MİRAS PAYI HESAPLAMASI NASIL YAPILIR ?
I. GİRİŞ
Miras Payı Hesaplama Nasıl Yapılır ?Bu soru, murisin ölümüyle beraber geride kalanlar açısından kimin mirasçı olduğu ve terekeden kime ne kadar düşeceği açısından ilk sorulan sorulardan biridir. Miras payı hesaplaması, mirasçıların zümre sistemine göre belirlenmesi, sağ kalan eşin mal rejiminden doğan alacağının ayrılması, saklı payların ve tasarruf edilebilir kısmın bulunması, saklı payı zedelenen mirasçılar için tenkis hesabının yapılması ve son olarak veraset ve intikal vergisinin hesaplanması aşamalarından oluşur. Bu aşamalardan birinde yapılan hata, sonraki bütün hesapları etkiler.
II. MAL REJİMİNİN TASFİYESİ
Evli bir kişinin ölümünde, miras paylaşımından önce eşler arasındaki mal rejiminin tasfiye edilmesi gerekir. Uygulamada en sık yapılan hata, murisin adına kayıtlı malların tamamının tereke sayılmasıdır. Oysa sağ kalan eşin edinilmiş mallara katılma rejiminden doğan alacağı terekenin borcudur ve önce bu alacak ayrılır. Miras ancak geriye kalan net değer üzerinden paylaşılır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre 01.01.2002 tarihinden sonra evlilik içinde edinilen mallar bakımından yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılmadır. Mal rejimi ölümle sona erer (TMK m. 225). Eşlerden her birinin edinilmiş mallarının toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıkarılarak artık değer bulunur ve her eş, diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibi olur (TMK m. 231, 236). Tasfiyede mal rejiminin sona erdiği tarihteki mallar, tasfiye anındaki sürüm değerleriyle hesaba katılır (TMK m. 235). Eşlerin kişisel malları, örneğin evlilikten önce edinilen ya da miras yoluyla gelen mallar, tasfiyeye girmez. 01.01.2002 tarihinden önce edinilen mallar ise mal ayrılığı rejimine tabidir ve bu dönem için eşin katkı payı alacağı ayrıca değerlendirilir.
Katılma alacağı = Muris eşin artık değeri ÷ 2 (sağ kalan eşin artık değeri varsa, onun yarısı mahsup edilir)
Örnek: Evlilik içinde 2010 yılında satın alınıp murisin adına tescil edilen ve bugün 8.000.000 TL değerindeki konut dışında hiçbir mal bulunmasın; sağ kalan eşin de edinilmiş malı olmasın. Sağ kalan eşin katılma alacağı 8.000.000 ÷ 2 = 4.000.000 TL’dir. Tereke 8.000.000 TL değil, 4.000.000 TL’dir. Eş, ayrıca bu 4.000.000 TL üzerinden mirasçı sıfatıyla pay alır.
Sağ kalan eş ayrıca birlikte yaşadıkları konut ve ev eşyası üzerinde, miras payı ve katılma alacağına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir (TMK m. 240, 652). Bu nedenle tasfiye hesabı yapılmadan miras payı hesaplanmamalıdır.
III. YASAL MİRASÇILAR VE PAYLARI
1. Zümre Sistemi
Türk hukukunda yasal mirasçılık kan hısımlığına dayanan zümre sistemine göre belirlenir. Önceki zümrede tek bir mirasçının bulunması, sonraki zümreyi mirasçılıktan çıkarır.
Birinci zümre miras bırakanın altsoyudur, yani çocukları ve onların altsoyu (TMK m. 495). Çocuklar eşit pay alır. Miras bırakandan önce ölen çocuğun yerini, halefiyet yoluyla kendi altsoyu alır.
İkinci zümre ana ve babadır (TMK m. 496). Altsoyu olmayan miras bırakanın mirası ana ve babasına eşit olarak kalır. Ana veya babadan biri önce ölmüşse onun yerini kendi altsoyu, yani miras bırakanın kardeşleri ve yeğenleri alır; altsoyu yoksa pay diğer tarafa geçer.
Üçüncü zümre büyük ana ve büyük babalardır (TMK m. 497). Önce ölmüş olan büyük ana ve büyük babanın yerini onların çocukları, yani amca, hala, dayı ve teyzeler alır. Halefiyet bu derecede durur; kuzenler yasal mirasçı değildir.
