<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TMK arşivleri - Dike Hukuk</title>
	<atom:link href="https://dikelaw.com.tr/etiket/tmk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://dikelaw.com.tr/etiket/tmk/</link>
	<description>Danışmanlık &#38; Arabuluculuk</description>
	<lastBuildDate>Tue, 04 Aug 2026 14:17:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://dikelaw.com.tr/wp-content/uploads/2023/11/cropped-dh5-32x32.png</url>
	<title>TMK arşivleri - Dike Hukuk</title>
	<link>https://dikelaw.com.tr/etiket/tmk/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>YÜZER GÜNEŞ SANTRALLERİNİN HUKUKİ İNCELEMESİ</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/yuzer-gunes-santrallerinin-hukuki-incelemesi/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/yuzer-gunes-santrallerinin-hukuki-incelemesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aytekin AKTAŞ]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Aug 2026 14:11:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Enerji Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ticaret & Şirketler Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[#EPDK]]></category>
		<category><![CDATA[Attorney at Law / Mediator]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Arb. LL.M. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Aytekin AKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[çevresel etki]]></category>
		<category><![CDATA[devlet su işleri]]></category>
		<category><![CDATA[dsi]]></category>
		<category><![CDATA[enerji hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[floating]]></category>
		<category><![CDATA[GES]]></category>
		<category><![CDATA[güneş enerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[kıyı hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[renewable energy]]></category>
		<category><![CDATA[sözleşme]]></category>
		<category><![CDATA[su yüzeyi]]></category>
		<category><![CDATA[TMK]]></category>
		<category><![CDATA[yenilenebilir enerji]]></category>
		<category><![CDATA[yüzer GES]]></category>
		<category><![CDATA[yüzer güneş]]></category>
		<category><![CDATA[yüzer güneş santrali]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=3929</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yenilenebilir enerji yatırımları her geçen gün çeşitlenmekte ve gelişmektedir. Yüzer güneş santralleri de, yenilenebilir enerji üretiminde klasik kara tipi güneş enerjisi yatırımlarının yanında alternatif bir çözüm olarak giderek önem kazanmaktadır. Baraj, gölet ve diğer su yüzeyleri üzerine kurulan bu sistemler; hem enerji verimliliği hem de mevcut alanların etkin kullanımı bakımından önemli avantajlar sunmaktadır. Türkiye’deki baraj [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/yuzer-gunes-santrallerinin-hukuki-incelemesi/">YÜZER GÜNEŞ SANTRALLERİNİN HUKUKİ İNCELEMESİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: georgia, palatino;">Yenilenebilir enerji yatırımları her geçen gün çeşitlenmekte ve gelişmektedir. Yüzer güneş santralleri de, yenilenebilir enerji üretiminde klasik kara tipi güneş enerjisi yatırımlarının yanında alternatif bir çözüm olarak giderek önem kazanmaktadır. Baraj, gölet ve diğer su yüzeyleri üzerine kurulan bu sistemler; hem enerji verimliliği hem de mevcut alanların etkin kullanımı bakımından önemli avantajlar sunmaktadır. Türkiye’deki baraj ve göl yüzeylerinin, Yüzer GES&#8217;ler bakımında çok büyük kurulu güç potansiyeli bulunmaktadır. </span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;">Bununla birlikte; su alanlarının hukuki statüsü, kamu malı niteliği, enerji mevzuatı kapsamındaki izin ve lisans prosedürleri bu alternatif modelin yalnızca teknik değil aynı zamanda kapsamlı bir hukuki zeminde değerlendirmesini zorunlu kılmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;">Bu çerçevede yüzer güneş santrallerinin hukuki boyutlandırılması; enerji mevzuatı, idari izin süreçleri ve çevre hukuku ekseni etrafında analiz yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu çalışma, söz konusu yatırım modelinin Türk hukuk sistemi içerisindeki yerini ana hatlarıyla ortaya koymayı amaçlamaktadır.</span></p>
<h2><span style="font-family: georgia, palatino;">I- Yüzer Güneş Santrali Nedir?</span></h2>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;">Yüzer güneş santralleri, güneş panellerinin baraj, gölet ve rezervuar ( kıyı ve sahil şeritleri hariç olmak üzere; denizler, baraj gölleri, suni göller ve tabii göller ve önlisans veya lisans sahibi tüzel kişiler tarafından rezervuarlı veya regülatörlü hidroelektrik üretim tesislerinin santral sahaları ) gibi su yüzeyleri üzerine kurulan yüzer platformlar aracılığıyla konumlandırılması suretiyle elektrik enerjisi üreten sistemlerdir. Bu modelde paneller, su yüzeyine sabitlenen taşıyıcı yapılar üzerinde yer alır. Üretilen enerji ise iletim hatları aracılığıyla karaya aktarılarak şebekeye bağlanmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;">Arazi ihtiyacını azaltmaları, mevcut su alanlarının değerlendirilmesi ve suyun soğutucu etkisi sayesinde verimliliğe katkı sağlamaktadır. Bu nedenle son yıllarda dikkat çekmektedir. Bu santraller hukuki açıdan da özellikli bir yatırım modelidir.</span></p>
<h2><span style="font-family: georgia, palatino;">II- Yüzer Güneş Santrallerinin Avantajları Nelerdir?</span></h2>
<ul>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;">Arazi ihtiyacını azaltır. Su yüzeyi kullanıldığı için kara alanını işgal etmez.-Tarım alanlarını korur.</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;">Su yüzeyinin doğal soğutucu etkisiyle paneller aşırı ısınmaz. Bu nedenle verimlilik artar.</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;">Su yüzeylerinin kısmen gölgelenmesinden dolayı buharlaşmayı ve suda alg oluşumunu  azaltma potansiyeli vardır. Güneş enerjisi ve hidroelektrik enerji üretimi entegrasyonu sayesinde baraj göllerindeki buharlaşma kayıpları azaltılabilir.</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;">Mevcut hidroelektrik santrallerle birlikte çalışabilir. </span></li>
<li>( birlikte çalışması hedeflenmiştir. Hidroelektrik baraj rezervuarlarında mevsimsel üretim dengesizliğinin GES ile tamamlanması sağlanabilir.)</li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;">Doğaya verilen zarar azalır. Arazi tahribatını, ağaç kesimini minimum düzeye indirir.</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;">Baraj gölünde mevcut HES ile aynı altyapı paylaşılarak, şebeke entegrasyonu kolaylaştırıp bağlantı maliyetini düşürebilir. Birçok göl ve baraj enerji alt yapısına yakın olduğu için bağlantı maliyetlerini düşürür.</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;">Kurulumu hızlı ve modüler yapıdadır. </span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;">Tüm bu yönleriyle yüzer GES’ler, yenilenebilir enerji yatırımları içinde stratejik bir alternatif olarak değerlendirilmektedir.</span></p>
