetkisinin daha belirgin hale gelmesidir.</p>
<p>Bu çerçevede USCIS, Amerika Birleşik Devletleri’ne geçici olarak giriş yapan kişilerin, söz konusu geçici statüyü yasal daimi ikamet statüsüne geçiş yolu olarak değerlendirmemesi gerektiğini belirtmektedir. Güncel idari yaklaşım, kalıcı oturum sürecinin esasen başvuru sahibinin vatandaşı olduğu veya mutat olarak ikamet ettiği ülkedeki Amerikan konsolosluğu nezdinde yürütülmesi gereken bir göçmen vize süreci olduğunu; Amerika Birleşik Devletleri içinde  statü değişikliğinin ise ancak kanuni şartların yanında dosyanın somut koşulları ve olumlu takdir unsurları birlikte değerlendirildiğinde mümkün olabilecek  bir başvuru yolu niteliği taşıdığını göstermektedir.</p>
<p>İlgili memorandum, statü değişikliği başvurularında USCIS’in takdir yetkisinin önemini artırmıştır. INA § 245 uyarınca statü değişikliğinin başvuru sahibinin kanuni şartları sağlamasıyla kendiliğinden sonuç doğuran mutlak bir hak olmadığı vurgulanmaktadır. Bu çerçevede USCIS, başvuru sahibinin Amerika Birleşik Devletleri’ne giriş amacını, geçici statüsüne uygun davranıp davranmadığını, statü ihlali veya yetkisiz çalışma geçmişini, adli sicil durumunu, ailevi ve mesleki bağlarını, vergi ve çalışma geçmişini, insani nedenleri ve dosyanın genel hakkaniyetini birlikte değerlendirebilecektir.</p>
<p>Bu nedenle Amerika Birleşik Devletleri’nde kalıcı oturum elde etmeyi amaçlayan kişilerin, ülkeye giriş amacını, vize türünü, göçmenlik niyetini, başvuru zamanlamasını ve konsolosluk süreci ihtimalini baştan itibaren birlikte değerlendirmesi önem arz etmektedir.</p>
<h3>Konsolosluk Sürecine Kimler Başvurabilir?</h3>
<p>Konsolosluk aracılığıyla göçmen vizesi başvurusu yapmak isteyen yabancı kişilerin, Amerika Birleşik Devletleri göçmenlik hukuku kapsamında tanınan belirli bir uygunluk kategorisine dayanması gerekir. Göçmen vize başvurusu yapılabilecek başlıca kategoriler; aile temelli göçmenlik, çalışma veya yatırım temelli göçmenlik, özel göçmen statüleri, evlat edinme, Diversity Visa programı ve belirli insani nitelikli göçmenlik yollarıdır.</p>
<p>Bu kapsamda aile temelli göçmenlik başvuruları, Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı veya kalıcı oturum izni olan kişinin aile üyeleri bakımından gündeme gelir. Amerika Birleşik Devletleri vatandaşının eşi, yirmi bir yaş altındaki evli olmayan çocuğu ve ebeveyni yakın akraba kategorisinde değerlendirilirken; vatandaşın diğer bazı çocukları ve kardeşleri ile yasal daimi ikamet sahibinin eşi ve çocukları aile temelli tercih kategorileri kapsamında göçmen vizesi başvurusu yapabilir.</p>
<p>Çalışma veya yatırım temelli göçmenlik başvuruları ise kalıcı iş teklifi, işveren sponsorluğu, üstün mesleki nitelik, ileri derece mesleki yeterlilik, belirli istihdam ilişkileri veya yatırım şartlarına dayanır. Bu çerçevede istihdam temelli birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci tercih kategorileri gündeme gelebilir. Yatırımcılar bakımından belirli sermaye ve istihdam yaratma şartlarının sağlanması gerekirken; özel göçmen kategorileri, kanunda ayrıca düzenlenen sınırlı kişi gruplarına uygulanır.</p>
<p>Bunların yanında, Amerika Birleşik Devletleri göçmenlik hukukunda özel olarak korunan veya ayrıca düzenlenen bazı kişiler de konsolosluk sürecinden yararlanabilir. Evlat edinme yoluyla yapılan başvurular, çeşitlilik vizesi programı kapsamında seçilen kişiler, belirli özel göçmen vizesi başvuru sahipleri ve kanunda öngörülen insani nitelikli başvuru grupları bu kapsamda değerlendirilebilir.</p>
<h3>Statü Değişikliği ve Konsolosluk Sürecinde Olumsuz Kararların Denetimi</h3>
<p>Bununla birlikte, USCIS nezdinde yürütülen statü değişikliği süreci ile konsolosluk makamları nezdinde yürütülen göçmen vize süreci arasındaki fark, olumsuz karar sonrasında başvuru sahibinin başvurabileceği hukuki yollar bakımından da önem arz etmektedir. USCIS kararları bakımından belirli idari başvuru yolları mevcut olabilmekteyken, konsolosluk makamlarınca verilen vize retleri “<a href="https://www.supremecourt.gov/opinions/23pdf/23-334_e18f.pdf">consular nonreviewability</a>” doktrini uyarınca kural olarak yargısal denetime kapalıdır. Bu durum, konsolosluk sürecinde ilk başvuru dosyasının hazırlanmasını daha da kritik hale getirmektedir.</p>
<h4>Dep&#8217;t of State v. Muñoz, 602 U.S. 899, 144 S. Ct. 1812, 219 L.Ed.2d 507 (2024)</h4>
<p><em>&#8220;Konsolosluk kararlarının yargısal denetime kapalılığı doktrini, federal hükümetin yabancı bir kişi hakkında vize verip vermeme yönündeki kararının mahkemelerce denetlenmesini kural olarak engellemektedir. Bununla birlikte mahkemeler, bu doktrine dar kapsamlı bir istisna tanımış; bir Amerikan vatandaşının temel anayasal haklarını etkileyen vize kararları bakımından, ilgili Amerikan vatandaşının yargısal denetim talep edebileceğini kabul etmiştir. Bu istisna kapsamında mahkemeler, hükümetin vize reddi için görünürde meşru ve iyi niyetli bir gerekçe sunmaması veya başvurucunun ret kararının kötü niyetle verildiğini somut şekilde ortaya koyması halinde, vize kararını sınırlı ölçüde denetleyebilir.&#8221;</em></p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/abd-yesil-kart-basvurulari/">ABD YEŞİL KART BAŞVURULARI: 2026 SONRASI DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/abd-yesil-kart-basvurulari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BULGARİSTAN VATANDAŞLIĞI NASIL KAZANILIR ?</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/bulgaristan-vatandasligi-nasil-kazanilir/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/bulgaristan-vatandasligi-nasil-kazanilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aytekin AKTAŞ]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 10:12:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar & Avrupa Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Arb. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[bulgar göçmenleri]]></category>
		<category><![CDATA[bulgar kökenine dayalı vatandaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[bulgar muhaciri]]></category>
		<category><![CDATA[bulgar türkü]]></category>
		<category><![CDATA[Bulgar vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bulgaristan çifte vatandaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[Bulgaristan göçmenleri]]></category>
		<category><![CDATA[bulgaristan kolaylaştırılmış vatandaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[bulgaristan muhacirleri]]></category>
		<category><![CDATA[bulgaristan vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bulgaristan vatandaşlığı nasıl kazanılır?]]></category>
		<category><![CDATA[bulgaristan vatandaşlığının geri kazanılması]]></category>
		<category><![CDATA[Bulgaristan vatandaşlık kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[bulgaristan vatandaşlık şartları]]></category>
		<category><![CDATA[çifte vatandaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[Vatandaşlık başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[Vatandaşlık şartları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=4074</guid>

					<description><![CDATA[<p>I-) Bulgaristan Vatandaşlığının Kazanılmasına İlişkin Genel Esaslar Bulgaristan vatandaşlığı nasıl kazanılır sorusu, özellikle soy bağına dayalı başvurular bakımından farklı hukuki yollar içermektedir. Bulgaristan vatandaşlığının kazanılması, kaybı ve yeniden kazanılması esasen Bulgaristan Anayasası ile Bulgaristan Vatandaşlık Kanunu tarafından düzenlenmektedir. Anayasa’nın 25. maddesi, bir yandan en az bir ebeveyni Bulgar vatandaşı olan kişilerin vatandaşlığını anayasal düzeyde güvence [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/bulgaristan-vatandasligi-nasil-kazanilir/">BULGARİSTAN VATANDAŞLIĞI NASIL KAZANILIR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 data-section-id="1g2szcg" data-start="422" data-end="491">I-) Bulgaristan Vatandaşlığının Kazanılmasına İlişkin Genel Esaslar</h2>
<p data-start="493" data-end="1091">Bulgaristan vatandaşlığı nasıl kazanılır sorusu, özellikle soy bağına dayalı başvurular bakımından farklı hukuki yollar içermektedir. Bulgaristan vatandaşlığının kazanılması, kaybı ve yeniden kazanılması esasen <a href="https://www.parliament.bg/en/const?utm">Bulgaristan Anayasası </a>ile <a href="https://justice.government.bg/home/normdoc/2134446592?">Bulgaristan Vatandaşlık Kanunu</a> tarafından düzenlenmektedir. Anayasa’nın 25. maddesi, bir yandan en az bir ebeveyni Bulgar vatandaşı olan kişilerin vatandaşlığını anayasal düzeyde güvence altına almaktadır, diğer yandan ise Bulgar kökenli kişilerin kolaylaştırılmış usulle vatandaşlık edinebileceğini açıkça kabul etmektedir. Aynı anayasal hüküm, vatandaşlığın edinilmesi, korunması ve kaybına ilişkin ayrıntıların kanunla belirleneceğini de ortaya koyar.</p>
<p data-start="1093" data-end="1734">Bulgaristan vatandaşlığı, yalnızca bir ulusal hukuk statüsü değil, aynı zamanda Avrupa Birliği vatandaşlığına giriş kapısı niteliği taşıyan çok katmanlı bir hukukî kurumdur. Bulgar vatandaşlığının kazanılması, başvurucuya AB hukuk düzeni içinde serbest dolaşım, yerleşme, çalışma ve belirli siyasal haklardan yararlanma imkânı da sağlar. Bu sebeple vatandaşlık süreci; kişisel statü, aile ilişkileri, göç hukuku ve Avrupa hukuku bakımından birlikte değerlendirilmesi gereken bir alan olarak ele alınmalıdır.</p>
<p data-start="1736" data-end="2403">Uygulamada Bulgaristan vatandaşlığının nasıl alındığı sorusuna tek cümlelik cevap vermek mümkün değildir. Çünkü Bulgar hukukunda vatandaşlığın kazanılması;</p>
<ul>
<li data-start="1736" data-end="2403">Doğum,</li>
<li data-start="1736" data-end="2403">Evlat edinme,</li>
<li data-start="1736" data-end="2403">Genel yolla kazanım,</li>
<li data-start="1736" data-end="2403">Bulgar kökenine dayalı kolaylaştırılmış kazanım,</li>
<li data-start="1736" data-end="2403">İstisnaî vatandaşlığa alınma ve eski vatandaşlığın yeniden kazanılması gibi farklı hukukî yollara ayrılmıştır.</li>
</ul>
<p data-start="1736" data-end="2403">Her bir yolun maddî şartları, belge rejimi, ispat standardı ve idari inceleme yoğunluğu birbirinden farklıdır. Özellikle Türkiye’den yapılan başvurularda en sık hata, Bulgar kökenine dayalı başvuru ile genel kazanım rejiminin birbirine karıştırılmasıdır.</p>
<p data-start="2405" data-end="2902">Nitekim son yıllardaki mevzuat değişiklikleri, Bulgar vatandaşlık rejimini iki yönde yeniden şekillendirmiştir. Bir taraftan Bulgar kökenine dayalı dosyalarda soy bağının resmî belgelerle daha sıkı ispat edilmesi öngörülmüştür. Diğer taraftan ise eskiden mevcut olan yatırım bağlantılı bazı kolaylaştırılmış yollar kaldırılmıştır. Özellikle 2021 ve 2022 değişiklikleri sonrasında soy bağı ve resmî belge güvenilirliğinin üzerinde daha çok durulmaya başlanmıştır.</p>
<h2 data-section-id="12kh33g" data-start="2909" data-end="2963">II-) Bulgaristan Vatandaşlığının Kazanılma Yolları</h2>
<h3 data-section-id="vw4mtp" data-start="2965" data-end="3009">A-) Doğum ve Kan Bağı Yoluyla Vatandaşlık</h3>
<p data-start="3011" data-end="3588">Bulgar hukukunda vatandaşlığın ilk ve en güçlü kaynağı, doğumla kazanımdır. Vatandaşlık Kanunu’na göre, en az bir ebeveyni Bulgar vatandaşı olan kişi Bulgar vatandaşı sayılır. Ayrıca Bulgaristan topraklarında doğan ve doğumla başka bir vatandaşlık kazanamayan kişi de Bulgar vatandaşı olur. Ebeveynleri bilinmeyen ve Bulgaristan’da bulunmuş çocuk bakımından da çocuk, Bulgaristan’da doğmuş kabul edilmektedir. Bu hükümler, vatandaşlığın yalnızca idari kararla değil, bazı hallerde doğrudan kanundan doğan bir statü olduğunu göstermektedir.</p>
<p data-start="3590" data-end="4275">Bu nedenle uygulamada ilk yapılması gereken ayrım, kişinin gerçekten vatandaşlığa başvuracak kişi mi olduğu, yoksa aslında zaten Bulgar vatandaşlığını taşıdığı halde bu statünün tespiti mi gerektiğidir. Özellikle aile geçmişinde Bulgar doğum kayıtları, Bulgar pasaportu, eski Bulgar nüfus kaydı veya ebeveyn üzerinden doğrudan vatandaşlık ihtimali bulunan dosyalarda, başvuru yolunun yanlış seçilmesi gereksiz zaman ve masraf yaratmaktadır. Bu yönüyle bazı dosyalarda mesele vatandaşlığın kazanılması değil, mevcut vatandaşlığın varlığının ispatı olabilir. Anayasa ile kanun birlikte okunduğunda, bu ayrımın son derece önemli olduğu görülür.</p>
<h3 data-section-id="1iivm0u" data-start="4277" data-end="4311">B-) Genel Yolla Kazanım Rejimi</h3>
<p data-start="4313" data-end="4975">Bulgaristan’da genel yoldan vatandaşlık kazanımı, Vatandaşlık Kanunu’nun 12. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre Bulgar vatandaşı olmayan bir kişi, başvuru tarihinde kanunda öngörülen koşulları taşıyorsa genel yol ile vatandaşlık kazanabilir.</p>
<p data-start="4313" data-end="4975">Bu koşulların başlıcaları;</p>
<ul>
<li data-start="4313" data-end="4975">Ergin olmak,</li>
<li data-start="4313" data-end="4975">Bulgaristan’da en az beş yıldır daimî veya uzun süreli oturum izni sahibi bulunmak,</li>
<li data-start="4313" data-end="4975">Kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamak ve hakkında böyle bir kovuşturma bulunmamak,</li>
<li data-start="4313" data-end="4975">Kendisini Bulgaristan’da geçindirebilecek gelir veya mesleğe sahip olmak, Bulgarca bilmek ve kural olarak önceki vatandaşlığından çıkmış veya çıkacak olmak şeklindedir.</li>
</ul>
<p data-start="4977" data-end="5466">Bu hüküm, Bulgar hukukunda vatandaşlığın sadece süre dolunca kendiliğinden doğan bir hak olmadığını açık biçimde ortaya koyar. Beş yıllık oturum süresi tek başına yeterli değildir. başvurucu aynı zamanda kamu düzeni, dil, ekonomik yeterlilik ve sadakat unsurlarından da denetlenir. Dolayısıyla yabancı kişi açısından Bulgaristan’da uzun süre yaşamış olmak, kendiliğinden vatandaşlık sonucunu doğurmaz yalnızca başvuru için gerekli ön koşullardan birini sağlar.</p>