Evlatlık ve altsoyu, evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olur; evlat edinen ve hısımları ise evlatlığa mirasçı olmaz (TMK m. 500). Hiçbir yasal mirasçı bulunmazsa miras Devlete geçer (TMK m. 501).
2. Sağ Kalan Eşin Payı
Sağ kalan eşin payı, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişir (TMK m. 499). Altsoy ile birlikte mirasçı olursa mirasın dörtte biri, ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa yarısı, büyük ana ve büyük babalar ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olursa dörtte üçü eşe kalır; bunlar da yoksa mirasın tamamı eşindir. Eşin mirasçı olabilmesi için ölüm anında evliliğin devam ediyor olması gerekir; boşanmış eş mirasçı değildir.
3. Örnek Hesaplar
Eş ve üç çocuk: Eşin payı 1/4’tür. Kalan 3/4 üç çocuk arasında eşit paylaşılır; her çocuğun payı 3/4 ÷ 3 = 1/4’tür. Tereke 4.000.000 TL ise eşe ve her çocuğa 1.000.000 TL düşer.
Eş, iki çocuk ve önce ölmüş üçüncü çocuğun iki torunu: Eşin payı 1/4, her çocuk kolu 1/4’tür. Önce ölen çocuğun 1/4’lük payı onun iki çocuğuna geçer ve her torun 1/8 alır.
Eş, anne ve baba (çocuk yok): Eşin payı 1/2’dir. Kalan 1/2 anne ve baba arasında eşit paylaşılır; her biri 1/4 alır. Baba önce ölmüşse onun 1/4’lük payı miras bırakanın kardeşlerine eşit olarak geçer.
Yalnızca eş ve dayı (büyük ana ve büyük babalar ölmüş): Eş 3/4 alır, kalan 1/4 üçüncü zümreye düşer.
IV. SAKLI PAY VE TASARRUF EDİLEBİLİR KISIM
1. Saklı Pay Oranları
Miras bırakan, mirasının tamamı üzerinde dilediği gibi tasarruf edemez. Kanun bazı yakınları için saklı pay öngörmüştür ve miras bırakan ancak saklı paylar dışında kalan kısımda ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir (TMK m. 505). TMK m. 506’ya göre saklı pay, altsoy için yasal miras payının yarısı, ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri, sağ kalan eş için altsoy veya ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde yasal miras payının dörtte üçüdür.
Kardeşlerin saklı payı, 04.05.2007 tarihli 5650 sayılı Kanun ile kaldırılmıştır. Bu nedenle mirasçı olarak yalnızca kardeşleri bulunan kişi, mirasının tamamını vasiyetle başkasına bırakabilir.
2. Hesap Formülü
Saklı pay = Yasal miras payı × saklı pay oranı
Tasarruf edilebilir kısım (nisap) = 1 − saklı payların toplamı
3. Örnek Hesaplar
Eş ve iki çocuk: Eşin yasal payı 1/4, saklı payı yasal payının tamamı, yani 1/4’tür. Her çocuğun yasal payı 3/8, saklı payı 3/8 × 1/2 = 3/16’dır. Saklı paylar toplamı 1/4 + 3/16 + 3/16 = 5/8, tasarruf edilebilir kısım 3/8’dir.
Eş, anne ve baba: Eşin saklı payı 1/2’dir. Anne ve babanın her birinin yasal payı 1/4, saklı payı 1/4 × 1/4 = 1/16’dır. Saklı paylar toplamı 5/8, tasarruf edilebilir kısım 3/8’dir.
Yalnızca iki çocuk: Her çocuğun yasal payı 1/2, saklı payı 1/4’tür. Toplam saklı pay 1/2, tasarruf edilebilir kısım 1/2’dir.
Yalnızca eş: Eşin saklı payı 3/4, tasarruf edilebilir kısım 1/4’tür.
Eş ve büyük ana ve büyük babalar: Eşin yasal payı 3/4, saklı payı 3/4 × 3/4 = 9/16’dır. Üçüncü zümrenin saklı payı yoktur; tasarruf edilebilir kısım 7/16’dır.