<h2><span style="font-family: georgia, palatino;">III- Türkiye&#8217;de Yüzer Güneş Santrallerinin Tabi Olduğu Mevzuat</span></h2>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;">Türkiye&#8217;de yüzer güneş santralleri yalnızca bir düzenlemeye tabi değildir. Enerji, su ve çevre hukukunu ilgilendiren kapsamlı bir mevzuata tabidir. Bu mevzuatlar şu şekildedir:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;"><a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/12/20251210-4.htm">Yüzer Güneş Enerji Santralleri Kurulmasında Su Yüzeyi Kullanımına ve Kiralanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik</a></span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;"><a href="https://mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6446.pdf">6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu:</a> Lisanslı ve lisanssız üretim ayrımına tabidir. Projeye göre değişkenlik gösterir.</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;"><a href="https://mevzuat.gov.tr/anasayfa/MevzuatFihristDetayIframe?MevzuatTur=7&amp;MevzuatNo=8376&amp;MevzuatTertip=5">Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Yönetmeliği</a></span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;"><a href="https://mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5346.pdf">5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kanunu (YEKDEM)</a></span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;">İdare Hukuku : Devlet Su İşleri (DSİ) izin ve tahsis süreci : Su yüzeyleri kamu malı sayıldığı için enerji üretimi amacı ile kullanımı idarenin iznine bağlıdır. Kullanım süresi, yüzeyin kiralanması, kurumsal izinler gibi durumlar genel idari çerçevede belirlenir. Kamuya ait alanlarda yatırım yapılması, idari sözleşme ve izin mekanizmalarını gündeme getirir.</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;"><a href="https://gaski.gov.tr/wp-content/uploads/2020/09/26_2872.pdf">2872 sayılı Çevre Kanunu</a></span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;"><a href="https://mevzuat.gov.tr/anasayfa/MevzuatFihristDetayIframe?MevzuatTur=7&amp;MevzuatNo=39647&amp;MevzuatTertip=5">Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği:</a> Projenin yapılacağı alan ve proje kapasitesine göre ÇED süreci işleyebilir. Suyun kalitesi ve ekosisteme olan etkilerden dolayı bu yönetmeliğe başvurulur.</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;"><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=3621&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5">3621 sayılı Kıyı Kanunu</a> m.6</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;"><a href="https://mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2709&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5"> <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Türkiye Cumhuriyeti Anayasası</span></span></a> m. 168</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino;"><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.4721.pdf"> <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Türk Medeni Kanunu</span></span></a> m. 715</span></li>
</ul>
<h2><span style="font-family: georgia, palatino;">IV- Su Yüzeylerinin Hukuki Statüsü</span></h2>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;">Su yüzeyleri; denizler, göller, akarsular ve kıyı alanları bakımından Türk hukukunda kamu malı niteliğinde olup devletin hükmü altındadır.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;">Yüzer güneş enerjisi santrallerinin (Floating PV) hukuki açıdan en kritik boyutu, tesisin kurulacağı su yüzeyinin statüsüdür. Türk hukukunda su yüzeyleri kural olarak devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kamu mallarıdır. Bu çerçevede <strong data-start="313" data-end="361"><a href="https://mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2709&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5"><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Türkiye Cumhuriyeti Anayasası</span></span></a> m. 168</strong> ve <strong data-start="365" data-end="413"><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.4721.pdf"><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Türk Medeni Kanunu</span></span> </a>m. 715</strong> uyarınca denizler, göller ve akarsular özel mülkiyete konu edilemez; ancak idari tasarrufla kullanım hakkı tanınabilir.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;">Baraj ve birçok iç su kaynağının idaresi <a href="https://www.dsi.gov.tr/"><strong data-start="578" data-end="625"><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline"><span class="whitespace-normal">Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü</span></span> (DSİ)</strong></a> tarafından yürütüldüğünden, yatırımcıların temel muhatabı DSİ’dir. Bu nedenle yüzer GES projelerinde süreç, mülkiyet devri değil, idari tahsis ve kullanım izni esasına dayanır. </span>Kıyı Kanunu kapsamındaki alanlar, taşkın kontrol barajları, 0,5 km²’den küçük rezervuarlar ve korunan alanlarda (tabiat parkı, yaban hayatı sahası vb.) yüzer GES kurulamaz.</p>
<h3><span style="font-family: georgia, palatino;">A- İdari Tahsis ve Kullanım İzni</span></h3>
<p data-start="842" data-end="949"><span style="font-family: georgia, palatino;">Yatırımcı öncelikle ilgili su alanı için DSİ’den idari tahsis veya kullanım izni almak zorundadır. Bu izin:</span></p>
<ul data-start="951" data-end="1107">
<li data-section-id="1bwixw3" data-start="951" data-end="1014">
<p data-start="953" data-end="1014"><span style="font-family: georgia, palatino;">Su yüzeyinin belirli bir kısmının proje amacıyla kullanımına,</span></p>
</li>
<li data-section-id="1l9xqgq" data-start="1015" data-end="1065">
<p data-start="1017" data-end="1065"><span style="font-family: georgia, palatino;">Belirli bir süreyle ve belirli teknik şartlarla,</span></p>
</li>
<li data-section-id="um9sj8" data-start="1066" data-end="1107">
<p data-start="1068" data-end="1107"><span style="font-family: georgia, palatino;">Kamu yararı ve su güvenliği gözetilerek</span></p>
</li>
</ul>
<p data-start="1109" data-end="1242"><span style="font-family: georgia, palatino;">verilir. Bu aşamada teknik uygunluk, su kotu değişimleri, baraj işletme güvenliği, taşkın rejimi ve çevresel etkiler değerlendirilir. </span>Buna istinaden yatırımcının, idari izin başvurusunu tamamlamadan önce; hazırlamış olduğu başvuru dosyası ve fizibilite raporu ile ÇED raporu da alması gerekebilir. 5 Mart 2026 tarihli  33187 sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile yüzer GES projeleri için özel eşik değerler getirilmiştir. Buna göre proje alanı 2 hektar ve üzerinde olan yüzer GES’ler Ek-1 kapsamına alınmış; bu projeler bakımından ÇED raporu hazırlanması ve yatırıma başlanmadan önce “ÇED Olumlu” kararı alınması zorunlu hâle gelmiştir.</p>
<h3 data-start="1109" data-end="1242"><span style="font-family: georgia, palatino;">B- DSİ ile Sözleşme İlişkisi</span></h3>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;">İdari izin sonrasında yatırımcı ile DSİ arasında bir kullanım/tahsis sözleşmesi imzalanır. Bu sözleşme klasik özel hukuk kira sözleşmesi niteliğinde olmayıp, kamu gücü unsuru barındıran idari sözleşme karakteri taşır. Dolayısıyla sözleşme hükümleri yatırımcı açısından yüksek önem arz eder. Özellikle şu hususlar dikkatle düzenlenmelidir:</span></p>
<ul>
<li>
<h4><span style="font-family: georgia, palatino;"><strong>1- Süre ve Sürenin Sona Ermesi</strong></span></h4>
</li>
</ul>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;"> Tahsis süresi açıkça belirlenmeli; sürenin sonunda kullanımın kendiliğinden sona erip ermeyeceği ve uzatma şartları netleştirilmelidir. İdarenin kamu yararı gerekçesiyle tek taraflı fesih yetkisi varsa, kapsamı ve şartları açıkça düzenlenmelidir. Kamu malı niteliği nedeniyle bu müdahale yetkisi yatırım açısından önemli bir risk unsurudur.</span></p>
<ul>
<li>
<h4><span style="font-family: georgia, palatino;"><strong>2- Tesisin Kaldırılması</strong></span></h4>
</li>
</ul>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;">Sözleşmede süre sonunda tesisin tamamen kaldırılması yükümlülüğü açıkça düzenlenmelidir. Söküm masraflarının kime ait olacağı, su alanının eski hâline getirilmesi sorumluluğu ve buna ilişkin teminat mekanizmaları net olmalıdır. </span></p>
<ul>
<li>
<h4><span style="font-family: georgia, palatino;"><strong>3- Sorumluluk Rejimi </strong></span></h4>
</li>
</ul>
<div class="flex flex-col text-sm pb-25">
<article class="text-token-text-primary w-full focus:outline-none [--shadow-height:45px] has-data-writing-block:pointer-events-none has-data-writing-block:-mt-(--shadow-height) has-data-writing-block:pt-(--shadow-height) [&amp;:has([data-writing-block])&gt;*]:pointer-events-auto scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]" dir="auto" tabindex="-1" data-turn-id="request-WEB:4cceab2b-22e4-43bf-801e-03fe6a97c653-10" data-testid="conversation-turn-22" data-scroll-anchor="true" data-turn="assistant">