<p data-start="5468" data-end="5977">Aynı maddede dikkat çeken bir nokta da çifte vatandaşlık meselesidir. Kanun, kural olarak önceki vatandaşlıktan çıkmayı arasa da Bulgar vatandaşının eşi olanlar, AB/AEA/İsviçre vatandaşları ve karşılıklılık anlaşması bulunan devletlerin vatandaşları için bu şartı kaldırmaktadır. Bu ayrım, Bulgar hukukunda çifte vatandaşlığın tüm başvurucular bakımından aynı şekilde ele alınmadığını, başvuru sebebine ve başvurucunun statüsüne göre farklılaştırıldığını göstermektedir.</p>
<h3 data-section-id="2976tv" data-start="5979" data-end="6020">C-) Kolaylaştırılmış Vatandaşlık Kazanım Halleri</h3>
<p data-start="195" data-end="346">Bulgaristan Vatandaşlık Kanunu’nun 13. maddesi, genel kazanım yoluna kıyasla daha kısa ikamet süresi öngören özel halleri düzenlemektedir.</p>
<p data-start="348" data-end="458">Bu kapsamda, başvurucunun öncelikle 12. maddede yer alan genel şartları taşıması gerekir. Buna göre başvurucu:</p>
<ul data-start="460" data-end="731">
<li data-section-id="1qh01qt" data-start="460" data-end="491">18 yaşını doldurmuş olmalı,</li>
<li data-section-id="oame0x" data-start="492" data-end="537">Kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olmalı,</li>
<li data-section-id="1qqezv6" data-start="538" data-end="610">Bulgaristan’da geçimini sağlayabilecek ekonomik imkâna sahip olmalı,</li>
<li data-section-id="u9t9xd" data-start="611" data-end="651">Bulgarca dil bilgisine sahip olmalı,</li>
<li data-section-id="u6wotm" data-start="652" data-end="731">Kural olarak önceki vatandaşlığından çıkmış veya çıkacak durumda olmalıdır.</li>
</ul>
<p data-start="733" data-end="767">Bunun yanında başvurucunun ayrıca:</p>
<ul data-start="769" data-end="871">
<li data-section-id="1tj1pwu" data-start="769" data-end="871">Bulgaristan’da en az 3 yıl süreyle daimî veya uzun süreli oturum hakkına sahip olması gerekir.</li>
</ul>
<p data-start="873" data-end="1037">Yukarıdaki genel koşullara ek olarak, aşağıdaki özel durumlardan en az birinin bulunması halinde, kişi kısaltılmış süreyle vatandaşlık başvurusunda bulunabilir;</p>
<ul data-start="1039" data-end="1248">
<li data-section-id="xf51kn" data-start="1039" data-end="1133">En az 3 yıldır Bulgar vatandaşı ile geçerli ve devam eden bir evlilik içinde bulunmak,</li>
<li data-section-id="1a6xwrl" data-start="1134" data-end="1166">Bulgaristan’da doğmuş olmak,</li>
<li data-section-id="gu3ho5" data-start="1167" data-end="1248">Daimî veya uzun süreli oturum iznini reşit olmadan önce elde etmiş olmak.</li>
</ul>
<p data-start="1250" data-end="1564">Bu düzenleme, uygulamada sıkça karşılaşılan Bulgar vatandaşı ile evlenince doğrudan vatandaşlık kazanıldığı yönündeki yanlış kanaati açıkça ortadan kaldırmaktadır. Zira evlilik, Bulgar hukukunda bağımsız bir vatandaşlık kazanım sebebi olmayıp, yalnızca genel kazanım süresini kısaltan bir hukukî faktördür.</p>
<p data-start="1566" data-end="1606">Bu nedenle evlilik temelli başvurularda:</p>
<ul data-start="1608" data-end="1765">
<li data-section-id="2dvdmp" data-start="1608" data-end="1695">Evliliğin yalnızca şeklen değil, hukuken geçerli ve fiilen devam ediyor olması ve</li>
<li data-section-id="1vet8n6" data-start="1696" data-end="1765">Başvurucunun oturum statüsünü kesintisiz şekilde sürdürmüş olması ayrıca önem arz etmektedir.</li>
</ul>
<p data-start="1796" data-end="1929">Öte yandan Bulgar vatandaşlık hukukunda, belirli kırılgan statü grupları bakımından da özel düzenlemeler öngörülmüştür. Bu çerçevede:</p>
<ul data-start="1931" data-end="2228">
<li data-section-id="laavpc" data-start="1931" data-end="2033">Mülteci veya sığınma statüsü sahipleri, bu statüyü en az 3 yıl önce kazanmış olmaları halinde,</li>
<li data-section-id="1c0kc1r" data-start="2034" data-end="2122">İnsani statü sahipleri, bu statüyü en az 5 yıl önce elde etmiş olmaları halinde,</li>
<li data-section-id="lwltww" data-start="2123" data-end="2228">Vatansız kişiler, Bulgaristan’da en az 3 yıl daimî veya uzun süreli ikamet etmiş olmaları halinde</li>
</ul>
<p data-start="2230" data-end="2288">belirli şartlarla vatandaşlık başvurusunda bulunabilirler.</p>
<p data-start="2290" data-end="2573">Her ne kadar bu başvuru yolları Türkiye uygulamasında daha sınırlı bir yer tutsa da, bu düzenlemeler Bulgar vatandaşlık sisteminin tek tip bir model üzerine kurulmadığını; aksine başvurucunun hukuki statüsüne göre farklılaşan bir yapı benimsediğini göstermektedir.</p>
<h3 data-section-id="cj8k66" data-start="7745" data-end="7803">D-) Bulgar Kökenine Dayalı Kolaylaştırılmış Vatandaşlık</h3>
<p data-start="7805" data-end="8392">Bulgaristan vatandaşlığı bakımından Türkiye’de en çok gündeme gelen yol, Bulgar kökenine dayalı kolaylaştırılmış kazanım rejimidir. Kanunun 15. maddesine göre Bulgar vatandaşı olmayan bir kişi, Bulgar kökenli ise 12. maddenin 2, 4, 5 ve 6. bentlerindeki şartlar aranmaksızın vatandaşlık kazanabilir. Başka bir ifadeyle bu rejimde kural olarak uzun süreli ikamet, geçim kaynağı, Bulgarca bilgisi ve önceki vatandaşlıktan çıkma şartları aranmaz fakat başvurucu yine de genel kazanım yolu içerisinde kalır ve dosya idari denetime tabidir.</p>
<p data-start="8394" data-end="8954">Bu nokta uygulamadaki en önemli hususlardan biridir çünkü Bulgar kökenli olmak yalnızca bir kimlik beyanı değildir. Kanun koyucu bu hususun resmî belgelerle kanıtlanmasını zorunlu kılmıştır.</p>
<p data-start="8394" data-end="8954">Bulgaristan Vatandaşlık Kanunu&#8217;nun 15. maddesinin 2. fıkrasına göre başvurucu, en az üçüncü dereceye kadar bir üstsoyuyla arasındaki aile bağını ve bu üstsoyun Bulgar kökenini gösteren Bulgar veya yabancı makamlarca düzenlenmiş resmî belgeleri başvurusuna eklemek zorundadır. Belgelerde hem üstsoyun adı hem de başvurucuyla akrabalık ilişkisi açık biçimde görünmelidir.</p>
<p data-start="409" data-end="749">Bulgar kökenine dayalı başvurularda uygulamada önem taşıyan ancak kanun metninde açık şekilde düzenlenmeyen bir diğer husus, üstsoyun Bulgaristan ile olan bağının tarihsel dönemi ile ilgilidir. Özellikle 1948 yılı öncesi ve sonrası kayıtlar bakımından Bulgar makamlarının değerlendirme yaklaşımında farklılıklar gözlemlenebilmektedir.</p>
<p data-start="751" data-end="1201">1948 öncesi döneme ait kayıtlar bakımından, Osmanlı sonrası nüfus hareketleri, Balkan göçleri ve kayıt sistemlerinin parçalı ve çoğu zaman standardize edilmemiş yapısı nedeniyle belge zincirinin kurulması teknik olarak daha güçtür. Bu döneme ait kayıtlar çoğu zaman yerel, dağınık veya farklı idari sistemlere ait olduğundan, başvurucuların üstsoy ile bağlantıyı kesintisiz ve resmi belgelerle ortaya koyması uygulamada ciddi zorluklar yaratmaktadır.</p>
<p data-start="1203" data-end="1565">Buna karşılık 1948 sonrası dönemde Bulgaristan’daki nüfus ve vatandaşlık kayıt sisteminin daha merkezi hale gelmiş olması sebebiyle, Bulgar makamları bu tarihten sonraki kayıtlar bakımından daha net, doğrulanabilir ve kesintisiz bir belge zinciri beklentisi içerisindedir. Bu durum, değerlendirme standardının  farklılaşmasına yol açmaktadır.</p>
<p data-start="1567" data-end="2030">Uygulama pratikleri ve dosya tecrübelerimiz, özellikle yalnızca 1948 öncesi üstsoya dayanan başvuruların, resmi kayıt zincirinin yeterli açıklıkta kurulamaması halinde daha sık ek belge talepleri ile karşılaştığını ve bazı durumlarda başvurunun ilerletilmesinde zorluk yaşandığını göstermektedir. Hatta bazı vakalarda, 1948 öncesi döneme dayanan soy bağlantısının tek başına yeterli görülmediği yönünde değerlendirmelerle karşılaşıldığı ifade edilmelidir.</p>
<p data-start="2032" data-end="2456">Bununla birlikte önemle vurgulanmalıdır ki, bu yaklaşım kanunda açık bir ret sebebi olarak düzenlenmiş değildir. Bulgar Vatandaşlık Kanunu bakımından belirleyici olan husus, başvurucunun Bulgar kökenini resmî ve denetlenebilir belgelerle ortaya koyabilmesidir. Ancak uygulamada, 1948 sonrası kayıtlarla desteklenemeyen dosyaların daha sıkı bir incelemeye tabi tutulduğu ve ispat standardının fiilen yükseldiği görülmektedir.</p>
<p data-start="2458" data-end="2742">Bu nedenle başvurunun dayandığı üstsoyun Bulgaristan ile bağının hangi döneme ait olduğunun doğru tespiti, mümkünse 1948 sonrası kayıtlarla desteklenmesi ve belge zincirinin kesintisiz şekilde kurulması, başvuru stratejisinin en kritik unsurlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p data-start="8956" data-end="9737">Aile içinde Bulgar kökenine dair güçlü bir anlatı, tarihsel göç hikayesi veya mahalle bilgisi bulunabilir fakat vatandaşlık hukukunda belirleyici olan bunların nüfus, doğum, evlilik, isim değişikliği, göç ve benzeri resmî belgelerle doğrulanabilmesidir.</p>
<p data-start="8956" data-end="9737">Özellikle isimlerin Türkçeleştirilmesi, soyadlarının değişmesi, eski Osmanlı veya Bulgar yer adlarının bugünkü kayıtlarla uyuşmaması ve aile hattındaki kadınların soyadı değişiklikleri, dosyaların en zayıf halkalarını oluşturur. Kanunun öngördüğü üçüncü dereceye kadar üstsoy standardı, belge zincirinin kopuk olmamasını fiilen zorunlu hale getirmektedir.</p>
<p data-start="9739" data-end="10472">2021 reformu sonrasında bu alan daha da sıkılaşmıştır. Başvuru, 15/2’de öngörülen belgeler olmadan yapılırsa süreç sona erdirilebilir. Ayrıca Adalet Bakanı, belgelerdeki olgu ve kayıtların açıklığa kavuşturulması için ek belge isteyebilir veya Bulgaristan Dışındaki Bulgarlar Devlet Ajansı bünyesindeki danışma kurulundan kişinin Bulgar kökenli olup olmadığına ilişkin görüş alabilir. Bu kurul, başvurucunun Bulgarca kullanımı, kendisini Bulgar kökenli olarak tanımlaması, Bulgar topluluğunun parçası olup olmadığı, tarihsel olarak Bulgar devleti sınırlarıyla bağlantı ve geleneksel Bulgar isim sistemi taşıyan üstsoy bulunup bulunmadığı gibi unsurları da dikkate alır.</p>
<p data-start="10474" data-end="11103">Buradan çıkan sonuç şudur;</p>
<p data-start="10474" data-end="11103">Bulgar kökenine dayalı vatandaşlık, teorik olarak kolaylaştırılmış bir yol olsa da, pratikte en yoğun ispat hukuku problemi doğuran başvuru biçimidir. Bu nedenle bu kategori, en kolay yol olarak görülmemelidir. Aksine çoğu zaman en çok belgelendirme yükümlülüğü gerektiren yol olarak görülmelidir. Özellikle Türkiye’den başvuran kişiler bakımından nüfus kayıtları, eski doğum kayıtları, aile nüfus tablosu, isim denklikleri ve tarihsel yerleşim bilgileri gibi belge ve bilgilerin dosyada bulunması şarttır.</p>
<h3 data-section-id="wzxzer" data-start="11105" data-end="11140">E-) İstisnaî Yolla Vatandaşlığa Alınma</h3>
<p data-start="82" data-end="238">Bulgaristan Vatandaşlık Kanunu’nun 16. maddesi, genel kazanım rejiminden tamamen ayrılan istisnaî bir vatandaşlık kazanım yolunu düzenlemektedir.</p>
<p data-start="240" data-end="379">Bu hüküm uyarınca;</p>
<ul data-start="381" data-end="614">
<li data-section-id="x6zw70" data-start="381" data-end="433">Bulgaristan’ın devlet menfaatinin bulunması,</li>
<li data-section-id="or9wsu" data-start="434" data-end="614">Başvurucunun Bulgaristan’a:
<ul data-start="468" data-end="614">
<li data-section-id="jhoaej" data-start="468" data-end="485">ekonomik,</li>
<li data-section-id="4wlth9" data-start="488" data-end="505">bilimsel,</li>
<li data-section-id="1nzncd0" data-start="508" data-end="527">teknolojik,</li>
<li data-section-id="3k2f8r" data-start="530" data-end="551">kültürel veya</li>
<li data-section-id="1o8goev" data-start="554" data-end="614">sportif alanlarda özel ve somut katkı sağlaması.</li>
</ul>
</li>
</ul>
<p>Durumlardan birinin varlığı halinde, 12. maddede öngörülen genel şartlar aranmaksızın vatandaşlık verilebilir.</p>
<p data-start="616" data-end="676">Bu şekilde vatandaşlığın kazanılması yolunda dikkat edilmesi gereken unsurlar vardır. İstisnaî ve sınırlı bir mekanizma olduğu, vatandaşlık verilmesinin başvurucunun talebine göre değil devletin takdirine ve menfaat değerlendirmesine bağlı olduğu, sürecin sıradan başvuru dosyaları gibi işlememekte olduğu ve genellikle kurumsal öneri ve üst düzey değerlendirme gerektirdiği unutulmamalıdır.</p>
<p>Vatandaşlığa alınma önerisinin gerekçeli olması, başvurucunun hangi somut katkıyı sağladığının açıkça ortaya konulması ve bu katkının Bulgaristan açısından neden önemli olduğunun açıklanması zorunludur.</p>
<p data-start="1590" data-end="1613">Sonuç olarak 16. madde geniş bir idari takdir alanı içeren, başvurucunun talebinden çok devletin menfaatine dayanan, olağan vatandaşlık rejiminin yerine geçmeyen bir istisnaî vatandaşlığa alınma mekanizmasıdır. Bu nedenle bu yol, ancak ölçülebilir ve devlet nezdinde anlamlı bir katkı söz konusu olduğunda hukuken anlamlı hale gelmektedir.</p>
<h3 data-section-id="cyrmbk" data-start="12205" data-end="12250">F-) Eski Vatandaşlığın Yeniden Kazanılması</h3>
<p data-start="12252" data-end="12985">Bulgar vatandaşlığını kaybetmiş veya bundan çıkarılmış kişiler bakımından yeniden kazanım rejimi, kanunun 26 ve 27. maddelerinde düzenlenmiştir.</p>
<p data-start="12252" data-end="12985">26. maddeye göre vatandaşlıktan çıkarılmış kişinin vatandaşlığı talebi üzerine;</p>
<ul>
<li data-start="12252" data-end="12985">Yaşadığı ülkede veya Bulgaristan’da kasıtlı suçtan mahkûm olmamışsa,</li>
<li data-start="12252" data-end="12985">Kamu düzeni, kamu ahlakı, kamu sağlığı veya millî güvenlik bakımından tehdit oluşturmuyorsa</li>
<li data-start="12252" data-end="12985">Kural olarak başvurudan en az üç yıl önce Bulgaristan’da daimî veya uzun süreli ikamet hakkı elde etmişse yeniden verilebilir.</li>
</ul>
<p data-start="12252" data-end="12985">Bununla birlikte Bulgar kökenli kişiler için aynı maddenin ikinci fıkrası daha elverişli bir rejim öngörmekte ve yalnızca suç işlememiş olma ve kamu tehdidi oluşturmama şartlarını aramaktadır.</p>
<p data-start="12987" data-end="13598">Burada dikkat edilmesi gereken husus, yeniden kazanımın kendiliğinden iade anlamına gelmemesidir. Eski vatandaş veya vatandaşlıktan çıkarılmış kişi dahi, belirli güvenlik ve kamu düzeni denetiminden geçer. Ayrıca kaybın niteliği, önceki vatandaşlığın hangi hukuki sebeple sona erdiği ve başvurucunun mevcut statüsü önem taşır. Uygulamada eski vatandaşlığa ilişkin karar, pasaport, nüfus kaydı veya çıkma belgesi mevcut değilse, yeniden kazanım rejimi de teknik açıdan güçleşebilir. Bu sebeple kaybın tarihi, hukuki sebebi ve belgeleri dosyada açık biçimde ortaya konmalıdır.</p>