V. TENKİSE ESAS TEREKENİN HESAPLANMASI
Saklı payın zedelenip zedelenmediği, kağıt üzerinde oluşturulan bir hesap terekesi üzerinden belirlenir. TMK m. 507 uyarınca tasarruf oranı, miras bırakanın ölüm günündeki terekesine göre hesaplanır. Hesaplamada miras bırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderleri ile miras bırakanla birlikte yaşayan kişilerin üç aylık bakım giderleri terekeden çıkarılır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 05.03.2024 tarihli, 2023/202 E., 2024/1320 K. sayılı kararında hesap yöntemi ayrıntılı biçimde açıklanmıştır. Karara göre terekenin aktifine, denkleştirmeye tabi kazandırmalar (TMK m. 669), tenkise tabi sağlararası kazandırmalar (TMK m. 508, 565) ve hayat sigortasının satın alma değeri (TMK m. 509, 567) eklenir. Buna karşılık tenkise tabi ölüme bağlı tasarruflar, miras açıldığı anda henüz terekeden çıkmamış olduklarından terekeye ayrıca eklenmez. Bu eklemeler ve çıkarmalar varsayımsaldır. Terekeye bir değer girmez veya çıkmaz.
Tenkise esas tereke = Ölüm tarihindeki aktif değerler − borçlar ve TMK m. 507/2 giderleri + tenkise tabi sağlararası kazandırmalar + denkleştirmeye tabi kazandırmalar + hayat sigortası satın alma değeri
Sağlararası kazandırmaların hangilerinin hesaba ekleneceği TMK m. 565’te sayılmıştır. Mirasçıya mirasına mahsuben yapılan çeyiz, kuruluş sermayesi, mal devri veya borçtan kurtarma gibi kazandırmalar mahsup yükümlülüğü kaldırılmışsa, mirasçılık payına mahsuben yapılan ödemeler, miras bırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tuttuğu bağışlamalar ile ölümünden önceki bir yıl içinde yaptığı olağan hediyeler dışındaki bağışlamalar ve saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yapıldığı açık olan kazandırmalar bu kapsamdadır. Yargıtay, son bentteki kazandırmalar bakımından saklı payı zedeleme kastının nesnel ve öznel unsurlarla ortaya konulmasını aramaktadır. Değerleme tarihi konusunda Yargıtay’ın ayrımı nettir: Terekenin ve tasarrufların değeri miras bırakanın ölüm tarihine göre belirlenir.
VI. TENKİS HESABI
1. Tenkis Davasının Koşulları ve Sırası
Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, miras bırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilir (TMK m. 560). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.12.2023 tarihli, 2022/1177 E., 2023/1237 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, tasarruf nisabını aşan bütün ölüme bağlı tasarruflar tenkise tabidir. Sağlararası kazandırmalar ise ancak TMK m. 565’te sayılan hallerden birine girerse tenkis edilir.
Tenkiste kanuni bir sıra vardır (TMK m. 570). Önce ölüme bağlı tasarruflar, bunlar yetmezse sağlararası kazandırmalar tenkis edilir; sağlararası kazandırmalarda en yeni tarihli olandan başlanarak eskiye doğru gidilir. Davalı da saklı paylı bir mirasçı ise, yalnızca kendi saklı payını aşan kısımla sorumlu tutulur (TMK m. 561). Birden fazla kişiye yapılan kazandırmalarda ise her biri aldığıyla orantılı olarak sorumludur (TMK m. 563).
2. Sabit Tenkis Oranı
Tenkise konu mal çoğu zaman bölünemeyen bir taşınmazdır ve dava yıllar sürdüğü için malın değeri ölüm tarihinden karar tarihine kadar büyük ölçüde değişir. Yargıtay bu sorunu, 11.11.1994 tarihli ve 4/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile benimsenen sabit tenkis oranı yöntemiyle çözmektedir.
Sabit tenkis oranı = İhlal edilen saklı pay (ölüm tarihi değerleriyle) ÷ Tasarrufun ölüm tarihindeki değeri
Ödenecek tenkis bedeli = Tasarruf konusu malın karar tarihine en yakın değeri × sabit tenkis oranı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/1-1827 E., 2021/625 K. sayılı kararında da teyit edildiği üzere, önce malın sabit tenkis oranında bölünüp bölünemeyeceği araştırılır. Bölünebiliyorsa bu oranda bağımsız bölümler hâlinde taraflar adına tescile karar verilir. Bölünemiyorsa davalıya TMK m. 564’teki seçimlik hakkı sorulur. Davalı ya tenkis gereken kısmın değerini ödeyerek malı kendisinde tutar ya da malı verip tasarruf edilebilir kısmın değerini ister. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2023/202 E., 2024/1320 K. sayılı kararında, Hukuk Genel Kurulu’nun 2009/2-528 E., 2010/77 K. sayılı kararına atıfla, seçimlik hakkın taşınmazın paylı mülkiyete dönüştürülmesi yönünde kullanılamayacağını, her iki ihtimalde de malın tamamının bir taraf adına tesciline karar verilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
3. Örnek Hesap
Miras bırakan, geride eşini ve iki çocuğunu (A ve B) bırakmış olsun. Ölüm tarihinde terekede 2.000.000 TL değerinde mal bulunsun ve borcu olmasın. Miras bırakan, ölümünden altı ay önce mirasçı olmayan üçüncü bir kişiye ölüm tarihi itibarıyla 6.000.000 TL değerindeki bir taşınmazı bağışlamış olsun. Bu bağış, ölümden önceki bir yıl içinde yapıldığından TMK m. 565 kapsamında hesaba eklenir.