<div class="text-base my-auto mx-auto pb-10 [--thread-content-margin:--spacing(4)] @w-sm/main:[--thread-content-margin:--spacing(6)] @w-lg/main:[--thread-content-margin:--spacing(16)] px-(--thread-content-margin)">
<div class="[--thread-content-max-width:40rem] @w-lg/main:[--thread-content-max-width:48rem] mx-auto max-w-(--thread-content-max-width) flex-1 group/turn-messages focus-visible:outline-hidden relative flex w-full min-w-0 flex-col agent-turn" tabindex="-1">
<div class="flex max-w-full flex-col grow">
<div class="min-h-8 text-message relative flex w-full flex-col items-end gap-2 text-start break-words whitespace-normal [.text-message+&amp;]:mt-1" dir="auto" data-message-author-role="assistant" data-message-id="5845cded-98db-4d63-9398-235fec781b25" data-message-model-slug="gpt-5-2">
<div class="flex w-full flex-col gap-1 empty:hidden first:pt-[1px]">
<div class="markdown prose dark:prose-invert w-full wrap-break-word dark markdown-new-styling">
<p data-start="28" data-end="167"><span style="font-family: georgia, palatino;">Sözleşmede çevresel zararlar, su rejimine etkiler, üçüncü kişilere verilebilecek zararlar ve mücbir sebep halleri açıkça düzenlenmelidir.</span></p>
<p data-start="169" data-end="314" data-is-last-node="" data-is-only-node=""><span style="font-family: georgia, palatino;">Yüzer sistemler su kotu değişimi ve doğal risklere açık olduğundan, tarafların sorumluluk sınırları net ve öngörülebilir biçimde belirlenmelidir.</span></p>
<h3 data-start="169" data-end="314"><span style="font-family: georgia, palatino;">C. Kamu Malı Niteliğinin Sonuçları</span></h3>
<div class="flex flex-col text-sm pb-25">
<article class="text-token-text-primary w-full focus:outline-none [--shadow-height:45px] has-data-writing-block:pointer-events-none has-data-writing-block:-mt-(--shadow-height) has-data-writing-block:pt-(--shadow-height) [&amp;:has([data-writing-block])&gt;*]:pointer-events-auto scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]" dir="auto" tabindex="-1" data-turn-id="request-WEB:4cceab2b-22e4-43bf-801e-03fe6a97c653-11" data-testid="conversation-turn-24" data-scroll-anchor="true" data-turn="assistant">
<div class="text-base my-auto mx-auto pb-10 [--thread-content-margin:--spacing(4)] @w-sm/main:[--thread-content-margin:--spacing(6)] @w-lg/main:[--thread-content-margin:--spacing(16)] px-(--thread-content-margin)">
<div class="[--thread-content-max-width:40rem] @w-lg/main:[--thread-content-max-width:48rem] mx-auto max-w-(--thread-content-max-width) flex-1 group/turn-messages focus-visible:outline-hidden relative flex w-full min-w-0 flex-col agent-turn" tabindex="-1">
<div class="flex max-w-full flex-col grow">
<div class="min-h-8 text-message relative flex w-full flex-col items-end gap-2 text-start break-words whitespace-normal [.text-message+&amp;]:mt-1" dir="auto" data-message-author-role="assistant" data-message-id="befa8d21-d463-4efa-a400-9798a609ab11" data-message-model-slug="gpt-5-2">
<div class="flex w-full flex-col gap-1 empty:hidden first:pt-[1px]">
<div class="markdown prose dark:prose-invert w-full wrap-break-word dark markdown-new-styling">
<p data-start="0" data-end="205"><span style="font-family: georgia, palatino;">Su yüzeyleri üzerinde yatırım, mülkiyet hakkına değil; sınırlı ve süreli bir kullanım hakkına dayanır. Bu durum projenin teminat yapısını, finansman modelini ve devir-temlik işlemlerini doğrudan etkiler.</span></p>
<p data-start="207" data-end="318" data-is-last-node="" data-is-only-node=""><span style="font-family: georgia, palatino;">Kullanım hakkı mutlak bir ayni hak niteliğinde olmayıp, idarenin kamu yararı gerekçesiyle müdahalesine açıktır.</span></p>
<h2 data-start="207" data-end="318"><span style="font-family: georgia, palatino;">V- Önemli Hususlar</span></h2>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;">Yüzer güneş santrali projelerinde başarı yalnızca teknik yeterliliğe değil; su alanının kamusal niteliği ve DSİ ile kurulan sözleşme ilişkisinin hukuki güvenliğine bağlıdır. Bu nedenle sözleşme hükümlerinin açık, dengeli ve öngörülebilir biçimde kurgulanması, yatırımın sürdürülebilirliği ve finansal güvenliği açısından hayati önem taşır. Bu durumların tümü göz önünde bulundurularak yüzer güneş santralleri yatırımlarında uzman hukukçularla çalışmak güvenilir olacaktır. Yenilenebilir enerji dünyasındaki en güncel alanlardan birisi olan yüzer enerji santralleri geleceğin enerji fırsatları arasında gösterilmektedir. </span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;"><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino;"><strong><em><a href="https://dikelaw.com.tr/">Dike Hukuk</a> ile iletişime geçmek için:</em></strong><em> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></em></span></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="z-0 flex min-h-[46px] justify-start"></div>
<div class="mt-3 w-full empty:hidden">
<div class="text-center"></div>
</div>
</div>
</div>
</article>
</div>
<div class="pointer-events-none h-px w-px absolute bottom-0" aria-hidden="true" data-edge="true"></div>
<p data-start="169" data-end="314" data-is-last-node="" data-is-only-node="">
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="z-0 flex min-h-[46px] justify-start"></div>
<div class="mt-3 w-full empty:hidden">
<div class="text-center"></div>
</div>
</div>
</div>
</article>
</div>
<div class="pointer-events-none h-px w-px absolute bottom-0" aria-hidden="true" data-edge="true"></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/yuzer-gunes-santrallerinin-hukuki-incelemesi/">YÜZER GÜNEŞ SANTRALLERİNİN HUKUKİ İNCELEMESİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/yuzer-gunes-santrallerinin-hukuki-incelemesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İSİM DEĞİŞTİRME DAVASI</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/isim-degistirme-davasi/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/isim-degistirme-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cansu ERÇİN]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Dec 2025 13:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile & Miras Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ad değiştirme davası]]></category>
		<category><![CDATA[ad düzeltme davası]]></category>
		<category><![CDATA[Asliye Hukuk Mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Cansu ERÇİN]]></category>
		<category><![CDATA[Hakimin takdiri]]></category>
		<category><![CDATA[İsim değiştirme davası]]></category>
		<category><![CDATA[İsim düzeltme davası]]></category>
		<category><![CDATA[Nüfus Müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[özel vekaletname]]></category>
		<category><![CDATA[TMK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=3527</guid>

					<description><![CDATA[<p>İSİM DEĞİŞTİRME DAVASI İsim değiştirme davası ile var olan bir ismin tümüyle veyahut kısmi olarak değiştirilmesi ele alınmaktadır. Ancak isim düzeltme davası ile karıştırılmamalıdır. İsim değiştirme davası ile isim düzeltme davası arasında birçok farklılık mevcuttur. İsim düzeltme davası ile imla veyahut yazım yanlışı gibi durumlar var olan isim değiştirilmeden üzerinde düzeltme yapılmaktadır. İsim değiştirme davası [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/isim-degistirme-davasi/">İSİM DEĞİŞTİRME DAVASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>İSİM DEĞİŞTİRME DAVASI</h1>
<p>İsim değiştirme davası ile var olan bir ismin tümüyle veyahut kısmi olarak değiştirilmesi ele alınmaktadır. Ancak isim düzeltme davası ile karıştırılmamalıdır. İsim değiştirme davası ile isim düzeltme davası arasında birçok farklılık mevcuttur. İsim düzeltme davası ile imla veyahut yazım yanlışı gibi durumlar var olan isim değiştirilmeden üzerinde düzeltme yapılmaktadır. İsim değiştirme davası ile ismin tamamının değiştirilmesi, birleşik yazılan iki ismin ayrılması veyahut birleştirilmesi gibi durumlar söz konusu olmaktadır. İki dava türü arasındaki en büyük fark ise isim değiştirme davasında tanık önemli iken isim düzeltme davalarında tanık aranmadan da sonuca bağlanabilmektedir.</p>