<h2 data-section-id="18x0dun" data-start="13605" data-end="13670">III-) Belge Rejimi, İspat Standardı ve Hukuki Boyut</h2>
<p data-start="13672" data-end="14233">Bulgar vatandaşlığı dosyalarında sonucun çoğu zaman kanun maddesinden ziyade belgelerin niteliği ile belirlendiği söylenebilir. Özellikle Bulgar kökenine dayalı başvurularda, ispatın merkezinde kesintisiz soy zinciri bulunur. Kanun, başvurucunun üçüncü dereceye kadar bir üstsoyu ile bağını gösteren resmî belgeler aradığından, aile hikâyesi ile idarî kayıtlar arasındaki boşlukların kapatılması gerekir. Bu yönüyle vatandaşlık başvurusu bir ispat dosyasıdır.</p>
<p data-start="1798" data-end="2181">Uygulamada edinilen tecrübeler göstermektedir ki, özellikle Türkiye’den yapılan başvurularda, nüfus kayıtlarının tek başına yeterli olduğu yönündeki yaygın kanaat hatalıdır. Somut dosyalarda aynı aile hattına ilişkin farklı kurum kayıtları arasında isim, tarih ve yer bilgisi bakımından uyumsuzluklar bulunabilmekte ve bu durum başvurunun güvenilirliğini zedeleyebilmektedir.</p>
<p data-start="2183" data-end="2623">Nitekim bazı başvurularda, üstsoya ilişkin Bulgar doğum kayıtlarının bulunmasına rağmen, Türkiye’deki nüfus kayıtları ile bu belgeler arasında doğrudan bağlantı kurulamaması nedeniyle ek belge talepleri ile karşılaşıldığı görülmektedir. Bu çerçevede uygulamada belgeler arası ilişkiyi kuran açıklayıcı bir soy ağacı ve destekleyici kayıt stratejisinin oluşturulması dosyanın kabulü açısından kritik önem arz etmektedir.</p>
<p data-start="14235" data-end="14935">Pratikte en sık karşılaşılan sorunlar şunlardır:</p>
<ul>
<li data-start="14235" data-end="14935">Eski Bulgar isimlerinin Türk nüfus kayıtlarında farklı geçmesi,</li>
<li data-start="14235" data-end="14935">Kadın üstsoyların evlilik nedeniyle soyadı değiştirmesi,</li>
<li data-start="14235" data-end="14935">Doğum ve evlilik tarihlerindeki tutarsızlıklar,</li>
<li data-start="14235" data-end="14935">Yerleşim yerlerinin tarihsel isimlerinin bugünkü resmi kayıtlarda farklı görünmesi,</li>
<li data-start="14235" data-end="14935">Aile hattındaki bazı kişilerin kayıtlarının eksik olması.</li>
</ul>
<p data-start="14235" data-end="14935">Bu sorunların her biri tek başına başvuruyu etkileyecek nitelikte görülmese de, dosya bütününü zayıflatabilmektedir. Bulgar makamları açısından mesele, kişinin muhtemel Bulgar kökenli olması yönünden değerlendirilmez. Başvurunun idari işlem tesis etmeye elverişli kesinlikte kanıtlanması aranmaktadır.</p>
<p data-start="14937" data-end="15473">Bu yüzden uygulamada en doğru yöntem başvuru hazırlanmadan önce soy hattının tablo halinde çıkarılması, her kuşak için doğum, evlilik, ölüm, isim değişikliği ve göç verilerinin ayrı ayrı doğrulanması ve son olarak kanundaki başvuru sebebine göre dosyanın kurulmasıdır.</p>
<p data-start="14937" data-end="15473">Başvurucuların çoğu önce hangi maddeye dayanacağını sormaktadır. Oysa çoğu dosyada doğru yöntem önce hangi belgelerle hangi soy hattının kurulabildiğini tespit etmektir. Vatandaşlık talebinin dayanağı olan mevzuat maddesi, çoğu zaman belgeler netleştikten sonra doğru biçimde seçilebilir.</p>
<h2 data-section-id="4vhtew" data-start="15480" data-end="15535">IV-) Başvuru, Usul Kuralları ve İdarî İnceleme Süreçleri</h2>
<p data-start="15537" data-end="16033">Bulgar vatandaşlığı başvuruları şahsen yapılır. Kanunun 29. maddesine göre vatandaşlığın genel yolla kazanılması, yeniden kazanılması ve vatandaşlıktan çıkma işlemleri için ilgili kişinin şahsen Adalet Bakanlığı’na veya Bulgaristan’ın diplomatik ya da konsüler temsilciliğine yaptığı başvuru üzerine yürütülür. Dış temsilcilik, başvuru hakkında gerekçeli görüş de sunar. Küçükler bakımından başvuru ebeveyn veya yasal temsilciler tarafından yapılır.</p>
<p data-start="16035" data-end="16655">Kanunun 32. maddesi, başvuru ve eklerinin Bulgarca hazırlanmasını zorunlu kılar. Başvuru sırasında mülakat yapılır. Özellikle yabancı ülkede düzenlenmiş belgelerden oluşan dosyalarda, başvurucuya yalnızca evrak teslim eden kişi gibi değil, dosyanın maddi içeriğini bilen taraf olarak da yaklaşılır. Bu nedenle dosyadaki aile hattını, hangi üstsoya dayanıldığını ve belgeler arasındaki ilişkiyi açıklayamayacak başvurucuların süreci fiilen zorlaşabilir.</p>
<p data-start="16035" data-end="16655">Kanun metni mülakatı teknik bir usul işlemi gibi düzenlese de, uygulamada başvurucunun güvenilirliğinin teyidi işlevi görmektedir.</p>
<p data-start="16657" data-end="17190">2021 sonrası sistemde Adalet Bakanlığı’nın ek belge isteme yetkisi daha görünür hale gelmiştir. Özellikle 15. madde kapsamındaki Bulgar kökeni dosyalarında, belgelerin açıklığa kavuşturulması için ek evrak istenebilir ve eksik belge hiç sunulmamışsa işlem sonlandırılabilir. Ancak buna güvenerek dosyaların eksik veya özensiz sunulmaması gerekir.  Çünkü bazı eksiklikler, usul eksikliğinden öte, başvuru sebebinin kanıtlanamaması sonucunu doğurur.</p>
<p data-start="17192" data-end="17857">Karar süreci de çok katmanlıdır. Vatandaşlık Konseyi, İçişleri Bakanlığı ve Devlet Ulusal Güvenlik Ajansı’nın yazılı görüşleri ışığında başvuruları değerlendirir. Ardından Adalet Bakanı, uygun gördüğü dosyalar bakımından Cumhurbaşkanı’na kararname çıkarılması için teklifte bulunur. Vatandaşlık, genel kazanım, yeniden kazanım, çıkarma veya iptal işlemleri nihayetinde Cumhurbaşkanı kararnamesi ile gerçekleşir ve kararname düzenlendiği gün yürürlüğe girer. Bu yapı, Bulgar vatandaşlığı işlemlerinin sadece bakanlık içi idari işlem değil, devletin en üst organlarını da içeren karma nitelikli bir süreç olduğunu göstermektedir.</p>
<p data-start="17859" data-end="18438">Kanunda süreler de ayrıca düzenlenmiştir. Adalet Bakanı’nın vatandaşlık başvuruları için kural olarak on iki ay içinde, Bulgar kökenli kişilerin başvuruları için dokuz ay içinde, vatandaşlığın yeniden kazanılması başvuruları için ise altı ay içinde teklifte bulunması öngörülmektedir. Bununla birlikte ek belge talebi veya inceleme nedeniyle bu sürelerin durması mümkündür. Bu nedenle kanuni süre, uygulamada kesin sonuçlanma süresi gibi anlaşılmamalıdır. Yine de idarenin sınırsız biçimde bekletebileceği anlamına da gelmez.</p>
<h2 data-section-id="avr554" data-start="124" data-end="170">V-) Başvurularda Ret, İptal, Geri Alma ve Yargısal Koruma Hususları</h2>
<p data-start="172" data-end="586">Bulgaristan vatandaşlığına ilişkin işlemler, her ne kadar idarenin geniş takdir yetkisi çerçevesinde yürütülse de, bu alan mutlak ve denetimsiz bir serbesti alanı değildir. Vatandaşlık başvurularının reddi, kazanılmış vatandaşlığın iptali veya geri alınması ve idarenin eylemsizliği gibi durumlar, hem ulusal hukuk hem de Avrupa hukuku bakımından belirli sınırlar ve denetim mekanizmaları içinde değerlendirilir.</p>
<h3 data-section-id="4dpngz" data-start="588" data-end="611">A-) Başvurunun Reddi</h3>
<p data-start="613" data-end="1444">Vatandaşlık başvurusu, kanunda öngörülen şartların sağlanmaması veya başvurucunun durumunun vatandaşlığa elverişli görülmemesi halinde reddedilebilir. Uygulamada ret sebepleri çoğunlukla;</p>
<ul>
<li data-start="613" data-end="1444">Kanuni şartların eksikliği,</li>
<li data-start="613" data-end="1444">Sabıka kaydı veya devam eden ceza soruşturması,</li>
<li data-start="613" data-end="1444">Kamu düzeni ya da millî güvenlik bakımından sakınca bulunması,</li>
<li data-start="613" data-end="1444">Bulgar kökenine dayalı başvurularda soy bağının yeterince ispat edilememesi şeklinde ortaya çıkmaktadır.</li>
</ul>
<p data-start="613" data-end="1444">Bunun yanında sunulan belgelerde çelişki veya güvenilirlik sorunu bulunması da ret gerekçesi olabilmektedir. Bu noktada önemle vurgulanmalıdır ki vatandaşlık başvurusu, mutlak bir hakka dayalı talep değildir. Kanuni şartların sağlanması halinde idarenin değerlendirmesine tabi bir statü talebidir. Dolayısıyla şartların mevcut olması dahi tek başına vatandaşlığın verileceği anlamına gelmez.</p>
<h3 data-section-id="wlax06" data-start="1446" data-end="1498">B-) Vatandaşlığın İptali (Sonradan Geri Alınması)</h3>
<p data-start="1500" data-end="2413">Bulgar vatandaşlık hukukunda dikkat çeken en önemli mekanizmalardan biri, kazanılmış vatandaşlığın sonradan iptal edilebilmesidir. Kanun uyarınca vatandaşlık;</p>
<ul>
<li data-start="1500" data-end="2413">Sahte belge kullanılması,</li>
<li data-start="1500" data-end="2413">Gerçeğe aykırı beyanda bulunulması,</li>
<li data-start="1500" data-end="2413">Vatandaşlığın verilmesini engelleyecek bilgilerin gizlenmesi gibi hallerde geri alınabilir.</li>
</ul>
<p data-start="1500" data-end="2413">Bu durum, özellikle Bulgar kökenine dayalı başvurular bakımından ayrı bir önem taşır. Zira bu başvuruların temelini oluşturan soy bağı ve belge zinciri, işlemin hukuki dayanağını doğrudan etkiler. Bu nedenle vatandaşlık kazanılmış olsa dahi bu statü mutlak ve dokunulmaz değildir. Kanun, iptal yetkisini kural olarak belirli bir süre ile sınırlandırmış olmakla birlikte, özellikle güvenlik boyutu taşıyan hallerde daha geniş bir değerlendirme alanı bırakmaktadır. Bu bağlamda uygulamada yalnızca başvurunun kabul edilmesini değil, dosyanın ileride de hukuken sürdürülebilir olması esas alınmalıdır.</p>
<h3 data-section-id="q04syo" data-start="2415" data-end="2464">C-) Vatandaşlıktan Yoksun Bırakma ve Geri Alma</h3>
<p data-start="2466" data-end="3044">Vatandaşlıktan yoksun bırakma ve geri alma mekanizmaları, Bulgar hukukunda sınırlı ve istisnai durumlar için öngörülmüştür. Özellikle devlete karşı ağır sadakat ihlalleri, terör faaliyetleri veya benzeri ciddi güvenlik tehditleri söz konusu olduğunda, vatandaşlık statüsüne müdahale gündeme gelebilir. Bununla birlikte bu tür işlemler keyfî biçimde tesis edilemez ve mutlaka kanuni dayanağa veya somut gerekçeye dayanmalıdır. Bu durum, vatandaşlık statüsünün devlet açısından stratejik önemini korurken, birey açısından da hukuk devleti güvencelerinin devam ettiğini göstermektedir.</p>
<h3 data-section-id="12p0fj7" data-start="3046" data-end="3089">D-) Yargısal Koruma ve İdarenin Denetimi</h3>
<p data-start="3091" data-end="3758">Bulgaristan vatandaşlık hukukunda idari işlemler tamamen yargı denetimi dışında bırakılmış değildir. Özellikle başvurunun makul süre içinde sonuçlandırılmaması veya idarenin işlem yapmaktan kaçınması durumlarında yargısal başvuru imkânı bulunmaktadır. Kanun uyarınca, Adalet Bakanı’nın süresi içinde işlem tesis etmemesi halinde başvurucu Sofya İdare Mahkemesi nezdinde dava açabilir. Ancak burada yargı organının rolü, vatandaşlık verilmesine doğrudan karar vermek değildir. İdarenin süreci hukuka uygun şekilde yürütüp yürütmediğini denetlemektir. Bu yönüyle yargısal koruma, esas incelemeden ziyade usul ve idari sürecin işleyişine ilişkin bir denetim mekanizmasıdır.</p>
<h2 data-section-id="1y31lyq" data-start="23202" data-end="23270">VI-) Uygulamada En Sık Yapılan Hatalar</h2>
<ul>
<li data-start="23272" data-end="23768">Bulgaristan vatandaşlığı dosyalarında en sık yapılan hata, önce hukuki kategorinin belirlenmesi yerine sonuca geçmeye çalışmaktır. Başvurucu çoğu zaman Bulgaristan vatandaşlığı almak istediğini belirtir ancak avukatın ilk görevi hangi yolla sorusuna belge ve statü üzerinden cevap aramaktır. Başvurucu gerçekten Bulgar kökenine mi dayanacaktır, yoksa genel kazanım yolu daha mı güvenlidir, yoksa aslında zaten doğumla vatandaş mıdır? Bu ayrım yapılmadan dosya kurulması, hatalı hukuki sebep seçimine yol açar.</li>
<li data-start="23770" data-end="24355">İkinci büyük hata, soy bağının yalnızca nüfus kayıt örneği ile ispat edilebileceğinin sanılmasıdır. Oysa bazı dosyalarda doğum kaydı, evlenme kaydı, isim denklik belgesi, göç kaydı, eski Bulgar idari kayıtları ve yerleşim tarihi birlikte bulunmalı ve sunulmalıdır. Tek belgeyle sonuca gitmeye çalışmak, özellikle Vatandaşlık Kanunu 15. madde kapsamındaki dosyalarda zayıf bir stratejidir. Kanun, üçüncü dereceye kadar üstsoy bağlantısının resmi belgelerle kurulmasını aramaktadır.</li>
<li data-start="24357" data-end="24868">Üçüncü hata ise, başvurunun usulî boyutunun küçümsenmesidir. Başvurunun şahsen yapılması, belgelerin Bulgarca sunulması, mülakat, ek belge isteme riski, dış temsilciliğin görüşü ve güvenlik incelemeleri süreç üzerinde doğrudan etkilidir. Dosyanın maddi temeli ne kadar güçlü olursa olsun, usul zafiyeti ciddi gecikme ya da işlem sonlandırılması doğurabilir. Bulgar vatandaşlık rejimi, özellikle köken dosyalarında şekil ile esas arasındaki çizgiyi keskin tutmaktadır.</li>
</ul>
<p data-start="2871" data-end="3309">Bununla birlikte uygulamada, bazı başvuruların değerlendirilmesinde idarenin yazılı mevzuat dışında kalan belirli pratik ölçütleri de dikkate alabildiği yönünde gözlemler bulunmaktadır. Özellikle başvurucunun Bulgar topluluğu ile kültürel bağ kurup kurmadığı, aile içinde Bulgar kimliğinin korunup korunmadığı veya dil kullanımına ilişkin unsurların bazı dosyalarda dolaylı değerlendirme kriteri olarak öne çıkabildiği ifade edilmektedir.</p>
<p data-start="3311" data-end="3640">Bu hususlar kanunda açık bir şart olarak düzenlenmemiş olmakla birlikte, özellikle Bulgar kökenine dayalı başvurularda dosyanın  inandırıcılığı bakımından etkili olabildiği görülmektedir. Ancak bu değerlendirmelerin her dosyada aynı şekilde uygulanmadığı ve kesin bir kriter oluşturmadığı da göz önünde bulundurulmalıdır.</p>
<h2 data-section-id="i8wkm" data-start="24875" data-end="24882">VII-) Sonuç ve Değerlendirme</h2>
<p data-start="24884" data-end="25443">Bulgaristan vatandaşlığı, yüzeysel bakıldığında özellikle soy bağı bulunan kişiler bakımından ulaşılması kolay bir statü gibi görünmektedir. Oysa mevzuat dikkatle incelendiğinde, sistemin asıl merkezinin ispat ve güvenilirlik olduğu görülmektedir. Genel yolla kazanım rejiminde ikamet, geçim ve dil önemlidir. Bulgar kökenine dayalı rejimde ise resmî belge zinciri ve üstsoy bağlantısı belirleyicidir. İstisnaî kazanım ve yeniden kazanım başlıkları da kendi içinde özel denge noktaları taşımaktadır.</p>