Tenkise esas tereke: 2.000.000 + 6.000.000 = 8.000.000 TL
Yasal paylar: Eş 1/4 = 2.000.000 TL, A ve B her biri 3/8 = 3.000.000 TL
Saklı paylar: Eş 2.000.000 TL, A ve B her biri 3/8 × 1/2 = 1.500.000 TL
Saklı paylar toplamı: 5.000.000 TL
Tasarruf edilebilir kısım: 3.000.000 TL
Fiilen kalan 2.000.000 TL’lik tereke yasal paylara göre paylaşılınca eşe 500.000 TL, A ve B’nin her birine 750.000 TL düşer. Buna göre ihlal edilen saklı paylar eş için 1.500.000 TL, A ve B için 750.000’er TL’dir. Toplam ihlal 3.000.000 TL olup bu tutar, bağışın tasarruf edilebilir kısmı aşan bölümüne (6.000.000 − 3.000.000) eşittir.
Yalnızca B dava açmışsa, B için sabit tenkis oranı 750.000 ÷ 6.000.000 = 0,125’tir. Taşınmazın karar tarihine en yakın değeri 9.000.000 TL olarak belirlenirse, B lehine hükmedilecek tenkis bedeli 9.000.000 × 0,125 = 1.125.000 TL’dir. Tenkis yalnızca dava açan mirasçı lehine sonuç doğurur; eş ve A dava açmadıkça onların saklı payları için hüküm kurulamaz.
4. Süreler
Tenkis davası, mirasçının saklı payının zedelendiğini öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından başlayarak on yıl içinde açılmalıdır (TMK m. 571). Tenkis talebi def’i yoluyla ise her zaman ileri sürülebilir. Uygulamada bu süreler hak düşürücü nitelikte kabul edildiğinden, zedelenmenin öğrenildiği anın belgelerle saptanması önem taşır. Saklı payın zedelenip zedelenmediğini ve miktarını bilmek uzmanlık gerektirdiğinden, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu yukarıda anılan 2021/625 K. sayılı kararında tarafların bu hesabı kendiliğinden bilmesini beklemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirtmiştir.
VII. DENKLEŞTİRME
Saklı pay ve tenkisten farklı olarak denkleştirme, yasal mirasçılar arasında eşitliği sağlamaya yönelik bir kurumdur. Yasal mirasçılar, miras bırakandan sağlığında mirasa mahsuben aldıkları kazandırmaları, aralarındaki eşitliği sağlamak amacıyla geri vermekle yükümlüdür (TMK m. 669). Altsoya çeyiz, kuruluş sermayesi, mal devri veya borçtan kurtarma gibi yollarla yapılan kazandırmalar, miras bırakan aksini açıkça belirtmedikçe denkleştirmeye tabidir. Denkleştirme ya kazandırmanın aynen terekeye iadesi ya da değerinin mirasçının payından mahsubu yoluyla yapılır.
Örnek: Babanın ölümünde terekede 3.000.000 TL bulunsun, baba sağlığında oğluna iş yeri kurması için 1.000.000 TL vermiş olsun ve denkleştirmeden muaf tutmamış olsun. Denkleştirme hesabında tereke 4.000.000 TL kabul edilir. İki çocuğun payı 2.000.000’er TL’dir. Oğul daha önce 1.000.000 TL aldığından terekeden 1.000.000 TL, kız ise 2.000.000 TL alır.
VIII. VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ HESABI
Mirasçılar, kendilerine düşen pay üzerinden veraset ve intikal vergisi öder. Vergi, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’na göre hesaplanır. Taşınmazlar emlak vergisi değeri üzerinden değerlendirilir; murisin borçları ve cenaze giderleri matrahtan düşülür.