<h2><strong>I-) İSİM DEĞİŞTİRMEK İÇİN BAŞVURULABİLECEK YOLLAR </strong></h2>
<ol>
<li>
<h3><strong>Nüfus Müdürlüğüne Bizzat Başvurarak İsim Değiştirme </strong></h3>
<p>Nüfus Müdürlüğüne başvuru yaparak isim değiştirme durumu ancak nüfus bilgilerinde yazım yanlışı yapılan veyahut sehven yazılan isimler için geçerli olmaktadır. Örneğin, harf eksikliği ya da fazlalığı bulunması, imla hatalarının olması gibi durumlarda dava açılmasına gerek olmaksızın Nüfus Müdürlüğü üzerinden isim değişikliğine karar verilebilmektedir.</li>
<li>
<h3><strong>Dava Yolu ile İsim Değiştirme</strong></h3>
<p>Dava yoluna başvuru ile isim değişikliği durumunda ise kişi adını olduğundan farklı bir ad seçimi ile değiştirebilir. Bunun yanı sıra iki isme sahipse birinin çıkartılmasını veyahut iki ismin birleştirilmesini talep edebilmektedir.</li>
<li>
<h4>Dava Tarafı ve Yetkili Mahkeme</h4>
</li>
</ol>
<p style="text-align: left;"><span style="font-size: 16px;">           İsmini değiştirmek isteyen kişi bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesine başvuru yapmalıdır. Davalı taraf olarak ise ikametinizin bulunduğu Nüfus                   Müdürlüğü eklenmelidir.</span></p>
<h2><strong>II-) İSİM DEĞİŞTİRME DAVASINDA ŞARTLAR </strong></h2>
<p>İsim değiştirmek isteyen kişi bizzat başvuru yapmak zorundadır. Ancak bir avukata özel yetkili vekaletname verilmesi ile bu davayı açabilmektedir. 18 yaşından küçük çocuklarda ise bu durum velayet hakkına sahip olan kişilerce gerçekleştirilebilmektedir. Yine ek olarak özel yetkili avukat ile ilgili süreç yönetilebilmektedir.</p>
<p>İsim değişikliği davalarının temel dayanağı<a href="https://mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.4721.pdf"> Türk Medeni Kanunu m.26</a>’dır. Maddeye göre:</p>
<blockquote><p>Ad, ancak haklı sebeplerin varlığı halinde hakim kararıyla değiştirilebilir.</p></blockquote>
<blockquote><p>Verilecek karar, ilgili nüfus kütüğüne tescil edilmek üzere nüfus müdürlüğüne gönderilir.</p></blockquote>
<p>Kanun, haklı sebebi somut olarak tanımlamamakta; böylece hakime geniş takdir yetkisi bırakmaktadır. Bu durum, toplumsal değişimin ad üzerindeki etkilerini dikkate alma imkanı sağlamakta; kültürel, psikolojik veya sosyal sebeplere dayalı taleplerin değerlendirilmesine olanak tanımaktadır. İsim değişikliği yapılabilmesi için haklı sebepler sayılabilecek durumlar :</p>
<ul>
<li>Kişinin adı komik, gülünç veyahut hakaret içerikli ise,</li>
<li>İsmin tanınan ve bilinen kötü bir şöhrete (suçlu, ünlü) sahip olması durumunda,</li>
<li>Adın kişinin geçmişine ait bir travmayı, üzüntüyü, kaybını hatırlatıyor olması,</li>
<li>İsmin telaffuzunun zor olması,</li>
<li>Kişinin dinini veyahut vatandaşlığını değiştirmesi sebebiyle,</li>
<li>İsmin toplumsal ahlaka, kişinin dinine veyahut vatandaşlığına ters düşmesi durumunda,</li>
<li>Kişinin çevresinde farklı bir isimle tanınıyor olması.</li>
</ul>
<p>Yukarıda sayılan sebeplerin varlığı halinde davacı başvuru dilekçesinde haklı neden veya nedenlerini detaylı ve açık şekilde izah etmelidir. İsim değiştirme davaları genellikle 1 ya da 2 celsede sonlanan görece basit davalardandır.</p>
<p>Başvurucunun dilekçesindeki haklı sebeplerin haklılığı hakim tarafından takdir edilecektir. Genelde ön inceleme duruşmasında isim değiştirme davaları sonlanabilmektedir. Hakim, kişinin dilekçesinde sunduğu hatta tanıkla da ispatlayabildiği haklı sebeplerin haklılıklarını tayin edebilecek bir takdir yetkisine sahiptir. Hakimin takdir yetkisi <a href="https://mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.4721.pdf">Türk Medeni Kanunu</a> madde 4’e dayanmaktadır.</p>
<h2><strong>III-) İSİM DEĞİŞTİRME DAVASI SONUCUNDA YAPILAN İŞLEMLER</strong></h2>
<p>Mahkeme, isim değişikliğini kabul ettiği takdirde, bu karar Nüfus Müdürlüğü’ne bildirilir. Değişiklik, <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/">resmi gazete</a>de ilan edilir. Bu ilan sonrası, değişiklikten zarar gören kişiler 1 yıl içinde dava açma hakkına sahiptir. Ancak dava açabilmek için, zararın ispatlanabilir nitelikte olması gerekir.</p>
<p>İsim değişikliği sürecinde ortaya çıkan hukuki işlemlerin doğru şekilde takip edilmesi büyük önem taşır. Süreç boyunca uzman bir avukat desteği almak, hatalı veya ihmali işlemler nedeniyle hak, menfaat, maddi kayıp veya zaman kaybı yaşamamak adına en güvenli yaklaşımdır.</p>
<p>İlk derece mahkemesi tarafından verilen karar için istinaf yoluna başvurulmamışsa, karar nihai karar olarak kabul edilir. Ancak, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulursa, nihai karar istinaf mahkemesince verilir. Nihai karar daha sonra Basın İlan Kurumu’na gönderilir ve gazetede ilan edilir. Gazetede ilandan sonra karar Nüfus Müdürlüğü’ne iletilir.</p>
<p>İsim değişikliği tamamlandıktan sonra yapılacak işlemler, kişinin resmi belgelerinin ve kayıtlarının güncellenmesini kapsar. Bunlar arasında kimlik kartı, ehliyet, pasaport gibi belgeler yer alır. Ayrıca adli sicil kaydı ve varsa askerlik kayıtları da güncellenir. İsim değişikliğinin etkisi, eş ve çocukların nüfus kayıtlarına da yansıtılır, bu kayıtlar mahkeme kararıyla yetkili makamlarca değiştirilir.</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/tanima-ve-tenfiz/">Tıpkı yabancı ülkeden alınan boşanma kararların Türkiye&#8217;de tanınması ve tenfizi</a> durumunda olduğu gibi isim değişikliği sonrasında da tanıma ve tenfizi yapılmaktadır.</p>
<h2><strong>IV-) İSİM DEĞİŞTİRME DAVASINDA RET NEDENLERİ</strong></h2>
<p><strong>A-) Haklı Sebep Bulunmaması : </strong>Mahkeme, başvuru sahibinin sunduğu gerekçeleri haklı sebep olarak değerlendirmezse davayı reddedebilir.</p>
<p><strong>B-) Usule Aykırılık : </strong>Dilekçenin eksik veya hatalı hazırlanması, gerekli belgelerin sunulmaması, usule uygun olmayan başvurular ret sebebidir.</p>
<p><strong>C-) Delil Yetersizliği: </strong>Haklı sebeplerin desteklenmediği veya delillerle kanıtlanmadığı durumlarda, hakim isim değişikliğine onay vermeyebilir.</p>
<p><strong>D-) Yanlış Mahkemeye Başvuru: </strong>İkametgahın bulunduğu yer mahkemesi yerine başka mahkemeye yapılan başvurular, davanın usulen reddine yol açabilir.</p>
<p><strong>E-) Toplumsal veya Hukuki Düzenle İle Çelişme: </strong>İsim değişikliğinin kamu düzenine, başkalarının haklarına veya sosyal normlara aykırı olması halinde de ret kararı verilebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</em></strong></p>
<p><strong><em>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</em></strong><em> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/isim-degistirme-davasi/">İSİM DEĞİŞTİRME DAVASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/isim-degistirme-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NAFAKA ARTIRIM DAVASI</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/nafaka-artirim-davasi/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/nafaka-artirim-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dike Hukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Mar 2025 15:01:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile & Miras Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[aile birliği]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk nafakası]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik birliği]]></category>
		<category><![CDATA[iştirak]]></category>
		<category><![CDATA[NAFAKA]]></category>
		<category><![CDATA[nafaka artırım]]></category>
		<category><![CDATA[nafaka artırım davası]]></category>
		<category><![CDATA[nafaka davası]]></category>
		<category><![CDATA[tedbir nafakası]]></category>
		<category><![CDATA[TMK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=2276</guid>