<p data-start="25445" data-end="25857">Bu nedenle Bulgaristan vatandaşlığı başvurusu, standart bir form doldurma işi değildir. Kişisel statü hukuku, göç hukuku, idare hukuku ve Avrupa hukuku kesişiminde yer alan teknik bir hukuk çalışmasıdır. Özellikle Türkiye’den yapılan başvurularda aile geçmişi ile resmî kayıtların çakıştırılması, doğru kanun maddesine dayanılması ve dosyanın ileride iptal riskine açık olmayacak biçimde kurulması hayati önemdedir.</p>
<p data-start="25445" data-end="25857">Özellikle Bulgar kökenine dayalı başvurularda, hukuki başarı büyük ölçüde doğru kanun maddesinin seçilmesinden ziyade, doğru belge zincirinin kurulmasına ve bu zincirin idare nezdinde ikna edici şekilde sunulmasına bağlıdır.</p>
<p data-start="25859" data-end="26172">Sonuç olarak, Bulgaristan vatandaşlığına ilişkin başarılı bir dosya, bu başvurunun hukuken ispatlanabilir, usulen savunulabilir ve idari incelemeye uygun hale getirilmesine bağlıdır. Vatandaşlık hukukunda belirleyici olan şey iddia değil, kanıtlanmış aidiyettir.</p>
<p data-start="20374" data-end="21092">Bulgaristan vatandaşlığı başvurusunda başvurucunun kişisel yeterliliklerine ve Bulgaristan ile ilişkisine göre hangi gerekçeyle vatandaşlığı talep edileceği konusunda ve başvuru sürecinin takibinde uzman hukukçularla çalışılması önerilmektedir.</p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</strong></em></p>
<p><em><strong>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için: <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453, </a></strong></em><em> <a href="https://dikelaw.com.tr/">https://dikelaw.com.tr/</a></em></p>
<p data-start="2405" data-end="2902">
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/bulgaristan-vatandasligi-nasil-kazanilir/">BULGARİSTAN VATANDAŞLIĞI NASIL KAZANILIR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/bulgaristan-vatandasligi-nasil-kazanilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>REŞİT OLMAYANLA CİNSEL İLİŞKİ SUÇU (TCK m.104)</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/resit-olmayanla-cinsel-iliski-sucu-tck-m-104/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/resit-olmayanla-cinsel-iliski-sucu-tck-m-104/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Esin Arı Bircan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 13:55:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[akran çocuklar arasındaki cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Esin Arı Bircan]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel dokunulmazlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel suçlar]]></category>
		<category><![CDATA[evlenme vaadiyle cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar reşit olmayanla cinsel ilişki faili olabilir mi?]]></category>
		<category><![CDATA[kişilere karşı suçlar]]></category>
		<category><![CDATA[reşit olmayanla cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[reşit olmayanla cinsel ilişki suçu faili kim olabilir?]]></category>
		<category><![CDATA[reşit olmayanla cinsel ilişki suçu hukuka uygunluk sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[reşit olmayanla cinsel ilişki suçu mağdurları]]></category>
		<category><![CDATA[reşit olmayanla cinsel ilişki suçu şikayet zamanaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[reşit olmayanla cinsel ilişki suçu uzlaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[reşit olmayanla cinsel ilişki suçu zamanaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[şikayet hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[vücut bütünlüğü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=4046</guid>

					<description><![CDATA[<p>Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu, Türk Ceza Kanunu’nda cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar arasında yer alan ve uygulamada sıklıkla hatalı değerlendirilen bir suç tipidir. Bu yazımızda, suçun hukuki çerçevesi, unsurları, yaptırımı ve Yargıtay’ın bir kısım uygulamaları incelenerek, uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır. I-) REŞİT OLMAYANLA CİNSEL İLİŞKİ SUÇU NEDİR? Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu 5237 Sayılı  Türk [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/resit-olmayanla-cinsel-iliski-sucu-tck-m-104/">REŞİT OLMAYANLA CİNSEL İLİŞKİ SUÇU (TCK m.104)</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 16px;">Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu, Türk Ceza Kanunu’nda cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar arasında yer alan ve uygulamada sıklıkla hatalı değerlendirilen bir suç tipidir. Bu yazımızda, suçun hukuki çerçevesi, unsurları, yaptırımı ve Yargıtay’ın bir kısım uygulamaları incelenerek, uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.</span></p>
<h2><strong>I-) REŞİT OLMAYANLA CİNSEL İLİŞKİ SUÇU NEDİR?</strong></h2>
<p>Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu 5237 Sayılı  <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5237&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5">Türk Ceza Kanunu&#8217;nun</a>“Kişilere Karşı Suçlar” başlıklı ikinci kısmının, “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar” başlıklı altıncı bölümünün 104. Maddesinde:</p>
<blockquote><p><em>“(1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.<a name="_ftnref49"></a><sup>[49]</sup></em></p>
<p><em>(2) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 23/11/2005 tarihli ve E: 2005/103, K: 2005/89 sayılı kararı ile; Yeniden düzenleme: 18/6/2014-6545/60 md.) Suçun mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın, on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.</em></p>
<p><em>(3) (Ek: 18/6/2014-6545/60 md.) Suçun, evlat edineceği çocuğun evlat edinme öncesi bakımını üstlenen veya koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın ikinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.” </em>şeklinde düzenlenmiştir.</p></blockquote>
<h2><strong> II-) SUÇUN UNSURLARI NELERDİR ?</strong></h2>
<h3><strong>A-) SUÇUN MADDİ UNSURLARI</strong></h3>
<h4><strong>1. FAİL</strong></h4>
<p>Suçun birinci fıkrada düzenlenen temel şeklinde fail herkes olabilmektedir. Ancak failin belirlenmesinde cinsiyet ve yaş faktörleri konusunda günümüze dek pek çok tartışmalı kararlar verilmiştir.</p>
<h5><strong>a. Eşitlik İlkesi Bakımından Tartışılan Başlıklar</strong></h5>
<p>Kanunun madde metninde failin erkek olması gerektiğine dair bir düzenleme yer almamasına rağmen; Yargıtay&#8217;ın yerleşik içtihadına göre cinsel ilişkiden bahsedebilmek için ilişkide muhakkak bir tarafın erkek olması gerekmektedir. Bu bakımdan reşit olmayanla cinsel ilişki suçu, bir erkek tarafından bir kadına ya da bir erkeğe karşı ve bir kadın tarafından bir erkeğe karşı işlenebilmektedir. Ancak kabul edilen tanım gereğince bu suçun bir kadın tarafından başka bir kadına karşı işlenmesi mümkün değildir. Zira Yargıtay da bu yönde karar vermektedir.</p>
<p>Eşitlik ilkesi bakımından değinilmesi gereken diğer bir durum ise 17 yaşını doldurmuş olan çocuğun yasal temsilcisinin izniyle ya da 16 yaşını doldurmuş olan çocuğun mahkeme kararı ile evlenmiş ve bu suretle ergin kılınmış olması durumunda bu çocukların cinsel ilişkiye girmeleri halinde reşit olmayanla cinsel ilişki suçu oluşmazken, aynı yaşta olan ve fakat ergin olmayan çocuğun örneğin nişanlısı veya erkek arkadaşıyla cinsel ilişkiye girmesi durumunda bu suçun oluşmasıdır. Diğer bir ifade ile reşit olmayanla cinsel ilişki suçu ergin çocuklara karşı işlenememektedir. Yargıtay da kararlarında bu görüşü benimsemiştir.</p>
<h5><strong>b.  Akran Çocuklar Arasında Gerçekleşen Cinsel İlişkide Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunun Oluşup Oluşmayacağına Yönelik Tartışma</strong></h5>
<p>Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu bakımından özellik arz eden bir diğer durum ise akran çocuklar arasında rızaen gerçekleşen cinsel ilişki fiillerinin bu suçu oluşturup oluşturmadığıdır. Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun faili hem erkek hem kadın olabilmektedir. Yine bu suçun mağduru da hem erkek hem kadın olabilmektedir. Bu kapsamda her ikisi de 15 yaşını doldurmuş olup 18 yaşını doldurmamış olan iki çocuk arasında, cebir, tehdit ve hile olmaksızın, cinsel ilişkinin gerçekleşmesi durumunda bu suçun oluşup oluşmayacağı tartışmalıdır. Hukuki öğretide ağırlıklı görüşe göre; böyle bir durumda &#8220;<em>cinsel ilişkiye ikna eden</em>&#8221; çocuğun fail olacağı diğerinin ise mağdur durumunda olduğu ileri sürülmektedir. Azınlıktaki görüşe göre ise böyle bir durumda her iki çocuğun da hem fail hem mağdur olacağını ifade edilmektedir. Bu halde de her iki çocuğun da birbirine yönelik şikayet hakkı bulunmakta olup, şikayet halinde ilişkinin iki tarafı da mağdur ve sanık (suça sürüklenen çocuk) olarak yargılanabilecektir.</p>
<p>Yargıtay kararlarında akran çocuklar arasındaki rızai cinsel ilişkilerde fail &#8220;<em>erkek</em>&#8220;tir. Öyle ki Yargıtay bir kararında kadının erkekten büyük olmasına ve cinsel ilişki teklifini de kadının yapmış olmasına rağmen yine de erkeği fail olarak kabul etmiştir.</p>
<h4><strong>2. MAĞDUR</strong></h4>
<p>TCK’nın 103. maddesinde üç grup mağdura yer verilmiş olduğu Yargıtay Genel Kurulunca kabul edilmiş olmakla;  birincisi 15 yaşını tamamlamamış olan çocuklar, ikincisi 15 tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklar, üçüncüsü ise 15 yaşını tamamlayıp 18 yaşını tamamlamamış çocuklardır.</p>
<p>Birinci ve ikinci grupta yer alan çocuklara karşı cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın dahi gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış istismar suçunu oluşturmakta, eylemin bu kişilere karşı cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmesi ise anılan maddenin dördüncü fıkrası uyarınca cezanın yarı oranında artırılmasını gerektiğini, üçüncü grupta yer alan çocuklar yönüyle eylemin suç oluşturması için gerçekleştirilen cinsel davranışların cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilmesi gerekmekte olduğunu belirtmekte ve cebir, tehdit ve hile olmaksızın 15 yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi yönünden, şikayet üzerine 104. maddede düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırma yoluna gidilmesi gerektiğini kabul etmektedir.</p>
<h4><strong>3. EYLEM</strong></h4>
<p>Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın “cinsel ilişki” fiilinin gerçekleştirilmesidir. İradeyi etkileyen hallerin varlığı halinde TCK m.103 cinsel istismar suçu sübuta erecektir.</p>
<p>Neyin “cinsel ilişki” kavramı içerisinde kaldığı hususu kanunun madde metninden anlaşılmamaktadır. Yargıtay TCK m.104’de yer alan “<em>cinsel ilişki</em>” kavramını; “<em>erkek cinsel organının bir kadına vajinal veya anal yoldan ya da bir erkeğe anal yoldan ithal edilmesi”</em> olarak kabul etmektedir. Bu nedenle suçun faili ancak erkek olabilir. Yargıtay oral temas veya cisimle gerçekleştirilen penetrasyonları “cinsel ilişki” olarak kabul etmemektedir.</p>
<h4><strong>4. SUÇUN KONUSU</strong></h4>
<p>Üzerinde cinsel eylem gerçekleştirilen çocuğun vücudu ve cinsel dokunulmazlığıdır.</p>
<h3><strong>B-) SUÇUN MANEVİ UNSURLARI</strong></h3>
<p>Bu suç kasten işlenebilir bir suçtur, başka bir saik aranmaz. Mağdurun yaşı konusunda faili yanıltması veya mağdurun yaşı konusunda failin kaçınamayacağı bir hataya düşmesi halinde TCK m.30 hata hükümleri uygulanır.</p>
<h2><strong>III-) ŞİKAYET SÜRESİ VE ZAMANAŞIMI</strong></h2>
<p>Suç tarihinde on beş yaşını tamamlamayan mağdur ile cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden bulunmaksızın, rızası doğrultusunda cinsel ilişkiye girmesi halinde TCK’nın 104/1. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçu oluşmakta olup; bu suçun takibi şikayete bağlıdır. Şikayet süresi fiili ve faili öğrenme tarihinden itibaren 6 aydır. Mağdurun şikayetçi olmadığı hallerde görülen kamu davasının şikayet yokluğu nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekmektedir. 6 aylık şikayet süresi geçtikten sonra şikayetçi olunması halinde  reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan dolayı soruşturma aşamasında savcılık makamı  kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir. Kovuşturma safhasında ise mahkeme düşme kararı verir.</p>
<p>Suçun mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde veya  suçun, evlat edineceği çocuğun evlat edinme öncesi bakımını üstlenen veya koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, şikayet aranmaksızın savcılık makamı <a href="https://dikelaw.com.tr/kamu-davasi/">re&#8217;sen soruşturma</a> başlatır.</p>
<p>Mağdurun yargılama sırasında TCK m.104 kapsamında reşit olmamakla birlikte, olay tarihinde sanıktan  şikayetçi olduğunu belirtmekle,  yargılama sırasında evlenmek suretiyle ergin olması durumunda, mağdurun reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda şikayet hakkına sahip olduğu kabul edilerek yasal temsilcisinin şikayetten vazgeçmesi davanın düşmesine neden olmayacaktır. Ayrıca yasal temsilcinin şikayette bulunması durumunda da öncelikle TCK m.104 kapsamında bulunan mağdurun şikayetinin de mutlaka sorulması gerekmektedir.</p>
<h2><strong>IV-) REŞİT OLMAYANLA CİNSEL İLİŞKİ SUÇUNDA UZLAŞTIRMA</strong></h2>
<p>TCK’ nın “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar” başlıklı altıncı bölümünde yer alan diğer tüm suçlar gibi reşit olmayanla cinsel ilişki suçu için de uzlaştırma müessesi uygulanmamaktadır.</p>
<h2><strong>V-) GÖREVLİ MAHKEME</strong></h2>
<p>Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun temel şekline (TCK m.104/1) bakmakla görevli mahkeme asliye ceza mahkemeleridir. Suçun mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan (TCK m.104/2) veya evlat edineceği çocuğun evlat edinme öncesi bakımını üstlenen veya koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde (TCK m.104/3) davaya bakmakla görevli mahkeme ağır ceza mahkemeleridir.</p>