31.12.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 57 Seri No’lu Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu Genel Tebliği uyarınca 2026 yılında, evlatlıklar dahil altsoy ve eşten her birine isabet eden miras payında 2.907.136 TL, altsoy bulunmaması hâlinde eşe isabet eden payda 5.817.845 TL istisna uygulanır. İstisnayı aşan tutar, veraset yoluyla intikallerde ilk 3.000.000 TL için %1, sonra gelen 7.000.000 TL için %3, sonra gelen 15.000.000 TL için %5, sonra gelen 30.000.000 TL için %7, 55.000.000 TL’yi aşan bölüm için %10 oranında vergilendirilir.
Vergi = (Mirasçının payı − istisna tutarı) × dilim oranı
Örnek: Net terekesi 12.000.000 TL olan miras bırakanın mirasçıları eşi ve iki çocuğu olsun. Her çocuğun payı 3/8 × 12.000.000 = 4.500.000 TL’dir. İstisna düşüldükten sonra matrah 4.500.000 − 2.907.136 = 1.592.864 TL, vergi %1 oranıyla 15.928,64 TL’dir. Eşin payı 3.000.000 TL’dir; matrah 92.864 TL, vergi 928,64 TL’dir.
Ölüm Türkiye’de gerçekleşmiş ve mirasçılar Türkiye’de ise beyanname ölüm tarihinden itibaren dört ay içinde verilir. Tahakkuk eden vergi, üç yılda ve her yıl Mayıs ve Kasım aylarında olmak üzere altı eşit taksitte ödenebilir. Beyan süresinin kaçırılması vergi ziyaı cezasına yol açabileceğinden, bu süre miras sürecinin başında takvime alınmalıdır.
IX. UYGULAMADA SIK YAPILAN HATALAR
Miras hesabında uygulamada sıkça karşılaşılan birtakım hatalar bulunmaktadır. Mal rejimi tasfiyesi yapılmadan murisin adına kayıtlı bütün malların tereke sayılması; kardeşlere saklı pay tanınması; saklı pay oranının terekeye değil yasal miras payına uygulanması gerektiğinin gözden kaçırılması; tenkise esas terekeye ölüme bağlı tasarrufların da eklenerek terekenin şişirilmesi; ölüm tarihi değerleri ile karar tarihi değerlerinin karıştırılması; davalının saklı paylı mirasçı olduğu durumda TMK m. 561’in gözetilmemesi; seçimlik hakkın paylı tescil şeklinde uygulanması ve önce ölen mirasçının payının halefiyet kurallarına göre dağıtılmaması gibi sebepler sayılabilmektedir.
X. SONUÇ
Miras payı hesaplama, birbirine bağlı aşamalardan oluşan teknik bir süreçtir. Mal rejiminin tasfiyesiyle başlayıp yasal payların, saklı payların ve tasarruf edilebilir kısmın belirlenmesiyle devam eden hesap, tenkis ve denkleştirme talepleriyle şekillenir ve veraset ve intikal vergisinin hesaplanmasıyla tamamlanır. Özellikle tenkis davalarında hesabın Yargıtay’ın benimsediği yönteme uygun yapılmaması bozma nedenidir ve davaların yıllarca uzamasına yol açar. Bu nedenle mirasla ilgili her uyuşmazlıkta, dava açılmadan önce bütün aşamaları kapsayan bir ön hesap yapılması ve sürelerin baştan belirlenmesi gerekir.
Aile hukuku alanında kaleme aldığımız diğer makalelere buradan ulaşabilirsiniz.
Yargıtay kararlarının tam metinlerine Yargıtay Karar Arama sisteminden esas ve karar numaralarıyla ulaşılabilir.
NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayınıza ilişkin işlem yapmadan önce mutlaka hukuki destek alınız. İzinsiz paylaşılması halinde hukuki süreç başlatılacaktır.
Dike Hukuk ile iletişime geçmek için: https://wa.me/905337608453





Trackbacks & Pingbacks
[…] yoluyla birden fazla kişiye kalan ev, arsa veya tarla, mirasçılar arasında anlaşma sağlanamadığında önemli sorunlara yol açmaktadır. Taşınmazın kim […]
Cevap Yaz
Tartışmaya katılmak mı istiyorsun?Katkıda bulunmaktan çekinmeyin!