					<description><![CDATA[<p>I-) NEDİR? Nafaka; boşanma sonucu veya ayrı yaşama durumunda, geçim konusunda yardım etme yükümlülüğü bulunan tarafça çocukların bakımını üstlenen tarafa ödendir. Nafaka türleri genellikle yoksulluk nafakası, iştirak (çocuk) nafakası ve tedbir nafakası olarak sınıflandırılır. Nafaka aratırım davası ise mevcut nafakanın, tarafların ekonomik koşullarındaki değişiklikler nedeniyle artırılması talebiyle açılan bir dava türüdür ve özellikle nafaka alacaklısının [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/nafaka-artirim-davasi/">NAFAKA ARTIRIM DAVASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading"><strong>I-) NEDİR?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Nafaka; boşanma sonucu veya ayrı yaşama durumunda, geçim konusunda yardım etme yükümlülüğü bulunan tarafça çocukların bakımını üstlenen tarafa ödendir. Nafaka türleri genellikle yoksulluk nafakası, iştirak (çocuk) nafakası ve tedbir nafakası olarak sınıflandırılır. Nafaka aratırım davası ise mevcut nafakanın, tarafların ekonomik koşullarındaki değişiklikler nedeniyle artırılması talebiyle açılan bir dava türüdür ve özellikle nafaka alacaklısının haklarının korunmasını amaçlar.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>II-) HANGİ DURUMLARDA AÇILIR?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Nafaka arıtırım davaları özellikle şu durumlarda açılabilir:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&#8211; Enflasyon ve Ekonomik Zorluklar:</strong> Ekonomik koşulların kötüleşmesi ve paranın alım gücünün düşmesi nedeniyle yaşam maliyetinin artması,</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&#8211; Maddi Koşullardaki Değişiklikler:</strong> Nafaka alacaklısının geçim sıkıntısı yaşaması veya nafaka yükümlüsünün gelirinde önemli artış olması,</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&#8211; Çocukların İhtiyaçları:</strong> Çocukların eğitim ve sağlık gibi ihtiyaçlarının artışı veya değişimi,</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>III-) TÜRLERİNE GÖRE NAFAKA ARTIŞ DURUMU</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Evliliğin bitmesiyle beraber eşler -koşullar ve şartlar değerlendirilerek- birbirlerine karşı nafaka sorumluluğu altına girerler. Bu nafaka türleri iştirak nafakası, yoksulluk nafakası veya tedbir nafakası olabilir. Her bir nafaka türü için de nafaka artırım davası açılabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>A-) İştirak Nafakası Artırım Davası</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=4721&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5">Türk Medeni Kanunu</a> m. 182/3 uyarınca velayeti kendisine verilmeyen eş, çocukla kişisel ilişkilerini düzenlemek maksadıyla çocuğun eğitim, sağlık ve sosyal yaşam vs. menfaatlerini gözetmelidir. Velayete sahip olmayan eş, gücü ölçüsünde çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katkıda bulunmalıdır. Değişen şartlar neticesinde velayete sahip olan eş, ödenen iştirak nafakasının artırımını talep edebilir. Velayete sahip olan eş iştirak nafakasının artırımını talep ederken değişen şart ve koşulları somut bir şekilde belirtmeli ve ilgili delilleri mahkemeye sunmalıdır.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>B-) Yoksulluk Nafakası Artırım Davası</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Yoksulluk nafakası, boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek taraf daha az kusurluysa diğer tarafın nafaka ödemesi demektir. Paranın değerinde ve tarafların ekonomik durumlarında meydana gelen değişimler, yoksulluk nafakası artırım davasının açılmasına sebep olabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>C-) Tedbir Nafakası Artırım Davası</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Tedbir nafakası da yukarıda saydığımız diğer nafaka türleri gibi <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=4721&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5">Türk Medeni Kanunu</a>’nda düzenlenmiş bir nafaka çeşididir. Tedbir nafakası için de nafaka artırım davası açılabilir ancak bu nafaka türü, diğer nafakalardan farklı olarak evlilik birliğinin devam ettiği süre içinde talep edilebilir. Uygulamada tedbir nafakası boşanma davası devam ettiği sürece geçici olarak verilir. Tedbir nafakasıyla ilgili bir diğer önemli husus, bu nafakada kusur incelemesi yapılmaz. Eşler birlikte yaşasın ya da yaşamasın, kusur dağılımına bakılmaksızın, evlilik birliği devam ederken ve boşanma sürecinde tedbir nafakası talep edilebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tedbir nafakası nafaka artırım davasının konusu olabilir ancak bu nafaka, talep eden eşe toplu bir şekilde ödenmişse nafaka artırım davasına konu edilemez.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>IV-) DAVA AŞAMASI</strong></h2>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>A-) Başvuru Süreci</strong></h3>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>1-) Hazırlık</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Başvurunun yapılabilmesi için tarafların nafaka miktarının ayarlanmasına neden olabilecek değişiklikleri somut delillerle desteklemesi gerekir. Bunlar maaş bordroları, başka gelir belgeleri, gider faturaları gibi belgeler olabilir. Nafaka artırım davasında herhangi bir hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi bulunmamaktadır. Nafaka alan eş koşullar bulunduğu sürece nafaka artırım davası açabilir. Nafaka artırım davasının reddedilmesi halinde tekrar nafaka davası açılması da mümkündür.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>2-) Görevli ve Yetkili Mahkeme</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Nafaka artırım davalarında görevli mahkeme aile mahkemesi, yetkili mahkeme ise nafaka alacaklısının ikametgah bölgesinde bulunan aile mahkemesidir.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>3-) Dava Açma</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">İlgili kişinin ikametgahındaki aile mahkemesine bir dava dilekçesi ile başvuru yapılır. Dilekçede talepte bulunan tarafın mevcut ekonomi durumu ve maddi koşullardaki değişiklikleri detaylıca belirtmesi gerekir.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>4-) Davanın Görülmesi</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Mahkeme tarafların yaşam koşullarını inceler, delilleri değerlendirir ve yeni nafaka miktarını belirler.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>5-) Karar</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Mahkeme, deliller ışığında mevcut nafakanın artırılmasına veya aynı kalmasına karar verir. İstenen yeni nafaka tutarı, mahkemenin takdiri doğrultusunda şekillenir.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>6-) Önemli Hususlar</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&#8211; Değişikliklerin Kanıtlanması: </strong>Söz konusu ekonomik değişikliklerin belgelendirilmesi oldukça önemlidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&#8211; Her İki Tarafın Mali Durumu:</strong> Mahkeme her iki tarafın ekonomik durumunu dikkate alarak adil bir karar vermeye çalışır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&#8211; Reddetme ve İtiraz Hakkı:</strong> Nafaka yükümlüsü arıtırım talebine itiraz edebilir ve yeniden değerlendirme isteyebilir.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>7-) Anlaşmalı Boşanmalarda Nafaka Artırım Davası</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Anlaşmalı boşanmalarda eşler nafaka verilip verilmeyeceğine veya ne kadar nafaka verileceğine önceden bir protokol şeklinde karar verir. Ancak süreç içerisinde enflasyon, tarafların maddi durumlarındaki değişiklik veya ihtiyaçların şekil değiştirmesi gibi sebeplerle anlaşmalı boşanma durumunda da nafaka artırım davası açılabilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>NOT:</strong> Nafaka artırım davasına karşı, davalının karşı dava açıp haklarını koruması söz konusu olabilir. Nafaka artırım davasına karşı açılmış olan karşı davada da hukuki nedenler ve deliller somut bir şekilde ortaya konmalıdır. Karşı dava açan davalı nafakanın arıtımına itiraz edebilir, nafakanın kaldırılmasını veya indirilmesini talep edebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">V-) <strong>YÜKSEK MAHKEME KARARLARI</strong></h2>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph"><em>“…TMK`nın 176/4. maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır…”</em> <strong>(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/11305, K. 2016/11631)</strong></p>