<h2><strong>VI-) HUKUKA UYGUNLUK NEDENLERİ VEYA DAHA AZ CEZAYI GEREKTİREN HALLER</strong></h2>
<p>Türk Ceza Kanununda yer alan hukuka uygunluk halleri (meşru savunma, zaruret hali vb.) reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun niteliği itibariyle uygulanmayacaktır.</p>
<p>Mağdurun rızasının bulunması halinde dahi fiil hukuka uygun hale gelmeyecektir. Zira kanunda cebir, tehdit, hile altında olmayan reşit olmayanla cinsel ilişki eylemi suç olarak düzenlenmiştir. Rızanın yokluğu halinde veya fesada uğraması durumunda TCK m. 103 cinsel istismar suçu oluşmuştur.</p>
<p>İlgili suç açısından kanunda herhangi bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmemiştir. Dolayısıyla, bu suçun işlenmesinden sonra failin pişmanlık göstererek mağdurun zararını gidermesi veya diğer olumlu davranışlarda bulunması, herhangi bir etkin pişmanlık hükmünün uygulanması sonucunu doğurmaz.</p>
<h3><strong>A-) Oral Seks Yaptırmak Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Değildir</strong></h3>
<blockquote><p><strong> Yargıtay 9. CD., 2023/2074E., 2023/3591K., T. 29.5.2023</strong></p>
<p>“Yargıtay 14. Ceza Dairesi&#8217;nin 21.06.2021 tarih ve 2017/1587- 2021/4407 E.K sayılı kararı ve dairenin yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere; &#8216;Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK&#8217;nın 104. maddesinde belirtilen cinsel ilişkinin, erkek cinsel organının bir kadına vajinal veya anal yoldan ya da bir erkeğe anal yoldan ithal edilmesi&#8217; ile suçun oluşumundan bahsedilecektir.</p>
<p>Mahkememizin kabulüne göre; sanığın mağdur ile rızası ile cinsel temasta bulunarak sanığın mağdura oral seks yapmasının ardından, penisini mağdurun anal bölgesine sürtmesi şeklindeki eylemin kanunun aradığı anlamda ve güncel Yargıtay içtihatları nazara alındığında, eylemin cinsel ilişki kapsamında değerlendirilemeyeceği ve TCK&#8217;nın 104. maddesinde öngörülen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı…”</p></blockquote>
<h3><strong>B-) Evlenme Vaadiyle Cinsel İlişki</strong></h3>
<blockquote><p><strong> </strong><strong>Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2020/203E.,2022/194K., T.22.3.2022</strong></p>
<p>“Evlenme vaadinin hile olarak kabul edilebilmesi için salt sözlü olarak dile getirilmesi yeterli görülmemelidir. Yerleşik yargısal kararlarda vurgulandığı üzere hile, basit bir yalandan öte aldatıcı ve yoğun nitelikte olmalıdır. Mağdurla evleneceğini söyleyerek onunla cinsel ilişkiye giren failin salt bu evlenme vaadine konu basit bir yalandan ibaret sözlerini hile olarak kabul etmek mümkün değildir. Zira başlangıçta bu iradeye sahip fail daha sonra evlenme niyetinden vazgeçmiş olabileceği gibi mağdur tarafından da failin kendisiyle evlenmeyebileceği hususu her zaman öngörülebilecek bir durumdur. Ancak failin evlenme vaadinin yanı sıra sahte kimlik hazırlamak yahut sahte belgelerle evlilik başvurusunda bulunduğunu mağdura göstermek gibi nitelikli yalanlarda bulunduğu davranışlarının varlığı hâlinde mağdurun normalde rıza göstermeyeceği bir cinsel ilişkiye bu nitelikli yalan ve davranışların (hilenin) etkisiyle sanıkla evleneceği düşüncesi sonucu iradesinin kırılması durumunda failin davranışı TCK&#8217;nın 103/1-b maddesi kapsamında hile olarak kabul edilebilecektir.</p>
<p>…Evlenme vaadinin tek başına katılan mağdurenin cinsel eylemlere karşı koyma gücünü bertaraf edecek ve iradesini ortadan kaldıracak mahiyette bir hile olarak değerlendirilmemesi, suça sürüklenen çocuğun da aşamalarda katılan mağdureyle arkadaşlık ilişkisinin ciddi olduğunu ve evlenme niyetinin bulunduğunu inkar etmeyerek başka nedenlerle ayrıldıklarını savunması bir bütün olarak değerlendirildiğinde, cebir, tehdit ve hile olmaksızın katılan mağdureyle birden fazla defa cinsel ilişkiye giren suça sürüklenen çocuğun eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğunun kabulü gerekmektedir.”</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</strong></em></p>
<p><em><strong>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için: <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453, </a></strong></em><em> <a href="https://dikelaw.com.tr/">https://dikelaw.com.tr/</a></em></p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/resit-olmayanla-cinsel-iliski-sucu-tck-m-104/">REŞİT OLMAYANLA CİNSEL İLİŞKİ SUÇU (TCK m.104)</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/resit-olmayanla-cinsel-iliski-sucu-tck-m-104/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ROMANYA VATANDAŞLIĞI NASIL KAZANILIR?</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/romanya-vatandasligi-nasil-kazanilir/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/romanya-vatandasligi-nasil-kazanilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aytekin AKTAŞ]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 16:17:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar & Avrupa Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[AB vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çifte vatandaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[göç ve vatandaşlık hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[ikametle vatandaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[ROMANYA]]></category>
		<category><![CDATA[ROMANYA HUKUKU]]></category>
		<category><![CDATA[ROMANYA MUHACİRİ]]></category>
		<category><![CDATA[ROMANYA VATANDAŞLIĞI]]></category>
		<category><![CDATA[Romanya vatandaşlığının kazanılması]]></category>
		<category><![CDATA[ROMEN MUHACİR]]></category>
		<category><![CDATA[ROMEN VATANDAŞI]]></category>
		<category><![CDATA[ROMENCE]]></category>
		<category><![CDATA[rumen kültür dernekleri]]></category>
		<category><![CDATA[rumen topluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[soy bağıyla vatandaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşlıkta belge rejimi]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşlıkta yargısal denetim]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden vatandaşlık kazanımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=3988</guid>

					<description><![CDATA[<p>I-) Romanya Vatandaşlığının Kazanılmasına İlişkin Genel Esaslar Romanya vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin temel kaynak, Romanya Vatandaşlık Kanunu No. 21/1991 olup, bu kanun 12 Mart 2025 tarihli 14 sayılı Kanun ile önemli ölçüde değiştirilmiştir. Romanya vatandaşlığı kazanmanın farklı yolları vardır. Güncel sistemde vatandaşlık doğum, evlat edinme ve talep üzerine kazanılabilmektedir.  Talep üzerine vatandaşlık kazanma ihtimalleri şu şekildedir; [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/romanya-vatandasligi-nasil-kazanilir/">ROMANYA VATANDAŞLIĞI NASIL KAZANILIR?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>I-) Romanya Vatandaşlığının Kazanılmasına İlişkin Genel Esaslar</h2>
<p>Romanya vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin temel kaynak, Romanya Vatandaşlık Kanunu No. 21/1991 olup, bu kanun<a href="https://legislatie.just.ro/Public/DetaliiDocument/1464"> 12 Mart 2025 tarihli 14 sayılı Kanun</a> ile önemli ölçüde değiştirilmiştir.</p>
<p>Romanya vatandaşlığı kazanmanın farklı yolları vardır. Güncel sistemde vatandaşlık doğum, evlat edinme ve talep üzerine kazanılabilmektedir.  Talep üzerine vatandaşlık kazanma ihtimalleri şu şekildedir;</p>
<ul>
<li>Genel yoldan vatandaşlığın kazanılması</li>
<li>Kültürel ve kimlik temelli istisnai kazanım</li>
<li>Spor alanında özel kazanım</li>
<li>Eski vatandaşlar için yeniden kazanım</li>
<li>İrade dışı kayıp yaşayanlar ile bunların altsoyları için daha ayrıcalıklı rejimler öngörülmüştür.</li>
</ul>
<p>Bu çalışmada Romanya vatandaşlığının kazanılma şartları, ilgili mevzuat, başvuru detayları ve konuyla ilgili Avrupa Hukuku emsal içtihadı incelenmiştir.</p>
<p data-start="1963" data-end="2822">Romanya vatandaşlığı, salt iç hukuk bakımından değil, aynı zamanda Avrupa Birliği vatandaşlığına erişim sağlaması nedeniyle ulusal sınırları aşan sonuçlar doğurmaktadır. Bu sebeple Romanya vatandaşlığının kazanılması yahut kaybı, yalnızca idarî bir statü değişikliği olarak değil serbest dolaşım, yerleşme, çalışma, aile hayatı ve siyasal katılım gibi geniş bir haklar alanını etkileyen bir kurum olarak değerlendirilmelidir. Nitekim Romanya hukukunda vatandaşlığın temel dayanağı olan<a href="https://legislatie.just.ro/Public/DetaliiDocumentAfis/295342"> Legea cetățeniei române nr. 21/1991, 2025</a> reformuyla birlikte hem maddî şartlar hem de usul yönünden yeniden yapılandırılmıştır. Özellikle dil yeterliliği, belge doğrulama, biyometrik doğrulama, dosya sıralaması, önceliklendirme, yemin ve başvuru belgeleri alanlarında ciddi değişiklikler getirilmiştir.</p>
<p data-start="2824" data-end="3367">Bu bağlamda Romanya vatandaşlığı nasıl alınır sorusuna kısa bir yanıt vermek hukuken mümkün değildir. Başvurucunun, Romanya’da uzun süre yaşayan bir yabancı mı, bir Romanya vatandaşıyla evli kişi mi, eski Romanya vatandaşı mı, eski vatandaşın altsoyu mu, yoksa Romanya kültürüne veya sporuna özel katkı sağlayan kişi mi olduğuna göre uygulanacak kurallar, şartlar ve ispat rejimi değişmektedir. Bu nedenle konu, uygulamada en sık karıştırılan başvuru yolları ayrıştırılarak incelenmelidir.</p>
<h2 data-section-id="1lkrip" data-start="3369" data-end="3437">II-) Romanya Vatandaşlığı Edinme Türleri</h2>
<p data-start="3439" data-end="4057">Romanya hukukuna göre vatandaşlık doğum, evlat edinme ve talep üzerine kazanım yollarıyla elde edilir. Kanunun 4. maddesi, bu üç temel kazanım yolunu açıkça saymaktadır. Aynı hükümde ayrıca yabancılar ve vatansız kişiler bakımından, talep üzerine vatandaşlık kazanımının kendiliğinden doğan bir hak olarak değil, yasal koşullar gerçekleştiğinde yetkili makam kararıyla elde edilen bir statü olduğunu göstermektedir. Başka bir ifadeyle Romanya hukuku, vatandaşlığın verilmesini otomatik bir hakka değil, kanunî koşulların ispatına ve idari değerlendirmeye bağlamaktadır.</p>
<p data-start="4059" data-end="4615">Bu çerçevede maddî hukuk bakımından esas kaynak Legea nr. 21/1991&#8217;dir. Usul ve kurumsal uygulama bakımından ise Ulusal Vatandaşlık Kurumu (Autoritatea Națională pentru Cetățenie – ANC) tarafından yürütülen süreç esastır. 2025 reformu sonrasında başvuruya eklenecek belgelerin listesi ayrıca ANC Başkanı’nın 85 sayılı 11 Nisan 2025 tarihli Emri ile güncellenmiştir. Bu da göstermektedir ki uygulamada yalnızca kanun maddesini bilmek yetmemektedir. İkincil düzenlemeler ve güncel belge listesi de ayrıca dikkate alınmalıdır.</p>
<h3 data-section-id="1x4o5lb" data-start="4617" data-end="4679">A-) Genel Yol Olarak İkamete Dayalı Vatandaşlık Kazanımı</h3>
<p data-start="4681" data-end="5336">Romanya Vatandaşlık Kanunu’nun 8. maddesi, yabancılar ve vatansız kişiler için genel naturalizasyon rejimini düzenlemektedir. Buna göre başvurucunun, başvuru tarihinde Romanya’da uzun dönem oturum hakkı veya daimî ikamet hakkı sahibi olması ve ülkede en az 8 yıl yasal olarak yaşamış bulunması gerekir. Başvurucu bir Romanya vatandaşı ile evli ise ve onunla birlikte yaşıyorsa bu süre evlilik tarihinden itibaren en az 5 yıl olarak uygulanır. Bu düzenleme, evliliğin tek başına vatandaşlık sağlamadığını ve ancak genel bekleme süresini kısaltan bir hukukî sebep olduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır.</p>
<p data-start="5338" data-end="6071">Aynı maddede, süre şartının yanında başvurucunun;</p>
<ul>
<li data-start="5338" data-end="6071">Romanya devletine sadakat göstermesi,</li>
<li data-start="5338" data-end="6071">Hukuk düzenine ve millî güvenliğe karşı faaliyet yürütmemiş olması,</li>
<li data-start="5338" data-end="6071">18 yaşını doldurmuş olması,</li>
<li data-start="5338" data-end="6071">Romanya’da yeterli ve yasal geçim araçlarına sahip bulunması,</li>
<li data-start="5338" data-end="6071">İyi hâlli olması ve vatandaşlığa liyakati ortadan kaldıracak bir suçtan mahkûm olmamış olması,</li>
<li data-start="5338" data-end="6071">Romence bilmesi,</li>
<li data-start="5338" data-end="6071">Temel düzeyde Romanya kültür ve medeniyet bilgisine sahip olması,</li>
<li data-start="5338" data-end="6071">Romanya Anayasası ile millî marşı bilmesi şartlarını da öngörmektedir.</li>
</ul>
<p data-start="5338" data-end="6071">Dolayısıyla uygulamada sadece ikamet süresinin dolmuş olması yeterli değildir; vatandaşlık incelemesi aynı zamanda güvenlik, uyum ve kamu düzeni ekseninde çok katmanlı bir denetimdir.</p>
<p data-start="6073" data-end="6838">2025 reformunun en önemli yeniliklerinden biri, 8 yıllık sürenin bazı başvurucular bakımından 3 yıla kadar azaltılabilmesidir. Kanunun 8/2. fıkrasına göre, başvurucu ekonomik hayata aktif katılımını, önemli eğitimsel başarılarını veya kültürel alan, insan hakları, sosyal katılım ya da gönüllülük alanındaki özel katkılarını ortaya koyabiliyorsa ve ayrıca AB/AEA/İsviçre vatandaşıysa ya da Romanya’da doğmuş olup ebeveynlerinden en az biri doğum tarihinde Romanya’da yasal olarak bulunuyorsa, 8 yıllık süre, hukuki sınırlar çerçevesinde en çok 3 yıl indirilebilir ve dolayısıyla  sürenin 5 yıl olarak belirlenebilmesi mümkündür. Benzer şekilde, 8/3. fıkra uyarınca mülteci statüsü sahibi olup Romanya toplumuna güçlü şekilde bağlılığı olduğunu ispatlayan kişiler bakımından da aynı oranlı indirim mümkündür.</p>
<p data-start="6840" data-end="7262">Kanun burada ayrıca önemli bir ölçüt getirmektedir. Vatandaşlık başvurusu bakımından yalnızca başvurucunun kâğıt üzerinde geçerli bir ikamet iznine sahip olması yeterli değildir. Başvurucunun fiilen Romanya’da yaşamış olması da aranır. Bu nedenle, bir takvim yılı içinde 6 aydan uzun süre Romanya dışında kalan kişinin, o yıla ilişkin ikamet süresi vatandaşlık başvurusunda dikkate alınmaz. Başka bir ifadeyle, yasal ikamet statüsünün devam etmesi tek başına yeterli olmayıp, başvurucunun ülkedeki fiilî bulunma süresi de ayrıca değerlendirilir.</p>
