PARA ALACAKLARINA İLİŞKİN KARARLARIN ABD’DE TANINMASI VE TENFİZİ
Türk mahkemelerince verilen kararların fiilen uygulanabilirliği, borçlunun mal varlığının Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunduğu hâllerde güçlükler doğurabilmektedir. Bu durum; uluslararası ticari sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda olduğu kadar, taraflardan birinin ABD’de yerleşik olduğu aile hukuku davalarında da sıklıkla karşılaşılan bir sorundur. Bu yazı, para alacaklarına ilişkin yargı kararlarının Amerika Birleşik Devletleri’nde tanınması ve tenfizine ilişkin hukuki süreçleri konu almaktadır.
I-) Tanıma ve Tenfiz
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 50. maddesi uyarınca yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Aynı Kanun’un 58. maddesi ise tanımayı düzenlemekte; yabancı mahkeme ilamının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi, söz konusu ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespit edilmesi koşuluna bağlanmaktadır. Bu düzenleme, uluslararası hukukla uyumlu biçimde yabancı mahkeme kararlarının ülkemizde icra edilebilir kılınmasına imkân tanımaktadır.
II-) ABD’de Yargı Kararlarının Tanınması ve Tenfizi
MÖHUK’un 1. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümlerini saklı tutarken, Amerika Birleşik Devletleri, yabancı mahkeme kararlarının tanınmasını veya tenfizini düzenleyen herhangi bir uluslararası sözleşmeye taraf değildir. İki ülke arasında karşılıklılık esasına dayalı bir antlaşma mekanizmasının bulunmaması nedeniyle Türk mahkeme kararlarının ABD’de tanınması, Amerikan hukukuna göre belirlenmektedir.
ABD’nin eyalet bazlı yapısı ve örfi hukuk geleneği, Türk hukuk sistemiyle köklü farklılıklar barındırmakta; bu nedenle Türkiye’de verilen bir kararın ABD’deki varlıklara karşı doğrudan icraya konulması mümkün değildir. Amerika’da tanıma ve tenfizi düzenleyen bir federal yasa bulunmamakta olup bu konuda eyalet hukukunun incelenmesi gerekmektedir. Bu alanda, para alacaklarına ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınması için eyalet mevzuatını bütünleştirmek amacıyla 1962 yılında Uniform Foreign-Country Money Judgments Recognition Act hazırlamış ve ilgili yasa 2005 yılında güncellemiştir.
2005 tarihli kanun 29 eyalet ile Washington’da, 1962 tarihli kanun ise 9 eyalet ve ABD Virjin Adaları’nda yürürlüktedir. Geriye kalan 12 eyalette ise konu, ABD Yüksek Mahkemesi’nin Hilton v. Guyot, 159 US 113 (1895) kararında ortaya konulan ilkeleri çerçevesinde sürdürülmektedir. Söz konusu karar, tüm tanıma ve tenfiz mevzuatının temel kaynağı niteliğini korumaktadır.
Yabancı bir mahkeme kararı, ABD’de yetkili bir mahkeme tarafından tanınmadıkça icra kabiliyeti kazanmaz; yukarıda belirtilen yasa ise para alacaklarına ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir. İşbu yazıda, tanımaya ilişkin hükümler ilgili mevzuatın yürürlükte olduğu New York eyalet hukuku ve New York Civil Practice Law and Rules (CPLR) Article 53 hükümleri çerçevesinde incelenecektir.
Bu kapsamda, CPLR § 5303 yabancı mahkeme kararlarının tanınmasının yasal dayanağını oluşturmakta, CPLR § 5304 ise yabancı mahkeme kararlarının tanınabilmesi için aranan şartları ve tanımayı engelleyen halleri, zorunlu ve takdire bağlı kategoriler halinde düzenlemektedir. Bu doğrultuda, aşağıda § 5304 kapsamında öngörülen şartlar yer almaktadır.
A-) ABD’de Yargı Kararlarının Tanınması ve Tenfizi için Zorunlu Şartlar
- Yabancı bir mahkeme kararının ABD’de tanınabilmesi için öncelikle kararın nihai, kesin ve icra edilebilir nitelikte olmalıdır. Tanınması talep edilen yerel mahkeme kararında istinaf ve temyiz yolları açık ise, bu sürecin sonuna kadar beklenilmesi ve bu süreçte tarafların bu yollara başvurmamış olması gerekmektedir.