</blockquote>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph"><em><strong>“…</strong>Her ne kadar davacı anne boşanma davasından sonra çalışmaya başlamış ise de en son nafaka artırım davasının üzerinden 5 yıl geçmesi, çocuğun ihtiyaçlarının artması nazara alındığında, yıllık enflasyon oranındaki artışın müşterek çocuğun ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz olduğu açıktır. O halde davacı annenin katkısı ve müşterek çocuğun artan ihtiyaçları nazara alınarak TMK’nın 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesine göre uygun bir nafaka artına karar verilmesi gerekirken, nafaka artış talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir…”</em> <strong>(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/7240, K. 2014/15733)</strong></p>
</blockquote>



<p class="has-text-align-right wp-block-paragraph"><strong>Av. Hüsna GÜNDÜZ</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em><strong>NOT:&nbsp;Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.&nbsp;</strong></em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em><strong>Dike Hukuk&nbsp;ile iletişime geçmek için:&nbsp;<a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></strong></em></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/nafaka-artirim-davasi/">NAFAKA ARTIRIM DAVASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/nafaka-artirim-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MİRASTA DENKLEŞTİRME</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/mirasta-denklestirme/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/mirasta-denklestirme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dike Hukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Jan 2025 12:14:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile & Miras Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[alt soy]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Hüsna Gündüz]]></category>
		<category><![CDATA[denkleştirme]]></category>
		<category><![CDATA[denkleştirme alacaklısı]]></category>
		<category><![CDATA[denkleştirme borçlusu]]></category>
		<category><![CDATA[denkleştirmenin şartları]]></category>
		<category><![CDATA[kazandırma]]></category>
		<category><![CDATA[MİRAS]]></category>
		<category><![CDATA[miras bırakan]]></category>
		<category><![CDATA[mirasta denkleştirme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlar arası]]></category>
		<category><![CDATA[TMK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=2288</guid>

					<description><![CDATA[<p>Denkleştirme davası, Türk Medeni Kanunu madde 699 ile 675 arasında düzenlenmiştir. Denkleştirme, miras bırakının sağlığında yaptığı birtakım karşılıksız kazandırmaların mirasçılar arası dengeleri bozmasından dolayı bu kazandırmaların iadesi veya miras payından mahsup edilmesi ile mirasçılar arası dengenin tekrar sağlanması için var olan hukuki bir yoldur. I-) DENKLEŞTİRMENİN ŞARTLARI Miras bırakanın yaptığı her kazandırma denkleştirmeye tabi değildir. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/mirasta-denklestirme/">MİRASTA DENKLEŞTİRME</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Denkleştirme davası, <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=4721&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5">Türk Medeni Kanunu</a> madde 699 ile 675 arasında düzenlenmiştir. Denkleştirme, miras bırakının <strong>sağlığında </strong>yaptığı birtakım karşılıksız kazandırmaların mirasçılar arası dengeleri bozmasından dolayı bu kazandırmaların iadesi veya miras payından mahsup edilmesi ile mirasçılar arası dengenin tekrar sağlanması için var olan hukuki bir yoldur.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>I-) DENKLEŞTİRMENİN ŞARTLARI</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Miras bırakanın yaptığı her kazandırma denkleştirmeye tabi değildir. Yapılan kazandırmaların hangi amaçla, kimlere ve ne zaman yapıldığı denkleştirme bakımından büyük önem arz eder.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>A-) Kazandırmanın Sağlar Arasında Yapılmış Olması</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bir kazandırmanın denkleştirmeye konu edilebilmesi için kazandırmanın sağlar arasında yapılmış olması gerekmektedir. Bu durumu daha da açıklığa kavuşturmak gerekirse miras bırakanın henüz hayattayken yaptığı kazandırmalar denkleştirmeye konu edilebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>B-) Kazandırmanın Karşılıksız Olması</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bir kazandırmanın denkleştirmeye konu edilebilmesi için kazandırmanın karşılıksız olması gerekmektedir. Şöyle ki yapılan kazandırma sonucunda miras bırakanın malvarlığında eksilme meydana gelirken kazandırmanın yapıldığı kişinin malvarlığında artış meydana gelmelidir. Her ne kadar karşılıksız kazandırma denildiğinde akla ilk gelen bağışlama olsa da karşılıksız kazandırma bağışlamadan ibaret değildir. Çeyiz, borçtan kurtarma, sermaye verilmesi gibi durumlar da karşılıksız kazandırmadır ve denkleştirmeye tabidir. Ancak <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=4721&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5">Türk Medeni Kanunu</a> madde 675’e göre olağan hediyeler ile evlenme sırasında yapılan geleneğe uygun tasarruflar denkleştirmeye tâbi değildir. Aynı şekilde <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=4721&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5">Türk Medeni Kanunu</a> madde 674’e göre çocuk için yapılan olağan eğitim masrafları da denkleştirmeye konu değildir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>C-) Kazandırmanın Yasal Mirasçının Lehine Olması</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Kazandırmanın yasal mirasçı lehine yapılmış olması gerekmektedir. Yasal mirasçı sıfatına sahip olmayan atanmış mirasçının veya vasiyet alacaklıları denkleştirme talep edemez. Mirasçının denkleştirme talep etmesi için yasal mirasçı olması gerekmekte olup mirastan feragat, mirastan çıkarma gibi durumlarda mirasçı yasal mirasçı sıfatını kaybederse denkleştirme talep edemez.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>D-) Kazandırma Miras Paylarına Mahsuben Yapılmış Olmalı</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=4721&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5">Türk Medeni Kanunu</a> madde 699/2’de de yer aldığı üzere miras bırakanın alt soyu lehine yaptığı kazandırmalar, aksi miras bırakan tarafından açıkça belirtilmediği sürece, denkleştirmeye tabi olup, kazandırmanın miras payına mahsuben yapıldığı kabul edilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>E-) Kazandırmanın Miras Bırakanın Malvarlığından Yapılmış Olması</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Kazandırmanın miras bırakanın malvarlığından yapılmış olması gerekmektedir. Zira yapılan kazandırmanın miras bırakanın malvarlığında azalma meydana getirmesi gerekir ki bu da mirasçılar arasından dengenin bozulmasına sebebiyet verir ve bunun sonucunda denkleştirme ihtiyacı meydana gelir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>II-) DENKLEŞTİRMENİN TARAFLARI</strong></h2>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>A-) Denkleştirme Borçlusu</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Denkleştirme borçlusu kural olarak yasal mirasçı sıfatına sahip olan ve denkleştirme konusu kazandırmayı almış olan kişidir. Yasal mirasçının yokluğu veya bütün mirasçıların mirastan çıkarılma, mirastan feragat ya da ret nedeniyle mirasçılık sıfatını kaybetmesi gibi hallerde denkleştirme borçlusu bulunmaz.