<h3 data-section-id="o1drv4" data-start="7264" data-end="7352">B-) İstisnai Yollar</h3>
<p>İkamete dayalı vatandaşlık kazanımı, Romanya vatandaşlığına erişimde temel ve en yaygın yol olmakla birlikte, mevzuat kapsamında bazı kişiler bakımından daha avantajlı ve hızlandırılmış usuller de öngörülmüştür. Bu kapsamda, belirli şartları sağlayan yabancıların, klasik ikamet süresine tabi olmaksızın veya daha hafif şartlarla Romanya vatandaşlığını kazanmaları mümkündür.</p>
<h4 data-section-id="o1drv4" data-start="7264" data-end="7352">1-) Kültürel ve Kimlik Temelli Vatandaşlık Kazanımı</h4>
<p data-start="7354" data-end="7904">Kanundaki madde 8’e eklenmiş yeni hüküm, klasik ikamet temelli vatandaşlığın kazanılması rejiminden ayrılan özel bir rejim öngörmektedir. Buna göre vatansız kişi veya yabancı, başvurudan önce en az 3 yıl boyunca düzenli faaliyetlerle Romanya kültürünün, medeniyetinin ve manevî değerlerinin korunması ve tanıtılmasına önemli katkı sunmuşsa, ülkede yerleşim kurma zorunluluğu olmaksızın da vatandaşlığa başvurabilir. Burada belirleyici unsur, salt kültürel yakınlık iddiası değildir. Kanunun saydığı türden somut faaliyetlerle ispatlanan özel katkıdır.</p>
<p data-start="7906" data-end="8532">Maddede katkının ispat yolları da örneklenmiştir. Romanya’nın yurt dışındaki imajını güçlendiren faaliyetler, yurt dışındaki Rumenlerin haklarını destekleyen çalışmalar, yurt dışındaki Rumen dernek ve oluşumlarını destekleyen faaliyetler, Romence dil ve kültürünün öğretimi yahut bu dilde yayıncılık yapılması ve yurt dışındaki Rumen toplulukların etnik, kültürel, dilsel ve dinî kimliğinin korunmasına dönük faaliyetler bunlar arasındadır. Bu yönüyle 8. madde, etnik ve kültürel bağın soy bağı kadar güçlü olduğu durumlarda kullanılan, ancak ispat eşiği yüksek bir özel başvuru yoludur.</p>
<h4 data-section-id="17qs67q" data-start="8534" data-end="8577">2-) Spor Alanında Özel Vatandaşlığa Alınma Usulü</h4>
<p data-start="8579" data-end="9160">Kanundaki madde 8’e eklenmiş diğer bir yeni fıkra uyarınca vatandaşlık, Romanya’nın uluslararası görünürlüğüne üstün sportif performans yoluyla önemli katkı sağlayabilecek yabancı veya vatansız kişilere de verilebilir. Ancak burada da tam serbestlik yoktur. Kanun, başvurucunun Romanya’yı millî takımlarda temsil edecek durumda olmasını ve ayrıca en azından sadakat, reşitlik ve iyi hâl şartlarını taşımasını aramaktadır. Bu hüküm, istisnaî ve hedefe yönelik bir vatandaşlık yoludur. Genel yoldan vatandaşlığın kazanılması rejiminin yerine geçen geniş bir kolaylık değildir.</p>
<h4 data-section-id="1uvf6pa" data-start="9162" data-end="9215">3-) Eski Vatandaşlar İçin Yeniden Kazanım Rejimi</h4>
<p data-start="9217" data-end="9970">Romanya vatandaşlığını daha önce kaybetmiş kişiler ve bunların ikinci dereceye kadar altsoyları için düzenlenen temel hüküm, kanunun 10. maddesidir. Bu hükme göre, eski vatandaşlara ve bunların çocukları ile torunlarına, yabancı vatandaşlığı koruma imkânı saklı kalmak üzere, Romanya’da yahut yurt dışında ikamet kurularak yeniden vatandaşlık verilebilir.</p>
<p data-start="9217" data-end="9970">Ancak bu yol, uygulamada bazen yanlış biçimde tamamen şartsız iade gibi algılanmaktadır. Oysa madde açık biçimde, başvurucunun madde 8/1’deki b-e bentlerindeki şartları taşımasını ve ayrıca Romence bildiğini göstermesini aramaktadır. Yani sadakat, kamu düzeni, yaş, geçim ve iyi hâl şartları burada da önemini korumaktadır.</p>
<p data-start="9972" data-end="10639">Buradaki en önemli yenilik, 2025 reformuyla Romence dil bilgisinin madde 10&#8217;a binaen yapılan başvurularında da açık ve belgeli bir koşula dönüştürülmüş olmasıdır. Önceki yıllarda uygulamada daha esnek görülen bu alan, artık kanunî metin düzeyinde daha belirgin ve sıkı hale getirilmiştir. Bununla birlikte kanun, gerçekten eski Romanya vatandaşı olan kişiler bakımından bir istisna da tanımaktadır. Zira ilgili kanunun 15/5  maddesi uyarınca, daha önce Romanya vatandaşı olanlar, madde 10 veya 11 kapsamında başvurduklarında ayrıca dil yeterliliği belgesi sunmak zorunda değildir. Bu istisna, altsoylar ile eski asıl vatandaş arasında önemli bir fark yaratmaktadır.</p>
<h4 data-section-id="1b44p7d" data-start="10641" data-end="10719">4-) İrade Dışı Kayıp Yaşayanlar ve Altsoyu İçin Ayrıcalıklı Rejim</h4>
<p data-start="10721" data-end="11385">Romanya vatandaşlığı bakımından uygulamada en çok kullanılan ve en çok yanlış anlaşılan hükümlerden biri 11. maddedir. Bu hüküm Romanya vatandaşı olup vatandaşlığını kendi kusuru olmadan kaybedenler veya vatandaşlığı iradeleri dışında geri alınanlar ile bunların üçüncü dereceye kadar altsoylarına vatandaşlığın yeniden verilmesini düzenler. Kanun, bu kişiler bakımından vatandaşlığın yabancı vatandaşlık korunarak ve Romanya’da yerleşim kurma zorunluluğu olmadan da elde edilebileceğini kabul eder. Özellikle eski Romanya topraklarında doğmuş soy bağına dayalı başvuruların hukukî zemini çoğu kez bu maddedir.</p>
<p data-start="11387" data-end="12113">Ne var ki 11. madde de mutlak değildir. Başvurucu yine madde 8/1’deki b, c ve e bentlerindeki şartları, yani sadakat, reşitlik ve iyi hâli sağlamalıdır. Ayrıca Romence bilgisini kanunda öngörülen biçimde ispat etmelidir. Burada dikkat çekici husus, 10. maddeden farklı olarak 11. maddede geçim şartının değil, daha dar şartlar öngörülmesidir. Bu da kanun koyucunun, tarihî ve soy bağına dayalı yeniden bağ kurma taleplerini, genel yoldan kazanıma göre daha elverişli bir rejime bağladığını göstermektedir. Ancak yine de bu rejim, belge temelli ve sıkı bir soy ispatı gerektirdiğinden, başvurunun esası çoğu zaman nüfus ve medeni hâl kayıtlarının güvenilirliğine bağlıdır.</p>
<p data-start="12115" data-end="12489">Dış temsilciliklerin resmî açıklamalarında da 11. madde kapsamındaki yeniden kazanımın, vatandaşlığını kusuru olmaksızın kaybeden kişiler ile bunların üçüncü dereceye kadar altsoyu için geçerli olduğu açık biçimde belirtilmektedir. İstanbul ve <a href="https://izmir.mae.ro/node/434">İzmir’deki Romanya dış temsilciliklerinin bilgilendirme metinleri</a> de bu doğrultudadır.</p>
<h2 data-section-id="u8ftjw" data-start="12491" data-end="12570">III-) Dil Yeterliliği, Belgelendirme Rejimi ve İspat Standardı</h2>
<p data-start="12572" data-end="13270">2025 reformunun en belirgin sonucu, özellikle madde 10 ve 11 kapsamındaki dosyalarda Romence dil şartının belgeye bağlanması olmuştur.</p>
<p data-start="12572" data-end="13270">Kanunun 15/4. maddesine göre Romence bilgisi Romanya’daki akredite yükseköğretim kurumlarının hazırlık sınıfı programlarından, Romence Dil Enstitüsü’nden, Romanya Kültür Enstitüsü’nden veya yurt dışındaki Rumen kültür kurumlarından alınan ve en az B1 düzeyini gösteren sertifika ile yahut en az 3 yıl Romence eğitim görüldüğünü gösteren resmî öğrenim belgeleriyle kanıtlanabilir. Bu düzenleme, özellikle soy bağına dayalı dosyalarda aile geçmişi nedeniyle dil bilindiği varsayımı anlayışını sona erdirmiştir.</p>
<p data-start="13272" data-end="13795">Bununla birlikte kanun iki önemli istisna tanımaktadır. Birincisi, eski Romanya vatandaşları ikincisi ise başvuru tarihinde 65 yaşını doldurmuş olanlar bakımından, madde 10 ve 11 başvurularında ayrıca dil yeterlilik belgesi aranmaz. Ancak bu istisnanın altsoyların tamamını kapsamadığına dikkat edilmelidir. Altsoyun, sırf eski vatandaşın torunu veya torununun çocuğu olması sebebiyle bu muafiyetten yararlanması mümkün değildir. Muafiyet sınırlarına dikkat edilmelidir.</p>
<p data-start="13797" data-end="14542">Belge rejimi de aynı ölçüde önemlidir. Kanunun 16. maddesine göre yabancı makamlarca düzenlenen yahut onaylanan belgeler, kural olarak apostil veya süper tasdik işleminden geçmek zorundadır. Ayrıca başvurucunun medeni hâli ile üstsoy ve altsoyun medeni hâline ilişkin kayıtların, kural olarak başvurudan en çok iki yıl önce düzenlenmiş resmî örneklerle ispatı istenir. Komisyon, belgelerin aslını ibraz ettirebilir. Belge veya kayıtların gerçekliği konusunda kuşku oluşursa ayrıca doğrulama araştırması yapılabilir ve teyit alınamayan hâllerde talebin reddi dahi gündeme gelebilir. Bu yönüyle uygulamada en doğru yaklaşım, soy bağının hukuken kesintisiz ve usulüne uygun belgelerle kurulmasıdır.</p>
<h2 data-section-id="16927o9" data-start="14544" data-end="14599">IV-) Başvuru Süreci ve İdarî İnceleme</h2>
<p data-start="14601" data-end="15222">Başvuru usulü bakımından kanun;</p>
<ul>
<li data-start="14601" data-end="15222">Başvurunun Romence hazırlanmasını,</li>
<li data-start="14601" data-end="15222">Vatandaşlık Komisyonu’na hitaben yapılmasını,</li>
<li data-start="14601" data-end="15222">Kişisel olarak sunulmasını öngörmektedir.</li>
</ul>
<p data-start="14601" data-end="15222">2025 reformundan sonra dosya tamamlama, görüşme, belge doğrulama ve iletişim usulleri daha ayrıntılı hale getirilmiştir. Kanun uyarınca eksik belge tespit edilirse başvurucuya bunları tamamlama imkânı verilmektedir. Süresinde tamamlanmayan başvurular desteklenmemiş başvuru gibi değerlendirilerek reddedilebilir. Genel vatandaşlık başvurularında dil, anayasa ve milli marş bilgisinin ayrıca mülakatla incelenmesi mümkündür.</p>
<p data-start="15224" data-end="15789">Başvurunun kabulü hâlinde Ulusal Vatandaşlık Kurumu başkanı, komisyon raporunun kendisine ulaşmasından itibaren 15 gün içinde kabul kararını verir.  Red hâlinde de yine karar Ulusal Vatandaşlık Kurumu başkanı tarafından tesis edilir. Kanunun 20. maddesine göre vatandaşlık kararın verilmesiyle değil, Romanya’ya sadakat yemininin edildiği tarihte kazanılmaktadır. Yemin için kanunen bir yıllık süre öngörülmüştür. Bu nokta son derece önemlidir çünkü başvurusu kabul edilmiş olmak, yemin edilmeden önce vatandaşlığın kesin olarak kazanıldığı anlamına gelmez.</p>
<h2 data-section-id="1ka9vjs" data-start="16177" data-end="16217">V-) Yargısal Denetim ve Hukukî Koruma</h2>
<p data-start="16219" data-end="16788">Romanya vatandaşlığı başvurusunun reddi, yargısal denetime kapalı değildir. Kanunun 19/4. maddesine göre, vatandaşlık verilmesi veya yeniden kazanım talebinin reddine ilişkin Ulusal Vatandaşlık Kurumu başkanı kararı, 15 gün içinde Bükreş Mahkemesi’nin idarî yargıda dava konusu yapılabilir. Bu karar aleyhine ayrıca Bükreş İstinaf Mahkemesi nezdinde kanun yolu mümkündür. Bu düzenleme, vatandaşlık işlemlerinin tamamen idarî takdire bırakılmadığını ve hukuk devleti ilkesi gereği yargısal denetime tâbi olduğunu göstermektedir.</p>
<p data-start="13797" data-end="14542">Ayrıca kanunun 37. maddesinde, vatandaşlık kanununun uygulanmasından doğan ve 19/4 kapsamı dışında kalan diğer idarî işlemler ile haksız ret ve idari susma benzeri uyuşmazlıkların da genel idari yargı denetimine açık olduğunu ortaya koymaktadır.</p>
<p data-start="13797" data-end="14542">Uygulamada, özellikle başvurunun makul süre içinde sonuçlandırılmaması, sunulan belgelerin doğrulanmasına ilişkin idarî sürecin tamamlanmaması veya öncelikli inceleme taleplerinin reddi gibi uyuşmazlıklarda anılan hüküm özel bir önem taşımaktadır.</p>
<h2 data-section-id="12nnv6x" data-start="17219" data-end="17261">VI-) Avrupa Hukuku Kapsamında Değerlendirme</h2>
<p data-start="17263" data-end="17959">Vatandaşlığın verilmesi ve geri alınması ilk bakışta devletin egemenlik alanına girse de, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve AB hukuku bakımından bu alan sınırsız değildir.</p>
<p data-start="17263" data-end="17959"><a href="https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=CELEX%3A62008CJ0135"> ABAD’ın Rottmann kararında,</a> bir üye devlet vatandaşlığının hile ile elde edilmesi sebebiyle geri alınmasının AB hukukuna kategorik olarak aykırı olmadığı ancak böyle bir işlemin orantılılık ilkesine uygun olması gerektiği vurgulanmıştır. Bu içtihat, Romanya bakımından özellikle sahte belge, gerçeğe aykırı soy iddiası veya yanıltıcı beyana dayalı dosyalarda geri alma ve iptal yetkisinin var olduğunu fakat bunun keyfi değil, ölçülü kullanılması gerektiğini göstermektedir.</p>
<p data-start="17961" data-end="18591"><a href="https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=CELEX:62017CJ0221">ABAD’ın Tjebbes kararında</a> ise bir üye devlet vatandaşlığının kanun gereği kaybı sonucunda AB vatandaşlığının da ortadan kalkması durumunda, ulusal kuralların kişisel sonuçlar bakımından bireysel ve orantılı incelemeye elverişli olması gerektiği kabul edilmiştir. Aynı yaklaşım daha sonraki kararlarda da sürdürülmüştür. Bu yaklaşım, Romanya vatandaşlığının kaybı veya geri alınması alanında da “salt formel şart eksikliği” ile yetinilmeyip işlemin kişinin aile hayatı, özel hayatı ve AB vatandaşlığı statüsü üzerindeki sonuçlarının değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.</p>
<p data-start="18593" data-end="19262"><a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#{%22itemid%22:[%22001-106785%22]}">AİHM’in Genovese/Malta </a>kararında vatandaşlık talebinin reddinin her durumda Sözleşme kapsamı dışında sayılamayacağı ve vatandaşlığın reddinin bireyin özel hayatı üzerinde etkili olması halinde AİHS m. 8 ile bağlantı kurulabileceği kabul edilmiştir. Keza <a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#{%22itemid%22:[%22001-164194%22]}">Ramadan/Malta kararında</a> da kazanılmış vatandaşlığın kaybının özel hayat üzerinde ağır sonuçlar doğurabileceği vurgulanmıştır. Bu içtihatlar, Romanya vatandaşlığına ilişkin uyuşmazlıklarda özellikle soy bağı, kimlik, aile aidiyeti ve vatandaşlık statüsünün özel hayatla yakın bağlantısı bulunduğu durumlarda insan hakları eksenli denetimin önemini artırmaktadır.</p>
<p data-start="19264" data-end="19778">Emsal kararlar göstermektedir ki; Romanya, vatandaşlığın kazanılması bakımından şartları belirleme yetkisine sahiptir ancak bu yetki ayrımcılık yasağı, özel hayatın korunması, orantılılık, gerekçelendirme ve etkili yargısal denetim ilkeleriyle sınırlıdır. Özellikle 2025 sonrası sıkılaşan dil ve belge rejimi uygulanırken, idarenin maddî gerçeği araştırma yükümlülüğü ile başvurucunun temel hakları arasında adil denge kurulması gerekir.</p>