- Yabancı mahkeme kararının tanınabilmesi için, kararı veren mahkemenin davanın tarafları ve ilgili hukuki uyuşmazlık konusu bakımından yetkili olması gerekmektedir.
İlgili değerlendirme, kararı veren yabancı mahkemenin yetkisine ilişkin olup, New York’ta tanınması talep edilen kararın eyalet ile bağlantı içinde olması şartı aranmamaktadır. Bununla birlikte, tanınan mahkeme kararının icrası, icra talebinde bulunulan eyalet mahkemesinin yargı yetkisine bağlıdır.
- Yabancı mahkeme kararının, tarafsız mahkemeler veya hukuka uygun yargılama usullerini sağlayan bir yargı sistemi kapsamında verilmiş olması gerekmektedir. Bu kapsamda, bir kararın adil yargılanma ilkeleriyle uyumlu bir sistem içinde verilip verilmediğinin değerlendirilmesinde, mahkeme, ilgili yargı sisteminin temel adalet ve hakkaniyet ilkelerini sağlayıp sağlamadığını inceleyecektir.
B-) ABD’de Yargı Kararlarının Tanınması ve Tenfizi için Mahkeme Takdirine Bağlı Şartlar
New York Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Kuralları, CPLR § 5304(b) uyarınca, bir eyalet mahkemesi, aşağıda sayılan hallerin varlığı halinde yabancı bir mahkeme kararının tanınmasından imtina edebilmektedir:
- Davalının, yabancı mahkemede yürütülen yargılamadan savunma hakkını etkin şekilde kullanmasına imkân tanıyacak süre ve usulde haberdar edilmemiş olması
- Kararın, aleyhine hüküm kurulan tarafın iddia ve savunmalarını ileri sürmesini engelleyen bir hile (hileli davranış) sonucu elde edilmiş olması,
- Kararın veya dayandığı hukuki sebebin, New York ya da Amerika Birleşik Devletleri’nin kamu düzenine açıkça aykırı olması,
- Kararın, daha önce verilmiş kesin ve bağlayıcı bir mahkeme kararıyla çelişmesi,
- Uyuşmazlığın, taraflar arasındaki geçerli bir anlaşma uyarınca başka bir merci önünde görülmesi gerekirken yabancı mahkeme önüne götürülmüş olması
- Yargı yetkisinin yalnızca şahsi tebligata dayanması halinde, yabancı mahkemenin uyuşmazlığın görülmesi bakımından elverişsiz olması
Bu düzenleme, ABD hukukunda uygulanan klasik forum non conveniens doktriniyle birebir örtüşmemekle birlikte, tanıma talebini inceleyen mahkemeye, yabancı mahkemenin forum non conveniens ilkesi uygulansaydı davayı ciddi bir elverişsizlik nedeniyle reddedip reddetmesi gerekip gerekmediğini dolaylı olarak değerlendirme imkânı tanımaktadır.
- Kararın, hükmü veren mahkemenin tarafsızlığı, bağımsızlığı veya yargılamanın dürüstlüğü yeterli ölçüde şüphe uyandıran koşullar altında verilmiş olması,
- Karara esas teşkil eden yargılama sürecinin, somut olay bakımından adil yargılanma ilkeleri ile bağdaşmaması,
- Uyuşmazlığın, Amerika Birleşik Devletleri dışında verilmiş bir hakaret kararına dayanması halinde, söz konusu kararın tanınabilmesi, yabancı mahkemece uygulanan hukukun, somut olay bakımından ifade ve basın özgürlüğü yönünden ABD ve New York Anayasalarının sağladığı korumaya eşdeğer bir hukuki koruma sağlamaması
Anılan hükümler, New York Civil Practice Law and Rules (CPLR) uyarınca, para alacaklarına ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasını düzenlemektedir. Bu kapsamda, vergiye ilişkin kararlar, idari para cezası niteliğindeki hükümler ile boşanma, nafaka, veya genel olarak aile hukukuna ilişkin olarak verilen kararlar, para alacağına hükmedilmiş olsa dahi, söz konusu düzenlemenin uygulama alanı dışında kalmaktadır. Bu nitelikteki kararların tanınması ise içtihatlar çerçevesinde değerlendirilecektir.
NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.
Dike Hukuk ile iletişime geçmek için: https://wa.me/905337608453





Cevap Yaz
Tartışmaya katılmak mı istiyorsun?Katkıda bulunmaktan çekinmeyin!