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>B-) Denkleştirme Alacaklısı</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Denkleştirme alacaklısı, miras bırakan tarafından yapılan kazandırma sebebiyle miras hakkı zarara uğrayan yasal mirasçıdır. Bu mirasçının <a href="https://dikelaw.com.tr/miras-hukukunda-sakli-pay-ve-tenkis-davasi/">saklı pay sahibi mirasçılardan</a> olması gerekmez.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>III-) DENKLEŞTİRMEDE ZAMANAŞIMI</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Denkleştirme davası, miras paylaştırılana kadar zamanaşımına tabi değildir ancak miras paylaştırılmış ise paylaştırma tarihinden itibaren <strong>10 yıllık zamanaşımına</strong> tabidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>IV-) DENKLEŞTİRMEDE İSPAT YÜKÜ</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Miras bırakanın sağlığında alt soyuna yaptığı ivazsız kazandırmalar aksi miras bırakan tarafından açıkça belirtilmediği sürece miras payından mahsup edilmiş sayılmakla beraber denkleştirmeye tabidir. Kazandırmanın miras payına mahsuben yapılmadığının, yani denkleştirmeye konu olmadığının ispatı; lehine kazandırma yapılan mirasçıya aittir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>V-) DENKLEŞTİRMEDE GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Her ne kadar kanunda görevli mahkeme açıkça belirtilmemişse de <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6100&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5">Hukuk Muhakemeleri Kanunu</a>’na göre görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleri olarak belirlenmiştir. Yetkili mahkeme ise <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=4721&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5">Türk Medeni Kanunu</a> madde 576 uyarınca miras bırakanın son yerleşim yeridir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>VI-) YÜKSEK MAHKEME KARARLARI</strong></h2>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph"><em>“…Murisin çocukları için yaptığı eğitim ve öğretim giderleri mirasta denkleştirmeye tabi değildir. TMK’nın 674. maddesi gereğince “Çocukların eğitim ve öğrenimi için yapılan giderler sebebiyle geri verme yükümlülüğü, mirasbırakanın aksini arzu ettiği ispat edilmedikçe, ancak alışılmış ölçüleri aşan kısım için mevcuttur.” Madde metni aynı Kanun’un 669/2 maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde murisin torunları için yaptığı eğitim ve öğrenim harcamaları denkleştirmeye tabi olduğu açıktır. Bu nedenle, murisin davalı ….’in üniversite öğrenimine yaptığı katkısı denkleştirmeye tabidir. Dolayısıyla, murisin katkı miktarı bulunarak terekeye iadesi gerekir. İade edilecek mal varlığı yönünden seçim hakkı davalınındır; ister aynen iade eder, isterse bedelini öder. Miras payının aşan kısmının davalıda kalması miras bırakanın iradesinden anlaşılıyorsa, aşan kısım için iade istenemez. Denkleştirme, denkleştirme anındaki değere göre yapılır. Denkleştirmede sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır. Islah olmadıkça ya da terditli dava açılmamışsa kendiliğinden tenkis davasına dönüşmez…” </em><strong>(Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/612, K. 2016/5950)</strong></p>
</blockquote>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph"><em>“…Mirasta denkleştirme davalarında, sadece yasal mirasçı aleyhine denkleştirme talebinde bulunulabilir, yasal mirasçı olmayanlara yapılan kazandırma denkleştirmeye tabi değildir. Miras bırakandan sağlar arası kazandırma olmalıdır. Ölüme bağlı tasarrufla yapılan kazandırma denkleştirmeye tabi değildir. Kazandırma karşılıksız olmalıdır. Kazandırma, miras payına mahsuben (iadeye tabi olarak) yapılmalıdır. Bağış amaçlı yapılan kazandırmalar denkleştirmeye (iadeye) tabi değildir, bu nedenle miras bırakanın bağış amacının olup-olmadığı ayrıntısıyla araştırılmalıdır. İade, terekeye yapılır, davacı mirasçının miras payı oranında iade yapılmaz. Altsoya yapılan kazandırma aksi miras bırakan tarafından açıkça belirtilmemişse karine olarak denkleştirmeye (iadeye) tabidir. Altsoya yapılan sağlar arası kazandırmanın denkleştirmeye tabi olmadığını davalı (altsoy) ispatlamalıdır. Altsoy dışındaki yasal mirasçılara yapılan kazandırma, karine olarak denkleştirmeye (iadeye) tabi değildir. Altsoy dışındaki yasal mirasçıya yapılan kazandırmanın Denkleştirmeye (iadeye) tabi olduğunu davacı ispatlamalıdır. Miras bırakanın iradesinin denkleştirmeye (iadeye) tabi olup olmadığının ispatı şekle tabi değildir, her türlü delille ispatlanabilir. İade edilecek mal varlığı yönünden seçim hakkı davalınındır; ister aynen iade eder, isterse bedelini öder. Miras payının aşan kısmının davalıda kalması miras bırakanın iradesinden anlaşılıyorsa, aşan kısım için iade istenemez. Denkleştirme, denkleştirme anındaki değere göre yapılır. Denkleştirmede sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır. Islah olmadıkça ya da terditli dava açılmamışsa kendiliğinden tenkis davasına dönüşmez…” </em><strong>(Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/9034, K. 2019/3584)</strong></p>
</blockquote>



<p class="has-text-align-right wp-block-paragraph"><strong>Av. Hüsna GÜNDÜZ</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em><strong>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır. </strong></em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em><strong>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için: <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></strong></em></p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/mirasta-denklestirme/">MİRASTA DENKLEŞTİRME</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/mirasta-denklestirme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MİRAS HUKUKUNDA SAKLI PAY VE TENKİS DAVASI</title>
		<link>https://dikelaw.com.tr/miras-hukukunda-sakli-pay-ve-tenkis-davasi/</link>
					<comments>https://dikelaw.com.tr/miras-hukukunda-sakli-pay-ve-tenkis-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dike Hukuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Dec 2024 14:03:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile & Miras Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[alt soy]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Hüsna Gündüz]]></category>
		<category><![CDATA[malvarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[miras bırakan]]></category>
		<category><![CDATA[miras hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[mirasçı]]></category>
		<category><![CDATA[muris]]></category>
		<category><![CDATA[saklı pay]]></category>
		<category><![CDATA[tenkis davası]]></category>
		<category><![CDATA[TMK]]></category>
		<category><![CDATA[üst soy]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dikelaw.com.tr/?p=2248</guid>