<p data-start="20374" data-end="21092">2025 reformu sonrası sistemin genel eğilimi, bir yandan süreci dijitalleştirmek ve hızlandırmaktır. Diğer yandan dil yeterliliği, belge güvenilirliği, biyometrik doğrulama ve güvenlik incelemesi yoluyla vatandaşlık rejimini sıkılaştırmaktır.</p>
<p data-start="20374" data-end="21092">Romanya vatandaşlığı başvurusunda başvurucunun kişisel yeterliliklerine ve Romanya ile ilişkisine göre hangi gerekçeyle vatandaşlığı talep edileceği konusunda ve başvuru sürecinin takibinde uzman hukukçularla çalışılması önerilmektedir.</p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</strong></em></p>
<p><em><strong>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için: <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453, </a></strong></em><em> <a href="https://dikelaw.com.tr/">https://dikelaw.com.tr/</a></em></p>
<h2></h2>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/romanya-vatandasligi-nasil-kazanilir/">ROMANYA VATANDAŞLIĞI NASIL KAZANILIR?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/romanya-vatandasligi-nasil-kazanilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TERK NEDENİYLE BOŞANMA DAVASI</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/terk-nedeniyle-bosanma-davasi/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/terk-nedeniyle-bosanma-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cansın KAYA]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2026 12:43:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile & Miras Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Cansın KAYA]]></category>
		<category><![CDATA[BOŞANMA]]></category>
		<category><![CDATA[terk]]></category>
		<category><![CDATA[terk edilen eş]]></category>
		<category><![CDATA[terk ihtarı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=3891</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hukukumuzda boşanma nedenleri birkaç ayrımda incelenmektedir. Bu ayrımlardan biri genel ve özel boşanma sebepleri şeklindeki ayrımdır. Özel boşanma sebepleri içerisinde yer alan terk sebebiyle boşanma kendine özel şartları bulunan kusura dayalı bir boşanma sebebidir. TMK Madde 164- Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/terk-nedeniyle-bosanma-davasi/">TERK NEDENİYLE BOŞANMA DAVASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;">Hukukumuzda boşanma nedenleri birkaç ayrımda incelenmektedir. Bu ayrımlardan biri genel ve özel boşanma sebepleri şeklindeki ayrımdır. Özel boşanma sebepleri içerisinde yer alan terk sebebiyle boşanma kendine özel şartları bulunan kusura dayalı bir boşanma sebebidir.</p>
<table style="font-weight: 400;">
<tbody>
<tr>
<td width="604">TMK Madde 164- Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır. Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.</p>
<p>&nbsp;</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h2 style="font-weight: 400;">II-DAVAYI KİMLER AÇABİLİR?</h2>
<p style="font-weight: 400;">Terk nedeniyle boşanma davasını hukuki anlamda “terk edilen” eş açabilir. Hukuken bazen müşterek konutta yaşamaya devam eden kişi de &#8220;terk eden eş&#8221; olabileceği için hangi eşin hangi koşullarda terk eden eş olarak kabul edildiğine dair yazımızın üst bölümündeki bilgilere dikkat edilmesi gerekmektedir.</p>
<h2 style="font-weight: 400;">III- DAVADA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME</h2>
<p style="font-weight: 400;">A-Terk nedeniyle boşanma davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir.</p>
<p style="font-weight: 400;">B-Yetkili mahkeme ise tek değildir. Terk edilen eş davayı, aşağıda belirtilen iki yer mahkemesinden birinde açılabilir:</p>
<p style="font-weight: 400;">1-Eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi.</p>
<p style="font-weight: 400;">2-Boşanma davası açılmadan önce eşlerin son kez altı aydan uzun süreyle birlikte yaşadıkları yer mahkemesi.</p>
<h2 style="font-weight: 400;">I-TERK SEBEBİYLE BOŞANMA DAVASININ ŞARTLARI</h2>
<h3>A. Eşlerden birisinin müşterek konutu terk etmesi.</h3>
<p style="font-weight: 400;">Hukuki anlamda terk günlük konuşma dilindeki anlamıyla aynı değildir. Bir eşin müşterek konutta kalmadığı her durum hukuken terk olarak kabul edilmediği gibi bazı hallerde ise müşterek konutta yaşamaya devam eden eş terk eden taraf olarak kabul edilmektedir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bir kişinin;</p>
<ul>
<li>Evlilik birliğinden doğan sorumlulukları yerine getirmemek için haklı bir sebebi olmaksızın müşterek konuttan sürekli olarak ayrılması,</li>
<li>Haklı bir sebeple evden ayrılan eşin haklı sebep ortadan kalktıktan sonra müşterek konuta dönmemesi,</li>
<li>Haklı bir sebep olmaksızın diğer eşin müşterek konuta dönmesine engel olunması, (Bu halde müşterek konutta yaşamaya devam ederken diğer eşin müşterek konutta yaşamasını engelleyen eş “terk eden eş” olarak kabul edilmektedir)</li>
</ul>
<p style="font-weight: 400;">Halleri hukuken terk olarak nitelendirilmektedir.</p>
<h3>B. Terk eden kişinin kusurlu olması yani haklı bir sebebinin olmaması.</h3>
<p style="font-weight: 400;">Terk eden eşin tedavi için geçici olarak bir sağlık kurumunda kalınması, eşin şiddet görmesi sebebiyle ortak konuttan ayrılması, hastalık sebebiyle geçici olarak kök ailenin yanında kalınması, memuriyet ya da kamu görevi için farklı yerde kalınması gibi haklı bir sebebi varsa bu kişi kendi kusuruyla evi terk etmediğinden kusurlu kabul edilmez.</p>
<h3>C. Terkin en az altı ay sürmüş olması.</h3>
<p style="font-weight: 400;">Terk süresinin kesintisiz olarak en az altı ay sürmüş olması gerekmektedir. Sadece bu sürenin kesilmesi ve davanın önlenmesi amacıyla samimi olmayan eve dönüşler bu süreyi kesmez. Ancak eşlerden biri evi terk edip bir ay sonra eve dönmüş, bir süre sonra evi tekrar terk etmişse bu süreler toplanmaz.</p>
<h3>D. Terk eden eşe eve geri dönmesi için ihtar çekilmiş olması.</h3>
<p style="font-weight: 400;">Terk edilen eşin terk eden eşe eve dönmesi için bir ihtarname göndermesi gerekmektedir. Eş samimi bir şekilde eve geri dönmeye çağrılmadır. Örneğin terk edilen eş ihtar göndermiş ancak evin kilitlerini değiştirmişse bu geçerli bir çağrı olarak kabul edilmez. Ayrıca eve dönemesi için eşe en az iki ay süre verilmelidir.</p>
<p style="font-weight: 400;"> İhtarın mahkemeden veya noterden gönderilmesi ve eşe tebliğ edilmiş olması şarttır.</p>
<h3>E. Terk eden eşin ihtara rağmen eve dönmemesi.</h3>
<p>Terk eden eşin ihtarname üzerine eve geri dönmesi halinde terk edilen eşin dava hakkı düşer. Eğer terk eden eş eve samimi şekilde dönmüş ancak tarafların evliliklerinde anlaşmazlıkları devam diyor ise terk sebebiyle değil şartları varsa evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma davası açılabilir.</p>
<h3 style="font-weight: 400;"><strong>IV-DAVADA İSPAT YÜKÜ</strong></h3>
<p style="font-weight: 400;">Terk nedeniyle boşanma davası açan eş, yukarıda belirtilen şartların gerçekleştiğini ispatlamalıdır. Eşin başka bir yerde yaşadığına ilişkin tanık anlatımları, kurum veya başka yerlerde eşinin adresini müşterek konuttan farklı bir ev olarak bildirmiş olması, yazışmalar gibi delillerle; ihtarname için ise mahkeme veya noter kayıtları ile ispat yükü yerine getirilmelidir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Müşterek haneyi terk eden eş ise aleyhine karar çıkmaması için ihtarnameye rağmen eve dönememekte haklı bir sebebinin olduğunu ispat etmelidir.</p>
<h3 style="font-weight: 400;"><strong>V-İLGİLİ YARGI KARARLARI</strong></h3>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Terk eden eşin hangi eş olduğunda ilişkin Yargıtay HGK., E. 2013/1688 K. 2015/1032 T. 13.3.2015</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">“Bu açıklamalar karşısında terke dayalı boşanma davasında dava açma hakkı, kanunun açık deyimiyle sadece terk edilen eşe ait bulunduğundan, diğer eşi ortak konutu terke zorlayan veya ortak konuta dönmesini engelleyen eş “terk eden eş” konumunda olmakla, terk nedeniyle boşanma davası açma hakkı bulunmamaktadır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bu olgu ile yukarıda açıklanan diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır şeklindeki yasal düzenleme birlikte ele alındığında davacı eşin gerçekte iddia ettiği gibi terk edilen değil, terk eden eş olduğunun kabulü gerekir.”</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>İhtarda bulunması gereken koşullara ilişkin Yargıtay HGK., E. 2012/686 K. 2013/67 T. 16.1.2013</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">“Ne var ki, boşanma davasına bakan hâkim, salt ihtarın varlığını yeterli görmemeli; bu ihtarın, boşanma davası açabilmenin ön koşulu olmasını da gözeterek, kanunda yer alan unsurları taşıyıp taşımadığını, resen (kendiliğinden) incelemelidir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Önemle vurgulamakta yarar vardır ki, ihtar kararının sonuç doğurabilmesi, dolayısıyla da ihtar kararının tebliğine rağmen yasal süresinde ortak konuta dönmeyen eş aleyhine açılacak boşanma davasının kabul edilebilmesi için iki unsurun birlikte gerçekleşmesi gerekir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bunlardan ilki, ihtar kararında ve ekinde bulunması gereken biçimsel koşulların varlığı; diğeri ise işin esasına ilişkin unsurların tamlığıdır.</p>
<p style="font-weight: 400;">İhtar isteğinde bulunabilmenin koşulu; boşanma davası açmak için belirli sürenin (dördüncü ayının) bitmesi yani, eşin terk eyleminin üzerinden en az dört ay geçmiş olmasıdır. Bu halde mahkemece verilecek ihtar kararında; davet edilen evin açık -ayrıntılı- adresi gösterilmeli, davet eden eş evde bulunmayacaksa evin anahtarının bulunduğu yer belirtilmeli; davet edilenin yol gideri konutta ödemeli olarak gönderilmeli ve özellikle davete iki ay içinde uyulması gerektiği, aksi halde bunun doğuracağı sonuçların neler olduğu, açıklanmalıdır.”</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Terke dayalı boşanma davasında ispat yüküne dair Yargıtay HGK., E. 2012/636 K. 2012/1073 T. 5.12.2012</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">“Öte yandan terk hukuki sebebine dayalı boşanma davasında, müşterek haneyi terk eden eşin, terkte haklılığını değil, davete uymamada haklılığını kanıtlaması gerekmektedir (Hukuk Genel Kurulu&#8217;nun 14.02.2001 gün 2011/2-122 E 2001/116 K. ile 03.02.1999 gün 1999/2-54 E 1999/56 K. sayılı kararları).”</p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</strong></em></p>
<p><em><strong>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için: <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453, </a></strong></em><em> <a href="https://dikelaw.com.tr/">https://dikelaw.com.tr/</a></em></p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/terk-nedeniyle-bosanma-davasi/">TERK NEDENİYLE BOŞANMA DAVASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/terk-nedeniyle-bosanma-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HARİCEN TAHSİL İLE İCRA DOSYASI NASIL KAPANIR ?</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/haricen-tahsil/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/haricen-tahsil/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aytekin AKTAŞ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 16:05:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İcra Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[alacak kalmadı beyanı]]></category>
		<category><![CDATA[banka bloke kaldırma]]></category>
		<category><![CDATA[feragat beyanı icra]]></category>
		<category><![CDATA[haciz kaldırma dilekçesi]]></category>
		<category><![CDATA[haricen tahsil dilekçesi]]></category>
		<category><![CDATA[haricen tahsil sonrası hacizler]]></category>
		<category><![CDATA[icra masraf ve harçlar]]></category>
		<category><![CDATA[İİK 89 fek yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[tapu haczi fek yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[trafik tescil haciz kaldırma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=3936</guid>

					<description><![CDATA[<p>I-) HARİCEN TAHSİL NASIL YAPILIR A- ) Haricen Tahsil Nedir ? Haricen tahsil, alacağın icra veznesi dışında ifa edilmesi, yani borcun icra dosyasına değil doğrudan alacaklıya ödenmesi durumudur. Borç maddi anlamda sona erse dahi, icra dosyası ve dosyaya bağlı işlemler, dosyaya usulüne uygun beyan ve talepler sunulmadıkça kendiliğinden sona ermiş sayılmayabilir. Özellikle dosya kapsamında banka [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/haricen-tahsil/">HARİCEN TAHSİL İLE İCRA DOSYASI NASIL KAPANIR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 style="letter-spacing: normal;" data-start="328" data-end="369"></h2>
<h2 data-start="2364" data-end="2416"><span style="font-family: 'times new roman', times;">I-) HARİCEN TAHSİL NASIL YAPILIR</span></h2>
<h3><span style="font-family: 'times new roman', times;"><strong>A- ) Haricen Tahsil Nedir ?</strong></span></h3>
<p>Haricen tahsil, alacağın icra veznesi dışında ifa edilmesi, yani borcun icra dosyasına değil doğrudan alacaklıya ödenmesi durumudur.</p>
<p>Borç maddi anlamda sona erse dahi, icra dosyası ve dosyaya bağlı işlemler, dosyaya usulüne uygun beyan ve talepler sunulmadıkça kendiliğinden sona ermiş sayılmayabilir. Özellikle dosya kapsamında banka e-haciz, tapu ve araç haczi, maaş haczi ve üçüncü kişi ihbarnameleri bulunuyorsa, borç haricen tahsil edilmiş  olsa dahi şerhlerin kurum kayıtlarında fiilen devam ettiği, bu nedenle satış, temlik ve kredi işlemleri gibi tasarruflarda sorun yaşandığı görülmektedir.</p>
<p>Bu sebeple haricen tahsil sonrası dosyanın düzgün şekilde kapatılması için aşağıdaki adımları takip etmek gerekir:</p>
<ul>
<li>Haricen tahsil beyanının dosyaya sunulması</li>
<li>Takibin kapatılması veya dosyanın işlemden kaldırılmasının talep edilmesi</li>
<li>Dosyada mevcut tüm hacizler yönünden açıkça fek talep edilmesi</li>
<li>Müdürlüğün çıkaracağı harç/masraf kalemlerinin doğru kalemden ödenmesi</li>
</ul>
<p>En hızlı ve sorunsuz yöntem çoğu dosyada alacaklı veya vekilinin UYAP üzerinden açık irade beyanı içeren dilekçeyi sunmasıdır. Uygulamada müdürlükler, takibin kapatılabilmesi için çoğunlukla alacaklının alacağın kalmadığına dair beyanını aramaktadır. İşlem tesis edildikten sonra ise yalnızca dosya ekranındaki işlem yapıldığına dair kayıt ile yetinilmemelidir. Aksine banka, tapu-tescil, işveren ve üçüncü kişi kayıtlarında hacizlerin durumları da ayrıca kontrol edilmelidir.</p>
<h3><span style="font-family: 'times new roman', times;">B-) Dosyaya Sunulacak Evraklar</span></h3>
<h4><span style="font-family: 'times new roman', times;">1-) Dosyanın Kapatılması Talebi</span></h4>
<p>Dosyaya sunulacak dilekçede, icra müdürlüğünce tereddüde mahal vermeyecek şekilde değerlendirme yapılabilmesi bakımından alacağın sona erdiğine ilişkin iradenin açık ve net biçimde ortaya konulması gerekir.</p>
<p>Bu kapsamda dilekçede;</p>
<ul>
<li>Borcun haricen tahsil edildiği</li>
<li>Alacaklı bakımından alacak kalmadığı</li>
<li>Buna bağlı olarak takibin kapatılması veya dosyanın işlemden kaldırılması yönünde karar verilmesinin talep edildiği belirtilmelidir.</li>
</ul>
<p>Uygulamada, söz konusu irade beyanı çoğunlukla borcun haricen tahsil edildiği ve alacaklının takip konusu alacak bakımından herhangi bir talebinin kalmadığı açıkça belirtilmek suretiyle ortaya konulmaktadır. Bu kapsamda, takibin kapatılmasına veya dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmektedir. Anılan beyan ve talepler, UYAP sistemi üzerinden ilgili icra dosyası seçilmek, uygun evrak ve talep türü kullanılmak suretiyle hazırlanıp güvenli elektronik imza ile dosyaya sunulabilmektedir.</p>
<h4><span style="font-family: 'times new roman', times;">2-) Hacizlerin Fekki (Kaldırılması) Talebi</span></h4>
<p data-start="4508" data-end="5326">Haricen tahsil ve takipten feragat beyanı tek başına her zaman hacizlerin kurum kayıtlarından otomatik şekilde silinmesini sağlamamaktadır. Dosyada tesis edilmiş banka e-hacizleri, tapu hacizleri, araç hacizleri, maaş ve ücret haczi ve üçüncü kişi ihbarnameleri gibi kayıtlar ayrıca fek edilmedikçe ilgili kurumlar nezdinde kayıtlı kalabilmektedir.</p>
<p data-start="4508" data-end="5326">Bu nedenle dilekçede, dosya kapsamında konulan tüm hacizlerin fekki yönünde talep ayrıca ve açık biçimde yer almalıdır. İşlemlerin hızlandırılması bakımından, bilinen hacizlerin mümkün olduğunca tek tek belirtilmesi tercih edilmelidir.</p>
<p data-start="5328" data-end="6138">İspat ve mahsup tartışmalarını önlemek bakımından mümkünse açıklama kısmına dosya bilgisi yazılması önerilir.</p>
<p data-start="5328" data-end="6138">Alacaklı veya alacaklı vekili tarafından sunulacak dilekçede alacağın tamamen tahsil edildiği ve takibin kapatılması ve işlemden kaldırılması talebi ile dosyadaki tüm hacizlerin fekkinin istendiği açıkça belirtilmelidir. Dosyada birden fazla haciz türü mevcut ise, işlemlerin hızlı yürütülebilmesi adına hacizlerin liste halinde sunulması uygulamada süreci belirgin ölçüde kolaylaştırır.</p>
<h3 data-start="5328" data-end="6138">C-) Harç ve Masraflar Nasıl Ödenir ?</h3>
<p data-start="59" data-end="503">Haricen tahsil hâlinde uygulamada en fazla tereddüt yaratan hususlardan biri, dosya ekranında görülen harç ve masraf kalemleridir. Zira borcun ödenmiş olması, dosyada daha önce gerçekleştirilen tebligat, posta, müzekkere, haciz ve benzeri takip işlemleri nedeniyle doğmuş giderleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ayrıca bazı işlemlerin tesis edilebilmesi, müdürlükçe belirlenen belirli masraf kalemlerinin ödenmesine bağlı olabilmektedir.</p>
<p data-start="505" data-end="1008">Bu nedenle ödeme yapılmadan önce, dosyada hangi kalem için hangi tutarın tahakkuk ettirildiği açık biçimde tespit edilmelidir. Nitekim yanlış masraf veya harç kalemi üzerinden yapılacak ödeme, eksik ya da hatalı tahsilat sonucunu doğurabileceği gibi, talep edilen işlemin gecikmesine de yol açabilmektedir. Uygulamada ödemeler; icra veznesine dosya numarası bildirilmek suretiyle, UYAP ödeme ekranları üzerinden ilgili kalem seçilerek veya müdürlüğün yönlendirdiği usule göre gerçekleştirilmektedir.</p>
<p data-start="1010" data-end="1718">Harçlar Kanunu ile icra harçlarına ilişkin düzenlemeler uyarınca, icra takiplerinde tahsil harcı başta olmak üzere bazı harçlar nispi nitelik taşımakta; tahsilatın dosya içinden veya dosya dışından yapılmasına göre farklı sonuçlar doğabilmektedir. Haricen tahsil hâlinde de, takip dosyasında tahsil, kapatma ve fek işlemlerine bağlı çeşitli harç ve masraf kalemleri ortaya çıkabilmektedir. Bu itibarla, haricen tahsil beyanının dosyaya sunulmasından sonra müdürlükçe tahakkuk ettirilen kalemler, dosyanın niteliğine ve daha önce tesis edilen işlemlere göre değişebileceğinden, ödeme bakımından esas alınması gereken tutar dosya ekranında görülen kalem olmalı; ödeme de buna uygun şekilde tamamlanmalıdır.</p>
<h4 data-start="0" data-end="1284"><strong data-start="0" data-end="44">GÜNCEL POSTA/TEBLİGAT MASRAFLARI </strong></h4>
<p data-start="0" data-end="1284">Dosyada yer alan posta gideri, tebligat gideri ve müzekkere gideri kalemleri, <a href="https://www.ptt.gov.tr/tarifeler">PTT’nin yürürlükteki ücret tarifesine</a> göre belirlenmekte olup icra müdürlüğünce UYAP içindeki dosya ekranına yansıtılan tutar esas alınarak yatırılmakta ve işlem bu ödeme üzerine tesis edilmektedir.</p>
<p data-start="0" data-end="1284">26.01.2026 tarihli PTT ücret tarifesine göre normal tebligat 100 grama kadar 210 TL, 250 grama kadar 270 TL, 500 grama kadar 290 TL, 1.000 grama kadar 300 TL; sonraki her 1.000 gram ve kesri için 35 TL ilavelidir. MTS tebligat 100 grama kadar 245 TL, 250 grama kadar 305 TL, 500 grama kadar 325 TL, 1.000 grama kadar 335 TL; sonraki her 1.000 gram ve kesri için 35 TL ilavelidir.</p>
<p data-start="0" data-end="1284">Hızlı tebligat 100 grama kadar 420 TL, 250 grama kadar 430 TL, 500 grama kadar 470 TL, 1.000 grama kadar 520 TL; sonraki her 1.000 gram ve kesri için 70 TL ilavelidir. Ayrıca sık kullanılan ek hizmetlerde taahhüt 65 TL, alma haber 35 TL<em> (e-posta ile 17,50 TL)</em> ve cevap istemli 110 TL olarak uygulanmaktadır.</p>
<p data-start="0" data-end="1284">Dosyada görülen posta veya tebligat gideri kalemi, hangi tebligat türü seçildiğine ve evrak ağırlığına göre değiştiğinden ödeme mutlaka dosyada çıkan kalem üzerinden yapılmalıdır.</p>
<p data-start="1286" data-end="1896" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Haricen tahsil sonrası  masraf kalemleri haricen tahsil beyanı ve kapatma ve fek sürecinde uygulamada en sık karşılaşılan masraflar;</p>
<ul>
<li data-start="1286" data-end="1896">İşlemden kaldırma(fek) müzekkereleri için posta/tebligat gideri</li>
<li data-start="1286" data-end="1896">Üçüncü kişilere (İİK 89) fek bildirimleri için tebligat gideri</li>
<li data-start="1286" data-end="1896">Bankalara, tapuya, tescile yazılan yazılar için posta gideri</li>
<li data-start="1286" data-end="1896">Dosyada daha önce yapılmış tebligat ve haciz işlemlerinden kalan posta masraf bakiyesi şeklindedir.</li>
</ul>
<p>Bu kalemler dosyaya yansıdığında, işlemlerin gecikmemesi için dosyada çıkan tutarlar üzerinden ve doğru kalem seçilerek ödeme yapılmalıdır.</p>
<h2><span style="font-family: 'times new roman', times;">II-) DOSYADAKİ HACİZLER NASIL KALDIRILIR</span></h2>
<p>İcra müdürlüğünce fek işlemi tesis edildikten sonra, ilgili kurumlara çoğunlukla elektronik sistemler üzerinden veya müzekkere ile bildirimde bulunulmaktadır. Bununla birlikte, kurumların kendi iç işleyişi ve kayıt güncelleme süreçleri nedeniyle, haciz, bloke ve şerhlerin fiilen kaldırılması her zaman eşzamanlı olarak gerçekleşmeyebilir. Bu sebeple, dosyada fek işleminin tesis edildiğini gösteren kayıt ve müzekkere bilgilerinin temin edilmesi ve ilgili kurum nezdinde sürecin ayrıca takip edilmesi, kısıtlamaların fiilen ortadan kaldırılmasını hızlandıran önemli bir uygulama pratiğidir.</p>
<h3><span style="font-family: 'times new roman', times;">A-) Tapu Haczi</span></h3>
<p>Tapu hacizleri bakımından, icra müdürlüğünce ilgili tapu müdürlüğüne fek yazısı gönderilmektedir. Ancak haciz şerhinin tapu kayıtlarından kaldırılması, ilgili müdürlüğün işleme alma ve kayıt güncelleme sürecine bağlı olarak gerçekleşmektedir. Bu nedenle, özellikle taşınmazın devri, satışı veya sair tasarruf işlemleri söz konusu ise, yalnızca fek yazısının gönderildiği bilgisiyle yetinilmemelidir. Haciz şerhinin tapu sicilinden fiilen terkin edilip edilmediği ayrıca teyit edilmelidir.</p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times; font-size: 20px; font-weight: 600;">B-)  Araç Haczi</span></p>
<p>Araç hacizlerinde, icra müdürlüğünce ilgili trafik tescil birimine fek bildirimi yapılmaktadır. Bununla birlikte, elektronik sistemler ile tescil kayıtlarındaki güncellenme süreleri değişkenlik gösterebildiğinden, fek işlemi sonrasında haciz şerhinin fiilen kaldırılıp kaldırılmadığı ilgili kayıtlar üzerinden ayrıca kontrol edilmelidir.</p>
<h3><span style="font-family: 'times new roman', times;">C-) Üçüncü Kişilerdeki Hak ve Alacak Hacizleri (İİK m.89)</span></h3>
<p data-start="152" data-end="632">İİK m.89 uyarınca, borçlunun üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları haczedilebilmekte ve bu kapsamda ilgili üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilebilmektedir. Haricen tahsil sonrasında takip dosyası kapatılıyor olsa dahi, söz konusu ihbarnamelere bağlı kesinti ve ödeme kısıtlarının üçüncü kişi kayıtlarında bir süre daha devam etmesi mümkündür. Bu nedenle dosyanın kapatılması talebi ile birlikte, ilgili üçüncü kişilere yönelik fek bildiriminin yapılıp yapılmadığı ve bu bildirimin fiilî sonucunun gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca kontrol edilmelidir.</p>
<h4 data-start="634" data-end="676">1-) İşverenden Maaş ve Ücret Haczi</h4>
<p data-start="678" data-end="950">İşverene maaş haczi müzekkeresi veya İİK m.89 ihbarnamesi tebliğ edilmişse, haricen tahsil sonrası fek yazısı gönderildiğinde kesintinin durması gerekmektedir. Bordro ve muhasebe dönemine bağlı kısa gecikmeler olabileceğinden işveren muhasebesi ile teyit edilmesi önemlidir.</p>
<h4 data-start="952" data-end="990">2-) Bankalar Nezdindeki Haciz</h4>
<p data-start="992" data-end="1257">Bankada haciz çoğunlukla bloke, e-haciz veya İİK m.89 ihbarnamesi şeklinde görülür. Fek bildirimi gönderilmiş olsa dahi bankanın iç süreçlerine bağlı gecikmeler yaşanabileceğinden, blokajın fiilen kaldırıldığı ayrıca kontrol edilmelidir.</p>
<h4 data-start="1259" data-end="1327">3-) Diğer Üçüncü Kişiler</h4>
<p data-start="1329" data-end="1536">Kira alacağı, müşteri ödemesi gibi üçüncü kişi borçları da İİK m.89 ile haczedilebilir. Haricen tahsil sonrası ilgili üçüncü kişiye fek bildiriminin ulaştığı ve ödemenin artık tarafına yapılması gerektiği bilgisi teyit edilmelidir.</p>
<h2><span style="font-family: 'times new roman', times;">III-) Ö</span><span style="font-family: 'times new roman', times;">NE</span><span style="font-family: 'times new roman', times;">MLİ HUSUSLAR</span></h2>
<p data-start="34" data-end="550">Haricen tahsil beyanı ile buna bağlı taleplerin dosyaya sunulmasından sonra, kapanış işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığının hem dosya bazında hem de ilgili kurum kayıtları nezdinde ayrıca denetlenmesi gerekir. Bu kapsamda öncelikle UYAP üzerinden dosya içeriği incelenerek, takibin durumunun güncellenip güncellenmediği, dosyanın kapatılması veya işlemden kaldırılmasına ilişkin işlemlerin sisteme işlenip işlenmediği ve haciz kayıtları bakımından fek işlemlerinin tesis edilip edilmediği kontrol edilmelidir.</p>
<p data-start="552" data-end="1080">Bununla birlikte, dosya üzerinde işlem yapılmış görünmesi tek başına yeterli kabul edilmemelidir. Ayrıca ilgili kurumlar nezdinde fiilî sonucun gerçekleşip gerçekleşmediği de teyit edilmelidir. Bu çerçevede, bankalar nezdindeki hesap blokelerinin kaldırıldığı, tapu ve araç kayıtlarındaki haciz şerhlerinin terkin edildiği, işveren tarafından maaş kesintisinin durdurulduğu ve üçüncü kişiler nezdinde <a href="http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.3.2004.pdf">İİK m.89 kapsamında</a> doğan ödeme ve tasarruf kısıtlarının sona erdiği ilgili kayıt ve uygulamalar üzerinden doğrulanmalıdır.</p>
<p data-start="13489" data-end="13955">Haricen tahsil sonrasında icra dosyasının usulüne uygun biçimde sonuçlandırılması, çoğu durumda tek bir işlemle tamamlanabilecek nitelikte değildir. Bu süreçte; haricen tahsil ve alacağın sona erdiğine ilişkin beyanın dosyaya sunulması, takibin kapatılmasının veya dosyanın işlemden kaldırılmasının talep edilmesi, dosyada tesis edilmiş tüm hacizlerin fekkinin istenmesi ve müdürlükçe belirlenen harç ile masraf kalemlerinin usulüne uygun şekilde ödenmesi işlemlerinin birlikte yürütülmesi gerekmektedir. Uygulamada dosyanın kapatıldığına ilişkin kayıt, haciz şerh ve kısıtlamalarının ilgili kurumlar nezdinde fiilen ortadan kalktığı ayrıca teyit edilmedikçe, tek başına yeterli kabul edilmemelidir.</p>
<p data-start="13489" data-end="13955">Hak kaybı ve gecikme yaşanmaması bakımından somut dosya içeriğine göre işlemlerin<a href="https://dikelaw.com.tr/kategori/icra-hukuku/"> alanında uzman avukat</a> tarafından takip edilmesi önem taşır.</p>
<p data-start="13957" data-end="14089">NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</p>
<p data-start="13957" data-end="14089">Dike Hukuk ile iletişime geçmek için: https://wa.me/905337608453</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/haricen-tahsil/">HARİCEN TAHSİL İLE İCRA DOSYASI NASIL KAPANIR ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/haricen-tahsil/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