					<description><![CDATA[<p>I-) SAKLI PAY A-) Nedir? Kıta Avrupası hukukunda ve bizim hukukumuzda bazı yasal mirasçılar, miras bırakanın tasarruflarına karşı korunmuştur. Buna göre miras bırakan (muris), saklı paylar toplamı dışında kalan kısım üzerinde dilediği gibi tasarruf edebilmektedir. Nitekim murisin tasarruf edebildiği bu orana “tasarruf oranı”, istese de tasarruf edemeyeceği kısma ise “saklı pay” adı verilir. B-) Saklı [&#8230;]</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/miras-hukukunda-sakli-pay-ve-tenkis-davasi/">MİRAS HUKUKUNDA SAKLI PAY VE TENKİS DAVASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading"><strong>I-) SAKLI PAY</strong></h2>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>A-) Nedir?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Kıta Avrupası hukukunda ve bizim hukukumuzda bazı yasal mirasçılar, miras bırakanın tasarruflarına karşı korunmuştur. Buna göre miras bırakan (muris), saklı paylar toplamı dışında kalan kısım üzerinde dilediği gibi tasarruf edebilmektedir. Nitekim murisin tasarruf edebildiği bu orana “tasarruf oranı”, istese de tasarruf edemeyeceği kısma ise “saklı pay” adı verilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>B-) Saklı Pay Mirasçılar Kimlerdir</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Mirasçı olarak altsoyu, ana ve babası veya eşi bulunan miras bırakan; mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir. Bu mirasçılardan hiçbiri yoksa miras bırakan mirasının tamamında tasarruf edebilir. (<a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=4721&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5">Türk Medeni Kanunu m. 505</a>)</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>C-) Saklı Pay Oranları Nelerdir?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Saklı pay aşağıdaki oranlardan ibarettir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Alt soy için yasal miras payının yarısı,</li>



<li>Ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri,</li>



<li>Sağ kalan eş için alt soy veya ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması halinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde yasal miras payının dörtte üçü.</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>D-) Saklı Payın Malvarlığındaki Kapsamı</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Salı paydan faydalanabilecek mirasçılar, miras bırakanın tüm malvarlığından faydalanamaz. Şöyle ki miras bırakanın terekesinde yer alan kısım için saklı pay hakkı iddia edebilir. Daha açık ifade etmek gerekirse kişinin malvarlığında olmasına rağmen terekesinde olamayan bazı hususlar söz konusudur. İntifa hakkı buna örnek verebilir. Bu ve benzeri haklar kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar olduğundan kişinin ölümüyle beraber son bulur.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>II-) TENKİS DAVASI</strong></h2>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>A-) Nedir?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Tenkis davası, saklı pay sahibi mirasçının haklarının ve miras payının korunması amacıyla açtığı dava türüdür. Saklı pay sahibi mirasçı, tenkis davası ile miras bırakının vasiyeti sonucunda diğer mirasçıların veya saklı payının zarar gördüğünü iddia eder ve diğer mirasçıların edimlerinin ya da vasiyetin iptal edilmesi talebinde bulunur. Bu davayla saklı paylı mirasçılar, mirasçılık haklarının korunmasını ve haksız kazanımların önlenmesini hedefler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tenkis davasında saklı paylı mirasçılar, mahkemeden ölüme bağlı veya sağlar arası tasarrufun etkisizleştirilmesini talep ederler. Dolayısıyla bu dava yenilik doğuran bir davadır. Hakimin vereceği kararla murisin bazı ölüme bağlı tasarrufları ve/veya bazı sağlar arası kazandırmaları ortadan kalkmış olacağından bu davaya miras hukukuna özgü iptal davası da denmektedir</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu davada davacı, saklı payı ihlal edilen mirasçıdır. Her bir saklı paylı mirasçı bu davayı diğerinden bağımsız olarak açabilir. Dava açmayanlar dava sonucundan yararlanamayacaklardır. Saklı paylı mirasçının alacaklıları veya iflas masası da tenkis davası açabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Davalı, tenkise tabi kazandırmanın yapıldığı üçüncü kişidir. Bu kişi yasal mirasçı, vasiyet alacaklısı veya sağlar arası tasarruf işlemin tarafı (üçüncü kişi) olabilir. Saklı paylı mirasçı, lehine kazandırma yapılan herkese karşı dava açmak zorunda değildir. Saklı paylı mirasçı, örneğin miras bırakanın sağlar arası kazandırma yaptığı kişilerden dilediğine karşı tenkis davası açabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>B-) Tenkis Davasında Sıra</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Tenkis davasında sıra usulü ilk olarak ölüme bağlı tasarrufların her birinden orantılı olarak yapılır. Saklı pay ihlalinin devam etmesi halinde ikinci olarak sağlar arası tasarruflardan yeniden eskiye doğru tenkis sağlanır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türk Medeni Kanunu’na göre son çare olarak kamu yararı taşıyan ölüme bağlı tasarruflardan da orantılı olarak tenkis sağlanabilir. Eğer buna rağmen hak ihlali devam ediyorsa kamu yararı taşıyan sağlar arası kazandırmalardan yeniden eskiye doğru tenkis gerçekleştirilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>C-) Tenkis Davasında Hak Düşürücü Süre</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=4721&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5">Türk Medeni Kanunu m. 571</a> gereği, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrenmelerinden itibaren bir yıl içinde ve her halükarda mirasın açılmasından itibaren 10 yıl içinde tenkis davasının açılması gerekir. Dava yenilik doğuran bir dava olduğundan buradaki sürede hak düşürücü süredir. Dolayısıyla dava süresi hakim tarafından re’sen nazara alınacaktır. Ancak <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=4721&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5">Türk Medeni Kanunu m. 571/3</a>’te yer aldığı üzere, tenkiste zamanaşımı iddiası süreye tabi olmaksızın her zaman ileri sürülebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>D-) Tenkis Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Tenkis davasında yetkili mahkeme miras bırakının en son yerleşim yeri mahkemesidir. Miras bırakının Türkiye’de yerleşim yeri bulunmuyorsa miras bırakının taşınmaz malvarlığının bulunduğu yerde tenkis davası açılır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tenkis davasında görevli mahkemeler ise <strong><em>asliye hukuk mahkemeleridir</em></strong>.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>III-) YÜKSEK MAHKEME KARARLARI</strong></h2>



<ul class="wp-block-list">
<li><em>“…Davacı vekilinin 25.3.1999 tarihli son oturumdaki beyanı haktan feragat niteliğinde değildir. Kaldı ki haktan feragat niteliğinde kabulü halinde de Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 151.maddesi gereğince imzası ile tasdik edilmesi gerekir. Sabit tenkis oranı belirlenmeden tercih hakkı kullanılamaz. Tercih hakkı davalı tarafından kullanılmadan tenkis sonunda para olarak ödenecek karşılık miktarı belirlenemez. Bu sebeple de doğmayan bir haktan feragat söz konusu olamayacağından yargılamaya devam olunup 11.11.994 tarih 4/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına uygun işlem yapılması gerekirken nitelendirmede yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir…” </em><strong>(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2000/1753, K. 2000/1786)</strong></li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><em>“…Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle yeğenler başından itibaren saklı pay sahibi değillerdir. 5650 sayılı Kanun&#8217;la kardeşler saklı pay sahibi mirasçı olmaktan çıkarılmışlardır. Davacılar saklı pay sahibi mirasçı olmadıklarından davanın reddedilmesi doğrudur…”</em><strong> (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/7835, K. 2019/2456)</strong></li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading has-text-align-right">Av. Hüsna GÜNDÜZ</h3>



<p class="wp-block-paragraph"><em><strong>NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.</strong></em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em><strong>Dike Hukuk ile iletişime geçmek için:</strong> <a href="https://wa.me/905337608453">https://wa.me/905337608453</a></em></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>
<p><a href="https://dikelaw.com.tr/miras-hukukunda-sakli-pay-ve-tenkis-davasi/">MİRAS HUKUKUNDA SAKLI PAY VE TENKİS DAVASI</a> yazısı ilk önce <a href="https://dikelaw.com.tr">Dike Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dikelaw.com.tr/miras-hukukunda-sakli-pay-ve-tenkis-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
